Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İletişim Başkanlığı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İletişim Başkanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İletişim Başkanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da "İletişim Yüzyılı, Güçlü İletişim, Etkin Kamu" programı gerçekleştirildi Haber

Bursa’da "İletişim Yüzyılı, Güçlü İletişim, Etkin Kamu" programı gerçekleştirildi

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürlüğünün koordinasyonunda, Bursa Valiliğinin ev sahipliğinde Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen programda, kamu iletişimi tüm yönleriye ele alındı. Programda konuşan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, iletişimin yalnızca bilgi aktarmak veya bir duyuruyu kamuoyuyla paylaşmak olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Şahin, iletişimin devlet ile vatandaş arasındaki bağın güçlendirilmesi, doğru bilginin toplumla buluşturulması ve Türkiye’nin ulusal ve uluslararası alanda doğru anlaşılmasına katkı sunulması bakımından önemli bir sorumluluk alanı olduğunu ifade etti. Gelişen teknolojiyle birlikte iletişim alanında yalnızca araçların değil, anlamın, etkinin ve stratejinin de köklü bir değişim geçirdiğine dikkati çeken Şahin, günümüzde iletişimin haberler, televizyon yayıncılığı, gazeteler ve sosyal medya platformlarıyla sınırlı olmadığını söyledi. Yapay zeka modelleri ve algoritmaların da bu alanda etkili olduğunu dile getiren Şahin, belirli söylemleri öne çıkaran ve bunların benimsenmesini amaçlayan yaklaşımlarla da mücadele edildiğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "Dünya 5’ten büyüktür" sözünü hatırlatan Şahin, bu ifadenin ardından dünyada bir değişim ve farkındalık sürecinin başladığını belirtti. Türkiye’nin Gazze konusundaki hassasiyetini ortaya koyan açıklamaların Birleşmiş Milletler başta olmak üzere dünyanın farklı noktalarında karşılık bulduğunu aktaran Şahin, "Orada yaşanan soykırımı ilk dile getirdiğimizde bunun dünya ölçeğinde tepkiye yol açacağını tahmin etmeyenler, bunlarla mücadele etmek adına farklı metotlar sergileyenler, bugün doğrunun ve hakikatin ortaya çıkmasında ne kadar başarılı olduğumuzu, ne kadar doğru bir söylemin tarafı olduğumuzu bir kez daha müşahede ediyorlar" dedi. "İletişimin hakikat üzerinden kurgulanması" İletişim alanındaki rekabetin yalnızca içerik üretimiyle sınırlı kalmadığını, anlamın ve gündemin şekillendirilmesi üzerinden de yürütüldüğünü vurgulayan Şahin, özellikle kriz dönemlerinde yayımlanan haberlerin, manipülatif görüntülerin ve kasıtlı olarak hazırlanan içeriklerin kısa sürede toplumsal endişeye neden olabildiğini ifade etti. Doğru ve yanlış bilgilerin birbirinden ayırt edilmesini zorlaştıran yoğun içerik akışının "infodemi" olarak tanımlandığını belirten Şahin, çok sayıda görüntü ve içeriğin dolaşıma girmesiyle doğru bilgiye ulaşmanın güçleştiğini söyledi. Bazı kişi ve grupların bu yoğunluğu provokatif ya da manipülatif amaçlarla kullanabildiğine işaret eden Şahin, iletişim faaliyetlerinin hakikat temelinde yürütülmesinin önem taşıdığını kaydetti. Şahin, "İletişim Başkanlığı olarak, hakikatin ortaya çıkarılması, doğru bilgiyle buluşulması ve bu bilginin bireyler ile tüm muhataplarımız tarafından kolaylıkla erişilebilir hâle getirilmesi için gayret gösteriyoruz. Bu çabamız kimi zaman yanlış haberlerin düzeltilmesi, kimi zaman toplumsal güvenin korunması, kimi zaman da kamu düzeninin güçlendirilmesi şeklinde tezahür ediyor. Ancak bütün bu çalışmalarımızın temelinde, doğru ve güvenilir bilgiye erişimin güvence altına alınması ve hakikatin sağlıklı bir biçimde kamuoyuna ulaştırılması hedefi yer alıyor" ifadelerini kullandı. İletişim Başkanlığının bilgilendirme faaliyetlerinin yanı sıra afet haberciliği alanında çalışmalar yürüttüğünü ve sosyal medya rehberi hazırladığını anlatan Şahin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’nin (CİMER) işleyişine ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. CİMER’in vatandaşların devlet kurumlarına hızlı ve etkin şekilde ulaşabilmesini sağlayan bir mekanizma olduğunu belirten Şahin, şöyle konuştu: "Dünyada eşi benzeri olmayan, vatandaşın yönetime bu kadar hızlı, bu kadar etkin katıldığı bir yöntem ve bir yaklaşım ortaya konuldu. Bugün CİMER olarak bildiğiniz, toplumun her konuda, her kesimin devletine anında ulaştığı bir mekanizma oluştu. Bu mekanizmayla beraber kişinin Bilgi Edinme Kanunu kapsamında, gerekli süre içinde, doğru bilgiye ulaştığı bir yöntem, halen süre geliyor ve bu sistem, çok iyi ve vatandaşımızın da yüksek memnuniyetiyle devam ediyor. Çok büyük bir çalışma. Vatandaşla devlet arasındaki gönül köprüsünü kurduğunuz andan itibaren kamu görevlilerinin, devletin yaptığı veya uyguladığı icraatların tamamını kapsayacak her konuda, vatandaşın yönetime katıldığı çok kıymetli bir platform." Eğitimde dezenformasyonla mücadele de ele alındı Eğitim programının içeriği hakkında bilgi veren Şahin, kurumsal itibar yönetimi, CİMER, dezenformasyonla mücadele, sosyal medya kullanımı ve yapay zeka destekli araştırma başlıklarında sunumlar yapılacağını belirtti. Şahin, "Program boyunca kurumsal itibar yönetimi, Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi, dezenformasyonla mücadele, sosyal medya kullanımı, yapay zeka destekli araştırma ile ilgili başlıklarda sunumlar gerçekleştirecek. Bu eğitimlerin kamu iletişimine ilişkin farkındalığınızı artıracağını, kurumlardaki uygulamalara katkı sağlayacağını ve devletimizdeki söylem birliğinde tutarlı bir yaklaşım ortaya konulacağına dair inancımız, tam" diye konuştu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Kevser Öztürk ve Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun’un da konuşma yaptığı program, "Dezenformasyonun İletişim Boyutu: Algı, Manipülasyon ve Etki" başlıklı eğitimle devam etti.

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir" Haber

RTÜK Başkanı Mehmet Daniş: "Yasa dışı bahisle mücadele bir seferberliktir"

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş, "Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor" dedi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nca düzenlenen ’Yasa Dışı Bahis ve Kumar Bağımlılığıyla Mücadele Paneli’, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ile Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın açış konuşmalarıyla gerçekleştirildi. Duran ve Yılmaz, yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığının bireysel bir tercih ya da yalnızca güvenlik ve hukuk meselesi olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek; bağımlılıkla mücadelenin toplumsal farkındalık, iletişim, eğitim, sağlık, finans ve hukuk başta olmak üzere tüm kurumların eş güdüm içinde hareket ettiği çok boyutlu ve bütüncül bir yaklaşımla yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Daha sonra Yeşilay Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Merih Altıntaş’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde; Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Mehmet Daniş’in yanı sıra Yükseköğretim Kurulu Başkanı Erol Özvar, İçişleri Bakan Yardımcısı Ali Çelik, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkanı Hasan Kaymak ve Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç de değerlendirmelerde bulundu. Panelde yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin hukuki, finansal, toplumsal ve iletişim boyutları ele alındı. Panelde konuşan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş; dijital yayıncılık, sosyal medya reklamları ve sponsorluklar yoluyla yasa dışı bahsin görünürlüğünün artması, medyanın sorumluluğu ve RTÜK’ün bu alandaki denetim mekanizmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelenin yalnızca reklam ve içerik denetimi çerçevesinde ele alınamayacağını belirterek; bağımlılık, dijitalleşme, medya okuryazarlığı ve çocukların korunmasını kapsayan bütüncül bir mücadeleye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Daniş, RTÜK’ün farkındalık ve müeyyide olmak üzere iki temel koldan çalışmalarını sürdürdüğünü ifade etti. Yasa dışı bahis ve kumar meselesinin yalnızca bir ‘reklam denetimi’ ya da ‘içerik denetimi’ konusu olmadığının altını çizen Daniş, insan davranışının ve bağımlılık süreçlerinin de dikkate alınması gerektiğini söyledi. Konuya bilimsel bir çerçeve çizen Daniş şöyle konuştu: "Bilim bize, kumar ve bahis davranışında bağımlılığı besleyen en önemli unsurlardan birinin yalnızca kazanmak değil, kazanma ihtimalinin oluşturduğu belirsizlik ve beklenti olduğunu gösteriyor. Nörobilim buna ’değişken oranlı pekiştirme’ diyor. Kişiyi tekrar tekrar aynı davranışa yönelten mekanizma." Spor yayınlarındaki yasa dışı bahis reklamları sıkı takipte Müeyyide boyutuna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Daniş, 6112 sayılı Kanun’un yayın hizmetlerinin ‘kumar oynamayı özendirici nitelikte olamayacağını’ açıkça hükme bağladığını hatırlatarak, spor yayınlarındaki denetim sürecini şu sözlerle anlattı: "Mücadelenin en çetin alanlarından biri ise spor yayınları. Özellikle Milli Takımımızın ve kulüplerimizin yurt dışındaki maçlarında saha kenarında ya da formalarda yasa dışı bahis sitelerinin reklamlarıyla karşılaşabiliyoruz maalesef. Burada RTÜK’ün yetki sınırını da net biçimde ortaya koymak gerekir. RTÜK yayınları yayından sonra denetler; yayın öncesi müdahale veya yayından kaldırma yetkimiz yoktur. Stadyumdaki fiziksel reklamlar ise ilgili kulüplerin, federasyonların ve uluslararası spor kuruluşlarının yetki alanındadır. Ancak stadyumda fiziksel olarak bulunmayıp yayına dijital veya sanal olarak sonradan yerleştirilen reklamlarda sorumluluk, yayın hakkını elinde bulunduran kuruluşa aittir. Farklı kamera açılarını ve aynı maçın başka ülkelerdeki yayınlarını karşılaştırarak bu tür sanal reklamları tespit ediyoruz. Son dönemde bu gerekçeyle hem idari para cezaları hem de katalogdan çıkarma yaptırımları uyguladık. Bu kararlara karşı açılan davaların tamamının Üst Kurulumuz lehine sonuçlandığını da özellikle belirtmek isterim. Yurt dışında satın alınan müsabaka yayınlarında, bazı reklamların farklı yöntemlerle yayına yansıtıldığı ifade ediliyor. Açıkçası FIFA’nın da bu konuda birtakım kontrolleri olabiliyor. Bu kapsamda uyguladığımız yaptırımlara karşı mahkemeye yapılan başvurular var; bunlar devam eden işlerimiz. Bunların teknik anlamda yayıncı tarafından engellenmesinin her zaman mümkün olmadığı da teknik birimlerimiz tarafından bize ifade ediliyor. Genel denetime baktığımızda aslında çok büyük bir sorun yok. Asıl problem, mevcut mevzuatın bazı alanlarda eksik kalması. Zaten bu konuda hazırladığımız bir mevzuat değişikliği metnimiz var. Biz en azından müstakil habercilik niteliğinde yayınları olan kanallar, abonelik sistemleri ve yayıncılar bakımından gerekli denetimleri sağlıyoruz. Ancak bizim yetkimiz yalnızca belirli yayın hizmetleriyle sınırlı. Yasa dışı bahisle mücadele ise bundan çok daha geniş bir alanı kapsıyor." Mevcut düzenlemelerin günümüz dijital ortamındaki bütün sorunları karşılamakta yeterli olmadığını düşündüklerini belirten Daniş, RTÜK’ün bu kapsamda bir mevzuat değişikliği önerisi hazırladığını açıklayarak, "Bu düzenlemenin radyo ve televizyonla sınırlı kalmayıp isteğe bağlı yayın hizmetlerini de kapsamasını öneriyoruz" dedi. "Televizyon yayınlarında yasa dışı bahis reklamına izin yok" RTÜK’ün denetim mekanizmalarına ilişkin bilgi veren Daniş, televizyon ve dijital platformlardaki kısıtlamaları şöyle özetledi: "Türkiye’de televizyonda yasa dışı bahis reklamı yayınlanamaz. Ekranda bir site adı, logo veya QR kod gösterilemez. ’Deneme bonusu’, ’yüksek oran’, ’bedava bahis’ gibi özendirici ifadeler kullanılamaz. Bir spor programının ya da maç yayınının içine bahis görünürlüğünün yerleştirilmesi, takip ettiğimiz ve gerektiğinde ciddi müeyyideler uyguladığımız ihlallerdendir. Yurt dışı merkezli platformların her engellendiğinde başka bir isim, başka bir markayla ekrana dönmeye çalışması da bu takibin bir parçasıdır. Aynı yaklaşım, RTÜK lisanslı dijital platformlar, yani İsteğe Bağlı Medya Hizmet Sağlayıcılar için de geçerlidir. Ekranın büyüklüğü değişse de kural değişmez. Ancak bugün bir gencimiz yasa dışı bahisle yalnızca televizyonda karşılaşmıyor. Telefonunda karşılaşıyor. Bir fenomenin paylaşımındaki bağlantıda, kapalı bir mesajlaşma grubundaki davette, bir arama motoru sonucunda, bir spor haberinin altındaki bağlantıda ya da ’kupon’, ’tahmin’, ’oran analizi’ gibi başlıklarla karşısına çıkan içeriklerde karşılaşıyor. Üstelik bu yönlendirmelerin arkasında çoğu zaman ticari bir motor var: Kullanıcıyı platforma taşıdıkça komisyon kazanan referans sistemleri ve aynı sitenin onlarca farklı alan adıyla tekrar tekrar karşımıza çıkması." "En tehlikelisi reklamla içeriğin birbirine karışması" RTÜK’ün yetki sınırlarına da değinen Daniş, kurumun sorumluluk anlayışını şöyle ifade etti: "Biz bu alanlarda gerekeni yapıyoruz ve sıkı takipteyiz. Ancak RTÜK’ün yetkisi yayın hizmetleriyle sınırlıdır. Fakat bir konunun yetki alanımızın dışında olması, sorumluluk alanımızın da dışında olduğu anlamına gelmez. Tüm kurumlarımız da bu mücadelede kendi yetki ve sorumluluk alanları çerçevesinde eşgüdüm içinde çalışmaktadır." Akıllı işaretler sisteminde ‘bağımlılık’ ayrı içerik sembolü olacak Önümüzdeki dönemde uygulamaya alınacak yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi hakkında da bilgi veren Daniş, yeni sistemde ‘bağımlılık’ başlığının başlı başına bir içerik sembolü olacağını belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Önümüzdeki dönemde uygulamaya alacağımız yeni Akıllı İşaretler Koruyucu Sembol Sistemi de sorunuzun yayıncılara düşen sorumluluklar kısmıyla doğrudan bağlantılı. Yeni sistemde ’bağımlılık’ başlı başına bir içerik sembolü olacak; madde kullanımı, alkol, kumar ve yasa dışı bahis gibi başlıklar ayrı ölçütlerle değerlendirilecek. Ayrıca 10+ ve 16+ yaş sembollerini sisteme ekliyor ve sistemi yalnızca televizyona değil, RTÜK lisanslı dijital platformlara da zorunlu hale getiriyoruz. Yani bir içerik nerede, hangi ekranda izlenirse izlensin, aynı koruma standardının geçerli olmasını hedefliyoruz. Koruyucu sembollerin yanında şifreli erişim, PIN korumaları, çocuk profilleri ve ebeveyn kontrolü araçlarını da bu koruma mimarisinin parçası haline getiriyoruz." Daniş, bu alandaki temel yaklaşımlarını şu sözlerle özetledi: "Amacımız teknolojiyi çocuğun hayatından çıkarmak değil, çocuğun hayatını teknolojinin içinde güvenli hale getirmek. Yasaklayarak değil, görünür kılarak ve seçme imkanı vererek korumak istiyoruz." Senaryolardaki örtülü kodlara dikkat çekti RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, yasa dışı bahis ve kumarla mücadelede yalnızca doğrudan reklamların değil, dizi, film ve program içeriklerinde kullanılan örtülü kodların da dikkate alınması gerektiğini belirtti. Senaristlerin bu tür kodları son derece etkili biçimde kullanabildiğine işaret eden Daniş, izleyicinin doğrudan bir reklamla karşılaşmasa dahi içerik içerisinde verilen mesajlardan etkilenebildiğini ifade etti. Bu nedenle yalnızca dijital okuryazarlığın geliştirilmesinin yeterli olmayacağını vurgulayan Daniş, senaristlerden televizyon kuruluşlarına ve geleneksel yayıncılara kadar sektörün bütün paydaşlarının dahil olduğu topyekun bir mücadeleye ihtiyaç bulunduğunu söyledi. Yasa dışı bahis ve kumarın normalleştirilmesine yol açabilecek açık ya da örtülü mesajlarla mücadelede yayıncılık sektörünün sorumluluğuna dikkati çekti. RTÜK’ün teknolojik denetim kapasitesini de geliştirdiğini belirten Daniş, VİA+ sistemiyle yayın içeriklerinin daha kapsamlı biçimde analiz edilebileceğini ve içeriklerdeki bu tür unsurların da okunabileceğini ifade etti. Daniş, teknolojik denetimin yanı sıra yayıncıların, içerik üreticilerinin ve senaristlerin sorumluluk üstlenmesinin mücadelede belirleyici olduğunu kaydetti. "Bu mücadele bir seferberliktir" Konuşmasının sonunda yasa dışı bahis ve kumar bağımlılığıyla mücadelenin ortak sorumluluk gerektirdiğini vurgulayan RTÜK Başkanı Mehmet Daniş, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu mücadele bir seferberliktir. RTÜK olarak elimizdeki bütün araçları; kamu spotundan müeyyideye, koruyucu sembol sisteminden mevzuat önerisine, medya okuryazarlığından eğitim iş birliklerine kadar seferber ediyoruz. Ama bu mücadele tek başına bir kurumun mücadelesi değildir. Hukuki düzenlemelerle de tek başına çözülebilecek bir mesele değildir. Ebeveynlerin, öğretmenlerin, yayıncıların, eğitim kurumlarının, düzenleyici ve denetleyici kurumların birlikte kuracağı güvenli bir dijital ekosisteme ihtiyacımız var. Çocuklarımızın bu ekosistemde sağlıklı biçimde var olabilmesi, geleceğe yapabileceğimiz en büyük yatırımlardan biridir. Bizim bütün çabamız, gençlerimizin o cümleyi hiç kurmak zorunda kalmadığı bir Türkiye içindir."

İletişim Başkanı Duran: "2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir" Haber

İletişim Başkanı Duran: "2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir"

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirildiğini açıkladı. İletişim Başkanı Duran sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda yürütülen kapsamlı dijital takip, teknik analiz ve kurumlar arası koordinasyon çalışmaları, ilgili tüm kurumlarımızla eş güdüm içerisinde ve kesintisiz şekilde devam etmektedir. Türkiye, terör propagandası, provokasyon, dezenformasyon ve dijital mecralar üzerinden yürütülen psikolojik harekât girişimlerine karşı mücadelesini, devletimizin bütün imkân ve kabiliyetlerini seferber ederek kararlılıkla sürdürmektedir. Bu kapsamda son iki ayda, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda; Cumhuriyet Başsavcılıkları ve Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığının ortak çalışmaları neticesinde, başta FETÖ iltisaklı olmak üzere millî güvenliğimizi ve toplumsal birliğimizi hedef alan terör ve suç örgütleriyle bağlantılı olduğu tespit edilen 699 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirleri derhal uygulanmıştır" ifadelerini kullandı. Duran, "Gerçekleştirilen kapsamlı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleriyle; provokasyon üreten, kardeşliğimizi ve toplumsal huzurumuzu hedef alan, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetleri yürüttüğü belirlenen bin 335 sosyal medya hesabı hakkında da başta Adalet ve İçişleri Bakanlıklarımız olmak üzere ilgili kurumlarımızın koordinasyonuyla gerekli hukuki ve idari işlemler tesis edilmiş ve söz konusu hesaplara erişim engeli kararları uygulanmıştır. Bu süreçte toplam 2 bin 34 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli getirilmiştir. Yapılan çalışmalar bir gerçeği açık biçimde ortaya koymaktadır; terör örgütleri artık yalnızca sahada değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik bir şekilde faaliyet yürütmektedir. Sosyal medya ve dijital mecralar; propaganda, manipülasyon, algı operasyonları ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, millî birliğimizi ve kamu düzenini hedef alan bir araç olarak kullanılmaktadır" dedi. Dezenformasyona müsaade edilmeyeceğini vurgulayan Duran, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, terörle mücadelesini sahada, sınır ötesinde ve dijital alanda aynı kararlılıkla sürdürmektedir. Devletimiz açısından dijital güvenlik, milli güvenliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekat amacıyla kullanmalarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi anlık ve çok boyutlu şekilde takip etmeyi; milli güvenliğimizi, toplumsal huzurumuzu ve birlik beraberliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin hayata geçirmeyi sürdüreceğiz. Vatandaşlarımızı dezenformasyonun oluşturduğu bilgi kirliliğinden korumak, doğru ve güvenilir bilgiyle buluşturmak ve dijital mecraların terör örgütleri tarafından bir propaganda alanına dönüştürülmesine engel olmak konusunda mücadelemizi aynı kararlılıkla sürdüreceğiz. Dijital alan sahipsiz değildir. Türkiye, millî güvenliğini hedef alan hiçbir dijital operasyona izin vermeyecektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede Gazze'deki insani durumun yanı sıra savunma sanayine ilişkin kritik başlıkların da ele alınacağını söyledi. Gazze'de yaşanan insani trajediye dikkat çeken Erdoğan, yaklaşık 80 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bölgede büyük bir yıkım yaşandığını belirtti. Ateşkes sağlanmasına rağmen ihlallerin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve bölgenin yeniden inşası için ortak adımların Liderler Zirvesi'nde değerlendirileceğini kaydetti. Savunma alanındaki iş birliğine de değinen Erdoğan, F-35 savaş uçakları konusunun Türkiye ile ABD arasında yeni bir mesele olmadığını vurgulayarak, daha önce bu konuda mutabakata varıldığını söyledi. "Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yapılacak görüşmelerin ardından F-35 programına ilişkin olumlu gelişmeler yaşanmasını beklediğini ifade etti. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre KAAN milli muharip uçağının motor tedarikine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuyu daha önce Trump ile görüştüğünü belirterek, "KAAN'ın motorları konusunda da Liderler Zirvesi'nde yeniden görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize daha önce verdiği müjdeyi burada da tekrar edecektir." dedi. Erdoğan, hem Gazze konusunda hem de savunma sanayi başlıklarında Liderler Zirvesi'nden olumlu sonuçlar çıkmasını beklediğini belirterek, "Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.