Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İletişim

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de “Ana Baba Okulu” kapılarını açıyor Haber

Osmangazi’de “Ana Baba Okulu” kapılarını açıyor

Osmangazi Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Müdürlüğü’nün Bursa Aile Danışmanları ve Eğitimi Derneği iş birliğiyle 11 Nisan ile 9 Mayıs tarihleri arasında düzenleyeceği program, her Cumartesi saat 12.00’de gerçekleştirilecek. İlk dört oturum Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde, final oturumu ise Ördekli Kültür Merkezi’nde yapılacak. Alanında uzman isimlerin katılacağı eğitimlerde; aile olmanın temel dinamiklerinden ebeveynlikte doğru sınırlar koymaya, çocukların değişen dünyadaki konumundan aile içi krizlerin fark edilmesine kadar pek çok önemli konu kapsamlı bir şekilde ele alınacak. Kontenjanla sınırlı ve tamamen ücretsiz olarak sunulan Ana Baba Okulu, ebeveynlerin hem kendilerini geliştirmelerine hem de çocuklarıyla daha sağlıklı iletişim kurmalarına katkı sağlamayı amaçlarken, katılımcılara teorik bilginin yanı sıra günlük hayatta uygulanabilir pratik kazanımlar da sunacak. AİLELERE REHBERLİK EDECEK OTURUMLAR PLANLANDI Program kapsamında gerçekleştirilecek oturumların ilki 11 Nisan Cumartesi günü saat 12.00’de Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” başlığıyla yapılacak. Dr. Mesut Cevdet Yavuz, Psikolog Enes Yeşilağaç ve Aile Danışmanı Dilek Erol, aile olmanın temel dinamiklerini çok yönlü olarak ele alacak. 18 Nisan Cumartesi günü aynı yer ve saatte düzenlenecek ikinci oturumda “Anne-Baba Olmak: Rehberlik, Sevgi ve Sınırlar” konusu işlenecek. Aile Danışmanları Sema Çakmak, Sıraç Demir ve Şeydanur Aydın Kaptan, ebeveynlikte denge kurmanın inceliklerini katılımcılarla paylaşacak. 25 Nisan Cumartesi günü eğitim serisinin üçüncü oturumunda “Değişen Dünyada Çocuklar: Dış Etkiler ve Ailenin Koruyucu Rolü” başlığı altında Dr. Mesut Cevdet Yavuz, Psikolog Enes Yeşilağaç ve Psikolog İpek Polat, günümüz dünyasında çocukların karşı karşıya kaldığı riskleri ve ailelerin bu süreçte üstlendiği kritik rolü detaylı biçimde anlatacak. 2 Mayıs Cumartesi günü yapılacak dördüncü oturumda da “Aile İçi Şiddet ve İhmal: Sessiz Krizleri Fark Etmek” konusu ele alınacak. Aile Danışmanları Asiye Akar, Özge Alacan ve Sevnur Yılmaz, çoğu zaman görünmeyen sorunlara dikkat çekerek farkındalık oluşturacak. Programın final oturumu ise 9 Mayıs Cumartesi günü saat 12.00’de Ördekli Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. “Zorluklar Karşısında Aile: Birlikte Dayanmak, Birlikte Güçlenmek” başlığıyla Aile Danışmanı Aylin Babaoğlu, ailelerin kriz anlarında nasıl daha dirençli ve dayanışma içinde olabileceğine dair önemli bilgiler aktaracak. Ana Baba Okulu programına katılmak isteyen vatandaşlar, başvurularını Osmangazi Belediyesi’nin resmi internet sitesi olan “osmangazi.bel.tr” üzerinden gerçekleştirebilecek.

BTSO’dan turizmde iş birliğini güçlendiren “B2B ve Networking Buluşması” Haber

BTSO’dan turizmde iş birliğini güçlendiren “B2B ve Networking Buluşması”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), turizm sektöründe iş birliğini artırmak amacıyla önemli bir organizasyona imza attı. BTSO 42. Meslek Komitesi (Turizm Seyahat Acenteleri) ile 45. Meslek Komitesi (Konaklama, Spor ve Eğlence Yerleri) iş birliğinde düzenlenen “Turizm B2B ve Networking Buluşması”, sektör temsilcilerini bir araya getirerek yoğun bir katılımla gerçekleştirildi. Etkinlik, BTSO Ana Hizmet Binası’nda dinamik bir formatta gerçekleşti ve katılımcılara yeni iş bağlantıları kurma, mevcut ilişkilerini güçlendirme fırsatı sundu. Programa BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, Meclis Divan Üyeleri Gülçin Güleç ve Selin Sakder Akyıldız, Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, Başkan Yardımcısı Çetin Ceylan, il kültür ve turizm, ticaret müdürleri, TÜRSAB ve GÜMTOB temsilcileri, SKAL Bursa Kulübü Başkanı İsmail Kuru ile sektör profesyonelleri ve turizm öğrencileri katıldı. İletişim ve İş Birliği Ön Planda BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Erol Kılıç, etkinliğin amacını “Sektör temsilcileri arasında iletişimi artırmak ve ortak akılla yeni projeler geliştirmek” olarak özetledi. Kılıç, Bursa’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginliklerinin tanıtımında seyahat acentelerinin kritik rol oynadığını vurguladı. Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker de iletişimin sektörde belirleyici olduğunu belirterek, katılımın beklentilerin üzerinde olmasının önemine dikkat çekti ve gençlerin sektöre kazandırılmasının kritik olduğunu söyledi. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta, Bursa turizmine yönelik yeni hedef pazarların Endonezya ve Malezya olduğunu aktardı. Balta, 2025 yılında Bursa’ya gelen yaklaşık 347 bin turistin en yoğun grubunun bu iki ülkeden geldiğini ve 2026’da da bu trendin devam etmesini beklediklerini ifade etti. GÜMTOB Başkanı Buğra Artıç, etkinliğin sektördeki iş birliği eksikliğini gidermeye katkı sağladığını belirterek, “Acenteler ile otelcilerin birbirini tanıması ve güçlü bir uyum yakalaması Bursa turizminin kazancına doğrudan yansıyacak” dedi. Artıç, kış sezonunun verimli geçtiğini ve Uludağ’ın beklentileri karşıladığını da kaydetti. ORTAK AKIL VE SÜREKLİLİK VURGUSU SKAL Bursa Kulübü Başkanı İsmail Kuru, etkinliğin paydaşları bir araya getirdiğini ve turizm öğrencilerinin sektöre kazandırılması açısından değer taşıdığını ifade etti. İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise Bursa’nın Türkiye’de turizmde ilk 5 şehir arasında olduğunu belirterek, ortak akıl ve iş birliğinin kentin turizm başarısındaki en önemli faktör olduğunu vurguladı. Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar da Bursa’nın kültür ve turizm kenti kimliğine dikkat çekerek, turistlerin kentten memnun ayrılmasının önemini vurguladı ve BTSO’ya etkinlik için teşekkür etti.

5G’de yeni dönem 1 Nisan'da başlıyor Haber

5G’de yeni dönem 1 Nisan'da başlıyor

Türkiye, iletişim altyapısında yeni bir döneme giriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenecek törenle, ülkede 5G teknolojisine geçiş süreci 31 Mart 2026 Salı günü itibariyle resmen başlatılacak. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yaptığı açıklamada bu adımın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin stratejik kapasitesini güçlendiren kritik bir hamle olduğunu vurguladı. Duran, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda iletişim alanında güçlü, güvenli ve bağımsız bir yapının inşa edilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade ederke, 5G teknolojisinin; hızlı, güvenli ve kesintisiz veri akışı sağlayan temel bir altyapı olduğuna işaret ederek, yatırımların yerli ve millî imkânlarla desteklendiğini ve dijital egemenliğin güçlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. Açıklamada, 5G’nin sadece haberleşme alanında değil; akıllı şehir uygulamaları, savunma sanayii, sağlık ve ulaştırma gibi birçok sektörde önemli dönüşümlere kapı aralayacağı kaydedildi. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde kamu hizmetlerinde hız ve verimliliğin artmasının beklendiği ifade edildi. Atılan adımların Türkiye’yi küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıması hedeflenirken, sürecin ülke ve millet için hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan savaş açıklaması Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'dan savaş açıklaması

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından bu yıl beşincisi düzenlenen olan ve alanında dünyanın önde gelen isimlerini bir araya getiren Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi 2026 (Stratcom Summit 2026) "Uluslararası Sistemde Kopuş: Krizler, Anlatılar ve Düzen Arayışı" temasıyla İstanbul’da başladı. Stratejik iletişim konusunda dünyanın dört bir yanından alanında uzman isimleri bir araya getiren zirveye, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve farklı kuruluşlardan birçok temsilci katıldı. Belirsizliklerin arttığı bu dönemin, küresel ekonomiye de ciddi şekilde darbe vuran boyutlara ulaştığını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Kurallara dayalı sistem söyleminin yerini güç siyaseti alırken; güven, meşruiyet ve anlatı eş zamanlı sorgulanmaktadır. ’Güçlüysem istediğimi yapabilirim’ anlayışı uluslararası hukuku zayıflatırken, iç siyasette de meşruiyet krizlerine yol açmakta ve demokratik süreçlere zarar vermektedir. Gazze’de devam eden insani trajedi, bölgeye yayılan gerilim ve İran merkezli gelişmeler, uluslararası sistemin mevcut yapısıyla bu krizlere karşılık vermekte ne denli zorlandığını ortaya koymaktadır" dedi. "Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını bekliyoruz" Şu anda en sıcak meselenin İsrail’in kışkırtmasıyla başlayan İsrail-ABD ile İran savaşı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Bu savaş, bölgesel ve küresel istikrara çok ciddi etkilerde bulunmaktadır. Çocuklar dahil savaşın ürettiği insani maliyetleri hep birlikte görüyoruz. İnsani maliyetlerin ötesinde ekonomik, çevresel maliyetler de maalesef karşımızda. Özellikle ticaret kanalıyla, lojistikle, turizm kanalıyla, yine gübre gibi temel girdiler başta olmak üzere tarım ve gıda üzerindeki etkilerle, yaşanan savaş dünyada büyük maliyetler üretir hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyeti olarak biz bu savaşın bir an önce sona ermesini, öncelikle bir ateşkes sağlanmasını, sonra da kalıcı bir şekilde bu çatışma risklerini bir daha yaşamayacağımız bir şekilde diplomasiyle sorunların aşılmasını bekliyoruz. İran’da bunlar yaşanırken bir anlamda İran’daki savaşın gölgesinde, bu savaşın oluşturduğu atmosferden de istifade ederek; İsrail’in Gazze’de ortaya koyduğu eylemler, Batı Şeria’da ortaya koyduğu hukuk dışı eylemler, Lübnan’ı işgal etmesi, egemen başka bir ülkeyi işgal etmesi ve 1 milyondan fazla insanı yerinden yurdundan etmesi, yine Suriye’deki istikrarı tehdit eden eylemler içinde bulunması da altını çizmemiz gereken bir durumdur. Bir taraftan da tabii Mescid-i Aksa’nın bayram namazında dahi inananlara kapalı tutulması hiçbir ölçüyle kabul edilebilir bir durum değildir" diye konuştu. "Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" Yapılanların hukuka, temel insan haklarına, inanç özgürlüklerine aykırı olduğu gibi Kudüs’ün ruhuna ve Hazreti İbrahim’in mirasına da büyük bir ihanet olduğunu söyleyen Yılmaz," Bütün dünyanın, uluslararası kurumların, yeniden bir güven inşa etmek isteyen tüm çevrelerin bu hukuk dışı yaklaşımlara mutlaka karşı çıkması ve güçlü bir şekilde sesini yükseltmesi gerekir. Cumhurbaşkanımız bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da bu haksızlıklara karşı ilkeli duruşunu gür bir şekilde itirazlarını ifade etmeye devam ediyor ve inanıyorum ki bir gün bu yaşadığımız sürecin muhasebesini yaptığımızda, tarihi yeniden yorumladığımızda, tarihin doğru tarafında olduğumuzu hepimiz görmüş olacağız. Doğru tutumları zor zamanlarda göstermek önemlidir. Rahat zamanlarda herkes konuşabilir. Önemli olan zor dönemlerde doğru tavrı, doğru iletişimi, doğru ilkeli duruşu sergileyebilmektir. Sayın Cumhurbaşkanımız da bunu gerçekleştiriyor. Türkiye Cumhuriyeti barıştan yana, diplomasiden yana, savaşlara karşı tutumunu net bir şekilde sergiliyor ve sergilemeye devam edecek" dedi. Gazze’de yaşanan soykırımda bu gerçekleri yansıtmaya çalışırken hayatını kaybeden gazetecilerin, basın mensuplarının bu süreçlerin en güçlü şahitleri olduğuna Yılmaz, "Bu durum bilgi boşluklarının manipülatif içeriklerle doldurulmasına ve algı üretimini daha kırılgan hale getirmiştir. Stratejik iletişim, dış dünyaya yönelik bir araç olmaktan ziyade toplumların dayanıklılığını güçlendiren, doğru bilgiye erişimi kolaylaştıran ve kamuoyunun dezenformasyona karşı direncini arttıran bir iç güvenlik unsuru haline de gelmiştir. Böylesine çalkantılı bir konjonktürde sahaya çıkan her aktörün önünde iki seçenek bulunur. Krizlerin önünde sürüklenmek ya da barış için, gidişatı değiştirmek için güçlü bir irade ortaya koymak. Türkiye Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde ikinci yolu tercih etmiş ve bu tercihini de sadece lafla, sözle değil; somut adımlarla tüm dünyaya kanıtlamıştır. Krizlerin derinleştiği anlarda taraflar arasında kurulan temasın devamlılığı, süreçlerin kontrol altında tutulabilmesinin yegane güvencesidir. Liderler her zaman önemlidir, her şartta önemlidir. Ancak fırtınalı zamanlarda, kaotik zamanlarda liderliğin önemi bir kat daha artmaktadır. Bu anlamda dirayetli liderliğiyle sadece ülkemiz için değil, bölgemiz için ve küresel düzen için de son derece önemli bir değer olan Cumhurbaşkanımızın liderliğinin çok daha kıymetli hale geldiğini vurgulamak isterim. Rusya-Ukrayna savaşı yaşanırken her iki tarafla da görüşebilen, Tahıl Anlaşması gibi tüm insanlığı, küresel ekonomiyi ilgilendiren konularda mesafe alınmasını sağlayan lider Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan olmuştur. Güney Kafkasya’da Azeri-Ermeni diyaloğunda ve barış çabalarında ne kadar önemli bir rol oynadığını hepimiz biliyoruz. Yine Afrika’da Etiyopya-Somali geriliminde ortaya koyduğu tavrı ve başarıyı tüm dünya izledi. Kısacası tüm kriz alanlarında Türkiye’nin ilkesel bir tavır ortaya koyduğunun altını çizmek istiyorum. Bu yaklaşım bir krize dönük, bir olaya dönük tavrın ötesinde sistematik bir tutumu sergilemektedir. Bu da tüm taraflarla iletişim içinde olan, barışı arayan, müzakereyi arayan bir tavırdır" diye konuştu. "Daha adaletli bir dünya mümkündür" Yılmaz, "Cumhurbaşkanımızın ’Dünya 5’ten büyüktür’ çağrısı tam da bu zeminde çok daha büyük bir anlam ifade etmektedir. Dünya 5’ten büyüktür. Dünya kaos arayanlardan, çatışma, savaş arayanlardan da büyük. Dünyanın barışa ihtiyacı var, insanlığın barışa ihtiyacı var ve bunun temeli de adalettir. Daha adaletli bir dünya mümkündür. Biz buna inanıyoruz ve bu yönde çaba sarf etmeye tüm gücümüzle devam edeceğiz. ’Güçlüysem haklıyım, güçlüysem her istediğimi yapabilirim’ diyen bir dünyada Türkiye olarak biz karşı bir tavır sergiliyoruz ve şunu söylüyoruz. Hem haklı olacağız hem de güçlü olacağız. İkisini bir arada yapacağız. Ben şuna yürekten inanıyorum. Bugünkü güç siyaseti, ’Güçlüysem her şeyi yapabilirim’ anlayışı sürdürülebilir bir anlayış değildir. İnsanlık ve insanlık ittifakı buna müsaade etmez. Mutlaka ve mutlaka bir dip dalgayla bu ortamın değiştiğini, farklı şartların oluştuğunu göreceğiz. İşte Türkiye Cumhuriyeti olarak insanlığın değerlerini en güçlü şekilde taşıma iradesiyle, hafızamızla, medeniyet birikimimizle bu sürece liderlik eden ülkeler arasında olacağımıza inanıyorum" dedi.

Kremlin: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz" Haber

Kremlin: "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz"

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ABD ve İsrail'in İran'a başlattığı saldırılara İran'ın da karşılık vermesiyle gerilimin zirveye tırmandığı Orta Doğu'daki gelişmelere yönelik açıklama yaptı. Peskov, İran ile ABD arasında Umman'da gerçekleşen müzakerelerde aşama kaydedildiğini hatırlatırken, "Umman'ın arabuluculuğuyla ABD ve İran arasında yürütülen müzakerelerde önemli aşamalar kaydedildiğine dair yapılan açıklamalara rağmen çatışma noktasına gelinmesinden dolayı derin bir hayal kırıklığı yaşıyoruz" dedi. ABD, İsrail ve İran arasında devam eden çatışmalarda İran ile sürekli iletişim halinde olduklarını belirten Peskov, "İran yönetimiyle sürekli temas halindeyiz" bilgisini verdi. Bölgedeki durumu sürekli olarak analiz ettiklerinin de altını çizen Peskov, "Çalışmalar, Rusya'nın çıkarları doğrultusunda devam ediyor. Rusya'nın koruması gereken ulusal çıkarları var. Rusya, ABD ile müzakerelere hala açık" şeklinde konuştu. İran'ın da üyesi olduğu BRICS ülkeleriyle çatışmaya dair henüz bir istişare yapmadıklarını da söyleyen Peskov, "BRICS üyeliği silahlı çatışmalar sırasında yardım etmeyi içermez. Örgüt farklı alanlarda işbirliği sağlayan bir örgüttür. Şu an BRICS ülkeleriyle bu anlamda bir temasımız yok" ifadelerini kullandı. Peskov ayrıca çatışmadan etkilenen tüm ülkelerle de temas halinde olduklarını ekledi. "ABD'nin arabuluculuk çabalarına önem gösteriyoruz" Orta Doğu'da yaşanan çatışmanın Rusya-Ukrayna müzakerelerini ne yönde etkileyebileceği sorusuna yanıt veren Peskov, "ABD'nin arabuluculuk çabalarına önem gösteriyoruz" dedi. ABD ile ekonomik işbirliklerinin geliştirilmesi yönündeki müzakerelerin de olumlu yönde ilerlediğinden bahseden Peskov, "Ekonomin anlamdaki müzakereler ilerlemeye devam ediyor" şeklinde konuştu. Peskov, Rus ordusunun Ukrayna'da operasyonlarını sürdürmesinin yanı sıra diplomatik çözüm için de kapıyı her zaman açık tutacaklarını ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.