Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#İki Devletli Çözüm

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - İki Devletli Çözüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İki Devletli Çözüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ersin Tatar: "KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki önemi giderek artıyor" Haber

Ersin Tatar: "KKTC'nin Doğu Akdeniz'deki önemi giderek artıyor"

Bursa'da gerçekleştirdiği bir dizi ziyaretin ardından Bursa Fan Club üyeleriyle bir araya gelen KKTC 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, basın mensuplarının sorularını cevapladı. Tatar, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Kıbrıs Türk halkının bağımsızlığı, hürriyeti, özgürlüğü bundan 52 yıl önce Kıbrıs Barış Harekâtı ile bir dönüm noktası olmuştur. Ondan sonraki süreçte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Doğu Akdeniz'de deniz yetki alanları, kıta sahanlığı, karasuları, ekonominin hazır bölge hakları ve tam onların üzerinde olan hava sahasındaki hakları ile Türkiye Cumhuriyeti ile işbirliği içerisinde o bölgede önemli hale gelmiştir. O bölgedeki hâkimiyeti ve her türlü güvenlik, enerji ve küresel değişikliklerle Libya'dan, Gazze'den, Suriye'den, Irak'tan, İran'dan her türlü bu küresel dengelerin fevkalade sarsıldığı bir dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti devletinin önemi giderek artmaktadır." "Bundan 52 yıl önce Kıbrıs Barış Harekâtı gerçekleştirildiğinde Kıbrıs'taki hakkımız ve hukukumuz, Kıbrıs Türk halkının mal ve can güvenliğinin önemiydi" diyen Tatar, "Şimdi ise bu küresel dengelerin değişmesiyle artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti sadece Kıbrıs Türk halkının kendi toprağı ve yaşam varlığı değil, aynı zamanda ifade ettiğim çerçevede bu 'Mavi Vatan' dediğimiz Doğu Akdeniz'deki her türlü enerji ve diğer güvenlik meseleleri ve boyutlarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti bir bakıma bütün bu coğrafyanın bize göre denge unsuru olmuştur. İstikrarının da korunabilmesi için elbette oradaki hakkımızı hukukumuzu korumak ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni daha da güçlendirmek hepimizin millî iradenin bir gereğidir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti Libya Koridoru anlaşmasıyla bu bölgesindeki hak ve hukuklarının daha da önemli bir noktaya geldiğini ifade eden Tatar, "Baktığımızda bugün Güney Kıbrıs'ta ki çok haksızca Avrupa Birliği'ne alınmışlar. Avrupa Birliği'nde gerçekten Yunanistan'ın baskıcı zihniyetiyle ancak Güney Kıbrıs Avrupa Birliği'ne girmiştir. Çünkü Güney Kıbrıs'ın kanaatimce Avrupa Birliği'nde yeri yoktur. Avrupa Birliği'nden 2 bin 500 kilometre uzaklıkta ve Türkiye'den ana vatandan sadece 60 kilometre uzaklıkta olan Kıbrıs Adası'nın Avrupa Birliği'nde o şekilde olması beraberinde büyük sorunlar ortaya çıkarmıştır. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin önemi ve değeri ve kıymeti bu dönemde küresel dengelerin değiştiği bu çağda daha da önem ifade etmektedir. Dolayısıyla Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasındaki bu bağların ve kutsal değerlerin, münasebetlerin bu iletişim çağında daha artmasıyla milletimizin, özellikle genç nesillerin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin önemini daha da fazla idrak etmek suretiyle oradaki varlığımızın artması her türlüsüyse ekonomik ilişkiler, turizm gelişmeleri, sanayi, ticaret ve oradaki yatırımlarla bu önemli coğrafyada Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığını ekonomik anlamda da güçlendirmemizde büyük fayda vardır" şeklinde konuştu. "Kardeşlik, geleceğe bırakabileceğimiz en büyük emanettir" Bursa Fan Club Başkanı Murat Hoşgör ise, Cumhuriyet'in kuruluş ruhu ile Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesinin ortak değerler etrafında buluştuğunu belirtti. Hoşgör, konuşmasında şunları kaydetti: "Bu gece Cumhuriyetimizin kuruluş ruhu, Kıbrıs Türk halkının özgürlük mücadelesi ve milletimizin kardeşlik duygusuyla bir aradayız. Kardeşlik yalnızca geçmişten gelen bir miras değil, geleceğe bırakabileceğimiz en büyük emanettir. Bursa'daki Koza Han'ın ve Lefkoşa'daki Büyük Han'ın benzerliğine baktığınızda kardeşliğimizin imzası gibi 400 yılı aşkın süredir ayakta olduklarını göreceksiniz. Bu 2 tarihi yapı, ortak geçmişimizin, kültürümüzün ve birbirimize olan bağlılığımızın sembolleridir. Bugün Doğu Akdeniz'deki enerji kaynaklarının, uluslararası deniz ticaretinin, deniz ulaşımının ve bölgesel güvenliğin öneminin arttığı bir dönemde Kıbrıs'ın stratejik değeri her geçen gün daha da belirginleşmektedir. Bu çerçevede iki devletli çözüm, egemen eşitlikten asla taviz vermeden ve Kuzey Kıbrıs'ın uluslararası alanda tanınırlığının sağlanması için çaba sarf etmek bizim resmi devlet politikamızdır."

Türk dünyasından Ankara’da stratejik birlik mesajı: Savunma, güvenlik ve ekonomide yeni dönem Haber

Türk dünyasından Ankara’da stratejik birlik mesajı: Savunma, güvenlik ve ekonomide yeni dönem

Bildiride, Türkiye’nin ev sahipliğinde TDT Savunma Sanayii Koleji kurulması imkanının araştırılması, Siber Güvenlik Konseyi oluşturulmasına yönelik istişarelerin hızlandırılması, Zengezur Koridoru’nun geliştirilmesi ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) yönelik destek öne çıktı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Ankara’da düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi’nin ardından, siyasi iş birliğinden savunma sanayiine, bölgesel güvenlikten ekonomik entegrasyona kadar çok sayıda başlığı kapsayan Ankara Bildirisi yayımlandı. "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla gerçekleştirilen zirveye Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov, KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev katıldı. Zirvenin ardından kabul edilen 163 maddelik bildiride, Türk dünyasının siyasi dayanışmasının kalıcı stratejik iş birliğine dönüştürülmesi hedefi vurgulandı. Üye devletlerin egemenliklerine, toprak bütünlüklerine ve uluslararası sınırlarının dokunulmazlığına saygı ilkeleri yeniden teyit edilirken bölgesel ve küresel gelişmeler karşısında ortak tutumların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bildiride, TDT’nin gelecek dönem yol haritasını oluşturacak 2027-2031 Stratejisi’nin sonuçlandırılması teşvik edilirken Türk devletleri arasında stratejik ortaklık, ebedi dostluk ve kardeşlik antlaşması taslağına ilişkin kaydedilen ilerleme memnuniyetle karşılandı. Türk devletleri arasında stratejik ortaklık antlaşması gündemde Ankara Bildirisi’nde, Türk devletleri arasındaki siyasi dayanışmanın kurumsal bir zeminde daha da güçlendirilmesi amacıyla yürütülen çalışmalara geniş yer verildi. Bu kapsamda, "Türk Devletleri Arasında Stratejik Ortaklık, Ebedi Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması" taslağına yönelik ilerlemenin memnuniyetle karşılandığı belirtilerek üye devletler arasında birlik ve ortak girişimlerin geliştirilmesinin önemi vurgulandı. TDT’ye daimi temsilcilerin atanması ve daimi temsilciliklerin kurulmasına yönelik çalışmaların sürdürülmesi kararlaştırılırken dışişleri bakanları arasındaki temasların sıklaştırılması, uluslararası kuruluşlarda karşılıklı desteğin artırılması ve ortak çıkarları ilgilendiren konularda eşgüdüm sağlanması çağrısında bulunuldu. Türkiye’de TDT Savunma Sanayii Koleji kurulması gündemde Bildirinin savunma ve güvenlik alanındaki en dikkat çekici başlıklarından biri, Türkiye’nin ev sahipliğinde bir TDT Savunma Sanayii Koleji programı oluşturulması önerisi oldu. 1 Ekim 2026 tarihinde Bakü’de gerçekleştirilen TDT Savunma Sanayii Kurumları Başkanları 2. Toplantısı’nda İşbirliği Yol Haritası’nın kabul edilmesi memnuniyetle karşılanırken savunma sanayii alanındaki çok taraflı iş birliğinin geliştirilmesine yönelik irade yeniden teyit edildi. Bu çerçevede, üye devletlerin ilgili makamları ile TDT Sekretaryası, Türkiye’nin ev sahipliğinde bir savunma sanayii koleji programı kurulması imkanını araştırmaya teşvik edildi. Söz konusu programla savunma sanayiinde bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, nitelikli personel yetiştirilmesi, teorik ve uygulamalı uzmanlığın geliştirilmesi ve teknolojik gelişmelere uyum sağlanması hedefleniyor. Siber Güvenlik Konseyi için istişareler hızlandırılacak Ankara Bildirisi’nde, Türk devletlerinin ortak güvenlik tehditlerine karşı iş birliğini güçlendirmesi gerektiği vurgulandı. Terörizm, aşırıcılık, ayrılıkçılık, uyuşturucu ve silah kaçakçılığı ile sınır aşan organize suçlarla mücadelede eşgüdümün sürdürülmesi kararlaştırıldı.Siber güvenlik alanında ise "TDT Üye Devletleri Arasında Siber Güvenlik ve Siber İşbirliği Mutabakat Zaptı"nın imzalanmasına yönelik sürecin hızlandırılması çağrısında bulunuldu. Ayrıca, TDT Siber Güvenlik Konseyi’nin kurulmasına ilişkin istişarelerin hızlandırılması teşvik edildi. Üye devletler ve gözlemciler arasında Suçla Mücadele Konseyi kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalanması da desteklendi. Kıbrıs Türk halkının eşit haklarına destek Bildiride Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelere de yer verildi. Kıbrıs sorununun Ada’daki mevcut gerçekler temelinde, müzakere edilmiş, karşılıklı olarak kabul edilebilir ve sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulması gerektiği vurgulandı. Kıbrıs Türk halkının Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olduğu belirtilerek Kıbrıs Türk halkının özden gelen eşit haklarını güvence altına alma çabalarına destek verildi. Gazze’de iki devletli çözüm çağırısı Ankara Bildirisi’nde Gazze’deki insani durum ve İsrail-Filistin çatışmasına ilişkin ortak yaklaşım da ortaya konuldu. Gazze’de güvenlik ve istikrarın sağlanması, ağır insani durumun ele alınması ve yeniden imar faaliyetlerinin önünün açılması amacıyla Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 (2025) sayılı kararının ve Gazze İhtilafını Sona Erdirmek için Kapsamlı Plan’ın tam olarak uygulanması gerektiği belirtildi. İsrail-Filistin çatışmasına adil ve kalıcı bir çözüm bulunması gerektiği vurgulanırken ilgili BM kararları doğrultusunda iki devletli çözümün hayata geçirilmesi çağrısında bulunuldu. Suriye’nin toprak bütünlüğüne vurgu Bildiride, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve birliğine yönelik destek yeniden teyit edildi. Ülkenin güvenliği, istikrarı ve yeniden inşasına destek verilirken Afganistan’daki güvenlik durumu, siyasi gelişmeler ve insani şartların yakından takip edildiği ifade edildi. Afganistan’da barış ve istikrarın sağlanması için TDT Afganistan Çalışma Grubu dahil mevcut mekanizmalar üzerinden eşgüdümlü çabaların sürdürülmesi kararlaştırıldı. Zengezur Koridoru ve Orta Koridor’a destek Bildirinin ulaştırma ve lojistik bölümünde, Türk devletleri arasındaki ticaretin geliştirilmesi ve Asya ile Avrupa arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi amacıyla stratejik ulaştırma projelerine destek verildi. Hazar Geçişli Uluslararası Doğu-Batı Orta Koridoru’nun geliştirilmesi, Bakü-Tiflis-Kars demiryolunun tam kapasiteyle kullanılması ve ilgili demiryolu ağlarıyla entegrasyonun sağlanmasına yönelik taahhütler yeniden teyit edildi. Zengezur Koridoru ile Çin-Kırgızistan-Özbekistan demiryolunun geliştirilmesi desteklenirken söz konusu güzergahların Orta Koridor’a entegrasyonunun kolaylaştırılmasına hazır olunduğu ifade edildi. Bu ulaştırma ağlarının Avrupa ile Asya arasındaki ticaret güzergahlarının çeşitlendirilmesi ve bölgesel bağlantıların güçlendirilmesinde önemli rol oynadığına dikkat çekildi. Ayrıca Trans-Afgan Demiryolu’nun Orta Asya ile Güney Asya arasındaki bağlantıların geliştirilmesi bakımından taşıdığı önem vurgulandı. Üye devletlerin ilgili makamları, öncelikli ulaştırma güzergahlarını belirleyecek "TDT Ulaşım Koridorları Stratejisi"ni hazırlamaya teşvik edildi. Türk devletleri vatandaşlarına özel havalimanı şeridi önerisi Ankara Bildirisi’nde vatandaşların seyahatlerini kolaylaştırmaya yönelik dikkat çekici bir öneri de yer aldı. TDT üyesi devletler, ulusal mevzuatları ve teknik imkanları doğrultusunda, uluslararası havalimanlarında birbirlerinin vatandaşları için gönüllülük esasına dayalı özel yolcu şeritleri oluşturulması imkanını araştırmaya teşvik edildi. Böylece üye ülkeler arasındaki seyahatlerin kolaylaştırılması ve insanlar arası temasların artırılması amaçlanıyor. Bildiride ayrıca kara yoluyla yolcu taşımacılığının kolaylaştırılması, sınır geçişlerindeki işlemlerin hızlandırılması ve elektronik taşıma belgelerinin yaygınlaştırılması desteklendi. Enerji güvenliğinde ortak projeler öne çıktı Türk devletleri arasında enerji güvenliğinin güçlendirilmesi ve enerji kaynaklarının çeşitlendirilmesi de bildirinin önemli başlıkları arasında yer aldı. Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı ve Güney Gaz Koridoru gibi projelerin bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından stratejik önemine dikkat çekildi. Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan’ı kapsayan Orta Asya-Azerbaycan Yeşil Enerji Koridoru’ndaki ilerleme memnuniyetle karşılanırken Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye-Bulgaristan koridoru ile Hazar-Karadeniz-Avrupa Yeşil Enerji Koridoru’nun geliştirilmesine destek verildi. Enerji güvenliği açısından kritik minerallerde iş birliği imkanlarının araştırılması ve nükleer enerjinin barışçıl amaçlarla kullanımına ilişkin ortaklık fırsatlarının değerlendirilmesi de teşvik edildi. TDT’nin 2027-2030 dönemini kapsayan Enerji İşbirliği Programı ve Eylem Planı’nın hazırlanmasına yönelik çalışmalar memnuniyetle karşılandı. Türk Dünyasının ortak uydusunda üretim tamamlandı Ankara Bildirisi’nde uzay teknolojileri alanındaki ortak çalışmalara da geniş yer ayrıldı. TDT bayrağı altında geliştirilen 12U "TDT-SAT" Küp Uydusu’nun üretim aşamasının başarıyla tamamlanması, Türk dünyasının teknolojik kapasitesini ve bilimsel iş birliğini ortaya koyan önemli bir gelişme olarak değerlendirildi. 6 Ekim tarihinde Antalya’da imzalanan, TDT bünyesinde uzay sanayii alanındaki iş birliği kapasitesinin geliştirilmesine yönelik ilk çerçeve sözleşmesi memnuniyetle karşılandı. Üye devletlerin ilgili makamlarına, ortak uydunun fırlatılmasına ilişkin hukuki, düzenleyici ve teknik süreçlerin hızlandırılması çağrısında bulunuldu. Ayrıca Türk dünyasının uzay bilimi ve teknolojilerindeki uluslararası görünürlüğünü artırmak amacıyla "Türk Dünyası Uzay Günleri" düzenlenmesi teşvik edildi. Yapay zeka ve dijital İpek Yolu’nda iş birliği Bildiride dijital dönüşüm, yapay zeka ve ileri teknolojiler alanında ortak çalışmaların geliştirilmesi hedefi vurgulandı. Azerbaycan-Kazakistan Hazar Geçişli fiber optik kablosu, planlanan Azerbaycan-Türkmenistan bağlantısı ve Türkiye üzerinden gerçekleştirilen bağlantıları kapsayan "Dijital İpek Yolu" girişiminin bölgesel dijital altyapıya katkısı takdir edildi. Üye devletler arasında veri odaklı iş birliğini, yapay zekayı ve inovasyonu geliştirmeyi amaçlayan "Dijital Türk Dünyası" konsept taslağının sonuçlandırılması teşvik edildi. Elektronik dijital imzaların karşılıklı tanınmasına yönelik anlaşmanın imzalanma sürecinin hızlandırılması çağrısında da bulunuldu. Türk Devletleri arasında ticaret ve yatırımlar geliştirilecek Ekonomik iş birliği kapsamında, Türk devletleri arasındaki ticaretin artırılması, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve ekonomik entegrasyonun derinleştirilmesi hedefleri öne çıktı. "TDT Üye Devletleri Hükümetleri Arasında Sürdürülebilir Kalkınma için Hizmetler ve Yatırımların Kolaylaştırma Anlaşması" taslağına ilişkin müzakerelerin sürdürülmesi teşvik edildi. Ticaretin dijitalleştirilmesi, gümrük işlemlerinin hızlandırılması, sınır geçişlerindeki teknik engellerin azaltılması ve ortak dijital platformların geliştirilmesi çağrısında bulunuldu. Türk Yatırım Fonu’nun ulaşım, ticaret, sanayi, tarım, dijital altyapı, yeşil büyüme ve küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesine yönelik projeleri desteklemesi teşvik edildi. Ortak Türk alfabesinin yaygınlaştırılması desteklendi Türk dünyasının kültürel bütünleşmesi kapsamında Ortak Türk Alfabesi, Ortak Türk Tarihi ve Ortak Terminoloji alanlarındaki çalışmaların önemi vurgulandı. Türk Akademisi’nin Ortak Türk Alfabesi’nin yaygınlaştırılması, kullanımına ilişkin önerilen kılavuz ilkelerin benimsenmesi ve ortak alfabeyle edebi ve bilimsel eserler yayımlanması yönündeki çabaları takdir edildi. Bildiride, Türkiye’nin "Türk Dünyası Yükseköğretim Alanı" kurulmasına yönelik girişimi de yer aldı. Ayrıca Türk Üniversiteler Birliği’nin (TÜRKÜNİB) daimi sekretaryasının ve Orhun Değişim Programı için tahsisli fon oluşturulmasına yönelik istişarelerin sürdürülmesi teşvik edildi. Türk futbolcular için yabancı statüsü gündemde Bildirinin spor alanındaki dikkat çekici maddelerinden biri de üye ülkelerin futbolcularının karşılıklı olarak "yabancı olmayan futbolcu" statüsünde değerlendirilmesi önerisi oldu. TDT üyesi devletlerin vatandaşı olan futbolcuların bu statüde karşılıklı olarak değerlendirilmesine yönelik istişareler memnuniyetle karşılandı. Ayrıca üye ülkelerin milli takımları arasında farklı düzeylerde "Türk Kupası" turnuvası düzenlenmesi önerisinin somutlaştırılması için çalışmaların artırılması teşvik edildi. Türk Dünyası için Ortak Müze Kart çalışmaları hızlandırılacak Türk dünyasının ortak kültürel mirasının tanıtılması ve turizmin geliştirilmesi amacıyla Ortak Müze Kart projesine ilişkin çalışmaların hızlandırılması çağrısında bulunuldu. Ortak tarihi ve kültürel mirasa erişimin kolaylaştırılması, müzeler arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi ve bölge içi turizmin canlandırılması hedeflendi. Ankara’nın 2026 Türk Dünyası Turizm Başkenti kapsamında yürüttüğü faaliyetler takdir edilirken Taşkent’in 2027 Türk Dünyası Turizm Başkenti ilan edilmesi memnuniyetle karşılandı. TDT’den BM ve İİT nezdinde gözlemcilik hedefi Bildiride, Türk Devletleri Teşkilatı’nın uluslararası kuruluşlarla ilişkilerinin geliştirilmesine yönelik hedeflere de yer verildi. Üçüncü ülkelerin ve uluslararası kuruluşların TDT ile iş birliğine yönelik artan ilgisi memnuniyetle karşılanırken Teşkilat’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu ve İslam İşbirliği Teşkilatı nezdinde gözlemci statüsü elde etmesine yönelik ortak çabaların hızlandırılması çağrısında bulunuldu. TDT Sekretaryası’na uluslararası ve bölgesel kuruluşlarla kurumsal ilişkilerin geliştirilmesi yönündeki çalışmalarını hızlandırma talimatı verildi. TDT’de Dönem Başkanlığı Türkiye’ye geçti Ankara Bildirisi’nde, Azerbaycan’ın 2025-2026 döneminde yürüttüğü TDT Dönem Başkanlığı süresince Teşkilat’a sağladığı katkılar takdir edildi. TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev’e 2022-2026 dönemindeki çalışmaları dolayısıyla teşekkür edilirken yeni Genel Sekreter Mirvokhid Azimov’a başarı dilekleri iletildi. TDT’nin 14. Zirvesi’nin 2027 yılında Özbekistan’da gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı. Kırgızistan’ın 2027 yılında gayriresmi zirveye ev sahipliği yapma teklifi de memnuniyetle karşılandı. Bildirinin sonunda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a zirvenin başarıyla sonuçlandırılması dolayısıyla teşekkür edilerek bir sonraki zirveye kadar TDT Dönem Başkanlığının Türkiye tarafından üstlenilmesi memnuniyetle karşılandı. Ankara Bildirisi, 30 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan, Kazak, Kırgız, Türk ve Özbek dillerinde imzalandı.

Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, KKTC Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın katılımıyla açıldı Haber

Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, KKTC Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar'ın katılımıyla açıldı

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) 5'inci Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Osmangazi Belediyesi tarafından Türk edebiyatının evrensel değeri Yaşar Kemal'in adını yaşatmak amacıyla Hisar Arkeoparkı içerisinde hayata geçirilen Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi'nin açılış törenine katıldı. Törene Tatar'ın yanı sıra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, önceki dönem belediye başkanları Mustafa Dündar ve Recep Altepe, Yeni Parti Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz ile çok sayıda vatandaş katıldı. Açılışta konuşan Ersin Tatar, Doğu Akdeniz'de yaşanan jeostratejik ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin öneminin her geçen gün arttığını belirterek, "Doğu Akdeniz'de yaşanan jeostratejik, jeopolitik ve son yıllardaki önemli gelişmelerle birlikte Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin değeri, statüsü ve geleceğimiz bakımından önemi daha da artmıştır" dedi. Kıbrıs meselesinde iki devletli çözüm modelini savunduklarını vurgulayan Tatar, "Bizlerin siyaseti; Doktor Fazıl Küçüklerden, Rauf Raif Denktaşlardan ve benim 5'inci Cumhurbaşkanı olarak dönemimde ortaya koyduğum siyaset, Kıbrıs'ta yegâne çözüm modeli olan iki devletli siyasettir" ifadelerini kullandı. "Uluslararası birtakım tehlikeli oyunlar oynanmaktadır" Federal çözüm modeline ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tatar, "Federal temelde bir anlaşma, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin ortadan kalkmasına ve Kıbrıs Türklerinin azınlık durumuna düşmesine neden olacak bir ortam oluşturabilir. Halen daha bu doğrultuda uluslararası birtakım tehlikeli oyunlar oynanmaktadır. Ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin desteğiyle egemenliğimize, bağımsızlığımıza ve özgürlüğümüze sonuna kadar sahip çıkacağız" diye konuştu. Konuşmasında gençlere de seslenen Tatar, Türkiye ile Kuzey Kıbrıs arasındaki bağların daha da güçlenmesi gerektiğini belirterek, "Gençler okuyarak, aydınlanarak ve dünya medeniyetlerini iyi tanıyarak Türkiye Cumhuriyeti'nin güçlü geleceği için çalışmalıdır. Doğu Akdeniz'de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin yaşatılması, tanıtılması ve Türk dünyasının ayrılmaz bir parçası olarak varlığını sürdürmesi için milli siyasetin gelecek nesiller tarafından da devam ettirileceğine inanıyorum" dedi. "Sekizinci kütüphanemizi açıyoruz" Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın ise Yaşar Kemal'in adını taşıyan kütüphanenin kültürel yaşama önemli katkılar sağlayacağını belirterek, "Bugün sekizinci kütüphanemizin açılışını yapıyoruz. Her mahalleye bir kütüphane vizyonuyla hareket ediyoruz. Gençlerimizin bu alanlardan yoğun şekilde faydalandığını görüyoruz" dedi. Kütüphanede 11 bin 147 eserin bulunduğunu ifade eden Aydın, "Tarih, kültür, arkeoloji ve felsefe başta olmak üzere birçok alanda kitabın yer aldığı kütüphanemizde konferans salonu da bulunuyor. Ayrıca Hisar Arkeoparkı'ndaki yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip orijinal eserleri de konservasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yıl sonuna kadar ziyaretçilerle buluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri kurdele keserek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi'nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından davetliler kütüphaneyi gezerek incelemelerde bulundu. Kütüphanede 11 bin 147 eserin bulunduğunu ifade eden Aydın, "Tarih, kültür, arkeoloji ve felsefe başta olmak üzere birçok alanda kitabın yer aldığı kütüphanemizde konferans salonu da bulunuyor. Ayrıca Hisar Arkeoparkı'ndaki yaklaşık 3 bin yıllık geçmişe sahip orijinal eserleri de konservasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından yıl sonuna kadar ziyaretçilerle buluşturmayı hedefliyoruz" diye konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri kurdele keserek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi'nin açılışını gerçekleştirdi. Açılışın ardından davetliler kütüphaneyi gezerek incelemelerde bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.