Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Husumet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Husumet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Husumet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'daki cinayette sanıklar birbirine düştü: "Para verdim bu işe" Haber

Bursa'daki cinayette sanıklar birbirine düştü: "Para verdim bu işe"

Olay, 6 Şubat 2026'da saat 22.00 sıralarında Yıldırım ilçesi Yiğitler Mahallesi Türkmenbaşı Caddesi'nde meydana geldi. Kahvehaneden çıkarak araçlarına yönelen İbrahim Çelik ile Zekeriya Ç.'ye, bir otomobilden peş peşe ateş açıldı. Kurşunların hedefi olan iki arkadaş ağır yaralanırken, saldırganlar olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan İbrahim Çelik, 6 gün süren yaşam mücadelesini kaybetti. Zekeriya Ç.'nin ise ağır yaralandığı saldırı anı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına yansıdı. 280 saatlik görüntüden iz sürdüler Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, farklı kameralara ait 280 saatlik görüntüyü inceleyerek şüphelileri tespit etti. Şüphelilerin olay yerine "ikiz plaka" olarak tabir edilen plakalarla 3 farklı araçla geldikleri, saldırının ardından araç değiştirerek İstanbul'a kaçtıkları belirlendi. Bursa ve İstanbul'da düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerden E.K. adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Müjdat D., Batuhan Ö., Hakan N. ve Fatih K. tutuklandı. Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, firari sanık Adnan A.'nın saldırıyı azmettirdiği, Taner A.'nın ise İbrahim Ç. ve Zekeriya Ç.'yi takip ederek kahvehaneden çıktıkları sırada diğer sanıklara telefonla haber verdiği öne sürüldü. Adnan A. ve Taner A. hakkında yakalama kararı çıkarılırken, İbrahim Ç.'nin öldürüp, Zekeriya Ç.'nin de ağır yaralayan Müjdat D., Batuhan Ö., Hakan N. ile Fatih K.'nın, Bursa 5'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'Kasten öldürme' ve 'Kasten öldürmeye teşebbüs' suçlamalarıyla yargılanmasına başlandı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar ile olayda yaralanan Zekeriya Ç., İbrahim Ç.'nin babası Süleyman Ç., eşi Hilal Ç. ve taraf avukatları katıldı. Duruşmada savunma yapan sanık Batuhan Ö., "Yiğitler Mahallesi'ne gittiğimizde bir şey yoktu. Fatih K.'yi aradığımızda kahvehanede olduğunu, kendisini almamızı söyledi. Ben navigasyonu açtım. Tam sola döneceğim sırada Müjdat D. sağa dönmemi söyledi. Sağa döndüğümde 6-7 el silah sesi geldi. Seslerin nereden geldiğini bilmiyorum. Müjdat D. 'Aracı sür' diye seslendi. Çok korktum, bize ateş açıldı diye seslendim. Yolda giderken vurulup vurulmadığımı kontrol ettim" dedi. Daha sonra olay yerinden uzak bir yere lüks bir araçla Fatih K.'nin geldiğini söyleyen Batuhan Ö., "Yola çıkıp biraz ilerledikten sonra ben 'Kendimi iyi hissetmiyorum' dedim. Yolda durduk. Fatih bana su verdi. Suyu içerken, Fatih araçtan bir şeyler alıp, kanala attı. Ben ne attığını görmedim. Tekrar yola çıktık. Ben kendimi iyi hissetmediğim için uyumuşum. Gözümü açtığımda İstanbul'daydık. Müjdat yanımızda yoktu. Fatih'e sorduğumda Müjdat'ı bıraktığını söyledi. Ertesi gün Fatih K.'ya ne olduğunu sorduğumda, 'Benim aracı görünce sizi ben sandılar. O yüzden sıktılar. Seni İstanbul'a getirdim ki, sana da musallat olmasınlar' dedi. Ben de inandım" diye konuştu. Mahkeme başkanından sanığa tepki Olay sırasında aracı kullandığını belirten Batuhan Ö.'nün olayı görmediğini söylemesi üzerine mahkeme başkanı, "Dönüş güzergahında olduğu için görüş açında. Nasıl görmedin? Hadi görmedin, 24 saat sonra İstanbul'da ne olduğunu soruyorsun. Aklı başında insan 5 dakika sonra sorar, şehir değiştiriyorsun sorgulamıyorsun. Sanki 6 yaşında bir insanın elinden tutuyorlar da götürüyorlar" diye tepki gösterdi. "Zayıfı niye vurdun? Şişkoyu vuracaktın" Olayla ilgisinin olmadığını öne süren Fatih K. ise, silah atışı yapmak için gittiği tarlaya Batuhan Ö.'nün otomobille geldiğini, yanında Müjdat D.'nin de olduğunu belirterek, "Batuhan maskeli bir şekilde geldi. Telaşlı bir şekilde aracın plakasını söküyordu. Sonra benim arabaya bindiler. Diğer aracı plakasız bir şekilde tarlada bıraktılar. Aracı otobana doğru sürmeye başladım. Batuhan ile Müjdat bana silah uzatıp, 'Bunu arabada koyabileceğimiz yer var mı?' dedi. Ben de olmadığını söyledim. Bu sırada Batuhan Müjdat'a, 'Zayıfı niye vurdun? Şişkoyu vuracaktın' şeklinde konuştu. Silahları olduğu için sormaya korktum. Ben 'Arabayı alın gidin. Ben evime gideyim' dedim. Müjdat da 'Hayır, olmaz. Beni götürecek kişi sensin' dedi. Bunun üzerine ben yola çıktım ama yolda polis çevirmesi olsa ben arabadan atlayıp polise sığınacaktım" dedi. Bunun üzerine mahkeme başkanı, "Niye yapmadın? Gişelerde polis noktası var. Polise sığınsaydın" dedi. Fatih Kurt'un "O gün yoktu" cevabına sinirlenen başkan, "Her gişede polis noktası var" diye tepki gösterdi. "Bu işi yapmam gerekiyordu, para verdim" Batuhan Ö.'nün yalan söylediğini iddia eden Fatih K., "Batuhan araçta uyumuyordu. Ertesi gün dönüş yaparken, Batuhan, Hakan ile telefonda görüştü. Hakan yanına gelmeleri gerektiğini söyledi. Konumu açtık ve İznik'e gittik. Konuma Hakan geldi. Ben Hakan'a 'Beni niye böyle bir işin içine soktun' dediğimde 'Boş ver kardeşim böyle oldu. Bu işi yapmam gerekiyordu. Para verdim bu işe' dedi. Beni bu işte kullandılar" diye kendini savundu. "Olayı sanal medyadan duydum" Olayı sanal medyadan duyduğunu öne süren Hakan N. ise suçsuz olduğunu iddia ederek kendini şöyle savundu: "Benim ehliyetim daimi iptal olduğu için Batuhan'ı aradım ve Batuhan ile İstanbul'a gittik. İstanbul'da ismini sonradan öğrendiğim Müjdat'ı aldık. 1-2 saat sonra Bursa'ya vardık. Batuhan'ı evine bıraktım ve evime gittim. Daha sonra ben ailemle birlikte İznik'te bungalov evlere tatile gittik. Olaydan 1 gün sonra Fatih aradı ve İstanbul'dan geldiklerini söyledi. Ben de 'Yakınlardaysan konum atayım buraya gelin. Dükkana gitmesi gereken araç var' dedim. Onlar da geldi. Aracı teslim ettim, gittiler. Olayı yakalanmadan önce duydum. Ama kimin yaptığını bilmiyordum. Doğruyu bilen yalnız Allah, herkes bir şey diyor. 10 aydır tutukluyum. Şirketim iflas etti. Aile düzenim bozuldu. Tahliyemi, olmazsa adli kontrol şartıyla serbest bırakılmamı talep ediyorum" dedi. Tutuklu sanıklardan Müjdat D. de, susma hakkını kullanırken, mahkeme başkanı olayda yaralanan Zekeriya Ç.'ye söz verdi. Ölen İbrahim Ç.'nin, firari sanık Adnan A. ile arasında husumet olduğunu söyleyen Zekeriya Ç., "Benim İbrahim'den öğrendiğim kadarıyla İbrahim'in tanıdığı bir kişi ile Adnan arasında arazi anlaşmazlığı vardı. İbrahim ara bulucu olarak gitti. Orada kafe devir konusundaki alacağını da konuşmuşlar. Aralarında tartışma çıkmış ve silahlar çekilmiş. İbrahim ağabeyin telefonuna kurşun gelmiş" dedi. "Ateş eden Müjdat'tı" Olay günü İbrahim Ç. ve arkadaşlarıyla kahvehanede oturduklarını belirten Zekeriya Ç., "Kahvehaneden çıktığımız sırada ben İbrahim ağabey ile arkadan geliyordum. O sırada silahlar ateşlendi. Ben ayağımdan ve kalçamdan yaralandım, İbrahim ağabey vefat etti. Ateş eden Müjdat'tı, şikayetçiyim" diye konuştu. "Oğlum, kendisini vurduranın Adnan olduğunu söyledi" Sanıkların hiçbirini tanımadığını söyleyen İbrahim Ç.'nin babası Süleyman Ç. ise oğlunun ölmeden önce kendisine isim verdiğini söyledi. Süleyman Ç., "Oğlumun Adnan'dan yaklaşık 10 milyon lira civarında alacağı vardı. Birlikte bir kafe işletiyorlardı. Devir sırasında Adnan oğluma, 'Ben alacağımı alayım, senin paranı sonra hallederiz' demiş. Adnan'ın borcu buradan geliyor. Refakat sırasında oğlum bana kendini vurduranın Adnan olduğunu, organize edenin de Hakan olduğunu söyledi. Hakan'ın Adnan'a 15 milyon lira borcu varmış. Adnan da borcuna karşılık bu işi yapmasını teklif etmiş. Sanıkların hepsinden şikayetçiyim" diye konuştu. Olay günü kahvehanede ağabeyi İbrahim Ç. ile birlikte oturduklarını belirten tanıklardan Muhammet Mustafa Ç. de, "Kahvehanede otururken, köşe masada bizi gözetlediklerini fark ettik. Rahatsız olduk. Ağabeyimin arkadaşının şantiyesine gidip, orada oturmaya karar verdik. Kahvehaneden çıkarken olay gerçekleşti" dedi. İddianamede de İbrahim Ç. ve Zekeriya Ç'yi takip eden Taner A.'nın, maktul ve arkadaşının kahveden çıkınca telefonla haber verdiği diğer sanıkların kendilerine ateş ettiğinin yer aldığını belirten mahkeme başkanı, firari sanıklar Adnan A. ve Taner A.'nın yakalanması için müzekkere yazılmasına ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Balıkesir polisi üst üste operasyonlarla cinayeti aydınlattı Haber

Balıkesir polisi üst üste operasyonlarla cinayeti aydınlattı

Olay, Karesi ilçesi 2. Sakarya Mahallesi Yasemin Sokak'ta 18 Eylül'de meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, yatsı namazını kıldıktan sonra camiden çıkan Nurettin A. (66), evine doğru yürüdüğü sırada kimliği henüz belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Yaşanan olayda N.A.'nın sırtına 2, başına ise 1 kurşun isabet etti. Silah seslerini duyan çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde N.A.'nın hayatını kaybettiği belirlendi. Olayın ardından Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı ile Asayiş Şube Müdürlüğü'ne bağlı Cinayet Büro ekipleri araştırmalara başladı. İlk operasyon İstanbul'da Olayı gerçekleştiren şahısların T.A. ve F.İ. isimli şahıslar olduğu tespit edilirken, 24 Eylül'de İstanbul'da Bağcılar ilçesi İstoç Sanayi Sitesi içerisinde ayrıca olaya aracılık eden şahıslardan olduğu değerlendirilen D.B. isimli şahıslar yapılan operasyon sonucu yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin yapılan ilk sorgusunda silahı parçalara ayırarak attıkları anlaşılınca ekipler delil nitaliğindeki silah parçalarını boş arazide bularak çalışmalarını tamamladı. Sorgu sonrası adli makamlara sevk edilen şüpheliler tutuklanarak Kepsut Cezaevi'ne gönderildi. İkinci operasyon için düğmeye basıldı Yaşanan cinayet olayının üzerine giden polis ekipleri ikinci operasyon için düğmeye bastı. Olayın azmettiricileri ve şüphelilere yardım ettikleri tespit edilen şüphelilere yönelik 15 Ekim'de Kars ve İstanbul illerinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şüphelilerden M.A., A.A. ve E.G., mahkemece tutuklanarak Kepsut Cezaevi'ne teslim edilerek cinayetle ilgili tutuklu sayısı 6 oldu. C.Ö. isimli şahıs ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Öte yandan, Nurettin A. ile şüpheliler arasında geçmiş yıllara ait husumet bulunduğu öğrenildi. Yaşanan cinayet sonrasında cinayeti işleyen şahsın olay yerinden kasklı halde kaçarkenki görüntüsü ise kameralara yansıdı.

Çamaşırhane cinayetinde istenen cezalar belli oldu Haber

Çamaşırhane cinayetinde istenen cezalar belli oldu

Olay, 26 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Kartepe ilçesi Köseköy Mahallesi Kartal Sokak'ta meydana geldi. Çamaşırhanede çalışan yabancı uyruklu şahıslar arasında tartışma çıktı. Tartışma kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşürken, Abdolraouf Gorgani hayatını kaybetti, Muhammadsafa A. ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Olaya ilişkin Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro ekipleri tarafından, iş yeri çalışanlardan Mehdi B. (29), Golbahar P. ve Ali K. (19), Raouf P. yakalanarak gözaltına alındı. Mevcutlu olarak Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'na sevk edilen şüpheliler, tutuklanarak cezaevine gönderildi. Soruşturma süresinde Ali K., dava süresinde ise Golbahar P. tahliye edildi. "Abdolraouf ile aramızda husumet yoktu" Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu sanıklar Mehdi B. ve Raouf P., tutuksuz sanıklar Golbahar P. ve Ali K. ile avukatları katıldı. Maktul Abdolraouf Gorgani'ye yönelik 'kasten öldürme' suçundan yargılanan Raouf P., Abdolraouf ile aralarında herhangi bir husumet bulunmadığını savunarak, "Olay gecesi Golbahar yanımıza gelerek Abdolraouf'un Ali'yi dövdüğünü söyledi. Olaya müdahale etmek için yanlarına gittik ancak kapı kapalıydı. İçerden Abdolraouf, Ali'ye 'Uyuşturucuyu neden çantana koydun?' diye bağırıyordu. Kapıyı açmasını söyledik açmayınca Mehdi kapıyı kırdı. Abdolraouf, Mehdi'ye 'Sen karışma, odadan çık' dedi. Mehdi çıkmayacağını söyleyince Abdolraouf onun yakasına yapıştı ve yumruk attı" dedi. "Bıçak Abdolraouf'un şah damarına geldi" Yaşanan olay sonrası kavga çıktığını söyleyen Raouf P., savunmasına şöyle devam etti: "Bunun üzerine kavga etmeye başladılar. Benim hiçbir şekilde Abdolraouf'a eylemim olmadı. Biz sadece odada onları kavgayı ayırmaya çalıştık. Daha sonra koridora çıktılar ve kan gördüm. Mehdi'nin bıçak çıkarttığını gördüm ama sapladığını görmedim. Abdolraouf'ta bıçak görmedim. Kan görünce korkuyla kaçmaya başladık. Kaçmamın sebebi Türkiye'de oturum iznimin olmamasından kaynaklıydı. Kaçtığımızda Mehdi bana, 'Bıçak Abdolraouf'un şah damarına geldi. Ölüp ölmediğini bilmiyorum' dedi. Abdolraouf'un Ali'yi odaya alıp kızma sebebi memleketten gelen eşyalarının arasından uyuşturucu çıkmasıymış. Suçsuzum, beraatimi istiyorum." "Kendimi kurtarmak amacıyla sadece bıçağı savurdum" Öldürme kastının olmadığını savunan Mehdi B. de "Abdolraouf beni bıçakladı, kendimi kurtarmak amacıyla sadece bıçağı savurdum. Olaya dahil olmamın sebebi sadece Ali'yi Abdolraouf'tan korumaktı. Odaya girdiğimde Abdolraouf'un Ali'ye tekme ve tokat ettiğini gördüm. Olay sebebiyle çok pişmanım" şeklinde konuştu. Tutuksuz sanık Golbahar P. ise önceki savunmalarını tekrar ettiğini söyleyerek suçlamaları kabul etmedi. "Abdolraouf bana birkaç kez tokat attı, başka bir şey yapmadı" Tutuksuz sanık Ali K. ise savunmasında, "İş yerinde çalışan İbrahim, memleket izninden dönünce eşyalarımı getirmesini istemiştim. İbrahim eşyalarımı getirince içinden uyuşturucu çıkmış. İbrahim, bunu fotoğraflayıp Abdolraouf'a yollamış. Abdolraouf da durumu bana sordu. Uyuşturucunun bana ait olmadığını söyledim. Abdolraouf bana birkaç kez tokat attı, başka bir şey yapmadı. Kapı kırılınca da bana bir eylemde bulunmadı. Mehdi içeri girince Abdolraouf ona yöneldi, 'Çık dışarı' dedi. Mehdi, ustabaşımız olduğu için 'Bu benim elemanım, senin onunla ne işin olabilir?' dedi. Mehdi dışarı çıkmayınca Abdolraouf onun yakasına yapıştı yumruk attı. Bunun üzerine kavga başladı. Raouf'un maktule vurduğunu hiç görmedim. Abdolraouf'ta da bıçak görmedim" ifadelerini kullandı. 2 sanık için hapis, 2 sanık için beraat istendi Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, Mehdi B.'nin Abdolraouf Gorgani'yi kasten öldürme suçundan müebbet hapisle cezalandırılmasını talep etti. Savcı ayrıca Mehdi B.'nin Muhammadsafa A.'yı öldürmeye teşebbüs suçundan 10 yıldan 18 yıla kadar hapis ve 6136 sayılı Kanun kapsamında ayrıca cezalandırılmasını istedi. Raouf P. hakkında ise Abdolraouf Gorgani'nin öldürülmesine iştirak suçundan 15 yıldan 18 yıla kadar, Muhammadsafa A.'nın öldürülmesine teşebbüse iştirak suçundan ise 6 yıl 8 aydan 12 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Mütalaada Ali K. ve Golbahar P.'nin ise kasten öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarından ayrı ayrı beraatleri istendi. Sanık avukatlarının mütalaaya karşı savunmalarının alınmasının ardından mahkeme heyeti, sanıkların mevcut hallerinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.

Bursa'da eşiyle yürürken silahlı saldırıya uğradı Haber

Bursa'da eşiyle yürürken silahlı saldırıya uğradı

Bursa'da eşiyle birlikte yolda yürüdüğü sırada husumetli olduğu kişilerin silahlı ve sopalı saldırısına uğrayan 46 yaşındaki Erkan E., elinden ve bacağının iki farklı bölgesinden vurularak yaralandı. Yanındaki eşi Duygu E. ise saldırı sırasında darbedildi. Olayla ilgili gözaltına alınan yaralının eniştesi ile eniştesinin kardeşi tutuklanırken, diğer şüphelilerin yakalanması için polis ekiplerinin çalışması sürüyor. Olay, 17 Ağustos günü merkez Osmangazi ilçesi Sakarya Mahallesi Uluabatlı Hasan Bulvarı üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Erkan E. (46), eşi Duygu E. (44) ile birlikte yolda yürüdüğü sırada aralarında daha önceden husumet bulunduğu belirtilen kişilerle karşılaştı. Taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede kavgaya dönüştü. Şüpheliler, Erkan E. ve eşine saldırırken olay sırasında silah da kullanıldı. Tabancadan çıkan kurşunlarla elinden, sağ bacağından ve sol kasık bölgesinden yaralanan Erkan E. yere yığıldı. Yaralı halde yerdeyken saldırmaya devam ettiler Silahlı saldırı sonucu yere düşen Erkan E.'nin, şüpheliler tarafından darbedilmeye devam edildiği öğrenildi. Saldırganların yerde bulunan yaralı adama tekme ve sopalarla saldırdığı iddia edilirken, olay sırasında eşi Duygu E. de darp sonucu yaralandı. Şüphelilerin olay yerinden uzaklaşmasının ardından çevrede bulunan vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılara olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından Erkan E. ve Duygu E., ambulanslarla Çekirge Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Saldırı anları güvenlik kamerasında Öte yandan yaşanan saldırı, çevredeki bir iş yerinin güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde Erkan E. ile eşinin yolda yürüdüğü sırada bir grubun önlerini kestiği ve taraflar arasında tartışma yaşandığı görülüyor. Kamera kayıtlarında saldırının başlamasının ardından Erkan E.'nin silahla vurularak yere düştüğü, buna rağmen şüphelilerin yerde bulunan yaralı adama yönelik saldırılarını sürdürdüğü anlar da yer alıyor. Polis ekipleri, güvenlik kamerası görüntülerini soruşturma kapsamında incelemeye aldı. Yaralının verdiği bilgiler soruşturmanın seyrini değiştirdi Olayın ardından geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, yaralı Erkan E.'nin ambulansla hastaneye götürüldüğü sırada verdiği bilgiler doğrultusunda şüphelilerin kimliklerini belirledi. Ekiplerin yaptığı çalışmalar sonucunda belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Operasyonda Erkan Y. (52) ile Serkan Y. (48) gözaltına alındı. Soruşturmanın derinleştirilmesiyle taraflar arasındaki husumetin ailevi meselelerden kaynaklandığı bilgisine ulaşıldı. Gözaltına alınan Erkan Y.'nin, yaralı Erkan E.'nin eniştesi, Serkan Y.'nin ise eniştesinin kardeşi olduğu belirlendi. Enişte ve kardeşi tutuklandı Emniyetteki işlemleri tamamlanan Erkan Y. ve Serkan Y., adliyeye sevk edildi. İki şüpheli, çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Polis ekiplerinin olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen diğer şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalarının sürdüğü öğrenildi. Saldırıya ilişkin güvenlik kamerası görüntüleri ile elde edilen diğer delillerin soruşturma dosyasına dahil edildiği bildirildi.

Milletvekili Meriç’i bıçaklayan zanlı: "Çok pişmanım, çok tahrik etti, yaşadığına seviniyorum" Haber

Milletvekili Meriç’i bıçaklayan zanlı: "Çok pişmanım, çok tahrik etti, yaşadığına seviniyorum"

Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’i bıçaklayan Seydi Ahmet Keleş ve olayda dahli bulunan diğer 4 zanlı adliyeye sevk edildi. Zanlı Seydi Ahmet Keleş, sevk sırasında, "Çok pişmanım, vekil benim arkadaşım. Beni çok tahrik etti. Çok pişmanım, bilerek yapmadım. Yaşadığına çok seviniyorum" dedi. Yeni Parti Gaziantep Milletvekili Melih Meriç’i bıçaklayarak kaçan ve daha sonra teslim olan CHP Oğuzeli eski ilçe başkanı Seydi Ahmet Keleş ile olayda dahli olan diğer 4 zanlı emniyette tamamlanan yasal işlemler ve sağlık kontrollerinin ardından adliye sevk edildi. Sevk sırasında adliye çevresinde yol güvenlik önlemleri alınırken zanlı Seydi Ahmet Keleş olay nedeniyle pişman olduğunu ve vekilin hayatta olmasına sevindiğini söyledi. "Yaşadığına seviniyorum, çok pişmanım, benim arkadaşım" Sevk sırasında basın mensuplarının sorularına cevap veren zanlı Seydi Ahmet Keleş, "Pişmanım, bilerek yapmadım. Çok pişmanım, vekil benim arkadaşım. Beni çok tahrik etti. Çok pişmanım, bilerek yapmadım. Yaşadığına çok seviniyorum" ifadelerini kullandı. Olay nedeni parti ilçe başkanlığı Öte yandan zanlının emniyetteki ifadesinde olayın, Yeni Parti Oğuzeli ilçe başkanlığının başka bir isme verilmesi nedeniyle aralarında başlayan husumet nedeniyle yaşandığını ifade ettiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.