Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hukuki Süreç

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hukuki Süreç haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuki Süreç haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da sağlık çalışanlarının ev sahibi olma hayalleri milyonlarca liralık mağduriyete dönüştü Haber

Bursa’da sağlık çalışanlarının ev sahibi olma hayalleri milyonlarca liralık mağduriyete dönüştü

Bursa’da yıllar önce ev sahibi olma hayaliyle kooperatif kuran sağlık çalışanları, mağdur olduklarını öne sürdü. Yaklaşık 260 sağlık çalışanının üye olduğu kooperatifte üyelerden yıllar boyunca çeşitli ödemeler alınmasına rağmen bugün gelinen noktada tüm üyelere yetecek sayıda konut bulunmadığı ortaya çıktı. Yeni kooperatif yönetimi, aynı konutların birden fazla kişiye satıldığı iddiasıyla hukuki süreç başlattı. Dolandırıcılık olaylarından sonra mağdurların seçtiği yeni Kooperatif Başkanı Kadir Büyükaçıkgöz, sağlık çalışanlarının 2016 yılında kooperatife üye olduğunu ve ön ödemelerini tamamladığını söyledi. Üyelerin 2018-2019 yıllarında evlerine kavuşmayı beklediğini belirten Büyükaçıkgöz, süreç içerisinde çeşitli nedenlerle projenin tamamlanamadığını ifade etti. "260 kişiyiz, orada 100 daire olduğunu öğrendik" Büyükaçıkgöz, 2023 yılında üyelerin proje alanına götürüldüğünü ve kendilerine yapılacak konutların gösterildiğini belirterek, "Biz 260 kişi o evlerin içine girip çoluk çocuk, annemizle babamızla resimler çektik. Ailemizi götürüp, o evleri gezdirdik. 2026 yılının Nisan ayına kadar hiçbir şekilde bize burada yeteri kadar ev yok denilmedi. Hepimizin evi burada, hepimiz burada yaşayacağız hayaliyle yaşadık. Nisan ayında ise aslında orada yaklaşık 100 tane daire olduğunu, bizim 260 kişi olduğumuzu öğrendik" dedi. Geriye kalan üyeler için yeterli arsanın alınmadığını iddia eden Büyükaçıkgöz, bu nedenle sağlık çalışanlarının yıllardır sürdürdüğü ev sahibi olma hayalinin gerçekleşmediğini söyledi. "Kişi başı yaklaşık 15 milyon lira zarar söz konusu" Yaşanan mağduriyetin maddi boyutuna da dikkat çeken Büyükaçıkgöz, "Zararımızı meblağ olarak düşünürseniz bugün için her bir sağlık neferi yaklaşık 15 milyon TL zararda" ifadelerini kullandı. Büyükaçıkgöz ayrıca, kooperatif üyesi olmayan yaklaşık 170 kişinin de aynı bölgeden konut satın almak amacıyla ödeme yaptığını öne sürdü. Bu kişilerin paralarının kooperatif hesaplarına aktarıldığını, ardından kısa süre içerisinde üçüncü şahısların hesaplarına gönderildiğini iddia eden Büyükaçıkgöz, bu nedenle hem kooperatif üyelerinin hem de dışarıdan konut satın almak isteyen kişilerin mağdur olduğunu savundu. Aynı konutların birden fazla kişiye satıldığı iddiası Büyükaçıkgöz, iddiaların en dikkat çekici kısmının ise aynı konutların birden fazla kişiye satılması olduğunu belirtti. Kooperatifin geçmiş yönetiminin kooperatif üyelerinin hak sahibi olduğu konutları dışarıdan kişilere de sattığını öne süren Büyükaçıkgöz, "Bizim evleri bir kere daha satmışlar. Bir kere daha sattıkları dahi var" dedi. Öte yandan, konut sahibi olma amacıyla ödeme yaptıklarını belirten yaklaşık 170 kişinin de paralarını geri almak için hukuki yollara başvurduğu, kooperatif yönetiminin ise bu kişilerle ilgili çeşitli arabuluculuk ve dava süreçleriyle karşı karşıya kaldığı aktarıldı. Yeni yönetim banka hesaplarını incelemeye aldı Kooperatif yönetiminin 2026 yılının yaz aylarında değişerek başkanlığı devraldığını belirten Büyükaçıkgöz, göreve geldikten sonra ilk olarak banka hesaplarını ve geçmiş para hareketlerini incelettiklerini söyledi. Hesaplara giren paraların kimler tarafından yatırıldığını ve sonrasında hangi hesaplara aktarıldığını araştırdıklarını belirten Büyükaçıkgöz, bazı ödemelerin kooperatif yöneticilerinin aile yakınlarının hesaplarına aktarıldığını iddia etti. Büyükaçıkgöz, söz konusu para hareketlerine ilişkin belgelerin avukata teslim edildiğini ve hukuki sürecin başlatıldığını ifade etti. "25 milyon lira karşılığında başkanlığı bırakmam teklif edildi" Kooperatif başkanlığına geldikten sonra kendisine baskı yapıldığını da öne süren Büyükaçıkgöz, bazı kişiler tarafından görevinden ayrılması yönünde telkinlerde bulunulduğunu söyledi. Büyükaçıkgöz, "25 milyon TL para karşılığında benim istediğim yerden bir daire almamı ve bu görevi bırakmamı tavsiye ettiler. Bizim derdimiz bu 260 sağlık çalışanının derdi olduğu için ne 25 milyon ne de tavsiyelerini dinledik" diye konuştu. Hedefte eski yönetim, kooperatif görevlileri ve inşaat firması var Büyükaçıkgöz, hukuki süreç kapsamında eski kooperatif yönetimi, kooperatif görevlileri, bazı aile yakınları ve inşaat firmasıyla ilgili incelemelerin sürdüğünü belirtti. İlgili kişilerin mal varlıkları ve banka hesaplarına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin bulunduğunu ifade eden Büyükaçıkgöz, amaçlarının uğradıklarını belirttikleri zararın karşılanması olduğunu söyledi. Büyükaçıkgöz, "10 yıllık hayallerimizin çalındığını düşünüyoruz. Bu insanların bir an önce yargılanarak cezaevine girmesini talep ediyoruz. Bu insanların dışarıda geçirdikleri her süre bizim için bir ızdırap" ifadelerini kullandı. Yaşananlara ilişkin hukuki sürecin devam ettiği öğrenildi.

TMSF'den Can Dündar'ın mal varlığına ilişkin açıklama Haber

TMSF'den Can Dündar'ın mal varlığına ilişkin açıklama

İstanbul Çengelköy’de bulunan taşınmaz için Dündar’ın hissesine düşen aylık kira gelirinin 95 bin lira olduğu, gerekli tadilat ve tamirat işlemlerinin ise kiracı tarafından yapılarak masrafların kira bedelinden mahsup edildiği belirlendi. Firari Can Dündar’ın malvarlığının yönetimi için kayyım olarak atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) yürüttüğü çalışmalar kapsamında, Dündar adına kayıtlı 5 taşınmaz tespit edildi. Yapılan incelemelerde taşınmazların İstanbul’un Üsküdar, Muğla’nın Bodrum ilçesi ve Ankara’da bulunduğu belirlendi. Kiraya verilmiş taşınmazlardan Dündar’ın hissesine düşen kira gelirlerinin emanet banka hesabına yatırılması sağlandı. İstanbul’un Üsküdar ilçesindeki Çengelköy’de bulunan taşınmaz için Dündar’ın hissesine düşen aylık kira geliri 95 bin lira olarak belirlenirken, söz konusu taşınmazla ilgili gerekli tadilat ve tamirat işlemleri kiracı tarafından yapılıyor ve masraflar kira bedelinden mahsup ediliyor. Muğla’nın Bodrum ilçesindeki villa için kira bedelinin artırılması amacıyla diğer hissedar olan eşiyle birlikte hukuki süreç başlatıldı. Ankara’daki iki taşınmazın ise miras yoluyla edinildiği, taşınmazlardan birinde Dündar’ın annesinin ikamet ettiği, diğerinin kira gelirinin de annesi tarafından tahsil edildiği tespit edildi. Can Dündar hakkında İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2020 yılında verdiği kararla, devletin güvenliği veya siyasal yararları bakımından gizli kalması gereken bilgileri siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek ve FETÖ/PDY’ye yardım etmek suçlarından mahkûmiyet kararı verilmişti.

Mustafa Bozbey'den açıklama Haber

Mustafa Bozbey'den açıklama

"Bazı kararlar siyasi hesaplarla değil, vicdanla ve sorumluluk duygusuyla alınır; bugün böyle bir kararı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Hayatımın önemli bir bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yaptım; bu parti içinde çok kıymetli insanlarla yol yürüdüm, mücadele ettim ve Bursa için önemli sorumluluklar üstlendim. CHP'nin bir üyesi olarak verdiğim emekleri, birlikte mücadele ettiğim yol arkadaşlarımı ve geçmişimizi yok saymam mümkün değildir; ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum ve Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır. Yıllarca, hatta ömrümün büyük bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi içinde inanarak ve mücadele ederek siyaset yaptım; ancak bugün, benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyor, yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmadığım için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldığımı belirtmek istiyorum. Bu kararımın özellikle altını çizmek isterim ki hakkımdaki iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum; bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum ve bu kararın benim için çok daha önemli bir boyutu var: Bursa. Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir; yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir ve Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Yaşamı boyunca hiç kimseyi ötekileştirmeyen biri olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı benim için öncelikle Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emanetidir; bugün hangi siyasi kimlikle anıldığımın ötesinde, Bursa'ya ve Bursalı hemşehrilerime karşı taşıdığım sorumluluğun bilincinde olarak kendimi hukuk önünde savunmaya devam edeceğim. Benim için kurumsal olarak da şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık çok önemli olduğundan bugüne kadar yaptığım hizmetlerin ve attığım her adımın hesabını verdim ve vermeye de devam edeceğim; başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa'dır, sevdam Bursalılara hizmettir, güvencem hukuktur, sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir ve inancım gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağı yönündedir; çünkü inanıyorum ki siyasetin gürültüsü bir gün diner, geriye gerçekler, belgeler ve adalet kalır. Ben de bugün kendimi o gerçeğe ve adalete emanet ediyor; Bursa'nın ve Bursalıların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmaya, Bursa'nın yaşanabilir ve herkesin gülümsediği bir kent olması için mücadeleye her zaman devam edeceğimi belirterek bana güvenen, oy veren, destek olan, adaletin tecelli edeceğine inanan ve hayır dualarını eksik etmeyen bütün hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyor, yakında tekrar görüşeceğimizi ifade ediyorum" Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı.

7 yıldır tazminatını alamayan aileden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tepki Haber

7 yıldır tazminatını alamayan aileden Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne tepki

Ankara'nın Çankaya ilçesinde bulunan taşınmazlarının 104 metrekarelik bölümü fiilen yol ve kaldırım olarak kullanılan Haraççı ailesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne (ABB) karşı kazandıkları kamulaştırmasız el atma davasına rağmen yaklaşık 7 yıldır tazminatlarını alamadıklarını öne sürdü. Yerel mahkeme ve İstinaf aşamasını kazanmalarına ve Yargıtay'ın emsal kararlarına rağmen sürecin ABB tarafından yeniden Yargıtay'a taşındığını belirten Gaye Haraççı, "Belediye 'Bütün yargı yollarını tüketeceğiz' dedi, bizi tüketti" diyerek yetkililere çağrıda bulundu Ankara'nın Çankaya ilçesi Mithatpaşa Caddesi üzerinde bulunan taşınmazla ilgili yaşanan hukuki süreç, İstanbul Kadıköy'de yaşayan 84 yaşındaki Mehmet Oktay Haraççı ve ailesini mağdur etti. İddiaya göre aile, geçmişte dükkanlarında yaşanan ruhsat sorunları nedeniyle mülklerini değerinin altında satmak zorunda kaldı. Taşınmazın 104 metrekarelik hissesinin imar yolu ve kaldırım olarak kullanılması üzerine aile, Ankara Büyükşehir Belediyesi'ne karşı "kamulaştırmasız el atma" davası açtı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi ve Yargıtay süreçlerinde aileyi haklı bulan kararlar çıktı. Ancak aynı taşınmaz üzerinde bulunan diğer kat maliklerine 7 yıl önce ödeme yapılmasına rağmen, en büyük paya sahip olan Haraççı ailesine faiziyle birlikte yaklaşık 800 bin lirayı bulan tazminatlarının ödenmedi. Daha önce aynı mülkle ilgili emsal teşkil eden bir Yargıtay kararı bulunurken Gaye Haraççı, Ankara Büyükşehir Belediyesi'nin süreci uzatmak amacıyla dosyayı yeniden Yargıtay'a taşıdığını öne sürdü. "Emsal karara rağmen süreci uzatıyorlar" Yaşanan sürece tepki gösteren Mehmet Oktay Haraççı'nın kızı Gaye Haraççı, belediyenin tutumu yüzünden maddi ve manevi olarak zor durumda kaldıklarını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Ankara'da bir mülkümüz vardı. Kamulaştırmasız el atma davasını biz kazandık, istinafı da biz kazandık. Daha önce bu mülkle ilgili bir Yargıtay kararı olmasına rağmen şimdi Ankara Belediyesi yeniden Yargıtay'a gidiyor. Şu anda o kadar mağduruz ki sosyal yardıma bile muhtaç kaldık. Yargıtay'dan bir korkumuz yok çünkü biz haklıyız, ama bir an önce sonuçlanmasını istiyoruz. 7 sene önce aslında başka kat maliklerine kamulaştırmasız el atmadan para verilmiş, fakat biz en büyük pay bizimkiydi; faiziyle 800 bin liraya yakın bir para. Bunu vermemek için yeniden Yargıtay'a gitmeye ve uzatmaya çalışıyorlar. Biz haklıyız ve Yargıtay'da da bunun onanacağını, bozulmayacağını biliyoruz. Fakat mağdur olduk ve bir an önce çözümlenmesini istiyoruz." "Daha önce bu mülkle ilgili zaten bir Yargıtay kararı var" 7 yıldır devam eden dava sürecinde babasının sağlık sorunları ve sosyal güvencesinin olmaması nedeniyle büyük sıkıntı çektiklerini vurgulayan Haraççı, şunları söyledi: "Belediye 'Bütün yargı yollarını tüketeceğiz' diye tutturdu. Tüketirken bizi de tüketiyor. Bu dava 7 yıldır sürdü, istinafı da biz kazandık. Artık paramızı ödemesi gerekiyordu. Daha önce bu mülkle ilgili zaten bir Yargıtay kararı var. Yani boşu boşuna Yargıtay'ı da işgal ediyorlar defalarca giderek. Ayrıca başka kat maliklerine de ödeme yapılmış, neden bize ödeme yapılmıyor? Çankaya Belediyesi ruhsat alma yönünden çok zorluk çıkardı içine giren kiracılara. Halbuki ben aftan da faydalanmıştım; ama ruhsat verme konusunda devamlı sorun çıkardı. Giren kiracı beni arıyor, 'Ben ruhsat alamıyorum, ben çıkmak istiyorum, güvencemi verin bana, ben burada oturmayacağım' diyordu. Biz de bu şekilde devam edemezdik çünkü dükkanımız Ankara'da biz İstanbul'dayız. 4 sene önce orayı yarı fiyatına satmak zorunda kaldık. Orası benim babamın, 84 yaşında. Bu davaya çok güvenmiştik. Ölmeden önce o parayı aldığını görmek istiyor. Sosyal güvencesi de yok, şu anda çok sıkıntı içindeyiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.