Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hukuk Devleti

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hukuk Devleti haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk Devleti haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Kimse dokunulmaz değildir"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, kimsenin dokunulmaz olmadığını belirterek, "Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" dedi. Terörsüz Türkiye sürecinin yasal zeminini oluşturacak çerçeve yasanın Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmak için hazırlandığını belirten Gürlek, "Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir" diye konuştu. Bir dizi gezi ve incelemelerde bulunmak üzere bu sabah Trabzon'a gelen Adalet Bakanı Akın Gürlek, ilk olarak Trabzon Valiliğini ziyaret etti. Vali Tahir Şahin tarafından karşılanan Bakan Akın Gürlek, burada basın mensuplarına gündemle ilgili açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Trabzon'un ve milletimizin hafızasında müstesna bir yere sahip iki kahramanı rahmetle anarak başlayan Bakan Gürlek "Bayrak uğruna toprağa düşen Eren Bülbül evladımızı ve Jandarma Astsubayımız Ferhat Gedik'i, şehadetlerinin dokuzuncu yılında rahmet ve minnetle yâd ediyorum. Tüm Türkiye'yi acıya boğan bu elim olayı bir kez daha hatırlarken; ‘İyi ki varsın Eren' sözüyle hafızalarımıza kazınan Eren evladımızın, Ferhat Astsubayımızın ve vatanımız uğruna can veren bütün şehitlerimizin ruhları şad, mekânları cennet olsun diyorum" ifadelerini kullandı. Türkiye Cumhuriyeti'nin bir hukuk devleti olduğunu kaydeden Gürlek, "Ben ise 86 milyon vatandaşımızın Adalet Bakanıyım. Bu makamın sahibi değil, milletimizin ve devletimizin bize tevdi ettiği büyük bir emanetin taşıyıcısıyım. Bu nedenle adalet hizmetini hiçbir ayrım gözetmeden, milletimizin tamamına karşı taşıdığımız bir sorumluluk olarak görüyorum. Kimse dokunulmaz değildir, kimse kanunlar karşısında imtiyazlı değildir. Hukuk herkes için işler; asli amacı, vatandaşı huzur ve güven içinde tutmaktır. Hukuk, nerede bir sorun görürse, nerede vatandaşımız ya da onun var ettiği devlet aleyhine bireysel ya da organize bir yapılanma görürse orada devreye girer; dosyanın üzerindeki isme bakmaz ve gereğini yapar" diye konuştu. "Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı olarak görüyoruz" Türkiye Yüzyılı hedefi ile ilgili olarak da konuşan Bakan Gürlek, "Bu hedefi yalnızca ekonomik kalkınmanın, teknolojik ilerlemenin veya büyük yatırımların yüzyılı olarak görmüyoruz. Biz, Türkiye Yüzyılı'nı aynı zamanda Adaletin Yüzyılı yapma hedefiyle çalışmalarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Bu nedenle her geçen gün farklı şekillerde karşımıza çıkan suç ve suç örgütleriyle mücadeleye devam ediyoruz. Suçun yöntemi değişse de, araçları değişse de, örgütlerin kullandığı yollar değişse de değişmeyen bir şey var: devletin suçla mücadele iradesi. Uyuşturucudan yasa dışı bahis ve sanal kumara, sokak çetelerinden organize suç yapılanmalarına kadar milletimizin huzurunu hedef alan bütün suç odaklarının üzerine kararlılıkla gidiyoruz. Bu hafta da açıkça ifade ettik: Suç zincirinin yalnızca görünen kısmıyla ilgilenmiyoruz. Uyuşturucu suçlarında torbacısından baronuna; organize suçta suçun failinden azmettiricisine; yasa dışı bahiste hesabını kullandırandan o düzeni yönetenlere kadar zincirin tamamını ortaya çıkarıyoruz. Mattia Ahmet Minguzzi evladımızın, Atlas Çağlayan evladımızın ve nice çocuğumuzun katledilmesi hepimizin yüreğinde derin yaralar açmıştır. Bizim görevimiz yalnızca suç işlendikten sonra faili cezalandırmak değil, bu acıların bir daha yaşanmaması için suçu ortaya çıkmadan önlemektir. Bu anlayışla, özellikle ağır suçlara karışan çocuklar bakımından daha caydırıcı bir infaz düzenlemesinin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı olarak aktif rol üstlendik. Cezaların artırılması yönündeki çalışmalara önemli katkılar sağladık; çocukların suça sürüklenmesinde ailelerin sorumluluğunu güçlendiren düzenlemelerin de yer aldığı yasa Türkiye Büyük Millet Meclisinden geçerek yasalaştı. Çünkü çocuklarımız geleceğimizin en büyük teminatıdır. Onların yitip gitmesine, hayallerinin yarım kalmasına izin vermeyeceğiz. Çocuklarımızın güvenliği ve geleceği için üzerimize düşen ne varsa yapacak, kararlılıkla mücadele edeceğiz. Bizler yalnızca suçun ve suçlunun değil, suç düzenini ayakta tutan kara paranın da takipçisiyiz. Çünkü suçun damarını kesmeden, bu kaynağı kurutmadan suç örgütünün nefesini kesemezsiniz. Bu bağlamda bu düzene geçit vermeyeceğimizden hiçbir kimsenin şüphesi olmasın. Biz büyük Türk milletinin hizmetindeyiz" dedi. "Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu irade son derece açıktır: Milletimizin huzurunu bozan hiçbir yapıya müsamaha gösterilmeyecektir" ifadelerini yineleyen Bakan Akın Gürlek, "Biz de bu iradenin gereğini hukuk içerisinde yerine getireceğiz. Devletten daha güçlü bir yapı yoktur. Türk adaletinden kaçabilecekleri bir yer de yoktur. Suç işleyen kim olursa olsun, nereye giderse gitsin; yaptığı yanına kâr kalmayacaktır. Adaletin önünde zaman aşınır; hakikat aşınmaz. Bir olayın üzerinden yıllar geçebilir. Bir dosya rafta bekleyebilir. Ama faili meçhul kalan her ölüm, devletin önünde kapanmamış bir hesaptır. Bu nedenle faili meçhul olayları, şüpheli ölümleri ve kamu vicdanında iz bırakan dosyaları yeniden açmaya devam edeceğiz. Şüpheyi dağıtacağız. Delilin izini süreceğiz. Faili ortaya çıkaracağız. Sorumluyu adaletin karşısına çıkaracağız. Kararlıyız ve azimliyiz. Ucu nereye giderse gitsin, kimin karşısına çıkarsa çıksın, yolumuzdan şaşmayacağız" diye konuştu. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin çok uzun yıllar boyunca teröre ağır bedeller ödediğine dikkat çekerek konuşmasını şöyle sürdürdü: "Binlerce evladımızı şehit verdik. Nice anneler evladını toprağa verdi. Nice çocuklar babasız büyüdü. Nice ailelerin ocağına ateş düştü. Türkiye yalnızca canlarını kaybetmedi. Enerjisinden kaybetti, kaynaklarından kaybetti, kalkınma imkânlarından kaybetti. Hepsinden önemlisi, kardeşliğimiz defalarca hedef alındı. Bugün geldiğimiz noktada ise artık başka bir Türkiye vardır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu güçlü iradeyle başlayan Terörsüz Türkiye hedefi, milletimizin sağduyusu ve Gazi Meclisimizin iradesiyle yeni ve tarihî bir safhaya ulaşmıştır. Meclisimizin gündemine gelen Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair düzenleme, 10 Ağustos 2026 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda 468 kabul oyuyla yasalaşmıştır. Tarihe geçecek çok güçlü bir millî irade ortaya konulmuştur. Buradan bir kez daha emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum. Bu güçlü irade bize çok önemli bir şey söylüyor: Terörsüz Türkiye artık yalnızca bir temenni değildir. Devletimizin, siyaset kurumunun ve milletimizin ortak geleceğine dair ortaya konulmuş tarihî bir iradedir. Bu meselenin tarafı 86 milyon vatandaşımızdır. Kazananı da 86 milyon olacaktır. Millî şuuru yüksek Trabzon'umuz da bu süreci sağduyuyla anlatmalı ve güçlü şekilde sahiplenmelidir. Çünkü mesele bu topraklarda bir daha hiçbir annenin evladını teröre kurban vermemesi meselesidir. Mesele ülkemizin dağlarının, şehirlerinin ve sınırlarının terörle değil; üretimle, yatırımla, turizmle, bilimle ve gençlerimizin başarılarıyla anılması meselesidir. Mesele, bir daha hiçbir Eren Bülbül'ümüzün çocuk yaşta aramızdan koparılmaması meselesidir. Mesele bütün vatandaşlarımızın çocuklarına daha huzurlu bir Türkiye bırakması meselesidir. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi hedefimiz, Türkiye'yi terör tehdidinden kalıcı olarak kurtarmak, millî birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve bölgemizde huzur iklimini hâkim kılmaktır. Burada özellikle altını çiziyorum: şehitlerimizin aziz hatırasını incitecek hiçbir adım atılmamıştır, atılmayacaktır. Gazilerimizin fedakârlığı bizim için tartışmaya kapalıdır. Tek gayemiz güçlü Türkiye'ye giden yolu açmak ve iç cepheyi güçlendirmektir. Yine Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi: "Türkiye, hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu, kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir. İşte bu nedenle inanıyorum ki Millî Mücadele ruhunu hâlâ damarlarında taşıyan Trabzon, Terörsüz Türkiye idealinin de en güçlü sahiplerinden biri olacaktır." "Türkiye bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülkedir" Adalet Bakanı Akın Gürlek, Türkiye'nin bugün artık sorunlarını erteleyen değil, sorunlarının üzerine giden bir ülke haline geldiğini ifade ederek "Terör meselesinde de böyledir. Suç örgütleriyle mücadelede de böyledir. Adalet sistemimizin eksiklerinde de böyledir. Nerede bir eksiklik varsa gidereceğiz. Nerede vatandaşımızın haklı bir beklentisi varsa dinleyeceğiz. Nerede milletimizin huzuruna kasteden bir yapı varsa hukuk içerisinde karşısında duracağız. Adalet teşkilatımızı daha güçlü hâle getirecek, yargının etkinliğini artıracak, vatandaşımızın hakkına daha hızlı ulaşmasını sağlayacak reformlarımızı sürdüreceğiz. Bu anlayışla, Trabzon'umuzda adalet hizmetlerinin fiziki altyapısını da güçlendirmeye devam ediyoruz. Vakfıkebir Adliyemizin proje çalışmalarını tamamladık, yapım ihalesini gerçekleştirdik; Of Adalet Sarayı projemizi de daha güçlü ve etkin bir yargı hizmeti sunacak şekilde hazırladık. Trabzon Bölge Adliye Mahkememizde kurulmasına karar verilen yeni hukuk ve ceza dairelerimizin faaliyete geçebilmesi için ihtiyaç duyulan ek hizmet binasına ilişkin çalışmalarımızı da kararlılıkla sürdürüyoruz. Ve nihayetinde milletimizin yıllardır hak ettiği sivil, demokratik ve kuşatıcı bir anayasa hedefinden de vazgeçmeyeceğiz. Çünkü Türkiye Yüzyılı'nı geçmiş dönemlerin vesayet anlayışından kalan bir anayasal zeminin üzerine değil; milletin iradesini merkeze alan, insan onurunu ve temel hakları güvence altına alan güçlü bir hukuk düzeninin üzerine inşa etmek istiyoruz. Şimdi önümüzde yeni bir dönem vardır: Terörün gölgesinden tamamen kurtulmuş, suç örgütlerinin hareket alanının yok edildiği, hukuk güvenliğinin güçlendiği; ekonomisiyle, üretimiyle ve insan kaynağıyla çok daha büyük hedeflere yürüyen bir Türkiye dönemi. Biz buna inanıyoruz. Trabzon'un da bu yürüyüşte dün olduğu gibi bugün de en ön safta yer alacağına inanıyoruz. Yeşil Vatanımızı koruyacak, ülkemizde her türlü suç örgütünü yok edecek ve milletimizin huzurunu bozan iç ve dış mihraklara asla fırsat vermeyeceğiz" dedi.

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda Haber

Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin yasa teklifi TBMM Adalet Komisyonu’nda

Türkiye Büyük Millet Meclisi Adalet Komisyonu, Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’ni görüşmek üzere toplandı. Terörsüz Türkiye süreci kapsamında hazırlanan 12 maddelik Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesi Kanun Teklifi’nin komisyon görüşmelerine başlandı. Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel başkanlığında toplandı. TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, komisyon toplantısının başında yaptığı konuşmada, TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ilk toplantısını 5 Ağustos 2025 tarihinde yaptığını hatırlattı. "Adalet Komisyonu yasama tarihimizin en önemli ve kritik tekliflerden birini görüşecektir" Teklifin, Türkiye’nin milli dayanışmasını güçlendirme, toplumsal bütünleşmesini kalıcı hale getirme ve Türkiye Yüzyılı’na daha güçlü adımlarla ilerleme iradesinin önemli bir göstergesi olduğunu söyleyen Yüksel, "Komisyonumuz bu teklifiyle birlikte yasama tarihimizin en önemli ve en kritik kanun tekliflerinden birini görüşecektir. Çünkü bu teklif milletimizin 40 yılı aşkın süredir kanayan yarasını hukukun şifalı eliyle sarma iradesinin somut bir tezahürüdür. Bu teklif ile kazanımların hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kalıcı toplumsal barışa dönüştürülmesi hedeflenmektedir. Bu teklifi ele alırken milletimizin huzurunu, devletimizin güvenliğini ve Cumhuriyetimizin 2. yüzyılına ilişkin ortak istikametimizi ilgilendiren tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyoruz. Terörsüz Türkiye’deki dönemsel bir siyasi söylenin veya kısa vadeli bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kırk yılı aşkın terör ve mücadele tecrübesinden, devlet aklından ve milletimizi huzur ve güvenlik iradesinden beslenen stratejik bir millet ve devlet politikasıdır" dedi. "Bugün ulaştığımız her kazanımın ardından şehit ve gazilerimizin fedakarlığı vardır" Yüksel, terörün can kayıplarına neden olan bir güvenlik sorunu olmadığını aynı zamanda milletimin ortak geleceğinin önünde duran ağır bir pranga olduğunu kaydederek, "Terörün ekonomik maliyetinin 2.3 trilyon doları aştığı bilinmektedir. Terör nedeniyle ülkemizde yaklaşık 2.5 milyon kişilik istihdam kaybı yaşanmış, 123 milyar dolara yaklaşan vergi kaybı oluşmuş, yatırım, üretim ve finansman imkanları ciddi şekilde zarar görmüştür. Terörün Türkiye’ye yıllık ortalama maliyeti 50 milyar doların üzerine çıkmıştır. Bu tablo teklifin yalnızca bir güvenlik meselesi değil aynı zamanda bir kalkınma ve adalet meselesi olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Teröre harcanan kaynakların üretime, yatırıma, eğitime, sağlığa ve teknolojik gelişime yöneltilmesi Türkiye’nin geleceği açısından stratejik bir zorunluluk olmuştur. Ancak bütün maddi kayıtların ötesinde en ağır bedel aziz şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz tarafından ödenmiştir. Bugün ulaştığımız her kazanımın ardında onların fedakarlığı vardır. Bugün terörün ülkemiz üzerindeki etkisinin kalıcı biçimde ortadan kaldırılmasını ve toplumsal bütünleşmenin daha da güçlenmesini konuşabiliyorsak bunu canlarını bu vatan için feda eden aziz şehitlerimize, kahraman gazilerimize ve devletimizin hukuk içinde yürüttüğü kararlı mücadeleye borçluyuz. Terörsüz Türkiye hedefi menzile ulaştığında ülkemiz canlarımızı yakan ve kaynaklarımızı tüketen bu ağırlıktan ebediyen kurtulacaktır. Terörden tamamen arındırılmış bir Türkiye, daha güçlü bir ekonomi, daha fazla yatırım, daha yüksek refah, daha sağlam bir toplumsal huzur ve uluslararası alanda daha etkin bir Türkiye anlamına gelmektedir" ifadelerini kullandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek" Haber

Adalet Bakanı Akın Gürlek: "Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek" dedi. Bakan Gürlek, bir dizi programa katılmak üzere Iğdır'a geldi. Bakan Gürlek, programı kapsamında ilk olarak Iğdır Valiliğini ziyaret etti. Valilikte Vali Mustafa Fırat Taşolar tarafından karşılanan Gürlek, ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek açıklamasında, "Iğdır, Türkiye'nin Nahçıvan'a, Azerbaycan'a, Kafkasya'ya ve Türk dünyasına açılan en önemli kapılarından biridir. Dilucu Sınır Kapısı, Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu Demiryolu Hattı ve Zengezur Koridoru ile birlikte şehrimizin ticari, lojistik ve jeopolitik önemi önümüzdeki dönemde daha da artacaktır. Ekonomik kalkınmanın kalıcı olması, yatırım ve ticaretin güven içerisinde büyümesi ise inşa ettiğimiz güçlü hukuk düzeniyle mümkün olacaktır. Türkiye'nin en güvenli ve en huzurlu ülkelerinden biri olma yolunda attığı kararlı adımlar, Iğdır'ımızın da cazibesini her geçen gün artırmaktadır. Kafkasya'dan Orta Asya'ya uzanan gönül coğrafyasında Iğdır'ın barışın ve kardeşliğin buluşma noktalarından biri hâline gelmesi bizleri memnun etmektedir. Farklı kültürlerin bir arada huzur içinde yaşadığı Iğdır'ın bu birlik ve beraberlik iklimi, en değerli kazanımlarımızdan biridir. Bu kardeşlik iklimini korumak ve daha da güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Iğdır'ın ihtiyaçlarını karşılamak için Bakanlığımızın sorumluluk alanına giren her konuda tüm imkânlarımızı seferber etmeye devam edeceğiz. Adalet hizmeti yalnızca binalarla değil; liyakatli insan kaynağı, güçlü kurumlar, etkin koordinasyon ve hukuka sarsılmaz bağlılıkla yükselir. Bu anlayışla Iğdır'daki adalet hizmetlerimizin hem fiziki hem de beşerî kapasitesini güçlendiriyoruz. Yapımı devam eden Iğdır Yeni Adalet Sarayı tamamlandığında mahkemelerimiz, Cumhuriyet Başsavcılığımız ve adli hizmet birimlerimiz modern ve işlevsel bir hizmet ortamına kavuşacaktır. Böylece vatandaşlarımızın adalete erişimi daha da kolaylaşacaktır. Hâkimlerimiz, Cumhuriyet savcılarımız, avukatlarımız ve adalet personelimiz daha iyi çalışma şartlarına kavuşacaktır. Adalet teşkilatımızın çalışma ve yaşam imkanlarını geliştirmek amacıyla yeni adliye lojmanlarını hizmete sunduk. Devam eden personel alım süreçleriyle zabıt kâtipliğinden icra kâtipliğine, mübaşirlikten ceza infaz kurumu personeline kadar birçok alanda insan kaynağımızı güçlendirmeye devam ediyoruz" dedi. Milli Birlik ve Kardeşlik süreci vurgusu Bakan Gürlek, yüzyılın en önemli devlet projelerinden biri olan Milli Birlik ve Kardeşlik sürecinde önemli bir aşamaya geldiğini ifade ederek, "Iğdır halkı yıllarca terör belasından büyük mağduriyetler yaşamıştır. Bölge insanımız, kırk yılı aşkın süredir ülkemizin gelişmesinin, kalkınmasının ve huzurunun önündeki en büyük engel olan terörden kurtulma noktasına gelmiştir. İnşallah kısa süre içerisinde siyasetin tüm kesimlerince sahiplenilen ve milletimizin tüm kesimlerini kucaklayan bu süreç başarıyla tamamlanacaktır. Cumhur ittifakımızın değerli liderlerinden Devlet Bahçelinin bu sürece olan katkıları, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın icra makamındaki kararlı duruşu ve Gazi meclisimizin başkanlığında siyasi partilerimizin samimiyeti ile “terörsüz Türkiye” şafağı ülkemizin üzerine doğmaya başlamıştır. Gazi Meclisimizin desteğiyle ülkemiz yeni bir döneme girmektedir. Allah'ın izniyle milletimizin sağduyulu duruşu sayesinde bu süreç başarıyla sonuçlanacak ve ülkemiz için yeni bir sayfa açılacaktır. Ülkemiz bütün enerjisini ekonomik kalkınmaya, bölgesel huzura, güvenliğe ve refaha yöneltecektir. Iğdır halkımızın bu süreçte sergilediği vakur ve sağduyulu duruş için ayrıca teşekkür ediyorum. Sizlerin desteği olmasaydı bu noktaya gelmemiz mümkün olmazdı. Tüm provokasyonlara, iç ve dış odakların girişimlerine rağmen; doğusuyla batısıyla, Türk'üyle Kürt'üyle, Azerisiyle hep birlikte el ele vererek kardeşlik içerisinde ülkemizin geleceğine sahip çıktınız. Bu nedenle sizleri gönülden kutluyorum" şeklinde konuştu. "Vatandaşlarımızın adalete daha hızlı erişmesini sağlayacak önemli adımlar atacağız" Türkiye'nin genel güvenlik tehditlerini bertaraf etme noktasında önemli mesafeler katettiği gibi, bölgesel ve yerel tehditlerle mücadelede de devlet-millet iş birliği içerisinde hareket etmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Gürlek, sözlerini şöyle sürdürdü, " Iğdır'ın üç ülkeye sınırı bulunan stratejik konumu, güvenlik ve adalet hizmeti sunan kurumlarımıza önemli sorumluluklar yüklemektedir. Uyuşturucu ticareti, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, silah kaçakçılığı, suç gelirlerinin aklanması ve organize suç örgütleriyle mücadele yalnızca bir asayiş meselesi değildir; aynı zamanda milli güvenliğimizin ve hukuk düzenimizin korunması meselesidir. Bugünün suç örgütleri artık yalnızca sokakta faaliyet göstermiyor. Dijital platformları, kripto varlıkları, paravan şirketleri, yasa dışı ödeme sistemlerini ve uluslararası finans ağlarını kullanıyorlar. Hepsinin farkındayız. Bakanlık olarak gelişen teknolojik imkânları da etkin şekilde kullanarak suç örgütleriyle sonuna kadar mücadele etmekte kararlıyız. Artık suç örgütlerinin ve illegal yapılanmaların bir adım önündeyiz. Hiçbiri kaçamayacak, işledikleri suçları yanlarına bırakmayacağız. Çünkü devletimiz bu konuda kararlı ve güçlüdür. Her suçlu, Türk adaletinin gücünü hissedecektir. Hukuki düzenlemeler ve kanuni ihtiyaçlar, gerekli görülen her aşamada Gazi Meclisimizde değerlendirilerek milletimizin hizmetine sunulacaktır. Geçtiğimiz hafta 12. Yargı Paketimiz Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. İnşallah Ekim ayında da bu paketin devamı niteliğinde yeni düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Bu düzenlemelerle yargı hizmetlerini daha da güçlendirecek, özellikle uzun süren yargılama süreçlerini hızlandıracak ve vatandaşlarımızın adalete daha hızlı erişmesini sağlayacak önemli adımlar atacağız." "Suç ve suçluyla mücadele taviz yok" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde, ilgili tüm kurumlarla güçlü bir koordinasyon ve eş güdüm içerisinde; kara para aklama, yasa dışı bahis, kumar, sokak çeteleri, tefecilik, uyuşturucu ticareti, organize suç örgütleri, sosyal medya üzerinden işlenen suçlar ve millî ile manevi değerlere yönelik mesnetsiz saldırılarla hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde tavizsiz mücadelenin sürdürüleceğini dile getiren Bakan Gürlek, "Suç ve suçluyla mücadele, bizim tavizsiz devlet politikamızdır. Uyuşturucu; aileleri parçalayan, gençlerimizin geleceğini karartan, organize suç yapılarını finanse eden ve toplumumuzun huzurunu hedef alan çok yönlü bir güvenlik tehdididir. Son dönemde Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinasyonunda gerçekleştirilen kapsamlı operasyonlarla uyuşturucunun üretim, sevkiyat, satış ve finansman zincirinin tüm halkalarına devletimizin demir yumruğunu indirdik. İnşallah bundan sonra da aynı kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Torbacısından baronuna kadar herkes hukuk önünde hesap verecektir. Aynı kararlılığı yasa dışı bahis, kumar ve sanal kumarla mücadelede de göstermeye devam ediyoruz. Çünkü yasa dışı bahis artık yalnızca bir kumar meselesi değildir. Bu sistem; suç gelirlerinin aklanmasına, vatandaşlarımızın dolandırılmasına, ailelerin ekonomik olarak çökertilmesine ve organize suç örgütlerinin finansman sağlamasına hizmet eden büyük bir suç ekonomisine dönüşmüştür. Aynı şekilde, yeni nesil organize suç örgütlerine yönelik de son dönemde ülke genelinde çok sayıda başarılı operasyon gerçekleştirdik. Bu yapılarla mücadelemiz de sonuna kadar devam edecektir" şeklinde konuştu. "Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk" Göreve geldiği günden bu yana özellikle üzerinde hassasiyetle durduğu bir konuya gündeme getiren Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yıllardır aydınlatılamayan faili meçhul olayların yeniden incelenmesi amacıyla Bakanlığımız bünyesinde Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Birimi kurduk. Bu birimimiz, vatandaşlarımız tarafından da büyük bir memnuniyetle karşılanmıştır. Eski dosyalar yeniden mercek altına alınıyor. Aydınlatılamamış olayların çözüme kavuşturulması için HTS kayıtları, DNA eşleştirmeleri, kamera görüntüleri, dijital materyaller, tanık beyanları ve ihtiyaç duyulması hâlinde yeniden alınan ifadeler gibi tüm güncel teknolojik ve hukuki imkânlardan yararlanıyoruz. Karanlıkta kalmış her dosyayı en ince ayrıntısına kadar yeniden değerlendiriyoruz. Ortada bir cinayet varsa devlet, o cinayeti aydınlatmak için bütün imkânlarını seferber etmek zorundadır. Aradan uzun yıllar geçmiş olması failler için bir güvence değildir. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecektir. Kurduğumuz bu birim aracılığıyla henüz aydınlatılamamış cinayetlerin ortaya çıkarılması için kararlılıkla çalışıyoruz. Bu mücadelemizi hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde sürdürmeye devam edeceğiz. Soruşturmalar, kanaatlere göre değil, delillerin gösterdiği istikamette yürütülecektir. Suçluların cezalandırılması kadar masumların korunması da en temel sorumluluğumuzdur. Iğdır, farklı kültürlerin ve köklü kardeşlik bağlarının bir arada yaşadığı müstesna şehirlerimizden biridir. Türk'üyle, Kürt'üyle, Azerisiyle; kökeni, mezhebi, düşüncesi ne olursa olsun bütün vatandaşlarımız aynı bayrağın altında, aynı vatanın eşit ve onurlu evlatlarıdır. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın zamanda ifade ettiği gibi: "Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir. Hangi partiden, hangi görüşten, hangi kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin bir ferdiyiz. Türkiye'nin başarısı, 86 milyonun tamamının başarısıdır. Bizim devlet anlayışımızda vatandaşlarımız arasında hiçbir ayrım yoktur." Hiç kimsenin kökenine, mezhebine, düşüncesine ya da sosyal statüsüne bakılmaksızın herkesin hakkını ve hukukunu korumak, devletimizin en temel görevidir" dedi. "Milletimizin ciğerini yakanlar cezasız kalmayacak" İçinde bulunulan yaz mevsiminde ormanların, tarım alanların, meraların ve doğal varlıkların yangın riskine karşı büyük bir hassasiyet taşıdığını hatırlatan Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Yeşil Vatan'a yönelik her saldırı, milletimizin ortak varlığına, millî servetine ve gelecek nesillerimizin hakkına yönelmiş bir ihanettir. Kasten ormanlarımızı yakanlar, ihmali veya sorumsuz davranışlarıyla yangınlara sebebiyet verenler, sabotaj girişiminde bulunanlar ve bu felaketlerden çıkar sağlamaya çalışanlarla hukuk çerçevesinde kararlılıkla mücadele edeceğiz. Cumhuriyet Başsavcılıklarımız bu kapsamda soruşturmaları titizlikle yürütmektedir. Hiç kimse milletimizin ciğerini yakmanın cezasız kalacağını düşünmesin. Yeşil Vatan'a kastedenler, işledikleri suçların hesabını mutlaka hukuk önünde verecektir. Değerli Iğdırlı vatandaşlarım; Iğdır'ın huzuru, güvenliği ve kalkınması için Valiliğimiz, adli teşkilatımız, yerel yönetimlerimiz, üniversitemiz, kamu kurumlarımız ve sivil toplum kuruluşlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaya devam edeceğiz. Başta yapımı devam eden Yeni Adalet Sarayımız olmak üzere, ilimizde sürdürülen tüm yatırımların Iğdır'ımıza şimdiden hayırlı olmasını diliyorum. Bu güzel şehrimize gece gündüz demeden hizmet eden tüm kamu görevlilerimize; hâkimlerimize, Cumhuriyet savcılarımıza, avukatlarımıza, adalet personelimize, Emniyet Teşkilatımıza, Jandarma Teşkilatımıza ve görevlerini fedakârca yerine getiren tüm kahraman mensuplarımıza bir kez daha teşekkür ediyorum. Sizlere Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın selam ve muhabbetlerini bir kez daha iletiyorum. Bizleri büyük bir samimiyet ve misafirperverlikle ağırlayan Iğdır Valimiz Mustafa Fırat Taşolar'a ev sahipliği ve nazik misafirperverliği için ayrıca teşekkür ediyorum. Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin. Iğdır'ımızın yolu açık, geleceği aydınlık olsun" diye konuştu.

CHP'de yaprak dökümü Haber

CHP'de yaprak dökümü

Önceki dönemlerde görev yapmış 281 CHP milletvekili, 'mutlak butlan' yönetimindeki CHP’den istifa ederek Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti’yi destekleyeceklerini ortak açıklamayla duyurdu. Cumhuriyet Halk Partisi'nde önceki dönemlerde görev yapmış 281 milletvekili, partideki 'mutlak butlan' yönetimine tepki olarak CHP'den istifa ettiklerini, bundan böyle Özgür Özel liderliğindeki Yeni Parti'yi destekleyeceklerini duyurdu. CHP'nin 38'inci kurultayı için alınan 'mutlak butlan' kararına "Cumhuriyeti, parlamenter yaşamı ve demokrasiyi kuran 103 yıllık kurucu Partimizin iradesini ve demokratik süreçleri ayaklar altına alan, Cumhuriyet’in temel değerlerinden uzaklaştıran ve CHP’yi kişisel iktidar aracı haline getiren bir karardır" ifadeleriyle tepki gösterilen açıklamada, "Cumhuriyet Halk Partisinin laiklik, demokrasi, hukuk devleti ve sosyal devlet gibi Cumhuriyet’in temel değerlerinin en önemli taşıyıcısı olduğuna inanan bizler, bu değerlerin mevcut yapı altında savunulmasının olanaksız hale geldiğine üzüntüyle tanıklık ediyoruz. Bu nedenle ortaya çıkan meşruiyet krizinin bir parçası olmayacağız" denildi. "YENİ OLUŞUMA DESTEK VERİYORUZ" Açıklamada şu ifadeler kullanıldı: "Aynı zamanda kurucu iradenin üyeleri olan bizler, Partimizin temel değerlerine ve Türkiye’nin aydınlık geleceğine duyduğumuz sorumluluğumuzun gereği olarak, CHP’den istifa ediyor; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, çoğulculuğa, sosyal demokrasiye ve Cumhuriyet’in kurucu değerlerine bağlı, parti içi demokrasiyi ve tüm üyelerin katılımıyla yapılacak önseçimi esas alan Yeni Parti’nin siyasal anlayışının inşasına katkı sunmak amacıyla yeni oluşuma destek veriyoruz. Sayın Özgür Özel başkanımızın liderliğini yaptığı siyasi hareketin; Atatürk'ümüzün Cumhuriyetimizin harcına kattığı o yüce toplumsal barışı, sarsılmaz dayanışmayı, kardeşlik ve hoşgörü ruhunu yeniden şahlandıracağına, milletimizin her bir ferdini ortak gelecek ülküsü etrafında aynı heyecanla kucaklayarak Türkiye'nin dört bir yanında yeni bir umut meşalesi yakacağına, sarsılmaz bir iktidar iradesini var edeceğine gönülden inanıyoruz. Halkımızın desteğiyle, CHP'nin tarihsel mirasını ve Cumhuriyetin temel değerlerini ödünsüz sahiplenecek Yeni Parti'ye destek olacağımızı, Türkiye'yi aydınlık yarınlara taşımak için çalışacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz."

7 ilde eş zamanlı çete operasyonu Haber

7 ilde eş zamanlı çete operasyonu

Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütleri ve faili meçhul cinayetlerle mücadelede önemli gelişmeleri kamuoyuyla paylaştı. Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü iş birliğiyle, lideri hakkında kırmızı bülten bulunan ve halen İtalya’da tutuklu olan organize silahlı suç örgütüne yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. İstanbul merkezli olarak Tekirdağ, İzmir, Siirt, Samsun, Tokat ve Şanlıurfa’da eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, aralarında 6 avukatın da bulunduğu 54 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Şüphelilerin nitelikli yağma ve tehdit suçlarına karıştıkları, tanık ve şüpheli ifadelerini etkilemeye çalıştıkları ve suç örgütüne maddi destek sağladıkları değerlendiriliyor. Bakan Gürlek, söz konusu suç örgütüne yönelik bugüne kadar yürütülen soruşturmalarda yaklaşık 700 şüpheli hakkında işlem yapıldığını, çok sayıda kamu davasının açıldığını belirterek, suç örgütlerine karşı mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla süreceğini vurguladı. Öte yandan yıllardır çözülemeyen iki cinayetin de yeniden yürütülen teknik çalışmalar sayesinde aydınlatıldığı açıklandı. İstanbul Şişli’de 2016 yılında öldürülen Aynur Kanbur cinayetinde iletişim kayıtları, ulaşım verileri ve husumet ilişkileri incelenerek tetikçi ve bağlantılı şüpheliler tespit edildi. Antalya Kepez’de 2014 yılında öldürülen Şeref Kocabıyık dosyasında ise kayıp cep telefonu üzerinden yapılan analizler sonucu cinayete iştirak ettiği belirlenen 4 şüpheli gözaltına alındı. Bakan Gürlek paylaşımında, “Üzerinden ne kadar zaman geçerse geçsin hiçbir suç cezasız kalmayacak. Tek bir faili meçhul dosya kalmayana kadar adalet mücadelemiz kesintisiz sürecek” mesajını verdi. Gürlek, operasyon ve soruşturmalarda görev alan savcılık, emniyet ve jandarma birimlerine teşekkür ederek, kamu düzenini ve hukukun üstünlüğünü hedef alan tüm suç yapılanmalarına karşı mücadelenin devam edeceğini kaydetti.

CHP kurultay davasında çarpıcı karar! Haber

CHP kurultay davasında çarpıcı karar!

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi’nin verdiği belirtilen kararda, CHP’nin 4–5 Kasım 2023’te gerçekleştirdiği 38. Olağan Kurultay’ın “mutlak butlan” nedeniyle geçersiz olduğu tespit edildi. Karara göre, kurultayın yapıldığı tarihten itibaren alınan tüm kararların hükümsüz sayılmasına hükmedilirken, kurultay öncesi döneme dönülmesi gerektiği ifade edildi. Bu kapsamda, partinin eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile önceki parti organlarının görevlerini sürdürmesi gerektiği belirtildi. Ayrıca, mevcut yönetimin başında bulunan CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve beraberindeki Merkez Yönetim Kurulu, Parti Meclisi ve Yüksek Disiplin Kurulu üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına karar verildiği aktarıldı. Kararda, 2023 kurultayının “mutlak butlan” ile sakatlanmış sayılması nedeniyle, bu tarihten sonra yapılan tüm olağan ve olağanüstü kurultayların da geçersiz olduğu ifade edildi. Bu kapsamda CHP İstanbul İl Kongresi’nin de iptal edildiği bildirildi. Mahkemenin kararında ayrıca, tedbiren eski yönetimin karar kesinleşene kadar göreve iade edilmesi gerektiği, kararın Yüksek Seçim Kurulu ve ilgili seçim mercilerine gönderileceği yer aldı. BAKAN GÜRLEK: ELBETTE BU KARARIN TEMYİZ YOLU AÇIKTIR Adalet Bakanı Akın Gürlek, CHP’ye yönelik verilen mutlak butlan kararı hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, yaptığı açıklamada, verilen kararın vatandaşların demokrasiye olan güvenini pekiştiren bir karar olduğunu ifade ederek, "Hukuk devleti, iddiaları ciddiyetle ele alıp delilleriyle değerlendiren devlettir. Hangi parti söz konusu olursa olsun delegenin ve üyenin iradesinin menfaat, baskı ya da yönlendirmeyle sakatlanması kabul edilemez" diye konuştu. "Elbette bu kararın temyiz yolu açıktır" diyen Bakan Gürlek, "Herkesin bu karara saygı göstermesi büyük önem taşıyacaktır. Bizim için temel ilke, irade milletindir, delegenindir, üyelerindir. Bu iradeye gölge düşüren her unsurun karşısında hukuk devleti dimdik durur" dedi. ÖZGÜR ÖZEL: ACIYA KATLANMAYI AMA TESLİM OLMAMAYI VADEDİYORUM Söz konusu karar ardından CHP'den tedbiren uzaklaştırılmasına karar verilen Özgür Özel ise, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşım dikkat çekti. "Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum" diyen Özel, "Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum. Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!" sözlerinin yer aldığı videosunu paylaştı.

Bursa'da İYİ Parti ve Anahtar Parti’den Mustafa Bozbey açıklamaları Haber

Bursa'da İYİ Parti ve Anahtar Parti’den Mustafa Bozbey açıklamaları

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması, siyaset dünyasında geniş yankı uyandırırken, İYİ Parti ve Anahtar Parti’den konuyla ilgili peş peşe açıklamalar geldi. İYİ PARTİ’DEN ADALET VE HUKUK VURGUSU İYİ Parti Bursa İl Başkanı İsmail Kaya, Mustafa Bozbey’in gözaltına alınması ile ilgili olarak, süreci dikkatle takip ettiklerini belirtti. Kaya, “Hukuk devleti ilkesinin temel gereği; herkesin masumiyet karinesi çerçevesinde değerlendirilmesi, adil ve şeffaf bir yargı sürecinin işletilmesidir. Soruşturma süreçlerinin siyasi saiklerden uzak, tamamen hukukun üstünlüğü ve evrensel hukuk normları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğine inanıyoruz” dedi. Başkan Kaya, ayrıca, seçilmiş bir belediye başkanının gözaltına alınmasının yalnızca şahsını değil, aynı zamanda kendisine oy veren vatandaşların iradesini de yakından ilgilendirdiğini ifade etti. “Bu nedenle sürecin şeffaf, hızlı ve adil bir şekilde sonuçlandırılması büyük önem arz etmektedir. İYİ Parti olarak, hukukun üstünlüğünü, demokrasiye olan bağlılığımızı ve millet iradesine saygıyı her koşulda savunmaya devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz” diye konuştu. ANAHTAR PARTİ’DEN YARGI SÜRECİNE DİKKAT ÇEKİLDİ Öte yandan, Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının ardından Anahtar Parti de yazılı bir açıklama yaparak süreci değerlendirdi. Parti, adaletin toplum vicdanında karşılık bulmasının önemine dikkat çekerek, hukukun temel ilkeleri olan tarafsızlık, şeffaflık ve eşitliğin korunması gerektiğini vurguladı. Anahtar Parti Bursa İl Başkanı Fikret Aslan açıklamasında, Bozbey hakkındaki soruşturmanın ve sonrasında verilen tutuklama kararının kamuoyunda geniş tartışmalara neden olduğunu ifade ederek, yargı süreci devam eden bir konuda peşin hükümlere varılmasının doğru olmadığı ve masumiyet karinesinin gözetilmesi gerektiğinin altını çizdi. Anahtar Parti, yargı sürecinin adil, şeffaf ve hızlı bir şekilde tamamlanmasını, aynı zamanda kamu vicdanını tatmin edecek bir sonucun ortaya çıkmasını temenni etti.

CHP Bursa Büyükşehir'den seslendi... CHP'lilerden saat 19.00 çağrısı Haber

CHP Bursa Büyükşehir'den seslendi... CHP'lilerden saat 19.00 çağrısı

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey'in sabah saatlerinde gözaltına alınması sonrasında Büyükşehir Belediyesi önünde toplanan CHP'liler, Bursalılar, Bursalıların iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelik açık bir müdahale olarak nitelendirdi. Yeşiltaş, Marmara Belediyeler Birliği ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in gözaltına alınmasının doğrudan Bursalıların iradesine, demokrasiye ve hukuk devletine yönelik açık bir müdahale olduğunu belirterek, "Sandıkta tecelli eden milletin iradesini hiçe sayan, Cumhuriyet Halk Partili belediyelere yönelik bu yaklaşım asla kabul edilemez. Çünkü unutulmamalıdır ki milletin iradesi yok sayılamaz. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız hakkında yürütülen sürecin, 10 yıl öncesine ait olduğu iddia edilen bir dosyayla bugün ilişkilendirilerek yıllar sonra gündeme getirilmesi, hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Hukuk, siyaseti dizayn etmenin bir aracı haline getirilemez. Bu tür uygulamalar adaleti zedelediği gibi halkın hukuka olan güvenini de derinden sarsmaktadır" diye konuştu. SAAT 19.00'DA VATANDAŞLARI DAVET ETTİ "Bursa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mustafa Bozbey’in, Bursa halkının iradesiyle seçildiği gün olan 31 Mart’ın 2. yıl dönümünde bir şafak operasyonuyla gözaltına alınması kabul edilemez" diyen Yeşliltyaş, "Kendisi çalışkan bir belediye başkanıdır. Bu operasyonun hukuki değil, tamamen siyasi olduğu apaçık ortadadır. Halkın iradesini yok sayan her türlü girişimin karşısında durmaya devam edeceğiz. Demokrasiye, hukuka ve adalete olan inancımızla Bursa halkının seçilmiş iradesine sahip çıkmayı sürdüreceğiz. Bozbey Başkanımızın bir an önce serbest bırakılması ve görevinin başına dönmesi, vicdan sahibi her yurttaşın ortak beklentisidir. Bu doğrultuda, halkın iradesinin gasp edilmesine itiraz eden herkesi bugün saat 19.00’da burada olmaya davet ediyoruz. Halkın iradesine sahip çıkmaya devam edeceğiz" dedi. Halkın iradesine sahip çıkmayı sürdüreceklerini belirten Yeşiltaş, "Yönetme kabiliyetini kaybedenler ve siyasallaştırdıkları yargı eliyle operasyonlar yürütenler şunu iyi bilsin: Cumhuriyet Halk Partisi’ni teslim alamayacaksınız. Bir adım bile geri atmayacağız, başımızı öne eğmeyeceğiz. Mustafa Bozbey bu kentin emanetidir. Bizler, seçilmiş iradenin temsilcisi olan başkanımız görevinin başına dönene kadar buradan ayrılmayacağız. Halkın iradesine sahip çıkacağız" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.