Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hukuk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

12. Yargı Paketi TBMM'de Haber

12. Yargı Paketi TBMM'de

Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Başkanlığına sunuldu. Teklife göre, Yargıtay, bölge adliye mahkemeleri ve ilk derece mahkemelerince verilen para alacağına ilişkin ilamların idare tarafından gecikmeksizin yerine getirilmesi zorunlu olacak. Alacaklıların banka hesap bilgilerini yazılı olarak bildirmesinin ardından, hükmedilen tutarın en geç bir ay içinde ödenmesi gerekecek. Bu sürede ödeme yapılmaması halinde ilamlı icra takibi başlatılabilecek. MİRASÇILAR İÇİN ÖZEL SATIŞ DÜZENLEMESİ Miras yoluyla edinilen ve üçüncü kişilerin ortak olmadığı taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde ilk açık artırma yalnızca mirasçılar arasında gerçekleştirilecek. Bu uygulama bir defaya mahsus olmak üzere hayata geçirilecek. İcra satışlarında elektronik satış portalı üzerinden gerçekleştirilen açık artırmalara ilişkin kurallar yeniden düzenleniyor. İhale bedelini süresinde yatırmayanlara idari para cezası uygulanacak, yatırılan teminatlar ise iade edilmeyecek. Ayrıca satış isteyen alacaklıların teminat yükümlülüklerine ilişkin yeni hükümler getiriliyor. NOTER EVRAKLARINA DİJİTAL ERİŞİM TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre Noterlik Kanunu'nda yapılacak değişiklikle mahkeme ve savcılıkların talep ettiği noterlik evrakları elektronik ortamda gönderilebilecek. Bu işlemler için herhangi bir harç veya ücret alınmayacak. Düzenlemeyle idare mahkemelerinde tek hâkim tarafından karara bağlanabilecek dava türlerinin kapsamı genişletiliyor. 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlerden kaynaklanan davalar ile bazı öğrenci ve kamu personeli işlemlerine ilişkin davalar tek hâkim tarafından görülebilecek. Danıştay daire sayısının azaltılmasına yönelik uygulamanın süresi dört yıl daha uzatılacak. Buna bağlı olarak boşalan üyeliklere ilişkin seçim usullerinde de değişikliğe gidilecek. HÂKİM VE SAVCI YARDIMCILARINA YENİ EĞİTİM SİSTEMİ Hakim ve savcı yardımcılarının eğitim süreçleri yeniden yapılandırılıyor. Eğitimlerde anayasa hukuku, insan hakları, ceza ve özel hukuk, karar yazımı ve duruşma yönetimi gibi alanlara ağırlık verilecek. Yazılı ve sözlü sınavlarla mesleki yeterlilik ölçülecek. Hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda bilirkişiye başvurulması halinde uyarma cezası uygulanabilecek. Teklifte yer alan düzenlemeye göre, sözleşmeyle belirlenmemiş kanuni faiz oranı, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının kısa vadeli kredi işlemlerinde uyguladığı reeskont oranının yüzde 80'i esas alınarak hesaplanacak. CEZA MUHAKEMESİNDE DNA VE DİJİTAL VERİ DÜZENLEMESİ Genetik inceleme sonuçlarının saklanması ve imhasına ilişkin yeni kurallar getiriliyor. DNA verileri belirli süreler sonunda imha edilecek ve ilgili kişiler belirli şartlarda verilerinin silinmesini talep edebilecek. Bilgisayar ve dijital verilere ilişkin arama ve el koyma işlemlerinde de yeni güvenceler getiriliyor. Hakim onayı alınmayan işlemler sonucunda elde edilen kopyalar ve çözümlenen metinler derhal imha edilecek. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumu yeniden şekillendiriliyor. Buna göre, iki yıl veya daha az süreli hapis cezalarında belirli şartların oluşması halinde HAGB kararı verilebilecek. Kararlara karşı istinaf ve temyiz yolları açık olacak. Öte yandan işkence, eziyet ve kamu görevlilerinin kötü muamele niteliğindeki suçlarında HAGB hükümleri uygulanamayacak. Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılacak değişiklikle kaçak sanıklar hakkında kovuşturma yürütülebilecek. Ancak sorgusu yapılmamış kaçak sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilemeyecek. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yapılacak değişiklikle duruşmalar arasındaki süre kural olarak üç ayı geçemeyecek. Ayrıca "belirsiz alacak davası" uygulaması kaldırılarak alacak miktarının tahkikat sonuna kadar artırılabilmesine imkan tanınacak. ELEKTRONİK AÇIK ARTIRMA SİSTEMİ YAYGINLAŞIYOR Vesayet altındaki kişilere ait taşınır ve taşınmaz malların satışları da UYAP'a entegre elektronik satış portalı üzerinden gerçekleştirilecek. Teklifin gerekçesinde, yargı süreçlerinin hızlandırılması, mahkemelerin iş yükünün azaltılması, dijitalleşmenin artırılması ve vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılmasının hedeflendiği belirtildi. Düzenlemenin yasalaşması halinde yargı sisteminde birçok alanda yeni uygulamalar hayata geçirilecek.

Bakan Gürlek: "Yargı paketi ayrı, ’Terörsüz Türkiye’ süreci ayrı yürüyor" Haber

Bakan Gürlek: "Yargı paketi ayrı, ’Terörsüz Türkiye’ süreci ayrı yürüyor"

Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Gazetecinin infaz düzenlemesine ilişkin çalışma olup olmadığı yönündeki sorusunu cevaplayan Bakan Gürlek, yalnızca suça sürüklenen çocuklara ilişkin bazı değerlendirme ve önerilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne iletildiğini ifade ederek, "Çocukların cezalarının infazına ilişkin bazı önerilerimiz var. Bu konuda kurulan komisyonun raporu bekleniyor" dedi. Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi içerisinde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunup bulunmadığı yönündeki soruya, "Terörsüz Türkiye sürecini Meclis yürütüyor. 12. Yargı Paketi’ne son şeklini vermek üzere Meclis’te yoğun bir hazırlık süreci devam ediyor. Bu çalışmalar birbirinden bağımsız ilerliyor. Ülkemizin farklı sorunlarını çözmeye yönelik çok önemli çalışmalar yürütülüyor" ifadelerini kullandı. Gürlek’ten Avrupa Parlamentosu raporuna tepki Bir gazetecinin Avrupa Parlamentosu raportörünün kendisiyle ilgili değerlendirmelerini sorması üzerine Bakan Gürlek, söz konusu raporun bağlayıcılığı bulunmadığını belirtti. Görevlerini hukuk çerçevesinde yerine getirmeye devam ettiklerini ifade eden Gürlek, "Biz görevimizi yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Zaten o şahsın ideolojik yaklaşımı farklı. Marjinal örgütlerle irtibatları da biliniyor. Hazırlanan rapor da tavsiye kararı" değerlendirmesinde bulundu.

Bursa’nın en iyi liselerinin öğrencileri çalıştayda buluştu Haber

Bursa’nın en iyi liselerinin öğrencileri çalıştayda buluştu

Çalıştayın açılışı gerçekleştirilen konuşmalarla başladı. Açılış programının ardından düzenlenen konserle katılımcılar keyifli anlar yaşadı. Ardından profesör doktor, doçent doktor ve doktor unvanlı akademisyenlerin yanı sıra alanında uzman isimlerden oluşan toplam 18 konuşmacı öğrencilerle bir araya geldi. Konuşmacılar, akademik birikimlerini, mesleki deneyimlerini ve kariyer yolculuklarını paylaşarak öğrencilere ilham verdi. Hukuk komitesinde Bursa Barosu Başkanı Avukat Metin Öztosun, çevre komitesinde Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, teknoloji komitesinde ise Prof. Dr. İbrahim Arpacı öğrencilerle bir araya geldi. Arpacı’nın dünyanın en etkili bilim insanları arasında yüzde 2’lik dilimde yer aldığı ifade edildi. Psikoloji, felsefe, sanat, teknoloji, bilim, sağlık, hukuk, uzay, eğitim, girişimcilik, çevre, medya, sosyoloji, tarih ve uluslararası ilişkiler komitelerinde gerçekleştirilen oturumlarda öğrenciler güncel meseleleri farklı bakış açılarıyla değerlendirme fırsatı buldu. Katılımcılar araştırma, sunum ve ekip çalışmalarıyla akademik bilgi birikimlerini artırırken iletişim becerilerini de geliştirdi. Etkinlik kapsamında ayrıca yurt dışında eğitim imkanları ve yapay zeka okuryazarlığı konularında seminerler düzenlendi. Alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleştirilen seminerlerde öğrencilere eğitim ve teknoloji dünyasındaki güncel gelişmeler aktarıldı. Çalıştay boyunca öğrenciler farklı okullardan gelen katılımcılarla bir araya gelerek sosyal etkileşim kurma fırsatı da yakaladı. Gençlerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimlerine katkı sunmayı amaçlayan çalıştay yoğun katılımla gerçekleştirildi.

Çocuk İşçiliğine Karşı Ortak Ses Osmangazi’den Yükseldi Haber

Çocuk İşçiliğine Karşı Ortak Ses Osmangazi’den Yükseldi

Çocukların daha güvenli, sağlıklı ve umut dolu bir geleceğe sahip olması adına yürüttüğü sosyal belediyecilik çalışmalarına büyük önem veren Osmangazi Belediyesi, Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü kapsamında anlam dolu bir sempozyum düzenledi. Osmangazi Belediyesi ile Osmangazi Kent Konseyi iş birliğinde Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde gerçekleştirilen sempozyumda, çocukların geleceğini korumanın toplumsal bir sorumluluk olduğuna vurgu yapıldı. Sağlık, eğitim, hukuk ve sosyal yaşam boyutlarıyla çocuk işçiliğinin masaya yatırıldığı sempozyumda Bursa eski İl Sağlık Müdürü ve ÇEVREM Genel Başkanı Dr. Hüseyin H. Serdar, BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ve Avukat Abdulkadir Garaçoğlu önemli değerlendirmelerde bulundu. “Çocuklarımızı Ucuz İş Gücü Olarak Görmememiz Lazım” “Çocuk İşçiler ve Sağlık Yaklaşımları” başlıklı konuşmasında çocuk işçiliğinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda ciddi bir sağlık ve toplumsal sorun olduğuna dikkat çeken Dr. Hüseyin H. Serdar, bugün yaklaşık 1,5 milyon çocuğun tarım, sanayi ve hizmet sektöründe çalıştırıldığına işaret ederek, şöyle konuştu: “Çocukların karşı karşıya kaldıkları şiddet, çocukların girdikleri stres, depresyon ile psikososyal yönden de sağlıkların bozulması, bedensel, ruhsal, biyolojik yapılarıyla ilgili geleceğe dair hayallerini bile etkileyebilecek bir durum söz konusu. Buna karşı çocukları işçi değil; onları daha başarılı, toplumun geleceğini etkileyecek, kendi hayallerini gerçekleştirecek, bedensel ruhsal yönden gelişimlerini tamamlayacak bireyler olarak, toplumumuzun geleceğini devam ettirecek bireyler olarak hazırlamak durumundayız. Çocuklarımızı ucuz iş gücü olarak görmememiz lazım, toplumun bütün kesimlerinin bu konuya el atması lazım. Dolayısıyla 12 Haziran Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’nde biz bir ses vermeye gayret edeceğiz. Bu ülkemizin diğer alanlarında da bu sesler düzgün bir şekilde verilirse, muhtemelen çocukların geleceği aileler ve toplum içerisinden umut veren bir geleceği gözlemiş olacağız.” “Bütün İlgili Tarafların Bir Arada Olmasıyla Çözülebilecek Bir Şey” BESOB Eğitim Koordinatörü Gülbin Okur ise “Çocuk İşçiliğinin Azaltılması Çalışmaları ve Öneriler” başlıklı sunumunda, çocuk işçiliğiyle mücadelenin ancak tüm kurumların ortak çalışmasıyla mümkün olabileceğini ifade etti. Esnaf Odaları Birliği olarak sahada aktif çalışmalar yürüttüklerini belirten Okur, ailelerin, okulların, sivil toplum kuruluşlarının ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin önemine değinerek, “Bu, bütün ilgili tarafların bir arada olmasıyla çözülebilecek bir şey, biz de Esnaf Odaları Birliği olarak o yönde çalışıyoruz. Hem aileler, hem çocukların kendisi, hem okullar, hem de bizler sivil toplum paydaşları olarak işin içinde olursak bir şeyleri derleyip toplayabiliyoruz diye düşünüyoruz. Esnaf Odaları Birliği olarak saha ekiplerimizle çocuk işçiliğini önlemek üzere işletmelere ziyaretler yapıyoruz, onlara sunumlar gerçekleştiriyoruz, nasıl doğru ilerleyeceklerini anlatıyoruz. Uygun yaştalarsa çıraklık eğitim merkezlerimize yönlendiriyoruz, eğitim alıp o mesleğe sahip olabilmeleri için. Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler projeleri kapsamında da çırak öğrencilerimize bilgilendirmeler yapıyoruz, nasıl ilerlemeleri doğrultusunda. Burada iş güvenliği de çok önemli, onu da çok önemsiyoruz. İşletmelerin içerisinde sahada doğru şekilde çalışılmasına yönelik bilgilendirmeler yapıyoruz. Bir de yetişkin eğitimleri veriyoruz ki bu arkadaşlarımızın gelecekte bir arada çalışacağı kişiler de, o gençlerle nasıl çalışacaklarını bilsinler, ustalarımız, usta öğreticilerimiz hep birlikte ilerleyebilsinler diye.” ifadelerini kullandı. “Mevzuat Yeterli Olsa Bile Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar Var” Sempozyumun bir diğer konuşmacısı olan Avukat Abdulkadir Garaçoğlu da “Çocuk İşçiliği, Yasal Durum ve Sorunlar” başlıklı konuşmasında, çocuk işçiliğiyle mücadelenin aslında geleceği koruma mücadelesi olduğunu söyleyerek, “Bugünün önemi şu, bu durum geleceğimizi kurtarmayla alakalı çünkü çocuklar bizim geleceğimizdir. Çocuk işçiliği ile mücadele edersek, geleceğimizi kurtarmakla alakalı mücadele ederiz. Hukuki açıdan baktığımızda bu husus, kanunlarımızda birçok noktada korunmaktadır ama tabii ki ülkemizde ve dünyada olan bütün sorunlar gibi mevzuat yeterli olsa bile uygulamada karşılaşılan sorunlar vardır. Bu sempozyumda bu konuyu konuştuk, dile getirdik. Bu sorunları, bunlarla nasıl mücadele edilebilir onu dile getirdik. İnşallah geleceğimizi kurtarmak için, çocuk işçiliği ile mücadele etmek için tekrardan bir ses olmak istedik.” açıklamalarında bulundu. Sempozyumun sonunda Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, konuşmacılar Dr. Hüseyin H. Serdar, Gülbin Okur ve Abdulkadir Garaçoğlu’na gerçekleştirdikleri bilgilendirmelerden ötürü teşekkür ederek plaket takdim etti.

Kılıçdaroğlu'ndan arınma mesajı! Haber

Kılıçdaroğlu'ndan arınma mesajı!

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'de yaşanan gerginliğin ardından TBMM Grup Toplantısı'nı parti genel merkezinde yapacağını duyurmuştu. Açıklamasının ardından CHP Genel Merkezi'ne gelen Kılıçdaroğlu konuşmasından önce Merkez Yönetim Kurulu (MYK) üyeleriyle bir değerlendirme toplantısı yaptı. Genel Merkez'de toplanan partililer salonda ‘Halkın umudu Kılıçdaroğlu, Direne direne kazanacağız, Hak, hukuk adalet' sloganları attı. "CHP'nin kurultayları düşüncelerinin özgürce ifade edildiği kurultaylardır" Kılıçdaroğlu, daha sonra Grup Toplantısı'nı gerçekleştirmek üzere salona geldi. Hakkı, hukuku ve adaleti her yerde savunacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin sorunlarına, bölgenin sorunlarına çözüm üreten, akılcı çözümler üreten tek parti Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları düşüncelerinin özgürce ifade edildiği kurultaylardır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultayları bir şenlik kurultayıdır. Cumhuriyet Halk Partisi'nin kurultaylarında para olmaz, pul olmaz, çıkar olmaz. Çünkü bu parti Mustafa Kemal'in partisidir. Bu parti hakkı, hukuku ve adaleti her yerde, her ortamda savunan bir partidir" diye konuştu. "Kirlilikten arınacağız, temiz siyaset yapacağız" Temiz siyaset yapacaklarını dile getiren Kılıçdaroğlu, "Kirlilikten arınacağız. Temiz siyaset yapacağız. Kirli olanların tamamının işine son vereceğiz. Bu parti kirliliği kabul etmez. Bu parti devlete yön çizen bir partidir. Bu parti sıradan bir parti değildir. Bu parti devlet kuran, devlet inşa eden bir partidir. CHP tarihinin hiçbir döneminde pavyonlarda kurultay pazarlıkları yapılmamıştır. Ben bunu söylediğim için eleştiriyorlar. ‘Niye böyle konuşuyorsun' diye. Uygar tartışmanın olduğu yerlerde insanlar birbirlerini dinlerler. Ama ‘Ben sana para vereyim, sen bana oy ver'. Böyle bir düzeni bu parti kabul etmez. Hiçbir irade parayla satın alınamaz. İradesini, parayla satanlar, bu partide yer alamazlar. Bu partide yokturlar ve olmayacaklardır" ifadelerini kullandı. "Hiçbir CHP genel başkanı yurt dışına gidip ‘Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez" Kılıçdaroğlu, her zaman iyi niyetle baktığını ve ahlaki temelleri koruyarak çalıştığını dile getirerek "Partiyle ilgili başka alanlarda, dış dünyada, iç dünyada Türkiye'nin saygınlığını korumaya özen gösterdim. Hiçbir CHP genel başkanı yurt dışına gidip ‘Bize niye yardım yapmıyorsunuz' diyemez" dedi. "Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim" CHP'nin ahlaki değerlerini koruyacağını aktaran Kılıçdaroğlu, "Partiyi kirlilikten arındıracağım. Bunun için ön yargılı olmayacağım. Mutlak butlan davasını bu partinin başına bela edenlerden hesap sormazsam namerdim. Bizim ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir bu. Mutlak butlan davası ahlaki üstünlüğümüze vurulan bir darbedir. Onun hesabını soracağım. Kim bu işe bulaştıysa, kim kirlilikten medet umduysa, onlara güle güle diyeceğiz" açıklamasında bulundu. Kılıçdaroğlu, gençlere seslenerek "Onların biraz derinlikli düşünmelerini istiyorum. Sosyal medyanın trollerin ya da adını tanımlayamadığım bazı kişilerin dolduruşuna gelmesinler. Akıllarını kullansınlar. Sorgulamayı öğrensinler. Sorgulamayı öğrendiğimizde siyaseti güzel bir zemine oturtmuş oluruz" değerlendirmesinde bulundu. "Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz" Partide gerçek bir değişim olduğuna dikkati çeken Kılıçdaroğlu, "Gerçek değişim 3 aşamadan oluşacak. Birincisi şu; Arınma ve temiz siyaset. İkinci değişim, ekonomik kurtuluş ve üretimci kalkınma. Kalkınmayı üreterek yapacağız. Üçüncüsü ise iktidarın oluşturduğu tahribatın düzeltilmesi lazım. Yani devletin yönetiminin ahlak zeminine oturması lazım. Devletin yönetimi ahlak zeminine oturmazsa hepimiz kaybederiz. İktidara geldiğimizde ilk yapacağımız iş devlete çöken mafyayı temizlemek olacaktır" ifadelerine yer verdi. "Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin" Kılıçdaroğlu, mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Birlikte mücadele edeceğiz. Ahlaklı siyaseti, erdemli siyaseti yeniden getireceğiz. Benim koltuk derdim yok. Ben bir köşeye çekilip huzur içinde de yaşayabilirim. Ama tarihin yüklediği bir sorumluluk var. Ben kurultayı toplayacağım, hiç kimse endişe etmesin. Ahlaklı erdemli bir kurultayı elbette yapacağız. Elbette genel başkanımızı erdemli bilgi oylarınızla seçeceksiniz. Hiç kimse kapalı kapıları ardında özel pazarlıklar yapmayacak. Kimse zenginleşme aracı olarak kurultayı kullanmayacak."

BUÜ ve JLU’nün düzenlediği 7. Akademik Günler tamamlandı Haber

BUÜ ve JLU’nün düzenlediği 7. Akademik Günler tamamlandı

BUÜ Yönetimi, Giessen Justus Liebig Üniversitesi’nden gelen veteriner, tıp, iktisat ve hukuk alanlarındaki akademisyenler ile Hessen eyalet yetkililerini ağırladı. Çok sayıda akademik ve idari yetkilinin bulunduğu heyet, BUÜ akademisyen ve yöneticileri ile 2 gün boyunca farklı konularda görüş alışverişinde bulundu. Alanında uzman çok sayıda akademisyenin yaptığı sunumları içeren programda Almanya’dan gelen Prof. Dr. Martin Schneider tarafından genel cerrahi anabilim dalında 3 günlük uygulamalı eğitim ve seminerler verildi. Açılış töreninde konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, 1998 yılından bu yana sürdürülen ortaklığın akademik dayanışmanın güçlü örneklerinden biri olduğunu vurguladı. Günümüzde üniversitelerin yalnızca eğitim ve araştırma yapan kurumlar olmadığını belirten Yılmaz, küresel sorunların çözümünde bilimsel iş birliklerinin ve uluslararası diyaloğun büyük önem taşıdığını ifade etti. BUÜ-JLU Ortaklık ve Alman Üniversiteleri Akademik İşbirliği Koordinatörü Doç. Dr. E. Sinem Özdemir Salcı ise iki üniversite arasındaki iş birliğinin tarihi sürecine değinerek, kendisinin de yirmi yıl önce Giessen’e giden bir değişim öğrencisi olduğunu aktardı. Kurulan köklü dostluk ve akademik güven ilişkisine vurgu yapan Doç. Dr. Salcı; projenin sürdürülmesinde katkı sağlayan tüm herkese teşekkür etti. Justus Liebig Üniversitesi Giessen ve Türk Üniversiteleri Koordinatörü Prof. Dr. Dr. Martin Kramer de otuz yılı aşkın bir süredir BUÜ ile yakın temas halinde olduğunu belirterek akademik bilgi birikimi ve ortak çalışma iradesiyle küresel sorunlara doğru çözümler üretilebileceğini, tüm paydaşların "Tek Sağlık ve Tek Dünya" ideali doğrultusunda faaliyetlerini sürdürdüğünü aktardı. Türk-Alman Sağlık Vakfı Başkanı Prof. Dr. Yaşar Bilgin, 7. Akademik Günler etkinliklerinin her iki üniversite arasındaki iş birliğine yeni bir soluk, dinamizm ve güçlü fikirler kazandırmasını temenni ettiğini ifade etti. Başkanlığını yürüttüğü vakfın, iki köklü eğitim kurumu arasında tıp başta olmak üzere eğitim, kültür ve araştırma alanında atılacak adımlara destek vermeye devam edeceğini belirten Prof. Dr. Bilgin, ev sahipliği ve bilimsel ortaklığa olan sadakatleri için tüm katılımcılara teşekkürlerini sundu. Lucas Schmitz, akademik günlere katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Bursa’da yürütülen iş birliğinin dünyaya örnek olabilecek nitelikte olduğunu söyledi. Bursa ile Hessen arasındaki kardeş şehir ilişkilerinin geliştirilmesi için destek vermeye devam edeceğini belirten Schmitz, emeği geçen akademisyenlere teşekkür etti. Programın bilimsel oturumlarında üniversiteler arası ortak AB projeleri ve küresel fon mekanizmaları üzerine kapsamlı sunumlar yapıldı. Tıp ve veteriner hekimlikteki son klinik gelişmelerin yanı sıra, bu yıl ilk kez programa dahil edilen iktisat ve hukuk fakülteleri arasında da fakülteler arası ortak çalışma alanları ve kıyaslamalı akademik faaliyetler değerlendirildi.

Bahçeli: "Yargıtay CHP ile ilgili kararı vermelidir" Haber

Bahçeli: "Yargıtay CHP ile ilgili kararı vermelidir"

Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları: Yaşananlar CHP'ye yakışmıyor. Yaşanan gelişmeler demokrasimize zarar verici bir noktaya varmaktadır. Provokasyonları artıracak söylem ve eylemlerden kaçınılmalı. Türk siyasetinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Geldiğimiz noktada bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya ve meşrulaştırmaya çalıştırılmaya şahit olunmaktadır. Politik amaçlar uğruna milli hafıza mekanları ve milli kahramanlar üzerinden toplumu ayrıştırıcı dil ve üslup geliştirilmemesidir. Mesele hukuk zemininden demokrasi platformundan, siyasi rekabet ve nezahetten uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir. Olaylar sokağa taşıp fiziki mücadele çağrılarıyla bir eyleme güvenlik güçlerine saldırıya kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir. Mahkeme kararına yönelik itiraz merciği olan Yargıtay konu hassasiyetine binaen vaki itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir. Türk siyaseti ve demokrasinin hırpalanmasına izin verilmemelidir. Cumhuriyet Halk Partisi kendi arınmasını yapmalı ve durulmalıdır. Siyaset daha şeffaf bir zemine taşınmalı. CHP'nin bir gündemde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır. 1917 Barford Deklarasyonu ile Filistin topraklarına taşınan sapkın ve saplantılı Siyonist haydutluk, bugün ABD himayesindeki İsrail 'in yayılmacı politikalarıyla tercih edilmiştir. revize etmek gayreti içindedir. Coğrafyamız müfrit ve marjinal o ideolojik sapkınlıklarla yönetilen İsrail 'in bölgeye etnik, dini ve mezhepsel parçalara bölerek siyonist yayılmacı senaryoları hayata geçirmesi tehdidiyle karşı karşıyadır. Bu tehdidin ana hedefi asırlar boyunca İslam'ın bayraktarlığını yapmış, dokuz tuğlu kurt başlıklı sancaklar ile tevhit bayrağını yükseltmiş Türkiye'dir. Bu bağlamda adaletin ve barışın tecessüm ettiği kurumsal yegane yapı Türk devletidir. Türkiye köklü devlet geleneği tarihin kadim gözleridir. İslam ülkeleri arasında kuvvetli birlik temin edilemedi. Bu yalın gerçeği görmek için daha ne kadar acı çekilecektir. Bir kez daha İslam dünyasının ayağa kalkabilmesi için Kudüs Paktı teklifimiz ciddiyetle ele alınmalı. İslam dünyası ayağa kalkmalı, İsrail'e haddini bildirmelidir. Filistin özgürleşmelidir. BM can çekişmektedir. AB ve NATO gibi kurumlar kan kaybetmektedir. Dünyada yeni bir denge arayışı başlamışken İslam coğrafyasının bir ve bütün olarak çıkması elzemdir. Türkiye buna hazırdır. ABD fena halde bocalamakta, zira boş tehditler savururlarken zaaflarını ortaya koymaktadırlar. Daha fazla bu savaş devam etmemeli. Trump mademki İran'da vurmadık bir şey kalmadı diyor o halde savaşı bitirsin. Bölge halkı nefes alsın, insanlık daha fazla endişe etmesin. Atılacak her adıma Türkiye sonuna kadar destek olacaktır. Barış için diğer ülkelerle birlikte ortak yol haritası belirlenecektir. ABD bu savaşı derhal durdurmalı ve bölgedeki varlığını geri çekmeli. İsrail'e destek vermekten vazgeçmeli. Ukrayna-Rusya savaşı da durdurulmalı. Türkiye tüm bu süreçlere ev sahipliği yapabilecektir. Türkiye sözünü güvenilen kudretli bir ülkedir. Küresel barış için atılacak her adımda Türkiye'nin etkin bir rolün üstlenmemesi için hiçbir sebep yoktur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.