Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hukuk

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hukuk haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hukuk haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Gürlek'ten MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun içinde bulunduğu iddia ile ilgili açıklama! Haber

Bakan Gürlek'ten MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun içinde bulunduğu iddia ile ilgili açıklama!

Söz konusu gözaltı kararı ile ilgili açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Akın Gürlek şunları söyledi: "Futbol, vatandaşlarımızın ortak tutkusu ve önemli bir değerimizdir. Sahadaki rekabetin adil, hakemlik süreçlerinin tarafsız ve şeffaf yürütülmesi, futbola duyulan güvenin temelidir. Devletimiz, bu güveni zedeleyen her türlü usulsüzlük iddiasının hukuk çerçevesinde üzerine kararlılıkla gitmektedir. Bu çerçevede; hakem klasmanlarının oluşturulması, görevlendirme, puanlama ve atama süreçleri ile kural sınavlarına müdahale edildiğine ilişkin iddialar incelenmiştir. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen soruşturmada; müşteki ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, HTS ve MASAK kayıtları doğrultusunda bu sabah operasyon düzenlenmiştir. Operasyon kapsamında; Türkiye Futbol Federasyonu Merkez Hakem Kurulu Başkanı F.G., TFF MHK Başkan Vekili A.Ş., MHK Üyesi S.Ş., eski MHK Üyesi Y.Y., Türkiye Faal Futbol Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Başkanı F.K. ile A.S. ve E.K.’nın da aralarında bulunduğu şüphelilere yönelik gözaltı işlemleri uygulanmış; ikamet, iş yeri ve ofislerde adli aramalar gerçekleştirilmiştir. Sporseverlerimizin hakemlik süreçlerine ilişkin hassasiyetlerini ve adalet beklentilerini çok iyi biliyoruz. Hiç kimsenin makamı, unvanı veya görevi hukuk karşısında ayrıcalık sebebi değildir. Bu önemli soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve operasyonda görev alan İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze özverili çalışmalarından dolayı teşekkür ediyorum. Türk futbolunda güveni zedeleyen iddiaların aydınlatılması, sorumluların hukuk önünde hesap vermesi ve futbolun sahadaki emek, mücadele ve centilmenlikle anılması için temiz futbol mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz."

Adalet Bakanı Gürlek: "Fon soruşturması çok yönlü ilerlemektedir" Haber

Adalet Bakanı Gürlek: "Fon soruşturması çok yönlü ilerlemektedir"

Bakan Gürlek sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın alın teriyle oluşturduğu birikimleri korumak, mali sistemimizin güvenliğini sağlamak ve suçtan elde edilen kazançların izini sürmek amacıyla devletimizin kurumları güçlü bir koordinasyon içerisinde çalışmaktadır" ifadesini kullandı. Gürlek şu bilgileri verdi: "Bu anlayışla, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Büromuz tarafından, Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun (MASAK) desteği ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzün çalışmalarıyla yürütülen fon soruşturması çok yönlü ilerlemektedir. Bugüne kadar yürütülen operasyonlarda toplam 76 şüpheli hakkında adli işlem yapılmıştır. 45 şüpheli tutuklanmış, 5 şüpheli hakkında adli kontrol kararı uygulanmış, 12 şüpheli hakkında ise yakalama işlemleri başlatılmıştır. Gözaltındaki 14 şüphelinin adli işlemleri devam etmektedir. Kimsenin mal kaçırmasına ve mağdur vatandaşlarımızın haklarına ulaşmasını engellemesine müsaade edilmemektedir. Tüm fon sahipleri ile yönetici kademelerinde yer alan şüphelilerin mal varlıklarına el konulmuştur. Birinci derece yakınlarının mal varlıkları dondurulmuştur. Vatandaşlarımız müsterih olsun: Hiç kimsenin unvanı, görevi, ekonomik gücü veya çevresi hukukun üzerinde değildir. Kimse korunmamakta, kimse kayırılmamaktadır. Delillerin ortaya koyduğu sorumluluk zinciri takip edilmektedir. Sorumluluğu bulunanlar hukuk önünde hesap verecek; mağdur vatandaşlarımızın hakkı sahipsiz bırakılmayacaktır."

Osmangazi’de Fırsat Eşitliği Başarıya Dönüştü Haber

Osmangazi’de Fırsat Eşitliği Başarıya Dönüştü

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın eğitimde fırsat eşitliği hedefiyle destek verdiği Dijiders Dijital Dershane’den faydalanan öğrenciler, başarılarıyla gurur yaşattı. Başkan Erkan Aydın, makamında ağırladığı öğrencileri tebrik ederek, başarılarına ortak olmaktan son derece mutluluk duyduklarını ifade etti. Osmangazi Belediyesi, Başkan Erkan Aydın’ın eğitime verdiği önem doğrultusunda hayata geçirdiği Dijiders Dijital Dershane ile öğrencilerin eğitimde fırsat eşitliğinden yararlanmasına katkı sağladı. 8. sınıf, 12. sınıf ve mezun öğrencilere yönelik hazırlanan proje kapsamında, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatına uygun ücretsiz dijital eğitim desteği sunulurken; rehberlik hizmetleri, seminerler ve motivasyon etkinlikleriyle öğrencilerin akademik ve kişisel gelişimleri desteklendi. LGS ve YKS’ye hazırlık sürecini kapsayan proje çerçevesinde öğrenciler, lise seviyesinde kentin ve üniversite seviyesinde ise Türkiye’nin önde gelen eğitim kurumlarını kazanarak yarınlarını şekillendirecek ilk adımlarını attı. “Ülkemize Güzel Hizmetlerde Bulunacaklar” Dijiders sayesinde elde ettikleri derecelerle projenin başarısını öne çıkaran öğrenciler, mutluluklarını Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ı makamında ziyaret ederek paylaştı. Öğrencilerle yakından ilgilenen Başkan Erkan Aydın, elde edilen başarıların kendilerini çok mutlu ettiğini belirterek, şöyle konuştu: “Dijiders liseye, üniversiteye hazırlık programıyla öğrencilerimiz bu sene de sınavlarına girdiler, başarılar elde ettiler. Bir kardeşimiz Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne, bir kardeşimiz Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne girdi. Biz de onların başarısına ortak olmaktan, çorbada bir nebze olsun tuzumuzun bulunmasından son derece mutluyuz. Uzaktan da eğitim desteği alarak çalışma hayatlarına devam ediyorlar. İnşallah ülkemize, vatanımıza, milletimize güzel hizmetlerde bulunacaklar. Başarılar diliyoruz.” Programdan yararlanan tüm öğrencileri temsilen Başkan Aydın’ı ziyaret eden İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazanan Muhammed Ali Kara ile Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni kazanan Ali Başar Kurban ise, programın kendilerine çok faydası olduğu, testler, konu anlatımları ve uzaktan eğitim ile birlikte çok iyi desteklendiklerini kaydetti. Programdan 6 Bin 600 Öğrenci Faydalandı 2024-2025 eğitim döneminde 5 bin 100, 2025-2026 döneminde ise bin 500 öğrenci olmak üzere toplam 6 bin 600 öğrenci programdan yararlandı. LGS için programdan yararlanan öğrencilerden 6’sı Türkiye genelinde ilk yüzde 1’lik dilimde yer aldı. YKS’de de öğrenciler Türkiye genelinde ilk binde 6, ilk 10 binde 31 derece elde etti. Ödüllendirilen öğrencilerin tamamı ise Türkiye genelinde ilk bin 500’e girdi. YKS’ye hazırlık eğitimi alan gençler, Türkiye’nin önde gelen üniversitelerine yerleşerek tıp, mühendislik, hukuk, işletme ve iktisat bölümlerini tercih etti. Başarıları Ödüllendirildi Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, makamında ağırladığı öğrencileri tebrik ederek, hediyelerini takdim etti. Programın destekleriyle derece alan tüm öğrenciler de, ödüllerini Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Emre Tonaroğlu’dan aldı. Program ile birlikte başarı sağlayan öğrenciler, süreç boyunca yanlarında olan Başkan Aydın’a teşekkürlerini sundu. LGS’de en başarılı 6 öğrenci ise Osmangazi Belediyesi’nin öğrenci değişim programı kapsamında Bosna Hersek ziyaretiyle ödüllendirildi.

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Haber

Destici: "Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz"

Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Mustafa Destici, Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde düzenlenen "Birlik Buluşması" programında yaptığı konuşmada, merhum Genel Başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin yürütülen soruşturmayla ilgili açıklamalarda bulundu. Destici, "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. Büyük Birlik Partisi Kartepe İlçe Teşkilatı tarafından düzenlenen "Birlik Buluşması" programı, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Yoğun katılımın olduğu programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Destici, başta Muhsin Yazıcıoğlu dosyası olmak üzere terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, millî birlik ve beraberlik ile 12 Eylül darbesi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına Kartepelileri ve Kocaelilileri selamlayarak başlayan Destici, programın düzenlenmesinde emeği geçen teşkilat mensuplarına teşekkür etti. "17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk" Konuşmasının önemli bölümünü Muhsin Yazıcıoğlu’na ayıran Destici, merhum BBP Genel Başkanı Yazıcıoğlu ile birlikte helikopter kazasında hayatını kaybedenleri rahmet, minnet ve şükranla andı. Yazıcıoğlu’nun 17 yıl önce meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybettiğini hatırlatan Destici, BBP olarak kazanın ardından başlatılan adli süreçlerin takipçisi olduklarını söyledi. Destici, "Bizim adımız Büyük Birlik. Rahmetli Muhsin Başkanımızı, şehit liderimizi rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum. Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Biliyorsunuz, 17 yıl önce bir helikopter hadisesinde kendisini kaybettik. Muhsin Başkanımızı ve onunla birlikte şehit olan arkadaşlarımızı bir kere daha rahmetle, minnetle ve şükranla yâd ediyorum" dedi. Yazıcıoğlu dosyasının yıllardır takip edildiğini belirten Destici, soruşturma kapsamında iki kez takipsizlik kararı verildiğini, ancak yapılan girişimler sonucunda bu kararların kaldırıldığını ifade etti. Destici, "Büyük Birlik Partisi ve geride bıraktığı dava arkadaşları olarak ailelerle birlikte 17 yıl boyunca bu işin takipçisi olduk. Dosyaya iki defa takipsizlik kararı verildi, bunları kaldırttık. Soruşturmalar ve mahkemeler devam etti ancak bugüne kadar şüpheler tam anlamıyla aydınlatılamadı ve gerçek ortaya çıkarılamadı" diye konuştu. "Bütün şüphelerin ortadan kaldırılacağına inanıyoruz" Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüne ilişkin soruşturmanın bütün yönleriyle aydınlatılması gerektiğini vurgulayan Destici, mevcut süreçten umutlu olduklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın iradesi ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in kararlılığıyla faili meçhul olayların aydınlatılması yönünde çalışmalar yürütüldüğünü ifade eden Destici, Yazıcıoğlu dosyasının da bu kapsamda aydınlatılacağına inandığını dile getirdi. Destici, "Bu dönemde Cumhurbaşkanımızın takdirleri ve Adalet Bakanımız Akın Gürlek’in kararlılığıyla, sadece bizim yaşadığımız hadiseyle ilgili değil, Türkiye’deki bütün faili meçhullerin aydınlatılması için bir çaba ortaya konulmaktadır. Bu amaçla kurulan komisyon, görevlendirilen başsavcılıklar, başsavcı vekilleri ve dosya savcıları çok ciddi çalışmalar yürütmektedir" ifadelerini kullandı. Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin hayatını kaybettiği olayın da bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını beklediklerini belirten Destici, "İnşallah şehit liderimiz Muhsin Başkanımızın ve onunla birlikte şehadete yürüyen arkadaşlarımızın şehadet süreçleri de bu dönemde aydınlatılacaktır. Ortadaki bütün şüpheler kaldırılacak, bu meselede kastı ya da kusuru olanlar hukuk önünde mutlaka hesap verecektir" dedi. "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakmalıdır" Destici, konuşmasında Türkiye’nin terörle mücadelesine de değindi. Terör örgütünün silah bırakması ve kendisini feshetmesi gerektiğini belirten Destici, bunun herhangi bir şart veya pazarlık konusu yapılmaması gerektiğini söyledi. "Terörsüz Türkiye" hedefi kapsamında devlet tarafından bir süreç başlatıldığını ifade eden Destici, "Terör örgütü şartsız, pazarlıksız ve müzakeresiz şekilde silah bırakacaksa bıraksın; bundan hepimiz mutluluk duyarız. Kendini feshedecekse hepimiz memnun oluruz" diye konuştu. Terör örgütünün geçmişte Türkiye’ye ağır bedeller ödettiğini savunan Destici, binlerce asker ve polisin yanı sıra öğretmen, imam, işçi, memur ve sivillerin terör saldırılarında hayatını kaybettiğini söyledi. Destici, "Bunlar bizim 40 yılımızı, binlerce canımızı çaldılar. Türk milletinin bunları affetmesi mümkün değildir. Şehitlerimizi ve gazilerimizi unutmamız mümkün değildir" ifadelerini kullandı. Türkiye’nin farklı kimlik ve kültürleri bünyesinde barındırdığına dikkat çeken Destici, birlik ve beraberlik mesajı verdi. Destici, "Onlar ne yaparlarsa yapsınlar kardeşliğimizi bozamayacaklar. Türk, Kürt, Türkmen, Alevi ve Sünni bu ülkede bin yıldır nasıl birlikte, barış ve kardeşlik içerisinde yaşamışsa bundan sonra da Allah’ın izniyle yaşamaya devam edecektir" diye konuştu. "Milletin seçtiğini beğenmeme lüksümüz yok Demokrasilerde millî iradenin esas olduğunu belirten Destici, seçimle göreve gelenlere saygı gösterilmesi gerektiğini söyledi.Destici, "Milletimiz kimi seçmişse muhalefet de siyaset de buna razı olmak zorundadır. Milletin seçtiğini beğenmeme gibi bir lüksümüz olamaz. Seçimler demokrasinin vazgeçilmezidir" dedi. BBP’nin kuruluşundan bu yana millî iradenin yanında olduğunu belirten Destici, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz süreçlerinde darbelere karşı aynı duruşu sergilediklerini ifade etti. Program, konuşmaların ardından Karadeniz müziğinin sevilen sanatçılarından İsmail Türüt ile yerel sanatçıların sahne aldığı müzik programıyla devam etti.

Bakan Gürlek’ten "Ahbaplar Suç Örgütü", uyuşturucu, İmamoğlu ve Terörsüz Türkiye açıklaması Haber

Bakan Gürlek’ten "Ahbaplar Suç Örgütü", uyuşturucu, İmamoğlu ve Terörsüz Türkiye açıklaması

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görev yapan yargı muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalardan AHBAP soruşturmasına, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadeleden FETÖ soruşturmalarına, Terörsüz Türkiye sürecinden Ekrem İmamoğlu hakkındaki davaya ve adalete güven tartışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Futbolda bahis ve şike soruşturmalarının sürdüğünü belirten Bakan Gürlek, "Sadece futbol değil, basketbol da dâhil olmak üzere farklı spor alanlarında yasa dışı bahis ve şike iddiaları inceleniyor" dedi. Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü söyleyen Bakan Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi'nde görev yapan adliye muhabirleriyle bir araya geldiği toplantıda, faili meçhul dosyalardan "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasına, uyuşturucuyla mücadeleden İBB soruşturmasına, FETÖ ile mücadeleden "Terörsüz Türkiye" sürecine kadar gündemdeki konulara ilişkin açıklamalarda bulundu. Faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Bakanlık bünyesinde bir birim kurulduğunu belirten Gürlek, "Faili meçhul dosyalar yeniden ele alınıyor. Başsavcılıklarla toplantılar yapılıyor, dosyalardaki imkanlar değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurduğumuz bu dairenin çalışmalarıyla güzel sonuçlar aldık. Birim kurulalı dört ay oldu; 46 maktulün yer aldığı 40 dosya aydınlatıldı" dedi. Gürlek, bu çalışmaların vatandaşın adalete olan güvenini artırdığını belirterek, " Bu çalışmalar vatandaşta önemli bir duygu oluşturuyor. Hiçbir şeyin sonsuza kadar karanlıkta kalmayacağı, adaletin er ya da geç tecelli edeceği görülüyor. O dönem deliller yeterince toplanmamış, olaylar bütün yönleriyle aydınlatılamamış olabilir. Ancak devletin bütün imkanlarıyla ve kararlılıkla çalışması halinde yıllar sonra dahi sonuç alınabileceğini görüyoruz. Bu da adalete olan güveni artırıyor" ifadelerini kullandı Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması devam ediyor Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Gürlek, "Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması devam ediyor. Soruşturma ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülüyor; Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız da kendi görev alanı çerçevesinde koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürüyor" şeklinde konuştu. Yeni faili meçhul soruşturmaları konusunda isim vermenin doğru olmayacağını ifade eden Gürlek, "Bir soruşturmanın başlatılması için hukuken gerekli şüphe şartlarının oluşması gerekir. Faili meçhul dosyaların tamamı ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca kendi delil durumu içinde değerlendiriliyor" dedi. Gülistan Doku dosyasında naaşın bulunması için çalışma sürüyor Gülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu belirten Gürlek, dosya kapsamında Umut Altaş'ın da ifadesinin alındığını aktardı. Gürlek, "Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan'ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var" ifadelerini kullandı. Naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin de değerlendirildiğini belirten Gürlek, "Soruşturma kapsamında, geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin kendilerine tanınan yetkileri usulsüz şekilde kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya bazı delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarına ilişkin ciddi iddialar ve bulgular da inceleniyor" dedi. Gürlek açıklamasının devamında, "Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa, kişinin unvanına bakılmaksızın ilgili savcılık hukuk çerçevesinde gereken işlemleri yapar" ifadelerini kullandı. Rojin Kabaiş soruşturmasında teknik incelemeler sürüyor Rojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin de konuşan Gürlek, cep telefonuna yönelik teknik incelemelerin sürdüğünü belirtti. Gürlek, "DNA incelemeleri yapıldı. Cep telefonuna yönelik teknik incelemeler de devam ediyor. Ancak şu an itibarıyla doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz" dedi. Kaşif Kozinoğlu'nun ölümü yeniden araştırılıyor Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü belirten Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi. Gürlek açıklamasında, "Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken, sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti" şeklinde konuştu. "Bu konuda önemli ihbarlar ve şikayetler vardı" Gürlek, "Bu konuda daha önce şikayetler ve ihbarlar vardı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız da bunları dikkate alarak bir soruşturma başlattı. Daha sonra yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni deliller ortaya çıkarsa yeni işlemler de gündeme gelebilir; buna elbette Cumhuriyet Başsavcılığı delil durumuna göre karar verecektir" şeklinde konuştu. Tüm ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Gürlek, "Elbette bunun mutlaka bir cinayet olduğunu peşinen söylemek doğru değil. Bütün ihtimaller soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Süreç devam ediyor" ifadelerini kullandı. "Ucu nereye giderse gitsin, dosyanın içindeki delillere bakın" Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüyen soruşturmalarına Bakanlık olarak müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını belirten Gürlek, savcıların isim, makam veya unvana bakmadan hareket etmesi gerektiğini söyledi. Bakan Gürlek, "Bizim söylediğimiz şu: ‘Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver'" dedi. Soruşturmalara müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını vurgulayan Gürlek, "Buradaki yaklaşımımız bir soruşturmanın yönünü göstermek değil; savcının hukuka uygun görevini herhangi bir baskı veya çekince hissetmeden yerine getirebilmesi gerektiğini vurgulamaktır" ifadelerini kullandı. AHBAP soruşturması hakkında konuştu: "MASAK tespitleri ve itirafçı beyanları bulunuyor" AHBAP soruşturmasının devam ettiğini belirten Gürlek, vatandaşların yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismar edilip edilmediğinin incelendiğini söyledi. Gürlek, "AHBAP'la ilgili soruşturma devam ediyor. Soruşturma kapsamında, vatandaşlarımızın iyi niyetinin ve yardım duygularının suç teşkil eden faaliyetlerle istismarı ayrıntılı biçimde inceleniyor" dedi. Dosyada MASAK tespitleri ve itirafçı beyanlarının bulunduğunu belirten Gürlek, "Soruşturmanın seyri ve ortaya çıkacak yeni deliller doğrultusunda yeni adli işlemler de gündeme gelebilir. Buna elbette ilgili Cumhuriyet başsavcılığı delil durumuna göre karar verecektir. MASAK tespitleri yapılıyor, itirafçı beyanları bulunuyor" ifadelerini kullandı. "Toplanan yardımların amacına uygun kullanıp kullanılmadığı bizim için son derece önemli" Toplanan yardımların akıbeti hakkında konuşan Gürlek, "Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı bizim için son derece önemli. Biliyorsunuz bir keşif heyeti oluşturuldu. Yeni görüntüler de ortaya çıktı. Keşke toplanan bu paraların tamamıyla yardımlar yapılsa, evler inşa edilseydi. Şu anda depolarda çürümeye terk edildiği belirtilen malzemeler var. Bunlar yeni yeni ortaya çıkıyor. Mağdurlar ve şikayetçiler var. Bunlara ilişkin çalışmalar da devam ediyor" diye konuştu. AHBAP soruşturmasında çok sayıda müşteki var AHBAP soruşturması kapsamında müşteki isimlerle görüştüğünü ifade eden Gürlek, "Az önce görüştüğüm bir kişi, o tarihlerde Amerika'da bulunan kliniğine Haluk Levent'in geldiğini anlattı. Türkiye'de bir yardım kuruluşunun bulunduğunu, kamuoyunca da tanınan bir kişi olduğunu söyleyerek kendisinden yardım istediğini ifade etti. O kişi de ‘Tamam, ne gerekiyorsa verelim' diyor. Söz konusu para 4 milyon 600 bin dolar. Hatta buna ilişkin senet de düzenlenmiş" ifadelerini kullandı. "Bunların her biri ilgili başsavcılık tarafından inceleniyor" Gürlek açıklamasının devamında, "Dosyada buna benzer çok sayıda senet olduğu belirtiliyor. Bunların her biri ilgili başsavcılık tarafından ayrıştırılarak hukuki ve mali yönden inceleniyor. Bazı işlemlerde Haluk Levent'in kendi adına borç aldığı, ‘Bu parayı kullanacağım' dediği veya taşınmaz aldığına ilişkin belgeler bulunuyor. Ancak daha sonra bu paraların ödenmediği iddia ediliyor. Sorun da burada başlıyor" şeklinde konuştu. Uyuşturucu ve yasa dışı bahis operasyonları devam edecek Uyuşturucuyla mücadelede taviz vermediklerini belirten Gürlek, "Uyuşturucuyla mücadele kapsamındaki operasyonlar devam edecek. İlgili başsavcılıklar tarafından üzerinde çalışılan ve değerlendirilen dosyalar var. Uyuşturucu konusunda kesinlikle taviz vermiyoruz" dedi. Gürlek, kamuoyunca tanınan isimlere ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların da caydırıcı etkisinin bulunduğunu belirterek, "Özellikle kamuoyunca tanınan isimler ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların da önemli bir caydırıcı etkisi oldu. Bundan sonraki süreçte uyuşturucuyla mücadelenin farklı alanlarında da adli soruşturmalar gündeme gelebilir" ifadelerini kullandı. Futbolda bahis ve şike soruşturmalarının da sürdüğünü belirten Gürlek, "Sadece futbol değil, basketbol da dâhil olmak üzere farklı spor alanlarında yasa dışı bahis ve şike iddiaları inceleniyor" dedi. "Vatandaşın doğrudan ekonomik hayatını ve kamu sağlığını etkileyen sektörlere de bakılıyor." Beyaz et ve şeker sektörüne yapılan operasyonlardan bahseden Gürlek, "Bunun yanında vatandaşın doğrudan ekonomik hayatını ve kamu sağlığını etkileyen sektörlere de bakılıyor. Beyaz et sektörüne yönelik bir operasyon yapıldı. Şeker sektöründe kamu sağlığını ilgilendiren bir operasyon gerçekleştirildi. Benzeri alanlarda, somut suç şüphesi oluşması hâlinde yetkili adli makamlarca yeni soruşturmalar yürütülebilir." ifadelerini kullandı. SPK ile piyasa soruşturmaları takip ediliyor Borsadaki işlem hacminin son yıllarda ciddi şekilde büyüdüğünü belirten Gürlek, yatırımcıların mağduriyet yaşadığı bazı konuların da incelendiğini söyledi. Gürlek, "SPK ile koordinasyon içerisinde takip edilen süreçler oluyor. Özellikle manipülasyon konusunda mevzuatın SPK'ya verdiği yetkiler ve usuller var. Adli süreçler de bu yasal çerçeve içerisinde yürütülüyor" ifadelerini kullandı. "FETÖ bir casusluk örgütü" FETÖ ile mücadelenin tavizsiz şekilde sürdüğünü belirten Gürlek, "FETÖ yıllarca planlı biçimde hareket ederek en sonunda 15 Temmuz'da ülkeyi ele geçirmeye çalışan bir ihanet örgütü. Aynı zamanda bir casusluk örgütü" dedi. Devletin son derece dikkatli olduğunu belirten Gürlek, "Bu örgütün amaçlarından ve yöntemlerinden vazgeçtiğini düşünmemek lazım. Şu anda kabuğuna çekilmiş gibi görünebilir ancak yeni yapılanma arayışları bulunabiliyor. Finansal kaynaklarına ilişkin çalışmalar var. Farklı isimler ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devlet son derece dikkatli" şeklinde konuştu. Farklı isim ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devletin dikkatli olduğunu belirten Gürlek, "Biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. FETÖ ile mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor" ifadelerini kullandı. Umut Altaş ve Eylem Tok'un iade süreçleri takip ediliyor Yurt dışındaki şüpheli ve sanıkların iade süreçlerini de yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, "Umut Altaş'la ilgili iade talebinde bulunduk. Olumlu gelişmeler de oldu. Sürecin iade yönünde ilerlemesini bekliyoruz ancak nihai kararın ilgili ülkenin yetkili yargı ve idari makamlarına ait olduğunu da unutmamak gerekir" dedi. Eylem Tok hakkında ise iade yönünde karar verildiğini ancak kararın üst mahkemeye taşındığını belirten Gürlek, "Karar üst mahkemeye taşındı. Dolayısıyla üst mahkemenin kararının beklenmesi gerekiyor. Biz iade taleplerimizin arkasındayız ve bu süreçleri hassasiyetle takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye süreci Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, " Terörsüz Türkiye sürecinde çerçeve yasa yaklaşık 467 oyla kabul edildi. Bu gerçekten çok büyük bir başarı" ifadelerini kullandı. Yasanın yürürlüğe girmesi için örgütün tamamen silah bırakması gerektiğini ifade eden Gürlek, "Örgütün silah bırakması, silahlarını teslim etmesi ve tüm unsurlarıyla tasfiye edilmesine ilişkin süreç Milli Savunma Bakanlığımız ve MİT tarafından takip ediliyor" dedi. Gürlek, Adalet Bakanlığının ise kanunun yürürlüğe girmesinin ardından ortaya çıkacak hukuki ve idari süreçler için hazırlık yaptığını söyledi. Çocuk Paketi yürürlüğe girdi Çocukların suça sürüklenmesinin yalnızca adli boyutuyla ele alınamayacağını belirten Gürlek, "Adalet sistemi suç işlendikten sonra devreye giriyor. Bir suç işlendiğinde savcılık süreci başlıyor. Ancak çocuğu suça iten sebepler çok daha önce ortaya çıkıyor. Bir çocuk sorunlu bir aile ortamından gelebiliyor, okulda problemler yaşayabiliyor veya sosyal çevresinden olumsuz etkilenebiliyor. Dolayısıyla mesele yalnızca adli boyutuyla ele alınamaz" ifadelerini kullandı. Gürlek, Çocuk Paketi kapsamında, "Çocuk Paketi kabul edildi. Artık ‘suça sürüklenen çocuk' kavramı yerine ‘adli süreçteki çocuk' yaklaşımı getirildi. Buradaki amaçlardan biri, suç örgütlerinin çocukları kolayca kullanabilmesini önlemek; diğeri ise çocuğun işlediği fiilin hukuki sonuçlarının daha açık ve caydırıcı hâle gelmesini sağlamaktır. Örgüt çocuğu kullanamayacak; çocuk da kendisinin suç faaliyetlerinde araç olarak kullanılmasının ciddi hukuki sonuçları bulunduğunu bilecek." ifadelerini kullandı. Ailelerin sorumluluğunu güçlendirdiklerini ifade eden Gürlek, "Ailelerin sorumluluğunu da güçlendirdik. Daha önce bu konuda bazı boşluklar vardı. Aileler çocuklarının eğitimine, davranışlarına, sosyal çevresine ve bulunduğu ortamlara karşı daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda" şeklinde konuştu. İmamoğlu davası: "Nihai takdir mahkemeye ait" Ekrem İmamoğlu'nun da sanıkları arasında bulunduğu davaya ilişkin konuşan Gürlek, yargılamanın devam ettiğini belirtti. Soruşturma aşamasında alınan ‘İnsanlar aileleriyle tehdit edildi, baskı yapıldı, tutuklamayla korkutuldu ve bu nedenle savcılıkta ifade verdiler; mahkemede bu ifadelerinden dönecekler' şeklindeki iddialar hakkında konuşan Gürlek, "Başsavcılık görevini yürüttüğüm dönemde, soruşturma dosyasındaki eylemlerin delillerle desteklendiği yönündeki kanaatimi ifade etmiştim. Ancak dosya artık kovuşturma aşamasında. Bundan sonra delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuyla ilgili nihai takdir mahkemeye aittir" ifadelerini kullandı. "Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil" Kararın tamamen mahkemenin yetkisinde olduğunu ifade eden Gürlek, "Mahkeme yargılamasını yapıyor, tanıkları dinliyor, sanık müdafilerinin beyanlarını alıyor ve savunmaları değerlendiriyor. Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil. Sürecin takvimi ve verilecek karar tamamen mahkemenin yetkisinde." şeklinde konuştu. Ek iddianame çalışmaları sürüyor İmamoğlu dosyasına ilişkin ek iddianame çalışmalarının bulunup bulunmadığı sorusuna da yanıt veren Gürlek, "Evet, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor" ifadelerini kullandı. Ahmet Davutoğlu ve Melih Gökçek soruşturmaları Ahmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, "Burada hukuken bakılması gereken iki temel husus var. Birincisi suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, ikincisi ise zamanaşımı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçu bakımından burada zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendiriliyor. ‘O video o tarihte vardı, neden o zaman işlem yapılmadı da şimdi yapıldı?' denilebilir. Bir soruşturmanın hangi tarihte başlamış olması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Bir ihbar, CİMER başvurusu veya şikayet üzerine savcılık önüne gelen iddiayı hukuken değerlendirebilir. Suçun oluşup oluşmadığına ve zamanaşımına ilişkin değerlendirmeyi de soruşturmayı yürüten savcılık yapar. Az önce söylediğim gibi, burada isim ve sıfat üzerinden hareket edilmez" ifadelerini kullandı. Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili şikayet ve başvuruların da Cumhuriyet başsavcılığınca değerlendirildiğini belirten Gürlek, "Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili konu da kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Şikayet ve başvurular yapıldı. Cumhuriyet başsavcılığı da kendisine ulaşan ihbar ve şikâyetleri hukuken değerlendirdi, soruşturma başlattı ve bazı ifadeler aldı. Bundan sonraki süreç de deliller çerçevesinde savcılığın takdirinde ilerleyecek" diye konuştu. "Cezasızlık algısının üzerine gidiyoruz" Vatandaşların adalete güven konusunda öne çıkardığı başlıklardan birinin yargılamaların uzun sürmesi olduğunu belirten Gürlek, yargılamaların makul sürede tamamlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Toplumda oluşan cezasızlık algısının da üzerine gittiklerini belirten Gürlek, "Toplumda ‘Suç işleyenin yanına kar kalıyor' şeklinde bir kanaat oluşmuştu. Bunun özellikle üzerine gidiyoruz" dedi. Hakim ve savcıların da hukuk karşısında ayrıcalıklı olmadığını vurgulayan Gürlek, "Hakim veya savcı olmak kimseye ayrıcalık sağlamaz. Trafikte bir olaya karışmışsa vatandaş için hangi hukuk uygulanıyorsa onun için de aynı hukuk uygulanır" ifadelerini kullandı. Gürlek açıklamasının devamında, "Bu konuda soruşturma ve disiplin istatistiklerini de yakından takip ediyoruz. Çünkü hakim ve savcı toplumda güven duyulan bir konumda olmak zorunda. Yaklaşık 27 bin 500 kişilik bir yargı teşkilatından söz ediyoruz. Bunun belki yüzde 3-5'lik küçük bir kesiminin meslek onuruna zarar veren davranışları yüzünden yüzde 90'dan fazla büyük bir kesimin zan altında kalmasını kabul edemeyiz. Bu nedenle bu konularda gerekli adımları atıyoruz" şeklinde konuştu. "Suç işleyenin yanına kar kalıyor' şeklinde bir kanaat oluşmuştu. Bunun özellikle üzerine gidiyoruz" Kamuoyunda infial oluşturan hadiseler ile ilgili konuşan Gürlek, "En son Van'da ‘Kara Haydar' olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. Daha sonra olayın farklı boyutları ortaya çıktı. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Son dönemde sosyal medya fenomenliği üzerinden de bu tür örnekler çoğaldı. Elbette sosyal medya fenomenliği ayrı ve meşru bir alan. Ancak suç teşkil eden bir mali faaliyet, kamu kurumlarına yönelik hukuka aykırı eylem veya başka bir suç şüphesi varsa bunun gereğini bağımsız yargı makamları yapar. Bizim yaklaşımımız bu. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı" ifadelerini kullandı. "Gazetecilere saldırı, toplumun haber alma hakkına karşı da bir saldırıdır" Basın mensuplarına yönelik saldırılara da değinen Gürlek, gazetecilerin toplumun haber alma hakkına hizmet ettiğini belirtti. Gürlek, "Basın mensuplarına yönelik fiziki saldırılar maalesef zaman zaman yaşanabiliyor. Siz sonuç itibarıyla toplumun haber alma hakkına hizmet eden, kamusal nitelikte bir görev yapıyorsunuz" dedi. Gazetecilere görevlerini yaptıkları sırada yönelen saldırıların yalnızca kişiye yönelik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Gürlek, "Bu nedenle gazetecilere, görevlerini yaptıkları için yönelen saldırıların yalnızca bireye karşı değil, toplumun haber alma hakkına karşı bir saldırı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıklamaları, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.

Mudanya’da adli yıl açılış töreni Haber

Mudanya’da adli yıl açılış töreni

Bursa’nın Mudanya ilçesinde 2026-2027 adli yılı açılışı dolayısıyla tören düzenlendi. Programda konuşan Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek, hukuka ve adalete duyulan güvenin toplum düzeninin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Adaletin devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Akdeniz, hukuk devletinin yalnızca devletin belirli kurallarla yönetilmesi anlamına gelmediğini söyledi. Akdeniz, "Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimai huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir" dedi. "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" Yeni adli yılda yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemine de değinen Akdeniz, adalet hizmetlerinde hız ile hakkaniyet arasında doğru dengenin kurulması gerektiğini vurguladı. Akdeniz, "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" diyerek, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması kadar kararların doğru, gerekçeli ve hakkaniyete uygun olmasının da önem taşıdığını dile getirdi. "Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur" Adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesinin yalnızca hakim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti. Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirten Akdeniz, vatandaşın adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önem taşıdığını ifade etti. Başsavcı Akdeniz, yeni adli yılda yargı hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güvenilir şekilde yürütülmesi temennisinde bulunarak, görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı, avukat ve adliye personeline çalışmalarında başarılar diledi. Törene Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş, Cumhuriyet savcıları, hakimler, avukatlar ve adliye personeli katıldı.

Özgür Özel: "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak istiyoruz" Haber

Özgür Özel: "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak istiyoruz"

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, "Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak, bu millete yaptığınız algı operasyonunu çökertmek istiyoruz" dedi. Kocaeli'de temaslarda bulunan Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gebze ve Karamürsel ilçelerindeki ziyaretlerinin ardından Derince ilçesindeki Çenesuyu A.Ş. İdari Bina ve İlave Yatırımlar Açılış Törenine katıldı. Törenden önce Özel, vatandaşlarla bir araya geldi. Özel, burada yaptığı açıklamada, "Siyaset iyi yapılana 'iyi' demek, daha iyisini yapmaya taahhüt etmek, kötü olanı terk etmek, bunun üzerinden vatandaşın rızasını kazanmak üzere yapılan bir iş. Başkan Halit Altuntaş, Fazilet Partisi'nden 2000 yılında bu tesisi hayata geçiriyor. Bu tesisin açılışına rahmetli Necmettin Erbakan hoca geliyor. O günden bugüne hem Derince'ye hizmet için hem de bu tesislerin geliştirilmesi için hangi siyasi partiden kim ne katkı yaptıysa hepsine minnetlerimizi sunuyoruz, hepsinden Allah razı olsun. Bugün Türkiye'nin 12 ilinde satılan ve bundan sonra artan kapasiteyle çok daha büyüyeceğini heyecanla ifade edilen bu tesis, 1500 metrekare ilave bir alana, yeni yükleme rampalarına ve kapasitesinin yüzde 70 oranında artırarak saatte 55 bin şişelik üretim kapasitesine ulaşacak. Buradan kazanılan para da yine Derince'ye hizmet olarak dönecek. Bu anlamla da çok önemli bir işin törenini yapıyor olmak hepimiz için bir anlamda tarihe tanıklık etmek. Nasıl biz bundan 26 yıl önce yapılmış doğru bir işi bugün minnetle anıyorsak, o gün törende olan rahmetli Erbakan'ı anıyorsak, değerli başkanımıza bu teşekkürlerimizi iletiyorsak, ileride de inşallah Derince uzun yıllar bu hizmetleri almaya devam edecek" dedi. "Yeni Parti geride kimseyi bırakmayanların partisi" Yeni Parti olarak yola çıktıklarını ifade eden Özel, şöyle devam etti: "Yeni Parti, eskiyi inkar eden, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emanetine mesafesi olan değil, tamamıyla Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, Cumhuriyet'i, kurucu değerlerine sahip çıkan, Atatürkçülerin yeni partisidir, Cumhuriyetçilerin yeni partisidir. Yeni Parti geçen hafta Karadeniz'deydik. Geçen hafta söylemiştim. 'Yeni Parti Karadeniz'in de yeni partisidir' diye. Yeni Parti Doğu'nun, Güney Doğu'nun, İç Anadolu'nun, Akdeniz'in, Ege'nin, Trakya'nın, Marmara'nın; Yeni Parti Kocaeli'nin, Derince'nindir. Herkesin bilmesini isterim ki, Yeni Parti geride kimseyi bırakmayanların, yol arkadaşlarını satmayanların, dün 'Ak' dediğine bugün kara çalmayanların, yolda bulduklarına yola çıktıklarını değişmeyenlerin partisidir." "O kitaba toplatma, basımını durdurma kararı aldılar" Konuşmasında Ekrem İmamoğlu'na da değinen Özel, "Biliyorsunuz mahkeme görüldü, ara verdi. Ekrem Başkan herkesi dinledi. 'Savunma hakkı kısıtlanmaz' dediler. Sonra bir tarih koydular. '9 Temmuz'da bitireceğiz' deyip '6 saatte sen ve bütün avukatların savunmanı yap bitir' dediler. Bugün bir şey öğrendim ki, Ekrem Başkan yaptırılmayan savunmasını kitap olarak bastırıp kendini savunup millete derdini anlatmak istiyor ama o kitaba toplatma, basımını durdurma kararı aldılar" diye konuştu. "Açıkça meydan okuyoruz" Özel, "Dün, geçmişte önce hakim olan, bütün verdiği kararlar neredeyse Anayasa Mahkemesinde bozulan, sonra bakan yardımcısı olan, siyasetten tekrar başsavcılığa giden, bu hukuk cinayetinden sonra ödüllendirilip Adalet Bakanlığı yapan birisi, çıkmış diyordu ki, 'İtirafçılar konuşuyor. Ekrem Başkan da sinirleniyor' Bir aralar diyorlardı ki, 'Canlı yayında yayınlansın' 'Şimdi olsa hala ister mi?' diyor. Buradan muhatabım o Adalet Bakanı değil, onu atayan Erdoğan'a söylüyorum. Adalet Bakanının bir hükme varsa, senin geçmişte söylediğin sözün bir hükmü varsa hodri meydan, canlı yayınlayın mahkemeyi. Sözünden dönen namerttir. İnsan da biraz utanma olur. Yüzlerce kişi konuşacak, dinleyecek, savunma hakkını kısıtlayacaksın, söz vermeyeceksin. Diktatörlükte yapılmayan şeyi yapıp sanığa 'sınırlı sürede savunma' diyeceksin, 150 tane olay konuşulacak, tek tek kendini savunmak istediğinde susturacaksın, kitap basacak dağıttırmayacaksın, durduracaksın, toplatma kararı alacaksın, sonra bir itirafçı helallik isteyip sözünden dönünce savcın araya girecek, 'Hemen tutuklama yapın' diyerek diğer sanıkları korkutacaksın, sonra malına mülküne çökülmüş adamlar geri alma umuduyla, canını kurtarmak, malını kurtarmak umuduyla, yalanı sarılmış 3-5 kişiyi köşe yazarlarına yazdırıp sanki o itiraflar doğruymuş gibi algı oluşturmaya çalışacaksın. 1,5 yıl televizyonlarda ne konuşulduysa yalan çıktı. Hemen hemen hiçbiri iddianamede çıkmadı. Çıkan her şeyin cevabı var ama hem savunma yapmasına izin vermiyorlar hem kitabı toplatıyorlar. Bir de çıkmış oradan diyor ki, 'Acaba hala canlı yayın istiyor mu?' İstemeyen namert, engel olan da namerttir. Açıkça meydan okuyoruz. Hodri meydan. Sayın Erdoğan, atadığın Adalet Bakanı diyor ki, 'Canlı yayınlayalım' Sayın Bahçeli demişti ki, 'Canlı yayınlansın' Sen demiştin ki, 'Bahçeli öyle diyorsa doğru' Biz bu milletin önünde soruları yanıtlamak, masumiyetimizi kanıtlamak, bu millete yaptığınız algı operasyonunu çökertmek istiyoruz. Bizde bu yürek var. Varsa yüreğin çağıralım Meclis'i acil toplantıya, iki kanun...Birincisi şehit ailelerin, gazilerin hak ettiklerini hep beraber verelim, iki canlı yayını hemen, derhal kanunlaştıralım millet görsün. Yeni Parti'nin bu dürüst kadroları, bu özgüvenle er ya da geç adalete de, iktirada erecek, bu milletin yüzünü de güldürecek." "Bu siyaset iktidar olacak" Yeni Parti'nin, yeni bir siyasetin partisi olduğuna dikkati çeken Özel, "Yeni Parti'nin eskisi yok, kıdemlisi yok, önce gelmişi yok, kim gelirse Yeni Parti'de benim kadar eski. Kim gelirse Yeni Parti'de sözü genel başkanın sözü kadar, milletvekilinin, belediye başkanının, il başkanının sözü kadar değerli. Yeni Parti'nin patronu yok, patron halk. Partiye kim kaydolduysa bütün üyeler önümüzdeki günlerde yapılacak ilçe seçimlerinde doğrudan ilçe başkanını seçecek. İlçe başkanının kim olacağına Yeni Parti'ye üye herkes karar verecek. Önümüzdeki günlerde MYKY'ya, parti meclisimize önereceğim. Onların da uygun görmesiyle yeni bir müjde vereceğiz. 26 Ağustos'a kadar olanlar ilçe başkanını seçecek ama il başkanı seçiminde oy kullanmak için üyelikleri açacağız. Eylül ayında üye olan herkes il başkanına oy kullanacak. Ekim ayında üye olan herkes genel başkanın kim olduğuna Türkiye'nin 973 ilçesinde kuracağımız sandıklarda bizzat karar verecek. Yepyeni bir siyaset, milleti odağa olan siyaset, milleti patron gören, millete tepeden bakan, konuşan değil, dinleyen, istediğini yapan siyaset. Bu siyaset böyle kurulacak, bu siyaset iktidar olacak, AK Parti'nin kara düzeni, eski Türkiye düzeni geride kalacak. Emekliye, emekçiye değer veren, balıkçıya, çiftçiye, süt üreticisine değer veren, esnafa değer veren, milletin kendine değer veren, en çok da bu milletin gencecik evlatlarına değer veren yeni bir düzen gelecek" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.