Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hts Kayıtları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hts Kayıtları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hts Kayıtları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MHK soruşturmasında Eren Acar’ın ifadesi ortaya çıktı: "İstedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler" Haber

MHK soruşturmasında Eren Acar’ın ifadesi ortaya çıktı: "İstedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler"

MHK soruşturması kapsamında TFF Merkez Hakem Kurulunda 2018-2025 yılları arasında görev yapan Eren Acar’ın ifadesi ortaya çıktı. Acar, görev yaptığı dönemde hakem atamaları, hakem ve gözlemci sınavları ile klasman belirleme süreçlerinde yaşandığını öne sürdüğü usulsüzlükler hakkında bilgi verdi. Eren Acar, ifadesinde 2018 yılından itibaren TFF Merkez Hakem Kurulunda çalıştığını, 31 Temmuz 2025 tarihinde TFF tarafından görevine son verildiğini belirterek, "Tüm hakem organizasyon eğitimleri, hakem sınav organizasyonları, hakemlerin terfi ve tenzil işlemleri, aday hakem kursları, VAR hakem atama süreçleri, birebir ve toplu olarak online eğitimler gibi tüm süreçlerde görev aldım. Ben hakem işleri uzmanı olarak yukarıda belirttiğim hakem atamalarının tüm aşamalarında yer aldım" dedi. "Sınav kağıtları ve sınav notlarıyla istedikleri hakemleri bir üst klasmana çıkarmak için oynandığını biliyorum" Acar, Ali Tuna ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Ali Tuna bana başından geçen süreci anlattı. Anlaşmış olduğu süreçte de kendisinin saklandığını, belli bir süre sahalardan uzak kaldığını, uzun süreli mazeret dönüş sınavına girdiğini, ancak bu sınavdan başarısız olduğunu, kendisinin sınav kağıdını istediğini, kendisine gönderilen sınav kağıdının kendisine üzerindeki yazı karakterlerinden dolayı ait olmadığını, sınav kağıdını imzalatmadıklarını, yapılan bu haksızlıklardan ve baskılardan dolayı istemeyerek de olsa istifa ettiğini söyledi" ifadelerini kullandı. Acar, kendi görev yaptığı dönemde sınav uygulamalarına ilişkin ise, "Çalıştığım dönemde yapılan sınavlarda sınava girecek hakemin, yapılan sınav sonrası kağıdını imzalattığımızı; bunun dışında 2025 Haziran ayında yapılan hakem ve gözlemci terfi sınavlarında sınav kağıtları ve sınav notlarıyla istedikleri hakemleri bir üst klasmana çıkarmak için oynandığını biliyorum. Ancak şu an kimin sınav kağıtlarına müdahale edildiğini tam olarak bilmiyorum. Bunun tespiti de sınav kağıtlarının tekrar okunması ve sisteme girilen notların karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. "İstedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler" MHK’deki usulsüzlüklerin ortaya çıkması amacıyla ifade verdiğini belirten Acar, "Yukarıda da belirttiğim gibi istedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler. İstemedikleri hakemi de çeşitli nedenler sunarak, sınavda düşük not verme, hakemin almış olduğu not ile sisteme girilen notun farklı olması gibi, klasman düşürme veya görev vermeme yoluna gidilmektedir" dedi. Acar, Ali Tuna’nın kendisine anlattığı hususlara ilişkin, "Kendisine yapılan uygulamanın olabileceğini, çalıştığım dönemden de bazı olaylara şahit olduğumu da kendisine söyledim" ifadelerini kullandı. "Maçlara az bir süre kala kendi belirlediği hakem atamalarını değiştirirdi" Hakem atamalarına ilişkin de beyanda bulunan Acar, "Haftalık hakemler MHK tarafından belirlenirdi. Belirlenen isimleri MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu belirlerdi. Ancak maçlara az bir süre kala kendi belirlediği hakem atamalarını değiştirirdi. Normal şartlarda kendi atadığı bir hakemi maçlara az bir süre kala değiştirmesi hayatın olağan akışına uygun değildir, muhtemelen tam olarak bilmiyorum, şahit olmadım ancak hakem atamalarını müdahale edildikten sonra görevlendirmeleri değiştirmektedir" ifadelerini kullandı. Söz konusu iddiaların HTS kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkabileceğini belirten Acar, "Bununla ilgili HTS kayıtları incelendiğinde belirttiğim hususların doğruluğunun anlaşılacağını düşünüyorum" dedi. "Hakemlere HTS kayıtlarının elinde olduğunu belirterek baskı uygulamaktadır" Acar, Ferhat Gündoğdu’nun iletişim yöntemine ilişkin, "Ferhat Gündoğdu genelde FaceTime üzerinden görüşmelerini gerçekleştirmektedir" dedi. Acar ayrıca, "Hakemlere de HTS kayıtlarının elinde olduğunu, kimlerle görüştüklerini bildiğini belirterek aktif hakemlere baskı uygulamaktadır. Bununla ilgili aktif hakemlerin ifadeleri alınması halinde benim dediklerimi destekleyecektir" ifadelerini kullandı. Acar, Ferhat Gündoğdu’nun geçmişine ilişkin bazı bilgileri sosyal medyadan gördüğünü belirterek, "Ferhat Gündoğdu’nun daha önceleri FETÖ’den işlem gören Metin İyidil'in emir subayı olduğunu da sosyal medyadan gördüğümden dolayı biliyorum. Ayrıca Ferhat Gündoğdu’nun 15 Temmuz darbe girişiminden bir yıl öncesine kadar emekli olduğu bilgisini sosyal medyadan öğrendim" dedi. "Beni TFF’den bilgi sızdırmak gibi uydurma bir suçtan çıkarttıkları için mahkemeye başvurdum" Acar, TFF’deki görevinden ayrılmasına ilişkin ise, "Ben 2018 yılından 2025 yılına kadar TFF’nin hakem kurulunda güvenilir bir şekilde çalıştım. Birçok MHK başkanıyla da çalıştım. Çalıştığım dönemde de hiçbir sıkıntı yaşamadım. Beni TFF’den bilgi sızdırmak gibi uydurma bir suçtan çıkarttıkları için de mahkemeye başvurdum. Mahkemem halen devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Acar, ifadesinin sonunda MHK soruşturması kapsamında bildiklerinin bunlardan ibaret olduğunu belirterek, "Bununla ilgili aktif hakemlerin ifadeleri alınması halinde benim dediklerimi destekleyecektir" ifadelerini kullandı.

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak Haber

Güllü davasında ilk duruşma yarın: Kızı hakim karşısına çıkacak

Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 10 aylık soruşturma sürecinin ardından hazırlanan 21 sayfalık iddianame, Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmişti. İddianamede Gül Tut'un 26 Eylül 2025 tarihinde saat 01.26 sıralarında Çınarcık ilçesindeki evinin penceresinden yaklaşık 18,17 metre yükseklikten düşerek hayatını kaybettiği belirtildi. İlk duruşmayla birlikte mahkeme, iddianamede yer alan delilleri, tanık beyanlarını ve sanık savunmasını değerlendirecek. Duruşmada soruşturma aşamasında ifadeleri alınan bazı tanıkların da dinlenmesi bekleniyor. Duruşma 1 Ekim 2026 Perşembe günü Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak. İddianamede ağırlaştırılmış müebbet talebi İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter hakkında, 'tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi. Savcılık, olayın meydana geliş şekli, kamera ve ses kayıtları, bilirkişi raporları, tanık anlatımları, WhatsApp yazışmaları, HTS kayıtları ve diğer dijital delilleri birlikte değerlendirdi. Sanık Gülter ise suçlamayla ilgili yargılama sırasında savunmasını mahkemeye sunacak. Güllü'nün kanında 3,53 promil alkol tespit edildi İddianamede Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verildi. Rapora göre Gül Tut'un kanında 3,53 promil alkol tespit edildi. Tedavi dozunda bazı ilaç etken maddelerinin bulunduğu ancak bunların ölüm nedeni olmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu, ölümün yüksekten düşmeye bağlı genel beden travması, kafatası kırıkları, beyin kanaması, çok sayıda kemik kırığı ile iç organ ve büyük damar yaralanmaları sonucu meydana geldiğini değerlendirdi. "Zemin kaygandı" iddiasına kriminal inceleme Soruşturma kapsamında olayın yaşandığı odanın zemininin kaygan olduğu yönündeki iddialar da araştırıldı. Bursa Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı tarafından yapılan incelemede zeminde kayganlığa neden olabilecek herhangi bir kimyasal madde kalıntısına rastlanmadığı iddianamede yer aldı. Olay gecesinin ses kayıtları dosyada İddianamenin önemli bölümlerinden birini olay gecesine ilişkin kamera ve ses kayıtları oluşturdu. Bilirkişi incelemesinde Gül Tut'un banyodan çıktıktan sonra odadaki kişilerle konuştuğu ve "Malkata" isimli Roman havasının çaldığı belirtildi. İddianamede, Gül Tut'un "Herkes tamam mı?", "Vallahi şahane bak, bak manyaklara bak, aç müziği" ve "Gel gel, kız gelsene buraya" şeklindeki sözlerine de yer verildi. Savcılık, Tuğyan Ülkem Gülter'in olay öncesinde Sultan Nur Ulu'dan Gül Tut'un sevdiği belirtilen "Malkata" isimli şarkıyı açmasını istemesini de değerlendirdi. İddianamede müziğin Gül Tut'un düşme anına kadar devam ettiği, Tuğyan ve Sultan'ın aşağıya koşmaya başlamasıyla birlikte müziğin kesildiği ve kamera kayıtlarında silinti ya da manipülasyon tespit edilmediği belirtildi. Düşme öncesi üç darbe sesi Bilirkişi incelemesinde olay öncesinde kayıtlara yansıyan üç ayrı darbe veya vurma sesi de değerlendirildi. İddianamede, ilk sesin hafif, ikinci sesin sert zemine vurma, üçüncü sesin ise daha yumuşak bir zemine veya deriye yönelik darbe, vurma ya da sürtme sesi olabileceği yönündeki değerlendirmelere yer verildi. Savcılık ayrıca Tuğyan Ülkem Gülter'in olay sırasında Gül Tut'a temas ve farkındalık mesafesinde bulunduğu yönündeki bilirkişi değerlendirmesine de iddianamede yer verdi. Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri dosyanın önemli başlıklarından Olay sırasında evde bulunan Sultan Nur Ulu'nun ifadeleri de iddianamede önemli yer tuttu. Ulu'nun soruşturmanın ilk aşamalarında Gül Tut'un pencereden düştüğünü anlattığı, daha sonraki aşamalarda ise farklı beyanda bulunduğu belirtildi. İddianamede Sultan Nur Ulu'nun daha sonraki anlatımında Tuğyan'ın Gül Tut'a arkadan yaklaşarak kalça ve bacak bölgesinden kavradığını gördüğünü söylediği aktarıldı. Ulu hakkında ayrıca "yalan tanıklık" suçundan ayrı dava açıldı. "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" iddiası İddianamede yer alan tanık beyanları da yarın başlayacak yargılamanın önemli başlıkları arasında bulunuyor. Tanık M.A., S.D. ve G.Y., olaydan yaklaşık üç ay önce Tuğyan Ülkem Gülter'in kendilerine annesinin evlenmesine izin vermediğini söyleyerek, "Bir gün annemi camdan atıp öldüreceğim" dediğini öne sürdü. Tanık R.G. ise Tuğyan'ın yıllar önce annesini öldüreceğine ilişkin sözler söylediğini, Gül Tut'un yükseklik korkusu bulunduğunu ve yüksek yerlerde cam kenarına yaklaşamadığını ileri sürdü. Tanık S.C. de Tuğyan'ın kendisine "Bir gün ya annemi ya da kendimi öldüreceğim" dediğini iddia etti. Bu beyanlar iddianamede tanık anlatımları olarak yer alırken, söz konusu iddiaların mahkeme tarafından yargılama sürecinde değerlendirilmesi bekleniyor. WhatsApp mesajları da iddianamede İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in annesiyle yaşadığı sorunlara ilişkin bazı WhatsApp yazışmalarına da yer verildi. Eski erkek arkadaşı Kervan Eminoğlu ile yaptığı yazışmalarda "Bıktım bu annemden", "Gebersin" ve "Bu kadına öyle bir pişmanlık yaşatacağım" şeklinde ifadeler kullandığı aktarıldı. Başka bir mesajında ise "Ben Güllü'nün kızı değilim, ben Tuğyan'ım" ifadelerini kullandığı belirtildi. İddianamede ayrıca Gül Tut'un ölümünden önce Tuğyan'ın bazı kişilere gönderdiği mesajlarda annesinden kurtulmak istediğini belirttiği ve annesinin ölmesini istediğine ilişkin ifadelerin bulunduğu kaydedildi. İnternet aramaları da dijital deliller arasında İddianamede Tuğyan Ülkem Gülter'in dijital materyallerinin incelenmesi sırasında yaptığı bazı internet aramalarına da yer verildi. Buna göre Gülter'in "Saçta metamfetamin çıkar mı?", "Esrar saçtan kaç günde çıkıyor?", "Uyuşturucu saçtan ne zaman temizlenir?", "Esrar vücudunuzda ne kadar süre kalır?", "Esrar 2 ay içilmese çıkar mı testte?", "Kokain saçta ne zaman çıkar?" ve "Haloperidol" şeklinde aramalar yaptığı belirtildi. İddianamede ayrıca 24 Kasım 2025 tarihinde "Çözülmemiş davalar seri katil davası dedektif oyunu suçluyu bulma" isimli bir kutu oyununun internet üzerinden incelendiği kaydedildi. Mahkeme yarın tarafları dinleyecek Gül Tut'un ölümüne ilişkin soruşturma aşamasında toplanan çok sayıda delilin yer aldığı dosyada artık yargılama aşamasına geçildi. Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin yarınki ilk duruşmasında tutuklu sanık Tuğyan Ülkem Gülter'in savunmasının alınması, tarafların dinlenmesi ve dosyada yer alan tanıkların beyanlarının değerlendirilmesi bekleniyor.

MHK soruşturmasında WhatsApp trafiği: İsim listeleri dikkat çekti Haber

MHK soruşturmasında WhatsApp trafiği: İsim listeleri dikkat çekti

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen MHK soruşturmasına ilişkin hazırlanan tespit raporlarında, şüpheliler arasında WhatsApp üzerinden gerçekleştirilen yazışmalara da yer verildi. İncelenen yazışmalarda, bazı isimlerden oluşan listelerin şüpheliler arasında paylaşıldığı, listelerde yer alan isimler hakkında değerlendirmelerde bulunulduğu ve çeşitli değişikliklerin gündeme getirildiği görüldü. Yazışmalarda ayrıca bazı isimlerin listelerden çıkarılması, bazı isimlerin ise listelerde tutulmasına ilişkin görüş alışverişlerinin yapıldığı tespit edildi. Tespit raporunda, cihazın rehberinde "Emre Abi İhk" adıyla kayıtlı numara ile şüpheli Ferdi Karadoruk arasında WhatsApp yazışmalarının bulunduğu belirtildi. Raporda, söz konusu yazışmaların soruşturmayla ilgili olabileceği değerlendirildi. Yazışmalarda aralarında İstanbul bölgesinde görev yapan 17 hakemin de bulunduğu isimler sıralandı. Listenin paylaşılmasının ardından "Şu listeye bi baksana" şeklinde mesaj gönderildi. Ferdi Karadoruk’un ise listeyi inceledikten sonra bazı isimleri sıralayarak "4’lüyü çıkartalım" dediği görüldü. "Madem eğilmiyor kopar kafasını gitsin" Yazışmalarda karşı taraftan "Dikkat edelim" ve "Çıkarmayalım hemen" ifadelerinin kullanıldığı görüldü. Ferdi Karadoruk tarafından gönderilen mesajlarda ise "Serkan erekin daha dün paylaşım yaptı. Madem eğilmiyor kopar kafasını gitsin" ifadelerini kullandığı görüldü. Yazışmalarda ayrıca "Diğer 3’ü de bunun tayfası", "Abdurrahman Duman Bülent Sığır tayfadan" ve "Erdem Onur maçları suistimal etmişti, Davut Serhat Ferdi kankası" ifadeleri yer aldı. Terfi adayları da WhatsApp’tan paylaşılmış Soruşturma kapsamında incelenen başka bir WhatsApp yazışmasında ise "Klasmanlara Terfi Aday Çalışmamız" başlığıyla çok sayıda isimden oluşan bir listenin paylaşıldığı görüldü. Mesajlarda Bölgesel Amatör Lig’den (BAL) klasman hakemliğine, BAL’dan klasman yardımcı hakemliğine, il hakemliğinden BAL hakemliğine ve klasman hakemliğinden üst klasman hakemliğine terfi adaylarının yanı sıra gözlemci adaylarına ilişkin isimler yer aldı. 14 Temmuz 2025 tarihli başka bir yazışmada ise 10 kişilik gözlemci listesinin "Başkanım" hitabıyla gönderildiği ve "isimler bunlar okey verdiğiniz takdirde arayıp projeyi anlatacağım" denildiği görüldü. Karşı taraftan gelen yanıtların ardından listenin onaylanması halinde isimlerle görüşüleceği belirtildi. Hakem adaylarının listeleri WhatsApp’tan paylaşıldı Soruşturma dosyasına giren WhatsApp yazışmalarında, il içinden bölgesel yardımcı hakemliğine ve bölgesel hakemliğe aday gösterilen kişilerin isimlerinin yer aldığı listelerin paylaşıldığı görüldü. 21 Aralık 2024 tarihli yazışmalarda, Ferdi Karadoruk’un hakem adaylarının lisans numarası, adı ve klasman bilgilerinin bulunduğu listelerin WhatsApp üzerinden gönderildiği tespit edildi. Yazışmalarda listelerin ardından, "Sınavdan yüksek alsınlar istiyoruz?" ifadesinin kullanıldığı görüldü. Aynı yazışmalarda "Yazılı sınavda ağırlık kitapta neye baksınlar" şeklinde soru yöneltildiği belirlendi. "Bu liste çok kritik abi" mesajı Dosyada yer alan yazışmalarda, hakem adaylarının bulunduğu iki ayrı liste hakkında da değerlendirmeler yapıldığı görüldü. Karadoruk’un attığı mesajda, "Bu gençlik davasına baş koymuş neferler olarak bunlardan biri de sensin, bu iki listeye de itirazın olacağını sanmıyorum" ifadeleri yer aldı. Yazışmaların devamında ise "Bu liste çok kritik abi" mesajının gönderildiği, ayrıca Avrupa Yakası’ndaki hakemlerin yaş ortalamasına ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı tespit edildi. WhatsApp yazışmaları da incelemeye alındı Dosyada yer alan bilirkişi raporlarında, cihazlarda kayıtlı WhatsApp hesapları üzerinden gerçekleştirilen yazışmaların incelendiği, mesaj ve arama kayıtlarının rapora aktarıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında elde edilen bu yazışmaların yanı sıra müşteki ve tanık beyanları, bilirkişi raporları, HTS kayıtları ve MASAK verilerinin de dosya kapsamında değerlendirildiği kaydedildi.

Bursa’da kooperatif dolandırıcılığı: 9 tutuklama Haber

Bursa’da kooperatif dolandırıcılığı: 9 tutuklama

Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturma kapsamında, "Sağlıkçılar Kooperatifi" adı altında gerçekleştirildiği öne sürülen usulsüzlüklere ilişkin çalışma başlatılmıştı. Ekiplerin teknik ve fiziki takibinin ardından Bursa merkezli 14 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, operasyonda 12 şüpheli gözaltına alınmıştı. 160 kişinin mağdur edildiği tespit edildi Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde, şüphelilerin konut yapma vaadiyle vatandaşlardan para topladıkları ancak kooperatifin yükümlülüklerini yerine getirmedikleri öne sürüldü. MASAK ve HTS kayıtları üzerinden yapılan incelemelerde, 5 ayrı eylemde şu ana kadar 160 kişinin mağdur edildiği belirlendi. Şüphelilerin, kooperatif hesabında bulunan yaklaşık 1 milyar 400 milyon lirayı kendi hesaplarına aktardıkları iddia edilirken, olayla ilgili "banka veya diğer kurumları araç olarak kullanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık", "resmi belgede sahtecilik" ve kooperatif hesaplarından kişisel hesaplara para aktarılması suretiyle "zimmet" suçları kapsamında işlem yapıldığı belirtildi. Operasyonda 300 bin lira ele geçirilmişti Şüphelilerin adresleri ile kooperatif binalarında gerçekleştirilen aramalarda genel kurul ve karar defterleri, para transferlerine ilişkin belgeler, şirket sözleşmeleri, çok sayıda kaşe ve dijital materyal ele geçirilmişti. Aramalarda ayrıca yaklaşık 300 bin lira nakit para bulunmuştu. 9 şüpheli cezaevine gönderildi Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından 12 şüpheli adliyeye sevk edildi. Savcılık, 9 şüpheliyi tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk etti. Nöbetçi mahkeme tarafından M.A., T.B., A.O.Ö., B.G., Ö.Ö., E.A., A.B., M.N.B. ve Y.Ç. tutuklanarak cezaevine gönderildi. Gözaltındaki M.T.Ç., S.D. ve G.Ö. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Yurt dışına kaçan 2 şüpheli aranıyor Soruşturma kapsamında yurt dışına kaçtıkları belirlenen 2 şüphelinin ise yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor. Başsavcılık koordinesinde yürütülen soruşturmanın, şüphelilerin para transferleri ve kooperatif faaliyetlerine ilişkin bağlantılarının belirlenmesi amacıyla sürdüğü öğrenildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında mağdur sayısı, para hareketleri ve şüphelilerin eylemlerine ilişkin yeni ayrıntıların ortaya çıkabileceği belirtildi.

Gülistan Doku'da 5. dalga Haber

Gülistan Doku'da 5. dalga

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya paylaşımında Adalet ve İçişleri bakanlıklarının koordinasyonu ile Cumhuriyet başsavcılıkları, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarının iş birliği sayesinde faili meçhul dosyaların aydınlatılmaya devam ettiğini belirtti. GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA 5. DALGA OPERASYON Gülistan Doku’nun kaybolmasına ilişkin Erzurum ve Tunceli Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde yürütülen soruşturmada 5. dalga operasyon gerçekleştirildi ve 10 şüpheli gözaltına alındı. Soruşturmada, Gülistan Doku’nun son görüldüğü köprü ve zaman aralığına ilişkin PTS ve iletişim kayıtlarında yeni bulgular elde edildiği, ayrıca kaybolmasının ardından Instagram hesabına yapılan şüpheli erişim ve işlemler ile su altı arama çalışmalarında dikkat çekici tespitlere ulaşıldığı aktarıldı. Ayrıca, adli makamlardan gizlendiği belirlenen dalgıç defterindeki kayıtlarla resmi arama tutanaklarının uyuşmadığı tespit edilirken, Gülistan’a ait bazı kişisel eşyaların intihar ihtimalini destekleyen bir görüntü oluşturmak amacıyla sonradan su altına yerleştirilmiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığı bildirildi. DEDE BALTACI CİNAYETİNDE 5 ŞÜPHELİ BELİRLENDİ Bu arada Bakan Gürlek’in paylaşımında ikinci önemli gelişme olarak, 18 yıldır faili belirlenemeyen Dede Baltacı cinayetine ilişkin soruşturmada da kritik aşamaya gelindiği belirtildi. 2008 yılında Şereflikoçhisar’da ölü bulunan Baltacı’nın dosyası, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığı koordinesinde yeniden incelendi. Daraltılmış baz çalışması, HTS kayıtları, Adli Tıp raporu ve tanık beyanları doğrultusunda cinayetin failleri olduğu değerlendirilen 5 şüpheli tespit edildi. Operasyon sonrası F.K., R.K., A.Ö. ve F.E. tutuklandı, cezaevinde bulunan M.K. hakkında ise adli kontrol kararı verildi. “HİÇBİR FAİLİ MEÇHUL DOSYANIN PEŞİNİ BIRAKMAYACAĞIZ” Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir faili meçhul dosyanın peşinin bırakılmayacağını vurgulayan Adalet Bakanı Akın Gürlek, teknolojinin ve bilimin tüm imkânlarıyla gerçeğin ortaya çıkarılmaya devam edeceğini söyledi. Bakan Gürlek, “Ucu nereye giderse gitsin, suçlular er ya da geç adalet önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı.

Kuşadası Belediyesi’ne yeni operasyon: 15 gözaltı Haber

Kuşadası Belediyesi’ne yeni operasyon: 15 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kuşadası Belediyesi’ne yönelik "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İzmir, Aydın ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerden 15’i yakalanırken, 7 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı olarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin tanık beyanları, şüphelilerin etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ifadeler, HTS kayıtları ile MASAK raporlarında yer alan hesap hareketleri birlikte değerlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda soruşturmaya konu suçların işlendiğine ilişkin makul şüphe oluştuğu belirtildi. Bu kapsamda; Özel Kalem Müdürü Şebnem Kars Şenol, belediye eski başkan yardımcısı Oğuzhan Turan, CHP Meclis Üyesi Ali Kotan’ın da aralarında bulunduğu toplam 22 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. 15 kişi gözaltına alındı, 7 şüpheli aranıyor İzmir, Aydın ve Antalya’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 15’i yakalanarak gözaltına alınırken, 7 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Operasyon kapsamında adreslerde arama ve el koyma işlemleri de yapıldı.

6 faili meçhul daha aydınlatıldı Haber

6 faili meçhul daha aydınlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; İçişleri Bakanlığımızla tam bir koordinasyon ve ilgili tüm kurumlarımızla güçlü bir eş güdüm hâlinde, faili meçhul suçların aydınlatılması ve faillerin adalet önüne çıkarılması için kararlılıkla çalışıyoruz. Adalet Bakanlığımız bünyesinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda yeniden ele alınan dosyalarda yürütülen titiz ve kapsamlı çalışmalar neticesinde; Ali Sarıoğlu, Esra Aşık, Gültekin Yıldırım, Mehmet Ali Türkmen, Selbi Uyğur ve Yusuf Sayaner’in hayatını kaybettiği olaylar aydınlatılmıştır. 2005-2016 yılları arasında farklı şehirlerde işlenen ve aradan uzun yıllar geçmesine rağmen kamu vicdanında açık bir yara olarak kalan bu altı cinayet dosyası; günümüzün teknolojik imkânları, kriminal incelemeler, DNA eşleştirmeleri, HTS ve baz analizleri, yeniden alınan tanık beyanları ve elde edilen yeni deliller ışığında bütün yönleriyle tekrar incelenmiştir. - Balıkesir’de 21 yıl önce kundaklanan evde hayatını kaybeden çocuk Esra Aşık’ın dosyasında, daha önce hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen şüpheli yönünden soruşturma yeniden açılmış; gerçekleştirilen operasyon sonucunda bir şüpheli tutuklanmıştır. - Denizli’de 20 yıl önce iş yerinde 11 yerinden bıçaklanarak öldürülen Mehmet Ali Türkmen’in dosyasında, tanıkların yeniden alınan ve birbiriyle örtüşen beyanları ile HTS kayıtları birlikte değerlendirilerek cinayeti işledikleri değerlendirilen iki şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. - Hatay’da 14 yıl önce kaybolan Selbi Uyğur’un öldürülmesine ilişkin yürütülen çalışmalarda, alınan itiraflar üzerine yer gösterme ve kazı işlemleri yapılmış; bulunan insan kemiklerinin Adli Tıp Kurumu tarafından gerçekleştirilen DNA incelemesi sonucunda Selbi Uyğur’a ait olduğu tespit edilmiş ve adli işlemler başlatılmıştır. - İstanbul Bayrampaşa’da 12 yıl önce öldürülen Gültekin Yıldırım’ın dosyasında, olay yerinde bulunan biyolojik bulguların yıllar sonra yapılan karşılaştırmalar neticesinde bir şüphelinin DNA profiliyle uyumlu olduğu belirlenmiş; HTS kayıtlarıyla desteklenen tespitlerin ardından yakalanan şüpheli tutuklanmıştır. - İstanbul Fatih’te 10 yıl önce öldürülen Yusuf Sayaner’in dosyasında ise şüpheli, yeniden yürütülen soruşturma kapsamında suçunu ikrar etmiş ve kasten öldürme suçundan tutuklanmıştır. - Samsun’da 19 yıl önce öldürülen Ali Sarıoğlu’nun dosyasında, olaydan sonra yapılan ve soruşturmayı yanlış yönlendirmeyi amaçladığı değerlendirilen ihbarın kaynağı yıllar sonra tespit edilmiş; yeni tanık beyanları ve teknik analizler sonucunda belirlenen 4 şüpheli yakalanarak tutuklanmıştır. Bu dosyaların yeniden ele alınmasında ve aydınlatılmasında büyük bir özveriyle çalışan İstanbul, Çarşamba, Balıkesir, Denizli ve Hatay Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza; gece gündüz demeden gayret gösteren Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın fedakâr mensuplarına teşekkür ediyorum. Teknik ve bilimsel incelemeleriyle soruşturmalara önemli katkılar sağlayan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumumuza, Adli Tıp Kurumumuza, kriminal polis laboratuvarlarımıza, bilirkişilerimize ve bu dosyaların aydınlatılmasına emek veren bütün kurumlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Adaletin hafızası güçlüdür. Aradan ne kadar zaman geçerse geçsin, her dosyanın izini sonuna kadar sürecek; karanlıkta kalan olayları aydınlatmak için devletimizin bütün imkânlarını seferber edeceğiz. Acıları yıllardır dinmeyen mağdur ailelerimizin yanında olmaya, cevap bekleyen sorularını adaletin imkânlarıyla karşılıksız bırakmamaya devam edeceğiz. Hiçbir cinayet unutulmayacak, hiçbir delil göz ardı edilmeyecek ve hiçbir fail geçen zamana güvenerek adaletten kaçamayacaktır.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.