Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hırsızlık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hırsızlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hırsızlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hırsızın senaryosu Yargıtay’dan geri döndü Haber

Hırsızın senaryosu Yargıtay’dan geri döndü

Sabıkalarına rağmen ev ve işyerlerine girerek insanları mağdur eden hırsızların ‘uyumak için girdim’ argümanı, ceza yargılamasında en sık karşılaşılan klasik savunma taktiklerinden biri olarak mahkemelerin gündemine geliyor. Yargılama sürecinde sanıkların bu savunması iddia makamı (savcılık) tarafından toplanan delillerle çürütülüyor. Hırsızlık için girdiği evde suçüstü yakalanan G.D. hakkında ‘Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli’ suçundan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı. Sanığın, ‘Hırsızlık için değil dinlenmek için girdim ama sabıkamdan dolayı sözüme itibar edilmedi savunması Mahkemede karşılık bulmadı. Kapı, pencere kilitlerinin zorlanması, duvar ve çatı gibi engellerin aşılması, doğrudan hırsızlık veya mala zarar verme kastının açık göstergesi olduğuna dikkat çeken mahkeme; ‘Hukuk sistemimizde savunmalar değerlendirilirken hayatın olağan akışı esas alınır. Tanımadığınız birinin evine izinsiz girip uyuması makul kabul edilmez. Şüphelinin üzerinde veya çevresinde kesici aletler (levye, tornavida), eldiven, maske veya çalınan eşyaların bulunması bu bahaneyi tamamen ortadan kaldırır. Bu tarz mesnetsiz ifadeler genellikle cezayı hafifletmek veya suçun vasfını değiştirmek için yapılmış bir kaçıştır’ değerlendirmesi yapıp sanığı hapis cezasına çarptırdı. Sanık kararı temyiz edince devreye Yargıtay 2. Ceza Dairesi girdi. Temyiz sadece hüküm hukuksuz olduğunda geçerlidir G.D. isimli hırsızlık sanığının temyiz müracaatını değerlendiren Yargıtay 2.Ceza Dairesi adeta ültimatom niteliğinde bir karara imza attı. 5271 sayılı Kanun’un 288. maddesinin ’’Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır’’ ifadesi hatırlatıldı. Aynı Kanun’un 294. Maddesinde ise ’’Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir’’ hükmünün yer adlığı vurgulandı. Kararda şu ifadelere yer verildi: ’’Sanığın temyiz isteminin, katılanın evine hırsızlık amacıyla girmediği, uyumak amacıyla girdiğine, geçmiş sabıkasından dolayı sözlerine itibar edilmediğine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62. maddesinin uygulanmadığına dayanıyor. Sanık müdafiinin (avukatının) temyiz isteminin, sanığın atılı suçu işlemediğine, soyut ve mesnetsiz değerlendirmeyle mahkûmiyet kararı verildiğine ve beraat kararı verilmesinin gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede hukuka aykırılık bulunmamıştır. Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf istemlerinin esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’

"Sakin Şehir" ünvanlı İznik sakin kalmalı" çağrısı Haber

"Sakin Şehir" ünvanlı İznik sakin kalmalı" çağrısı

Bursa’nın "Sakin Şehir" (Cittaslow) ünvanlı tarihi ve turistik ilçesi İznik’te, son dönemde yaşanan asayiş olaylarına karşı sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar tek ses oldu. İlçede faaliyet gösteren 8 hemşehri derneğinin öncülüğünde bir araya gelen yüzlerce vatandaş, ortak bir basın açıklaması gerçekleştirerek suç ve suçlulara karşı birlik mesajı verdi. Kamuoyunda derin üzüntü yaşatan şiddet olaylarının ardından tek bir çatı altında toplanan İznik Hemşehri Dernekleri, yaptıkları ortak açıklamada etnik köken ya da mahalle ayrımı gözetmeksizin, ilçenin huzurunu bozan her türlü suç odaklarına karşı kararlı bir duruş sergileyeceklerini vurguladı. "Meselemiz insanlar değil, suçtur" İznik Hemşehri Dernekleri adına yapılan ortak açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Değerli hemşehrilerimiz, saygıdeğer basın mensupları, bugün burada, sekiz hemşehri derneğinin öncülüğünde, İznik’i seven, bu şehrin huzurunu, güvenliğini ve geleceğini önemseyen vatandaşlar olarak bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle son günlerde ilçemizde meydana gelen ve kamuoyunun vicdanında derin bir üzüntü ve elem oluşturan olay nedeniyle mağdur olan vatandaşımıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bugün burada toplanmamızın amacı güzide şehrimizde yaygınlaşan suç ve suçların karşısında omuz omuza saf tutmaktır. Bizim meselemiz insanlar değil, suçtur. Türk Ceza Kanunu 1. maddesinde, ’Ceza Kanununun amacı; kişi hak ve özgürlüklerini, kamu düzen ve güvenliğini, hukuk devletini, kamu sağlığını ve çevreyi, toplum barışını korumak, suç işlenmesini önlemek’ olduğu belirtilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Kişi hak ve özgürlüklerinin, kamu düzen ve güvenliğinin, hukuk devletinin, kamu sağlığının ve çevrenin, toplum barışının korunması elzem ve ehemmiyetlidir. Bölmeye değil birleştirmeye, ayrıştırmaya değil kucaklamaya, kavgaya değil barışa, vandallaşmaya değil medenileşmeye inanıyoruz. Bizim mücadelemiz kişisel değil, ilçemizin huzurunu bozan her türlü suç ve suçluya karşıdır. Çünkü biliyoruz ki suçun milliyeti olmaz. Suçun etnik kökeni olmaz. Suçun mezhebi olmaz. Suçun meşrebi olmaz. Suçun mahallesi olmaz. Suç, kim tarafından işlenirse işlensin suçtur ve hukuk önünde karşılığını bulmalıdır." "İznik ’Sakin Şehir’ unvanına yakışır şekilde anılmalıdır" Açıklamada, İznik’in dört büyük medeniyete başkentlik yapmış kadim bir inanç ve kültür merkezi olduğu hatırlatılarak, ilçenin uyuşturucu, gasp ve tefecilik gibi suçlarla anılmasının kabul edilemez olduğu ifade edilerek şöyle denildi: "İznik, sıradan bir şehir değildir. İznik; Roma’nın, Bizans’ın, Selçuklu’nun ve Osmanlı’nın izlerini taşıyan, hatta bu büyük devletlerin başkentliğini yapmış kadim bir medeniyet merkezidir. İznik; sadece bölgemiz tarihine değil dünya tarihine yön veren önemli kararların alındığı bir inanç merkezidir, sanat merkezidir, kültür merkezidir. İznik; gölüyle, surlarıyla, camileriyle, kiliseleriyle, çinileriyle, tüm tarihi eserleri ve kültürel zenginliğiyle yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın göz bebeği şehirlerinden biridir. İznik, ’Sakin Şehir’ anlamına gelen Cittaslow unvanını taşımaktadır. Bu şehir; huzurun, kardeşliğin, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün sembolüdür. İşte tam da bu sebeple şiddet olayları, uyuşturucu ticareti, gasp, hırsızlık, tefecilik, kasten yaralama ve benzeri suçlarla anılmak İznik’e yakışmamaktadır. Bu şehrin çocukları korkuyla değil umutla büyümelidir. Bu şehrin gençleri suç örgütlerinin değil eğitimin, sporun ve kültürün içerisinde yer almalıdır. Bu şehrin aileleri, bu şehrin ebeveynleri, evlatlarını endişeyle değil güvenle sokağa gönderebilmelidir. Müreffeh, aydınlık ve yaşanabilir bir İznik istiyoruz! Bizler hiçbir mahallemizin suçla özdeşleşmesini istemiyoruz. Hiçbir gencimizin uyuşturucu batağına sürüklenmesini istemiyoruz. Hiçbir vatandaşımızın can güvenliği konusunda kaygı duymasını istemiyoruz. Bu nedenle bugün burada yükselen ses; öfkenin değil sağduyunun sesidir. Bu ses; ayrışmanın değil birlik olmanın sesidir. Bu ses; kutuplaşmanın değil kardeşliğin sesidir." "Kardeşlik çağrımız, suç karşısında sessizlik değildir" İznik’te yaşayan herkesin eşit ve onurlu birer fert olduğunu belirten dernekler, emniyet ve yargı güçlerine olan güvenlerini yinelerken, toplumsal iş birliğinin önemine şöyle dikkat çekti: "Hiçbir etnik milliyeti ayırt etmeksizin ve ayırmaksızın, Anadolu’nun dört bir yanından gelmiş vatandaşlarımız, hemşehrilerimiz bu şehrin ayrılmaz parçalarıdır. Hepimiz aynı sokaklarda büyüyor, aynı pazarda alışveriş yapıyor, aynı camilerde ibadet ediyor, aynı bayrak altında yaşıyoruz. Bizleri birbirimize düşürmeye çalışan hiçbir anlayışa izin vermeyeceğiz. Ancak kardeşlik çağrımız, suç karşısında sessizlik anlamına da gelmemektedir. Suç işleyen kim olursa olsun hukuk önünde hesap vermelidir. Hiç kimse yaşadığı mahalleye, ailesine veya mensup olduğu topluluğa güvenerek suç işleme cesareti bulmamalıdır. Devletimizin ilgili kurumlarının ilçemizdeki güvenlik sorunlarının çözümü noktasında gerekli adımları atacağına inanıyoruz. Emniyet teşkilatımıza, jandarmamıza, savcılığımıza ve yargı mensuplarımıza güveniyoruz. Bu mücadele yalnızca güvenlik güçlerinin değil, toplumun bütün kesimlerinin ortak meselesi ve mücadelesidir. Devlet mensuplarımız ve sivil toplum teşkilatlarımız başta olmak üzere Derneklerimizin, muhtarlarımızın, öğretmenlerimizin, din görevlilerimizin, esnafımızın ve ailelerimizin el ele vermesi gerekmektedir. Çünkü güçlü ve medeni toplumlar yalnızca suçluların cezalandırılmasıyla değil, suçun ortaya çıkmasına neden olan şartların ortadan kaldırılmasıyla inşa edilir." "Biz çocuklarımızın geleceğini korumak istiyoruz" Basın açıklaması, İznik’in geleceği için birlik ve beraberlik içinde çalışmaya devam edileceği vurgusuyla şöyle son buldu: "Bugün buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Biz kavga istemiyoruz. Biz husumet istemiyoruz. Biz ayrışma istemiyoruz. Biz ötekileştirme istemiyoruz. Biz huzur istiyoruz. Biz güven istiyoruz. Biz kardeşlik istiyoruz. Biz çocuklarımızın geleceğini korumak istiyoruz. Biz İznik’in adının güzelliklerle, tarihiyle, kültürüyle ve turizmiyle anılmasını istiyoruz. İznik’in adı suçla değil medeniyetle anılmalıdır. İznik’in adı kavgayla değil kardeşlikle anılmalıdır. İznik’in adı korkuyla değil huzurla anılmalıdır. İznik’in adı vandallıkla değil tarih ve bazilika ile anılmalıdır. İznik’in adı kargaşa ile değil sükûnet ile anılmalıdır. Bugün burada bulunan herkese şükranlarımızı sunuyoruz, teşekkür ediyoruz. Bu yürüyüşe ve açıklamaya katılan tüm hemşehrilerimizi sağduyulu duruşlarından dolayı tebrik ediyoruz. İnanıyoruz ki birlik olduğumuz sürece aşamayacağımız hiçbir sorun yoktur. Hep birlikte daha güvenli, daha huzurlu ve daha güçlü bir İznik için çalışmaya devam edeceğiz." Vatandaşların yoğun destek verdiği basın açıklaması olaysız bir şekilde sona erdi.

90 suçlu Türkiye'ye iade edildi Haber

90 suçlu Türkiye'ye iade edildi

İçişleri Bakanlığı, yaptığı açıklamada, "Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı görevlileri ile KOM, İstihbarat, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlıkları; Siber, Asayiş ve TEM Daire Başkanlıklarının koordineli çalışmaları sonucunda; yurt dışına kaçan ve haklarında arama kararı bulunan şahıslara yönelik operasyonlar gerçekleştirildi. İlgili ülkelerin kolluk birimleriyle kurulan etkin iş birliği neticesinde; kırmızı bültenle uluslararası seviyede aranan 42 ve ulusal seviyede aranan 48 olmak üzere toplam 90 suçlu ülkemize geri getirildi. Bu kapsamda, Kırmızı Bültenle uluslararası seviyede aranan S.D., K.A., A.A., U.A., K.G., B.K., S.C., B.F., U.Y., M.Ç., M.A., Ş.Ş., L.P., C.K., A.S., O.A., A.A.K., A.A.M., S.G., M.F., A.D., M.Ö., B.K., M.M., N.İ., R.A., T.E.O., A.Ç., S.Ö., M.O., N.Ç., N.D., R.B., O.G.., İ.Ç., C.Y., H.R., U.A., M.T., B.T., E.L., N.İ. ile ulusal seviyede aranan G.Y., V.A., M.T., A.D., C.T., C.Ç., N.O., A.E., A.M.G., K.K., Y.A., A.Y., B.H.Ö., M.E.Ö., A.Ö., F.G., U.A., H.G., H.Ş., M.A., S.Ç., H.K., M.Ş.S., G.P., O.Ç., Y.K., E.Ş., C.A., B.B., Y.Y., H.H.Ö., E.Ç., M.A.D., B.M., B.C., O.T., B.S., H.İ., M.E., H.S., M.A., E.D., M.K., B.B., A.O., İ.E., Y.E. ve F.G. isimli şahıslar yakalandı ve ülkemize iadeleri sağlandı. Gürcistan (58), Almanya (12), Bulgaristan (3), Yunanistan (3), Hollanda (2), KKTC (2), Avusturya, Belarus, İngiltere, İtalya, Kırgızistan, Kuzey Makedonya, Moldova, Tayland, Ukrayna ve Japonya’da yakalanan şahısların; dolandırıcılık, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, uyuşturucu madde kullanma ve ticareti, kasten öldürmeye teşebbüs, hırsızlık, resmi belgede sahtecilik, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten öldürme, çocuğun cinsel istismarı, yağma, silahla tehdit, kamu malına zarar verme, konut dokunulmazlığını ihlal etme, kasten yaralama, tasarlayarak öldürme, nitelikli cinsel saldırı, ruhsatsız silah bulundurma, hükümlü veya tutuklunun kaçması, kara para aklama, futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi hakkında kanuna muhalefet, askeri ceza kanununa muhalefet, vergi usul kanununa muhalefet, göçmen kaçakçılığı yapma, kumar oynanmasına yer ve imkan sağlama, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, silahlı terör örgütüne üye olma suçlarından arandıkları belirlendi. Kahraman Polislerimizi, Başkanlıklarımızı, Daire Başkanlıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz. Adalet Bakanlığı görevlilerine teşekkür ediyoruz." denildi.

En yaygın suç 'taciz' ve siber dolandırıcılık Haber

En yaygın suç 'taciz' ve siber dolandırıcılık

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin “Türkiye Suç Mağduriyeti Araştırması”nın (TSMA) sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. İlk kez gerçekleştirilen araştırma, Türkiye’de güvenlik algısı, suç türleri ve vatandaşların suç karşısındaki davranışlarına ilişkin kapsamlı bir tablo ortaya koydu. Söz konusu araştırma bireylerin suç mağduriyeti, güvenlik algısı ve mağduriyet sonrası davranışlarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya çıkardı. 6 Ekim - 19 Aralık 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde gerçekleştirilen çalışma kapsamında 21 bin 500 hanede yaşayan 15 yaş ve üzeri bireylerle görüşüldü. Bilgisayar destekli yüz yüze görüşme yöntemiyle yapılan araştırmada toplam 18 bin 378 kişinin verileri değerlendirildi. EVLERDE İLK TERCİH ÇELİK KAPI OLDU Araştırmaya göre vatandaşların suçtan korunmak amacıyla evlerinde en fazla tercih ettiği güvenlik önlemi yüzde 70,7 ile zırhlı/çelik kapı oldu. Güvenlik kamerası yüzde 35,5 ile ikinci sırada yer alırken, pencerelere panjur veya korkuluk yaptıranların oranı yüzde 28 olarak kaydedildi. En az tercih edilen önlemler ise yüzde 4,7 ile hırsız alarmı, yüzde 4,8 ile bekçi köpeği ve yüzde 5,5 ile biber gazı/elektro şok cihazları oldu. Kent-kır ayrımında ise dikkat çekici farklılıklar görüldü. Ateşli silah ve bekçi köpeği kullanımının kırsal bölgelerde daha yaygın olduğu belirlenirken; güvenlik kamerası, çelik kapı ve alarm sistemlerinin yoğun kentlerde daha fazla tercih edildiği tespit edildi. EN YAYGIN SUÇ: TACİZ VE SİBER SUÇLAR Araştırmada son bir yıl içinde en az bir kez suç mağduru olduğunu belirtenlerin oranı incelendiğinde, ilk sırada yüzde 4,6 ile cinsel olmayan taciz yer aldı. Bunu yüzde 3,5 ile bilişim suçları ve yüzde 2,8 ile tüketici dolandırıcılığı izledi. Araç hırsızlığı yüzde 0,2, yağma yüzde 0,1 ve araçtan kişisel eşya çalınması yüzde 0,6 ile en düşük yaygınlık oranına sahip suç türleri arasında yer aldı. VATANDAŞ EN ÇOK ARAÇ HIRSIZLIĞINI BİLDİRİYOR Suç mağduriyetinin resmi mercilere bildirilme oranlarında ise araç hırsızlığı ilk sırada yer aldı. Araç hırsızlığı mağdurlarının yüzde 81,3’ü olayı resmi kurumlara bildirirken, motosiklet/moped hırsızlığında bu oran yüzde 68,4 oldu. Saldırı ve yaralanma olaylarında bildirim oranı yüzde 53,3 olarak kaydedildi. En düşük bildirim oranı ise yüzde 5,1 ile rüşvet suçunda görüldü. Cinsel tacizde bildirim oranı yüzde 11, cinsel olmayan tacizde ise yüzde 14,7 olarak gerçekleşti. MADDİ KAYIPLAR GENELLİKLE 25 BİN TL’NİN ALTINDA Araştırmaya göre suç mağduriyetlerinde oluşan maddi kayıpların büyük bölümü 24 bin 999 TL ve altında kaldı. Evden hırsızlık ve tüketici dolandırıcılığı suçlarında ise ikinci sırada “100 bin TL ve üzeri” kayıplar yer aldı. Evden hırsızlık olaylarında en çok çalınan ürünler arasında elektronik ve elektrikli eşyalar öne çıktı. Olayların yüzde 15,5’inde elektronik eşya çalınırken, yüzde 14,9’unda mücevher, saat ve altın hırsızlığı yaşandı. Diğer hırsızlık olaylarında ise en sık çalınan eşyalar yüzde 19,4 ile cüzdan ve çanta, yüzde 15,2 ile cep telefonu oldu.

Bursa’da şehidin hatırasını çalan şüpheli 24 saat geçmeden yakalandı Haber

Bursa’da şehidin hatırasını çalan şüpheli 24 saat geçmeden yakalandı

Mudanya ilçesi Ömerbey Mahallesi’nde bulunan mezarlıkta meydana gelen olayın ardından harekete geçen ekipler, bölgedeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Yapılan çalışmalar sonucu kimliği tespit edilen Bülent D. (48), operasyonla kısa sürede gözaltına alındı. Şüphelinin ilk ifadesinde, söz konusu heykeli çöpte bulduğunu ve çalmadığını öne sürdüğü öğrenildi. Olayla ilgili soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor. Aile ziyarette fark etti Olay, şehit ailesinin akşam saatlerinde mezarlığı ziyareti sırasında ortaya çıktı. Şehidin kabrine gelen aile, silah arkadaşları tarafından Kayseri’de özel olarak yaptırılan komando heykelinin yerinde olmadığını fark etti. Durumun ardından aile, vakit kaybetmeden emniyet birimlerine başvurarak şikayette bulundu. "Yine bir travma yaşadık" Şehidin babası Sadık Yavuz, yaşanan olaya tepki göstererek, yapılanın sadece bir hırsızlık değil, aynı zamanda büyük bir saygısızlık olduğunu dile getirdi. "Silah arkadaşının özel olarak yaptırdığı bir hatıraydı. Maddi değeri yok ama bizim için paha biçilemez. Bunu görmek bizi yeniden yıktı. Resmen bir travmayı tekrar yaşadık. Bunu yapanların en ağır cezayı almasını istiyoruz" dedi. "O heykeli oğlum diye öpüyordum" Şehit annesi Zerrin Yavuz ise yaşadığı acıyı gözyaşları içinde anlattı: "Ben her gün buradayım. O heykeli oğlum gibi görüp sarılıyor, öpüyordum. Dün geldiğimizde yoktu. Bu nasıl bir vicdansızlık, nasıl bir insanlık? Şehitlerimiz bunu hak etmiyor." Soruşturma sürüyor Olayla ilgili başlatılan soruşturmanın devam ettiği, çalındığı belirlenen komando heykelinin akıbetine ilişkin çalışmaların sürdüğü öğrenildi.

Bursa’da aranan şahıslara operasyonda 8 kişi yakalandı Haber

Bursa’da aranan şahıslara operasyonda 8 kişi yakalandı

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği ekipleri, aranan şahısların yakalanmasına yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Yapılan operasyonlar kapsamında farklı suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan 8 kişi gözaltına alındı. Edinilen bilgiye göre; "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak" suçundan 16 yıl 6 ay 7 gün hapis cezası bulunan O.G., Altıparmak Mahallesi’nde yakalandı. "Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan 15 yıl 8 ay hapis cezası bulunan E.Ş.’nin tanınmamak için sürekli şapka, gözlük ve atkı kullandığı belirlendi. Şüpheli, Tahtakale Mahallesi’nde metruk bir binada yakalandı. "Tehdit, hırsızlık ve uyuşturucu kullanma" suçlarından 13 yıl 9 ay hapis cezası bulunan S.Ö., adres kontrolü sırasında camdan atlamaya çalışırken yakalandı. "Yağma, hırsızlık ve uyuşturucu kullanma" suçlarından 12 yıl 2 ay hapis cezası bulunan T.Ç. ise Sinandede Mahallesi’nde gözaltına alındı. "Uyuşturucu ticareti" suçundan 12 yıl hapis cezası bulunan H.T., Hüdavendigar Mahallesi’nde saklandığı evin çatı katından kaçmaya çalışırken yakalandı. Uyuşturucu kullanma suçundan 11 yıl 6 ay 10 gün hapis cezası bulunan ve yurt dışına kaçma hazırlığında olduğu tespit edilen M.N., Soğukkuyu Mahallesi’nde çatıdan kaçmaya çalışırken yakalandı. "Hırsızlık ve uyuşturucu kullanma" suçlarından 9 yıl 9 ay 7 gün hapis cezası bulunan M.A. Altıparmak Mahallesi’nde, aynı suçlardan 14 yıl 1 ay hapis cezası bulunan S.S. ise Güneştepe Mahallesi Yaman Caddesi üzerinde yakalandı. S.S.’nin yakalandığı sırada, "Polis bayram seyran dinlemiyor, bizi Allah kurtarsın" dediği öğrenildi. Gözaltına alınan 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.