Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hayvancılık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hayvancılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hayvancılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayvan küpeleme sisteminde yeni dönem Haber

Hayvan küpeleme sisteminde yeni dönem

Tarım ve Orman Bakanlığı, koyun, keçi ve sığır cinsi hayvanların tanımlanması, tescili ve izlenmesine ilişkin iki ayrı yönetmelikte değişiklik yaptı. Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren düzenlemelerle, hayvan kayıt sisteminde teknik güncellemeler ve uygulamaya yönelik yeni hükümler getirildi. Koyun ve keçilere ilişkin yönetmelikte, yalnızca "Bakanlığın Gıda ve Kontrol" ibaresi "Hayvancılık" olarak değiştirilirken, sığır cinsi hayvanlara ilişkin yönetmelikte ise daha kapsamlı düzenlemeler yapıldı. Buna göre, il kodu bulunan kulak küpelerinin düşmesi veya kaybolması halinde, aynı özgün numarayı taşıyan il kodlu plastik kulak küpesi yeniden takılabilecek. Düzenlemeyle birlikte sığırların plastik kulak küpelerinde barkodun yanı sıra karekod kullanımının da önü açıldı. Barkod ve karekodlara ilişkin teknik esaslar ise Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından belirlenecek. Öte yandan, kulak küpelerinde kullanılan renk seçeneklerine "turkuaz" da eklendi. Ayrıca, il kodu bulunan plastik kulak küpelerinin yeni doğan hayvanlarda kullanımına 31 Aralık 2026 tarihine kadar devam edilebilecek. Yönetmeliklerde ayrıca, hayvan tanımlama numaralarına ilişkin teknik düzenlemeler güncellenirken, bazı hükümler de yürürlükten kaldırıldı. Her iki yönetmelik de yayımlandığı tarih itibarıyla yürürlüğe girerken, hükümleri Tarım ve Orman Bakanı tarafından yürütülecek.

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Haber

Üreticiye müjdeli haber: Saman fiyatları yarı yarıya geriledi

Tüm Süt, Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Maliyet Komisyonu verilerine göre, nisan ayında kilosu 14,70 lira olan yonca kuru otu yüzde 8 düşüş göstererek 13,5 liraya geriledi. Aynı dönemde mısır silajının kilogram fiyatı da yüzde 7,8 azalarak 4,5 liraya indi. Saman fiyatları yarı yarıya geriledi Hasat döneminin etkisiyle en keskin fiyat düşüşü samanda yaşandı. Nisan ayında kilosu 10,03 lira olan hasıl kuru otun fiyatı mayısta yüzde 24 azalarak 8,08 liraya düşerken, samanın kilogram fiyatı ise nisana kıyasla yaklaşık yüzde 50 oranında azalarak 3,5 liraya kadar geriledi. Türkiye Ürün İhtisas Borsası (TÜRİB) Elektronik Ürün Senedi (ELÜS) piyasasında mayıs ayında 14,6 liraya kadar yükselen arpadaki kilogram başına ortalama fiyatlar, haziranın ilk haftasında 12,5 liraya kadar çekilse de haftalık kapanışını 12,64 liradan gerçekleştirdi. Fabrika yemlerindeki artış durdurulamıyor Kaba yem fiyatlarında hasat kaynaklı düşüşler yaşansa da hazır fabrika yemlerindeki fiyat artışları hız kesmeden devam etti. Son bir ay içinde; yüzde 21 HP süt yeminin kilogramı 19,43 liradan 20,40 liraya, düve-besi geliştirme yemi 17,83 liradan 19,20 liraya, buzağı başlangıç yemi ise 19,79 liradan 21,33 liraya yükseldi. Çiğ süt üretim maliyeti 1,04 lira azaldı Kaba yem maliyetlerindeki bu gerileme, çiğ süt üretim maliyet tablosuna da olumlu yansıdı. TÜSEDAD Maliyet Komisyonu, mayıs ayına ait 1 litre sıcak çiğ süt üretim maliyetini bir önceki aya göre 1,04 lira azalışla 27,31 lira olarak belirledi. Maliyetteki bu düşüşün temel gerekçesi kaba yem fiyatlarındaki gerileme olarak açıklansa da süt üreticileri, diğer girdi kalemlerindeki artışların devam ettiğini ve sadece kaba yemdeki düşüşün üretimi sürdürülebilir kılmak adına yeterli olmadığını ifade ediyor. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen, hasat döneminde piyasaya anlık ve yoğun şekilde kaba yem girişi olduğunu, bu geçici bolluğun fiyatları aşağı çektiğini belirtti. Çiftçiler için tarladan elde edilen önemli bir ek gelir olan samanın ucuzlamasının hayvancılık sektörüne nefes aldırdığını dile getiren Düzen, hasat sezonu tamamlandıktan sonra fiyatların yeniden bir miktar yükselişe geçebileceğini vurguladı.

Organik gübre fiyatları geçen yıl ile aynı Haber

Organik gübre fiyatları geçen yıl ile aynı

Küresel pazardaki hareketlilik nedeniyle kimyasal gübre ve yakıt maliyetlerinin yükselmesi, tarımda yerli ve doğal alternatifleri yeniden gündeme getirdi. Fiyat istikrarını koruyan hayvansal organik gübreler, hem ekonomik yönüyle hem de toprağa sağladığı uzun vadeli korumayla çiftçiler için güçlü bir seçenek oluşturuyor. Bursa’da hayvancılık yapan İsmail Oktay, piyasadaki fahiş fiyat artışlarının hayvansal gübreye yansımadığını vurgulayarak, "Kimyasal gübre fiyatları yüzde 100 artış gösterirken, hayvansal organik gübre fiyatlarında büyük bir değişim yaşanmadı. Geçen yıl 6 tonluk gübreyi 2500 lira civarında satarken, bu yıl yine makul bir artışla 6 tonunu 3 bin liraya çiftçimize sunabiliyoruz. Üreticilerimiz nakliye için araçlarını temin edip geldiklerinde, araçları doldurma işini tamamen biz üstleniyoruz" dedi. Sektördeki en büyük zorluğun iş gücü bulmak olduğunu ve bu işin yüksek el emeği gerektirdiğini belirten Oktay, "Gübre, üretildiği yerde bol ancak bulunmayan bölgelerde pahalı kalıyor. Bugün bir işçiye bir römork gübre sar deseniz, 5 bin lira verseniz dahi sarmak istemiyor. Maddi olarak bize çok büyük bir katkısı olmasa ve depolama şansımız bulunmasa da bu doğal zenginliğin toprağa dönmesi şart" ifadelerini kullandı. Kimyasal gübrelerin toprak yapısına verdiği zarara ve geçici etkilerine dikkati çeken Oktay, doğal gübrenin sunduğu 7 yıllık koruma kalkanını şu sözlerle anlattı: "Kimyasal gübreler yazlık ve kışlık gibi sadece dönemlik etki gösterir ve uzun vadede toprağı körleştirir. Buna karşılık hayvansal gübre, kimyasal gübrelerden çok daha iyi sonuçlar verebilme gücüne sahiptir. Bir hayvan gübresinin toprakta tam 7 yıl süresi vardır. Çiftçilerimiz bizim gübrelerimizi kullanırlarsa, tarlalarını tek bir uygulamayla 7 yıl boyunca korurlar. Bir kere atıp, 7 yıl boyunca hem toprağın yapısını muhafaza ederler hem de yüksek verim alırlar. Dikkat edilmesi gereken tek nokta; yanmış gübrenin hemen serilebileceği, yaş gübrenin ise bir süre bekletilmesi gerektiğidir." Tarım uzmanları da hayvansal organik gübrelerin toprağın sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını belirtiyor. Kimyasal ajanların aksine toprağın organik madde dengesini kuran hayvansal gübreler, toprağın su tutma kapasitesini maksimum seviyeye çıkarırken havalanmasını kolaylaştırıyor. İçeriğindeki zengin besin elementlerini toprağa yavaşça salarak bitkinin 7 yıl boyunca dengeli beslenmesini sağlayan bu yöntem, toprak altındaki yararlı mikroorganizma faaliyetlerini de artırıyor. Erozyon riskini azaltan ve toprağın doğal gözenekli yapısını koruyan hayvansal gübre, tarım arazilerinin çölleşmesini engelleyerek gelecek nesillere verimli bir toprak mirası bırakılmasını sağlıyor.

Yenişehir’e dev destek paketi Haber

Yenişehir’e dev destek paketi

Bursa İli Hayvancılığı Geliştirme Birliği’nden (HAGEL) Yenişehir’e dev destek paketi teslim alındı. HAGEL Başkanı Mustafa Işık’ın katılımıyla Yenişehir’de düzenlenen törenle çiftçilerin ve kooperatiflerin üretim kapasitesini artıracak önemli ekipmanlar Yenişehirli çiftçilere sağlandı. Ayaz Mahallesi’nde bulunan yüksek tonajlı kantar, mekanik sistemden modern elektronik sisteme dönüştürülerek modernize edilmesi, Köprühisar Mahallesi’ne 2 bin litre kapasiteli süt soğutma tankı, Terziler Mahallesi’ne kullanımda olan 5 bin litrelik süt tankının yenilenmesi ve Yenişehir Hayvan Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı için bin 350 metrelik tel, 310 galvaniz direk ile 150 kilogram gergi telinden oluşan çevre güvenlik ekipmanları teslim alındı. Törende konuşan Yenişehir Belediye Başkanı Ercan Özel, HAGEL ile kurulan güçlü iş birliğinin meyvelerini topladıklarını ifade etti. Bugüne kadar, 4 adet salça makinesi, 1 adet burgu makinesi, 2 adet süt tankı ve 2 bin 320 adet fidan desteğini ilçeye kazandırdıklarını anlatan Başkan Özel, "Başta HAGEL Başkanımız Mustafa Işık olmak üzere tüm yöneticilere teşekkür etmek istiyorum" dedi. Yenişehir’in Hayvancılık konusunda Bursa’nın en önde gelen ilçelerinden biri olduğu vurgulayan Başkan Özel, "Yenişehir’de, 68 bin küçükbaş, 50 bine yakın da büyükbaş hayvan var. Yenişehir Ovası, Bursa’nın en önemli ovalarından biri elbette desteklenmesi gerekiyor. Yenişehir’e yapılan bu yatırımlar, sadece Yenişehir üreticisine değil, Bursa’ya yapılmış yatırım olarak sayılabilir" diye konuştu. HAGEL ve Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık da, "Yenişehir, Ovası ve hayvancılığıyla Bursa’nın adeta kalbi, üretimin merkezidir. Bu nedenle bu bölgeye daha fazla destek vermemiz gerektiğine inanıyoruz. Türkiye’nin kalkınması sizlerin alın teriyle mümkündür. Ercan Başkanımızın Yenişehir’e daha fazla hizmet kazandırma gayreti de takdire şayandır. Hayvancılıkta öne çıkan bir ilçe olarak Yenişehir’e pozitif ayrımcılık yapmayı sürdürecek, eksikleri birlikte gidereceğiz" ifadelerini kullandı.

MAY Tohum’dan 2 binin üzerinde çiftçiye eğitim desteği Haber

MAY Tohum’dan 2 binin üzerinde çiftçiye eğitim desteği

Aksaray, Aydın, İzmir, Amasya, Tokat, Afyonkarahisar, Düzce, Kastamonu, Burdur, Muğla ve Erzincan illerinde, 13 farklı lokasyonda gerçekleştirilen eğitimlerde çiftçilere hem hayvancılık hem de tarımsal üretim alanında teknik bilgiler aktarıldı. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projesi kapsamında düzenlenen eğitimlerde, Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. İsmet Türkmen tarafından "Hayvan Beslenmesi ve Hayvan Sağlığı" konularında kapsamlı eğitimler verildi. Eğitimlerde, kaliteli ve yüksek verimli hayvansal üretim için rasyon hazırlama yöntemleri, mısır kullanımının hayvan beslenmesindeki önemi, hayvan besleme kaynaklı hastalıklarla ilgili önemli bilgiler ile 2 yıldır Türkiye’deki çiftliklerde görülen şap hastalığı ve alınması gereken önlemler üzerine önemli bilgiler paylaşıldı. MAY Tohum Ayçiçeği Ürün ve Mısır Teknik Müdürü Burak Uğur ise toplantılarda gerçekleştirdiği sunumlarla çiftçilere mısır yetiştiriciliğinde verim ve kaliteyi artırmaya yönelik teknik bilgiler aktardı. Özellikle silajlık mısır üretiminde doğru çeşit seçimi, yetiştirme teknikleri ve yüksek besleyicilik değerine sahip mısır çeşitlerinin hayvancılık işletmelerine sağladığı katkılar üzerine önemli değerlendirmelerde bulundu. Sürdürülebilir üretim için finansal okuryazarlık eğitimi 2026 yılı eğitim organizasyonlarında, önceki yıllardan farklı olarak çiftçilerin ekonomik ve finansal süreçlerde daha bilinçli hareket etmelerine katkı sağlamayı hedefleyen "Finansal Okuryazarlık" eğitimleri de programa dahil edildi. Eğitimlerde üreticilere; bütçe yönetimi, mali planlama, tarımsal yatırım süreçleri ve finansal risk yönetimi konularında farkındalık kazandırılması amaçlandı. "Çiftçilerin bilgi birikimini artırmayı ve sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlamayı hedefleyen bir anlayışla hareket ediyoruz" Gerçekleştirilen organizasyonlarla ilgili değerlendirmelerde bulunan Burak Uğur, MAY Tohum’un yalnızca tohum üretimi gerçekleştiren bir şirket olmadığını, aynı zamanda çiftçilerin bilgi birikimini artırmayı ve sürdürülebilir tarımsal üretime katkı sağlamayı hedefleyen bir anlayışla hareket ettiğini belirtti. Burak Uğur, "48 yıllık sektör deneyimimiz ve güçlü Ar-Ge altyapımızla çiftçilerimize yüksek performanslı çeşitler sunarken, aynı zamanda onların üretim süreçlerinde ihtiyaç duyduğu teknik bilgi desteğini de sağlamaya devam ediyoruz. Hayvancılıkta Kalite Yolculuğu projemiz kapsamında bu yıl da Türkiye’nin farklı bölgelerinde üreticilerimizle bir araya geldik. Hayvan besleme, hayvan sağlığı, mısır yetiştiriciliği ve finansal okuryazarlık gibi konularda gerçekleştirdiğimiz eğitimlerle üreticilerimizin sürdürülebilir ve verimli üretim yapmalarına katkı sunmayı hedefledik" dedi. 1999 yılından bu yana hibrit mısır ıslahına yatırım yapan MAY Tohum, yüksek verim potansiyeline sahip, çevresel stres şartlarına dayanıklı ve yüksek besleyicilik değerleri sunan silajlık ve danelik mısır çeşitleri geliştiriyor. MAY Silaj platformu altında sunduğu yüksek verimli, kaliteli çeşitleriyle profesyonel hayvancılık işletmelerinin farklı ihtiyaçlarına çözüm sunan MAY Tohum, çiftçilere yalnızca ürün değil; bilgi, teknik destek ve sürdürülebilir üretim vizyonu da sunmaya devam ediyor.

Osmangazi'de ilham veren buluşma Haber

Osmangazi'de ilham veren buluşma

Osmangazi Belediyesi’nin girişimcilik ekosistemine katkı sunan çalışmaları kapsamında düzenlediği “Girişimci Kafası” söyleşileri, iş hayatında başarıya ulaşmış isimleri kendi işini kurma hayali taşıyan girişimci adaylarıyla buluşturmaya devam ediyor. Bu kapsamda gençlere ilham veren buluşmaların son konuğu Bursalı başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu oldu. Özellikle enerji sektöründe yaptığı çalışmalarla öne çıkan ve kente değer katan projelere imza atan Dağlıoğlu, geçmişten günümüze dek uzanan süreçte tecrübelerini girişimci adaylarıyla paylaşırken, değerli bilgilendirme ve tavsiyelerde bulundu. Gerçekleşen söyleşide ilk olarak 1993 yılında üniversite mezuniyetinin ardından bir yıl sonrasında kendi şirketini kurduğunu belirten Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, bugün bünyelerinde 17 faal şirketin bulunduğunu kaydetti. Bin 745 çalışanı olduğuna işaret ederek, enerji sektörünün yanı sıra hayvancılık, inşaat, sağlık ve makina sektöründe faaliyetler gösterdiklerini söyleyen Dağlıoğlu, “Aldığım eğitimden dolayı daha çok enerji tarafında çalışıyorum. Enerji hiçbir zaman gününü kaybetmiyor. Bugün olduğu gibi 10 yıl önce de enerjiyi konuşuyorduk. Teknoloji çok hızlı değişiyor, değişen teknolojiyi takip ettiğiniz sürece enerji sektörü gayet zevkli, gayet karlı bir sektör” diye konuştu. “HATALARIMIZI ÖĞRENİN, AYNI HATALARI SİZ YAPMAYIN” Başarı kadar başarısızlığın da unutulmaması gerektiğinin altını çizen Dağlıoğlu, “Bütün hataları kendiniz yapmayı beklemeyin. Bence bizim başarılarımızı sormak yerine buraya gelen herkese mutlaka başarısızlıklarını da sorun. Bu başarıların arkasında çok fazla başarısızlıklar, çok fazla düştüğümüz, elimizin kanadığı yerler var. Bu yol boyunca onlarca çukur var. Bu çukurların bir tanesini, iki tanesini atlamak demek, 10 yıllar, 20 yıllar, 30 yıllar kazanmak demek. Bizim başarılı tecrübelerimizden ziyade, başarısızlık tecrübelerimizi dinlerseniz ve o başarısızlıklardan bir veya iki tanesini atlarsanız, çok şey kazanmış olacaksınız.” dedi. “BURSA’YI ÇOK SEVİYORUM, ÇOK ŞEY KATMAK İSTİYORUM” İş hayatıyla birlikte çok fazla tecrübeler kazandığına değinen başarılı iş insanı Dağlıoğlu, kente değer katacak projelerle hizmet etmekten duyduğu memnuniyeti paylaştı. Faal şirketlerinin 13’ünün Bursa’da bulunduğunun altını çizen Dağlıoğlu, “Tabii ki çok fazla tecrübeler kazandık, bu tecrübelerin hepsini paylaşmaktan yanayım. Çünkü buradaki her genç girişimci, bu şehre bir şey katacak. Bursa’yı çok seviyorum ve buraya çok şey katmak istiyorum. Bu şehir bana çok şey verdi. O yüzden mümkün olduğunca tecrübelerimi genç girişimcilerle paylaşmak ve katkı sunmak istiyorum. Dünyada yaklaşık olarak 55 ülke gördüm, kaç yüz şehir gördüm bilmiyorum ama bence Bursa’dan daha güzel bir şehir yok. O yüzden bu şehre bir şeyler verebilmek, benim için mutluluk kaynağı” ifadelerini kullandı. Osmangazi Belediyesi’nin gerçekleştirdiği “Girişimcilik Kafası” söyleşilerinin önemini vurgulayan başarılı iş insanı Erol Dağlıoğlu, “Burada ben bir arkadaşa yararlı olabilsem, tek bir arkadaş bunlardan faydalanabiliyor olsa, ona bir çakıl taşı hediye edebilsem, bu çok doğru bir şey. Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın da, çok yakından tanıdığım bir arkadaşım. Onun bu konulara ne kadar önem verdiğini biliyorum. Hem gençlere verdiği önem, hem de iş dünyasına verdiği önemi milletvekilliği döneminden de biliyorum. İnşallah ben de faydalı olurum” dedi. Dağlıoğlu Grup Yönetim Kurulu Başkanı Erol Dağlıoğlu, söyleşi sonunda ise girişimci adaylarının sorularını içtenlikle yanıtladı.

Köylülerden meraya yapılması planlanan cezaevine tepki Haber

Köylülerden meraya yapılması planlanan cezaevine tepki

Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700’ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000’lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.