Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Havelsan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Havelsan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havelsan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Milli Savunm Bakanlığı'ndan Önemli Açıklama Haber

Milli Savunm Bakanlığı'ndan Önemli Açıklama

Milli Savunma Bakanlığı, son bir haftada yürütülen terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin bilgileri paylaştı. Açıklamada, 3 PKK'lı teröristin teslim olduğu, yasa dışı yollarla sınırı geçmeye çalışan 404 kişinin yakalandığı bildirildi. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), haftalık basın bilgilendirme toplantısını HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümü kapsamında gerçekleştirilen programda yaptı. MSB Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk tarafından yapılan bilgilendirmede, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin (TSK) terörle mücadele ve hudut güvenliği faaliyetlerine ilişkin son gelişmeler aktarıldı. Açıklamaya göre, son bir hafta içerisinde 3 PKK'lı terörist daha teslim oldu. Harekât bölgelerinde ise mayın ve el yapımı patlayıcıların yanı sıra mağara, sığınak ve barınakların tespit edilerek imha edilmesine yönelik çalışmalar sürdürüldü. HUDUTLARDA 404 KİŞİ YAKALANDI MSB, hudut güvenliğine ilişkin faaliyetlerde de önemli veriler paylaştı. Buna göre, son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 kişi yakalandı, 701 kişinin ise sınırı geçmesi engellendi. Böylece 1 Ocak 2026'dan itibaren yasa dışı geçiş girişiminde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19'a, sınırı geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830'a yükseldi. Bakanlık, Türkiye'nin güvenliği ve sınırların korunmasına yönelik çalışmaların kesintisiz sürdürüldüğünü bildirdi.

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Haber

MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği

Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nın gerçekleştirildiğini hatırlatarak, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir. TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" dedi. Milli Savunma Bakanlığı tarafından HAVELSAN’ın Ankara Teknoloji Kampüsü’nde haftalık basın bilgilendirme toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Tuğamiral Zeki Aktürk, toplantının gerçekleştirildiği HAVELSAN’ın Türk savunma sanayisindeki yerine dikkati çekerek, 1982 yılında kurulan şirketin komuta kontrol, simülasyon, eğitim, otonom sistemler, siber güvenlik ile bilgi ve iletişim teknolojileri alanlarında yerli ve milli çözümler geliştirdiğini söyledi. Aktürk, ADVENT Savaş Yönetim Sistemi, Hava Muharebe Bilgi Sistemi (HvBS), BARKAN, KAPGAN, BOZBEY, BAHA ve SANCAR gibi platformların yanı sıra yapay zekâ destekli savunma teknolojileri, siber güvenlik çözümleri ve kritik bilgi sistemleri başta olmak üzere birçok stratejik projenin HAVELSAN tarafından geliştirildiğini vurguladı. HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü kutlayan Aktürk, "Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN’ın 44’üncü kuruluş yıl dönümünü bir kez daha kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. "Son bir haftada 3 PKK’lı terörist teslim oldu" Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele faaliyetlerine ilişkin bilgi veren Aktürk, "Geride bıraktığımız hafta içerisinde 3 PKK’lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" diye konuştu. Hudut güvenliğine ilişkin verileri de paylaşan Aktürk, "Son bir haftada yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 404 şahıs yakalanmış, 701 şahıs ise sınırı geçemeden engellenmiştir. Böylelikle 1 Ocak’tan bugüne kadar yasa dışı yollarla geçiş teşebbüsünde bulunurken yakalananların sayısı 6 bin 19’a, hududu geçemeden engellenen kişi sayısı ise 41 bin 830’a ulaşmıştır" ifadelerini kullandı. "20 Temmuz’da KKTC’de SOLOTÜRK gösterisi yapılacak" 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nın 52’nci yıl dönümünü şimdiden kutladıklarını belirten Aktürk, Kıbrıs Türk halkının varlık ve güvenliğinin teminatı olan Kıbrıs Barış Harekâtı’nın önemine vurgu yaptı. Aktürk, "20 Temmuz’da Girne’de TCG Gökova, TCG Tufan ve TCG Dolunay tarafından liman ziyareti, SOLOTÜRK tarafından gösteri uçuşu ile Lefkoşa’da muharip uçak geçişi icra edilecektir" dedi. "İsrail’in saldırıları müzakereleri baltalamayı amaçlıyor" Orta Doğu’daki gelişmelere de değinen Aktürk, İsrail’in Lübnan ve Filistin’de sivillere yönelik saldırılarını kınadıklarını belirterek, "İsrail’in işgal ve ilhak politikalarının yansıması olan bu saldırılar, nihai aşamaya gelen müzakereleri de baltalamayı amaçlamaktadır. Tarafların yapıcı bir anlayışla müzakereleri tamamlamasının bölgemizin ve dünyanın barış, refah ve istikrarına hizmet edeceğini yineliyoruz" diye konuştu. Aktürk, Türkiye ile Suriye arasındaki askerî iş birliğinin geliştirilmesi ve Suriye Silahlı Kuvvetlerinin yeniden yapılandırılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da TCG İstanbul, TCG Bora, TCG Tufan, TCG Gemlik ve TCG Heybeliada ile Lazkiye’ye ziyaret gerçekleştirdiğini açıkladı. "Deniz Kuvvetlerimize ait gemilerin 18 yıl aradan sonra ilk kez Lazkiye Limanı’na gerçekleştirdiği ziyaret çerçevesinde Suriye Deniz Kuvvetleri Komutanı ile heyetler arası görüşmeler yapılmış ve Lazkiye Askerî Limanı’nda incelemelerde bulunulmuştur" diyen Aktürk, ziyaretin iki ülke arasındaki askerî iş birliği açısından önem taşıdığını ifade etti. MSB’den yoğun diplomasi ve eğitim trafiği Aktürk, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in son bir haftada Mısır Savunma ve Askerî Üretim Bakanı ile "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"nu imzaladığını, Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’nı kabul ettiğini ve "Türkiye’nin Savunma Stratejisi ve Kapasitesi" konulu bir konferans verdiğini aktardı. Aktürk, Genelkurmay Başkanı’nın Pakistan Kara Kuvvetleri ve Savunma Kuvvetleri Komutanı’na Türk Silahlı Kuvvetleri Üstün Hizmet Madalyası tevcih ettiğini söyledi. Aktürk ayrıca, 20-24 Temmuz tarihleri arasında Fas’ın Rabat kentinde düzenlenecek 2026 Afrika Deniz Kuvvetleri Zirvesi’ne Amfibi Kolordu Komutanı’nın katılacağını, Hava Kuvvetleri Komutanlığınca 14 Temmuz’da Doğu Akdeniz’de Deniz Muhafızı Harekâtı kapsamında Hava İhbar Kontrol uçağıyla uçuş görevi icra edildiğini bildirdi. Milli Savunma Üniversitesi 2026 yılı askerî öğrenci temini seçim aşaması faaliyetlerinin 7 Ağustos’a kadar devam edeceğini belirten Aktürk, adayların 15 Temmuz-31 Ağustos tarihleri arasında Kredi ve Yurtlar Kurumu yurtlarından faydalanabileceğini kaydetti. Milli Savunma Bakanlığı (MSB), S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemi’ne ilişkin çalışmaların çok yönlü olarak sürdüğünü de belirterek, somut gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağını bildirdi. Yapılan açıklamada, "S-400 Uzun Menzilli Bölge Hava ve Füze Savunma Sistemleri ile ilgili çalışmalar çok yönlü olarak devam etmektedir. Somut gelişmeler olduğunda kamuoyuyla paylaşılacaktır" ifadelerine yer verildi. "TSK, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" Bakanlık, Avrupa Parlamentosu’nun Kıbrıs Barış Harekâtı’na ilişkin kararına sert tepki göstererek, Türk Silahlı Kuvvetlerini hedef alan iddiaları "mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça" olarak nitelendirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Kıbrıs Barış Harekâtı hakkında kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerimizi hedef alan mesnetsiz, akıl dışı ve alçakça iddiaları ve alınan kararı şiddetle reddediyoruz" denildi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı katliamların ve zorla göç ettirmelerin görmezden gelindiği belirtilerek, "Bu karar, Avrupa Parlamentosu'ndaki akıl tutulmasının ve Rum propagandasını esas alan tek taraflı yaklaşımın açık bir göstergesidir" ifadeleri kullanıldı. Türkiye’nin garantör devlet olarak uluslararası anlaşmalardan doğan hakları çerçevesinde Kıbrıs Barış Harekâtı’nı gerçekleştirdiği vurgulanan açıklamada, "Türk askerinin Ada’daki varlığı yarım asrı aşkın süredir barışın, güvenliğin ve istikrarın teminatı olmaya devam etmektedir" denildi. Açıklamada ayrıca, "Türk Silahlı Kuvvetleri, Kıbrıs Türk halkının güvenliğini hedef alan her türlü hasmane tutuma karşı gerekli karşılığı verme konusunda bugün her zamankinden daha fazla kararlıdır" ifadelerine yer verildi. "Suriye ile denizcilik alanındaki iş birliği bölgesel istikrara katkı sağlayacak" Bakanlıktan yapılan açıklamada, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgesel istikrara katkı sağlayacağı belirtilerek, "Ülkemiz ve Suriye Arap Cumhuriyeti arasında uyum içerisinde devam eden ilişkilerin farklı alanlara genişletilmesi, yeni iş birliklerinin kurulması ve Suriye Deniz Kuvvetlerinin kapasitesinin geliştirilmesinin bölgenin istikrarına katkı sağlayacağına inanıyoruz" ifadeleri kullanıldı. Açıklamada, Deniz Kuvvetleri Komutanı ve beraberindeki heyetin 13 Temmuz’da Türkiye ile Suriye arasında denizcilik alanındaki askerî iş birliği ve koordinasyonun güçlendirilmesi amacıyla Suriye’ye ziyaret gerçekleştirdiği bildirildi. "Türkiye ile Mısır arasındaki savunma iş birliği yeni bir ivme kazandı" Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ilişkilerine de değinen Bakanlık, son dönemde gerçekleştirilen üst düzey temaslarla askeri iş birliğinin önemli bir ivme kazandığını bildirdi. Bakanlıktan yapılan açıklamada, haziran ayında iki ülkede düzenlenen hava unsurlarının katıldığı tatbikatların birlikte çalışabilirliğin geliştirilmesine ve müşterek harekât kabiliyetinin artırılmasına önemli katkı sağladığı belirtildi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ile Mısır Savunma Bakanı arasında imzalanan "Savunma İş Birliği İyi Niyet Mektubu"na işaret edilen açıklamada, söz konusu belgenin Türkiye ile Mısır arasındaki savunma ve güvenlik iş birliğinin kurumsal zeminde daha da geliştirilmesine yönelik ortak iradeyi ortaya koyduğu vurgulandı. Açıklamada, bu iradenin tarihi bağlardan güç alan ilişkilerin karşılıklı güven ve ortak çıkarlar temelinde derinleştirilmesine ve bölgesel barış, istikrar ile güvenliğe katkı sağlayacak yeni iş birliği alanlarının geliştirilmesine yönelik güçlü bir adım olduğu ifade edildi.

MSB: "TSK, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir" Haber

MSB: "TSK, kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit değildir"

Milli Savunma Bakanlığının haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekat anlayışını, yüksek teknolojiye dayalı komuta-kontrol kabiliyetini ve geleceğe yönelik savunma vizyonunu simgeleyen Ay Yıldız Müşterek Karargahı'nın yıldız bölümünde gerçekleştirildi. Bakanlığın Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ile kuvvet komutanlıklarını aynı yerleşkede buluşturacak olan Ay Yıldız Karargahı'nın yalnızca modern bir askeri yerleşke olmadığını, aynı zamanda TSK'nın müşterek harekat kabiliyetini, kurumsal bütünleşmesini ve değişen güvenlik ortamına uyum yeteneğini yansıtan stratejik bir vizyon projesi olduğunu kaydetti. Aktürk, 7-8 Temmuz'da Ankara'da başarıyla gerçekleştirilen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi'nin müttefikler arasındaki dayanışmayı pekiştirdiğini, değişen güvenlik ortamına yönelik ortak vizyonun geliştirilmesine ve Avrupa-Atlantik bölgesinin güvenliğine ilişkin müşterek yaklaşımın güçlendirilmesine de önemli katkılar sağladığını dile getirdi. NATO Zirvesi kapsamında icra edilen Savunma Sanayii Forumu ile Bakan Güler ev sahipliğinde gerçekleştirilen savunma bakanları resepsiyonunun müttefikler arasında ortak üretim ve teknoloji iş birliğinin geliştirilmesine ve Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayiinde ulaştığı yetkinliğin uluslararası platformlarda bir daha ortaya konulmasına vesile olduğunu aktaran Aktürk, "Türkiye; güçlü ordusu, gelişen yerli ve millî savunma sanayii, etkin savunma diplomasisi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yürütülen çok boyutlu dış politika anlayışıyla krizlerin çözümüne katkı sunan, diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel ve küresel barış ile istikrarı destekleyen yapıcı yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir. Bu anlayış doğrultusunda ülkemiz, NATO'nun caydırıcılık ve savunma duruşuna katkı sağlayan güvenilir ve sorumluluk sahibi bir müttefik olarak uluslararası barış, güvenlik ve istikrara katkı sunmaya devam edecektir" açıklamasında bulundu. "Bir haftada 4 PKK'lı terörist teslim oldu" Tuğamiral Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin beka ve güvenliğine yönelen her türlü tehdit ve tehlikeye karşı mücadelesini sınırlarda ve ötesinde kesintisiz ve kararlı bir şekilde sürdürdüğüne dikkati çekerek, "Kalıcı güvenliği tesis etmek amacıyla yürütülen operasyon, arama-tarama ve hudut güvenliği faaliyetleri kapsamında son bir hafta içerisinde 4 PKK'lı terörist daha teslim olmuş, harekât bölgelerinde mayın ve el yapımı patlayıcı ile mağara, sığınak ve barınak tespit ve imha çalışmalarına devam edilmiştir" dedi. Aktürk, 2'nci Ordu İstihkam Tugay Komutanlığınca Suriye Deyrizor'da Fırat Nehri'nin üzerine 240 metre uzunluğunda yüzer köprü kurulumunun tamamlandığını da belirterek, köprünün kontrol geçişlerinin yapılmasını müteakip 10 Temmuz'da hizmete açılacağını söyledi. Hudut güvenliğine ilişkin de açıklamalarda bulunan Aktürk, "1'i terör örgütü mensubu olmak üzere 316 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar sınırlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 5 bin 615 olmuş, engellenen 995 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde engellenen kişi sayısı da 41 bin 129'a ulaşmıştır. Ayrıca hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde 109 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir" diye konuştu. Envantere giren yeni silah sistemleri Yerli ve milli savunma sanayii ürünleriyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin imkan ve kabiliyetlerinin artırılmasına ilişkin çalışmaların da devam ettiğini dile getiren Aktürk, "Bu kapsamda Kara Kuvvetleri Komutanlığımızca muhtelif miktarda TB-3 SİHA, 7,62 mm piyade tüfeği (MPT-76), Silah Taşıyıcı Araç ile Elektrikli Zırhlı Personel Taşıyıcı (E-ZPT) muayene ve kabul faaliyetleri tamamlanarak envantere alınmıştır. Hava Kuvvetleri Komutanlığımızca 13-17 Temmuz tarihleri arasında muhtelif miktarda SOM-B1T mühimmatının kabul faaliyeti ROKETSAN'da icra edilecektir. Bakanlığımıza bağlı Makine ve Kimya Endüstrisi Anonim Şirketimiz (MKE) tarafından yerli ve millî imkânlarla geliştirilen Havadan Taşınabilir Hafif Çekili Obüs BORAN'ın Arnavutluk'a ihracatına yönelik olarak 4 Temmuz'da sözleşme imzalanmıştır. Milli yazılım ve teknoloji alanında hayata geçirdiği projelerle Türk Silahlı Kuvvetlerimizin güç ve etkinliğinin daha da artırılmasına katkı sağlayan HAVELSAN'ın 44'üncü kuruluş yıl dönümünü şimdiden kutluyor, ülkemizin savunma gücüne değerli katkılar sunan tüm çalışanlarına başarılar diliyoruz" dedi. Aktürk ayrıca Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından ‘Mali ve Sosyal Haklar' genelgesinin yayımlandığını hatırlatarak, buna göre bedelli askerlik tutarının 2026 yılının ikinci altı ayı için 472 bin 653 lira 60 kuruş olduğunu, bedelli askerlik müracaat işlemlerinin ise 7 Temmuz tarihinden itibaren başladığını söyledi. MSB'den ABD Başkanı'nın açıklamalarına ilişkin değerlendirme Milli Savunma Bakanlığı, ABD Başkanı Donald Trump'ın açıklamalarına ilişkin sorular üzerine Türkiye'nin NATO'nun güçlü ve etkin bir müttefiki olarak İttifak'ın caydırıcılığına ve ortak güvenliğine önemli katkılar sunmaya devam ettiğini belirtti. Bakanlıktan yapılan açıklamada, "Daha önce de ifade ettiğimiz üzere beklentimiz, müttefiklik ruhuyla uyuşmayan CAATSA yaptırımları ile savunma sanayimize yönelik açık veya örtülü tüm kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Bu çerçevede ABD Başkanı tarafından yapılan açıklamaları memnuniyetle karşılıyor, müttefiklerimizle kısıtlamalar yerine karşılıklı güven ve dayanışmanın güçlendirilmesinden yana bir yaklaşımı benimsiyoruz" ifadeleri kullanıldı. Yunanistan Başbakanı'nın açıklamaları Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in açıklamalarına ilişkin sorular üzerine de Bakanlık, Türkiye'nin bölgede barış ve istikrarın korunmasından, mevcut meselelerin yapıcı diyalog ve iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde ele alınmasından yana olduğunu vurguladı. Yapılan açıklamada, "Bu kapsamda gerilimi artırabilecek söylemlerden kaçınılmasının ikili ilişkilere olumlu katkı sağlayacağını bir kez daha ifade ediyor, Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisine tehdit oluşturmayan hiç kimse için tehdit olmadığını bir kez daha hatırlatıyoruz" denildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Sahada Güçlü Olmayan Masada Yer Bulamaz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan, İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirilen açık deniz karakol gemisi Cam Roman’ın Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslimi ve Türk Deniz Kuvveleri Komutanlığı platformlarının hizmete giriş ve bayrak çekimi törenine katıldı. Törende İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nda inşa edilen Contraamiral Roman korveti Romanya Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na, TCG Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemisi ise Türk Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na teslim edildi. "Dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor" Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan ve Romanya heyetine "Hoş geldiniz" diyerek başladı. Bugün dünyanın gözbebeği İstanbul’da denizciliğin, mühendisliğin ve Türkiye-Romanya dostluğunun yeni bir nişanesine tanıklık etmek üzere bir araya geldiklerini söyleyen Erdoğan, "Sayın cumhurbaşkanının katılımıyla gerçekleştirdiğimiz törenimizde, tarihten süzülüp gelen Türkiye-Romanya dostluğunu bir adım daha öteye taşıyoruz. Cam Roman korvetini Romanya Deniz Kuvvetlerine teslim ederken, Koçhisar Açık Deniz Karakol Gemimizi envantere katmanın gururunu taşıyoruz. Aynı tezgahtan çıkan, aynı mühendislik aklının ürünü olan bu iki kardeş geminin donanmalarımıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Her iki platformun ülkelerimize, Karadeniz’in güvenliğine, NATO ittifakına ve bölgemizin huzuruna büyük katkılar yapacağına inanıyorum. Konuşmamın hemen başında bir hususun altını önemle çizmek istiyorum. Sizlerin de takip ettiği üzere dünyamız Soğuk Savaş’tan bu yana en köklü değişimlerden birini yaşıyor. Alışılagelmiş kalıplar yıkılırken, bizim ’zor oyunu bozar’ dediğimiz yeni bir güvenlik paradigması boy veriyor. Karşılaştığımız her kriz, ulusal güvenliğin başkalarına havale edilemeyecek kadar hayati bir mesele olduğunu bizlere tekrar hatırlatıyor. Sahada güçlü olmayanın masada kendine yer bulamadığı, hatta kendini menüde bulabildiği son derece kaotik bir dönemin tam ortasındayız. Türkiye, bu yeni dönemin ruhunu çok erken fark eden ve en doğru biçimde okuyan ülkelerden biridir. Büyük ve güçlü Türkiye vizyonumuzun lokomotifini savunma sanayimiz oluşturuyor. Savunma sanayinde tam bağımsız Türkiye hedefiyle çıktığımız yolda hamdolsun 23 yılda çok ciddi mesafe aldık. Engellerle, kısıtlamalarla, gizli-açık ambargolarla karşılaşmamıza rağmen hedefimize ulaşmak için sabırla yürüdük. Kendimize inandık, savunma sektörümüze güvendik. Neticede 23 yıl önce hayal dahi edilemeyecek seviyelere ulaştık" ifadelerini kullandı. "Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor" Türkiye’nin savunma ihracatında dünyanın 11’inci büyük ülkesi konumunda olduğunu belirten Erdoğan, "Geçen ay 996 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek tarihi bir başarıya imza attık. 23 sene evvel yılda 248 milyon dolar ihracatımız varken, bugün bu rakam sadece bir hafta içinde gerçekleştiriliyor. Askeri gemi inşa sanayimiz, 103 yıllık cumhuriyet tarihimizin en yoğun ve en verimli günlerini yaşıyor. Bugüne kadar farklı coğrafyalarda 140’ı aşkın deniz platformu ihracı. En küçük bottan, SİHA gemimiz TCG Anadolu’ya, muhriplerden denizaltılara, milli uçak gemimiz MUGEM’e bütün su üstü ve su altı platformlarımızı milli imkan ve kabiliyetlerimizle inşa edebiliyoruz. Aynı anda en fazla savaş gemisi yapabilen ülkelerden biriyiz. Halihazırda 15’ten fazlası dost ve müttefik ülkelere ihraç edilmek üzere 50’nin üzerinde savaş gemisini imal ediyoruz. Milli uçak gemisinden hava savunma muhribine, fırkateynlerden açık deniz karakol gemilerine, çıkarma gemilerinden denizaltılara kadar farklı tür ve sınıflardaki platformları yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranıyla üretiyoruz. Aynı zamanda farklı ihtiyaçlara cevap veren insansız deniz araçlarımızın araştırma, tasarım ve üretim faaliyetlerini sürdürüyoruz. Yürüttüğümüz projelerin toplam bedeli 25 milyar euro seviyesine ulaştı" dedi. "Kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7’inci ülke konumuna yükseliyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şurası da ülkemiz açısından gurur vericidir; TCG Anadolu’dan önce bölgesel güç aktarım kabiliyetine sahip olan donanmamız artık küresel güç aktarım yeteneğine kavuşmuştur. Bu kabiliyeti şimdi daha da perçinliyoruz. MUGEM projemizle kendi uçak gemisini tasarlayıp üretebilen dünyadaki 7. ülke konumuna yükseliyoruz. Tüm bu platformların kritik alt sistemleri, radarları, sonarları, savaş yönetim sistemleri, yazılımları Türk mühendisleri tarafından hayata geçiriliyor. Gemilerimiz muadillerinden daha üstün niteliklerde milli mühimmatlarımız ve silah sistemlerimizle donatılıyor. Hamdolsun, her alan kendimizle yarışıyor, kendi belirlediğimiz eşikleri aşmaya çalışıyoruz. Dünyanın içinde bulunduğu sancılı güvenlik ortamı, dost ve müttefiklerin iş birliklerini artırmalarını elzem kılmaktadır. Bu anlayışla savunma sanayiinde sahip olduğumuz imkan ve kabiliyetleri dost ülkelerimizle paylaşmayı kendimiz için görev biliyoruz. Romanya’nın bizim için özel önemi olduğunu vurgulamak isterim. Türkiye ile Romanya’nın müttefiklik ruhuyla olgunlaştırdığı köklü ilişkiler tarihi zirvesini yaşamaktadır. Biliyorsunuz münasebetlerimizi 2011 yılında stratejik ortaklık seviyesine yükselttik. 2024 senesinde tesis ettiğimiz Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi ile ilişkilerimize kurumsal bir boyut kazandırdık. Bugün burada icra ettiğimiz tören işte bu stratejik ortaklığımızın denizlerde vücut bulmuş halidir" diye konuştu. "Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye, tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir" Cam Roman korvetinin iki müttefik ülkenin Karadeniz ve bölgenin güvenliğini birlikte inşa etme iradesinin en somut göstergesi olduğunun altını çizen Erdoğan, şunları söyledi: "Karadeniz’in güvenliği aynı zamanda Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisinin ayrılmaz bir parçasıdır. Türkiye, Romanya ve Bulgaristan arasında deniz mayınlarıyla mücadele başta olmak üzere pek çok alanda gelişen iş birliğini bu bakımdan kıymetli buluyoruz. Önümüzdeki dönemde bu iş birliğinin daha da artmasını temenni ediyoruz. Bir başka önemli husus şudur: Bugün teslim ettiğimiz ve envantere kattığımız gemilerimizde kullanılan savaş yönetim sistemi, arama ve atış kontrol radarları, sonar sistemleri, yakın savunma silahları tamamen yerli ve milli şirketlerimize aittir. ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN, Makine Kimya ve TÜBİTAK öncülüğünde kurulan güçlü savunma altyapımız bu sistemlerin üretim ve teslimatlarının kısa sürede gerçekleşmesini sağlamıştır. Romanya ile imzaladığımız satış anlaşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç etmiştir. Geminin test, eğitim ve harekat hazırlık süreçlerinde sergilediği başarı, Türk deniz platformlarının kalitesini bir kez daha bütün dünyaya kanıtlamıştır. Kahraman deniz kuvvetlerimizin gücüne güç katacak TCG Koçhisar’ı da bugün hizmete alıyoruz. Açık Deniz Karakol Gemisi projemiz kapsamında inşa ettiğimiz bu platform; istihbarat, gözetleme ve keşiften arama kurtarmaya, deniz haydutluğuyla mücadeleden deniz denetim ve savaş dışı harekatlara kadar pek çok görevi inşallah başarıyla yerine getirecektir." "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz" Türkiye’nin gayesinin bölgede gerilim üretmek değil, barışı, adaleti, huzuru ve istikrarı güçlendirmek olduğunu dile getiren Erdoğan, "Biz kimseyle kriz, kaos, kavga ve çatışma peşinde değiliz. Aksine, karşılıklı saygıya dayalı güçlü bir iş birliğinden yanayız. Bizim kimsenin toprağında, egemenliğinde gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bizim kimsenin meşru hak ve çıkarlarında gözümüz yoktur ve olmamıştır. Bununla birlikte, hiç kimsenin de egemenliğimize kastetmesine, ülkemize tehdit oluşturmasına ve menfaatlerimize zarar vermesine müsaade etmeyiz. Ülkemiz çok net: Biz ne hak yeriz ne de hakkımızı yediririz. Dost ve müttefiklerimizin güvenlik ihtiyaçlarına kendi milli kabiliyetlerimizle katkı sunmayı da bu anlayışın tabii bir gereği olarak görüyoruz. Bugün bu rıhtımdan denize uğurladığımız her iki gemi de dile getirdiğim bu vizyonun, bu inancın, bu kararlılığın tecessüm etmiş halidir. Bu düşüncelerle Milli Savunma Bakanlığımızı, Savunma Sanayii Başkanlığımızı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızı, İstanbul Tersanesi Komutanlığımızı, ASFAT’ı ve projede görev alan tüm firmalarımızı, kıymetli mühendislerimizi, teknisyenlerimizi ve işçilerimizi gönülden tebrik ediyorum. Romanyalı dostlarımıza Cam Roman korvetinin hayırlı olmasını diliyor, TCG Koçhisar’ımızın da mavi vatanda şanlı bayrağımızı gururla dalgalandıracağına yürekten inanıyorum. Rabbim denizcilerimizin pruvasını neta, bahtını açık eylesin diyorum" dedi. Romanya Cumhurbaşkanı Nicuşor Dan’ın da bir konuşma yaptığı programa Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, İstanbul Valisi Davut Gül, Pendik Belediye Başkanı Ahmet Cin ile çok sayıda yerli ve yabancı protokol üyesi katıldı.

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı Haber

Dünyanın gözü Efes-2026’da kaldı

Millî Savunma Bakanlığı himayesinde ve Türk Silahlı Kuvvetleri koordinasyonunda gerçekleştirilen EFES-2026 Tatbikatı, Türkiye’nin savunma kapasitesini, yüksek teknoloji üretim gücünü ve stratejik caydırıcılık vizyonunu uluslararası kamuoyuna taşıyan en kapsamlı organizasyonlardan biri olarak kayıtlara geçti. 11 Nisan’da başlayan EFES-2026 süreci; planlama faaliyetleri, kuvvet hazırlıkları, intikal safhaları, savunma sanayii ve teknoloji sergileri ile fiilî atışlı arazi safhaları boyunca çok katmanlı bir organizasyon yapısıyla yürütüldü. 16-21 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen Savunma Sanayii ve Teknoloji Sergisi ile 20-21 Mayıs tarihlerinde icra edilen Fiilî Atışlı Arazi Safhası ve Seçkin Gözlemci Günü programları, Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesinin uluslararası ölçekte sergilendiği önemli bir platform niteliği taşıdı. İzmir Seferihisar Doğanbey Tatbikat Bölgesi’nde gerçekleştirilen organizasyon boyunca; dost, kardeş ve müttefik ülkelerden askerî heyetler, yabancı gözlemciler, diplomatik temsilciler, savunma sanayii kuruluşları, teknoloji firmaları, akademisyenler ve genç araştırmacılar aynı platformda buluştu. ASELSAN, BAYKAR, TUSAŞ, HAVELSAN, ROKETSAN başta olmak üzere Türkiye’nin savunma teknolojilerine yön veren kurumlarının yer aldığı organizasyonda; insansız hava araçlarından elektronik harp sistemlerine, yüksek hassasiyetli mühimmat teknolojilerinden yapay zekâ destekli savunma çözümlerine kadar çok sayıda ileri teknoloji ürünü sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen Seçkin Gözlemci Günü programı ise EFES-2026’nın uluslararası görünürlüğünü en üst seviyeye taşıdı. Türkiye’nin yerli ve millî savunma teknolojileri vizyonu; devlet protokolü, uluslararası askerî heyetler ve savunma sanayii temsilcilerinin katılımıyla İzmir’den dünyaya yansıtıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Seçkin Gözlemci Günü kapsamında gerçekleştirilen faaliyetleri yerinde takip ederek Türk Silahlı Kuvvetlerinin müşterek harekât kabiliyeti, yüksek koordinasyon gücü ve yerli-millî savunma sistemleriyle desteklenen operasyonel kapasitesine ilişkin uygulamaları izledi. Tatbikat kapsamında kara, deniz ve hava unsurlarının eş zamanlı görev aldığı senaryolar başarıyla icra edilirken; amfibi harekât faaliyetleri, hava hücum görevleri, silahlı insansız hava araçları operasyonları, taarruz helikopteri görevleri ve yüksek hassasiyetli atışlar dikkat çekti. Program kapsamında konuşma gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, EFES-2026’nın dünyanın sayılı birleşik ve müşterek askerî organizasyonları arasında yer aldığını vurgulayarak tatbikata Türkiye ile birlikte 50 farklı ülkeden 1300’ü aşkın dost, kardeş ve müttefik personelin katıldığını ifade etti. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, yüksek teknolojili yerli ve millî savunma sanayii ürünlerinin sahada ortaya koyduğu kapasitenin Türkiye’nin caydırıcılığı açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında ayrıca; Türk Silahlı Kuvvetlerinin yalnızca askerî gücüyle değil, taşıdığı tarihsel birikim, kurumsal hafıza ve barışı esas alan yaklaşımıyla da önemli bir görev üstlendiğini belirterek, “2500 yıllık bir kurmay aklın tecellisi” ifadesiyle Türk ordusunun köklü devlet geleneğine vurgu yaptı. Türkiye’nin çok kutuplu küresel düzende etkin rol üstlendiğini ifade eden Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan, savunma sanayiindeki yerli ve millî üretim kapasitesinin kararlılıkla geliştirilmeye devam edeceğini kaydetti. Yarışmaya 69 farklı üniversiteden toplam 292 proje katıldı ve bilimsel jüri tarafından değerlendirildi. Bunlardan dereceye giren 11 proje SSB fuar alanında sergilendi. 21 Mayıs 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Seçkin Gözlemci Günü programı; Türkiye’nin savunma sanayiinde ulaştığı yüksek teknoloji kapasitesini, stratejik vizyonunu ve millî teknoloji hamlesini uluslararası kamuoyuna yansıtan önemli organizasyonlardan biri olarak hafızalarda yer aldı.

Bakan Işıkhan: "İşsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi" Haber

Bakan Işıkhan: "İşsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi"

Bir dizi ziyaret ve açılış törenine katılmak üzere Gaziantep’te bulunan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, GAÜN Mavera Kongre ve Sanat Merkezinde düzenlenen "Gençliğin Üretim Çağı Bölgesel Kariyer Fuarı" açılış törenine katıldı. Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda, üniversiteler, kamu kurumları, özel sektörler ve meslek odalarının iş birliğiyle hayata geçirilen fuarlar ile öğrencilerin ve mezunların; iş dünyasını yakından tanımaları, istihdam imkanlarını artırmaları ve işverenlerle doğrudan temas kurmaları hedefleniyor. "Fuarlar binlerce gencimizin kariyer yolculuğuna ışık tutmuştur" Düzenlenen fuarların bugüne kadar binlerce gencin kariyer yolculuğuna ışık tuttuğunu söyleyen Bakan Işıkhan, "Güneydoğu’nun incisi Gaziantep’in çalışan, üreten, dinamik gençleriyle bir arada olmaktan büyük bir mutluluk duyuyorum. Bugün, "Gençliğin Üretim Çağı" mottosuyla yola çıkarak, gençlerimizin geleceğine yön vereceğine inandığımız "Gençliğin Üretim Çağı Bölgesel Kariyer Fuarı"’nın açılışını gerçekleştirmek üzere bir aradayız. Üniversitelerimiz ve Türkiye İş Kurumumuz başta olmak üzere, hem gençlerimizle, hem de köklü tarihi ve eşsiz kültürüyle, Türkiye Yüzyılı şehirlerimiz arasında seçkin bir konuma sahip olan, Gaziantep’in her bir köşesinde; emeği, alın teri, göz nuru olan iş dünyamızın temsilcileriyle bizleri bir araya getiren ve bu önemli organizasyona katkı sağlayan herkese şükranlarımı sunuyorum. Bilindiği üzere; Bölgesel Kariyer Fuarları, 2019 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı İnsan Kaynakları Ofisi koordinasyonunda, üniversitelerimiz, kamu kurumlarımız, özel sektörümüz ve meslek odalarımızın iş birliğiyle hayata geçirilmiş önemli bir platformdur. Lise son sınıf öğrencilerimiz ile yükseköğretim öğrencilerimiz ve mezunlarımızın; iş dünyasını yakından tanımaları, istihdam imkanlarını artırmaları ve işverenlerle doğrudan temas kurmaları amacıyla yürütülen bu fuarlar, bugüne kadar binlerce gencimizin kariyer yolculuğuna ışık tutmuştur. Bu yıl bu önemli organizasyonun koordinasyonunu, 80 yılı aşkın istihdam tecrübesi olan kurumumuz İŞKUR yürütmektedir. Hali hazırda bugüne kadar İŞKUR tarafından gerçekleştirilen fuarlar gençlerimizin kariyer farkındalığını artırmış, kamu ve özel sektörümüzün nitelikli iş gücüne erişimini kolaylaştırmış ve kurumlarımızın işveren marka değerini güçlendirmiştir. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bölgesel kariyer fuarlarımızda da aynı özenle çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. "Yaklaşık 29 bin firmanın katıldığı bu fuarları 8,5 milyon vatandaşımız ziyaret etti" ASELSAN ve HAVELSAN gibi önemli kuruluşlarla gençleri bir araya getiren fuarların, ülkenin beşerî sermayesi ile stratejik sektörleri arasında çok kıymetli bir köprü vazifesi gördüğünü söyleyen Işıkhan, Yaklaşık 29 bin firmanın katıldığı fuarları; 8,5 milyon vatandaşın ziyaret ettiğini aktardı. Bakan Işıkhan, "Özellikle ASELSAN ve HAVELSAN başta olmak üzere savunma sanayimizin köşe taşları olarak gördüğümüz önemli kuruluşlarımızı, gençlerimizle bir araya getiren bu fuar, ülkemizin beşerî sermayesi ile stratejik sektörleri arasında çok kıymetli bir köprü vazifesi görmektedir. Fuarlarımızı yalnızca stantların yer aldığı alanlar olmaktan çıkarıp paneller, söyleşiler, mülakat simülasyonları ve kariyer danışmanlığı gibi dinamik süreçlerle zenginleştirilmiş çok yönlü bir platform haline getirdik. Bu platformun en önemli özelliği ise; tecrübenin genç enerjisiyle buluşturulmasıdır. 2013 yılından bugüne kadar 263’ü sanal, 226’sı fiziki olmak üzere toplam 489 istihdam fuarı düzenledik. Yaklaşık 29 bin firmanın katıldığı bu fuarları; 8,5 milyon vatandaşımız ziyaret etti. Bu tecrübeyi, Bölgesel Kariyer Fuarlarımızla daha da ileri bir noktaya taşımış olacağız inşallah" ifadelerini kullandı. "İŞKUR’un Staj Portalı ve Ulusal Staj Programı aracılığıyla 3 yılda ilave 800 bin gencimizin staj yapması için 26 milyar liralık bir kaynak ayırdık" İŞKUR’un Staj Portalı ve Ulusal Staj Programı aracılığıyla üç yıl içinde ilave 800 bin gencin staj yapmasını hedeflediklerini belirten Işıkhan, "Geldiğimiz aşamada, gençlerimizi yalnızca iş arama sürecine hazırlamanın yeterli olmadığını çok net görüyoruz. Onları aynı zamanda üretime, teknolojiye, yeniliğe, beceriye, verimliliğe ve rekabet gücüne hazırlamak zorundayız. Çünkü içinde bulunduğumuz çağ, yalnızca bilgiye sahip olanların değil bilgiyi ürüne, emeği değere, potansiyeli üretime dönüştürebilenlerin öne çıktığı bir çağdır. Bildiğiniz gibi Genç İstihdam Hamlesi-Gençliğin Üretim Çağı Programı’nı Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan 6 Ocak 2026 tarihinde kamuoyu ile paylaşmıştı. Bu program, bizim kalkınmaya ve gençliğe bakış açımızı göstermesi bakımından önemli bir adım olmuştur. Artık "Gençler geleceğimizdir" sözünün de ötesine geçiyoruz. Gençler sadece geleceğimiz değil, aynı zamanda bugünümüzdür. Biz gençlerimizi sadece destek bekleyen bir kesim olarak değil üretimin, yeniliğin ve kararların merkezindeki asıl güç olarak görüyoruz. Kısacası biz, gençliğin potansiyelini bugünün gerçeğine dönüştürüyoruz. 3 yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefleyen Gençliğin Üretim Çağı vizyonumuz kapsamında, gençlerimizin farklı yaş, eğitim ve istihdam durumlarını dikkate alan çok boyutlu bir program yapısını hayata geçiriyoruz. Çünkü biliyoruz ki gençlerimizin her biri, aynı noktada değil her birinin ihtiyacı, beklentisi ve işgücü piyasasına geçiş süreci farklılık gösteriyor. İşte bu yüzden her gencin bulunduğu aşamaya uygun ayrı destek mekanizmaları oluşturduk. Örneğin; Eğer öğrenciyseniz ve staj yapmanız gerekiyorsa, staj Desteğimiz ile yanınızdayız. İŞKUR’un Staj Portalı ve Ulusal Staj Programı aracılığıyla önümüzdeki üç yıl içinde ilave 800 bin gencimizin staj yapmasını hedefliyoruz. Üstelik staj süresince ücret ve prim maliyetlerini karşılıyor, işletmelere de danışmanlık desteği sunuyoruz. Bunun için 26 milyar liralık bir kaynak ayırdık. Meslek lisesi ve meslek yüksekokulu son sınıf öğrencilerimiz için Geleceğim Meslekte Programı’nı yürütüyoruz. Bu programla gençlerimize bire bir kariyer rehberliği sunarken ailelerinde de farkındalık oluşturarak mezun olmadan önce iş hayatına daha bilinçli hazırlanmalarını sağlıyoruz" ifadelerine yer verdi. "3 yılda 750 bin öğrencinin yararlanabilmesi için 243 milyar TL kaynak ayırdık" İlk kez işe başlayacak gençlerimiz için İşe İlk Adım Programı’nı hayata geçirmeye hazırlandıklarını söyleyen Bakan Işıkhan, program için 243 milyar TL kaynak ayırdıklarını söyleyerek, "Bugün burada bir araya geldiğimiz bu fuar gibi kariyer fuarları ve toplu iş görüşmeleriyle gençlerimizi iş dünyasıyla buluşturuyoruz. Üç yılda 750 bin gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. Ne eğitimde ne de istihdamda olan gençlerimiz için NEET İşgücü Uyum Programı’nı hayata geçiriyoruz. Bu programla gençlerimize iş arama becerisi, çalışma disiplini ve temel yaşam yetkinlikleri kazandırıyoruz. Program yarı zamanlı olarak uygulanmakta olup gençlerimize katıldıkları her gün için bin 375 TL cep harçlığı ve kısa vadeli sigorta desteği sağlıyoruz. Hedefimiz, 3 yıl içinde toplam 450 bin gencimizi yeniden eğitimle ve istihdamla buluşturmaktır. İlk kez işe başlayacak gençlerimiz için İşe İlk Adım Programı’nı hayata geçirmeye hazırlanıyoruz. Özel sektörde işe giren 18-25 yaş arası gençlerimizin ücret ve sigorta primlerini belirli süreyle destekliyoruz. Böylece işverenlerin gençlere daha fazla fırsat vermesini, gençlerimizin de ilk iş deneyimini daha kolay kazanmasını hedefliyoruz. Üç yılda 750 bin gencimizin bu destekten yararlanmasını öngörüyoruz. Bu program için 243 milyar TL kaynak ayırdık. Üniversite öğrencilerimiz için ise İŞKUR Gençlik Programı’nı sürdürüyoruz. Bu programla öğrencilerimiz eğitimleri devam ederken hem iş deneyimi kazanmakta hem de haftada 1 ila 3 gün çalışarak aylık 6 bin 875 lira ile 19 bin 250 lira arasında gelir elde edebilmektedir. 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon öğrencimize ulaşmayı hedefliyor, bunun için ise 96 milyar lira bütçe ayırdık" şeklinde konuştu. "İşsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi" İşsizlik oranlarının, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine gerilediğini ifade eden Işıkhan, "Rakamların ötesinde stajdan ilk işe, mesleki yönlendirmeden NEET gençlerimize kadar her aşamada gençlerimizi destekleyen, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir istihdam politikasını hayata geçireceğiz. Bu programlar için ayrılan kaynak yüz milyarlarca lirayı buluyor. Çünkü biz biliyoruz ki gençliğe yapılan yatırım, geleceğe yapılan en değerli yatırımdır. Orta Vadeli Programımız (OVP), Ulusal İstihdam Stratejimiz (UİS) ve çalışma hayatını geliştirmeye yönelik politikalarımızın etkisiyle 2025 yılında önemli başarılara imza attık. Geçtiğimiz yıl yüzde 8,3 olarak gerçekleşen işsizlik oranı, 2012 yılından itibaren en düşük seviyesine geriledi. Aynı dönemde kadınlarda işsizlik oranı, bir önceki yıla göre 0,5 puan azalarak yüzde 11,3’e geriledi. Genç nüfusta işsizlik oranı, 1 puan azalarak 2005 yılından beri en düşük seviyesi olan yüzde 15,3’e geriledi. Kadınların ve gençlerin çalışma hayatına katılımlarını artırmak için yürüttüğümüz programlarımızın olumlu sonuçlarını her geçen gün daha fazla almaya devam edeceğiz. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, gençlerimiz ve çalışma hayatımız güçlendikçe Türkiye güçlenecek. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun temel hedefleri olan yüksek katma değerli üretim, verimlilik artışı ve küresel rekabet gücü, işte burada, siz gençlerimizin güçlü işgücü zemini üzerine inşa edilecektir" diye konuştu.

Erdoğan: Savunma sanayiinde ilk 10’a gireceğiz Haber

Erdoğan: Savunma sanayiinde ilk 10’a gireceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HAVELSAN Sancar İnsansız Deniz Aracı (SİDA) Hizmete Alma, Tesisler Temel Atma ve Açılış Töreni’nde yaptığı konuşmada savunma sanayii ve milli teknoloji hamlesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, envantere katılan SANCAR SİDA ile denizlerdeki insansız kabiliyetlerin güçlendirildiğini belirterek, “Güvenliğimizi, etkinliğimizi ve gözetim kapasitemizi artırıyoruz” dedi. Simülatör Üretim ve Entegrasyon Tesisi’nin tamamlanmasıyla Avrupa’nın en büyük simülasyon üretim ve entegrasyon merkezlerinden birinin hayata geçeceğini ifade etti. KAAN Teknoloji Tesisi ve Deniz Savaş Yönetim Sistem Merkezi ile hava ve deniz platformlarının kritik teknoloji altyapısının daha da sağlamlaştırılacağını vurgulayan Erdoğan, Türkiye’nin savunma alanındaki yerli ve milli kapasitesinin güçlendiğini söyledi. “10 MİLYAR DOLARI AŞTIK” Türkiye’nin kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biri olduğunu dile getiren Erdoğan, savunma ve havacılık ihracatında tarihi artış yaşandığını belirterek, “Geçtiğimiz yıl savunma ihracatımız yüzde 48 artarak 10 milyar doları geride bıraktı. Bu rakam 2002’de sadece 248 milyon dolardı. Halihazırda dünyada en büyük 11’inci savunma ihracatçısıyız. 2028’de 11 milyar dolarlık ihracat hedefimize ulaşarak ilk 10’a gireceğiz” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan: “Büyük bir gururla ifade etmek isterim ki; bugün Türkiye, dünyada kendi savaş gemisini geliştirip denize indiren 10 ülkeden biridir. Savunma ve havacılık ihracatında, her geçen yıl yeni rekorlar kırıyoruz. Bakınız, sadece geçtiğimiz… pic.twitter.com/KBBM7muFva — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) February 24, 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca 2025 sonu itibarıyla savunma sanayi proje hacminin 100 milyar doları, proje sayısının ise 1.400’ü aştığını açıkladı. Konuşmasında milli yazılım vurgusu da yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bir ülkenin yazılımları milli değilse güvenli bir gelecekten söz edilemez” dedi. Türkiye’nin kritik verilerinin milli kurumların yazılımlarıyla korunduğunu belirten Erdoğan, HAVELSAN’ın geliştirdiği KOVAN Yeni Nesil İş Yönetim Sistemi ile kamu altyapılarının güçlendirildiğini ifade etti. NATO TATBİKATINA VURGU Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO’nun Almanya’da düzenlenen tatbikatında Türk Silahlı Kuvvetleri’nin performansına da değindi. NATO tatbikatında Bayraktar TB3’ün Baltık Denizi’nde atışlı görev icra ederek TCG Anadolu’ya emniyetli iniş yaptığını belirten Erdoğan, bunun dikkat çekici bir başarı olduğunu söyledi. Konuşmasında Türkiye’nin barış ve istikrara katkı sunan bir ülke olma hedefini yineleyen Erdoğan, “Kimsenin toprağında gözümüz yok. Tek derdimiz bölgemizle birlikte küresel barış ve güvenliğe katkı sunan bir Türkiye inşa etmektir” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.