Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Havacılık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Havacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Havacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Yıldızları’ndan Belçika semalarında gövde gösterisi Haber

Türk Yıldızları’ndan Belçika semalarında gövde gösterisi

Türk Hava Kuvvetleri’nin akrobasi timi Türk Yıldızları, Belçika semalarında gövde gösterisi yaptı. Türk Yıldızları, Belçika Hava Kuvvetleri tarafından Florennes Hava Üssü’nde düzenlenen Hava Kuvvetleri Günleri’nde NF-5 Freedom Fighter uçaklarıyla gösteri uçuşu gerçekleştirdi. İlk gösterisini dün yapan Türk Yıldızları, bugün yerel saatle 11.30'da başlayan ve 45 dakika süren performanslarıyla, etkinlikte en uzun süre gösteri yapan ekip oldu. Nefes kesen anlar izleyicilerden büyük beğeni topladı. Florennes Hava Üssü’nde gerçekleştirilen Türk Yıldızları gösterisine Türkiye’nin Brüksel Büyükelçiliği ve konsolosluk yetkilileri ile askeri yetkililer de katıldı. Gösteri sonrası diplomatik heyet tarafından ekibe hediyeler takdim edildi. Türkler Florennes’e akın etti Belçika ve çevre ülkelerden gelen çok sayıda Türk vatandaşı, Türk Yıldızları’nı izlemek için Florennes Hava Üssü’ne akın etti. Aşırı sıcaklara rağmen binlerce havacılık meraklısı etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Türk Yıldızları, gerçekleştirdikleri akrobasi manevralarıyla izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Alana ellerinde Türk bayrakları ve çocuklarıyla gelen aileler ise gösteriyi büyük bir ilgiyle takip etti. Aşırı sıcaklara özel tedbirler Son günlerde olağan dışı sıcaklıkların etkili olduğu Belçika’daki askeri üste sıcaklara karşı çeşitli önlemler alındığı gözlendi. Florennes Hava Üssü’nde çok sayıda ambulans ve sağlık ekibinin hazır bekletildiği, ayrıca geliş yolları üzerinde izleyicileri serinletmek amacıyla hafif su püskürten sistemler kurulduğu görüldü. Belçika bu etkinlikte yeni ekipmanlarını tanıttı Hava Kuvvetleri Günleri’ne ev sahipliği yapan Belçika, etkinlik kapsamında envanterinde bulunan dikkat çekici hava araçlarını ve sistemleri de sergiledi. Dün etkinliği ziyaret eden Belçika Savunma Bakanı Theo Francken’in katılımıyla F-35, MQ-9 ve A400M gibi Belçika Hava Kuvvetleri envanterinin öne çıkan platformları halka açık şekilde gösterildi. Ayrıca Savunma Bakanlığı’nın gelecekte kullanmayı planladığı kargo uçağı Cessna SkyCourier da tanıtıldı. Çok amaçlı bu kargo uçağının, askeri ihtiyaçlara göre uyarlanarak Özel Operasyon Kuvvetleri için yeni bir hava kabiliyetinin temelini oluşturacağı belirtildi. Uçağın hem nakliye hem de istihbarat-gözetleme görevlerinde kullanılmasının planla

BTSO Başkanı İbrahim Burkay Demirtaş’taki firma sahipleriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay Demirtaş’taki firma sahipleriyle buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş Bölgesi’nde faaliyet gösteren firmaların yoğun katılımıyla düzenlenen programda konuştu. Başkan Burkay, 2013 yılından bu yana Bursa iş dünyasının desteğiyle 60’ın üzerinde makro projeyi hayata geçirdiklerini belirterek, "Projelerimiz, tüm Türkiye’ye örnek oldu. Odamızın liderliğindeki projelerle Bursa’mız bugün dünyadaki yeni ekosisteme en hazır şehir." dedi. BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Demirtaş bölgesinde farklı sektörlerde üretim yapan firmaları ziyaret ederek, iş dünyasının görüş, beklenti ve önerilerini dinledi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, yönetim kurulu ve meclis divanı üyelerinin de katıldığı ziyaretlerde, üretimden ihracata, yeni nesil yatırımlardan yapay zekâya kadar Bursa iş dünyasının gelecek vizyonu ele alındı. "Küresel rekabete güç katan merkezleri hayata geçirdik" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Bursa’nın üretim gücünü geleceğin teknolojileriyle daha ileriye taşıma hedefinde birlik ve beraberliğin belirleyici olduğunu söyledi. Bursa’nın Türkiye ekonomisindeki güçlü konumunu koruması için üretim, teknoloji, ihracat ve nitelikli insan kaynağı alanlarında attığı adımların önemine değinen İbrahim Burkay, 2013 yılından bu yana BTSO’nun ortaya koyduğu projelerin Bursa iş dünyasının ortak iradesiyle hayata geçtiğini kaydetti. Başkan Burkay, BTSO’nun BUTEKOM, MESYEB, GUHEM, Model Fabrika, KFA Fuarcılık, EVM ve TEKNOSAB gibi merkezlerle firmaların küresel rekabet gücünü artırmaya odaklandığını kaydetti. "Bu şehir için dertlenmek gerekiyor" Bursa iş dünyasının üretirken aynı zamanda şehrin ve ülkenin geleceğine katkı sağladığını belirten Burkay, sivil toplum kuruluşlarında ortaya konan çabanın büyük bir bilgi birikimi ve tecrübenin sonucu olduğunu söyledi. Burkay, "Bu salonda bu şehrin meseleleriyle dertlenen, ülkesinin geleceğine katkı sunmak isteyen kıymetli insanlar var. Bizim bir araya gelişimizin temelinde değer üretme iradesi bulunuyor. Kazançlarımızla devletimize karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken, elde ettiğimiz tecrübeyi de şehrimizin hizmetine sunuyoruz. Sivil toplum çalışmalarını, bu bilgi birikiminin zekâtı olarak görüyorum. Bursa’nın geleceğine omuz veren bu birlikteliği çok kıymetli buluyorum." dedi. "Anlattığımız hayalleri birer birer hayata geçirdik" Başkan Burkay, BTSO olarak yola çıktıkları ilk dönemde Bursa sanayisi için önemli hedefleri paylaştıklarını hatırlattı. 2013 yılında ortaya koydukları 16 projenin tamamını hayata geçirdiklerini belirten Burkay, bu projelerin sayısını 60’ın üzerine çıkartarak Bursa iş dünyasının hizmetine sunduklarını ifade etti. Başarıların temelinde menfaat değil, örnek birlikteliğin ve dayanışmanın bulunduğuna işaret eden İbrahim Burkay, "Biz bu yolculuğa çıkarken Bursa için büyük hedefler ve hayaller ortaya koyduk. Demirtaş bölgesinde sanayicilerimize Türkiye’nin en önemli üretim merkezlerinden birini oluşturma irademizi anlattık. Uzay, havacılık, mükemmeliyet merkezleri, MESYEB, BUTEKOM ve farklı alanlardaki projelerimizi o gün paylaşmıştık. Aradan geçen süreçte bu projeleri tek tek hayata geçirdik. Hatta bu 16 projenin üzerine onlarca yeni çalışmayı daha ekledik. Bunu mümkün kılan şey, birlik ve beraberliğimiz oldu" diye konuştu. "Bursa vizyonunu kaybetmemeli" BTSO Yönetim kurulu Başkanı İbrahim Burkay, şehirlerin geleceğe bilim, teknoloji ve doğru iş modelleriyle hazırlanacağını belirterek, "Bu şehir, geçmişte ortaya konan doğru kararlarla Türkiye’nin üretim başkentlerinden biri haline geldi. 1961 yılında ilk organize sanayi bölgesi kurulduğunda o gün bu yatırımlara öncülük eden büyüklerimiz belki bugünkü tabloyu tam olarak öngöremedi ama doğru bir iş yaptıklarını biliyorlardı. Bugün bizim de aynı cesarete ve vizyona ihtiyacımız var. Dünyayı iyi okuyarak, bilimin merkezinde duran projeler geliştirmek durumundayız. BUTEKOM ve mükemmeliyet merkezleri bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer alıyor. Bursa bu vizyonu korursa gelecekte çok daha güçlü bir konuma ulaşacaktır." ifadelerini kullandı. "Yeni nesil alanlarda oyunun içinde yer almalıyız" Yeni dönemde yapay zekâ, veri merkezleri, otomasyon, girişimcilik ve dijital dönüşümün firmalar için belirleyici hale geldiğini söyleyen Başkan Burkay, iş dünyasının bu alanlarda daha etkin rol alması gerektiğini belirtti. BTSO liderliğinde yeni nesil yatırımlar ve fon modelleriyle Bursa firmalarını geleceğin ekonomisine hazırlamayı amaçladıklarını ifade eden Burkay, şirketlerin teknoloji ve dijital yetkinliklerini güçlendirmesi gerektiğini vurguladı. İbrahim Burkay, "Kendi işlerimize sahip çıkarken başımızı kaldırıp dünyada neler olduğunu da görmek zorundayız. Yeni nesil alanlarda, girişimcilikte, yapay zekâda, veri merkezlerinde ve dijital dönüşümde oyunun içinde yer almalıyız. Bugün birçok genç girişimci, büyük şirketlerin sahip olduğu yeni değer alanları oluşturuyor. Bursa olarak bizler bu ekosistemin dışında kalamayız. Model Fabrika’dan mükemmeliyet merkezlerine kadar bütün çalışmalarımızı bu dönüşüme göre şekillendiriyoruz. Yeni dönemde maliyetleri düşüren, kapasiteyi artıran ve şirketlere organizasyon kabiliyeti kazandıran sistemler öne çıkacak. Bu süreçte farkındalık sahibi olmak ve aksiyon almak çok önemli." dedi. Başkan Burkay, Bursa’nın güçlü üretim altyapısı, yetişmiş insan kaynağı ve BTSO öncülüğünde hayata geçirilen projelerle dünyada yaşanan yeni ekosisteme en hazır şehirlerden biri olduğunu söyledi.

Erdoğan iş dünyasına seslendi: 20 yıl vergi yok Haber

Erdoğan iş dünyasına seslendi: 20 yıl vergi yok

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde düzenlenen Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) 39. Mali Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni'ne katılarak bir konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, genel kurulun ülke, millet, iş insanları ve DEİK üyeleri için hayırlara vesile olmasını diledi ve DEİK'in 41'inci yaşını kutladığını belirterek, "DEİK'e 41 kere maşallah" ifadesini kullandı. DEİK'te kuruluşundan bugüne görev almış, ülkenin kalkınmasına ve büyümesine omuz vermiş kurul üyelerine şükranlarını sunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayatını kaybeden üyelere rahmet, hayatta olanlara hayırlı, sağlıklı ve bereketli bir ömür diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vefa geleneği hâline getirilen Ustalara Saygı Ödül Töreni'nin beşincisinin icra edildiğini hatırlatarak, "Başarılarıyla ilham veren, yeni yolları açan, değer üreten, küresel vizyonu millî değerlerle harmanlayan büyük ustalarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum." diye konuştu. Söz konusu ödüllerin iş dünyasının heyecanını tazelemesini, yeni kuşaklara ilham kaynağı olmasını temenni ettiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Malumunuz ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken, özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika'dan Asya'ya, Güney Amerika'dan Kuzey Amerika'ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan bir kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK'in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk. Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK'e hükûmetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, veriyoruz." Türk dış politikasının temelinde Hazreti Mevlana'nın "pergel" metaforunun bulunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken, diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara'ya sıkışıp kalmadığımız gibi, dış politikada korkular, düşmanlıklar, ön yargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi 'karşılıklı saygı' ve 'kazan kazan' temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. İhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece 2025 yılında kendisinin 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdiğini, 26 zirveye iştirak ettiğini söyledi. Türkiye'de 136 misafiri ağırladıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirdiklerini, 134 kabul yaptıklarını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmesinin dâhil olmadığına dikkati çekerek, "Bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken diğer yandan da Türkiye'nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye'yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör hâline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik" diye konuştu. Gittiği hemen her yerde DEİK üyelerinin yatırımlarına tanık olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çalışıp didinerek kurulan ticaret köprülerini bizzat müşahede ettiğinin altını çizdi. "DEİK'LE BİRLİKTE YOL YÜRÜMEYE, DAYANIŞMA İÇİNDE HAREKET ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEİK'in Türkiye'yi ve Türk milletini başarıyla temsil ettiğine şahitlik ettiğini ifade etti. Ay-yıldızlı bayrağın sadece diplomatik misyonlarında değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten çok ama çok kıvanç duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve Türkiye'yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. Türkiye'nin gururu olduğunuz için, yerli üretim mallarımızın kalitesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Bilmenizi isterim ki 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK'le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin iktidarları döneminde nereden nereye geldiğini katılımcıların çok iyi bildiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişimlerinden ekonomilerini hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alınlarının akıyla atlattıklarına şahit olduklarını anlattı. “MAL İHRACATIMIZ 2025 İTİBARIYLA 273,3 MİLYAR DOLARA YÜKSELDİ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamların da ortaya koyduğuna işaret ederek, "2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55'ten yüzde 1,07'ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89'dan yüzde 1,31'e çıktı" bilgisini verdi. Bir diğer başarılarının orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatlarındaki payının artması olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "2002 yılında 10 milyar dolar olan orta yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40'tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır. Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre, savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. Allah'a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk beş ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayi ihracatından aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik." Cumhurbaşkanı Erdoğan, mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerinde geçici bir yavaşlama yaşandığını ancak ihracatın ithalatı karşılama oranının ise yükseldiğini belirterek, "Daha da önemlisi orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44'e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir hâlen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dâhil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz" değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle enflasyon tarafında da umut ettikleri oranları yakalamayı temenni ettiklerini dile getirdi. Bir gerçeğin altını önemle çizmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı hükûmetlerimiz döneminde 2002'den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır. Dahası Türkiye'de iş başında deneyimli ufuk ve vizyon sahibi eş güdümü güçlü kadroların bulunması tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihî bir avantaj kazandırmaktadır" dedi. "KİMSEDEN ÇEKİNMEDEN HAKKI VE ADALETİ SAVUNUYORUZ" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkânlardan faydalanırken dünyanın birçok ülkesinde temel sorunun görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükûmetler meselesi olduğunu ifade etti. Kendilerinin 70'ler ve 90'larda çok sık yaşadıkları, 2002'yle beraber çözüme kavuşturdukları bu problemle bugün Batılıların yüzleştiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost ve düşman herkesin kabul etmek zorunda kaldığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırdığını belirterek, iş dünyasının istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok anlamlı bulduğunu ifade etti. Hem iktidar hem ittifak olarak kendilerinin de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerlerine düşenleri yapmaya devam edeceklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde, hükûmetimiz tüm imkânlarıyla reel sektörümüzün yanındadır" diye konuştu. “KAYNAKLARIMIZIN ÜRETİME, İHRACATA, YATIRIMA VE SANAYİYE GİTMESİNİ ARZU EDİYORUZ” Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye için üreteni, millete istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçıları yalnız bırakmadıklarını kaydederek, "Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk beş ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yılsonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son 1 yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz. Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin imalat sanayinde, elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa'nın en avantajlı ülkeleri arasında olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleri ile güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik" şeklinde konuştu. “ETRAFIMIZI SARAN TOZ BULUTU DAĞILDIĞINDA, BUNUN EN BÜYÜK KAZANANI TÜRKİYE OLACAKTIR” Cumhurbaşkanı Erdoğan, finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde, doğru biçimde kullanılmasının da o derece önemli olduğunun altını çizerek, "Biz, ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil, üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ticaret hayatının birincil kuralının, ürünü satacak pazar bulmak olduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "İhracatın belirleyicisi dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil, yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız. Kıymetli dostlar, şunu bir defa herkesin bilmesini isterim. Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında, bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil, fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi'ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz." Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getirdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlamıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95'ini vergi dışı bırakıyoruz" diye konuştu. "YENİ VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN BÜYÜME HİKÂYESİNİN BİR PARÇASI OLUN" Cumhurbaşkanı Erdoğan, üreticiler için de tarihi bir adım attıklarını dile getirerek, şöyle konuştu: "Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek. Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri, bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye'ye taşımaya davet ediyoruz. Bizim mesajımız çok açık, 'Operasyonlarını Türkiye'den yönet, avantajlardan yararlan.' Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz. Türkiye'ye gelin, Türkiye'ye yerleşin. Sizler de yeni ve güçlü Türkiye'nin büyüme hikâyesinin bir parçası olun." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'ye yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının belirli şartları sağlamaları hâlinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyeceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Türkiye'yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez hâline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye'nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK'le el ele vererek Türkiye'yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum." DEİK 39. Olağan Genel Kurulu'nun Türkiye'ye, iş dünyasına ve DEİK ailesine hayırlı, uğurlu olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödüle layık görülen ustaları tebrik ederek konuşmasını tamamladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yatırımcılara çağrı: "Türkiye’ye gelin ve yerleşin. Sizler de güçlü ve büyük Türkiye’nin büyümesine dahil olun" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan yatırımcılara çağrı: "Türkiye’ye gelin ve yerleşin. Sizler de güçlü ve büyük Türkiye’nin büyümesine dahil olun"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da düzenlenen DEİK 39. Genel Kurulu ve Ustalara Saygı Ödül Töreni’ne katıldı. Törende konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ticaret diplomasimizin kamu tarafını Ticaret Bakanlığımız yürütürken özel sektör kanadını temsil etme görevini DEİK üstleniyor. DEİK; 153 iş konseyi, 92 kurucu kuruluşu ve 6 bin üyesiyle Türk özel sektörünün dış ekonomik münasebetlerini başarıyla ifa ediyor. Her fırsatta vurguladığımız üzere Afrika’dan Asya’ya, Güney Amerika’dan Kuzey Amerika’ya bütün buralara yayılan iş konseyleriyle DEİK, aynı zamanda ülkemiz özel sektörünün dünyaya açılan kapısıdır. Kamu-özel dayanışması ve ortaklığının en güzel örneklerinden biri olan DEİK’in küresel ölçekteki başarılarıyla daima kıvanç duyduk" dedi. "DEİK’e her türlü desteği verdik, veriyoruz" Türkiye ile dünya arasında kurduğu ticaret köprülerini gönül köprüleriyle de perçinleyen DEİK’e hükümetlerimiz döneminde her türlü desteği verdik, vermeye de devam edeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz bizim dış politika felsefemizin temelinde Hazreti Mevlana’nın pergel metaforu vardır. Pergelin bir ucunu bu topraklara sabitlerken diğeriyle cihanı kucaklamayı, yakın uzak demeden tüm kıtaları kuşatmayı görev biliyoruz. İç siyasette Ankara’ya sıkışıp kalmadığımız gibi dış politikada korkular, düşmanlıklar, önyargılarla hareket etmedik. Komşularımızdan başlayarak tüm ülkelerle ilişkilerimizi karşılıklı saygı ve kazan-kazan temelinde geliştirmenin çabası içinde olduk. İhtilaflar yerine müştereklerimizi çoğaltmaya odaklandık. Afrika, Latin Amerika ve Asya gibi daha önce ihmal edilmiş coğrafyalarla ilişkilerimizde yeni açılımlara imza attık. Vizeleri kaldırarak, diplomatik misyonlarımızın sayısını artırarak başta yakın çevremiz olmak üzere dünyanın birçok bölgesiyle ticari, beşeri, kültürel ve ekonomik münasebetlerimizi güçlendirdik. Bakınız sadece 2025 yılında şahsen 22 ülkeye ziyaret gerçekleştirdim. 26 zirveye iştirak ettim. Ülkemizde 136 misafiri ağırladık. 84 yurt dışı ve yurt içi görüşme gerçekleştirirken 134 kabul yaptık. Bu yoğun trafiğe yüzlerce telefon görüşmemiz dahil değil. Bunları söylemiyorum. Yani bir yandan yurt içinde il ziyaretleri, açılış törenleri, toplantılar, zirveler vasıtasıyla vatandaşlarımızla kucaklaşırken, eser ve hizmet siyasetimizi aralıksız sürdürürken, diğer yandan da Türkiye’nin önünü açacak, ülkemizin daha büyük atılım yapmasını sağlayacak, Türkiye’yi bölgesel ve küresel anlamda daha güçlü bir aktör haline getirecek hamlelerimize yenilerini eklemeye devam ettik" şeklinde konuştu. "DEİK’le birlikte yol yürümeye devam edeceğiz" DEİK üyelerimizin yatırımlarına tanık olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şunu da büyük bir memnuniyetle ifade etmek istiyorum; gittiğim hemen her yerde DEİK üyelerimizin yatırımlarına tanık oldum. Çalışarak, didinerek kurduğunuz ticaret köprülerini bizzat müşahede ettim. Türkiye’yi ve Türk milletini nasıl başarıyla temsil ettiğinize şahitlik ettim. Ay-yıldızlı al bayrağımızın sadece diplomatik misyonlarımızda değil, Türk iş çevrelerinin oralardaki yatırımlarında, farklı ülkelerde başlattıkları projelerde de dalgalandığını görmekten inanın çok ama çok kıvanç duydum. El ele verdik, omuz omuza verdik, gönül birliği yaptık ve Türkiye’yi daha önce hiç tecrübe etmediği seviyelere sizlerle birlikte taşıdık. Türkiye’nin gururu olduğunuz için, yerli üretim mallarımızın kalitesini dünyanın dört bir yanına ulaştırdığınız için sizleri yürekten tebrik ediyorum. Bilmenizi isterim ki 23 yıldır olduğu gibi önümüzdeki dönemde de DEİK’le birlikte yol yürümeye, dayanışma içinde hareket etmeye devam edeceğiz" dedi. "Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde yüzde 1,07’ye çıktı" Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamlar da ortaya koyduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’nin iktidarlarımız döneminde nereden nereye geldiğini sizler zaten çok çok iyi biliyorsunuz. Darbe girişimlerinden ekonomimizi hedef alan sabotajlara, depremlerden bölgesel savaşlara kadar bir başka ülkenin başına gelse yere serecek nice badireyi nasıl alnımızın akıyla atlattığımızın sizler şahidisiniz. Türkiye’nin yıldan yıla artan başarı grafiğini rakamlar da ortaya koyuyor. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara ulaştı. Küresel mal ihracatındaki payımız yüzde 0,55’ten yüzde 1,07’ye, hizmet ihracatımızdaki payımız da yüzde 0,89’dan yüzde 1,31’e çıktı. Bir diğer başarımız; orta ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payının artmasıdır. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Bu olumlu tablo 2026 yılında da devam etmektedir. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız 114,4 milyar dolara ulaşmıştır. Savunma ve havacılık ihracatımız son 23 yılda yüzde 40’tan fazla artarak 2025 yılında 10 milyar doları aşmıştır. Yüksek katma değerli üretimimizin sembolü olan bu alandaki ivmenin çok güçlü biçimde devam ettiğini görüyoruz. Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı Ocak-Mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti, Allah’a hamdolsun. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu. Yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından, aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldik" ifadelerini kullandı. "Büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz" Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürdüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama yaşandı. Ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı yükseldi. Daha da önemlisi orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatımız içindeki payı yüzde 44’e ulaştı. Haziran ayında takvim etkisinin ortadan kalkmasıyla birlikte ihracatta yeniden güçlü bir ivme yakalayacağımıza inanıyoruz. Büyüme cephesindeki müspet seyir halen devam ediyor. Gelişmiş ülkeler dahil dünyanın tamamını etkileyen sancılı atmosfere rağmen Türkiye olarak büyümemizi 23 çeyrektir kesintisiz sürdürüyoruz" dedi. İran savaşının tetiklediği küresel krizin enerji fiyatlarında sebep olduğu şok dalgalarının sakinleşmesiyle birlikte enflasyon tarafında da inşallah umut ettiğimiz oranları yakalamayı temenni ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burada şu gerçeğin altını önemle çizmek istiyorum değerli dostlar; küresel ekonominin içinden geçtiği belirsizlik ikliminde ülkemizin en büyük şansı, hükümetlerimiz döneminde 2002’den itibaren ağır bedeller ödeyerek sağladığımız istikrar ve güven ortamıdır. İstikrar ve güven ortamının varlığı ne kadar çetrefil olursa olsun her türlü sorunun çözümünü ya da çözüm yoluna girmesini kolaylaştırmaktadır. Dahası Türkiye’de iş başında deneyimli, ufuk ve vizyon sahibi, eş güdümü güçlü kadroların bulunması; tüm bu küresel ve bölgesel meydan okumaları yönetmede ülkemize tarihi bir avantaj kazandırmaktadır. Türkiye siyasette istikrarın sunduğu asimetrik imkanlardan faydalanırken, bakıyorsunuz dünyanın birçok ülkesinde temel sorun; görevde yılını bile tamamlamadan dağılan kelebek ömürlü hükümetler meselesidir. Bizim 70’lerde, 90’larda çok sık yaşadığımız ve 2002 ile beraber çözüme kavuşturduğumuz bu problemle bugün Batılılar yüzleşmektedir" şeklinde konuştu. "Türkiye marka değerini de artırmaktadır" Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kaldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunun bir neticesi olarak onlar tek bir krizle dahi doğru düzgün baş edemezken, biz farklı cephelerde aynı anda pek çok sorunla mücadele ediyor, bunları başarıyla yönetebiliyoruz. Ülkemizi çatışmalardan uzak tutarken barış çabalarında aktif görev alıyor, kimseden çekinmeden hakkı ve adaleti savunuyoruz. Sahadaki gücünü masada da hissettiren Türkiye gerçeğini artık dost düşman herkes kabul etmek zorunda kalıyor. Türkiye; terör, vesayet ve istikrarsızlık gibi kronik sorunlarını çözdükçe küresel ölçekte marka değerini de artırmaktadır. İş dünyamızın istikrar ve güven ortamının muhafazası noktasındaki hassasiyetini bu bakımdan çok ama çok anlamlı buluyorum. İnşallah hem iktidar hem ittifak olarak bizler de bu iklimin korunması ve güçlendirilmesi için üzerimize düşenleri yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "İhracatçılarımızı yalnız bırakmadık" Küresel ve bölgesel krizlerin eksik olmadığı bu dönemde hükümetimiz tüm imkanlarıyla reel sektörümüzün yanında olduğunu belirten Erdoğan, "Türkiye için üreteni, milletimize istihdam sağlayanı, Türk malı ürünleri dünyanın her köşesine ulaştıran ihracatçılarımızı yalnız bırakmadık. Eximbank’ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardık. Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri ise son bir yılda 1 trilyon 267 milyar lira oldu. Bunun yanında ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği veriyor, üretim ve rekabet güçlerini desteklemeyi sürdürüyoruz" diye konuştu. "Ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel enerji fiyatlarındaki artışlara rağmen eşel mobil sistemiyle vatandaşlarımızı ve üreticilerimizi koruyoruz. İmalat sanayiinde elektrik ve doğal gaz maliyetlerinde Avrupa’nın en avantajlı ülkeleri arasındayız. Sanayide yüksek katma değerli üretimi teşvik etmek için yatırım taahhütlü avans kredisi ve HIT-30 programlarımızı daha önce devreye almıştık. Emek yoğun sektörlerimizi ücret ve taşıma destekleriyle güçlendiriyoruz. Finansmana erişim konusunda yaşanan güçlüklerin farkındayız. Pazartesi günü yaptığımız kabine toplantımızda Türk ekonomisinin güncel durumunu masaya yatırırken finansman meselesini de etraflıca ele aldık. Bununla ilgili geçmiş tecrübeleri de göz önünde bulundurarak kapsamlı bir çalışma yapılması için ekonomi yönetimine gerekli talimatları verdik. Şu bir gerçek ki finansmana erişim ne kadar önemliyse bu kaynakların doğru yerde doğru biçimde kullanılması da o derece önemlidir. Biz ülkemizin kıt kaynaklarının verimsiz alanlara değil üretime, ihracata, yatırıma ve sanayiye gitmesini arzu ediyoruz. Ticaret hayatının birincil kuralı ürünü satacak pazar bulmaktır. İhracatın belirleyicisi ise dış taleptir. Kalıcı başarı palyatif çözümlerle değil yeni müşterilerle, yeni pazarlarla ve güçlü ticari ilişkilerle gelir. DEİK başta olmak üzere iş dünyamızın yeni pazarlara açılmalarına büyük önem veriyoruz. Bu konuda sizden gelecek her türlü öneriye de açığız" ifadelerini kullandı. "Toz bulutu dağıldığında kazanan Türkiye olacaktır" Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyeceklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu bir defa herkesin bilmesini isterim: Gerek ekonomik gerek ticari gerekse diplomatik olarak etrafımızı saran toz bulutu dağıldığında bunun en büyük kazananı Türkiye olacaktır. İnşallah krizleri değil fırsatları konuşacağımız bir döneme gireceğiz. Perşembe günü yürürlüğe giren paketimiz bunun bir parçasıdır. İstanbul Finans Merkezi’ni küresel yatırımın, uluslararası ticaretin, finansal hizmetlerin bölgesel üssüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Burada sunulan finansal hizmetlerden elde edilen kazançları 20 yıl boyunca vergiden muaf tutuyoruz. Uluslararası ticaret yapan şirketler için de çok güçlü teşvikler getiriyoruz. Transit ticaret faaliyetlerini İstanbul Finans Merkezi üzerinden yürüten şirketler kurumlar vergisi ödemeyecek. Üstelik bu yaklaşımı yalnızca İstanbul ile sınırlı tutmuyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında transit ticaretten elde edilen kazançların yüzde 95’ini vergi dışı bırakıyoruz. Üreticilerimiz için de tarihi bir adım attık. Sanayi imalatında ve tarımsal üretimde uygulanan kurumlar vergisi oranını yarıya indirdik. Sanayicilerimiz ve çiftçimiz artık yüzde 12,5 kurumlar vergisi ödeyecek" şeklinde konuştu. "Operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan" Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren şirketleri bölgesel yönetim merkezlerini Türkiye’ye taşımaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizim mesajımız çok açık: Operasyonlarını Türkiye’den yönet, avantajlardan yararlan. Ayrıca dünyanın farklı ülkelerindeki yatırımcılara, girişimcilere ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımıza da yeni bir çağrı yapıyoruz: Türkiye’ye gelin, Türkiye’ye yerleşin, sizler de yeni ve güçlü Türkiye’nin büyüme hikayesinin bir parçası olun. Ülkemize yerleşen yabancılar ve yurt dışında yaşayan vatandaşlarımız belirli şartları sağlamaları halinde yurt dışından elde ettikleri gelirler için 20 yıl boyunca vergi ödemeyecek. Türkiye’yi sadece yatırım yapılan değil, inşallah yatırımın yönetildiği, ticaretin yönlendirildiği, sermayenin buluştuğu küresel bir merkez haline dönüştürmekte kararlıyız. Bu vesileyle DEİK ailemize de bir çağrıda bulunmak istiyorum. Sizler hem iş insanı hem de Türkiye’nin ticaret elçilerisiniz. Ülkemizin potansiyelini ve sunduğu fırsatları dünyaya en iyi anlatacak olan sizlersiniz. Sizlerden bu konuda destek bekliyoruz. DEİK’le el ele vererek Türkiye’yi üretimde, ticarette ve yatırımlarda çok daha güçlü bir konuma taşıyacağımıza yürekten inanıyorum" dedi.

Gençler kokpite geçti, BTÜ’de F16 heyecanı yaşandı Haber

Gençler kokpite geçti, BTÜ’de F16 heyecanı yaşandı

BTÜ UHSST öğrencileri tarafından her yıl geleneksel olarak düzenlenen ‘Havacılık ve Savunma Günleri’nin 8’ncisi, yoğun katılımla başladı. Türk uzay, havacılık ve savunma sanayiinin yıldız kurumlarına ev sahipliği yapan etkinlikte en dikkat çeken, F16 simülasyonu oldu. Kontrol panellerinden elektrik sistemlerini devreye alma, motor devirlerini kontrol etme, güç verme ve gaz kolunu ilerletme gibi adımların yüzde 70’ine kadar gerçekçi olduğu simülasyonu deneyenler ise farklı anlar yaşadı. Birçok simülasyon denediklerini, araba kullandıklarını ancak bunun çok farklı bir heyecan olduğunu dile getiren öğrenciler, "Uçak uçuracağımı hiç düşünememiştim. Bursa Teknik Üniversitesi’nin Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu’nun bize, özellikle lise öğrencilerine bu şansı verdiği için çok mutluyum. Biz buraya liseden kendi uzay havacılık topluluğumuz olarak geldik. Daha önce etkinliklerle tanıştığımız için bizi buraya çağırdılar ve açıkçası böyle bir deneyime sahip olmak benim için çok umut verici. Çünkü ülkemizde özellikle böyle etkinliklerin çok fazla olduğunu görmedim. Otomobil gibi düz bir yol üzerinde gitmediği için, havada süzüldüğü için teknik olarak onun iç sistemleri, mekanik sistemleri çok daha farklı ve ne olacağını asla algılayamadım. Çünkü daha önce girdiğim bir iki simülasyon hiç böyle değildi. Daha önce hiçbir F16’nın simülasyonuna girmedim ve bilmiyorum, garip bir deneyimdi. Her şey birkaç saniye sonra geliyor. Ben onu tam olarak anlamıyorum. Bence çok zor. Ben burada simülasyonu bile daha yönetemedim. Onlar gerçek hele yolcu taşıyanlar, kaç kişiyi taşıyorlar" dedi. F16 tutkusu simülatöre dönüştü Havacılık ve Savunma Günleri’ne özel olarak katıldığını belirten simülasyonun sahibi Bora Erpulat, "Özel bir şirkette mühendis olarak çalışıyorum. Aşağı yukarı 1992’den beri havacılıkla ilgileniyorum. Belirli dönemlerde ara vermek zorunda kaldım. 2020’de F16’nın ilk temellerini öğrendim. Sonra birkaç kişiyle bunu ilerlettik. Herkes bilgisini topladı. Bu günlere kadar geldik. Sonra bu bende bir tutku oluşturdu. Bu tutkuyu da simülatöre dökmeye karar verdim. Bütçem ve zaman müsait olduğu takdirde cihazlarımızı biriktirdik. Bazıları el yapımı. Bunları yaptık ve sonuçta İstanbul’dan özel bir karkas sipariş ettik. Bu karkasa elektronik aletleri mümkün olduğu kadar ergonomik derecede donattık ve aşağı yukarı F16’nın yüzde 70’i burada. Bütün tuşlar çalışıyor ve gerçekten bunu kullanabiliyorsanız gerçek uçağı kullanma konusunda da ciddi bir yol kat edeceğinizi düşünüyoruz" diye konuştu. "Havacılığı gençlere sevdirmek istiyoruz" Bora Erpulat konuşmasını şöyle sürdürdü; "Ben hâlâ öğrenmeye çalışıyorum. Benim takımdaki bu işle ilgilenen herkes birbirine bilgiyi vererek kendilerini geliştirmeye çalışıyoruz. Operasyonlar yapıyoruz, internet bağlantısı var, görev kuruyoruz ve beraber internet üzerinden uçuyoruz. Biz bu gibi havacılık günlerine katılarak öğrencilerin havacılığı sevmesini istiyoruz. Bu simülasyon, Amerika’da eğitim gören pilotların kullandığı bir programdır. Bu, dünyanın en iyi pilotları tarafından geliştirildi ve şu an dünyadaki en fazla gerçekçiliği simüle eden programdır. İnsanların içinde çok büyük bir uçma hevesi var. Ama bunu ‘gel yap ve bu işle uğraş’ dediğin zaman çünkü çok ağır eğitimleri var. Çok zaman ayırması lazım, ciddi bir maddi kaynak ayırması lazım. Sonuçta insanlar kaçıyor. Ama böyle bir şey olduğu zaman hayallerini gerçekten gerçekleştiriyoruz ve içindeki uçma özlemini en azından bir noktaya kadar da absorbe etmiş oluyoruz. Çok memnunlar. Gerçekten çok iyi" dedi. "BTÜ’lü gençler savunma sanayine hazırlanıyor BTÜ Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) iletişim sorumlusu Salih Yarıcı, "Amacımız, Bursa özelindeki ve etrafındaki bütün okullar ve gençlerimize havacılık ve savunma sanayi sektörünü birinci ağızdan tanıtmak. İki gün boyunca sürecek olan etkinliğimiz 15 Mayıs’a kadar devam edecek. Bu etkinliği Hexagon ana sponsorluğunda düzenliyoruz. Sağ olsunlar onların destekleriyle gayet büyük bir alanımız ve gayet büyük bir çevremiz var. Bu simülatör etrafta görebileceğiniz normal bir simülatöre pek yakın değil. Gerçek bir F16 uçağının yüzde 70’ini içeren bir simülatör. Zaten öğrencilerimiz de oraya büyük bir ilgi duymakta. Bizler Bursa Teknik Üniversitesi’nin kurulduğundan itibaren aktif olarak en köklü topluluklardan bir tanesiyiz. Biz şimdi ve gelecekteki bütün yarışmalara; Teknofest, TÜBİTAK, ODTÜ, VTOL ve bunun benzerindeki yurt dışı yarışmalarına beş ayrı takımla beraber katılmaktayız. Burada iki tane sabit kanat İHA, bir tane döner kanat drone, bir tane roket, bir tane de şu anda VTOL takımımız bulunmaktadır. Ödüllerimiz her defasında artmaya devam ediyor. Yaklaşık aktif üye sayımız da 2 binin üzerindedir. Okulumuzdaki şu anda en fazla üye sayısına sahip topluluğuz" dedi. BTÜ Uzay Havacılık ve Savunma Sanayi Topluluğu (UHSST) sosyal medya sorumlusu Betül Ekinci ise şöyle konuştu: "Ben bu yıl geldim bu topluluğa. Birçok toplulukta aktif şekilde rol aldım. Böyle toplulukların öğrencilere birçok konuda katkı sağladığını düşünüyorum. Özgüven açısından ve bir sürü network bulma açısından bu şekilde topluluklar çok yararlı oluyor. Aynı zamanda okul süreciyle birlikte yürütüldüğünde CV’mizde de bunlardan bahsedebiliyoruz. Bizim etkinliğimize büyük katkıda bulunan Hexagon ekibine çok teşekkür ediyoruz. Aynı zamanda diğer firmaları da etkinliğimize davet ediyoruz."

Prof. Dr. Temel Kotil: "Çağınızı doğru anlamalı resmi doğru okumalısınız" Haber

Prof. Dr. Temel Kotil: "Çağınızı doğru anlamalı resmi doğru okumalısınız"

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) tarafından her hafta çarşamba günü düzenlenen BTÜ Konuşmaları’nın 6’ncı sezon 58’nci bölüm konuğu, Türk havacılık ve savunma sanayiinin gelişiminde önemli katkıları bulunan Prof. Dr. Temel Kotil oldu. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan, Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, akademisyenler ile öğrenciler katıldı. "Gençlik ve Teknolojik İlerleme" başlıklı konuşmasında Prof. Dr. Temel Kotil, mühendislikten yapay zekâya, küresel rekabetten organizasyonel dönüşüme kadar değerlendirmelerde bulundu. Prof. Dr. Kotil, günümüz dünyasında bilgiye erişimin geçmişe kıyasla çok daha kolay olduğunu belirterek, asıl farkın bu bilgiyi doğru analiz edebilmek ve üretime dönüştürebilmek olduğunu vurguladı. "Teknolojiyi kullanmalı, resmi doğru okumalısınız" Dünyanın bilgiye erişim sayesinde ’düzleştiğini’ ifade eden Prof. Dr. Kotil, "Bilgiye kolay erişim çok değerli. Ancak önemli olan, bu çağı ne kadar anladığınız ve etrafınızda neler olup bittiğini ne kadar doğru okuyabildiğinizdir. Çağınızı yaşamalı ve anlamalısınız" dedi. Yapay zekâya da değinen Prof. Dr. Kotil, teknolojiyi kullanmanın ve resmi doğru okumanın önemine dikkat çekerek, "Yapay zekâ sizin bir atınızdır; onun sırtına binmeyi ve onu doğru kullanmayı öğrenmeniz gerekiyor" ifadelerini kullandı. "Samimi olmalı ve gereğini yapmalısınız" Mühendislik bilgi birikiminin sahadaki uygulamayla birleştiğinde büyük başarılara dönüştüğünü vurgulayan Prof. Dr. Temel Kotil, büyümenin önemine dikkat çekerek, "Büyümek canlılık demektir; ‘ben varım’ demektir" dedi. Türkiye’nin savunma ve havacılık alanındaki hamlelere değinen Prof. Dr. Kotil, 5’nci nesil savaş uçağı KAAN üzerinden önemli mesajlar vererek, "KAAN’ı kim yaptı? Türkler yaptı, sizin gibi gençler yaptı. Bu proje 60 mühendisle başladı, bin 800 mühendise ulaştı. KAAN, yeni dünya üretim teknikleriyle geliştirilen ve dünyada en hızlı yapılan uçaklardan biri oldu. HÜRJET, GÖKBEY, ANKA ve ATAK bunları da biz yaptık. Siz de yapabilirsiniz. Yeter ki samimi olun ve gereğini yapın" diye konuştu. "Öğrenme arzusu en büyük sermayeniz" Organizasyon kültürü ve liderlik konularına da değinen Prof. Dr. Kotil, büyük projelerin büyük kararlar gerektirdiğini vurguladı. "Elinizdekilerin ne işe yaradığını bilirseniz sonuç alırsınız" diyen Prof. Dr. Temel Kotil, kurumların başarısında insan faktörünün belirleyici olduğunu ifade etti. Merak duygusunun önemine vurgu yapan Prof. Dr. Kotil, "Gençlik merak etmektir. Öğrenme arzusu insanın en büyük sermayesidir. Asla bu arzunu kaybetmeyin" dedi. Soru-cevap bölümü ile devam eden program, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın, Çalık Enerji Genel Müdürü Prof. Dr. Temel Kotil’e plaket takdiminin ardından toplu fotoğraf çekimiyle son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.