Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hastalık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hastalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hastalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Havalar ısındı, kene tehlikesi yeniden kapıda! Haber

Havalar ısındı, kene tehlikesi yeniden kapıda!

Havaların ısınmasıyla birlikte Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde yeniden görülmeye başlayan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları endişe oluştururken, uzmanlar özellikle Kurban Bayramı öncesi kırsal alanlara gidecek vatandaşlara uyarılarda bulundu. Ölümcül seyredebilme riski bulunan hastalığa karşı kene temasının hayati önem taşıdığı belirtilirken, vatandaşların açık renkli kıyafet tercih ederek keneyi erken fark etmesi, dış ortamdan döndükten sonra vücutlarını detaylı şekilde kontrol etmesi ve kene tutunması durumunda vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurması gerektiği vurgulandı. "Kurbanlarını kesecek olan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor" Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, Türkiye’de kene ile buluşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi’nin 2002 yılından itibaren görüldüğünü belirterek, "Bu yıllara göre değişmekle birlikte havaların ısınması ile birlikte vakalar ortaya çıkmaktadır. Bölgemizde henüz bir vaka tespit etmedik ancak ülkemizde vakalar var. Özellikle Nisan ayı sonu itibari ile vakaları ortaya çıktı. Hastalar gerek ayaktan gerek yatırılarak tedavi edildiler. Genç bir arkadaşımızın öldüğü ile ilgili bilgimiz var. Bu sene havaların biraz daha soğuk gitmesi itibarıyla vakalar az olarak karşımıza çıkıyor ama önümüzde Kurban Bayramı var. Bu dönemde köylerine gidecek, orada kurbanlarını kesecek olan kişilerin çok dikkatli olması gerekiyor. Çünkü keneler halen mevcut ve halen enfekte. Bağışıklığı olmayan, daha önce bunu geçirmemiş olan kişiler bu hastalığa açıklar ve Kırım Kongo Kanamalı Ateşi ölümcül seyredebiliyor. Böyle bir durumla mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Dışarı çıkıp evlerine döndükleri zaman üzerlerine bakmaları lazım. Vücudunun her tarafında kene aramaları gerekiyor. İkinci olarak dışarı çıkarken çoraplarını pantolonların içine sokmaları gerekiyor ki kene deriye ulaşmasın. Açık giysiler giyerlerse kişiler keneyi çok rahatlıkla görebilirler. Kene yapışınca da bir sağlık durumuna başvursunlar ve o keneyi sağlık kuruluşunda çıkarsınlar. Bir an önce hızlı bir şekilde henüz daha o virüsü kusmadan vücudun içine o keneyi çıkarmak gerekiyor" dedi. "O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz" Bölgeden yüzlerce hastanın Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle hastanelere başvurduğunu kaydeden Yılmaz, "Sahildeki kenelerde Kırım Kongo Kanamalı Ateşi yok. Özellikle Kelkit Vadisi ile Torul bölgesi, Şebinkarahisar, Alucra, Çamoluk ve Bayburt bölgelerinden hastalar geliyor. Kırsala gidenler mutlaka önlemlerini almaları gerekiyor. Daha önce bunu geçirmemiş insanlar daha çok risk altında. Şu ana kadar hastanemize daha önce Kırım Kongo olarak gelip de sonradan tekrar Kırım Kongo olarak gelen hastamız olmadı. Bölgeden yüzlerce hastamız var. Bunların bir kısmı vefat etti diğerleri hayatını sürdürüyor. Kırım Kongo ölümcül bir hastalık olarak düşünülüyor. O kadar ölümcül değil erken müdahale ile tedavi edebiliyoruz. Kişinin erken tespit etmesi gerekiyor. Hemen sağlık kuruluşuna giderek o keneyi çıkartması gerekiyor. O kişi hasta olmadan bile düzelebiliyor. Vücutta ne kadar uzun süre kalırsa vücuda o kadar çok virüs verebiliyor. Virüsün fazlalığı, cinsi etkileyebiliyor. Kişinin bağışıklığı burada önem arz ediyor" ifadelerini kullandı.

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir Haber

Bahar aylarındaki göz alerjisi görme kaybına yol açabilir

Bahar aylarında en çok görülen hastalıklar arasında başı çeken göz alerjileri, alerjik bünyedeki kişileri olumsuz etkiliyor. Göz Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Op. Dr. Adnan İpçioğlu, bahar aylarında yoğunlaşan polenlerin ve gözle görülmeyen tozların gözlerde alerjiye yol açtığını belirterek, bunun tedavi edilmediğinde görme kaybına kadar uzanan ciddi sorunlara sebep olabileceğini söyledi. Gözü kaşımak kornea yapısını bozabilir Göz alerjilerinden korunmak için birkaç püf nokta olduğunu belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Öncelikle alerjik bünyesi olan kişilerin tozlu ortamlardan uzak durması gerekir. Bu süreçte, gözlerde yanma, batma ve kaşıntı şeklinde ortaya çıkabilmektedir. Özellikte gözdeki meydana gelen kaşınma, bazı kimselerde gözün önündeki saydam tabaka olan korneanın yapısında bozulmalara sebep olur. Kesinlikle kaşıntı durumunda göze dokunulmamalıdır. Çünkü basit bir kaşıntının neden olduğu en ciddi sorun, görme kaybına yol açan keratokonustur" diye konuştu. Güneşe karşı korunmak gerekir Güneşin de gözdeki alerjiyi tetiklediğine dikkat çeken Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Güneşteki ultraviyole, yanmayı, batmayı, kızarıklığı artırır. Bunun için güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkılmaması; çıkmak gerekiyorsa da korunmak gerekir. UV korumalı güneş gözlüğü kullanmak, alerjik konjonktivitlerden ciddi bir şekilde korumaktadır" dedi. Göz alerjisinin tedavisinin başlarda hafif ilaçlarla yapıldığını belirten Op. Dr. Adnan İpçioğlu, "Daha ciddi vakalarda yoğun ilaç kullanımı da gerekebilir. Onun için doktor kontrolü bu noktada çok önemlidir. Kişilerin göz alerjisini anladığı anda göz hekimine başvurması büyük önem taşımaktadır" şeklinde konuştu.

Gribi hafife almayın! Haber

Gribi hafife almayın!

Uzman Dr. Murat Yaycı,grip tanısı konulan ya da gripten şüphelenilen durumlarda erken dönemde antiviral tedaviye başlamanın, hastalığın kontrol altına alınmasında büyük önem taşıdığını söyledi. Yaycı, “Özellikle kış ve ilkbahar aylarında grip vakaları yaygınlaşıyor. Tedavinin gecikmesi veya hiç uygulanmaması halinde grip hastalığı ağır ve komplike bir seyir izleyebilir. Bu konuda toplumun bilinçli ve dikkatli olması gerekiyor” dedi. Üst solunum yollarını; influenza, rinovirüs, parainfluenza, RSV, adenovirüs, insan koronavirüsleri ve SARS-CoV-2 gibi virüslerin etkilediğine dikkat çeken Murat Yaycı, “Bu etkenlerin çoğu, öksürük ve hapşırma sırasında havaya yayılan damlacıklar yoluyla bulaşıyor. Üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bir kısmı viral kökenli ve bulaş yolları benzerlik gösteriyor” ifadelerini kullandı. İnfluenza virüsüne bağlı gripte, antiviral tedavi seçenekleri mevcut İnsanlarda grip hastalığına; İnfluenza A ve İnfluenza B olmak üzere iki ana influenza tipinin neden olduğunu belirten Dr. Murat Yaycı şu bilgileri verdi: “İnfluenza A genellikle sonbahar sonu ve kış aylarında daha sık görülürken, İnfluenza B’ye çoğunlukla ilkbahar döneminde rastlanıyor. Rinovirüsler en sık ilkbahar ve sonbaharda ortaya çıkmakla birlikte yıl boyunca aktifliğini sürdürebiliyor. RSV enfeksiyonları ise özellikle ılıman bölgelerde kış ve ilkbahar başında artış gösteriyor. Parainfluenza virüsleri de ülkemizde çoğunlukla sonbahar aylarında görülüyor.” Viral enfeksiyonlarda her zaman spesifik bir tedavinin olmadığı düşüncesinden uzaklaşılması gerektiğini vurgulayan Dr. Murat Yaycı, grip hastalığı için durumun farklı olduğunu ifade etti. Yaycı, “İnfluenza virüsüne bağlı gripte, etkili ve hedefe yönelik antiviral tedavi seçenekleri mevcut. Diğer viral enfeksiyonlarda ise çoğunlukla destekleyici tedavilerle iyileşme bekleniyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.