Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hasat

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hasat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hasat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar Haber

Tarlada yoruluyorlar odun ateşinde matarada çayla dinleniyorlar

Karacabey’de kavurucu sıcaklar ve güneş altında çapa, dikim ve hasat gibi ağır işleri yürüten tarım işçilerinin tarladaki zorlu mesaisi devam ediyor. Bu yıl bölgedeki yoğun yağışlar sebebiyle gecikmeli olarak 15 Mayıs’tan sonra başlayan salçalık domates ve biber fidesi dikimleri için arazilerde yoğun bir tempo yürütülüyor. Gün boyu güneşin altında yoğun emek harcayan işçilerin öğle paydosundaki en büyük motivasyon kaynağı ve vazgeçilmezi ise geleneksel yöntemlerle demlenen odun ateşi çayı oluyor. Mataralardaki su odun ateşinde kaynıyor Tarım işçilerinin başında bulunan çavuşun eşi Güler Şengül, her gün öğle paydosuna kısa bir süre kala hazırlıklara girişiyor. İşçilerin kendisine teslim ettiği metal mataraları ve çaydanlıkları bir araya getiren Şengül, tarlada yakılan odun ateşinin etrafına bunları dizerek içindeki suları kaynatıyor. Öğle molası saatinin gelmesiyle birlikte işçiler, mataralarda kaynayan sıcak suyun içine çaylarını ilave ederek yemeklerini yiyene kadar demlenmeye bırakıyor. "Bu çay bizim zahmetimizin ödülü" Odun ateşinin korunda ve közün yakınında demlenen matara çayı, özellikle kadın işçilerin tüm günün yorgunluğunu üzerinden atmasını sağlıyor. Tarladaki ağır çalışma şartlarına rağmen bu keyiflerinden asla ödün vermediklerini belirten kadın işçiler, açık havada içtikleri çayın lezzetinin evdekinden çok daha farklı ve güzel olduğunu ifade etti. Çayın kendileri için bir yaşam biçimi olduğunu dile getiren işçiler, "Evde demlendiğinde bu kadar lezzetli olmuyor. Odunla yapılan çayın hepsi güzel oluyor. Yorgunluğumuzu geçiriyor. Çay olmazsa olmazımız. Tarlada yorgunluğa en iyi gelen bu çay. Zahmetimizin ödülü bu çay" dedi. Karacabey Ziraat Odası İkinci Başkanı Ramazan Düzen de tarım işçilerinin yaz sıcaklarında çok ağır ve zahmetli bir iş üstlendiğine dikkati çekerek, işçilerin öğle paydoslarında yemeklerini yedikten sonra hemen çay saatine geçtiklerini ve odun ateşinde demlenen bu çayın tadının bir başka olduğunu belirtti.

Hasanağa enginarında hasat üreticide tanesi 50 liradan başladı Haber

Hasanağa enginarında hasat üreticide tanesi 50 liradan başladı

Dünyanın en kaliteli enginarının yetiştirildiği bölgelerden biri olan Hasanağa’da üretilen ürünler, 2020 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından coğrafi işaretle tescillendi. Tescilin ardından popülaritesi artan ürüne, başta İstanbul olmak üzere çevre illerden gelen yoğun talep nedeniyle, daralan tarım alanlarına rağmen üretim bölgede 200 dönüme ulaştı. "Verimi düşük ama kalitesi çok yüksek" Bugüne kadar düzenlenen 16 Hasanağa Enginar Festivali’nin 11’inde birinci seçilen 23 yıllık üretici Ömer Çinkaya (46), bölgede Bayrampaşa cinsi enginar yetiştirildiğini belirtti. Diğer üretim bölgelerinden farklı olarak dönüme ancak 400-450 kök dikebildiklerini ve dönüm başına en fazla 2 bin enginar hasat ettiklerini aktaran Çinkaya, şunları kaydetti: "Başka bölgelerde bir kökten 25-30 adet ürün alınabilir ama çanakları küçük olur. Bizim köklerimiz ise ancak 4-5 adet ürün verir. Dolayısıyla verimi düşük, kalitesi çok yüksek olur. İstenen büyüklüğe ulaşmadan da kesinlikle kesim yapmayız. Göbekten kestiklerimizin çanak ağırlığı 150 gramı buluyor." Pazardaki taklit ürünlere karşı tüketiciye uyarı Pazarlarda her enginarın "Hasanağa enginarı" adıyla satıldığına dikkati çeken Çinkaya, tüketicileri aldatıcı yöntemlere karşı uyardı. Tezgahlara birkaç tane gösterişli Hasanağa enginarı konularak alttan başka bölgelerin kılçıklı ürünlerinin soyulup satıldığını ifade eden Çinkaya, gerçek Hasanağa enginarının ayırt edici özelliklerini şöyle sıraladı: "Bizim ürünümüzün soyulmamış hali tarlada 50 lira, soyulmuşu ise 80 liradır. Diğer bölgelerin ürünleri tarlada 15-20 liradan alıcı buluyor. Pazarda soyulmuşu 50 liraya satılan ürünler bizim enginarımız olamaz. Gerçek Hasanağa enginarı yumuşaktır, kılçıksızdır ve komşunun ateşinde bile pişecek kadar kolay pişer. Yağ oranı yüksek olduğu için ağızda hemen dağılır ve soyulduğunda balmumu rengini alır. Lezzet arayan tüketiciler zaten bu farkı bilerek bizi tercih ediyor."

Bursa’da zeytinde yeni dönem Haber

Bursa’da zeytinde yeni dönem

Bursa’da zeytin üreticilerine yönelik eğitim seferberliği hız kesmeden sürüyor. Marmarabirlik organizasyonunda ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün katkılarıyla gerçekleştirilen programlarda, ziraat mühendisleri üreticilere sahada doğrudan eğitim veriyor. Eğitimlerde; zeytin hastalık ve zararlılarıyla mücadele, gübreleme yöntemleri, hasat öncesi pestisit denetimleri ve doğru tarımsal uygulamalar detaylı şekilde ele alınıyor. Programın en önemli başlıklarından biri ise 1 Temmuz 2026 itibarıyla yürürlüğe girecek olan B-Reçete sistemi oldu. Yeni sistemle birlikte tarım ilaçlarının kontrolsüz kullanımının önüne geçilmesi ve pestisit kalıntısının azaltılması hedefleniyor. Orhangazi'de düzenlenen son eğitime; Kaymakam Zafer Karamehmetoğlu, İl Müdürü İbrahim Acar ile Marmarabirlik Başkanı Ali Yıldız ve çok sayıda üretici katıldı. Yoğun ilgi gören eğitimde konuşan İl Müdürü Acar, Bursa’nın zeytincilikte dünya çapında bir marka olduğunu vurgulayarak bu değerin korunmasının önemine dikkat çekti. 2025 yılı verilerine göre Bursa genelinde 441 bin dekar alanda yaklaşık 12 milyon zeytin ağacından 140 bin tonun üzerinde üretim gerçekleştirildiğini belirten Acar, zeytinlik alan büyüklüğünde Mudanya'nın ilk sırada yer aldıığını, üretimde ise Orhangazi, Gemlik ve İznik öne çıktığını söyledi. Acar, kentte yaklaşık 30 bin üretici zeytin yetiştirirken, zeytinlikler Çiftçi Kayıt Sistemi’ne kayıtlı alanların yüzde 11’ini oluşturduğunu belirtti. Acar, ayrıca Bursa’daki zeytin varlığının büyük bölümünü oluşturan Gemlik zeytini ise coğrafi işareti ve Avrupa Birliği tesciliyle uluslararası pazarda önemli bir değer taşıdığını kaydetti. Yetkililer, B-Reçete sistemiyle birlikte hem verimin artacağını hem de kalıntısız ve güvenli üretimin yaygınlaşacağını belirterek üreticilere eğitimleri yakından takip etmeleri çağrısında bulundu.

35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü Haber

35 liraya tarladan satılan marul yüzleri güldürdü

Bursa’nın Gürsu ve Kestel ilçelerinde yoğunlaşan marul üretiminde, hasat edilen ürünler yüksek talep görüyor. Akdeniz bölgesindeki sağanak yağışların seralarda hasara yol açması ve önceki yıl zarar eden çiftçilerin üretimden çekilmesi, piyasadaki arzı düşürerek fiyatları yukarı taşıdı. "Fiyatlar bu yıl hiç 2 liraya düşmedi" İğdir Mahallesi’nin genç üreticilerinden Yunus Ciğan, sosyal medyada yer alan "marul tarlada 2 liraya kaldı" paylaşımlarının gerçeği yansıtmadığını belirtti. Marulun bu yıl iyi fiyata gittiğini ifade eden Ciğan, şu bilgileri verdi: "Kendimi bildim bileli serada marul üretiyorum. Bu yıl fiyatlar yerinde 25 ila 35 lira arasında seyrediyor. ’2 liraya tarlada kaldı, sürüldü’ gibi paylaşımlar doğru değil; bu sene fiyatlar o seviyelere hiç düşmedi. İlk kesim marullar 15-20 liradan gitti, şimdi ise 35 liraya kadar çıktı. Geçen yıl fiyatlar 2 ila 5 lira arasındaydı ve üretici çok büyük zarar etmişti. Bu yıl ise durum tam tersine döndü." Ekmediklerine pişman oldular Geçen yıl yaşanan ekonomik kayıpların çiftçinin ekim kararlarını etkilediğini anlatan Ciğan, "Geçen sene ikinci mahsul tarlada kalıp çürüdüğü için, birçok çiftçi bu yıl da aynı durumun yaşanacağını sandı ve dikim yapmadı. İlk dikenler 20 liradan satınca, ikinci ekimi yapmayanlar büyük pişmanlık yaşadı. Bu yıl marul eken kazandı." dedi. Artan maliyetler fiyatları tetikliyor Tarımsal üretimdeki girdi maliyetlerinin yüksekliğine dikkati çeken Ciğan, ucuza üretim devrinin kapandığını vurguladı. Mazot, ilaç ve gübre fiyatlarının yanı sıra işçilik maliyetlerinin de hızla arttığını belirten Ciğan, "Şu anda işçilere yarım gün için 750 lira yevmiye veriyoruz, yazın bin lira olacağı söyleniyor. Mazot fiyatları bu seviyelerdeyken kimse tarımda ucuz üretim beklemesin." diye konuştu.

İnegöl’de kartpostallık görüntüler Haber

İnegöl’de kartpostallık görüntüler

Özellikle kırsal mahallelerde yoğun olarak bulunan meyve bahçeleri, adeta gelinlik giymiş gibi bembeyaz bir örtüye bürünürken, ortaya kartpostallık manzaralar çıktı. Havaların ısınmasıyla birlikte çiçek açan ağaçlar, hem üreticilere yeni sezonun umutlarını yeşertti hem de doğaseverlerin ilgisini çekti. Oluşan eşsiz manzaralar drone ile havadan görüntülendi. Kuşbakışı kaydedilen görüntülerde, kilometrelerce uzanan çiçekli bahçeler adeta bir tabloyu andırdı. Doğanın renk cümbüşünü yansıtan görüntüler, izleyenleri kendine hayran bıraktı. Bölgede özellikle şeftali, erik, kiraz ve elma ağaçlarının çiçek açtığı bu dönemin kısa sürdüğünü belirten üreticiler, bu güzelliğin her yıl sadece birkaç hafta görülebildiğini ifade etti. Baharın müjdecisi olan bu görüntüler, aynı zamanda bereketli bir sezonun da habercisi olarak değerlendiriliyor. İnegöl’de her yıl bahar aylarında oluşan bu doğal güzellikler, hem fotoğraf tutkunlarının hem de doğayla iç içe vakit geçirmek isteyen vatandaşların uğrak noktası haline geliyor. Drone ile kaydedilen görüntüler ise bölgenin doğal zenginliğini bir kez daha gözler önüne serdi. İnegöl Çetilkçi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Dumanlar, Türkiye’nin en iyi şeftali ve armut bahçelerinde ağaçların çiçek açtığını belirtti. Dumanlar, "Geçen sene iklim şartları nedeniyle rekoltede düşüş vardı, çiçeklenme olmadı. Çiçeklenme olduğunda da don olayı oldu ve rekolte düşüktü. Bu yıl şuana kadar bir don olayı olmadı, çiçeklenme odu. Arılarda bu sırada çok güzel çalıştı, döllenme, tozlanma olayını gerçekleştirdi. Bu sene güzel bir rekolte bekliyoruz. Bu rekolte olursa üreticiler olarak, gerekli bakımları yaptıktan sonra güzel bir hasat yapı milletimize ve ülke ekonomisine destek vermeyi hedefliyoruz" dedi. İnegöl İsaören Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Erhan Ulu ise "Bu yıl don olayları yaşanmadı. Yağışlar istediğimiz ve çiftçimizin mutlu olacağı seviyelerde. 2026 yılı hasat sezonunun bol ve bereketli olacağına inanıyoruz. Bu yıl bölgemizde ki yağılar ve iklimsel denge meyve ve sebzelerde bolluk olacağına işaret. Geçtiğimiz yıl iklimsel faktörler nedeniyle ihracatta istediğimiz hedefe ulaşamadık. Ancak bu aylarda hem tarımsal ilaçlama çalışmalarını başlatırken hem de ihracat odaklı çalışmalarımız başladı. 2026 yılı tüm çiftçimize bereketli olsun" dedi.

Bursa Gemlik’te çiftçilere bitki koruma ürünleri eğitimi Haber

Bursa Gemlik’te çiftçilere bitki koruma ürünleri eğitimi

Gemlik İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, bitki koruma ürünlerinin tarımsal üretimde doğru ve güvenli şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla üreticilere yönelik eğitim programı düzenlendi. Gemlik Ticaret Borsası toplantı salonunda gerçekleştirilen programa çok sayıda üretici katıldı. Program öncesinde çiftçilerle bir araya gelen Gemlik Kaymakamı Osman Aslan Canbaba, üretimin artırılması, iyi tarım uygulamalarının yaygınlaştırılması ve zeytin üretiminde lisanslı depoculuğun önemine dikkat çekti. Kaymakam Canbaba konuşmasında, üreticilerin hem Gemlik hem de Türkiye ekonomisi için büyük önem taşıdığını vurguladı. Sofralara ulaşan zeytinin arkasında çiftçilerin büyük emeği olduğunu belirten Canbaba, üretimde bilinçli hareket edilmesi gerektiğini ifade etti. Canbaba ayrıca üreticilere gereksiz ilaç kullanımından kaçınmaları çağrısında bulunarak, tarımsal faaliyetlerin uzmanların önerileri doğrultusunda yürütülmesinin önemine değindi. LİSANSLI DEPOCULUK VURGUSU Gemlik Ticaret Borsasının öncülüğünde ilçede zeytin ve zeytinyağı için lisanslı depo kurulmasına yönelik çalışmaların başlatıldığını belirten Canbaba, bu girişimin üreticilere önemli avantajlar sağlayacağını ifade etti. Toplantıya katılan yaklaşık 300 çiftçiyle sohbet eden Canbaba, üreticilerden gelen talep ve şikâyetleri de dinleyerek konularla yakından ilgileneceğini belirtti. Programa Gemlik İlçe Tarım Müdürü Mehmet Demir ve Gemlik Ticaret Borsası Başkanı Özden Çakır da katıldı. Eğitim bölümünde Tarım Mühendisi Ferhat Kocamış, üreticilere bitki koruma ürünlerinin doğru kullanımı konusunda bilgi verdi. Eğitimde, bitki koruma ürünlerinin insan, hayvan ve çevre sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekilerek bu ürünlerin uzman kişiler tarafından, doğru zamanda ve uygun dozda uygulanması gerektiği vurgulandı. Ayrıca güvenli gıda üretimi için ilaçlama ile hasat arasında geçmesi gereken süreye uyulmasının ve tüm uygulamaların kayıt altına alınarak izlenebilirliğin sağlanmasının önemine değinildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.