Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hamas

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hamas haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hamas haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Haber

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Biz kamera bantlama partisi değiliz"

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında AK Parti Genel Merkezi’nde gerçekleştirilen MYK toplantısı devam ettiği sırada gündeme dair açıklamalarda bulundu. Konuşmasına başlamadan önce İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın partiye katılımına değinen Çelik, "Bundan sonrasında inşallah İzmir’imiz çok daha güçlü hizmetlerle, merkezi hükümetle yerel yönetim arasındaki koordinasyonun tam olarak sağlandığı bir çerçeve içerisinde geleceğe güzellikle, iyi hizmetlerle bakacak" dedi. Çelik, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle TBMM Başkanvekilliği görevini bırakan Bekir Bozdağ’ın daha sağlıklı bir şekilde partiye ve ülkeye hizmet edeceğine inandıklarını söyledi. "Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor" MYK gündeminin en önemli maddelerinden birinin ’Terörsüz Türkiye’ süreci olduğunu dile getiren Çelik, "Partimizde kurduğumuz mekanizma en güçlü şekilde çalışmaya devam ediyor. Süreçle ilgili kurulan kurul ve komisyonlar kendi ritmi içerisinde çalışıyor. İşin Suriye ve Irak boyutunda da önemli gelişmeler var. Zaman zaman bazı örgüt mensuplarının çerçeve yasanın yürürlüğe girdiği ancak uygulanmadığını söylemeleri gerçeği yansıtmıyor. Örgütün bir bütün halinde silahları bırakması, tüm yapılarının faaliyetlerine son vermesi ve örgüt mensuplarının ortak mekanizma tarafından belirlenen yerlerde toplanmaları, çerçeve yasanın uygulanmasının gerek şartıdır" diye konuştu. "YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak" Suriye’de SDG’nin kendisini feshetmesinin ardından ortaya çıkan tablonun Terörsüz Türkiye sürecinin kazanımlarından biri olduğunu söyleyen Çelik, "Şu anda ikinci kazanım olarak Irak Başbakanı Ali Zeydi’nin 11 Eylül’de yaptığı açıklamadır. YBŞ’nin silahlarını merkezi Irak yönetimine bırakmasıyla birlikte bir süreç başlayacak. Böylece Sincar Dağı, Irak devletinin kontrolüne geçecek. Bu da Terörsüz Türkiye sürecinin Irak boyutunda önemli bir gelişme olarak ortaya çıkacaktır. Bu gerçekleştikten sonra 60 günlük bir süre içerisinde Başika-Zilkan kampının kademeli olarak ülkemiz tarafından Irak güçlerine devredilmesi de öngörülmektedir" ifadelerini kullandı. "Vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar" Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından ortaya çıkan fon soruşturmasına ilişkin gerekli çalışmaların yapıldığını dile getiren Çelik, "Cumhurbaşkanı yardımcımızın başkanlığındaki Fon Koordinasyon Kurulu bütün bu çalışmaları yürütürken, aynı zamanda da bu fon vurguncularının mağdur ettiği vatandaşlarımızın haklarının korunması için de bir eylem planı ortaya çıkarıyor. Bu vurguncular tarafından hakları gasbedilmiş vatandaşlarımız müsterih olsunlar. Burada kim tamahkarlık yapmış, kim gerçekten bir haksızlığa uğramış konusunda devletin elindeki bilgi ve belgeler tüm bunları açığa çıkarabilecek kapasiteye sahiptir. Bu çıktığı zaman tüm kurumların bütünsel bir şekilde yaptığı bu çalışma çerçevesinde kısa sürede bu süreçler tamamlanacaktır. Bunun bir daha tekrar etmemesi için nasıl bir yasal düzenleme gerekiyorsa onun da Meclis’e gönderilmesi için gereken adımlar atılacaktır. Hiçbir şekilde karanlık nokta kalmayacaktır. Bütün bu tablo en net bir şekilde ortaya çıkacaktır" açıklamasında bulundu. Türk ekonomisini hedef alan birtakım söylemlerin olduğuna da dikkati çeken Çelik, "Bunlara da geçit vermeden, siyaset ve devlet adabı içerisinde herkesin gözü önünde bu meselelerin aydınlatılması, suçluların cezalandırılması ve haksızlığa uğrayanların haklarının korunması konusunda en kararlı bir şekilde yürüteceğiz" dedi. "İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" İsrail’in saldırgan tutumunun Suriye’ye istikrarsızlaştırıcı eylemler olarak geri döndüğünü vurgulayan Parti Sözcüsü Çelik, "Bu süreçleri yakından takip ediyoruz. Terörsüz bölge bağlamında SDG’nin kendisini feshetmesinden sonra tek Suriye devleti, tek egemenlik, tek ülke ve tek ordu çerçevesinde Suriye’nin geleceğe daha güçlü bir şekilde bakabilmesi hepimizin çok önemsediği bir durum. Suriye’de bütün yönetim mekanizmalarının kapsayıcı hükümet modelleri çerçevesinde hayata geçmesi gerektiğini sürekli olarak ifade ediyoruz. İsrail kaynaklı sorunlar işin temelini oluşturuyor. 1974 Kuneytra Kuvvetleri Ayrıştırılması Anlaşması’nı ihlal eden bir adım daha attılar. Dolayısıyla İsrail, işgalciliğini devam ettirerek, Suriye’yi ve bölgeyi istikrarsızlaştırmak gibi bir tavra devam etmektedir" değerlendirmesinde bulundu. İslamabad Mutabakatı’nın gerekliliklerinin yerine gelmemesinden dolayı ABD ve İran arasındaki çatışmaların yeniden yükselmesinin yeni bir tehlike oluşturduğunu vurgulayan Çelik, "Bununla bağlantılı olarak Yemen’de ortaya çıkan ve Babülmendep’i tehdit eden bütün bu tablo hepimize bir kere daha etrafımızdaki bu ateş çemberi içerisinde Türkiye’nin istikrarının korunmasının ne kadar önemli olduğunu bir kere daha göstermiştir" diye konuştu. Gazze’de devam eden soykırımı ve İsrail’in eylemlerini takip etmeye devam ettiklerini söyleyen Çelik, "Bugün 7 Ekim bağlamında tek taraflı Hamas’ı suçlayan, İsrail’in katliamlarını görmezden gelen bir propaganda makinesi çalıştırılmaya devam ediyor" dedi. TBMM’nin yeni yasama yılına ilişkin de konuşan Çelik, "Önümüzdeki dönemde yapacağımız reformlar var. Cumhur İttifakı olarak bunları olgunlaştıracağız. Bunları olgunlaştırdıktan sonra siyasetimizin bir unsuru haline getireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız önümüzdeki 10 ayın iyi bir şekilde değerlendirilmesi için talimatlar verdiler. Bu talimatlar çerçevesinde MYK’mızdaki her bir arkadaşımız üzerine düşen vazifeyi yapacak" şeklinde konuştu. Yapay zekanın kontrolden çıktığıyla ilgili tehlikelerin de dünya gündeminde yer aldığına dikkati çeken Çelik, yapay zekayı bizzat üreten firma sahiplerinin insanlığın ahlaki ve moral değerleri de dahil olmak üzere birçok konuda tehlike ile karşı karşıya olduklarını ifade ettiğine değinerek, "TEKNOFEST artık bundan sonra çok daha önemli. En son Şanlıurfa’da gerçekleşen TEKNOFEST’e vatandaşların gösterdiği ilgi, dünyanın önümüze getirdiği meydan okumalar karşısında Türkiye’nin Kızılelma bakımından bir özgüven devrimini nasıl gerçekleştirdiğini ortaya koyuyor" dedi. Çelik, açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı. Bir gazeteci tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Suriye’ye gerçekleştireceği ziyarete ilişkin takvimin netleşip netleşmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımızın Suriye’ye gitme arzusu var. Bu Suriye ile birlikte koordine edilecek bir konu, bunun üzerine çalışılıyor. Tarih henüz kesinleşmedi" cevabını verdi. "Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı hayata geçmesi için yapılan çalışmanın birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak" Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin soruya ise Çelik, şu cevabı verdi: "Anlaşmanın hayata geçmesi için tabii ki Meclis’e gelecektir. Bu çalışmada olgunlaştığı için birkaç gün içerisinde Meclis’e gönderilmesi söz konusu olacak. Olağan süreçler işliyor ve bu işlerken sanki yanlış şeyler yapılıyormuş ya da gözden kaçırılıyormuş gibi muhalefet tarafından bir kampanya başlatılıyor. Önce bir irade beyanı koyulur ki bu irade Cumhurbaşkanımız tarafından koyuldu. Sonra bu mekanizmalar çalışılır ki Dışişleri Bakanımız, Milli Savunma Bakanımız ve Genelkurmay Başkanımız muhatapları ile bir araya geldiler. Sonuçta Meclis’e göndereceğiniz bir çerçevesi olacak. Bu çerçevede Dışişleri Bakanlığı’nın iç süreçleri açısından tamamlandı. Yüce Meclis’in takdiriyle süreç neticelenmiş olur. Hukuki zemin Meclis’teki sürecin tamamlanmasıyla beraber tam olarak gerçekleşmiş olacak. O bakımdan da başka ülkelerin katılımına tabii ki açık. Bu tip güvenlik anlaşmaları, ittifaklar; kendi ilkeleri çerçevesinde diğer devletlerle de görüşerek zaman içerisinde olgunlaşır." "Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır" MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden aday gösterilmesine ilişkin açıklamalarının MYK’da değerlendirilip değerlendirilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Sayın Bahçeli’ye bu güçlü cümleleri için şükranlarımızı sunuyoruz. Cumhur İttifakı’nın önümüzdeki dönemde de cumhurbaşkanı adayı sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır. MYK’da bunu daha önce görüştük. Cumhurbaşkanımız kendi şahsıyla ilgili bir konu olduğu için bu konular herhangi bir şekilde bir resmi gündem maddesi olarak yer almıyor. Bu konuda bir hassasiyet var. MYK ve MKYK üyeleri olarak bu konuyu biz dile getirdik. Arkadaşlarımız da bunu onayladılar" ifadelerini kullandı. Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında bir görüşmenin beklenip beklenilmediğinin sorulması üzerine Çelik, "Belli bir periyotla görüşüyorlar. Bu her ikisinin takviminin uygunluğuna göre planlanıyor. Bu yarın da olabilir, 5 gün sonra da olabilir" diye konuştu. "Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin" YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in fon soruşturması kapsamında açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, "Bu tip krizler dünyanın başka yerlerinde de gündeme gelmiş, siyasi tarihte var. Kimisi bunu 5 yılda temizlemiş, kimisi 9 yılda temizlemiş. Biz bunu bütün boyutlarıyla ortaya çıkarma konusunda son derece kararlıyız. Spekülasyonla hareket etmiyoruz. Biz gerçekten bilgi, belge ile hareket ediyoruz. Dün bu kişi çıkıyor, sayın Cumhurbaşkanımıza ‘bu işin başında sen varsın’ diye haddi aşan açıklamalar yapıyor. Bu meselenin açığa çıkmasının ve bu meselenin temizlenmesinin başındaki irade Cumhurbaşkanımızdır. Ne hadle ve ne hakla Cumhurbaşkanımıza karşı bu ifadeleri kullanıyor? Her zaman yaptığı gibi Cumhurbaşkanımızın aile bireylerini işin içine karıştırmaya çalışıyor. Bu işler defalarca ellerinde patladı, yine devam ediyorlar. Bütün işlemler açık, herkes görüyor. Bu işler siyasi yan kesicilikle ele alınacak işler değil. Bir şey iddia ediyor, sonra birbiriyle alakası olmayan durumları birbirine bağlamaya çalışıyorlar. Bu işin de onların belediyelerindeki dolandırıcılıkların ve vurgunların temizlenmesi mücadelesini de biz veriyoruz. Cumhurbaşkanımızı hedef aldığı sözler, kendi partisini vurgunculara kaptırmış birisinin siyasi saçmalıklarından öteye gitmiyor. Elinde belge, bilgi olan götürsün yargıya versin. Adalet Bakanımız ve Adalet Bakanlığı, anayasanın ve yasaların çizdiği usuller çerçevesinde çalışmalarını yürütüyor. İddiaya bakıyor, devlet birimlerinden gelen suç unsurlarını inceliyor. Ne zaman bunların bir yolsuzluğu patlasa sürekli olarak Adalet Bakanımızı ve Bakanlığımızı hedef alıyorlar. Bunlar için makbul adalet bakanı ve bakanlık, anayasayı, kanunları bunlara uygulamayacak. Bunlarla ilgili hiçbir soruşturma yapmayacak. Bunlar kendini devletin ayrıcalıklı sahipleri zannettikleri zamanlardaki rollerini sürdürecekler. Sürekli olarak geçmişte AK Parti yargı kolları diyordu, bu kişi kendisini sahte Adalet Bakanı zannediyor. Burada net bir durum var. Anayasa ve yasaların verdiği yetkiler çerçevesinde bütün bu soruşturmalar yürütülüyor ve açık bir şekilde de paylaşılıyor. Ne hakla Adalet Bakanını ve Bakanlığı hedef alıyorsun. Yargı size uygulanmasın mı? Kendinizi hala devletin sahibi mi görüyorsunuz? Maliye Bakanımızı hedef alıyorlar. Bakanlık ilk andan itibaren bu konun bütün boyutlarıyla ortaya çıkması için üzerine düşeni yerine getirmiş. Bugün de bir yandan piyasaların etkilenmemesi için tedbir alıyorlar, bir yandan sıkıntıların temizlenmesi için gayret ediyorlar. Bir yandan vurguncuların ortaya çıkması için uğraşıyorlar. Partimizde de siyasi sorumluluk gereği atılacak adımlar atılıyor. Biz burada ilkelerimizi net bir şekilde söylüyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza, Adalet Bakanımıza, Maliye Bakanımıza ve parti yetkililerimize bunu söyleyen kişi kim? Bunun ismini internete yazın, karşısına da Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım yazın, bakın kendi belediye başkanı kendisi hakkında ne iddialarda bulunmuş? Bu ismin karşısına yine artı koyun, Antalya Belediye Başkanı Muhittin Böcek yazın ve bakın nelerden bahsetmiş. Bunlara bir kere cevap verememiş. Bu kişiler rakamlardan bahsetmiş, hangi duvarın üzerine hangi para kulesinin inşa edildiğinden bahsetmiş. Dolayısıyla kendi partisi tarafından suçlanan kişi iddiayı kendi atıyor, sonra hüküm inşa ediyor, bu hükmün üzerine de siyasi tasarrufa gitmeye başlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Çelik, şöyle devam etti: "Her şey ortada. Kaç bin kişi var, kimin hesabı var, hesapları incelesinler, meşru bir şekilde işlem yapanla vurgunculuk yapanın ne olduğu görülür. Ondan sonra da bunun üzerine istedikleri kadar konuşsunlar. Ellerinde varsa bir belge hemen bunu yargıya intikal ettirsinler. Adli başvurularda gereği yapılmazsa ondan sonra da konuşsunlar. Bunlar siyasi spekülasyon konusu değil. Burada net bir ilke konulması lazım, biz bu ilkeyi koyduk. Herhangi birimizin arkadaşı, akrabası, sevdiği, tanıdığı, mesai arkadaşı olsun veya olmasın bu kişilerin siyasi linç kampanyalarıyla mahkum edilmesine müsaade etmeyiz. Bu kişilerin hakkında bir iddia varsa bu iddiaların siyasi himaye ile örtbas edilmesine de müsaade etmeyiz. Burada mevzu şudur; gerçek bilgiye dayanacak. Biz siyasi linç kampanyalarının neticesi olarak insanların hedef gösterilmesine, sosyal medya mahkemelerinde mahkum ettirilmesine de müsaade etmeyiz herhangi bir şekilde birilerinin siyasi himaye yoluyla birileri hakkındaki iddia ve incelemeler örtbas ediliyorsa ona da müsaade etmeyiz." "Biz kamera bantlama partisi değiliz" Fon soruşturması kapsamında bütün hususların üzerine gidildiğini belirten Çelik, "Bundan hiçbir çekincemiz yok, ne varsa açığa çıksın. Biz kamera bantlama partisi değiliz. Bizim siyasi meşrebimizde kamera bantlama yok. Biz her şeyin şeffaf yürütülmesinden yanayız. Kendileri otursunlar, Sayın Kılıçdaroğlu’nun ‘Bunlar gitti, arındık’ cümlesi üzerinde tefekkürde bulunsunlar. Siyasetin seviyesini ne olursa olsun korumamız lazım. Bu kürsüden öyle şeyle söyleriz ki günlerce manşet oluruz ama siyasete yazık olur. Bu kendisi, yüksek makamlardaki arkadaşlarımıza, bakanlarımıza lakap takmayı çok seviyor. Biz bunların hiçbirini dile getirmeyiz. Meclis kulisinde kendi arkadaşlarının kendilerine taktıkları lakaplarla uğraşsınlar. Siyaseti, siyasi zeka ve siyasi argümanla yaparsın" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu. Mekke’de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir mesaj olmuştur" dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doha merkezli Al Jazeera Arapça televizyonuna verdiği röportajda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Röportajı AK Parti’nin 25. yıl dönümü kutlamalarının yapıldığı günde verdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylesi bir günde bir araya gelmek, bizim için gerçekten ayrı bir mutluluk. 25. yıl kutlamalarıyla birlikte daha nice çeyrek asırlara inşallah yürüyeceğiz" diye konuştu. Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabstan arasında yakın zamanda imzalanan güvenlik odaklı Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Her şeyden önce Mekke Anlaşması, farklı bir değişimdi. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında Mekke’de bu üçlü anlaşmanın imzalanması, dünyaya önemli bir mesaj vermemize vesile oldu. Mekke’de bu anlaşmanın yapılmış olması, üçlü olarak bu anlaşmayı gerçekleştirmek bizlere ayrı bir güç ve dünyaya ayrı bir mesaj olmuştur. Bu konuda ben inanıyorum ki gerek Pakistan gerek Türkiye gerekse Suudi Arabistan, bu anlaşmadan çok çok önemli memnuniyetle ayrılmışlardır. Hayırlı olsun." "İran ile ABD arasındaki süreçte, sürekli barıştan yana olduğumuzu anlattık" ABD ile İran arasındaki sıkıntılı bir dönemde böyle bir anlaşmanın yapılmış olmasının dünya barışı için önemli bir mesaj oluşturduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünya barışına önemli bir mesaj diyorum çünkü Türkiye barıştan yana tavır koyan bir ülke olarak Mekke’nin seçilmiş olması, bu barış için önemli bir adım olmuştur. İran ile ABD arasındaki süreçte barışın taraftarları olarak bizler de bunu sürekli vurguladık, sürekli barıştan yana olduğumuzu anlattık. Barıştan yana böyle bir süreci özellikle kovalayan ülkeler olarak bizler de Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan, bu barışın savunucuları olarak yerimizi aldık. Barışın savunucuları olarak da bundan sonraki süreçte yine bizler, barışı kovalayan ülkeler olarak bu yola devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. "Herhangi bir saldırı üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir" Mekke Anlaşması’nın NATO’nun 5. maddesindeki savunma unsuruna benzerliği sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunu şöyle ifade edeyim. Malum NATO’nun 5. maddesi neleri içeriyorsa aynı şekilde şu anda buradaki ortak savunma anlayışı da yine herhangi bir sıkıntının yaşanması hâlinde bu üç ülke burada gerekli adımı beraber atma şansına sahip olacaklardır. Bu, Türkiye’ye, Suudi Arabistan’a, Pakistan’a olabilir, hangisine olursa olsun, herhangi bir saldırı bu üç ülkeden birine olursa ortak savunma paktı olduğu için burada gerekli olan her türlü saldırıya karşı bu üç ülke birbirini savunma şansına sahiptir" ifadelerini kullandı. "Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir" Cumhurbaşkanı Erdoğan, başka ülkelerin de Mekke Anlaşması’na katılımına ilişkin değerlendirmesinde, "Şu anda bu üç ülkenin dışında, bu üç ülkeye ilave olabilecek ülkeler her an olabilir. Sadece Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan değil ilave bazı ülkeler de aramıza katılabilir. Bunu anlaşmayı imzaladığımızda açıkladık, ’Bundan sonraki süreçte katılacak bazı ülkeler olursa bunlara da kapımız açıktır’ dedik ve kapıyı açık tuttuk" şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mısır da eğer arzu ederse bu üç ülke arasında anlaşmayı yapar ve Mısır’a da kapısını açar" dedi. ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD-İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin, temennisinin bir an önce barışın gerçekleşmesi olduğunu söyledi. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalmasının sıkıntı olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu trafiği bir an önce açmak, dünya petrol trafiğini kısa zamanda açmak suretiyle inşallah dünyanın petrol trafiğindeki bu zengin akışı durdurmamak lazım. Biz buna taraftarız, İran aynı şekilde buna taraftar. Temennimiz, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği ücretsiz olarak eğer açılırsa bu çok daha isabetli olacaktır. Ücretsiz olması, buradaki trafiği açmak noktasında çok hayırlı olacaktır" değerlendirmesinde bulundu. ABD-İsrail’in İran’a ve Tahran yönetiminin Körfez ülkelerine saldırıları ABD-İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Tahran’ın Körfez ülkelerine saldırıları karşısında Türkiye’nin tutumu sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz, buralarda kesinlikle savaştan yana değiliz, barıştan yanayız ama burada İsrail, bu savaşın baş aktörüdür. İsrail, burada savaşı sürekli teşvik etti, savaştan yana olmuştur. Savaştan yana olduğu için de burada diğer ülkeler çok bedel ödediler. Bunun da baş sorumlusu İsrail olmuştur" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile İran arasında çözüm bulma çabasındaki Katar ile Pakistan’ın arabuluculuğu rolüne ilişkin, her iki ülkenin de bu konuda önemli görevler üstlendiklerini, bundan sonraki süreçte de bunun devam edeceğine inandığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hep beraber el ele vereceğiz, her şeyden önce Müslümanlar olarak birliğimizi, beraberliğimizi koruyarak yolumuza devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara liderliğindeki yeni yönetimle ilişkiler ve İsrail’in Suriye’ye saldırılarına ilişkin şunları dile getirdi: "Suriye ile devlet mekanizmalarımız gayet güzel ilişki içindeler, bu birlikteliği, bu beraberliği sürdürüyoruz. Suriye, bizim kardeşimizdir, Suriye’yi asla yalnız bırakmayacağız. Bu süreçte Suriye, kardeşlerinin kendisine olan ilgi ve alakasını görecektir, hiç endişe etmesinler." Türkiye’nin, Suriye’nin istikrarına yönelik desteğine ilişkin soruyu Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Oranın istikrarı için Türkiye’nin üzerine ne düşüyorsa biz bunu sonuna kadar yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz" diyerek yanıtladı. "En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de Beşşar Esed rejiminin devrilmesine giden süreçte Türkiye’nin rolüne ilişkin, "Elhamdülillah, bunu en güzel şekilde gerek Cumhurbaşkanı Şara gerek ilgili arkadaşlar gayet iyi biliyorlar. Üzerimize düşen neyse bunu sonuna kadar yaptık. Bundan sonraki süreçte de yapmaya devam edeceğiz. En kısa zamanda ben de inşallah bir Şam seyahati yapacağım" ifadelerini kullandı. İsrail’in Lübnan’a saldırıları Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn’ın Türkiye ziyareti ve iki ülke ilişkilerini değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lübnan’a karşı yapılan bu saldırılar bizi ciddi manada üzmektedir. Sayın Cumhurbaşkanı ile burada görüşmemizi yaptık. Bundan sonraki süreçte de Lübnan’a elimizden gelen destek neyse bu desteği vermeye devam edeceğiz" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan’da ABD’nin sürece desteğine önem verdiklerini belirterek, "Bunu başarmak suretiyle Lübnan’ı bu yangın çemberinden kurtarmamız lazım" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Lübnan’a saldırılarına ilişkin şunları kaydetti: "Şu anda İsrail, saldırgan. Lübnan, şu anda sürekli İsrail saldırıları altında. Bir an önce Lübnan’ı bu saldırılardan kurtarmamız gerekiyor. Bu konuyu ABD ile görüştük, görüşmeye de devam ediyoruz. Bu meseleyi Sayın Trump ile Türkiye’yi ziyareti sırasında da görüştük. Elbette önümüzdeki dönemde de kendisiyle görüşmeye devam edeceğiz." "Gazze’yi biz kendi başına bırakamayız" İsrail’in Gazze’ye devam eden saldırılarına ilişkin soru üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze’yi biz kendi başına bırakamayız. Üzerimize düşen görev neyse Gazze ile ilgili olarak bugüne kadar bunu yaptık, bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hamas’ın son dönemde ikinci aşamasına geçilmesi için ateşkesin maddelerine bağlı kalmayı, Gazze’deki yönetimden taviz vermeyi, silahlarının toplanmasını kabul etmesine ilişkin, "Burada Hamas, elinden gelen tüm samimi dayanışmayı ortaya koydu ama İsrail’den ise böyle olumlu bir yaklaşım söz konusu değil. Onlar hâlâ saldırgan tutumlarıyla Lübnan’a, Gazze’ye saldırmaya devam ediyorlar" diye konuştu. Trump ile İsrail’e ilişkin yaptığı görüşmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Trump’ın bu gelişmelerden rahatsız olduğunu görüyorum. Bizler de bu noktada her türlü uyarıyı yapıyoruz. Bundan sonraki süreçte de bu uyarıları yapmaya devam edeceğiz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’deki siyasiler ile basında Türkiye’ye yönelik saldırgan tutuma ilişkin soru üzerine, "Bakın, sizinle savaşı konuşmuyoruz, barışı konuşuyoruz, dünya barışını nasıl temin ederiz, bunu konuşuyoruz ama Türkiye’ye barış değil de savaş için saldıracak olanlar olursa Türkiye, bu savaştan da çekinmez, kaçmaz, bunu da çok açık ve net bir şekilde söylüyorum. Böyle bir şeyi yaşamak istemeyiz" ifadelerini kullandı. Sudan ile ilişkiler Sudan ile ilişkilere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sudan’daki gelişmeleri iyi görmüyorum ancak Sudan’a da her türlü desteği vermeye devam ediyoruz. Bu konuyla ilgili olarak Sayın Başkan ile ilişkilerimiz de çok iyi. Sudan’da gerçekten mutedil, ideal bir yönetim şekli söz konusu. Sayın Başkan, kısa süre önce bizim konuğumuz oldu ve kendisiyle görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Gerçekten Sudan’ın liderini, bu aşamada Sudan’a layık bir lider olarak gördüm" dedi. "Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya’daki gelişmelere ilişkin, "Libya ile ilişkilerimiz kararlı bir şekilde devam ediyor. Libya’yı da atılan adımlarda yalnız bırakmayacağız. Özellikle Libya’nın petrol rezervlerini beraberce değerlendirmekte Türkiye Petrolleri olarak biz de adımlarımızı attık, atıyoruz" değerlendirmesinde bulundu. ABD ve Türkiye’nin F-35 programına yeniden katılımı Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD ile ilişkilerle ilgili, "Şu anda elbette Sayın Trump’ın F-35 uçakları konusunda verdiği sözü yerine getirmesini bekliyoruz. Bize F-35’lerle ilgili söz vermiştir ve bu sözün yerine gelmesi, Türkiye açısından önem arz etmektedir, bu sözü bekliyoruz" diye konuştu. Türkiye ile ABD arasındaki en önemli dosyalar sorulan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dosyalar çok. Savunma sanayisiyle ilgili dosyalar var. Bunun yanında ticaret hacmi konusunda attığımız adımlar var. Atacağımız adımlar var" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-ABD ilişkilerinde İsrail’in yer almadığını vurgulayarak, "Biz, burada İsrail’i hiçbir şekilde masaya asla almış değiliz. Burada bizim muhatabımız Amerika’dır. Bu konuları Amerika ile görüşmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz, atarız" ifadelerini kullandı. "Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Moskova ile ilişkileriyle alakalı, "Rusya ile ilişkilerimiz gayet iyi. İlişkilerimizi sürekli telefon diplomasisiyle devam ettiriyoruz. İlgili bakan arkadaşlarım sürekli Rusya’daki muhataplarını ararlar, onlar da benim ilgili bakanlarımı ararlar. Böylece görüşmelerimizi sürdürüyoruz" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güçlü bir orduya sahibiz, güçlü bir jandarmamız var. Bu ordu, şu anda kendi içerisinde birlik ve beraberlik hâlinde hareket ediyor. Bu birlik ve beraberlik hâlinde hareket eden ordumuzun bu düzeni, bu kuruluşu herkesi gerçek manada kendi içinde sevindiriyor. Ordumuz birdir, beraberdir, bütündür ve yoluna da bu şekilde devam etmektedir. Politikayla askerimizin ilişiği yoktur" dedi. "Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil" Avrupa Birliği (AB) ile Türkiye ilişkileriyle ilgili soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Avrupa, 53 yıldır Türkiye’yi arasına almadığı gibi bundan sonraki süreçte de almayı düşünmüyor ama biz kapımızı kapamadık. Biz, yine Avrupa Birliği’ne katılmayı düşünüyoruz. Alırlarsa ne ala, almazlarsa ne ala. Bizim için önceliğimiz Avrupa Birliği değil ama Avrupa Birliği’ne sürekli söylüyoruz, kaybeden siz olursunuz, Türkiye olmaz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye’de AK Parti iktidarını takibe devam edin. AK Parti ile Türkiye, çok daha güçlü yarınlara yürüyecektir, bundan kimsenin endişesi, şüphesi olmasın. Türkiye, inşallah yarına çok daha güçlü girecek ve güçlü bir şekilde de yürüyecektir. Dünya barışında Türkiye’nin konumu çok daha farklı olacaktır" diye konuştu. Arap dünyasına seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepsine selam ve sevgilerimi gönderiyorum. Biz, onların hepsini seviyoruz. Biz, biriz, beraberiz, iriyiz, aman birbirimizi kırmayalım, gücendirmeyelim, birlikte olmaya devam edelim" ifadelerini kullandı.

Türkiye’ye teşekkür etti Haber

Türkiye’ye teşekkür etti

ABD Başkanı Donald Trump, Barış Kurulu’nun çabaları sonucunda Hamas ve Gazze’deki tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılmasına yönelik "tarihi" bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Trump, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu ülkelere sürece yönelik katkılarından ötürü teşekkür etti. ABD Başkanı Donald Trump’tan Gazze’de kalıcı barış çabalarıyla ilgili dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, Truth sosyal medya platformundan yayınladığı mesajda, Barış Kurulu’nun çabaları sonucunda Hamas ve Gazze’deki tüm silahlı grupların tamamen silahsızlandırılmasına yönelik "tarihi" bir anlaşmaya varıldığını açıkladı. Gelişmeyi "Gazze’de kalıcı barış ve güvenlik yolunda atılmış muazzam bir adım" olarak nitelendiren Trump, "Bu anlaşma, Gazze'nin nihayet Filistin halkına yardım etmek için Barış Kurulu ile yakın işbirliği içinde çalışacak yeni bir Filistin hükümeti tarafından yönetilmesine yönelik kritik bir adımdır. Aynı zamanda, Gazze'nin artık terör saldırıları için bir üs olarak kullanılmamasıyla birlikte, İsrail de hak ettiği güvenliğe kavuşacaktır" ifadelerini kullandı. "Barış Planında önemli bir dönüm noktası" Varılan anlaşmanın kendisi öncülüğünde hayata geçirilen "20 Maddelik Gazze Barış Planı"nın uygulanmasında "önemli bir dönüm noktası" olduğunun altını çizen Trump, "Anlaşma, dikkatlice yapılandırılmış aşamalar halinde yürütülecektir. Silahsızlanma tamamlandıkça İsrail güçleri geri çekilecek ve Uluslararası İstikrar Gücü, Gazze'nin güvenliğinin sorumluluğunu üstlenmek üzere yeni bir Filistin polis gücüyle birlikte çalışacaktır" dedi. "Tarihi bir ilerleme kaydettik" Gazze’de 1 yıl önce şiddetli bir savaş ile insani krizin yaşandığını ve rehinelerin bulunduğunu hatırlatan Trump, "Tarihi bir ilerleme kaydettik ve hala yapacak çok işimiz var" değerlendirmesinde bulundu. Sürece katkı sağlayan ülkeleri de unutmayan Trump, "Arabulucular Mısır, Katar ve Türkiye'ye önemli çabaları için, olağanüstü ekibime yorulmadan çalışarak bu tarihi atılımı mümkün kıldıkları için teşekkür etmek istiyorum" ifadelerini kullandı. Trump, "7 Ekim'de Gazze'den yükselen tehdidin yeniden oluşmasına izin verilmeyecektir. Bu anlaşma kapsamında Gazze, nihayet halkına hizmet eden yeni bir Filistin hükümetinin ellerinde olacaktır. Asla başarılamaz görülen bu inanılmaz gelişme için herkesi tebrik ederim" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.