Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Hakaret

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Hakaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hakaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da aranan 3 şahıs operasyonla yakalandı Haber

Bursa’da aranan 3 şahıs operasyonla yakalandı

Bursa’da aranan şahısların yakalanmasına yönelik düzenlenen operasyonlarda, haklarında toplam 76 yıl 9 ay hapis cezası bulunan 3 hükümlü yakalandı. Bursa Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekipleri, çeşitli suçlardan haklarında kesinleşmiş hapis cezası bulunan ve firari durumda olan şahısların yakalanmasına yönelik çalışma başlattı. Ekiplerin yürüttüğü titiz çalışmalar sonucunda 3 aranan şahsın adresleri tespit edildi. Yapılan operasyonda, "Hırsızlık", "Görevi Yaptırmamak İçin Direnme" ve "Hakaret" suçlarından toplam 33 yıl 4 ay hapis cezası bulunan ve hakkında 38 suç kaydı olduğu belirlenen G.E., Çukurcaköy Mahallesi’nde kayıtsız olarak kaldığı ikamette yakalandı. Ekiplerin bir diğer çalışmasında, "Hırsızlık" suçundan 23 yıl 1 ay hapis cezası bulunan ve 12 suç kaydı olduğu tespit edilen N.S. de Yahşibey Mahallesi’nde kayıtsız olarak kaldığı adreste yakalandı. Kargo görevlisi kılığına girdiler Operasyonun dikkat çeken bölümünde ise "Hırsızlık" suçundan 20 yıl 4 ay hapis cezası bulunan ve hakkında 31 suç kaydı olduğu belirlenen S.A.’nın yakalanması için özel yöntem kullanıldı. Yakalanmamak amacıyla sürekli adres değiştirdiği tespit edilen S.A.’nın Karaağaç Mahallesi’nde kayıtsız olarak kaldığı ikameti belirleyen ekipler, kargo görevlisi kılığına girerek adrese operasyon düzenledi. S.A., ekiplerin başarılı operasyonuyla yakalandı. Gözaltına alınan G.E., N.S. ve S.A., emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edildi.

Bursa’da zabıta memuruna saldırı sonrası basın açıklaması: "Kamu düzenini koruyanların da korunmaya hakkı vardır" Haber

Bursa’da zabıta memuruna saldırı sonrası basın açıklaması: "Kamu düzenini koruyanların da korunmaya hakkı vardır"

Bursa’nın Mudanya ilçesi Güzelyalı Mahallesi’nde görevini yaptığı sırada fiziki saldırıya uğrayan zabıta memuru hastaneye kaldırılırken, olayın ardından Zabıta Derneği tarafından basın açıklaması düzenlendi. Açıklamayı yapan Zabıta Derneği Avukatı Kardelen Akyüz, zabıta personeline yönelik sözlü ve fiziki saldırıların münferit olaylar olmadığını belirterek, zabıta personelinin daha güçlü hukuki ve kurumsal korumaya alınması çağrısında bulundu. Zabıta teşkilatının kuruluş yıl dönümü ve Zabıta Haftası’nın kutlandığı günde meydana gelen olayda, Bursa Büyükşehir Belediyesi Zabıta Müdürlüğü personelinin görevini yaptığı sırada fiziki saldırıya uğradığı, ayrıca hakaret ve tehditlere maruz kaldığı belirtildi. Saldırıya uğrayan zabıta memuru sağlık ekiplerince hastaneye kaldırılırken, olayla ilgili adli sürecin başlatıldığı öğrenildi. Yaşanan olayın ardından Zabıta Derneği tarafından düzenlenen basın açıklamasında konuşan Zabıta Derneği Avukatı Kardelen Akyüz, saldırıya uğrayan zabıta memuruna ve tüm zabıta teşkilatına geçmiş olsun dileklerini iletti. "Saldırıları kabul etmiyoruz" Zabıta personelinin gece gündüz kamu düzeninin, kent huzurunun ve vatandaşların güvenli yaşam hakkının korunması amacıyla görev yaptığını ifade eden Akyüz, görev başındaki kamu görevlilerine yönelik saldırıların kabul edilemez olduğunu söyledi. Akyüz, "Görevi başında vatandaşlarımızın huzuru, sağlığı ve güvenliği için çalışan bir kamu görevlisinin fiziki saldırıya maruz kalması münferit bir olay olarak görülemez. Öyle ki sadece derneğimize kayıtlı olan zabıta memurlarımız sözlü ve fiziki saldırılarla sık sık karşı karşıya kalmış ve 40’tan fazla adli olay tarafımıza intikal etmiştir" dedi. Son yaşanan olayın da değerlendirilmesi gerektiğini belirten Akyüz, adli olayların artmasında birden fazla etkenin bulunduğunu ifade ederek, "Cezasızlık algısı, toplumun ekonomik şartları, şiddetin ve öfkenin normalleştirilmesi ve diğer birçok sebepten kaynaklı olarak her geçen gün adli olaylar artmaktadır. Adli olaylarda saldırganların birçok dosyada aynı şahıslar olması dikkat çekicidir" diye konuştu. "Zabıta, kentin sahadaki kamu otoritesidir" Zabıtaya yönelik saldırının yalnızca görev yapan personele karşı gerçekleştirilmiş bir saldırı olmadığını vurgulayan Akyüz, kamu otoritesi ve kamu hizmetinin de hedef alındığını söyledi. Akyüz, "Bir zabıtaya yönelik saldırı, yalnızca o zabıta memuruna yönelmiş bir saldırı değildir. Bu saldırı, kamu otoritesine, kamu hizmetine ve kent düzeninin sağlanmasına yönelmiş bir saldırıdır" ifadelerini kullandı. Zabıta ekiplerinin birçok olayda vatandaşların şikayet, istek ve önerileri doğrultusunda görev yaptığını belirten Akyüz, zabıtanın güvenliğinin kamu hizmetinin güvenliği anlamına geldiğini dile getirdi. "Zabıta personeli risklere karşı yeterli hukuki korumaya sahip değil" Zabıta personelinin kanunlarla kendisine verilen görev ve yetkileri yerine getirirken çeşitli risklerle karşı karşıya kaldığını ifade eden Akyüz, mevcut hukuki ve kurumsal koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Akyüz, zabıta ekiplerinin iş yeri denetimlerinden seyyar satıcı kontrollerine, ruhsat ve işgal denetimlerinden çevre ve halk sağlığı uygulamalarına, tüketici haklarından pazar yerlerinin düzenlenmesine kadar geniş bir görev alanına sahip olduğunu belirtti. Şehirlerin büyümesi ve nüfusun artmasıyla birlikte zabıtanın görev alanının da genişlediğini kaydeden Akyüz, "Bu görevler doğrudan vatandaşla temas hâlinde ve çoğu zaman gerilimli saha şartlarında yerine getirilmektedir" dedi. "Zabıta Hizmetleri Sınıfı oluşturulmalı" Zabıta personelinin yaptığı işin niteliği, taşıdığı risk, çalışma şartları ve üstlendiği kamu gücü dikkate alınarak kendisine özgü bir hizmet sınıfının oluşturulması gerektiğini savunan Akyüz, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nda zabıta personeline özgü "Zabıta Hizmetleri Sınıfı" oluşturulmasını talep etti. Akyüz, taleplerini şu şekilde sıraladı: "657 sayılı Kanun’da Zabıta Hizmetleri Sınıfı oluşturulmasını, görev sırasında karşılaşılan fiziki ve hukuki risklere karşı etkin koruma mekanizmalarının güçlendirilmesini, mesleğin taşıdığı risklerin özlük ve sosyal haklara yansıtılmasını, görev başında saldırıya uğrayan zabıta personelinin yalnız bırakılmamasını talep ediyoruz." "Hukuki sürecin takipçisiyiz" Mudanya Güzelyalı’da yaşanan saldırıyla ilgili adli sürecin takipçisi olacaklarını belirten Akyüz, gerekli hukuki işlemlerin titizlikle yürütülmesini beklediklerini söyledi. Akyüz, "Bizim mücadelemiz yarın aynı saldırıyla karşı karşıya kalabilecek bütün zabıta personeli içindir. Bugün burada derneğimiz ve sendikalarımız ile birlikte tek bir iradeyi ortaya koyuyoruz: Kamu görevlisine yönelik şiddete hayır! Zabıta personeline yönelik saldırılara hayır! Kamu hizmetinin engellenmesine hayır!" dedi. Basın açıklamasında saldırıya uğrayan zabıta memuruna destek veren sendikalara da teşekkür eden Akyüz, Tüm-Bel Sen, Türk Yerel Hizmet Sen, Bağımsız Yerel Hak Sen, Bem-Bir-Sen ve Yeni Yerel Sen temsilcilerine teşekkürlerini iletti. Akyüz, açıklamasını, "Kamu düzenini koruyanların da korunmaya hakkı vardır" sözleriyle tamamladı.

Boşanma aşamasındaki kocasına çocuklarını bırakmak istedi, öfkeli koca hakaret ederek saldırdı Haber

Boşanma aşamasındaki kocasına çocuklarını bırakmak istedi, öfkeli koca hakaret ederek saldırdı

Esenyurt’ta bir kadın, boşanma aşamasındaki eşinin yanına çocuklarını bırakmak isteyince ortalık karıştı. Öfkeli adam çocukları istemediğini söyleyerek kadına önce hakaret etti, ardından ise araç içerisinde saldırmaya çalıştı. Çocuklarına da anneleri hakkında ağza alınmayacak ithamlarda bulunan şahıs çevredeki vatandaşların müdahalesiyle uzaklaştırılırken, yaşanan o anlar kameraya yansıdı. Olay, dün Esenyurt Aşık Veysel Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre 8 yıllık evliliğini bitirmek isteyen Serra Biber, eşi tarafından sürekli olarak psikolojik baskı gördü. Dün ise babalarını görmeleri için çocuklarını yanına götürdüğünde hiç beklemediği bir tepki ile karşılaştı. Öfkeli adam ilk olarak çocukları istemediğini, götürmesi gerektiğini söylerken, ardından eski eşine bağırmaya başladı. Ardından hakaret ve küfürler etmeye başlayan adam çocuklara anneleri hakkında ağza alınmayacak ithamlarda bulunarak kadına saldırmak istedi. Olay anında çevrede bulunan vatandaşlar öfkeli kocayı sakinleştirmeye çalışırken, Serra Biber ise o anları kayda aldı. Olayın ardından iki tarafında karakola giderek birbirlerinden şikayetçi olurken, yaşanan saldırı ve hakaretler anbean kameraya yansıdı. "Tedirginim, ne yapabilir bilmiyorum" Boşanma aşamasındaki eşi tarafından saldırıya uğrayan Serra Biber, "Boşanma aşamasındaki eşimle sorun yaşadım bugün. Çocuklarım babalarını görmek istedi ve hep takıldığı kafeye gittik. Zaten sabah saatlerinden itibaren devam eden davalarımızdan ötürü tehdit mesajları alıyordum. Ben ne olursa olsun çocuklarımı babalarından ayırmak istemedim ve gittiğimizde çocukları istemediğini söyledi. O sırada aramızda sözlü bir tartışma çıktı ve ardından boşanma aşamasındaki kocam bana saldırdı. Olay anında çocuklarımın duymaması gereken hakaretlerde bulundu. 4-5 kişi onu uzaklaştırmaya çalıştığında bende aracımı çalıştırarak kaçmaya çalıştım. Bu sefer ise onu ezmeye çalışıyorum diye beni şikayet etti. Olayın ardından tabi bende şikayetçi oldum. Normalde hiçbir zaman bu şekilde tepki göstermiyordu, çocukları ile arasında bir sorun yoktu. Biz 8 yıllık evliyiz ve son 1 yıldır da boşanma aşamasındayız. Boşanma davası dışında mal bölüşümü ile alakalı farklı davalarımız da var. Tabi ki bugün yaşananların ardından tedirginim. Bugün gördüğüm o gözlerindeki öfkeden sonra ne yapabilir bilmiyorum. Her şeyin dışında yaşanan olayda çocuklarım aşırı korktu. Benimle ifade vermek için karakola dahi gelemediler. Zaten bende çok fazla bu duruma onları sokmak istemiyorum ama artık babalarından uzak tutmaya çalışacağım" dedi.

Eğer bunu yapıyorsanız boşanma sebebi Haber

Eğer bunu yapıyorsanız boşanma sebebi

Yıllar süren boşanma davasına son noktayı koyan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, şans oyunları oynayarak borçlarını ödemeyen erkeği az, eve misafir kabul etmeyen, sürekli eşya değiştiren ve eşine hakaret eden kadını ağır kusurlu buldu. Kurul; eşine ‘salak, geri zekalı' diyen kadının maddi manevi tazminat ödemesi gerektiğine hükmetti. Tam 43 senelik evli çift karşılıklı Aile Mahkemesi'ne müracaat ederek boşanma davası açtı. Emekli öğretmen davacı kadın, memur emeklisi eşinin kumar bağımlısı olduğunu, evin faturalarını dahi ödemediğini öne sürdü. Kocanın yargılamayı uzatmak için dava açtığını, tarafların 1981 yılında evlendiklerini, kocanın kumar oynadığını, sürekli ''sen kadın mısın geri zekalının önde gidenisin'' gibi söylemlerde bulunduğunu dile getirdi. Mahkemede ifade veren erkek ise evlilik birliğinin sarsılmasına eşin tutum ve davranışlarının sebebiyet verdiğini, kadın eşin kötü davrandığını, iftiralar attığını, kendisinin sade bir hayatı olup şiddet ve hakarete maruz kaldığını iddia etti. Davacının evden kovduğunu ileri sürerek tarafların boşanmalarına, 75 bin TL maddi ve 75 bin TL manevi tazminat ile bin TL yoksulluk nafakasına karar verilmesini talep etti. Aile Mahkemesi, evlilik birliği devam ederken kocanın şans oyunları oynadığı, evin ihtiyaçlarını karşılamadığı, eve alacaklıların gelip borçlarını tahsil etmek için talepte bulundukları, karısına ve çocuğuna küfürler ettiği, "aptal, geri zekalı" diye hakaret ettiği, bununla birlikte kadının da kocasına "pis mırık, mırığını her yere bulaştırıyorsun, salak" dediğine dikkat çekti. Kadının; eşinin ailesi ile görüşmesine izin vermediği, eve misafir gelmesini istemediği, sürekli eşya değiştirip masraf yaptığı, her iki tarafın da kusurlu olması ile birlikte kadının erkeğe nazaran daha ağır kusurlu olduğu gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın eşin maddi ve manevi tazminat talepleri ile yoksulluk nafakası talebinin reddine, erkek yararına 5 bin TL maddi ve 5 bin TL manevi tazminata karar verildi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, tarafların eşit kusurlu olduğuna hükmetti. Karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nden döndü Yapılan yargılamada Aile Mahkemesi ilk kararında direndi. Yeniden istinafa taşınan davda Bölge Adliye Mahkemesi de ilk kararında direndi. Kararın temyiz edilmesiyle bu kez devreye Yargıtay Hukuk Genel Kurulu girdi. Eve misafir kabul etmemek ağır kusurdur Hukuk Genel Kurulu, emsal nitelikte bir karara imza attı. Kadının eve misafir kabul etmemesi ve sürekli ev eşyalarını değiştirmesinin ağır kusur olarak değerlendirildiği kararda şöyle denildi; "Dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; erkek eşin şans oyunları oynayıp borçlarını ödemediği, buna karşılık kadın eşin de erkeğe hakaret ettiği, erkeği evden kovduğu, yatakları ayırdığı, eve misafir kabul etmediği ve ev eşyalarını sürekli değiştirip masraf yaptığı görülmektedir. Bölge adliye mahkemesi kararında erkek eşe ‘eşine ve çocuklara küfür ettiği' vakıası kusur olarak yüklenmişse de bu konudaki tanık ifadelerinin çelişkili olmasından dolayı davalı-davacı erkeğe ‘eşine ve çocuklara küfür ettiği' vakıasının kusur olarak yüklenmesi doğru değildir. Gerçekleşen bu kusurlu davranışlar karşılaştırıldığında tarafların kusurlarının birbirine denk olduğundan bahisle, eşit kusurlu sayılamayacakları, boşanmaya sebep olan olaylarda kadının ağır, erkeğin ise az kusurlu olduğu hususu tartışmasızdır. Hâl böyle olunca tarafların eşit kusurlu olduğunun kabulü ile dosya kapsamına uygun düşmeyen bu kusur belirlemesine bağlı olarak erkek eşin tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi açıklanan yasal düzenleme ve ilkelere uygun değildir. "

Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı Haber

Gazeteci Alican Uludağ gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, gazeteci Alican Uludağ ve bazı sosyal medya kullanıcılarının X platformunda yaptıkları paylaşımlara ilişkin soruşturma başlatıldığını duyurdu. Başsavcılıktan yapılan açıklamada, söz konusu paylaşımların Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinde düzenlenen "Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" ile 217/A maddesinde yer alan "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarını oluşturabileceğinin değerlendirildiği belirtildi. Açıklamada, bu kapsamda ilgili hesap kullanıcıları hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlatıldığı ifade edildi. Soruşturma kapsamında Başsavcılığın talimatıyla şüphelilerin kimliklerinin tespit edilmesi ve haklarında gözaltı işlemi uygulanması yönünde emniyet birimlerine talimat verildiği kaydedildi. Başsavcılık açıklamasında, şüphelilerden Alican Uludağ'ın gözaltına alındığı, soruşturmanın ise çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğü bildirildi. Hatırlanacağı gibi, sosyal medya paylaşımları gerekçe gösterilerek 20 Şubat’ta tutuklanan gazeteci Alican Uludağ, tutuklu yargılandığı davanın 21 Mayıs'ta görülen ilk duruşmasında tahliye edilmişti. "Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "yargı organlarını alenen aşağılama" suçlamaları yöneltilen Uludağ hakkında 19 yıl 6 aya kadar hapis cezası isteniyordu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.