Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Güvenlik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir’in itfaiye yatırımlarına ulusal ödül Haber

Bursa Büyükşehir’in itfaiye yatırımlarına ulusal ödül

Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği 46. Olağan Meclis Toplantısı ve Sağlıklı Kentlerde Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Programı kapsamında gerçekleştirilen ‘Sağlıklı Şehirler En İyi Uygulama Yarışması 2026’nın kazananları belli oldu. Bursa Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı tarafından ‘Dirençli Şehir Bursa’ vizyonu doğrultusunda hazırlanan ‘Bursa İtfaiyesi: Modern Altyapı ve Dijital Güvenlik Dönüşümü’ projesi de ‘Dirençli/Dayanıklı Toplum’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Gaziantep’te düzenlenen programda, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, ödülü Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın elinden aldı. "YENİ ARAÇLARIN TEMİNİ İÇİN DE SÜREÇ BAŞLATILDI” Büyükşehir belediyeleri arasında birincilik ödülüne layık görülmenin haklı gururunu yaşadıklarını söyleyen Başkan Vekili Şahin Biba, ödülü, Bursa itfaiyesinin müdahale imkanlarını geliştirmek için yürüttükleri çalışmaların takdiri olarak gördüklerini belirtti. Afet anında yardım bekleyen vatandaşlara zamanında ulaşabilmek için önceden hazırlık yapmak gerektiğinin altını çizen Başkan Vekili Biba, “Bu anlayışla, filomuza yeni ilk müdahale araçları ve merdivenli araçlar kazandırdık. Yeni araçların temini için de süreç başlatıldı. Hizmet binalarının yenilenmesine yönelik fizibilite çalışmaları yürütüldü. Her aracın, sahada görev yapan personelimizin ihtiyacına karşılık gelmesini önemli görüyoruz” dedi. “ZOR ŞARTLARDA ÇALIŞAN İTFAİYE PERSONELİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM” Kamu kaynaklarını bu ihtiyaçlara göre kullanmanın, vatandaşın güvenliği için taşıdıkları sorumluluğun bir parçası olduğunu anlatan Başkan Vekili Biba, “Şehrimizin afetlere ve acil durumlara karşı hazırlık kapasitesini güçlendiren çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Zor şartlarda insanlara ulaşmak için emek veren itfaiye personelimize, projeyi hazırlayan ve yürüten ekibimize, jüri üyelerine ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliğine teşekkürlerimi sunuyorum. Bu ödül töreninde Bursamız; ilçelerimizle beraber üç ödüle layık görülmüş oldu. Bu vesileyle Nilüfer Belediyesi ve Mudanya Belediyesi’ni de ayrıca tebrik ediyorum” diye konuştu. İTFAİYE TEŞKİLATINA ULUSLARARASI STANDART Bursa Büyükşehir Belediyesi hazırladığı projeyle, şehri küresel iklim krizinin getirdiği ani meteorolojik afetlere, endüstriyel yangınlara ve deprem gibi büyük ölçekli krizlere karşı korunaklı hale getirmeyi amaçlıyor. İtfaiye teşkilatının müdahale altyapısını, araç filosunu ve istasyon binalarını uluslararası standartlarda tamamen yenilemeyi hedefleyen Büyükşehir Belediyesi, projeyle müdahale sürelerini dünya standartlarının da altına indirerek can ve mal kayıplarını asgari düzeye çekmeyi planlıyor. GÜVENLİ, AFETLERE KARŞI DİRENÇLİ VE KAPSAYICI BİR ÇEVRE Toplam 26 milyon Euro’yu aşan dış kaynak yatırımıyla şekillenen dönüşüm programı, sadece araç tedarikini değil, afet yönetim merkezlerinin dijitalleşmesini ve fiziki altyapının güçlendirilmesini de kapsıyor. Birleşmiş Milletler’in Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları arasında yer alan ‘Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar’ (SKA 11) ilkesini merkezine alan proje, şehirdeki kırılgan nüfus grupları başta olmak üzere tüm vatandaşların güvenli, afetlere karşı dirençli ve kapsayıcı bir çevrede yaşam hakkını güvence altına almayı hedefliyor. İLERİ TEKNOLOJİ ENTEGRASYONU İLE DİJİTAL DÖNÜŞÜM BİR ARADA Dünya Bankası (TEFWER) ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AKKB) gibi küresel finans devlerinin kaynaklarını tek bir kentsel dirençlilik vizyonunda birleştiren model, geleneksel itfaiyecilik anlayışının ötesine geçerek ileri teknoloji entegrasyonu ile dijital dönüşümü bir arada sunuyor. Proje kapsamında tedarik edilen dünyanın en gelişmiş yangın müdahale teknolojilerine sahip Rosenbauer (32 metre ve 42 metre) merdivenli araçlar, AT kabin ilk müdahale sistemleri ve yüksek tonajlı endüstriyel köpük kuleleri, Bursa’nın dev sanayi bölgelerindeki spesifik yangın risklerine nokta atışı müdahale kabiliyeti kazandırdı. Araçlar sadece birer söndürme aracı değil, dijital filo yönetim sistemlerine entegre, akıllı müdahale üniteleridir.

Kuzey Kore'den Doğu Denizi istikametine birden fazla balistik füze Haber

Kuzey Kore'den Doğu Denizi istikametine birden fazla balistik füze

Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki askeri gerginliği artıracak bir gelişme yaşandı. Güney Kore ordusu, Kuzey Kore'nin Doğu Denizi (Japon Denizi) istikametine birden fazla balistik füze fırlattığını duyurdu. Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı'ndan (JCS) yapılan açıklamada, füzelerin yerel saatle 09.20 sıralarında Pyongyang bölgesinden fırlatıldığı ve 900 kilometreden fazla mesafe katettiği belirtilerek, "Güney Kore ordusu, muhtemel ek fırlatmalara karşı gözlem faaliyetlerini artırmıştır. Ordumuz, ABD ve Japonya ile bilgi paylaşımı yaparak teyakkuzda olmayı sürdürmektedir" ifadelerine yer verildi. Güney Kore hükümeti alarma geçti Pyongyang'ın son füze denemesi Seul yönetimini alarma geçirdi. Güney Kore Ulusal Güvenlik Ofisi (NSO), Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı yetkililerinin de katılımıyla acil bir toplantı gerçekleştirerek Kuzey Kore'nin artan füze denemeleri ve bunlara yönelik güvenlik tedbirlerini ele aldı. Güney Kore Devlet Başkanlığı Sözcüsü Kang Yu-jung, "Kuzey Kore'nin tekrarlanan balistik füze denemeleri, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararlarını ihlal eden ve Kore Yarımadası'ndaki güvenlik durumuna hiçbir şekilde katkı sağlamayan ciddi eylemlerdir ve NSO bunların derhal durdurulmasını talep etmektedir" açıklamasında bulundu. Japonya Başbakanı Takaichi'den hükümete talimat Japonya hükümeti de Kuzey Kore'nin füze denemelerini doğruladı. Japonya Savunma Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, balistik füze olduğu değerlendirilen füzelerin saat 09.20 ila 09.40 arasında fırlatıldığı ve ilk belirlemelere göre Japonya'nın münhasır ekonomik bölgesinin (MEB) dışına düştüğü kaydedildi. Japonya Sahil Güvenlik Teşkilatı saat 10.00 itibarıyla bölgedeki gemilerde herhangi bir hasar tespit edilmediğini açıklarken, Japonya Başbakanı Sanae Takaichi de ilgili kurumlara gerekli önlemleri alma ve beklenmedik durumlara karşı hazırlıklı olma talimatı verdi. Zamanlaması dikkat çekti Kuzey Kore'nin bugünkü füze denemesinin, Güney Kore'nin yerli olarak geliştirdiği ilk hipersonik füze sisteminin testini geçtiğimiz Perşembe günü başarıyla gerçekleştirdiğini duyurmasının ardından gelmesi dikkat çekti. Pyongyang son olarak 3 Ekim'de bir füze denemesi yapmış, Kuzey Kore yönetimi düzenlenen askeri tatbikat kapsamında hipersonik stratejik bir silah sisteminin test edildiğini açıklamıştı.

Sahte altınla kuyumcuyu oyaladı, bilekliği çalıp kaçtı Haber

Sahte altınla kuyumcuyu oyaladı, bilekliği çalıp kaçtı

Kocaeli’nin Çayırova ilçesinde kuyumcuya sahte çeyrek altınla gelen şüpheli, tezgahtarı oyaladığı sırada bileklik çalarak iş yerinden ayrıldı. Olay güvenlik kamerasına yansırken, Gebze Kuyumcular Derneği Başkanı Savaş Kılıç, piyasada sahte altınların arttığını belirterek vatandaşları uyardı. Kılıç, gerçek ve sahte ürünlerin nasıl ayırt edilebileceğini anlatırken, özellikle kuyumcuların kapalı olduğu saatlerde "Nakit yok, altın vereyim" şeklindeki alışveriş tekliflerine karşı dikkatli olunmasını istedi. Geçen hafta Çayırova’daki bir kuyumcuya gelen şüpheli, elindeki sahte çeyrek altınla kolye almak istedi. Tezgahtarı oyalayan şüpheli, daha sonra bilekliklere bakmak istediğini söyledi. Bu sırada bilekliklerden birini alan şüpheli, çalışanların ellerindeki altının sahte olduğunu tespit etmeye çalıştığı sırada iş yerinden ayrıldı. Olay anları güvenlik kamerasına yansıdı. Gebze Kuyumcular Derneği Başkanı Savaş Kılıç, olayın ardından şüphelinin polis ekiplerince kısa sürede yakalandığını ve çalınan ürünün teslim alındığını söyledi. Kılıç, kuyumcuların benzer olaylara karşı alarm sistemleri ve güvenlik butonlarının yanı sıra emniyet birimleriyle işbirliği içinde önlem aldığını belirtti. "Sahte altın son zamanlarda arttı" Kılıç, kuyumculuk sektöründe sahte altınla ilgili sorunların son dönemde arttığını söyleyerek, bazı markaların taklitlerinin yanı sıra çeyrek, ata ve tam altın ile 22 ayar bileziklerin de sahtelerinin piyasaya sürüldüğünü kaydetti. Bu nedenle kuyumcuların satın aldıkları altınları ayar suyu, mihenk taşı ve ayar makineleriyle kontrol ettiğini anlatan Kılıç, müşterilerden alınan ürünlerin gerekli testlerden geçirilmeden kabul edilmediğini söyledi. Sahte ürünlerin kuyumcular tarafından bilerek satıldığı yönünde bir değerlendirme yapılmaması gerektiğini vurgulayan Kılıç, "Bu demek değildir ki bir kuyumcu sahte altın satar. Hiçbir kuyumcu sahte altın satmaz" ifadelerini kullandı. Gebze, Çayırova, Dilovası ve Darıca’daki kuyumcuların sahte altın konusunda bilgilendirildiğini belirten Kılıç, vatandaşların da alışveriş yapacakları işletmelerin Gebze Kuyumcular Derneğine üyeliğini sormalarını istedi. Kılıç, derneğe üye olmayan işletmelerle ilgili doğrudan olumsuz bir değerlendirme yapmadıklarını belirterek, "Üye olmayan esnafımız var. Tabii ki biz onların kötü mal sattığını söylemiyoruz. Ancak onların sattığı bir malla alakalı yaşanan sorumlulukta Gebze Kuyumcular Derneği olarak sorumluluk kabul etmiyoruz" diye konuştu. "Vatandaş sahteyle gerçeği gözle anlayamaz" Kılıç, aynı marka ve gramajdaki gerçek ve sahte ürünlerin görünüş olarak birbirinden ayırt edilmesinin güç olabildiğini söyledi. Bir gramlık gerçek ve sahte altınları gösteren Kılıç, "Bunu vatandaş anlayamaz. Yani aldığı zaman bunun gerçek mi sahte mi olduğunu kapalı bir kutu gibi anlayamaz. Tabii ki biz kuyumcular olarak da bazen anlayamayabiliriz. Bu bir kapalı kutu. Biz bunu bir müşteriden alıyoruz, bir başka müşteriye satıyoruz. Genellikle bizim işleyişimiz bu şekilde" ifadelerini kullandı. Son dönemde artan sahtecilik nedeniyle kuyumcuların müşterilerden aldıkları ürünleri de daha sıkı şekilde kontrol ettiğini belirten Kılıç, özellikle kapalı ambalajlı gram altınların ayar makinelerinde test edildiğini aktardı. Kılıç, ayarı düşük veya sahte olduğu belirlenen ürünlerin satın alınmadığını ve bu nedenle aynı ürünlerin başka müşterilere satılmasının da önüne geçildiğini söyledi. "Sahte altın kuyumcuların kapalı olduğu saatlerde piyasaya sürülebiliyor" Kılıç, bazı kişilerin kuyumcuların kapalı olduğu saatleri fırsat olarak kullandığını da söyledi. Özellikle akşam saatlerinde küçük miktarlı alışverişlerde sahte altınların kullanılmaya çalışıldığını belirten Kılıç, telefon, motosiklet veya elektronik eşya alışverişlerinde "elimde para yok ama altın var, bu saatte kuyumcular kapalı" şeklinde ifadelerle sahte ürünlerin karşı tarafa verilebildiğini anlatarak şöyle devam etti: "Özellikle kuyumcuların kapanış saatini bekliyor ki yaptığı alışverişte bir vatandaşa ’Ya elimde para yok ama altın var, bu saatte de kuyumcular kapalı, biz bunu bozduramayız, bozduramayacağımız için de size verelim’ gibi söylemlerle veriyorlar. Alan kişi de ertesi gün kuyumcuya gittiği zaman bu altınların sahte olduğunu öğreniyor. Tabii iş işten geçmiş oluyor. Özellikle biz müşterilerimizden ve vatandaşlarımızdan şunu istiyoruz: Kesinlikle ve kesinlikle tanımadığınız kişilerden altın olarak alışveriş yapmayın. Altın olarak yaptığınız alışverişlerde sahte olma ihtimali şu anda çok yüksek." Gerçek ve sahte altın nasıl ayırt ediliyor Kılıç, gerçek ve sahte altının ayrımında kuyumcuların mihenk taşı, ayar suyu ve ayar makinelerinden yararlandığını anlattı. Mihenk taşı üzerinden yaptığı uygulamada, altın görünümlü sahte üründen iz aldığını ve üzerine ayar suyu uyguladığında asidin ürünü çözdüğünü gösteren Kılıç, aynı işlemi gerçek altın üzerinde uyguladığında ise ürünün asitten etkilenmediğini belirtti. Kılıç, bu testlerin yanı sıra ayar makinelerinin de kullanıldığını kaydetti. "Şüphelendiğimiz altınları kesip test ediyoruz" Kuyumcu çalışanı Ferhat Usta da son dönemde iş yerlerine ciddi miktarda sahte altın geldiğini söyledi. Şüphelendikleri ürünleri keserek ve makineler yardımıyla test ederek kontrol ettiklerini belirten Usta, "Müşteriye de bunların sahte olduğunu anladığımızda geri vermiyoruz, elimizde tutuyoruz. İtinayla testlerini yapıyoruz burada makinelerimiz yardımıyla" dedi. Kuyumcularda güvenlik önlemleri artırıldı Son dönemde kuyumculara yönelik hırsızlık ve soygun girişimlerine karşı da çeşitli önlemler alındığını anlatan Usta, kepenk sistemlerinin yanı sıra iş yerlerinde çalışan sayısının mümkün olduğunca fazla tutulmasına dikkat ettiklerini söyledi. Usta, "Hırsızlar her yolu deniyorlar. Kişi sayısı olarak az kalmamaya özen gösteriyoruz, genelde kalabalık çalışmaya çalışıyoruz dükkanlarımızda" ifadesini kullandı. Kuyumcu çalışanı Tuğba Öz ise özellikle paketli ürünlerde ürünün içeriğinin dışarıdan anlaşılmasının mümkün olmayabildiğini belirterek, müşterilerin güvenli alışveriş yapabilmesi için kullanılan cihazlarla ürünlerin ayarını kontrol ettiklerini söyledi. Öz, ayarı uygun olmayan ürünlerin satın alınmadığını, gerektiğinde kesilerek ayrıldığını ifade etti. "Ayar makinesiyle de sahte ürün tespit ediliyor" Gerçek ve sahte gram altınları ayar makinesinde karşılaştıran Öz, makinenin gerçek üründe uygun bir değer gösterdiğini, sahte üründe ise düşük veya yüksek değerlerin yanı sıra nikel uyarısı verebildiğini belirtti. Çeyrek altınlarda da benzer şekilde ayar değerlerinin kontrol edildiğini anlatan Öz, makineden alınan sonuçların ürünün gerçekliği konusunda kuyumculara yardımcı olduğunu söyledi. "Bilmedikleri yerden altın almasınlar" Kuyumcu çalışanı Yusuf Doğrusoy ise sahte altın sorununu sektörün önemli problemlerinden biri olarak nitelendirdi. Vatandaşların altın satın alırken işletmenin geçmişine, güvenilirliğine ve kuyumcular derneğine üyeliğine dikkat etmesini öneren Doğrusoy, "Müşteriler altın alacakları zaman olabildiğince dükkanların eskiliğine, güvenilirliğine ve biraz da Kuyumcular Derneğine üye olmalarına bakmaları lazım. Bilmedikleri yerden altın almayacaklar, bu kadar basit" dedi. Doğrusoy, ayrıca yeni mevzuat kapsamında altın ürünlerinde bulunan belirli bandrollerin ve QR kodlarının kontrol edilebileceğini belirterek, tüketicilerin bu imkanlardan da yararlanmasını tavsiye etti.

1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Bölgesi'nde altyapı ve yol çağrısı Haber

1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Bölgesi'nde altyapı ve yol çağrısı

1050 Konutlar Kentsel Dönüşüm Projesi'nde farklı inşaat firmaları tarafından yürütülen çalışmalarda yaklaşık bin 400 dairenin teslimatı gerçekleştirildi. Birçok inşaat firması anahtar teslimlerini tamamlarken, hak sahibi vatandaşlar da yeni dairelerine taşınarak bölgede yaşamaya başladı. Yaklaşık bin 400 hanede yaşamın başladığını ifade eden Türkiye Kentsel Tesis Yönetim Derneği Kadın Kolları Başkanı Mine Akaltun, "2 bin 800 kişi bölgede yaşamaya başladı. Dolayısıyla burası artık yalnızca devam eden bir kentsel dönüşüm veya inşaat projesi değil, binlerce insanın fiilen yaşadığı, çocukların okula gittiği, insanların her gün işlerine gidip geldiği büyük bir yaşam alanı haline gelmiştir" dedi. "İnşaat firmaları üzerlerine düşeni yaptı" Bölgede yaşanan sorunların inşaat firmalarından kaynaklanmadığını vurgulayan Akaltun, firmaların kendi sorumluluklarını yerine getirerek konutları tamamlayıp teslim ettiğini kaydetti. Belediyelerin de kendi görevlerini yaptığını belirten Akaltun, bundan sonraki süreçte özellikle bölgedeki kamu hizmetlerinin mevcut ve oluşacak nüfusa göre hızlandırılmasının önem taşıdığını söyledi. Akaltun, "Bu nedenle bölgede devam eden yol, altyapı, elektrik, su ve diğer kamusal hizmetlerin de mevcut nüfus dikkate alınarak ivedilikle tamamlanması büyük önem taşımaktadır" diye konuştu. "En kronik sorun altyapı ve yollar" Bölgede yaşanan en kronik sorunların başında elektrik, doğalgaz, su ve kanalizasyon çalışmalarının geldiğini dile getiren Akaltun, devam eden çalışmaların zaman zaman koordinasyon ihtiyacı oluşturduğunu söyledi. Akaltun, "Ancak tüm bunların içerisinde en önemli ve acil çözüm bekleyen sorun yollar. Yolların mevcut durumu ulaşımı güçleştirmekte, özellikle yağışlı havalarda oluşan çamur, bozulmalar ve su baskınları hem araçlar hem de yayalar açısından ciddi mağduriyet oluşturmaktadır" ifadelerini kullandı. "Çalışmaların biraz daha hızlı ilerlemesini bekliyoruz" Elektrik, doğalgaz, BUSKİ ve yol çalışmalarının ilgili kurumlar arasında ortak bir çalışma takvimi oluşturularak koordineli şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten Akaltun, altyapı çalışmaları tamamlanan bölgelerde yolların geçici çözümlerle bırakılmaması gerektiğini söyledi. Akaltun, "Altyapı çalışmaları tamamlanan bölgelerde yolların geçici çözümlerle bırakılmaması, kalıcı yol ve asfalt çalışmalarının hızlı şekilde gerçekleştirilmesi önemlidir" dedi. Özellikle su basması yaşanan noktalarda yağmur suyu tahliye sistemleri, mazgallar ve drenaj hatlarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Akaltun, gerekli noktalarda kapasite artırımlarının yapılmasının önemine dikkat çekti. "Akpınar'ın artık bekleyecek zamanı kalmadı" Bölgenin artık yoğun şekilde yerleşime açıldığını ve vatandaşların günlük yaşamlarını burada sürdürdüğünü belirten Akaltun, çalışmaların hızlandırılmasını istedi. Akaltun, "Akpınar bölgesinde binlerce insan yaşamını sürdürüyor. Vatandaşlarımız işe, çocuklarımız okula gidiyor; ancak yollarımızın mevcut durumu günlük yaşamı ciddi şekilde zorlaştırıyor. Altyapı çalışmalarının bir an önce tamamlanması ve ardından yollarımızın acilen yapılarak bölgenin çamurdan ve mağduriyetten kurtarılması gerekiyor" diye konuştu. Akaltun, "Buradan başta belediyelerimiz olmak üzere tüm yetkili kurumlara çağrıda bulunuyoruz: Akpınar'ın artık bekleyecek zamanı kalmadı" ifadelerini kullandı. "Yaklaşık 10-15 bin vatandaşın yaşayacağı büyük bir yaşam alanı olacak" Bölgede farklı inşaat firmaları tarafından yürütülen projelerin toplamda yaklaşık 5 bin haneyi kapsadığını belirten Akaltun, hane başına minimum 2-3 kişi üzerinden değerlendirildiğinde bölgede en az 10-15 bin vatandaşın yaşamasının öngörüldüğünü söyledi. Akaltun, "Dolayısıyla burayı yalnızca birkaç konut projesi olarak değil, yeni oluşan büyük bir yaşam alanı olarak değerlendirmek gerekiyor. Bu kadar yoğun bir nüfusun yaşayacağı bölgede yalnızca konutların tamamlanması yeterli değil. Okul, sağlık ocağı, cami, ulaşım, yollar, altyapı, sosyal alanlar ve çocuklarımızın kullanabileceği alanların da nüfusla birlikte planlanması ve hızla hayata geçirilmesi gerekiyor" dedi. "Amacımız kimseyi eleştirmek değil" Amaçlarının herhangi bir kurumu eleştirmek olmadığını vurgulayan Akaltun, bölgedeki bütün vatandaşların ihtiyaçlarının karşılanması için kurumlarla birlikte hareket etmek istediklerini ifade etti. Akaltun, "Bu kentsel dönüşüm bölgesinde, hangi inşaat firmasının projesinde olursa olsun yaşayan ve yaşayacak bütün vatandaşlarımız adına sesleniyorum. Amacımız kimseyi eleştirmek değil; kurumlarımızla el ele vererek, binlerce insanın yaşayacağı bu bölgenin ihtiyaçlarının bir an önce tamamlanmasına katkı sağlamak ve burada yaşayan vatandaşlarımızın sesi olabilmek" diye konuştu. "Bursa'dan Türkiye'ye örnek bir yaşam alanı olabilir" Akpınar bölgesinin yalnızca konutlardan oluşan bir proje olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Akaltun, altyapı ve yolların yanı sıra ulaşım, yeşil alanlar, sosyal yaşam, güvenlik, afet hazırlığı, enerji verimliliği ve sürdürülebilir tesis yönetiminin de birlikte planlanması gerektiğini söyledi. Akaltun, "Bir bölgeyi örnek yapan yalnızca yeni binalar değildir; güçlü altyapısı, düzenli yolları, yeşil alanları, güvenliği ve sürdürülebilir yönetimiyle insanların yaşam kalitesini yükseltmesidir. Akpınar gibi büyük ölçekli bir dönüşüm bölgesinde bunların birlikte hayata geçirilmesi, projenin Bursa'dan Türkiye'ye örnek gösterilebilecek bir yaşam alanına dönüşmesini sağlayabilir" dedi. Akaltun, yapılan ve yapılacak çalışmalar için vatandaşlar adına teşekkür ederek, ihtiyaçların giderilmesi konusunda kendilerine düşen her türlü desteği vermeye hazır olduklarını sözlerine ekledi.

O mahallelinin çehresi, Polis Evi ile değişti Haber

O mahallelinin çehresi, Polis Evi ile değişti

Mahallede hayata geçirilen "Her sokağa kamera projesi" de asayiş olaylarını bitirme noktasına getirirken, özellikle kadınlar ve çocuklar kendilerini daha güvende hissetmeye başladı. Pınarbaşı Mahalle Muhtarı Mehmet Dursun ise mahalleye kalıcı eserler kazandırmak amacıyla kreş, PTT şubesi ve muhtarlığın yeni bir alana taşınması için çalışma yürüttüklerini söyledi. Mahallede korkunun yerini huzur aldı Pınarbaşı Mahallesi’nde geçmişte kafeterya olarak kullanılan ve zaman içerisinde güvenlik sorunlarıyla anılan alan, emniyet teşkilatının polis evi sosyal tesisleriyle mahalleye kazandırıldı. Daha önce vatandaşların oturmakta çekindiği bölgede, yapılan düzenlemelerle birlikte huzurlu bir ortam oluştu. Mahalle sakinleri, polis evi lokali ve halı sahanın hizmete girmesinin ardından bölgenin yalnızca Pınarbaşı’ndan değil, Bursa’nın farklı noktalarından gelen vatandaşların da vakit geçirdiği bir yer haline geldiğini ifade etti. Mahallede yaşayan kadınlar, geçmişte korktukları için oturamadıkları alanlarda artık gece saatlerinde bile tek başlarına vakit geçirebildiklerini belirterek, yaşanan değişimden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Mahalledeki 24 dönümlük alanda bulunan polis evi sosyal tesisleriyle birlikte halı saha da vatandaşların kullanımına sunuldu. Pıharbaşı Mahalle Muhtarı Mehmet Dursun, emniyet teşkilatının desteğiyle mahalle gençlerinin belirli saatlerde sahadan yararlanabildiğini söyledi. Dursun, tesislerin ticari kazanç amacıyla değil, mahalleliye kalıcı bir hizmet sunmak için işletildiğini vurgulayarak, fiyatların da mahalle sakinlerinin yararlanabileceği seviyede tutulduğunu kaydetti. Mahallede daha önce sorunlarla anılan alanın bugün ailelerin, gençlerin ve farklı mahallelerden gelen vatandaşların rahatça vakit geçirebildiği bir noktaya dönüşmesi, bölge sakinleri tarafından memnuniyetle karşılandı. Muhtardan mahalleye üç yeni hizmet talebi Pınarbaşı Mahalle Muhtarı Mehmet Dursun, mahallede güvenliğin yanı sıra sosyal ve kamusal hizmetlerin de artırılması için çalıştıklarını belirtti. Dursun, yaklaşık 1 dönümlük bir alanın mahalleye kazandırılmasında emeği geçen önceki dönem Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar’a teşekkür ederek, alanın temizlenmesi ve otopark olarak kullanılmasında destek veren Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a da teşekkür etti. Söz konusu alanda 15-20 aracın park edebildiğini belirten Dursun, bölgeye kalıcı hizmetler kazandırmak istediklerini ifade etti. Mahallede hayırsever desteğiyle kreş yapılması yönünde beklentileri olduğunu dile getiren Dursun, "Erkan başkanımızın kreş konusunda bir taahhüdü vardı. Biz de Pınarbaşı’na kreş istiyoruz. Bu 1 dönümlük alana Alacahırka Sağlık Ocağı’nı getirmek için mücadele edeceğim. Kreşi de buraya kazandırabilirsek çok güzel olacak. Ayrıca kreş talebinin yanı sıra mahalle muhtarlığını ve PTT şubesini de aynı alana taşınmasını istiyoruz" diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.