Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Güven

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Güven haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güven haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi 1 Ekim'de Başlıyor Haber

Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi 1 Ekim'de Başlıyor

Yeni düzenlemeyle, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi halinde ödemenin Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi öngörülüyor. İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, uygulamanın gayrimenkul piyasasında güven ve şeffaflığın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, sistemin sağlıklı işlemesi için sektörün uygulamada karşılaşabileceği bazı hususların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. “TAPU DEVRİ İLE ÖDEME ARASINDAKİ GÜVEN SORUNU AZALACAK” Gayrimenkul alım satımlarında tarafların en önemli tereddütlerinden birinin ödeme ile tapu devrinin hangi sırayla gerçekleştirileceği olduğunu belirten Demir, şunları söyledi: “Gayrimenkul satışlarında yüksek tutarlı bedeller söz konusu. Bugüne kadar özellikle ‘Önce para mı ödenecek, yoksa önce tapu mu devredilecek?’ sorusu alıcı ve satıcı açısından önemli bir güven problemi oluşturabiliyordu. Güvenli Ödeme Sistemi ile satış bedelinin güvenli bir ortamda tutulması ve tapu tescilinin ardından satıcıya aktarılması bu riski önemli ölçüde azaltacaktır. Bu yönüyle uygulamayı sektörümüz açısından olumlu ve önemli buluyoruz.” “TAKSİTLİ VE ÖNCEDEN ÖDEME YAPILAN SATIŞLAR NETLEŞTİRİLMELİ” Demir, sistemin temel yaklaşımının doğru olmakla birlikte gayrimenkul sektöründeki farklı satış modellerinin dikkate alınması gerektiğine işaret ederek, özellikle taksitli satışlarda uygulamanın nasıl yürütüleceğinin netleştirilmesinin önem taşıdığını vurguladı. “Gayrimenkul sektöründe her satış, bedelin tamamının tapu günü ödendiği bir modelle gerçekleşmiyor. Özellikle yeni konut projelerinde satış sözleşmesinin ardından kapora veya peşinat alınabiliyor, ödemeler aylar boyunca taksitler halinde yapılabiliyor ve tapu devrine gelindiğinde satış bedelinin önemli bir bölümü hatta bazı durumlarda tamamı daha önceden ödenmiş olabiliyor. Burada sektör açısından cevaplanması gereken önemli sorular var. Tapu devrinden aylar önce yapılan taksitler sisteme nasıl tanımlanacak? Daha önce ödenmiş bedeller hangi belge ve kayıtlarla sisteme aktarılacak? Satış bedelinin büyük bölümü önceden ödenmişse tapu tarihinde yalnızca kalan bakiye mi Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek? Kapora ve avans ödemeleri nasıl değerlendirilecek? Bu konuların uygulama başlamadan önce açık, anlaşılır ve standart bir çerçeveye kavuşturulmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.” Demir, bu düzenlemelerin özellikle proje geliştiricileri, müteahhitler ve uzun vadeli ödeme planıyla konut satın alan vatandaşlar açısından önem taşıdığını ifade etti. “SİSTEM TİCARETİ ZORLAŞTIRMAMALI, GÜVENLİ HALE GETİRMELİ” Güvenli Ödeme Sistemi’nin temel amacının tarafları korumak olduğuna dikkat çeken Demir, uygulamanın gayrimenkul sektöründeki mevcut ticari modellerle uyumlu şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Biz güvenliği artıran, kayıt dışılığı azaltan ve vatandaşımızı koruyan her düzenlemeyi önemsiyoruz. Ancak düzenlemelerin sahadaki ticari hayatın gerçekleriyle de uyumlu olması gerekiyor. Amaç işlemleri zorlaştırmak değil, güvenli hale getirmek olmalıdır. Özellikle taksitli satışlar ve tapu devrinden önce yapılmış ödemeler konusunda sektörün tereddütlerini ortadan kaldıracak ayrıntılı bir uygulama rehberinin yayımlanmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.” “ŞEFFAFLIK VE KAYITLILIK SEKTÖRE OLAN GÜVENİ ARTIRIR” Demir, Güvenli Ödeme Sistemi’nin yüksek tutarlı nakit taşıma ihtiyacını azaltmasının yanı sıra ödeme hareketlerinin daha güvenli ve izlenebilir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. “Gayrimenkul sektörünün sürdürülebilir gelişimi açısından güven ve şeffaflık vazgeçilmezdir. Alıcı ile satıcı arasındaki para hareketinin güvenli bir sistem içerisinde gerçekleşmesi, ödeme kaynaklı uyuşmazlıkların azalmasına ve kayıtlı işlem kültürünün gelişmesine katkı sağlayacaktır.” “1 EKİM ÖNCESİNDE UYGULAMA ESASLARI TÜM TARAFLARA AÇIKÇA ANLATILMALI” Yeni sistemin devreye girmesine kısa bir süre kaldığını hatırlatan Demir, uygulamanın sağlıklı başlaması için kamu kurumları, finans kuruluşları ve sektör temsilcileri arasındaki bilgilendirme ve koordinasyonun önem taşıdığını belirtti. Şeref Demir sözlerini şöyle tamamladı: “1 Ekim’de gayrimenkul ticaretinde yeni bir döneme giriyoruz. Güvenli Ödeme Sistemi’nin doğru ve etkin uygulanması halinde hem alıcıyı hem satıcıyı koruyacağına, ödeme kaynaklı uyuşmazlıkları azaltacağına ve sektörde güven ortamını güçlendireceğine inanıyoruz. Bununla birlikte özellikle taksitli satışlar, kapora ve avanslar, tapu devrinden önce yapılmış ödemeler ile tapu tarihinde yalnızca bakiye kalan işlemler konusunda uygulamanın nasıl yürütüleceğinin netleştirilmesini önemli görüyoruz. Sektör olarak beklentimiz; güvenliği artırırken ticari hayatın doğal işleyişini aksatmayan, kolay uygulanabilir, açık ve öngörülebilir bir sistemin hayata geçirilmesidir. Uygulamanın sektörümüz ve vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyoruz.”

Mudanya’da adli yıl açılış töreni Haber

Mudanya’da adli yıl açılış töreni

Bursa’nın Mudanya ilçesinde 2026-2027 adli yılı açılışı dolayısıyla tören düzenlendi. Programda konuşan Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, adaletin yalnızca mahkemelerde verilen kararlardan ibaret olmadığını belirterek, hukuka ve adalete duyulan güvenin toplum düzeninin temel taşlarından biri olduğunu vurguladı. Adaletin devlet ile millet arasındaki güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olduğuna dikkat çeken Akdeniz, hukuk devletinin yalnızca devletin belirli kurallarla yönetilmesi anlamına gelmediğini söyledi. Akdeniz, "Adalet, yalnızca ihtilafları halleden bir mekanizma değil, devlet ile millet arasındaki en sağlam rabıtalardan biri, itimadın, içtimai huzurun ve müşterek hayatın temel direğidir" dedi. "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" Yeni adli yılda yargılamaların makul sürede tamamlanmasının önemine de değinen Akdeniz, adalet hizmetlerinde hız ile hakkaniyet arasında doğru dengenin kurulması gerektiğini vurguladı. Akdeniz, "Sürat, adaletin yerine ikame edilemez" diyerek, yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması kadar kararların doğru, gerekçeli ve hakkaniyete uygun olmasının da önem taşıdığını dile getirdi. "Adalet hizmeti hepimizin ortak sorumluluğudur" Adalet hizmetlerinin etkin şekilde yürütülmesinin yalnızca hakim ve savcıların değil, yargı sürecinde görev alan tüm kişi ve kurumların ortak sorumluluğunda olduğunu belirten Akdeniz, kurumlar arasındaki koordinasyonun önemine dikkat çekti. Kamu kurumları arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesinin adli süreçlerin daha sağlıklı işlemesine katkı sağlayacağını belirten Akdeniz, vatandaşın adalet hizmetine erişiminde yaşanabilecek sorunların çözümü için ortak çalışma anlayışının önem taşıdığını ifade etti. Başsavcı Akdeniz, yeni adli yılda yargı hizmetlerinin daha etkin, erişilebilir ve güvenilir şekilde yürütülmesi temennisinde bulunarak, görev yapan hakim, Cumhuriyet savcısı, avukat ve adliye personeline çalışmalarında başarılar diledi. Törene Mudanya Kaymakamı Enver Yılmaz, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Mudanya Cumhuriyet Başsavcısı Gülhan Gül Akdeniz, Mudanya İlçe Millî Eğitim Müdürü Suat Topal, İlçe Jandarma Komutanı Veli Türk, İlçe Emniyet Müdürü Serdar Makineci, Sahil Güvenlik Mudanya Karakol Komutanı Ulvi Güneş, Cumhuriyet savcıları, hakimler, avukatlar ve adliye personeli katıldı.

Endüstriyel yemekte standart yükseliyor Haber

Endüstriyel yemekte standart yükseliyor

İşletmelerin endüstriyel yemek sektöründen beklentileri yeniden şekilleniyor. Lezzet ve fiyatın yanı sıra gıda güvenliği, kalite ve hizmet sürekliliği firma seçiminde öne çıkarken, yüksek kapasiteli üretimde aynı standardın sürdürülebilmesi güvenin temel unsurlarından biri haline geliyor. İşletmelerde yemek hizmeti, günlük işleyişin önemli parçalarından birini oluşturuyor. Hizmet verilen kişi sayısı arttıkça operasyonun ölçeği de büyürken, yemek hizmetinde yaşanabilecek küçük bir aksama dahi iş düzenini etkileyebiliyor. Yankı Yemek Satış ve Pazarlama Müdürü Selime Özdemir, bu nedenle kurumsal işletmelerin yemek hizmetinde fiyat ve menü çeşitliliğinin yanı sıra gıda güvenliği, kalite standardı ve hizmet sürekliliğini de öncelikli kriterler arasında değerlendirdiğini söyledi. Yankı Yemek’in günlük 25 bin kişilik üretim kapasitesine ulaştığını belirten Özdemir, bu kadar yüksek hacimli üretimde asıl belirleyici unsurun kapasiteden çok, bu kapasitenin gıda güvenliği, kalite ve hizmet sürekliliğinden ödün vermeden yönetilebilmesi olduğunu vurguladı. Standart kadar süreklilik de önemli Endüstriyel yemek sektöründe yükselen hizmet standartlarının operasyonel güç ve planlama kabiliyetini daha önemli hale getirdiğine dikkat çeken Selime Özdemir, özellikle yüksek çalışan sayısına sahip üretim tesislerinde hizmetin kesintisiz ve aynı kalite standardında sürdürülmesinin öncelikli beklentiler arasında yer aldığını belirtti. Özdemir, "Bir gün iyi yemek çıkarmak zor değil. Önemli olan bunu her gün, her vardiyada ve aynı standartta sürdürebilmek. Bizim mutfakta çok basit bir ilkemiz var: Yemediğimizi yedirmiyoruz. Kurumsal müşterilerimizle kurduğumuz güven de burada başlıyor" dedi. Müşterilerin yalnızca tabağa gelen yemeği değil, o tabağın arkasındaki süreci de değerlendirdiğini vurgulayan Özdemir, sektörde hammaddenin kabulünden depolamaya, üretimden sevkiyata kadar tüm aşamaların birbirini tamamlayan bir sistem içinde yönetilmesi gerektiğini ifade etti. Güven mutfaktan önce başlıyor Gıda güvenliğinin üretimden önce başlayan bir süreç olduğuna dikkat çeken Selime Özdemir, Yankı Yemek’te hammaddenin seçiminden tesise kabulüne, depolamadan üretime, soğuk zincirden sevkiyata kadar tüm aşamaların bir bütün olarak ele alındığını belirtti. Özdemir, "Kurumsal müşteriler açısından en önemli konulardan biri öngörülebilirlik. İşletme, bugün aldığı hizmet standardını yarın da alacağını bilmeli. Bizim sorumluluğumuz, müşterimizin sürekli kontrol etmek zorunda kalmadığı, işleyen ve güven veren bir sistem oluşturmak" dedi. Özellikle vardiyalı üretim yapan fabrikalarda yemek hizmetinin günlük çalışma düzeninin bir parçası olduğunu vurgulayan Özdemir, zamanlama ve hizmet sürekliliğinin de ürün kalitesi kadar önem taşıdığını ifade etti. Masanın iki tarafı var Kurumsal yemek sektöründe hizmetin muhatabının yalnızca sözleşmenin tarafı olan işletmeler olmadığına dikkat çeken Selime Özdemir, hizmet alan işletmenin beklentileri kadar her gün sunulan yemeği tüketen çalışanların memnuniyetinin de önemli olduğunu söyledi. Özdemir, hizmet kalitesinin gerçek karşılığının sahada, çalışan memnuniyetiyle görüldüğünü ifade etti. Çalışanlardan ve işletmelerden alınan geri bildirimlerin menü planlamasından hizmet süreçlerine kadar pek çok alanda değerlendirildiğini de belirten Özdemir, uzun süreli iş birliklerinin bu karşılıklı ilişkinin sonucunda oluştuğunu kaydetti. Güven her gün yeniden kazanılıyor Endüstriyel yemek sektöründe büyümenin yalnızca yeni müşteri kazanımıyla ölçülemeyeceğine dikkat çeken Selime Özdemir, mevcut müşterilerle sürdürülen uzun soluklu iş birliklerinin de hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyetinin önemli göstergelerinden biri olduğunu belirtti. Özdemir, "Yeni bir işletmeyle çalışmaya başlamak elbette önemli. Ancak bizim için asıl değer, müşterimizin yıllar sonra da aynı güvenle bizimle çalışmaya devam etmesi. Çünkü bu sektörde güven bir kez kazanılmıyor; her gün yeniden kazanılıyor" ifadelerini kullandı.

Mustafa Bozbey'den açıklama Haber

Mustafa Bozbey'den açıklama

"Bazı kararlar siyasi hesaplarla değil, vicdanla ve sorumluluk duygusuyla alınır; bugün böyle bir kararı kamuoyuyla paylaşmak istiyorum. Hayatımın önemli bir bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında siyaset yaptım; bu parti içinde çok kıymetli insanlarla yol yürüdüm, mücadele ettim ve Bursa için önemli sorumluluklar üstlendim. CHP'nin bir üyesi olarak verdiğim emekleri, birlikte mücadele ettiğim yol arkadaşlarımı ve geçmişimizi yok saymam mümkün değildir; ancak bugün geldiğimiz noktada, hakkımdaki hukuki süreç devam ederken siyasi kimliğimin de bu sürecin bir parçası haline gelmesini doğru bulmuyorum. Hakkımdaki suçlamaları kabul etmiyorum; gerçeğin ve adaletin, siyasi değerlendirmelerden bağımsız olarak hukuk önünde ortaya çıkacağına inanıyorum ve Bursalı hemşehrilerim benim neden bu suçlamalara maruz kaldığımı çok net biliyor. Fakat bir insanın en zor zamanında, mensubu olduğu siyasi yapıyla arasındaki güven ilişkisinin de tartışma konusu haline gelmesi, benim açımdan önemli bir değerlendirme yapmayı zorunlu kılmıştır. Yıllarca, hatta ömrümün büyük bölümünde Cumhuriyet Halk Partisi içinde inanarak ve mücadele ederek siyaset yaptım; ancak bugün, benimle ilgili değerlendirmelerin parti yöneticileri tarafından kamuoyu önünde tartışıldığı bir ortamın, devam eden hukuki sürecin selameti açısından doğru olmadığına inanıyor, yıllarımı verdiğim bir siyasi yapının içinde hakkımdaki hukuki süreç devam ederken bu tartışmaların bir parçası olmayı ve bu yaklaşımı kabul etmeyi doğru bulmadığım için Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa etme kararı aldığımı belirtmek istiyorum. Bu kararımın özellikle altını çizmek isterim ki hakkımdaki iftiralara, yalanlara dayanan bu hukuki sürecin hiçbir siyasi hesabın gölgesinde kalmasını istemiyorum; bu kararımı bir siyasi manevra olarak değil, içinde bulunduğum koşullarda doğru olduğuna inandığım bir sorumluluk olarak görüyorum ve bu kararın benim için çok daha önemli bir boyutu var: Bursa. Benim için Bursa yalnızca yönettiğim bir şehir değildir; yaşamımın, hayatımın ve siyaset anlayışımın merkezidir ve Bursalı hemşehrilerimin sandıkta ortaya koyduğu irade benim için her türlü siyasi hesabın üzerindedir. Yaşamı boyunca hiç kimseyi ötekileştirmeyen biri olarak Bursa Büyükşehir Belediye Başkanlığı benim için öncelikle Bursa halkının sandıkta ortaya koyduğu iradenin bir emanetidir; bugün hangi siyasi kimlikle anıldığımın ötesinde, Bursa'ya ve Bursalı hemşehrilerime karşı taşıdığım sorumluluğun bilincinde olarak kendimi hukuk önünde savunmaya devam edeceğim. Benim için kurumsal olarak da şeffaflık, hesap verebilirlik, katılımcılık çok önemli olduğundan bugüne kadar yaptığım hizmetlerin ve attığım her adımın hesabını verdim ve vermeye de devam edeceğim; başım dik, alnım açık, verilemeyecek hesabım da yok. Benim sevdam Bursa'dır, sevdam Bursalılara hizmettir, güvencem hukuktur, sorumluluğum Bursalı hemşehrilerimdir ve inancım gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağı yönündedir; çünkü inanıyorum ki siyasetin gürültüsü bir gün diner, geriye gerçekler, belgeler ve adalet kalır. Ben de bugün kendimi o gerçeğe ve adalete emanet ediyor; Bursa'nın ve Bursalıların hakkını, hukukunu ve geleceğini savunmaya, Bursa'nın yaşanabilir ve herkesin gülümsediği bir kent olması için mücadeleye her zaman devam edeceğimi belirterek bana güvenen, oy veren, destek olan, adaletin tecelli edeceğine inanan ve hayır dualarını eksik etmeyen bütün hemşehrilerime gönülden teşekkür ediyor, yakında tekrar görüşeceğimizi ifade ediyorum" Mustafa Bozbey, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı.

İnegöllü girişimciden bağış dolandırıcılığına karşı dijital çözüm Haber

İnegöllü girişimciden bağış dolandırıcılığına karşı dijital çözüm

Bursa'nın İnegöl ilçesinde girişimci İsmail Yiğit, bağış adı altında yaşanan dolandırıcılıkların önüne geçmeyi hedefleyen "Askıda" isimli dijital bağış platformunu geliştirdi. Altı aylık çalışmanın ardından tamamlanan proje için patent başvurusu yapılırken, Yiğit şimdi sistemi hayata geçirmek için yatırımcı arıyor. Türkiye'de son yıllarda artan bağış dolandırıcılıklarına çözüm üretmek isteyen İnegöllü girişimci İsmail Yiğit (38), altı ay süren çalışmalar sonucunda "Askıda" isimli dijital bağış uygulamasını ve internet sitesini geliştirdi. Bağışların tamamen şeffaf şekilde ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasını amaçlayan sistemde, platformun para üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisi bulunmuyor. Girişimci İsmail Yiğit, uygulamanın sadece bağışçı ile ihtiyaç sahibi arasında dijital bir köprü görevi göreceğini belirtti. "Para bizim hesabımıza değil, devlet güvencesindeki ıban'a yatırılacak" Projenin çalışma mantığını anlatan Yiğit, sistemin en önemli özelliğinin güven olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Biz dernek ya da vakıflar gibi para toplamıyoruz. Sadece bağışlarınıza köprü oluyoruz. Bağışçı, uygulama üzerinden devlet güvencesindeki IBAN'a bağışını yapacak. Bu IBAN üzerinde bizim hiçbir çekim veya transfer yetkimiz olmayacak. Sistem tamamen dijital olarak çalışacak ve bağışlar yalnızca belirlenen amaç doğrultusunda kullanılacak." Yardımlar kategori bazlı yapılacak Uygulamada bağışçılar, destek vermek istedikleri alanı kendileri belirleyebilecek. Sistemde; öğrenci destek havuzu, gıda havuzu, market yardımları, giyim yardımları gibi farklı yardım kategorileri bulunacak. Bağışlar yalnızca seçilen havuz kapsamında kullanılabilecek. QR kod ile alışveriş yapılacak Askıda uygulamasından yararlanan ihtiyaç sahipleri, kendilerine tanımlanan bakiyeleri QR kod sistemi ile anlaşmalı iş yerlerinde kullanabilecek. Sistem, ödeme sırasında hem QR kod doğrulaması hem de konum doğrulaması yaparak işlemi güvenli şekilde tamamlayacak. Onay sonrasında ödeme talimatı otomatik olarak ilgili hesaba iletilecek. Bağış yapmak için üyelik şartı olmayacak. Yiğit, bağış sürecini herkes için kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirterek, uygulamaya üye olmadan da bağış yapılabileceğini söyledi. Bağış yapmak isteyen vatandaşlar, uygulamaya giriş yapmadan doğrudan yardım havuzunu seçerek destek verebilecek. Kimlik doğrulaması yapmak isteyen kullanıcılar ise e-Devlet veya NFC destekli T.C. kimlik doğrulama seçeneklerini kullanabilecek. Tüm işlemler şeffaf şekilde görülebilecek Uygulamada bağış yapanlar ve yardım alanlar, tüm işlem geçmişini görüntüleyebilecek. Böylece bağışçılar, yaptıkları yardımın hangi havuzda kullanıldığını takip edebilecek, sistemdeki tüm hareketler kayıt altına alınacak. Esnafa özel panel hazırlanıyor Projede yalnızca bağışçılar ve ihtiyaç sahipleri değil, sisteme dahil olan işletmeler de yer alacak. Anlaşmalı iş yerleri kendilerine özel oluşturulan panel üzerinden işlemlerini takip edebilecek ve "Askıda Bu İş Yerinde Geçerlidir" ibaresini iş yerlerinin girişine asabilecek. Patent başvurusu yapıldı İsmail Yiğit, geliştirdiği sistem için resmi patent başvurusunu tamamladığını belirterek, tüm fikri hakların kendisine ait olduğunu söyledi. Projeyi hayata geçirmek için yatırımcı aradığını ifade eden Yiğit, hedefinin yalnızca Türkiye ile sınırlı olmadığını belirtti. Yiğit, "Bu sistemin patent başvurusunu yaptık. Tüm yasal hakları bende. Bu projeyi önce Türkiye'de, ardından dünyada hayata geçirmek istiyorum. Bunun için vizyoner yatırımcılar arıyorum" dedi. Dijital bağış sistemlerinde güven ve şeffaflığı ön plana çıkarmayı amaçlayan "Askıda" projesinin, yatırım desteği bulması halinde kısa sürede kullanıma sunulması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.