Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Güney Kore

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Güney Kore haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Kore haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zelenskiy: "Kuzey Kore, Rusya'ya 10 bin asker daha konuşlandırmaya hazırlanıyor" Haber

Zelenskiy: "Kuzey Kore, Rusya'ya 10 bin asker daha konuşlandırmaya hazırlanıyor"

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy sosyal medya hesabından paylaştığı videolu mesajda, Rusya saflarında savaşan Kuzey Kore askerlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Zelenskiy, "Bugün Ukrayna Savunma İstihbaratından Rusya'nın bundan sonra planladığı önlemlerle ilgili bir rapor aldım. Aslında Ruslar ek seferberliğe çoktan başladı, çeşitli yollarla askere aldıkları insan sayısını artırıyorlar. Ayrıca yabancıların işe alımını artırmayı planlıyorlar. Bu ülkelerin hükümetlerinin buna karşı önlem alması önemlidir. İlgili tüm hükümetleri bilgilendireceğiz" ifadelerini kullandı. Zelenskiy, "Kuzey Kore birliklerinin Rusya'ya konuşlandırılmasıyla ilgili yeni verilere sahibiz. Şu anda Rus topraklarında 8 binden fazla Kuzey Kore askeri bulunuyor. Ayrıca 10 bin askerin daha konuşlandırılması için hazırlıklar sürüyor, bu askerler eğitimden geçirilmek ve daha sonra Rusya'ya gönderilmek üzere seçiliyor" dedi. Zelenskiy, "Rusya buna karşılık diğer şeylerin yanı sıra teknolojiyle de ödeme yapıyor. Kuzey Kore'de Rusya'nın teknik desteğiyle Shahed tipi saldırı dronlarının üretimi başlatıldı. Kötülüğün yayılma biçimi ve dünyanın bir bölgesindeki yaşam tehdidinin diğer bölgelere yayılma şekli işte budur. Bunun üstesinden ancak birlikte gelebiliriz" ifadelerini kullandı. Zelenskiy, "Buna karşı koyulmalı. Dünyanın Rusya'ya etkili yaptırımlar uyguladığı zamandan bu yana uzun süre geçti ve (ABD'deki) Lindsey Graham yasası, Avrupa Birliği yaptırımları ve dünyanın dört bir yanından gelen yaptırımlar bunu sağlayabilir. Ortaklarımızın şunu anlaması önemli: Bu gibi olaylar yaşandığında Ukraynalıların yanında durmaları ve Ukrayna'nın buna dayanabilmesi ve zamanı geldiğinde karşılık olarak yardım edebilmesi için somut paketler ve somut kararlarla destek olmaları gerekiyor. Bizimle, Ukrayna ile birlikte duran herkese teşekkür ederim" diye konuştu. Ukrayna ve Güney Kore verilerine göre Kuzey Kore, 2024'ten bu yana Rusya'nın Ukrayna'daki savaşını desteklemek için tahminen 14 bin ila 15 bin asker gönderdi ve bunların çoğu Ukrayna'nın muhtemel bir saldırısını püskürtmeye yardımcı olmak için Kursk bölgesinde konuşlandırıldı.

Kuzey Kore, geliştirilmiş çok namlulu roketatar sistemini test etti Haber

Kuzey Kore, geliştirilmiş çok namlulu roketatar sistemini test etti

Kuzey Kore, askeri kapasitesini artırmaya yönelik silah geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Pyongyang yönetimi, geliştirilmiş 240 milimetrelik güdümlü çok namlulu roketatar sisteminin deneme atışını gerçekleştirdiğini bildirdi. Kuzey Kore devlet medyası KCNA'nın bugün yaptığı haberde, söz konusu silahın ülkenin güney sınırı boyunca ateş gücünü artıracağını bildirdi. Devlet haber ajansı, bu tür roketlerin geliştirilmesinin, Kuzey Kore'ye güney sınırı boyunca ateş gücü hazırlığında önemli bir değişiklik sağlayacağını ifade etti. KCNA'nın haberine göre; test, otonom hassas güdüm sistemi kullanan ve menzili artırılmış roketlerin isabetliliğini ve üstünlüğünü gösterdi. Roketler bir yörüngesel uçuş modunda 100 kilometre ve birleşik süzülme modunda 115 kilometre uzaklıktaki hedefleri vurabildi. "Saldırı güçlerinin güney sınırında yoğunlaştırılması gerekiyor" Testi denetleyen Merkezi Askeri Komisyon Başkan Yardımcısı Pak Jong-chon yaptığı açıklamada, "en ölümcül ve en yıkıcı" saldırı güçlerinin güney sınırında yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı. Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choe Son Hui, bugün yayımlanan ayrı bir açıklamada, ülkesinin nükleer silah statüsünün geri döndürülemez olduğunu ve ABD, Güney Kore ve Japonya'nın bu hafta üçlü bir toplantıda, Kuzey Kore'nin tamamen nükleerden arındırılmasına yönelik taahhütlerini yeniden teyit etmesinin ardından ülkesinin daha kararlı hale geleceğini söyledi. "Hassas bir güdüm sisteminin kullanılması Seul'deki kilit tesisleri birkaç metrelik hata payıyla vurabilir" Seul'deki Kyungnam Üniversitesi Uzak Doğu Çalışmaları Enstitüsü'nde profesör olan Lim Eul-chul, hassas bir güdüm sisteminin kullanılmasının, Kuzey Kore'nin Seul metropol bölgesindeki kilit tesisleri yalnızca birkaç metrelik bir hata payıyla vurabileceğini gösterdiğini söyledi. Lim, bunun, askeri müdahalenin ne olacağından bağımsız olarak Güney Kore'nin yoğun nüfuslu başkent bölgesine yönelik potansiyel bir tehdide karşılık geldiğini ve Güney Kore'de korku oluşturmayı amaçlıyor olabileceğini söyledi. Lim, bunun, askeri müdahalenin ne olacağından bağımsız olarak Güney Kore'nin yoğun nüfuslu başkent bölgesine yönelik potansiyel bir tehdide karşılık geldiğini ve Güney Kore'de korku oluşturmayı amaçlıyor olabileceğini belirtti

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, "Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, katıldığı bir televizyon programında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bayraktar, Türkiye’nin COP31 kapsamında ortaya koyacağı enerji politikaları, elektrikleşme hedefleri, yenilenebilir enerji yatırımları, nükleer enerji çalışmaları, Karadeniz’deki petrol ve doğal gaz arama faaliyetleri ile enerji arz güvenliğine yönelik projeler hakkında açıklamalarda bulundu. "COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını ve Türkiye açısından önemli olacağını düşünüyorum" Türkiye’nin COP31 öncesinde ortaya koyacağı çalışmaların içeriğine değinen Bayraktar, "Türkiye’nin COP31’de dünyaya vermek istediği mesaj; ‘Artık taahhütten aksiyona geçelim’ olacak. Aksiyon almamız lazım ki bu emisyonları sınırlandıralım ve iklim değişikliği ile alakalı hedefi tutturalım. COP31’in Antalya’da çok başarılı olacağını hem Türkiye açısından hem de dünya iklim mücadelesi açısından önemli olacağını düşünüyorum. Türkiye’nin ortaya koyduğu bu ‘Taahhütten aksiyona geçelim, harekete geçelim’ metaforu, etrafında ümit ediyorum önemli değerlendirmeler, önemli kararlar alınacak. Cumhurbaşkanımızın liderliğinde birçok ülkenin devlet başkanı, hükümet başkanları, bakanları burada olacak. 100 bin insanı bekliyoruz. 9-20 Kasım’da bütün dünyanın gözü burada olacak" ifadelerine yer verdi. "2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz COP31 öncesinde Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz" Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerji vizyonunda elektrikleşmeyi merkeze aldıklarını belirterek, "COP31’de dünyaya vereceğimiz en önemli mesajlardan bir tanesi elektrikleşme. Çok iddialı bir şekilde ortaya koyduğumuz unsurlardan bir tanesi 2035’te yüzde 35 elektrikleşme hedefi. Bunu eğer başarırsak bu hakikaten çok önemli bir çıktı olur. Geleceğin elektrik çağı olduğunu söylememiz lazım net bir şekilde. Elektrikleşmenin dünyanın iklim değişikliği ile alakalı mücadelesinde de önemli olduğuna inanıyoruz ve Türkiye olarak enerji vizyonumuzu ve planlarımızı yeni elektrik dünyasına göre hazırlıyoruz. 2040 Türkiye Ulusal Enerji Planı’nı çalışıyoruz ve muhtemelen COP31 öncesinde, yani ekim sonu, kasımın ilk haftası COP31 başlamadan Türkiye’ye ve dünyaya ilan etmek istiyoruz. Bu yeni stratejinin merkezine elektrikleşmeyi koyuyoruz. Bunu yapmak için Türkiye’nin yenilenebilir enerjide çok iddialı hedefleri var. 2035 için 120 bin megavatlık bir hedef ortaya koymuştuk. 2040’ta daha büyük bir hedefi ortaya koyacağız. Türkiye’nin enerjisini verimli kullanması gerekiyor. 2030’a kadarki 20 milyar dolarlık enerji verimliliği projelerini şimdi 2030 sonrası için Türkiye’nin Ulusal Enerji Verimliliği Eylem Planı olarak çalışıyoruz ve daha iddialı bir hedef ortaya koyacağız" değerlendirmesinde bulundu. Bakan Bayraktar, elektrikleşmede ulaştırma sektörünün önemli bir dönüşüm alanı olduğunu belirterek, 2035’te Türkiye yollarında 7-10 milyon elektrikli araç bulunmasını hedeflediklerini söyledi. Belediyelerin otobüslerinin ve bireysel araçların önemli bölümünün elektrikliye dönüşmesi gerektiğini ifade eden Bayraktar, bu dönüşümün petrol talebini ve emisyonları azaltarak dışa bağımlılığı düşüreceğini, bunun için 200 milyar doların üzerinde yatırım gerektiğini kaydetti. Bakan Bayraktar, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr enerjisindeki potansiyeline dikkat çekerek, "Potansiyele baktığınızda toplamda yüzde 70’lik pay güneşe, yüzde 30’luk pay rüzgâra ait olacak gibi gözüküyor kapasite olarak. Bunların birini birine tercih etmemiz söz konusu değil, ikisine de ihtiyacımız var. Yenilenebilir alan, bizim için olmazsa olmazlardan bir tanesi. Yapabildiğimiz kadar güneş ve rüzgâr yatırımı yapacağız" şeklinde konuştu. "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller" Hidroelektrik santrallerde depolama kapasitesinin artırılmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini de ifade eden Bayraktar, "Yeni adımlarımızdan bir tanesi, depolamalı hidrolik santraller. Hidrolik santrallerimizde suyun tekrar kaynağa basıldığı, ucuz saatlerde o suyu kullanarak pompayla alıp tekrar yukarı gönderdiğiniz ve sonra tekrar elektriğin daha uygun fiyatlı olduğu, daha iyi fiyatların olduğu zamanlarda tekrar elektrik ürettiğiniz pompaj depolamayla alakalı bir hedefimiz var" diye konuştu. "Akkuyu’da hedefimiz bu yıl sonuna kadar santralin fiziki çalışmasını başlatmak" Akkuyu Nükleer Santrallerine ilişkin de konuşan Bayraktar, birinci reaktörden elektrik üretimiyle alakalı artık sona yaklaşıldığını söyleyerek, "Şu anda test aşamasındayız. Hedefimiz bu yıl sonuna kadar artık santralin fiziki çalışmasını başlatmak" dedi. "Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakereler sürüyor" Bayraktar, Sinop ve Trakya’daki nükleer santral projelerine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü hatırlatarak, "Bu konuda özellikle son dönemde Kanada ile devam eden çalışmalarımız hızlı ilerliyor. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orada daha net bir tabloyu göreceğiz. İkisine birden bakıyoruz; Sinop sahası biraz daha hazır bir saha ama esas itibarıyla bizim elektrik açısından önceliğimiz Trakya’da. Trakya’yı biraz daha önce yapmak icap ediyor. Orada da saha çalışmalarımız devam ediyor. Çin’le görüşmelerimiz var, Rusya’nın önemli bir ilgisi var ve Güney Kore’yle de müzakerelerimiz bu anlamda devam ediyor" dedi. "Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor" Derin deniz sondaj gemi sayısını 6’ya çıkardıkları kaydeden Bayraktar, "Bunların bir tanesi Somali’de şu anda çalışıyor. Üretim geliştirme programının yanı sıra bir diğeri de Karadeniz’de Batı Karadeniz’de, Orta Karadeniz’de ve Doğu Karadeniz’de tespit ettiğimiz sahalarda yeni sondajlar yapıyor. Önümüzdeki günlerde petrol hedefli, bir sondaja başlayacağız. Biraz uzun sürecek, zor bir sondaj. Batı Karadeniz’de petrol hedefli bir sondaja yakın zamanda başlayacağız" bilgisini paylaştı. Katar gazının Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınmasını öngören proje için yaklaşık 2 bin-2 bin 200 kilometrelik boru hattına ihtiyaç olduğunu kaydeden Bakan Bayraktar, projenin hayata geçirilmesi için öncelikle Türkiye, Katar ve Avrupa Birliği arasında siyasi irade oluşması gerektiğini söyledi. Bayraktar, mevcut krizi yeni enerji projeleri için fırsata dönüştürmek istediklerini kaydetti. Bayraktar, Ceyhan’ın önemli bir petrol merkezine dönüşebilecek potansiyele sahip olduğunu belirterek, bölgedeki petrol kaynaklarının depolama, rafineri ve petrokimya yatırımlarıyla birleştirilmesi halinde Türkiye üzerinden Avrupa’ya günlük 2,5 milyon varile kadar petrol taşınabileceğini ifade etti.

Tüpraştan 4 yeni gemi Haber

Tüpraştan 4 yeni gemi

Türkiye'nin önde gelen enerji şirketlerinden Tüpraş, "Enerjimiz Geleceğe" vizyonuyla tüm değer zincirinde başlattığı dönüşüm yolculuğunda yatırımlarına devam ediyor. Şirket, 2029'da teslim alınması planlanan yeni gemilerle ham petrol taşımacılığı kapasitesini artırırken, tedarik güvenliği ve lojistik esnekliğini de güçlendirmeyi hedefliyor. Tüpraş, Güney Kore'de inşa edilecek dört adet yeni Suezmax tipi gemisiyle ham petrol taşımacılığı kapasitesini önemli ölçüde artıracak. Toplam yatırım tutarı 370 milyon doları aşan, her biri yaklaşık 157 bin DWT taşıma kapasitesine sahip dört adet geminin 2029 yılı içerisinde teslim alınması planlanıyor. Yapılan açıklamaya göre, şirketin deniz yolu taşımacılığı ve lojistik alanında faaliyet gösteren iştiraki Ditaş; geçtiğimiz günlerde teslim aldığı T. Riva tankeriyle Türk Kabotajı'nın ve Koç Topluluğu'nun 100'üncü yılında Türk Bayraklı en büyük tanker filosuna sahip şirket olmuştu. Yeni gemilerin filoya katılmasıyla şirket, petrol taşımacılığındaki kapasitesini artırırken, ulusal ve uluslararası deniz taşımacılığındaki rekabet gücünü daha da ileri taşımayı amaçlıyor. İzmit, İzmir, Kırıkkale ve Batman'da bulunan dört rafinerisinde yıllık toplam 30 milyon tonluk ham petrol işleme kapasitesine sahip olan Tüpraş; Avrupa'nın 7'nci büyük rafineri şirketi ve Akdeniz havzasının en kompleks rafinerilerinden biri konumundadır. 2025 yılı itibarıyla Türkiye dâhil 16 ülkeden 31 farklı ham petrol türü tedarik eden şirket, Avrupa ve Afrika başta olmak üzere dünyanın farklı bölgelerine ihracat gerçekleştiriyor.

Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

Türkiye'de yükseköğretim mezuniyetinde rekor artış! Haber

Türkiye'de yükseköğretim mezuniyetinde rekor artış!

TÜİK, 2025 yılına ilişkin Ulusal Eğitim İstatistikleri'ni yayımladı. Veriler, Türkiye'de eğitim seviyesinin son yıllarda önemli ölçüde yükseldiğini, özellikle gençler ve kadınlar arasında yükseköğretime erişimin belirgin şekilde arttığını ortaya koydu. Buna göre, 25-34 yaş grubundaki nüfusta yükseköğretim mezunu oranı 2008 yılında yüzde 13,5 seviyesindeyken, 2025 yılında yüzde 45,6'ya çıktı. Aynı dönemde kadınlarda yükseköğretim mezuniyet oranı yüzde 12,5'ten yüzde 50,3'e, erkeklerde ise yüzde 14,6'dan yüzde 41'e yükseldi. TÜRKİYE OECD ORTALAMASINA YAKLAŞTI Organisation for Economic Co-operation and Development verilerine göre 2024 yılında 25-34 yaş grubunda yükseköğretim mezunu oranı OECD ülkelerinde ortalama yüzde 48,7 olarak gerçekleşirken, Türkiye'de bu oran yüzde 44,9 oldu. OECD ülkeleri arasında en yüksek oran yüzde 70,6 ile Güney Kore'de, en düşük oran ise yüzde 29,1 ile Meksika'da kaydedildi. 25 yaş ve üzerindeki nüfusta ön lisans, lisans, yüksek lisans ve doktora mezunlarının oranı 2008 yılında yüzde 9,8 iken, 2025 yılında yüzde 26,1'e yükseldi. Aynı yaş grubunda ortaöğretim ve üzeri eğitim seviyesini tamamlayanların oranı ise yüzde 50,5 olarak hesaplandı. Veriler, yükseköğretim mezunlarının özellikle genç yaş gruplarında yoğunlaştığını ve genç kadınların eğitim seviyesinde dikkat çekici bir yükseliş yaşandığını ortaya koydu. ORTALAMA EĞİTİM SÜRESİ 9,6 YILA ÇIKTI Türkiye'de 25 yaş ve üzeri nüfusun ortalama eğitim süresi 2025 yılında 9,6 yıl olarak belirlendi. Kadınlarda ortalama eğitim süresi 8,9 yıl, erkeklerde ise 10,3 yıl oldu. İller bazında değerlendirildiğinde ortalama eğitim süresinin en yüksek olduğu il 10,9 yıl ile Ankara oldu. Ankara'yı İstanbul, Eskişehir, Kocaeli ve Yalova takip etti. En düşük ortalama eğitim süresi ise 7,6 yıl ile Ağrı'da kaydedildi. EĞİTİM SÜRESİNDEKİ EN BÜYÜK ARTIŞ ŞIRNAK'TA Son 10 yılda ortalama eğitim süresindeki artışın en yüksek olduğu il yüzde 48,5 ile Şırnak oldu. Şırnak'ı sırasıyla Hakkari, Muş, Şanlıurfa ve Van izledi. 2025 yılında 6 yaş ve üzeri nüfusta okuma yazma bilenlerin oranı yüzde 97,9 olarak hesaplandı. Bu oran 2008 yılında yüzde 91,8 seviyesindeydi. Kadınlarda okuryazarlık oranı yüzde 96,4'e, erkeklerde ise yüzde 99,3'e yükseldi. İstatistikler, ebeveynlerin eğitim düzeyi ile çocukların eğitim başarısı arasında güçlü bir ilişki olduğunu da ortaya koydu. Annesi yükseköğretim mezunu olan bireylerin yüzde 84,2'sinin, babası yükseköğretim mezunu olanların ise yüzde 80,4'ünün yükseköğretimi tamamladığı belirlendi. Annesi ortaöğretim mezunu olanlarda yükseköğretim tamamlama oranı yüzde 64,3 olurken, annesi ortaöğretim altı eğitim düzeyine sahip bireylerde bu oran yüzde 29,4'te kaldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.