Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Güneş Gözlüğü

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Güneş Gözlüğü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneş Gözlüğü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Güneş Sadece Cildinizi Değil, Gözlerinizi de Yakıyor! Haber

Güneş Sadece Cildinizi Değil, Gözlerinizi de Yakıyor!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte yükselen hava sıcaklıkları ve dik açıyla gelen güneş ışınları, farkında olmadan gözlerimizde ciddi hasarlara yol açabiliyor. Uzun süre ultraviyole ışınlarına maruz kalmanın korneada tahribat oluşturabileceğini belirten Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi hekimlerinden Op. Dr. Atilla Şahin, özellikle çocuklar ile hassas göz yapısına sahip kişilerin bu dönemde ekstra tedbir alması gerektiğini vurguladı. "Güneş Gözlüğü Bir Aksesuar Değil, Sağlık İhtiyacıdır" Yaz aylarında gözü korumanın ilk kuralının doğru gözlük kullanımı olduğunu vurgulayan Op. Dr. Şahin, şu uyarılarda bulundu: "Özellikle güneşin en dik geldiği öğle saatlerinde dışarı çıkılması gerekiyorsa, UVA ve UVB filtreli güneş gözlükleri mutlaka kullanılmalı. Plajda, açık havada veya uzun yolculuklarda gözlerin korunması büyük önem taşıyor. Kaliteli ve ultraviyole filtreli gözlükler yalnızca konfor değil, doğrudan göz sağlığımız için gereklidir." Ekran Başı Çalışanlar ve Alerjik Bünyeler Risk Altında! Bazı kişilerde kornea sinirlerinin çok daha hassas olabileceğine değinen Op. Şahin, dijital ekran kullanımı ve alerjilerin ışık hassasiyetini artırdığına dikkat çekti: "Uzun süre bilgisayar, telefon veya tablet ekranlarına maruz kalmak kornea sinirlerinde hassasiyet oluşturabilir. Bu durumda ışık gözü çok daha fazla rahatsız eder. Fotokromik camlı gözlükler veya koruyucu gözlükler bu hassasiyeti azaltmada oldukça faydalıdır. Ayrıca göz alerjileri de ışık hassasiyetini katlayabilir." Çocuklar İçin 10.00 - 14.00 Saatlerine Dikkat! Yazın çocukların deniz ve güneş altında uzun süre vakit geçirdiğini hatırlatan Op. Dr. Şahin, ebeveynlerin özellikle riskli saatlere dikkat etmesi gerektiğini belirtti: "Çocukların özellikle öğle saatlerinde 10.00 - 14.00 doğrudan güneşe maruz kalmaları sınırlandırılmalıdır. Dışarı çıkmaları gerekiyorsa şapka ve güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemeli. Denizde ise UV korumalı yüzücü gözlükleri tercih etmek hem göz sağlığı hem de genel konfor için son derece önemlidir." Gözünüze Doğrudan Buz Koymayın! Işık hassasiyeti ve rahatsızlık yaşayan kişilerin en çok yaptığı hatalardan birinin doğrudan buz uygulamak olduğunu belirten Op. Dr. Şahin, doğru bakım yöntemini şöyle açıkladı: "Göz çevresine doğrudan buz uygulamak dokulara zarar verebilir. Bunun yerine buzdolabında bekletilmiş göz maskeleri veya serin bezlerle yapılan kısa süreli uygulamalar çok daha rahatlatıcı olur. Uygulama sırasında bir rahatsızlık hissi olursa işlem hemen sonlandırılmalıdır." Erken Teşhis Kalıcı Hasarları Önlüyor Gözlerde geçmeyen yanma, sulanma, ışık hassasiyeti veya alerji belirtileri uzun süre devam ederse vakit kaybetmeden bir uzmana başvurulması gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Şahin, erken değerlendirmenin olası ciddi göz sorunlarının önüne geçmedeki en önemli adım olduğunu hatırlattı.

EN BÜYÜK RİSK YAŞLILAR, ÇOCUKLAR VE HAMİLELERDE Haber

EN BÜYÜK RİSK YAŞLILAR, ÇOCUKLAR VE HAMİLELERDE

65 yaş üstü bireyler, bebek ve küçük çocuklar, hamileler, kronik hastalığı bulunanlar ile açık alanda çalışanların sıcak havalardan en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığını belirten Uzm. Dr Elyesa Karaca, vücudun terleme yoluyla kendini soğutma mekanizmasının aşırı sıcak ve yüksek nem nedeniyle yetersiz kalabildiği, bu durumun sıcak bitkinliği ve sıcak çarpmasına kadar ilerleyebilen ciddi sağlık tablolarına neden olabileceğini vurguladı. Güneşin en dik geldiği saatlerde dışarı çıkmayın Özellikle 11.00 ile 16.00 saatleri arasında mümkün olduğunca dışarı çıkılmaması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr Elyesa Karaca, “Mecbur kalınması halinde ise açık renkli, ince ve bol kıyafetler tercih edilmeli, geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü kullanılmalı, güneş koruyucu ürünler ihmal edilmemeli ve gölgede kalınmaya özen gösterilmeli” dedi. Susamayı beklemeden su için Sıcak havalarda terleme ile birlikte vücudun önemli miktarda sıvı ve mineral kaybettiğini belirten Uzm. Dr Elyesa Karaca, susama hissi oluşmasını beklemeden gün boyunca düzenli su tüketilmesini tavsiye etti. Günlük en az 2,5-3 litre su içilmesi önerilirken, aşırı çay, kahve ve şekerli-gazlı içeceklerin tüketiminin sınırlandırılması gerektiği ifade etti. Aşırı sıcakların en fazla etkilediği grupların başında yaşlılar geldiğini hatırlatan Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, özellikle kronik hastalığı bulunan yaşlıların gün içinde yakınları tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı ve tansiyon, kalp ile böbrek hastalarının kullandıkları bazı ilaçların sıcak havalarda sıvı kaybını artırabileceği belirtilirken, ilaç kullanımında doktor önerisi dışında değişiklik yapılmaması gerektiği hatırlattı. Çocuklar ve hamileler daha dikkatli olmalı Bebekler ve küçük çocukların vücut ısılarını yetişkinler kadar kolay dengeleyemediğine dikkat çeken Uzm. Dr Elyesa Karaca, çocukların uzun süre güneş altında bırakılmaması, sık sık su içmelerinin sağlanması ve araç içerisinde kesinlikle yalnız bırakılmamaları gerektiğini belirtti. Hamile kadınların ise sıcak havalarda daha fazla sıvı tüketmeleri, uzun süre ayakta kalmamaları, güneş altında bulunmamaları ve aşırı yorgunluktan kaçınmaları öneren Uzm. Dr Elyesa Karaca, açıklamalarını şöyle tamamladı: “Yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, mide bulantısı, kusma, nefes darlığı, hızlı nabız ve bilinç kaybı sıcak çarpmasının önemli belirtileri arasındadır. Bu belirtiler görüldüğünde kişinin vakit kaybetmeden serin bir ortama alınması, üzerindeki fazla giysilerin çıkarılması, soğuk uygulama yapılması ve acil sağlık desteği istenmesi gerekebilir.”

Kalitesiz güneş gözlüğü katarakt riskini artırabiliyor! Haber

Kalitesiz güneş gözlüğü katarakt riskini artırabiliyor!

Dünya Güneş Gözlüğü Günü dolayısıyla güneş gözlüğü seçimi konusunu değerlendirmelerde bulunan Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, güneşin zararlı ışınları göz sağlığını tehdit ettiğini kaydetti. Yaz aylarının yaklaşmasıyla birlikte güneş gözlüğü kullanımının arttığını ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Ancak birçok kişi güneş gözlüğünü yalnızca bir moda aksesuarı olarak görüyor. Oysa güneş gözlüğü, gözleri güneşin zararlı ultraviyole (UV) ışınlarından koruyan önemli bir sağlık gerecidir. Güneşten gelen UV ışınları yalnızca cildimizi değil, gözlerimizi de etkiler. Uzun süre korunmasız şekilde UV ışınlarına maruz kalmak; katarakt, kornea hasarları, göz yüzeyi hastalıkları ve sarı nokta hastalığı gibi ciddi sağlık sorunlarının gelişme riskini artırabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü kullanımı estetik bir tercih değil, göz sağlığını korumaya yönelik bir gerekliliktir.” dedi. GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ ALIRKEN NELERE DİKKAT EDİLMELİ? Güneş gözlüğü alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlatan Dr. Özdemir, “Tüketicilerin dikkat etmesi gereken ilk ve en önemli özellik, gözlüğün UV koruma özelliğine sahip olmasıdır. Camın koyu renkli olması tek başına koruma sağladığı anlamına gelmez. Bir güneş gözlüğünün ne kadar koyu olduğu değil, UV ışınlarını ne ölçüde engellediği önemlidir. Bu nedenle satın alınacak ürünün UV400 koruma özelliğine sahip olması gerekmektedir. UV400 ibaresi, gözlüğün 400 nanometreye kadar olan UVA ve UVB ışınlarının büyük bölümünü engelleyebildiğini gösterir. Ayrıca ürün üzerinde CE işaretinin bulunması ve güneş gözlükleri için geçerli olan EN ISO 12312-1 standardına uygun olması önemlidir. Bu standart, güneş gözlüklerinin güvenlik ve performans kriterlerini belirlemektedir.” diye konuştu. KOYU CAM HER ZAMAN DAHA FAZLA KORUMA SAĞLAMIYOR Toplumda en sık yapılan yanlışlardan birinin de koyu renkli camların gözleri daha iyi koruduğunu düşünmek olduğunu söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Oysa UV filtresi bulunmayan koyu camlar, bazı durumlarda hiç gözlük kullanmamaktan daha zararlı olabilir. Koyu cam nedeniyle göz bebeği büyür ve göz içerisine daha fazla ışık girer. Eğer cam yeterli UV korumasına sahip değilse, kişi gözlerini koruduğunu düşünürken daha fazla zararlı ışına maruz kalabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken sadece camın renginin koyuluğuna değil, UV koruma özelliğine odaklanılmalıdır" diye konuştu. Güneş gözlüğü seçiminde mevsimsel koşulların da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirten Dr. Özdemir, camların ışık geçirgenliklerine göre kategori 0’dan kategori 4’e kadar sınıflandırıldığını söyledi ve “Kategori 0 ve 1 camlar düşük ışık koşullarında kullanılırken, kategori 2 orta ışık koşullarında ve kategori 3 camlar yoğun güneş ışığında günlük kullanım için en uygun seçeneklerdir. Kategori 4 camlar ise yüksek dağlık bölgeler, kar yansımalarının yoğun olduğu alanlar ve çok güçlü güneş ışığına maruz kalınan ortamlar için tasarlanmıştır.” şeklinde konuştu. Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, günlük kullanımda en yaygın olarak kategori 2 ve kategori 3 camların tercih edildiğini ifade etti. Kategori 4 camların görünür ışığın yaklaşık yüzde 95’ini engelleyebildiğini belirten Dr. Özdemir, “Kategori 4 camlar görünür ışığın yaklaşık yüzde 95'ini engelleyebildiğinden araç kullanımı sırasında tercih edilmemelidir. Bu camlar sürücünün görüşünü olumsuz etkileyebilir ve trafik güvenliği açısından risk oluşturabilir.” dedi. Güneş gözlüğü seçiminde yalnızca cam kalitesinin değil, çerçeve yapısının da önemli olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Gözlüğün yüz yapısına uygun olması, buruna rahat oturması ve göz çevresini mümkün olduğunca kapatması gerekir. Büyük çerçeveli gözlükler, güneş ışınlarının üstten, alttan ve yanlardan göze ulaşmasını azaltır. Özellikle bombeli tasarıma sahip gözlükler yanlardan gelen ışınlara karşı ilave koruma sağlayabilir. Bu nedenle güneş gözlüğü seçerken yalnızca görünüşüne değil, göz çevresini ne ölçüde koruduğuna da dikkat edilmelidir.” diye konuştu. GÜNEŞ GÖZLÜĞÜ GÜVENİLİR SATIŞ NOKTALARINDAN ALINMALI Günümüzde güneş gözlüklerinin marketlerden internet sitelerine kadar pek çok farklı noktada satılabildiğini hatırlatan Dr. Özdemir, “Güneş gözlükleri günümüzde tıbbi cihaz kapsamında değerlendirilmemekte, koruyucu ürün kategorisinde yer almaktadır. Bu nedenle marketlerde, benzin istasyonlarında, tekstil mağazalarında, internet sitelerinde ve seyyar satış noktalarında dahi satılabilmektedir. Ancak göz sağlığını doğrudan etkileyen bir ürünün yalnızca görünüşüne veya fiyatına bakılarak satın alınması doğru değildir. Optisyenlik müesseseleri İl Sağlık Müdürlükleri ve ilgili kamu kurumları tarafından düzenli olarak denetlenmektedir. Buna karşın farklı satış noktalarında satılan güneş gözlüklerinin UV koruma özelliklerinin doğrulanması mümkün değildir. Bu nedenle tüketicilerin güneş gözlüğü satın alırken güvenilir satış noktalarını tercih etmeleri ve ürünün teknik özelliklerini sorgulamaları büyük önem taşımaktadır.” ifadesinde bulundu. Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanımının önemli riskler taşıdığına dikkat çeken Dr. Özdemir, “Yeterli UV korumasına sahip olmayan güneş gözlüklerinin uzun süre kullanılması; katarakt gelişim riskinin artmasına, kornea hasarlarına, göz yüzeyinde tahriş ve hassasiyete, sarı nokta bölgesinde hasara ve görme kalitesinde bozulmalara neden olabilir. Özellikle çocuklar, açık havada çalışan bireyler ve güneşe uzun süre maruz kalan kişiler risk altındaki gruplar arasında yer almaktadır.” dedi. ÇOCUKLARIN GÖZLERİ DAHA FAZLA KORUNMALI Çocukların göz yapılarının yetişkinlere göre UV ışınlarına karşı daha hassas olduğunu vurgulayan Dr. Özdemir, “Çocukların göz merceğinin daha geçirgen olması nedeniyle zararlı UV ışınları gözün daha derin yapılarına ulaşabilmektedir. Bu nedenle çocuklarda güneş gözlüğü kullanımı ihmal edilmemelidir. Çocuklar için seçilecek güneş gözlüklerinde UV400 koruması, CE işareti, kırılmaya dayanıklı malzeme kullanımı ve yüz yapısına uygunluk mutlaka dikkate alınmalıdır.” diye konuştu. Güneş gözlüğünün bir moda ürünü olmanın çok ötesinde, göz sağlığını koruyan önemli bir yardımcı olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Naz Esin Başkan Özdemir, “Tüketicilerin yalnızca fiyatına, markasına veya görünümüne göre değil; UV korumasına, standartlara uygunluğuna ve satın aldıkları satış noktasının güvenilirliğine göre seçim yapmaları gerekir. Unutulmamalıdır ki doğru seçilmiş bir güneş gözlüğü yalnızca daha konforlu bir görüş sağlamakla kalmaz, aynı zamanda göz sağlığının korunmasına da önemli katkı sunar.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.