Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Görme Kaybı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Görme Kaybı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görme Kaybı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tahliye edilen DHKP/C üyesinin, 2 örgüt üyesinin infaz talimatını verdiği ortaya çıktı Haber

Tahliye edilen DHKP/C üyesinin, 2 örgüt üyesinin infaz talimatını verdiği ortaya çıktı

Geçtiğimiz günlerde tutuklu bulunduğu Bafra T Tipi Kapalı Cezaevi’nden sağlık sorunları nedeniyle tahliye edilen terör örgütü DHKP/C üyesi ve örgüt yanlısı Grup Ekin ile Grup Yorum’un solisti Metin Turan’ın 90’lı yıllarda karıştığı kanlı eylemler yeniden gündeme geldi. Güvenlik kaynaklarına dayanan bilgilere göre, Türkiye’de terör örgütü DHKP/C adına işlediği suçlardan ve illegal faaliyetlerden dolayı çarptırıldığı hapis cezasını Bafra T Tipi Kapalı Cezaevinde çeken Grup Ekin üyesi müzisyen Metin Turan, yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle geçtiğimiz günlerde tahliye edilmişti. Gözlerinde ileri düzeyde görme kaybı olduğu öğrenilen ve bu nedenle Adli Tıp Kurumunun hakkında 'cezaevinde kalamaz' raporu verdiği eski örgüt üyesinin 90’lı yıllarda doğrudan veya dolaylı karıştığı kanlı eylemler yeniden gündeme geldi. Yasadışı sol terör örgütü DHKP/C ve Dev-Sol’un eski lideri Dursun Karataş tarafından 1990’lı yıllarda örgütün İstanbul sorumlusu olarak talimatlandırıldığı güvenlik ve istihbarat birimlerinin raporlarına yansırken, 2008’de ölen Karataş’ın en güvendiği isimlerden biri olduğu kaydedildi. Geriye dönük eylemlerinde Suriye rotası dikkat çeken Turan’ın, bir dönem Şam'da DHKP/C'nin yeniden yapılanma ve illegal kongre süreçlerine katıldığı iddia edildi. DHKP/C adına 90’lı yıllarda ses getiren kanlı eylemlere imza atan Metin Turan’ın, örgütün İstanbul sorumlusu olduğu süreçte "köstebek" olduğundan şüphelendiği 2 örgüt üyesini katı itaat mekanizmasını sağlamak için infaz talimatı verdiği iddia edildi. Yine çarpıcı eylemler arasında bankalara yönelik saldırılar dikkat çekerken, o yıllarda devlet bankasının İstanbul’daki 2 ayrı şubesine düzenlenen bombalı saldırıda da doğrudan yer alan Turan’ın, örgütün "silahlı propaganda" stratejisine yön veren isim olarak görülüyor. Örgüte yakın Grup Ekin ve Grup Yorum’un solisti ve DHKP/C eski sorumlusu Metin Turan, söz konusu eylem ve faaliyetleri nedeniyle "Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" suçundan yargılandığı davada mahkumiyet kararı almıştı. Söz konusu eylemler nedeniyle geçirdiği soruşturmalar ve verilen cezalar sebebiyle uzun yıllar cezaevinde kalıyordu. Turan, 19 Aralık 2000 yılında Sağmalcılar Cezaevindeyken "Hayata Dönüş Operasyonları" sırasında kolluk kuvvetleri ve mahkumlar arasında yaşanan kargaşa ve arbede sırasında gözlerinde görme kaybı yaşamıştı.

"Gözlük kullanmadım böyle oldu" Haber

"Gözlük kullanmadım böyle oldu"

İstanbul'da yaşayan 42 yaşındaki Ramazan Öztürk'ün iddiaya göre matkap kullandığı sırada vida parçası gözüne kaçtı ancak başta durumu anlamadı, şikayetler oluşunca ise hastaneye koştu. Öztürk, "Vida sökerken kırılıp yerden sekip gözüme girdi. İlk anlamadım, çapak gibi sandım. Gözlük kullanılması lazım, kullanmadım böyle oldu" dedi. Gözdeki cismi başarılı operasyonla alan Doç. Dr. Sadık Etka Bayramoğlu, "Ameliyat 2-2,5 saat sürdü, eğer görme merkezine gelirse tam görme kaybıyla bile sonuçlanabilir. Şanslıydı, yabancı cismi başarıyla çıkarttık. Belki bir koruyucu gözlük olsaydı hiç böyle bir ameliyata gerek kalmayabilirdi" diye konuştu. Öte yandan göze kaçan parça ve çıkarılma anı kameraya yansıdı. İstanbul'un Pendik ilçesinde yaşayan cam işiyle uğraşan 42 yaşındaki Ramazan Öztürk'ün iddiaya göre 12 Haziran günü matkap kullandığı sırada gözüne vida parçası kaçtı. Olay sonrası durumu anlamadığını söyleyen Öztürk, şikayetleri oluşunca hastaneye gitti. Yapılan incelemelerde gözüne vida parçası kaçtığı anlaşılan Öztürk ameliyata alındı. İlk operasyon sonrası 13 Haziran günü İstanbul Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Sadık Etka Bayramoğlu ve ekibi tarafından yapılan incelemelerin ardından Öztürk, ameliyata alındı. Göze kaçan parça ve çıkarılma anı kamerada Yaklaşık 2,5 saat süren operasyonla parça başarıyla çıkarıldı. Göze giren parçanın filmdeki görüntüsü dikkat çekerken çıkarılan parçalı hali ve çıkarılma anı kameraya yansıdı. Doç. Dr. Bayramoğlu, hastasının durumu ve sürece ilişkin bilgi verdi. Bayramoğlu, tadilat ya da benzer durumlarda koruyucu önlemlerin hayati olduğuna dikkat çekti. Öztürk ise yaşadığı zorlu süreci anlattı. "Vida sökerken vida kırılıp yerden sekip gözüme girdi" Gözünde batma, sulanma gibi şikayetler hissetmesi sonrası hastaneye gittiğini belirten Ramazan Öztürk, "Yaklaşık 1,5 ay önce oldu, camcıyım. Bir vida sökerken vida kırılıp yerden sekip gözüme girdi. Ameliyat geçirdim, ambulansla buraya sevk edildim. Gözlük mecbur kullanılması lazım, ben kullanmadım sonuç böyle oldu yine şükür, atlattık. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. İlk etapta anlamadım, çapak gibi sandım, gözümden su gelince direkt hastaneye gittim. Parça içerideymiş, biz bilmiyorduk. Uzun bir ameliyat geçirdim, şu an iyiyim" ifadelerini kullandı. "Görme merkezine gelirse tam görme kaybıyla bile sonuçlanabilir" Hastasının durumuna yönelik konuşan Doç. Dr. Sadık Etka Bayramoğlu, "Hastamız 13 Haziran cumartesi geldi. 1 gün önce kendi işyerinde çalışırken gözüne metalik bir yabancı cisim kaçma şüphesiyle başka bir hastaneye başvurmuş ve orada birincil ameliyatı yapılmıştı. Hasta geldikten, gerekli ön incelemeleri yaptıktan sonra birkaç saat içinde ameliyathaneye indirip, ameliyatımıza başladık. Toplam 2-2,5 saat sürdü. Yabancı cisim çok büyük değildi; yaklaşık 2,5-3 milimetre uzunluğunda, genişliği ise 1-1,5 milimetreydi fakat gözün derin tabakalarına kadar ulaşmıştı. Göz yaralanmalarında yabancı cismin boyutu elbette önemli ama hiçbir zaman küçük yabancı cisimlerin daha az zararla sonuçlanabileceği gibi bir algıya da kapılmamak lazım. Eğer görme merkezine gelirse ciddi, tam görme kaybıyla bile sonuçlanabilir" dedi. "Koruyucu gözlük olsaydı böyle bir ameliyata gerek kalmayabilirdi" ‘Hastamız şanslıydı' diyerek sözlerine devam eden Bayramoğlu, "Görme merkezine yaklaşmış, onu hassasiyetle temizledikten, gerekli tüm güvenlik tedbirlerini aldıktan sonra yabancı cismi başarıyla çıkarttık. İlk ameliyatın zamanında yapılmış olması önemli. 1 haftayı geçen olgularda maalesef tedavi şansı çok çok azalıyor. Göz içi kanamalar, yabancı cisimlere karşı göz içi reaksiyonlar gelişebiliyor, hele hele göz içi enfeksiyon gelişirse görme kaybı ve hatta göz kesesinin tamamen kaybına kadar ilerleyebiliyor. Matkap kullanırken olmuş, mutlaka koruyucu gözlük, bazı durumlarda yüz koruyucu ekipmanın olması lazım. Bu hastamızın özelinde belki bir koruyucu gözlük olsaydı hiç böyle bir ameliyata gerek kalmayabilirdi" ifadelerini kullandı. "Günde ortalama 5 ila 10 arasında vaka" Yabancı cisim kaynaklı başvurularına yönelik konuşan Bayramoğlu,, "Kliniğimizde günde yaklaşık ortalama 5 ila 10 arasında göze yabancı cisim veya kaynak ustalarının ya da izleyen insanların göz hasarı sonucu göz yaralanması gelmekte. Hastamızdaki gibi bu tarz göz içi yabancı cisim, delici göz yaralanmaları daha seyrek oluyor, haftada birkaç adet diyebiliriz. İnsanlarımızın böyle ciddi bir yaralanmayla karşılaşmaması için koruyucu ekipmanlarına dikkat etmeleri lazım eğer ekipmanlar kullanılırsa göz yaralanması sebebiyle başvuruların yüzde 90-95 azalabileceğini düşünüyorum" dedi.

VİTAMİN EKSİKLİKLERİ HAYAT KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR Haber

VİTAMİN EKSİKLİKLERİ HAYAT KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR

Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, vitamin eksikliklerinin dünya genelinde oldukça yaygın görüldüğünü belirterek, erken teşhis ve doğru tedaviyle çoğu eksikliğin önlenebilir ve kontrol altına alınabilir olduğunu söyledi. Vitaminlerin, vücudun ihtiyaç duyduğu ancak çok küçük miktarlarda alınmasına rağmen hayati görevler üstlenen mikro besinler olduğunu ifade eden Uzman Dr. Elyesa Karaca, eksikliklerin yalnızca yetersiz beslenmeye bağlı gelişmediğini vurguladı. Uzman Dr. Elyesa Karaca, “Kişi düzenli ve sağlıklı beslendiğini düşünse bile bazı hastalıklar, ilaç kullanımı, sindirim sistemi sorunları ya da emilim bozuklukları nedeniyle vitamin eksikliği yaşayabilir. Bu nedenle uzun süren şikâyetler dikkate alınmalı ve mutlaka değerlendirilmelidir” dedi. Vitamin eksikliği belirtileri Vitamin eksikliklerinin belirtilerinin hangi vitaminin eksik olduğuna ve eksikliğin derecesine göre değişebildiğini belirten Uzman Dr. Elyesa Karaca, bazı işaretlerin toplumda sık görülmesine rağmen çoğu zaman farklı nedenlere bağlandığını söyledi. Sürekli yorgunluk hissi, halsizlik, dikkat dağınıklığı, konsantrasyon güçlüğü ve unutkanlığın bazı vitamin eksikliklerinin habercisi olabileceğini belirten Dr. Elyesa Karaca, ciltte kuruluk, döküntü, saç dökülmesi ve tırnak kırılmalarının da önemli belirtiler arasında yer aldığını ifade etti. Görme problemleri, gece görmede zorlanma, kas güçsüzlüğü, denge kaybı, ellerde ve ayaklarda uyuşma ya da karıncalanma gibi sinir sistemi belirtilerinin de vitamin eksikliğine işaret edebileceğini kaydeden Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, duygu durum değişiklikleri, huzursuzluk ve depresif hislerin de bazı vitamin yetersizliklerinde ortaya çıkabileceğini dile getirdi. Her eksiklik yalnızca beslenmeyle ilgili değil Vitamin eksikliklerinin yalnızca yanlış beslenme alışkanlıklarından kaynaklanmadığını vurgulayan Uzman Dr. Elyesa Karaca, birçok farklı sağlık sorununun da bu tabloya neden olabileceğini söyledi. Özellikle mide ve bağırsak sistemi hastalıkları, uzun süreli aşırı alkol kullanımı, bazı genetik hastalıklar ve bağışıklık sistemi sorunlarının vitamin emilimini olumsuz etkileyebildiğini belirten Dr. Elyesa Karaca, vegan ve vejetaryen beslenme biçiminde de bazı vitaminlerin yeterli alınamama riskinin bulunduğunu ifade etti. Bazı ilaçların da vitamin düzeylerini etkileyebildiğini dile getiren Dr. Elyesa Karaca, özellikle diyabet ilaçları, bazı antibiyotikler ve mide-bağırsak sistemi üzerinde etkili ilaçların uzun süreli kullanımında doktor kontrolünün önemli olduğunu söyledi. Uzman Dr. Elyesa Karaca, “Özellikle D vitamini eksikliği güneş ışığından yeterince yararlanamayan kişilerde daha sık görülüyor. B12 vitamini eksikliği ise vegan beslenen bireylerde ve emilim problemi yaşayan hastalarda daha yaygın karşımıza çıkabiliyor” diye konuştu. Tedavi edilmezse ciddi sonuçlara yol açabiliyor Vitamin eksikliklerinin hafife alınmaması gerektiğini vurgulayan Uzman Dr. Elyesa Karaca, tedavi edilmeyen bazı eksikliklerin sinir hasarı, bağışıklık sisteminin zayıflaması, görme kaybı ve nörolojik problemlere kadar ilerleyebileceğini söyledi. Bazı vitamin eksikliklerinin çocuklarda büyüme ve gelişmeyi olumsuz etkileyebildiğini, gebelik döneminde ise doğumsal anomaliler riskini artırabildiğini belirten Özel Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Elyesa Karaca, bu nedenle özellikle risk grubundaki bireylerin düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini ifade etti. Basit bir kan testiyle tespit edilebiliyor Vitamin eksikliklerinin çoğu zaman kan testleriyle kolaylıkla saptanabildiğini belirten Uzman Dr. Elyesa Karaca, düzenli sağlık kontrollerinin önemine dikkat çekti. Uzman Dr. Elyesa Karaca, “Bazı vitamin eksiklikleri aylar boyunca belirti vermeyebilir. Bu nedenle yalnızca şikâyet olduğunda değil, rutin kontroller sırasında da vitamin düzeylerinin değerlendirilmesi önemlidir. Erken teşhis, olası kalıcı hasarların önüne geçebilir” dedi. Vitamin eksikliklerini önlemenin en etkili yolunun dengeli ve çeşitli beslenme olduğunu söyleyen Uzman Dr. Elyesa Karaca, sebze, meyve, kaliteli protein kaynakları ve vitamin yönünden zengin besinlerin düzenli tüketilmesinin önem taşıdığını ifade etti. Doktor önerisi olmadan bilinçsiz vitamin kullanımının doğru olmadığını vurgulayan Dr. Elyesa Karaca, “Her eksiklik aynı değildir. Kişinin ihtiyacına göre planlanan tedavi daha etkili sonuç verir. Bu nedenle vitamin takviyeleri mutlaka uzman kontrolünde kullanılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Çocukların geleceği ekranlarda bulanıklaşıyor Haber

Çocukların geleceği ekranlarda bulanıklaşıyor

Bir dönem yalnızca uzak görme kusuru olarak değerlendirilen miyopi, günümüzde çocukların görme sağlığını tehdit eden en önemli küresel sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijitalleşen yaşam tarzı nedeniyle çocukların giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçirdiğini ve bunun miyopi vakalarını artırdığını belirtiyor. Uluslararası araştırmalara göre, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, yani 5 milyar kişinin miyop olması beklenirken, bunların yaklaşık 1 milyarının yüksek miyopi seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Uzmanlar, çocukluk çağında kontrol altına alınmayan miyopinin ilerleyen yaşlarda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. EKRAN SÜRESİ ARTIYOR, RİSK BÜYÜYOR Uzmanlara göre son yıllarda çocukların günlük yaşam alışkanlıklarında yaşanan değişim, miyopi artışının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklar uzun süre yakın mesafeye odaklanırken, açık havada geçirilen sürenin azalması doğal ışığın göz gelişimi üzerindeki koruyucu etkisini sınırlandırıyor. Bu durumun miyopinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha hızlı ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor. BELİRTİLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR Miyopi çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Tahtayı net görememe, televizyona veya ekranlara yaklaşma, gözleri kısarak bakma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, herhangi bir belirti olmasa bile çocukların düzenli göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü miyopinin en hızlı ilerlediği çocukluk döneminde yapılacak erken müdahalelerin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ciddi göz hastalıklarının riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Miyopi kontrolüne yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazanmış durumda. HOYA Vision Care ile The Hong Kong Polytechnic University iş birliğinde yürütülen yeni bir klinik araştırmada, D.I.M.S. teknolojisinin geliştirilmiş versiyonunu kullanan MiYOSMART iQ gözlük camlarının çocuklarda miyopi ilerlemesini kontrol altına almada dikkat çekici sonuçlar verdiği açıklandı. Denver’da düzenlenen ARVO 2026 Annual Meeting’de paylaşılan sonuçlara göre, 7-12 yaş grubundaki çocuklarda 12 aylık kullanım sonunda miyopi kontrol etkinliğinin ortalama yüzde 100’ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Araştırmada aksiyel uzunluk artışında yüzde 94 oranında azalma gözlemlendi. 4-6 yaş grubundaki çocuklarda ise kırma kusurunda yüzde 65, aksiyel uzunlukta ise yüzde 44 oranında miyopi kontrol başarısı elde edildiği açıklandı. “ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEME SAHİP” HOYA Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, miyopinin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirterek, “Miyopi her yıl daha fazla çocuğu etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geliyor. Çocuklarımızın görme sağlığını korumak için bugün atılacak adımlar, gelecekteki yaşam kalitelerini doğrudan etkileyecek. Araştırma sonuçları, miyopi kontrolünde bilimsel olarak desteklenen yeni bir dönemin başladığını gösteriyor” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.