Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Görevi Kötüye Kullanma

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Görevi Kötüye Kullanma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Görevi Kötüye Kullanma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekrem İmamoğlu: "Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız" Haber

Ekrem İmamoğlu: "Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız"

Ekrem İmamoğlu ve diğer 11 sanığın Beylikdüzü Belediyesi başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullanıp masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davasının görülmesine başlandı. Duruşmada savunma yapan Ekrem İmamoğlu "O dönem 3 bin dolara tekabül eden bir aracın kiralanması yerine, ‘bu arabadan bende de var ben bunu kullanmaya devam edeyim' dedim. Benim aracım varsa milletin parasını neden makama hizmet aracına harcayayım diyerek bir işlem yürütüldü. Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız, o para geri yatırıldı. Belgesi size mutlaka ulaşacaktır. Kamuya ait kamu tarafından kiralanmış bir makam aracının, rakamını yüksek bulduğum için, o aracın yerine kendi arabamı kullanma meselesi" dedi. Tutuklanmasının ardından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediyesi başkanlığı döneminde kendi şirketine ait aracı başkanlık makam aracı olarak kullanıp, masraflarını belediyeye karşılattığı iddiasıyla görevi kötüye kullanma suçundan açılan davasının görülmesine başlandı. Ekrem İmamoğlu ve diğer 11 sanık hakkında açılan dava, Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi karşısındaki duruşma salonunda görüldü. Duruşmaya 8 tutuksuz sanık ile başka suçtan tutuklu Ekrem İmamoğlu katıldı. "Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız o para geri yatırıldı" İmamoğlu savunmasında, "Bu kürsüde bulunduğum her duruşmada yer aldığım her davada yapılan haksızlıkları anlatmaya çalıştım. Ülkemizin siyasete bulaşmış yargı eliyle zararlar gördüğünü her ortamda ifade ettim. Benim bu anlatılarım yalnızca kendim için değildi. Bu feryat aynı zamanda ülkem içindi. O dönem 3 bin dolara tekabül eden bir aracın kiralanması yerine, ‘bu arabadan bende de var ben bunu kullanmaya devam edeyim' dedim. Benim aracım varsa milletin parasını neden makama hizmet aracına harcayayım diyerek bir işlem yürütüldü. Yaptığım bu tercih bir ceza davasının konusu haline gelebiliyor. Otomobili değil zihniyeti tartışalım. Görev yaptığım Beylikdüzü Belediyesi'nde ya da İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde makam odası üretmedim, kişisel zevk alanları üretmedim. Olanı kullandım, aşırılıkları azalttım. Yanlışlıkla belediyenin sisteminden benzin almışız o para geri yatırıldı. Belgesi size mutlaka ulaşacaktır" dedi. "Kendi aracımı yine makam arabası olarak kullanmaya devam ettim" Ekrem İmamoğlu savunmasının devamında, "Makam arabasının benzinini ve mazotunu ya da lastiğini konuşuyoruz ya. Görev aldığımda ben İstanbul Büyükşehir Belediyesi döneminde de kendi aracımı yine makam arabası olarak kullanmaya devam ettim. Benzin parasını, mazot parasını da kendim ödedim. Yine Beylikdüzü'nde olduğu gibi Büyükşehir Belediyesi döneminde de kendi aracımı kullandım. Sadece aracımın bakım zamanı geldiğinde, ‘belediyenin var mı makam arabası' diye sorduğumda, ‘2 tane makam arabanız var' dediler. Bu araçları da çok az kullandım. En son ‘yazık günah, bunları satın' dedim. Bugün burada gerçekten bir makam arabası tartışılacaksa, ben bu tartışmadan kaçmam. Bir litre benzinin hesabını da veririm, bir lastiğin hesabını da veririm. Çünkü kamu görevlisine milletin tek kuruşunun dahi hesabı sorulmalıdır. Bir zamanlar bu sorumluluk gereği belediyeye makam aracı kiralamamak için kendi aracımı kullanıyordum, bugün o makam aracının hesabını vermek için ne yazık ki sizin karşınızda sanık kürsüsünde, Silivri'deyim. Kamuya ait kamu tarafından kiralanmış bir makam aracının, rakamını yüksek bulduğum için, o aracın yerine kendi arabamı kullanma meselesi" ifadelerini kullandı. İddianameden Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, Fatma Hoşgöz Açıkgöz, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Ercan Doğan sanık sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, İmamoğlu İnşaat'ın 4 Şubat 2015'te Beylikdüzü Belediyesine bir dilekçe verdiği, şirketin mülkiyetindeki 34 LN 4472 plakalı aracın, bakım, yakıt ve diğer tüm masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere, dönemin belediye başkanının görev süresi boyunca bedelsiz olarak Belediye Başkanlığı hizmetinde kullanılmasının teklif edildiği aktarıldı. 9 Şubat 2015'te Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun oluruyla dilekçenin belediye encümenine sevk edildiği anlatılan iddianamede, encümenin bu talebi, aracın başkanlık makam otosu olarak kullanılması, bakım ve yakıt masraflarının belediye tarafından karşılanmak üzere bedel ödenmeksizin kabulüne uygun gördüğü açıklandı. Ekrem İmamoğlu'nun mevzuata aykırı olduğu iddia edilen bir teklifi içeren dilekçeyi belediye encümenine havale ederek, yetkisi olmayan bir konuda karar alınması sürecini başlatarak kamu zararına neden olduğu iddianamede belirtildi. İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı süresince makam aracı olarak kullandığı araç için yapılan ödemeler nedeniyle kamunun toplamda 122 bin 305 lira zarara uğratıldığı iddianamede ifade edildi. İddianamede yer verilen bir diğer usulsüzlükte ise Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor İşleri Müdürlüğünce 25 Aralık 2018'de 65 bin 600 lira bedelli Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları Malzemesi Alım İşi ile 15 Ocak 2019'da 65 bin 800 lira bedelli iki ayrı Eğitmen Çalıştırılması ve Spor Organizasyonları İşi için temin alımı yapıldığı anlatıldı. Kamu İhale Kanunu'na göre büyükşehir belediye sınırları içerisindeki idareler için doğrudan temin parasal limitinin KDV hariç 67 bin 613 lira olduğu hatırlatılan iddianamede, belediyenin iki ayrı doğrudan temin alımı yaptığı aktarıldı. İddianamede, sanıklar Ekrem İmamoğlu, Bülent Arslaner, Fatih Keleş, İlyas Yılmaz, Mehmet Zeki Çanakçi, Mülayim Demirtaş, Nuray Köker, Orhan Yılmaz, Selçuk Altun, Üzeyir Çöl ve Fatma Hoşgöz Açıkgöz'ün görevi kötüye kullanma suçundan 6 aydan ikişer yıla kadar hapis cezasına çarptırılması istendi. Sanık Ercan Doğan'ın görevi kötüye kullanmaya yardım suçundan 3 aydan 1 yıla kadar hapisle cezalandırılmasının istendiği iddianamede sanık Mehmet Zeki Çanakçi'nin ayrıca daha önce aldığı bir cezadan dolayı denetim süreci içindeyken yeni bir suç işleyerek denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davrandığı ifade edildi.

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor Haber

Aziz İhsan Aktaş suç örgütü davasında bugün karar bekleniyor

Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik 200 sanığın yargılandığı davada mahkemenin bugün kararını açıklaması bekleniyor. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen Çıkar Amaçlı Suç Örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada 200 sanığın ve avukatlarının savunmaları tamamlandı. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri Kampüsünde bugün görülecek duruşmada, sanıkların son sözleri alınacak. İlk duruşma 27 Ocak’ta yapıldı Davanın ilk duruşması, 27 Ocak günü yapılmıştı. Yapılan tutukluluk incelemeleri sonucunda, aralarında Utku Caner Çaykara, Zeydan Karalar ve Kadir Aydar’ın da aralarında bulunduğu 28 sanık tahliye edilmişti. Esasa ilişkin mütalaa 14 Mayıs’ta açıklandı Öte yandan, 14 Mayıs günü görülen duruşmada, Cumhuriyet Savcısı, esasa ilişkin mütalaasını açıklamıştı. Mütalaada, etkin pişmanlıktan faydalanan tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş’ın ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 29 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’ 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 3 kez ‘rüşvet’ ve 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ suçlarından toplam 103 yıldan 280 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Tutuksuz sanık Baki Nugay’ın ise ‘suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 19 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 4 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 7 kez ‘rüşvet’, 3 kez ‘edimin ifasına fesat karıştırmak’ ve ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ suçlarından toplam 119 yıldan 328 yıla kadar hapsi talep edilmişti. Rıza Akpolat’ın 234 yıla kadar hapsi istendi Görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat’ın 30 kez ‘ihaleye fesat karıştırma’, 17 kez ‘özel belgede sahtecilik’, 2 kez ‘resmi belgede sahtecilik’, 1 kez ‘nitelikli dolandırıcılık’, 2 kez ‘rüşvet’, ‘suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama’ ve ‘haksız mal edinme, mal kaçırma veya gizleme’ suçlarından toplam 86 yıldan 234 yıla kadar hapsi istenmişti. Tutuklanmasının ardından Avcılar Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan ve ardından tahliye edilen sanık Utku Caner Çaykara’nın ‘ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması’ suçundan beraati, ‘rüşvet’ suçundan ise 4 yıldan 12 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Mütalaada, adli kontrolün kaldırılmasının ardından görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, görevlerinden uzaklaştırılan tutuksuz sanıklar Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, görevinden uzaklaştırılan tutuklu sanık Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin’in rüşvet’ suçundan 4 yıldan 12’şer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Esenyurt Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuksuz sanık Ahmet Özer’in ise 2 kez ‘ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma’ suçundan 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Davada karar günü Sanıkların, esasa ilişkin mütalaaya karşı savunmaları tamamlandı. Mahkeme heyeti, bugün Silivri’de görülecek olan duruşmada, sanıkların son sözlerini alacak. Ardından ise heyetin, kararını açıklaması bekleniyor.

AK Parti Üsküdar'da seçimlerin iptali için yargıya başvurdu: "Divan Başkanı oyları karıştırdığını açıkça kabul etmiştir" Haber

AK Parti Üsküdar'da seçimlerin iptali için yargıya başvurdu: "Divan Başkanı oyları karıştırdığını açıkça kabul etmiştir"

AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu ve AK Partili belediye meclis üyeleri, 5 Ağustos 2026 tarihinde Üsküdar Belediye Meclisi'nde gerçekleştirilen Başkan Vekilliği seçimlerinde yaşanan usulsüzlük ve şaibe iddiaları üzerine bugun suç duyurusunda bulundu. İstanbul Anadolu Adliyesi E Blok'a gelen heyet, seçim sürecinde görev alan yetkililer ve Meclis üyelerine baskı uyguladığı öne sürülen kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun ardından adliye önünde bir basın açıklaması düzenlendi. "Açıklamalarımız resmi canlı yayın kaydına dayanmaktadır" Hukuki sürecin başlatılmasının ardından adliye önünde kamuoyuna açıklamalarda bulunan AK Parti Üsküdar İlçe Başkanı Taha Sarıcaoğlu, Üsküdar Belediyesi'nde yaşanan gelişmeleri üzüntüyle takip ettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: "İddialarımızın tamamı, Üsküdar Belediyesi'nin kendi resmî yayınında kamuya açık biçimde yayımlanan canlı yayın kaydına dayanmaktadır. Belediye Başkanı da dâhil olmak üzere soruşturmada adı geçen birçok kişinin yargılanma süreci devam ediyor. Bizler masumiyet karinesine inanıyor, hukuk devletinin temel ilkelerine bağlılığımızı koruyoruz. 1 Ağustos tarihinde, Belediye Kanunu'nun 47. maddesi gereğince Belediye Başkanı görevden uzaklaştırılmış, aynı Kanun'un 45. maddesi gereğince de Belediye Başkan Vekili seçiminin yapılması zorunlu hâle gelmiştir." "Meclis üyelerine tehdit ve baskı uygulandığı iddia edilmiştir" Seçim turları arasında yaşanan olaylara dikkat çeken Sarıcaoğlu, 3. tur oylamasının ardından seçimin olağan akışına aykırı şekilde kesintiye uğratıldığını ifade etti. Sarıcaoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü: "3. turda 6 CHP'li Meclis üyesinin Cumhur İttifakı adayımız Dündar Ziya Gültekin lehine oy kullanmasının ardından, seçimin olağan akışına aykırı şekilde ara verilmiştir. Biz, üçüncü turun ardından seçimin kesintiye uğratılmadan devam etmesini ısrarla talep ettik. Buna rağmen Meclis Başkanlığı tarafından seçime ara verilmiş, bu ara esnasında yaşananlar da kamuoyuna yansımıştır. Üsküdar'daki usulsüzlüklere 'dur' diyen Meclis üyelerine yönelik baskı ve tehdit iddiaları gündeme gelmiş; CHP'li Meclis üyelerinin kendi grup odalarında bir partinin İl Başkanı tarafından tehdit edildiği ve son turda tercihlerini değiştirmeleri yönünde baskı gördükleri iddia edilmiştir." "Divan Başkanı oyları karıştırdığını açıkça kabul etmiştir" Dördüncü tur oylamada yaşanan harf iptalleri ve oy sayımındaki çelişkilere de değinen Taha Sarıcaoğlu, "4. turda yaşananlar ise seçim sürecindeki tartışmaları daha da derinleştirmiştir. G harfinin 6'ya, Z harfinin T harfine ve 2'ye benzetildiği, K harfinin üzerinden tekrar geçildiği gerekçeleriyle oyların geçersiz sayıldığına şahit olduk. Divan Başkanı Ali Aral aynen, 'Karıştı bu oylar ya. Oyları karıştırdım. Hangisi geçersizdi?' diyerek oyları karıştırdığını kabul etmiştir. Oyların ve itirazların hangi pusulaya ilişkin olduğu konusunda böylesine açık bir karışıklığın yaşanması, seçimin güvenilirliği konusunda ciddi soru işaretleri doğurmuştur" şeklinde konuştu. "İki ayrı suç duyurusunda bulunduk, iptal davası da açacağız" El yazısıyla yazılan oy pusulalarındaki harf şekillerinin oyu geçersiz kılamayacağını ve mevzuatta bunun bir karşılığı bulunmadığını vurgulayan Sarıcaoğlu, atılan hukuki adımları detaylandırarak sözlerini şöyle tamamladı: "Bir oy pusulasının geçerliliği, sadece o pusula üzerinden değerlendirilmelidir. Başka bir isme ait pusula hakkında verilen kararın, sonraki bir pusulanın geçersizliğine gerekçe yapılması hukuki açıdan kabul edilemez. Bugün itibarıyla iki ayrı suç duyurusunda bulunduk. Birincisi; başta görevi kötüye kullanma olmak üzere siyasi hakların kullanılmasının engellenmesine ilişkin olarak Başkanlık Divanı üyeleri hakkındadır. Diğeri ise 3. tur sonrasında verilen arada salonda ve salon dışında yaşanan olaylara karışan, Meclis üyelerine yönelik baskı, tehdit ve alenen hakaret iddialarına ilişkin kişileri kapsamaktadır. Ayrıca seçim işleminin ve Meclis kararının iptali ile seçimin yenilenmesi talebiyle idare mahkemesinde de dava açacağız. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.