Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gönüllülük

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gönüllülük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gönüllülük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençler, Bursa’nın afetlere karşı dayanıklılığı için harekete geçiyor Haber

Gençler, Bursa’nın afetlere karşı dayanıklılığı için harekete geçiyor

Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ve Bursa Kent Konseyi iş birliğinde Avrupa Dayanışma Programı kapsamında yürütülen "Eurodesk Youth Solidarity for Resilience-Dayanıklılık için Gençlik Dayanışması" Projesi çerçevesinde Bursalı gençler harete geçti. Bursa’nın afetlere ve çevresel risklere karşı daha dirençli bir kent olması için gençlerin aktif rol üstlenmesini amaçlayan proje kapsamında; gençlerin afetlere hazırlık konusunda bilinçlendirilmesi, gönüllülük ve dayanışma kültürünün güçlendirilmesi ve gençlerle kentteki kurumlar arasında sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bursa Kent Konseyi’nde gerçekleştirilen açılış toplantısına Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi (AKOM) Başkanı Ömer Faruk Döğücü, Afet Koordinasyon Şube Müdürü Özay Özgür Gündüz, Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Emre Solak, Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürü Ercüment Yılmaz, İtfaiye İdari ve Destek Şube Müdürü Gülçin Bayazıt, Orman Bölge Müdürlüğü’nden Mevhibe Gündiç, proje koordinatörleri Yaren Yıldırım ve Yağız Mert Uğurlu, Gürsu Belediyesi Eurodesk Temas Noktası temsilcisi ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Projeleri merkeze alacağız" Proje çalışmalarını oldukça anlamlı bulduğunu ifade eden Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının proje süreçlerine daha fazla dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Kent Konseyi olarak projeleri merkeze alan yeni bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Samast, şöyle konuştu; "Projelerin içerisinde olmak benim için ayrıca bir motivasyon. Kent Konseyi’nde oluşturmaya çalıştığımız yeni yapıda projeleri merkeze alacağız. Çünkü yeni fikirler, yeni projeler hem konseyimiz hem de şehrimiz için çok değerli. Proje yazmak ve hayata geçirmek isteyen sivil toplum kuruluşlarıyla, kurum ve kuruluşlarla, gençlerimizle daha çok iletişimimiz olacak. Yapımızı da buna göre yeniliyoruz." Proje üretme sürecinde yenilikçi fikirlerin geliştirilmesi ve bu fikirlerin doğru kaynaklarla buluşturulmasının önemine vurgu yapan Samast, Bursa Kent Konseyi bünyesinde bir Projeler ve Kaynak Geliştirme Ofisi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Samast, "Yeni Nesil Kent Konseyi yapımızın içerisinde Projeler ve Kaynak Geliştirme Ofisi de oluşturmak istiyoruz. Kent Konseyi’ne gelen iyi fikirleri kaynakla buluşturmayı amaçlıyoruz" dedi. Açılış toplantısı, Eurodesk İrtibat Kişisi Merve Güner tarafından gerçekleştirilen "Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı" sunumuyla devam etti. Programın ardından proje koordinatörleri Yaren Yıldırım ve Yağız Mert Uğurlu, "Dayanıklılık için Gençlik Dayanışması" projesinin hedefleri, faaliyetleri ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Proje kapsamında gençlerin afet ve çevresel risklere karşı farkındalıklarının artırılması, gönüllülük faaliyetlerine aktif katılımlarının sağlanması ve Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli bir kent haline gelmesine katkı sunmaları için çeşitli çalışmalar yürütülecek.

BURSA’NIN 17 İLÇESİNİ KAPSAYAN ORTAK BİR KENT KONSEYİ VİZYONU Haber

BURSA’NIN 17 İLÇESİNİ KAPSAYAN ORTAK BİR KENT KONSEYİ VİZYONU

Merinos AKKM Muradiye Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda; ilçe kent konseyleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, koordinasyonun artırılması ve Bursa’nın 17 ilçesini kapsayan ortak bir kent vizyonunun oluşturulması ele alındı. Toplantıya Osmangazi, Nilüfer, İnegöl, Gemlik, Mudanya, Orhangazi, Yenişehir, Keles ve Karacabey Kent Konseylerinin başkan ve genel sekreterleri katıldı. “Bursa için hep birlikte” Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, yeni dönemde ilçelerle daha güçlü bir iletişim ve iş birliği içerisinde çalışacaklarını belirterek, “Bizi bir araya getiren şey, ‘Bursa için ne yapabiliriz?’ sorusu. Burada hep birlikte bir şeyler yaptığımızda anlam ortaya çıkacak.” dedi. İlçe kent konseylerinin kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade eden Samast, “Bursa Kent Konseyi olarak biz her zaman ilçelerimizin yanında olacağız. Bunu sadece söylem olarak belirtmiyorum. Buna inanarak söylüyorum.” ifadelerini kullandı. Bundan sonraki toplantıların bir kısmını da ilçelerde gerçekleştireceklerini belirten Samast, “Kent Konseyi başkanlarımızla sık sık bir araya geleceğiz. Sevgi, kardeşlik ve dayanışma iklimini hep birlikte oluşturacağız. İşte bu yüzden ‘Bursa için hep birlikte’ diyoruz.” diye konuştu. Yeni nesil kent konseyi modeli Toplantının önemli başlıklarından biri de kent konseylerinin çalışmalarında teknoloji ve verinin daha etkin kullanılması oldu. Kent konseylerinin yaklaşık 30 yıllık deneyimini geleceğe taşımak istediklerini belirten Samast, Bursa Kent Konseyi ile ilçe kent konseyleri arasında ortak bir teknolojik altyapı oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Bu altyapıyla projeler, gönüllülük çalışmaları, ilçelerin ihtiyaçları ve vatandaşların beklentilerinin daha sağlıklı takip edilmesi; Bursa genelinde ortak bir veri tabanı oluşturulması planlanıyor. Samast, yeni nesil kent konseyi anlayışında gönüllülüğün yanı sıra ölçülebilir ve yönetilebilir bir çalışma modelinin de önem taşıdığını belirterek, “Yeni nesil kent konseyi anlayışında ölçebilen, yönetebilen mekanizmalar kurmak gerektiğini düşünüyoruz.” dedi. Bursa Kent Konseyi, yeni dönemde 17 ilçedeki kent konseyleriyle iş birliğini güçlendirerek, ortak aklı, gönüllülüğü, teknolojiyi ve veriyi merkeze alan yeni nesil bir kent konseyi modeli oluşturmayı hedefliyor.

Birkaç köpekle başladı, bin 200 cana yuva oldu Haber

Birkaç köpekle başladı, bin 200 cana yuva oldu

Bursa'nın Nilüfer ilçesine bağlı Gölyazı'da birkaç sokak köpeğinin beslenmesiyle başlayan gönüllülük hareketi, yıllar içerisinde yaklaşık bin 200 köpeğin yaşamını sürdürdüğü bir barınağa dönüştü. Hayvanseverlerin zamanla sorumluluk alarak dernek çatısı altında bir araya geldiği barınakta, hayvanların bakımını gönüllüler nöbetleşe sürdürüyor. Gölyazı'da sokak hayvanlarını besleyen Timur Yılmaz'ın birkaç köpekle başlattığı çalışma, zaman içerisinde hayvanseverlerin desteğiyle büyüdü. Köpek sayısının artmasıyla birlikte bölgedeki gönüllüler çalışmaya sahip çıkarak dernek çatısı altında sorumluluk üstlendi. Bugün yaklaşık bin 200 köpeğin bulunduğu barınakta, bakım ve besleme çalışmaları gönüllülük esasıyla yürütülüyor. Barınağın diğer hayvan bakımevlerinden en önemli farkının gönüllüler tarafından sahiplenilerek büyütülmesi olduğunu belirten GÖLDOGDER Derneği Başkanı aynı zamanda AK Parti Nilüfer Belediyesi Meclis Üyesi Kenan Akdeniz, çalışmaların büyük bir özveriyle sürdürüldüğünü söyledi. Akdeniz, "Burası birkaç köpekle başlayan bir süreçti. Daha sonra hayvanseverler burayı sahiplendi ve dernek haline gelerek sorumluluk aldı. Burada çalışan herkes gönüllü. Herkes kendi işinden ve hayatından feragat ederek nöbetleşe şekilde barınağa gelip hayvanların bakımını yapıyor" dedi. "Yaklaşık bin 200 köpeğe bakıyoruz" Yaklaşık 25 dönümlük alanda çok sayıda köpeğin bakımının yapıldığını ifade eden Akdeniz, "Şu anda yaklaşık bin 200 köpeğimize bakıyoruz. İhtiyacı olan, muhtaç ve çaresiz kalan hayvanları alıyoruz. Köpeğin cinsine göre bir ayrım yapmıyoruz. Amacımız gerçekten yardıma ihtiyacı olan hayvanlara sahip çıkmak" diye konuştu. Hayvanların mama, ilaç ve tedavi ihtiyaçlarının bağışlarla karşılandığını belirten Akdeniz, "Dernek olarak bağışlarla ayakta duruyoruz. Günde yaklaşık 25 paket mama kullanıyoruz. Çocukların ilaçları, tedavileri oluyor. Veteriner kliniğiyle çalışıyoruz. Sağlık problemi olanları oraya gönderiyoruz. Kısırlaştırma konusunda da belediyelerden destek alıyoruz" ifadelerini kullandı. Gönüllüler hayatlarından fedakarlık ediyor Barınakta görev yapan gönüllülerin kendi işlerinin yanı sıra hayvanların bakımını da üstlendiğini anlatan Akdeniz, "Bu işi kendi yaşantımızdan ayırmadan yürütmek mümkün değil. Gönüllülerimiz kendi işlerinden, ailelerinden ve hayatlarından zaman ayırıyor. Nöbetleşe olarak buraya gelip akşam saatlerine kadar hayvanların ihtiyaçlarıyla ilgileniyorlar" dedi. Barınakta sınırlı sayıda engelli köpeğin de bulunduğunu aktaran Akdeniz, arazi ve hava şartlarının engelli hayvanların bakımını zorlaştırdığını belirterek, "Engelli köpeklerimiz de var fakat arazi şartlarımız oldukça zor. Rüzgarlı bir alandayız. Bu nedenle engelli köpekleri çok fazla tutamıyoruz, ancak sınırlı sayıda köpeğimizi burada barındırarak yardımcı olmaya çalışıyoruz" diye konuştu. "Koruyucu aile sistemi de uyguluyoruz" Barınakta koruyucu aile uygulamasının da bulunduğunu belirten Akdeniz, "Bir ailemiz veya bir kişi bir köpeğin koruyucu ailesi oluyor. Köpeği sahiplenmeden bakım sorumluluğunu üstleniyor. Mama ve bakım giderlerini de dernek olarak karşılıyoruz" ifadelerini kullandı. Akdeniz, gönüllülerin desteğiyle barınağın son iki yılda önemli ölçüde geliştiğini belirterek, "Yönetimimize geldikten sonra iki yıl içerisinde çok büyük bir gelişim sağlandı. Daha da geliştirmeye devam edeceğiz" dedi. Birkaç sokak köpeğinin beslenmesiyle başlayan ve zaman içerisinde yaklaşık bin 200 köpeğin bakımının üstlenildiği alanda gönüllüler, hayvanların yaşam şartlarını iyileştirmek ve yeni ihtiyaç sahibi hayvanlara yer açmak için çalışmalarını sürdürüyor.

17 Ağustos depreminin 27. yılında AFAD'dan anlamlı anma etkinliği Haber

17 Ağustos depreminin 27. yılında AFAD'dan anlamlı anma etkinliği

17 Ağustos depreminin 27. yılında AFAD tarafından anma etkinliği düzenlendi. Etkinlikte, "17 Ağustos'u unutmuyor, afetlere birlikte hazırlanıyoruz" mesajı verildi. İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, "17 Ağustos'tan bugüne kadar aslında oldukça aşama kaydettik. Gerek arama kurtarma anlamında, gerek gönüllülük anlamında, gerekse müdahale anlamında çok daha iyi yerlerdeyiz" dedi. 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'ni anma etkinliği kapsamında İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından anlamlı bir etkinlik düzenlendi. AFAD Afet Eğitim Merkezi Konferans Salonu'nda düzenlenen etkinlikte, "17 Ağustos'u unutmuyor, afetlere birlikte hazırlanıyoruz" mesajı verildi. İstiklal Marşı ve saygı duruşunun ardından o günün anısına hazırlanan bir video ile başladı. Deprem günü hayatını kaybeden vatandaşlar anılırken, afetlere hazırlık ve toplumsal dayanışmanın önemine dikkat çekildi. Deprem anı tatbikatı yapılarak hayati önem taşıyan "Çök-Kapan-Tutun" uygulaması hakkında bilgilendirme yapıldı. Programın devamında hazırlanan parkurda arama kurtarma köpeklerinin eğitim çalışmaları gerçekleştirildi. 7,4 büyüklüğündeki Gölcük Depremi bir simülasyon mekanizmasında canlandırıldı. Programda konuşan İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, eskiye kıyasla çok daha iyi noktalarda olunduğunu belirterek, "17 Ağustos'tan bugüne kadar aslında oldukça aşama kaydettik. Gerek arama kurtarma anlamında, gerek gönüllülük anlamında, gerekse müdahale anlamında çok daha iyi yerlerdeyiz. Mükemmel miyiz, her şey tamam mı, değiliz ama oldukça bir aşama kaydettiğimizi söyleyebilirim. Sadece İstanbul özelinde baktığımız zaman 144 tane akredite ekibimiz var, 5 bin 84 tane üyesi var. Bunların da 113 tanesi kentsel arama kurtarma anlamında hafif, orta ve ağır seviye akredite ekiplerimiz var. Sisteme kayıtlı 371 binin üzerinde gönüllümüz var. Online eğitimlerini tamamlamış, bir haftalık saha eğitimlerini tamamlamak üzere hazır bulunan 371 bin kişiden bahsediyoruz. İstanbul'da bunların 16 binin üzeri saha eğitimlerini alıp destek AFAD görevlisi olarak sisteme katılmış durumda" dedi. "Hepimize afetsiz aydınlık günler diliyorum" Olası bir depremin hem öncesinde hem de sonrasında herkesin üzerine bir görev düştüğünü belirten Özener, "AFAD bir çatı organizasyonunun en tepesinde, bir orkestra şefi gibi. AFAD en iyi saz çalanı, en iyi piyano çalanı, en iyi besteciyi, güfteciyi bir araya getirerek bu orkestrayı yönetecek. Onlar kimler, en iyi saz çalanlar sizlersiniz, en iyi bestekarlar sizlersiniz. Bunların ahenk içinde çalışması lazım. Bu sorumluluk AFAD'a düşüyor. Yoksa AFAD her şeyi yapacak diye bir şey yok. Biliyorsunuz İl Risk Azaltma Planlarımız var. 2021 yılında tüm ülkede, bütün illerde hazırlanan İl Risk Azaltma Planları, bunların toplamı Türkiye Afet Risk Azaltma Planı oldu. Türkiye Afet Müdahale Planımız var. Hepimize afetsiz aydınlık günler diliyorum. Olası bir afetin de biz tam olarak hazır olana kadar beklemesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Etkinliğe İstanbul İl Afet ve Acil Durum Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener, ve İstanbul Vali Yardımcısı Mahmut Hersanlıoğlu katıldı.

Cumalıkızık’ta UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri programı tamamlandı Haber

Cumalıkızık’ta UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri programı tamamlandı

UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (WHV) 2026 Cumalıkızık Programı tamamlandı. UNESCO Dünya Mirası Gönüllüleri (WHV) 2026 Cumalıkızık Programı, düzenlenen kapanış ve sertifika töreniyle başarıyla tamamlandı. Yerel toplumun psikolojik iyi oluşunu kültürel mirasın sürdürülebilirliğiyle birlikte ele alan program, on gün boyunca akademik çalışmalar, saha araştırmaları ve gönüllülük faaliyetlerini bir araya getirdi. İş, Örgüt ve Endüstri Psikologları Derneği (IOCP) tarafından yürütülen program; Bursa UNESCO Derneği, UNESCO Bursa Alan Yönetimi ve Cumalıkızık Köyü Kadın Eğitim, Dayanışma ve Kalkınma Derneği iş birliğiyle gerçekleştirildi. Kapanış törenine Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Kevser Öztürk, Yıldırım Belediye Başkan Yardımcısı Gökhan Yıldız, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının yöneticileri, proje paydaşları ve Cumalıkızık halkı katıldı. Program süresince gönüllüler; akademik oturumlar, psikoloji yaz okulu, saha araştırmaları ve kültürel etkinliklerin yanı sıra Cumalıkızık'ın gündelik yaşamına da aktif olarak katıldı. Köy sakinleriyle birebir görüşmeler gerçekleştiren katılımcılar; düğünlere, cenazelere ve geleneksel köy buluşmalarına iştirak ederek yerel yaşamı ve somut olmayan kültürel mirası yerinde deneyimledi. Ayrıca köyde ziyaretçi yoğunluğu bilimsel yöntemlerle ölçüldü, ziyaretçi hareketliliğine ilişkin veriler toplandı ve hazırlanacak sonuç raporuna temel oluşturacak saha çalışmaları gerçekleştirildi. Bursa UNESCO Derneği Başkanı İlker Özaslan, törende yaptığı konuşmada Cumalıkızık'ın yalnızca tarihî yapılarıyla değil, bu mirası yaşatan insanlarıyla da Dünya Mirası kimliğini taşıdığını belirterek, yerel toplumun psikolojik iyi oluşunu merkeze alan bu yaklaşımın Dünya Mirası alanlarının sürdürülebilirliği açısından örnek bir model oluşturduğunu ifade etti. Bursa UNESCO Derneği Kültürel Miras ve Cumalıkızık Çalışma Grubu Başkanı Bülent Uysal ise Cumalıkızık'ın UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan ve yaşamın devam ettiği ender yerleşimlerden biri olduğuna dikkat çekti. Yerel halkın görüşlerinin, yaşam deneyimlerinin ve ziyaretçi yoğunluğunun etkilerinin ilk kez bu kapsamda bilimsel yöntemlerle değerlendirildiğini belirten Uysal, hazırlanacak sonuç raporunun UNESCO'ya sunulacağını ve elde edilen keşiflerin Cumalıkızık'ın gelecekteki koruma ve yönetim süreçlerine katkı sağlayacağını söyledi. Uysal ayrıca yarım kalan restorasyon çalışmalarının tamamlanması, altyapının güçlendirilmesi ve ziyaretçi yönetiminin iyileştirilmesinin Dünya Mirası Alanı'nın geleceği açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Program Koordinatörü Prof. Dr. Çiğdem Vatansever ise kültürel mirasın sürdürülebilirliğinin yalnızca tarihî yapıların korunmasıyla sağlanamayacağını, bu mirası yaşatan insanların kendilerini güvende, değerli ve ait hissetmelerinin de en az fiziksel koruma kadar önemli olduğunu ifade etti. Gönüllülerin Cumalıkızık'a yalnızca gözlem yapmak için gelmediğini, köy halkını dinlediğini, onlarla birlikte yaşadığını ve güçlü bağlar kurduğunu belirten Vatansever, bu yönüyle programın bilimsel araştırma ile gönüllülüğü buluşturan örnek bir uluslararası model olduğunu kaydetti. Program sonunda gönüllülere katılım sertifikaları takdim edildi. Sertifika töreninin ardından katılımcılar ve konuklara Cumalıkızık'ın yöresel ürünlerinden ikramlar sunuldu. Program süresince katkı sağlayan UNESCO Bursa Alan Başkanlığı, Bursa Büyükşehir Belediyesi, Yıldırım Belediyesi, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Eker Süt Ürünleri, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası, Bursa SOKÜM Müzesi ile; gönüllüleri Downtown'da ağırlayarak Bursa'nın simge lezzeti İskender kebabıyla buluşturan İskender İskenderoğlu başta olmak üzere destek veren tüm kurum ve kuruluşlara teşekkür edildi. Proje çerçevesinde elde edilen bilimsel keşiflerin hazırlanacak sonuç raporuyla UNESCO'ya sunulacağı, raporun Cumalıkızık Dünya Mirası Alanı'nın sürdürülebilir yönetimine ve yerel toplum odaklı koruma çalışmalarına katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.