Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gönüllülük

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gönüllülük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gönüllülük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

"Organ bağışı, başka bir insana yeni bir hayatın kapısını açabilir" Haber

"Organ bağışı, başka bir insana yeni bir hayatın kapısını açabilir"

Organ bağışı, günümüzde pek çok hastanın yeniden sağlığına kavuşabilmesi ve yaşam kalitesini artırabilmesi açısından büyük önem taşıyor. Özellikle son dönem böbrek yetmezliği yaşayan ve yaşamını diyaliz tedavisiyle sürdürmek zorunda kalan hastalar için böbrek nakli, yeni bir yaşamın başlangıcı olabiliyor. Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, organ bağışının yalnızca tıbbi bir uygulama değil, aynı zamanda önemli bir toplumsal dayanışma örneği olduğunu belirterek, toplumun bu konuda doğru bilgilendirilmesi gerektiğini ifade etti. "Böbrek nakli, hastanın yaşam kalitesini önemli ölçüde değiştirebilir" Böbreklerin vücuttaki hayati görevlerine dikkat çeken Dr. Hüseyin Çelik, böbrek yetmezliğinin ilerleyen dönemlerinde hastaların diyaliz tedavisine ihtiyaç duyabildiğini belirtti. Diyalizin hastalar için hayati bir tedavi yöntemi olduğunu ancak sağlıklı böbreklerin bütün işlevlerini tam olarak karşılayamadığını ifade eden Çelik, uygun hastalarda böbrek naklinin önemli avantajlar sağlayabildiğini vurguladı. Böbrek naklinin yalnızca diyaliz tedavisinden kurtulmak anlamına gelmediğini belirten Çelik, "Başarılı bir böbrek nakli, uygun hastalarda yaşam kalitesinin yükselmesine, günlük aktivitelerin daha rahat yapılabilmesine ve sosyal yaşamın yeniden şekillenmesine katkı sağlayabilir. Hastalar yeniden çalışabilir, seyahat edebilir ve aileleriyle daha özgür bir yaşam sürdürebilir. Bu nedenle böbrek naklini yalnızca bir tedavi yöntemi olarak değil, hastanın yaşamına yeniden umut kazandıran önemli bir seçenek olarak değerlendirmek gerekir" dedi. "Beyin ölümü koma ile karıştırılmamalı" Organ bağışı konusunda toplumda çeşitli yanlış bilgilerin ve endişelerin bulunduğuna dikkat çeken Dr. Çelik, özellikle beyin ölümü kavramının doğru anlaşılması gerektiğini belirtti. Beyin ölümü ile koma durumunun birbirinden tamamen farklı olduğunu ifade eden Çelik, "Koma, kişinin bilincinin kapalı olduğu ve bazı durumlarda iyileşmenin mümkün olabildiği bir tablodur. Beyin ölümü ise beyin ve beyin sapı dahil bütün beyin işlevlerinin geri dönüşümsüz olarak kaybedilmesidir. Tıbben ve hukuken ölüm gerçekleşmiştir. Yoğun bakım şartlarında kalbin bir süre daha atmaya devam etmesi, kişinin yeniden yaşama dönebileceği anlamına gelmez" açıklamasında bulundu. Organ bağışının, ölümün kesin olarak belirlenmesinden sonra ve yasal şartlar çerçevesinde gündeme geldiğini vurgulayan Çelik, hastanın yaşamını kurtarmaya yönelik tüm tıbbi çabaların organ bağışı kararından bağımsız olduğunu ifade etti. "Bir bağış, birden fazla insanın hayatına dokunabilir" Organ bağışının yalnızca bir hastaya değil, uygun şartlarda birden fazla insana umut olabileceğini belirten Dr. Hüseyin Çelik, bağışlanan organların tıbbi uygunluk doğrultusunda farklı hastaların tedavisinde kullanılabildiğini söyledi. Türkiye'de canlı vericilerden gerçekleştirilen böbrek ve karaciğer nakillerinin önemli bir yere sahip olduğunu belirten Çelik, vefat sonrası organ bağışlarının artırılmasının da nakil bekleyen hastalar açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Her hastanın organ bağışı yapabilecek uygun bir yakını bulunmadığını hatırlatan Çelik, özellikle vefat etmiş uygun vericilerden gerçekleştirilen bağışların daha fazla hastaya ulaşabilmek açısından önemli olduğunu kaydetti. "Organ bağışı kararınızı ailenizle paylaşın" Organ bağışı konusunda farkındalığın artırılmasında aile içi iletişimin önemli bir rol oynadığını belirten Dr. Çelik, bağış yapmak isteyen kişilerin kararlarını yakınlarıyla paylaşmalarının önemine değindi. Çelik, "Organ bağışı son derece kişisel ve gönüllülük esasına dayanan bir karardır. Burada önemli olan insanların herhangi bir baskı altında kalmadan, doğru bilgiye ulaşarak karar vermesidir. Organ bağışında bulunmak isteyen kişilerin bu düşüncelerini aileleriyle paylaşmaları, muhtemel bir durumda yaşanabilecek belirsizliklerin önüne geçilmesine yardımcı olabilir" ifadelerini kullandı. Organ bağışının bir zorunluluk olarak görülmemesi gerektiğini belirten Çelik, toplumda güvenilir bilgi kaynaklarının yaygınlaştırılmasının ve yanlış inanışların bilimsel bilgilerle giderilmesinin önemini vurguladı. "Organ bağışı, yaşamın başka bir insanda devam etmesine vesile olabilir" Organ bağışının insan hayatına dokunan en anlamlı dayanışma örneklerinden biri olduğunu ifade eden Medicana Bursa Hastanesi Nefroloji Uzmanı Dr. Hüseyin Çelik, sözlerini şöyle tamamladı: "Bugün organ nakline ihtiyaç duyan bir insanı tanımıyor olabiliriz. Ancak yarın kendimiz veya en yakınımızdaki bir insan organ nakline ihtiyaç duyabilir. Bu nedenle organ bağışı yalnızca hastaların ve hasta yakınlarının değil, toplumun tamamının meselesidir. Bir insanın bağışı, başka bir insanın hayata tutunmasına, ailesine kavuşmasına ve geleceğe yeniden umutla bakmasına vesile olabilir. Unutulmamalıdır ki bazen bir hayat sona erse de geride bırakılan iyilik başka hayatlarda devam edebilir."

Bursa'da Kızılay haftası kutlaması Haber

Bursa'da Kızılay haftası kutlaması

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından 29 Ekim-4 Kasım Kızılay Haftası kapsamında düzenlenen kutlama programı ve Kızılay Müzesi açılış töreni, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi'nde gerçekleştirildi. Programa Osmangazi Kaymakamı Bahri Tiryaki, Yıldırım Kaymakamı Metin Sezen, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, Türk Kızılayı Genel Sekreter Yardımcısı Şükrü Can, Türk Kızılay Bursa İl Merkezi Başkanı Prof. Dr. Murat Tutanç, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Numan Çakır, Kızılay gönüllüleri, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Kızılay Haftası kapsamında hazırlanan video gösterimleriyle başlayan programda, Nilüfer Koç Ortaokulu öğrencileri tarafından sunulan şiir dinletisi, çeşitli öğrenci gösterileri ve koro performansı yer aldı. Programın ardından Kızılay Müzesi'nin açılışı gerçekleştirildi. MEB ile Türk Kızılayı arasındaki iş birliği doğrultusunda okullarda gönüllülük ve yardımlaşma kültürünü güçlendirmeye yönelik çalışmalar Bursa'da da etkin şekilde sürdürülürken, il genelindeki Kızılay Kolu Kulüplerinde bin 416 danışman öğretmen ve 24 bin 875 öğrencinin aktif olarak görev aldığı kaydedildi. Okullarda yürütülen kan bağışı çalışmalarında da önemli bir artış kaydedildi 2024-2025 eğitim öğretim yılında 80 okulda 8 bin 186 ünite olan kan bağışı miktarı, 2025-2026 eğitim öğretim yılında 190 okulda 18 bin 67 üniteye ulaştığı ve ayrıca tüm ilçelerde belirlenen Kızılay Gönüllü Öğretmenleri aracılığıyla gönüllülük ile kan bağışı faaliyetleri yaygınlaştırılarak sürdürüldüğü bildirildi.

Nilüfer’den Hollanda’da kooperatifçilik incelemesi Haber

Nilüfer’den Hollanda’da kooperatifçilik incelemesi

Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve beraberindeki heyet, Hollanda’da gerçekleştirdikleri teknik gezi kapsamında Maastricht kentindeki Gedeelde Weelde Kooperatifi’ni ziyaret etti. Yerel üretimi destekleyen iyi uygulama örneklerini yerinde görmek amacıyla düzenlenen ziyarette, kooperatifin işleyişi, katılımcı yönetim yapısı ve doğrudan tedarik modeli incelendi. Hem tüketici hem çalışan ortaklığı Gedeelde Weelde, 600’ün üzerinde hissedar yurttaş ve çalışanın ortaklığıyla yönetiliyor. Sermaye büyüklüğüne bakılmaksızın "bir kişi, bir oy" ilkesiyle kararların alındığı yapıda ortaklar; ürün tedarik ilkelerinden gelir paylaşımına kadar tüm yönetim süreçlerinde doğrudan söz sahibi oluyor. Aracısız alışveriş modeli Klasik tüketici kooperatiflerinden farklı olarak sadece ortaklarına değil, tüm kent sakinlerine ve ziyaretçilere açık olan mağazada herkes aynı adil fiyat politikasıyla alışveriş yapabiliyor. Raflarında yalnızca sertifikalı organik ve biyodinamik ürünlere yer veren kooperatifte, sıfır atık yaklaşımıyla tek kullanımlık ambalajlar kullanılıyor. Bünyesinde kafe ve atölye alanları da barındıran kooperatif, aynı zamanda mahalle sakinlerinin bir araya geldiği bir sosyal buluşma noktası işlevi görüyor. Başkan Şadi Özdemir: "Toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor" Kooperatifin çalışma grupları ve gönüllülük esasına dayanan işleyişi hakkında bilgi alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, ziyarete ilişkin yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı: "Nilüfer’de yerel üretimi desteklerken üreticilerle tüketiciler arasındaki bağı da güçlendirmek istiyoruz. Gedeelde Weelde’de insanların tüketici olmanın yanında ortak olarak karar süreçlerine katıldığı, gönüllü emekleriyle işleyişe katkı sunduğu bir model gördük. Üretimin, tüketimin ve sorumluluğun paylaşılması, kooperatifçiliğin toplumsal dayanışmayı güçlendiren yönünü ortaya koyuyor. Farklı kentlerdeki bu deneyimleri yerinde tanımayı, Nilüfer’deki çalışmalarımızı geliştirmek açısından önemsiyoruz." Ziyarette heyet, yerel üreticinin korunması, kente sağlıklı ve sürdürülebilir gıda ulaştırılması ile kooperatif yönetiminde katılımcılık konularında deneyim paylaşımında bulundu.

BUÜ’de COP31 zirvesi öncesi, iklim ve gençlik paneli düzenlendi Haber

BUÜ’de COP31 zirvesi öncesi, iklim ve gençlik paneli düzenlendi

Prof. Dr. M. Mete Cengiz Kültür Merkezinde düzenlenen etkinliğe; BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz,Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bursa İl Müdürü Hayrettin Eldemir, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Cafer Çiftci, BUÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Doç. Dr. Yasemin Kaya’nın yanı sıra çok sayıda akademisyen ve öğrenci katıldı. "İklim krizi tüm disiplinleri kesen ortak bir sorundur" Programın açılışında konuşan BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, üniversitelerin sürdürülebilirlik vizyonuna ve küresel iklim sıralamalarındaki yerine dikkat çekti. Uluslararası GreenMetric sıralamasındaki yükselişin akademiden toplumsal katkıya uzanan geniş bir yelpazedeki emeğin sonucu olduğunu belirten Yılmaz, iklim krizinin yalnızca fen ve çevre bilimlerini değil, sosyal bilimlerden tıp ve mühendisliğe kadar tüm disiplinleri ilgilendiren ortak bir mesele olduğunu vurguladı. Türkiye'nin COP31 sürecine üniversite olarak hazırladıkları projeler ve Sürdürülebilirlik Koordinatörlüğü bünyesindeki akademik çalışmalarla tam destek verdiklerini ifade eden Yılmaz, yeni eğitim-öğretim döneminin ilk gününde böylesine anlamlı bir seferberliğe ev sahipliği yapmaktan gurur duyduklarını dile getirdi. Uzmanlardan kampüs, kent ve eğitim odaklı sunumlar Açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen panel oturumunda üç uzman isim sunumlarını katılımcılarla paylaştı. UKX Kurumsal İletişim ve Marka Direktörü Ece Demirkol "COP31 Gönüllülük Programı: Kampüsten İklim Eylemine" başlıklı sunumunda gençlerin küresel iklim hareketindeki rolüne ve gönüllülük fırsatlarına değinirken, BUÜ Sürdürülebilirlik Koordinatörü Doç. Dr. Yasemin Kaya "Eğitim ve Gençlik Katılımı" başlıklı sunumunda yeşil dönüşümün iş gücü piyasalarına etkisini, geleceğin yeşil becerilerini ve akademideki kariyer fırsatlarını değerlendirdi. İklim Değişikliği ve Sürdürülebilirlik Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sabahattin Sıddık Cindoruk ise "İklim Değişikliği Karşısında Dirençli Kentler" konusunu ele alarak kentsel riskler, altyapı çözümleri ve sünger kent uygulamalarını aktardı. Program, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bursa’da okullardan kan bağışına büyük destek Haber

Bursa’da okullardan kan bağışına büyük destek

Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü ile Türk Kızılay Güney Marmara Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü iş birliğinde yürütülen “Okulumda KANpanya Var” kampanyası, 2025-2026 eğitim öğretim yılında büyük bir dayanışma örneğine dönüştü. Kampanya kapsamında 19 okulda toplam 18 bin 67 ünite kan bağışı toplandı. Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü İşyeri Sağlık ve Güvenlik Birimi koordinasyonunda sürdürülen çalışma, eğitim camiasının gönüllülük ruhunu bir kez daha ortaya koydu. Toplanan kan bağışlarının binlerce hastaya umut olduğu belirtildi. KATILIM 4 KAT, BAĞIŞ MİKTARI 5 KAT ARTTI Son yıllarda kampanyaya katılan okul sayısının yaklaşık 4 kat, toplanan kan bağışı miktarının ise 5 katın üzerinde arttığı kaydedildi. Elde edilen sonuç, Bursa’daki eğitim kurumlarının toplumsal dayanışmaya verdiği desteğin önemli bir göstergesi olarak değerlendirildi. Kampanyaya destek veren okul yöneticileri için Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde teşekkür programı düzenlendi. Programa, Türk Kızılay Güney Marmara Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Nihat Çakır, Bursa Kızılay Başkanı Prof. Dr. Murat Tutanç, Bursa İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet Kılıç ve okul yöneticileri katıldı. Programda, kampanyaya verdiği destek nedeniyle Bursa İl Millî Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer’e Türk Kızılay tarafından Kurumsal Altın Madalya takdim edildi. Madalya, Çokgezer adına İl Millî Eğitim Müdür Yardımcısı Mehmet Kılıç tarafından teslim alındı. “OKULLARIMIZ TOPLUMSAL SORUMLULUĞUN DA MERKEZİDİR” Mehmet Kılıç, okulların yalnızca akademik başarı değil, aynı zamanda yardımlaşma ve toplumsal sorumluluğun da merkezi olduğunu söyledi. Kılıç, kampanyaya katkı sağlayan öğretmen, öğrenci, veli ve okul yöneticilerine teşekkür etti. Türk Kızılay Güney Marmara Bölge Kan Merkezi Müdürü Dr. Nihat Çakır da Bursa’daki iş birliğinin her yıl büyüyerek devam etmesinden memnuniyet duyduklarını belirterek, gönüllü ve düzenli kan bağışının sağlık sistemi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

Gençler, Bursa’nın afetlere karşı dayanıklılığı için harekete geçiyor Haber

Gençler, Bursa’nın afetlere karşı dayanıklılığı için harekete geçiyor

Türkiye Ulusal Ajansı tarafından desteklenen ve Bursa Kent Konseyi iş birliğinde Avrupa Dayanışma Programı kapsamında yürütülen "Eurodesk Youth Solidarity for Resilience-Dayanıklılık için Gençlik Dayanışması" Projesi çerçevesinde Bursalı gençler harete geçti. Bursa’nın afetlere ve çevresel risklere karşı daha dirençli bir kent olması için gençlerin aktif rol üstlenmesini amaçlayan proje kapsamında; gençlerin afetlere hazırlık konusunda bilinçlendirilmesi, gönüllülük ve dayanışma kültürünün güçlendirilmesi ve gençlerle kentteki kurumlar arasında sürdürülebilir iş birliklerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Bursa Kent Konseyi’nde gerçekleştirilen açılış toplantısına Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, Bursa Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi (AKOM) Başkanı Ömer Faruk Döğücü, Afet Koordinasyon Şube Müdürü Özay Özgür Gündüz, Gençlik Hizmetleri Şube Müdürü Emre Solak, Araştırma, Geliştirme ve İnovasyon Şube Müdürü Ercüment Yılmaz, İtfaiye İdari ve Destek Şube Müdürü Gülçin Bayazıt, Orman Bölge Müdürlüğü’nden Mevhibe Gündiç, proje koordinatörleri Yaren Yıldırım ve Yağız Mert Uğurlu, Gürsu Belediyesi Eurodesk Temas Noktası temsilcisi ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. "Projeleri merkeze alacağız" Proje çalışmalarını oldukça anlamlı bulduğunu ifade eden Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, gençlerin ve sivil toplum kuruluşlarının proje süreçlerine daha fazla dahil edilmesinin önemine dikkat çekti. Kent Konseyi olarak projeleri merkeze alan yeni bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini belirten Samast, şöyle konuştu; "Projelerin içerisinde olmak benim için ayrıca bir motivasyon. Kent Konseyi’nde oluşturmaya çalıştığımız yeni yapıda projeleri merkeze alacağız. Çünkü yeni fikirler, yeni projeler hem konseyimiz hem de şehrimiz için çok değerli. Proje yazmak ve hayata geçirmek isteyen sivil toplum kuruluşlarıyla, kurum ve kuruluşlarla, gençlerimizle daha çok iletişimimiz olacak. Yapımızı da buna göre yeniliyoruz." Proje üretme sürecinde yenilikçi fikirlerin geliştirilmesi ve bu fikirlerin doğru kaynaklarla buluşturulmasının önemine vurgu yapan Samast, Bursa Kent Konseyi bünyesinde bir Projeler ve Kaynak Geliştirme Ofisi oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Samast, "Yeni Nesil Kent Konseyi yapımızın içerisinde Projeler ve Kaynak Geliştirme Ofisi de oluşturmak istiyoruz. Kent Konseyi’ne gelen iyi fikirleri kaynakla buluşturmayı amaçlıyoruz" dedi. Açılış toplantısı, Eurodesk İrtibat Kişisi Merve Güner tarafından gerçekleştirilen "Erasmus+ ve Avrupa Dayanışma Programı" sunumuyla devam etti. Programın ardından proje koordinatörleri Yaren Yıldırım ve Yağız Mert Uğurlu, "Dayanıklılık için Gençlik Dayanışması" projesinin hedefleri, faaliyetleri ve önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek çalışmalar hakkında katılımcılara bilgi verdi. Proje kapsamında gençlerin afet ve çevresel risklere karşı farkındalıklarının artırılması, gönüllülük faaliyetlerine aktif katılımlarının sağlanması ve Bursa’nın afetlere karşı daha dirençli bir kent haline gelmesine katkı sunmaları için çeşitli çalışmalar yürütülecek.

BURSA’NIN 17 İLÇESİNİ KAPSAYAN ORTAK BİR KENT KONSEYİ VİZYONU Haber

BURSA’NIN 17 İLÇESİNİ KAPSAYAN ORTAK BİR KENT KONSEYİ VİZYONU

Merinos AKKM Muradiye Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda; ilçe kent konseyleri arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi, koordinasyonun artırılması ve Bursa’nın 17 ilçesini kapsayan ortak bir kent vizyonunun oluşturulması ele alındı. Toplantıya Osmangazi, Nilüfer, İnegöl, Gemlik, Mudanya, Orhangazi, Yenişehir, Keles ve Karacabey Kent Konseylerinin başkan ve genel sekreterleri katıldı. “Bursa için hep birlikte” Bursa Kent Konseyi Başkanı Orhan Samast, yeni dönemde ilçelerle daha güçlü bir iletişim ve iş birliği içerisinde çalışacaklarını belirterek, “Bizi bir araya getiren şey, ‘Bursa için ne yapabiliriz?’ sorusu. Burada hep birlikte bir şeyler yaptığımızda anlam ortaya çıkacak.” dedi. İlçe kent konseylerinin kendi bölgelerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini ifade eden Samast, “Bursa Kent Konseyi olarak biz her zaman ilçelerimizin yanında olacağız. Bunu sadece söylem olarak belirtmiyorum. Buna inanarak söylüyorum.” ifadelerini kullandı. Bundan sonraki toplantıların bir kısmını da ilçelerde gerçekleştireceklerini belirten Samast, “Kent Konseyi başkanlarımızla sık sık bir araya geleceğiz. Sevgi, kardeşlik ve dayanışma iklimini hep birlikte oluşturacağız. İşte bu yüzden ‘Bursa için hep birlikte’ diyoruz.” diye konuştu. Yeni nesil kent konseyi modeli Toplantının önemli başlıklarından biri de kent konseylerinin çalışmalarında teknoloji ve verinin daha etkin kullanılması oldu. Kent konseylerinin yaklaşık 30 yıllık deneyimini geleceğe taşımak istediklerini belirten Samast, Bursa Kent Konseyi ile ilçe kent konseyleri arasında ortak bir teknolojik altyapı oluşturulmasının hedeflendiğini söyledi. Bu altyapıyla projeler, gönüllülük çalışmaları, ilçelerin ihtiyaçları ve vatandaşların beklentilerinin daha sağlıklı takip edilmesi; Bursa genelinde ortak bir veri tabanı oluşturulması planlanıyor. Samast, yeni nesil kent konseyi anlayışında gönüllülüğün yanı sıra ölçülebilir ve yönetilebilir bir çalışma modelinin de önem taşıdığını belirterek, “Yeni nesil kent konseyi anlayışında ölçebilen, yönetebilen mekanizmalar kurmak gerektiğini düşünüyoruz.” dedi. Bursa Kent Konseyi, yeni dönemde 17 ilçedeki kent konseyleriyle iş birliğini güçlendirerek, ortak aklı, gönüllülüğü, teknolojiyi ve veriyi merkeze alan yeni nesil bir kent konseyi modeli oluşturmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.