Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Genel Kurul

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Genel Kurul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Genel Kurul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursasporlu Hukukçular Derneği İlk Olağan Genel Kurulunu Gerçekleştirdi Haber

Bursasporlu Hukukçular Derneği İlk Olağan Genel Kurulunu Gerçekleştirdi

Bursaspor'un ve yeşil-beyazlı camianın haklarını hukuki zeminde korumak amacıyla kurulan Bursasporlu Hukukçular Derneği, ilk olağan genel kurul toplantısını RUMELİSİAD'da gerçekleştirdi. Toplantıda Kurucu Başkan Avukat Hakan Dinçtürk, Bursaspor Başkanı Enes Çelik ve Bursa Barosu Başkanı Yener Poroy açıklamalarda bulundu. Genel kurulda derneğin kuruluş amacı, gelecekte hayata geçirilmesi planlanan çalışmalar ve Bursaspor'a sağlanabilecek hukuki destekler ele alındı. HAKAN DİNÇTÜRK: "BURSASPOR CAMİASI BİZDEN ÇÖZÜM BEKLEMELİ" Genel kurulda konuşan Kurucu Başkan Avukat Hakan Dinçtürk, derneğin yalnızca Bursaspor'a destek veren bir oluşum olarak kalmasını istemediklerini belirtti. Kurumsal yapısı, dayanışma anlayışı ve şeffaf yönetimiyle diğer taraftar oluşumlarına da örnek olmayı hedeflediklerini ifade eden Dinçtürk, Bursaspor camiasına karşı önemli sorumluluklar taşıdıklarını vurguladı. Dinçtürk, yeşil-beyazlı camianın dernekten yalnızca iyi niyet değil, somut çalışmalar ve çözüm üretmesini beklemesi gerektiğini belirterek verilen sözlerin arkasında duracak bir yapı oluşturmak istediklerini dile getirdi. ENES ÇELİK: "HEP BİRLİKTE ÇALIŞMAYI SÜRDÜRECEĞİZ" Bursaspor Başkanı Enes Çelik ise derneğin kurulmasından duyduğu memnuniyeti ifade ederek gönüllü olarak bir araya gelen hukukçulara teşekkür etti. Bursaspor'un haklarının korunması noktasında dernekle iş birliği içerisinde hareket edeceklerini belirten Çelik, iç saha ve deplasman karşılaşmalarının yanı sıra hukuki süreçlerde de ortak çalışmalar yürütüleceğini söyledi. Çelik, "Gerek deplasmanlarda gerek iç sahada, gerekse adliyede kulübün haklarının savunulması için ne gerekiyorsa yapılması noktasında bu dernekle irtibat halinde olacağımızı ifade ettik. Bundan sonra da hep birlikte bu çalışmayı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Bursaspor'un kurumsal yapısının güçlendirilmesine de değinen Çelik, kulübün idari, mali ve sportif açıdan sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasının önemine dikkat çekti. Yeşil-beyazlı kulübün borçlarını azaltma konusunda önemli mesafe katettiğini ifade eden Çelik, Bursaspor'un güçlü bir şekilde Süper Lig'e dönmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. Çelik ayrıca kurumsal yapılanmanın güçlenmesiyle Bursaspor Vakfı'nın da devreye girmesini hedeflediklerini dile getirdi. YENER POROY: "BURSASPOR BİR ŞEHRİN ORTAK HAFIZASIDIR" Genel kurulda söz alan Bursa Barosu Başkanı Yener Poroy da Bursaspor'un Bursa için taşıdığı değere dikkat çekti. Yeşil-beyazlı kulübün yalnızca sportif bir oluşum olmadığını vurgulayan Poroy, "Bursaspor hepimizin ortak değeri. Bursaspor sadece bir kulüp değil, bir şehrin ortak hafızasıdır. Yeşil-beyaz etrafında birleşiyoruz" dedi. İlk olağan genel kurulunu gerçekleştiren Bursasporlu Hukukçular Derneği'nin, önümüzdeki dönemde kulübün ve taraftarların hukuki haklarının korunmasına yönelik çalışmalar yürütmesi hedefleniyor.

Bursa Barosu’nda Yener Poroy dönemi resmen başladı Haber

Bursa Barosu’nda Yener Poroy dönemi resmen başladı

Bursa Barosu’nun yeni başkanı Av. Yener Poroy ve yönetim kurulu üyeleri, Adalet Sarayı Atatürk Anıtı önünde düzenlenen törenin ardından göreve başladı. Genel kurul divan başkanı Av. Haluk Sivri’nin anıta çelenk sunmasıyla başlayan törende, Bursa Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Törenin ardından Adalet Sarayı Konferans Salonu’na geçildi. POROY’A CÜBBESİNİ ÖNCEKİ BAŞKAN GİYDİRDİ Haluk Sivri başkanlığındaki divan heyetinde Av. Zekiye Tiryaki, Av. Naci Özçelik ve Av. Didem Koçaker Güler yer aldı. Sivri’nin açış konuşmasının ardından, Bursa Barosu Başkanlığı’na seçilen Yener Poroy’a cübbesini önceki başkan Av. Metin Öztosun giydirdi. Poroy’un mazbatasını ise Haluk Sivri takdim etti. Divan heyetine anı plaketi sunan Poroy, konuşmasında görevi devralmanın taşıdığı sorumluluğa dikkat çekti. Yeni Baro Başkanı Av. Yener Poroy, “Bugün burada, sıradan bir görev değişiminin çok ötesinde; emeğin, onurun, sorumluluğun ve köklü bir hukuk mücadelesinin bayrağını devretmek ve devralmak üzere bir aradayız. Bu bayrak, yalnızca bir makamın değil; hukukun üstünlüğüne, adalete ve savunmanın bağımsızlığına adanmış ortak irademizin simgesidir” dedi. Görevi devredenlere teşekkür eden Av. Poroy, geçmişin birikimini geleceğin umuduyla buluşturacaklarını belirterek, “Görevler el değiştirir, unvanlar değişir; ancak adaletin sesi, savunmanın onuru ve hukuka bağlılık kararlılıkla yaşamaya devam eder” ifadelerini kullandı. Poroy, devir teslimin Bursa Barosu’na, mesleğe ve adalet mücadelesine güç katmasını diledi. ADAYLARDAN YENİ YÖNETİME BAŞARI DİLEĞİ Bu arada seçimde başkan adayı olan Av. Aslı Evke Yetkin, Av. Okan Dursun, Av. Servet Sarıca ve Av. Sibel Özbudak da konuşmalarında seçmen iradesine saygının önemini vurguladı. Adaylar, yeni yönetimin Bursa Barosu ve hukuk camiası için hayırlı olmasını diledi. Törenin devamında yönetim, denetleme ve disiplin kurulları ile Türkiye Barolar Birliği delegeleri ve yönetim kurulu genç temsilcileri arasında görev devir teslimi yapıldı. YENİ KURULLARDA GÖREV ALAN İSİMLER Yönetim Kurulu: Erhan Yaşbey, Yavuz Selim Beycioğlu, Sena Canbek Uçkun, Seda Özdeğirmenci, Tuğba Şentürk Yılmaz, Faik Vatansever, Çağrı Ünal, Fikriye Merve Evin Kayrak, Egemen Avcı ve Aydan Ayhan. Denetleme Kurulu: Emine Tuba Satış, Gülşah Kocacıklı Ünen ve Abdülhamit Batuhan Sarsıcı. Disiplin Kurulu: Ülkü Şimşek, Nisa Ören, İlayda Kara, Alper Pekcan ve Mustafa Tayfun Gündoğdu. TBB Delegeleri: Ayşe Gonca Gülçin, Mücahit Avcu, Gürkan Altun ve Dinçer Cesur. YK Genç Temsilcileri: Alp Yağız Şimşek, Attila Cengiz Yazıcı, Bengisu Akkan, Efe İsmail Toklar, Emine Nur Yüce, Emre Can Kutlubay, Ezgi Tokyürek, Ferdane Karagöz, Görkem Acar, İpek Zeybel, İrem Alp Eğen, Kağan Unan, Kaya Sezgin, Merve Abi Bozan, Miray Nur Akgün Kızılsoy, Muhammet Emin Erol, Muhammet Sait Memiş, Sevinç Nur Çetin, Şeyda Akmeşe ve Tahir Can Özdurak.

Fon krizi için Yeni Yol'un 'Araştırma Komisyonu' önergesi reddedildi Haber

Fon krizi için Yeni Yol'un 'Araştırma Komisyonu' önergesi reddedildi

Yeni Yol Grubu, fon krizinin kamusal etkilerinin, denetim süreçlerinin ve kamu görevlilerinin olası sorumluluklarının incelenmesi amacıyla Meclis Araştırma Komisyonu kurulmasını talep etti. Önergenin gerekçesini Genel Kurul’da açıklayan Atmaca, yaşananların tek kişinin girişimiyle açıklanamayacağını öne sürerek organizasyonun arka planında kamu, bürokrasi ve siyaset bağlantılarının araştırılması gerektiğini söyledi. Atmaca, “Kamu maalesef bu işe ya ortaktır ya göz yummuştur; üçüncü bir ihtimal yoktur” ifadelerini kullandı. “HALKA ARZ SÜREÇLERİ DE İNCELENMELİ” Sermaye piyasalarındaki usulsüzlük iddialarının 2018’den bu yana gündeme geldiğini ileri süren Atmaca, halka arz edilen şirketlerin seçimi ve bu süreçlerde verilen izinlerin de araştırılması gerektiğini belirtti. İlgili kurumların ve kamu görevlilerinin kararlarının incelenmesi çağrısında bulunan Atmaca, sorumlulukların ortaya çıkarılması için bürokrasi ve siyasetin de araştırmaya dâhil edilmesini istedi. Atmaca’nın daha önce gündeme getirdiği, Bursalı bir sanayiciden halka arz sürecinde rüşvet istendiği ve baskı yapıldığı yönündeki iddialara ilişkin TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl de söz aldı. Bingöl, konuyu gündeme taşıdığı için Atmaca’yı tebrik etti. Atmaca ise konunun iki yıldır vicdani sorumluluk hissettirdiğini, masum kişilerin zarar görmesi endişesiyle daha önce açıklamakta tereddüt ettiğini söyledi. Önerge gerekçesinde; süreçte görev alan kamu personelinin kararlarının ve eriştiği bilgilerin incelenmesi, ilgili kurumların denetim görevlerini zamanında yerine getirip getirmediğinin belirlenmesi ve yatırımcıları korumaya yönelik önlemlerin tespit edilmesi gerektiği kaydedildi. Genel Kurul’daki görüşmelerin ardından araştırma komisyonu kurulması önerisi, AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi.

NİLKOOP’ta Resul Tarman güven tazeledi Haber

NİLKOOP’ta Resul Tarman güven tazeledi

S.S. Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi (NİLKOOP) Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı, Çatalağıl Mahallesi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, belediye meclis üyeleri ve NİLKOOP üyeleri katıldı. Divan başkanlığını Okan Şahin’in, divan üyeliklerini ise Emre Karagöz, Salih Güleç ve Gülver Deniz’in üstlendiği genel kurulda gündem maddeleri görüşülerek oylandı. Tek listeyle gidilen seçimde mevcut başkan Resul Tarman, iki yıl süreyle yeniden başkanlığa seçildi. “ORTAK AKIL VE ŞEFFAFLIKLA ÇALIŞACAĞIZ” Genel kurulun açılışında konuşan NİLKOOP Başkanı Resul Tarman, kooperatifin geleceği açısından önemli bir buluşma gerçekleştirdiklerini ifade etti. Tarman, “Hep birlikte, ortak akılla ve dayanışma içinde kooperatifimizi daha güçlü bir yapıya kavuşturmak için çalışacağız. Temel amacımız, üreticimizin alın terinin karşılığını alması, kooperatifimizin büyümesi ve sahada çok daha etkin hale gelmesidir. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da şeffaflık, dayanışma ve ortaklarımızın menfaatlerini ön planda tutacağız. Genel kurulumuzun kentimize ve üreticimize hayırlı olmasını diliyorum” dedi. “ÇİFTÇİ PARA KAZANMAZSA BU TOPRAKLARI KORUYAMAYIZ” Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, NİLKOOP’un işlevini ve sahadaki gücünü artırmayı hedeflediklerini belirtti. Tarımda kooperatifleşmenin hayati bir ihtiyaç olduğunu dile getiren Başkan Şadi Özdemir, belediye bünyesinde kurdukları Kooperatif Destekleme Merkezi ile üreticiye kurumsal destek sağladıklarını hatırlattı. Gelecekte dünyanın ciddi bir gıda ve su kriziyle karşı karşıya kalacağına dikkat çeken Başkan Şadi Özdemir, “Biz kendi verimli topraklarımızın üretim dışı kalmasına izin veremeyiz. Tarım alanlarımızı ve köylerimizi koruyabilmemizin tek yolu var; çiftçimizin, köylümüzün bu topraklardan para kazanmasını sağlamak. Üretici para kazanmazsa bu toprakları koruma şansımız kalmaz. Gençlerimize bu topraklarda para kazanabileceklerini göstermek zorundayız. Bu nedenle belediye olarak tüm imkanlarımızla kooperatiflerimizin arkasındayız. Çiftçimize ziraat mühendisliği desteği veriyoruz, toprak analizlerini yapıyoruz. Üretimin her aşamasında yanlarındayız; yeter ki üretici örgütlü olsun.” YENİ YÖNETİM BELİRLENDİ Tek liste ile gidilen seçimin ardından Resul Tarman başkanlığındaki yeni yönetim netleşti. NİLKOOP Yönetim Kurulu asil üyeliklerine Akın Uludağ, Mustafa Aslan, Demirhan Aslan, İrfan Özer, Ali Yavuz Kaya, Semiha Öztan, Erdal Karakaya, Ali Çekçek, Alper Akbulut ve Erol Bora seçildi. Yönetim kurulu yedek listesinde ise Ekrem Erk, Celaleddin Boran, Gökçe Güney, Recep Bayraktar, Salih Güleç, Hüseyin Otman, Ertan Ateş, İbrahim Olgun, İsmail Duman, Erol Aydın ve Kenan Erbaş yer aldı. Kooperatifin Denetim Kurulu asil üyeliklerine Mehtap Esen, Berna Hacer Bilici ve Ata Erk Şanlı getirilirken; Ali Sezgin, Gülver Deniz ve Tuğçe Savaş da denetim kurulu yedek üyeleri olarak belirlendi.

Taşıyıcılar kooperatifinde 30 milyon liralık vurgun iddiası yargıya taşındı Haber

Taşıyıcılar kooperatifinde 30 milyon liralık vurgun iddiası yargıya taşındı

S.S. Söğüt Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi'nde gerçekleştirilen genel kurulun ardından göreve gelen yeni yönetim, kooperatifin mali hesaplarını inceletmek üzere bağımsız dış denetçi görevlendirdi. Hazırlanan Yönetim Kurulu Sorumluluk Tespit Raporu'nda; karşılıksız çekler, dayanıksız virman ve fatura hareketleri ile kooperatife ait demirbaş ve araçların usulsüz kullanımı gibi çeşitli iddialar yer aldı. Mali tablolarda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla eski yönetim kurulu üyeleri hakkında kooperatif vekilleri ve yönetimi tarafından Söğüt Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunularak adli süreç başlatıldı. "80 milyon açık ve 35 milyon mali verilerde para kaybı olduğu açıklandı" Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan S.S. Söğüt Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi Başkanı Zafer Kurt, yaşanan mağduriyete dikkat çekerek şunları söyledi: "2025 yılı mali genel kurulunda üyelerimizin desteğiyle biz bu yönetime talip olduk. Talip olduğumuz günden beri eski yönetimin yapmış olduğu açıklar, usulsüzlüklerden dolayı çok mağdur durumdayız. Biz bununla ilgili bağımsız dış denetçi tuttuk. Bağımsız dış denetçi 80 milyon açığın, 35 milyon mali verilerde de para kaybının olduğunu açıkladı. Biz bununla ilgili Söğüt Cumhuriyet Başsavcılığı'na avukatımızın aracılığıyla birlikte suç duyurusunda bulunduk. Şu ana kadar yapmış olduğumuz hiçbir fabrikada konuşmalarımızda kimseyle bir araya gelemiyoruz. Eski yönetimin yapmış olduğu bazı hareket ve tutumlardan dolayı kimse bizi muhatap almak istemiyordu. Ancak iyi niyetimizi göstererek çoğu fabrikanın zincirlerini kırdık, içeriye girdik. Çoğu fabrikacı bizi hoşgörüyle karşıladı, ekmeğini paylaştı. Şu anda eski yönetimin bırakmış olduğu borçtan dolayı kooperatifimiz, üyelerimiz ve esnaf mağdur durumdadır. Bu mağduriyetin giderilmesini ve sorumluların yargı önünde hesap vermesini istiyoruz. Biz borçları biliyoruz ama paraların nereye gittiğini bilmiyoruz." "Bahsedilen miktarlar sadece son 1 yıl için, geçmişe dönük 10 yıl incelenecek" Kooperatif vekili Avukat İsmail Doğancan Çıra ise hukuki sürece dair yaptığı açıklamada, "Sınırlı Sorumlu Söğüt Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifi vekiliyim. 2025 yılı mali genel kurul sonrası eski yönetim hakkında düzenlenen Yönetim Kurulu Sorumluluk Tespit Raporu uyarınca sorumlular hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduk. Raporumuza göre ciddi bir açığın bulunduğu ve eski yönetimin sorumlu olduğu yönünde iddialarımız yer almaktadır. Konuyla ilgili yargı süreci devam ediyor. Sorumluların en kısa sürede cezalandırılması ve oluşan mağduriyetlerin giderilmesi için sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız. Hazırlanan bu rapor yalnızca 2025 yılı için düzenlenmiştir. Geçmişe dönük olarak kooperatifin 10 yıllık hesapları üzerinde inceleme yapılması için gerekli çalışmalar savcılık nezdinde yürütülecektir" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "BMGK'da veto imtiyazı kaldırılmalı" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "BMGK'da veto imtiyazı kaldırılmalı"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için kaleme aldığı makalede, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığını belirterek, "Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD merkezli haber ajansı Bloomberg News için "BM, Güvenlik Konseyi'nin veto hakkını kaldırmalıdır" başlıklı makale kaleme aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalede, son yıllarda dünyanın tanık olduğu salgınlar, enerji krizleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve bölgesel çatışmalar gibi trajedilerin, dünyanın karşı karşıya olduğu krizlerin çözümünü birkaç başkentin iradesine bırakmanın bugünün gerçekleriyle bağdaşmadığını gösterdiğini belirtti. Küresel karar alma mekanizmalarının bugünün şartlarına uyum sağlamasının artık ertelenemez olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin hala İkinci Dünya Savaşı sonrasının yapısını yansıttığına işaret etti. Erdoğan, daha etkin, adil ve hesap verebilir bir temsil anlayışının zorunluluk arz ettiğini, bunun yolunun da temsili genişletmenin yanında, liderlik sorumluluğunu adil biçimde paylaşmaktan geçtiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan makalede, "Farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini küresel ve bölgesel meselelerin çözümüne dahil etmek mecburiyetindeyiz. ‘Dünya 5'ten büyüktür' çağrımız, bu yönüyle daha geniş bir sorumluluk anlayışına davettir. Reform ihtiyacını artık somut bir yol haritasına dönüştürmek elzemdir. Bu yol haritasının merkezinde ise veto imtiyazının ilgası yer almalıdır. Çünkü Güvenlik Konseyi'ne ayrıcalıklı yeni üyeler eklemek, karar alma gücünün birkaç devletin elinde toplanması sorununu çözmez ve imtiyazlı yapının kapsamını genişletir. Veto imtiyazının kaldırılması, anlamlı her türlü reformun hem başlangıç noktası hem de temel stratejik hedefi olmalıdır. Reform, aynı imtiyazın başka devletlere de tanınması anlamına gelemez. Genel Kurul bünyesinde, hiçbir devletin uluslararası toplumun çoğunluğunun iradesini kalıcı olarak engelleme yetkisine sahip olmaması ilkesi etrafında geniş bir koalisyon oluşturulmalıdır" ifadelerine yer verdi. "Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız" Güvenlik Konseyi ile Genel Kurul arasındaki dengenin de yeniden kurulması gerektiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Genel Kurul'un yetkileri güçlendirilmeli, daimi üyeliklerin bulunmadığı, Güvenlik Konseyi üyelerinin Genel Kurul tarafından belirli süreler için dönüşümlü olarak seçildiği, yeniden görev almak isteyen ülkelerin seçimlerde üyelerin çoğunluğunun güvenini yeniden kazandığı bir yapıyla Güvenlik Konseyinin temsil kapasitesi ve Genel Kurul karşısındaki hesap verebilirliği artırılmalıdır. Geleceğin uluslararası düzenini geçmişin hiyerarşilerini muhafaza ederek kuramayız. Dünya tarihi bakımından oldukça kısa sayılabilecek son çeyrek asırda yaşanan gelişmeler, hiçbir güç dengesinin ve hiçbir uluslararası nizamın baki olmadığını gösterdi. İnsanlığa barış, istikrar ve ortak refah vadeden sistem, yeni savaşları önlemekte, eşitsizlikleri azaltmakta ve değişen güç dengelerine cevap vermekte yetersiz kaldı" değerlendirmesinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ekonomiden güvenliğe, teknolojiden diplomasiye kadar yeni güç merkezleri ortaya çıkarken, uluslararası kurumların bu dönüşüme aynı hızla uyum sağlayamadığına işaret etti. "Gelişmekte olan ülkelerin finansmana erişimi güvence altına alınmalı" Savaşlar, iklim krizi, düzensiz göç ve ekonomik kırılganlıkların, devletlerin güçlü kurumlara, dayanıklı ekonomilere ve caydırıcı savunma yeteneklerine sahip olmalarının önemini bir kez daha ortaya koyduğunun altını çizen Recep Tayyip Erdoğan, ticaret, lojistik, ulaştırma ve enerji koridorlarının güvenlik ve sürdürülebilirliğinin daha belirleyici hale geldiğini belirtti. Asya'nın ekonomik ağırlığı artarken, Afrika'nın da potansiyeliyle uyumlu daha güçlü bir temsil talep ettiğini, gelişmekte olan ülkelerin kendi önceliklerini daha yüksek sesle dile getirdiğini aktaran Erdoğan, "Bazı bölgesel aktörlerin artan nüfuzu, kendi coğrafyalarında daha fazla sorumluluk üstlenmelerini beraberinde getiriyor. Her bölgenin meselelerini dışarıdan belirlenen yöntemlerle çözmek mümkün değildir. İlgili ülkelerin iradesini, yerel şartları ve müşterek menfaatleri esas alan yaklaşımların daha kalıcı ve istikrarlı sonuçlar üreteceğine inanıyoruz. Diplomatik kapasitesi, ekonomik imkânları ve farklı taraflarla iletişim kurabilme kabiliyeti bulunan ülkelerin barışın ve istikrarın tesisinde daha etkin roller üstlenmesi, kaçınılmaz bir gerekliliktir. Küreselleşmenin refahı yayacağı yönündeki beklentiler tam anlamıyla karşılanmadı. Gelir dağılımındaki adaletsizlikler derinleşirken teknoloji ve ekonomik bağımlılıklar yeni rekabet alanlarına dönüştü. Bu değişen şartlarda küresel adaletin temini için mesuliyetler hakkaniyetle paylaşılmalı, gelişmekte olan ülkelerin kalkınma hakkı ve ihtiyaç duydukları finansmana erişimi güvence altına alınmalıdır" ifadelerini kullandı. "Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi çabasını destekliyoruz" Böylesi bir değişimin geniş bir uluslararası iradenin ortaya konulmasını zaruri kıldığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin güçlü küresel ilişkileri ve çok taraflı diplomasi tecrübesini bu reform arayışının hizmetinde kullanmaya devam edeceğini vurguladı. Veto imtiyazının kaldırılması, seçilmiş üyelerin karar alma süreçlerinde daha fazla ağırlık kazanması ve Genel Kurul'un rolünün güçlendirilmesi yönündeki çabayı desteklediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Farklı bölgelerden ülkelerin bu müşterek zeminde buluşması, uluslararası sistemin meşruiyetini ve temsil kabiliyetini güçlendirecektir. Bugünün dünyasında kalıcı barışın, birbirinden kopuk ve birbiriyle konuşmayan blokların çoğalmasıyla kurulamayacağı açıktır. 'Daha adil bir dünya' için farklı coğrafyaların tecrübesini, kapasitesini ve iradesini ortak bir zeminde buluşturmalıyız. Türkiye, köklü devlet geleneği, diplomatik kapasitesi ve farklı coğrafyalarla kurduğu güçlü ilişkilerle bu reform arayışında üzerine düşen sorumluluğu üstlenmeye devam edecektir" değerlendirmesini yaptı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.