Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gelenek

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gelenek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelenek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da 50 asker adayı 100 yıllık gelenekle uğurlandı Haber

Bursa’da 50 asker adayı 100 yıllık gelenekle uğurlandı

Bursa’nın Osmangazi ilçesine bağlı Demirtaş Mahallesi’nde askere gidecek 50 genç için düzenlenen asker eğlenceleri 5 gün boyunca sürdü. Mahalle mahalle gerçekleştirilen eğlencelerin finali Demirtaş Meydanı’nda yapıldı. Bursa’da askere gidecek gençler için yıllardır sürdürülen asker uğurlama geleneği, Demirtaş’ta yeniden yaşatıldı. Askere gitmeye hazırlanan 50 genç için düzenlenen etkinlikler kapsamında 5 gün boyunca farklı mahallelerde eğlenceler gerçekleştirildi. Davul ve zurna eşliğinde düzenlenen programlarda asker adayları, aileleri ve mahalle sakinleri halay çekerek doyasıya eğlendi. Günler süren etkinliklerin ardından asker eğlencelerinin finali Demirtaş Meydanı’nda gerçekleştirildi. Final programında yüzlerce vatandaş meydanda bir araya gelirken, asker adayları davul ve zurna eşliğinde halay çekti. Coşkulu anların yaşandığı programa Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin ile AK Parti Osmangazi İlçe Başkanı Adnan Kurtuluş da katıldı. Şahin ve Kurtuluş, bir süre gençlerle birlikte halay çekerek eğlenceye eşlik etti. Demirtaş’ta asker adayları için düzenlenen eğlence geleneğinin, 1923’teki mübadele sonrasında bölgeye yerleşen ailelerden bu yana sürdürüldüğü belirtiliyor. Yaklaşık 103 yıllık gelenek, yeni dönem asker adaylarının coşkusuyla bir kez daha yaşatıldı.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

İnegöl'de 145 yıllık miras, beşinci kuşağa ulaştı Haber

İnegöl'de 145 yıllık miras, beşinci kuşağa ulaştı

İnegöl'de 145 Yıllık Fıçıcılık Geleneği Dededen Toruna Yaşatılıyor Bursa'nın İnegöl ilçesinde yaklaşık 145 yıldır aynı aile tarafından sürdürülen fıçıcılık mesleği, beşinci kuşağa ulaştı. Erdoğan Erkuş'un çocuk yaşlarda babasının yanında öğrenmeye başladığı zanaat, bugün oğulları ve torunu tarafından yaşatılıyor. Her biri özenle seçilen ağaçlar, ateş ve ustalıkla şekillendirilerek geleneksel yöntemlerle fıçıya dönüşüyor. 145 Yıllık gelenek, geleceğe taşınıyor İnegöl'de bir atölyede yükselen her çekiç sesi, yaklaşık bir buçuk asırlık bir hikâyenin izlerini taşıyor. Romanya'dan Türkiye'ye uzanan, dededen toruna aktarılan fıçıcılık geleneği, Erkuş ailesinin ellerinde beşinci kuşağa ulaştı. Geleneksel yöntemlerle seçilen ağaçların ateşle şekillendirildiği atölyede, yalnızca fıçı değil, 145 yıllık bir zanaat kültürü de geleceğe taşınıyor. Ailenin üçüncü kuşak temsilcisi 81 yaşındaki Erdoğan Erkuş, çocuk yaşlarda babasının yanında başladığı mesleği yaklaşık 70 yıldır sürdürüyor. Ellerinde yılların emeğinin izlerini taşıyan kesik ve yaraları ise usta için geçmişten kalan acı değil, tatlı hatıralar. "Babamın zoruyla mesleği öğrendim" Fıçıcılığa nasıl başladığını anlatan Erdoğan Erkuş, mesleği babasının yanında öğrendiğini belirterek, "Bu mesleğe 1956-57 yıllarında başladım. Babamın zoruyla, bisikletin arkasında beni dükkâna getirip götürmesiyle bu mesleği öğrendim. Allah bin kere razı olsun. Ellerimde çeşitli kesikler, yaralar var. Ama bunlar benim için tatlı şeyler. Bunlara baktıkça eskileri anımsıyorum" dedi. Romanya'dan İnegöl'e uzanan zanaat Erkuş ailesindeki fıçıcılık geleneğinin geçmişi, Romanya'dan Türkiye'ye göç eden büyük dedeye kadar uzanıyor. Erdoğan Erkuş, ailesinin meslek geçmişini şu sözlerle anlattı: "Babamdan önce dedem Romanya'dan Türkiye'ye göç etmiş. Bursa'da bir padişahın yanında çalışmış. Daha sonra çeşitli mesleklerde bulunmuş. Ancak baba mesleği, dede mesleği ve dedesinin dedesinden kalan fıçıcılığı bırakmamış. O dönemde bu işi yapan çok az olduğu için yaptığı fıçılara büyük rağbet olmuş." "Gece gündüz fıçı yaptılar" Ailede mesleğin sonraki kuşaklara aktarılmasıyla birlikte üretim de hız kazandı. Özellikle turşu, zeytin, şalgam ve çeşitli gıda ürünlerinin saklanmasında kullanılan fıçılara olan talep nedeniyle atölyede gece gündüz çalışıldı. Erdoğan Erkuş, "Babam 1923 yılında doğdu. Yaşı geldiğinde dedemin yanına girip mesleği A'dan Z'ye öğrendi. Turşu fıçısı, zeytin fıçısı, şalgam fıçısı ve çeşitli gıda ürünleri için fıçılar yapıyorlardı. O dönem rağbet çok olduğu için gece gündüz çalışmışlar" diye konuştu. Dördüncü kuşak da bayrağı devraldı Erdoğan Erkuş'tan mesleği devralan oğlu Orhan Erkuş ise ailenin dördüncü kuşak temsilcisi oldu. 1995 yılında askerden döndükten sonra babasının yanında çıraklık yapmaya başlayan Orhan Erkuş(53) yıllar içerisinde mesleğin tüm inceliklerini öğrendi. Erkuş, "Dördüncü kuşak olarak bu fıçı mesleğini yapıyoruz. Babalarımızdan, atalarımızdan gelen bir meslek. 1995'te askerden geldikten sonra, 22 yaşında babamın yanında çıraklığını yaptım. Babam sağ olsun, mesleğin bütün detaylarını öğretti. 145 yıldır bu meslek ailemizde gelenek haline geldi" dedi. Her ağaçtan fıçı olmuyor Fıçı yapımının en önemli aşamalarından biri ise kullanılacak ağacın doğru seçilmesi. İnegöl ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden temin edilen keresteler, ustaların gözünden geçirilerek tek tek seçiliyor. Her kerestenin fıçı yapımına uygun olmadığını belirten Orhan Erkuş, üretim sürecini şöyle anlattı: "Kerestelerimizi İnegöl civarından ve Türkiye'nin farklı bölgelerinden tedarik ediyoruz. Her tahta fıçı olmuyor. Kerestelerin içerisinden özenle seçim yapıyoruz. Daha sonra işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Ardından içeride ateş yakarak geleneksel yöntemlerle fıçıyı büküyoruz ve bombeli şeklini veriyoruz." Beşinci kuşak da atölyede Yaklaşık bir buçuk asırlık geleneğin sona ermesini istemeyen aile, şimdiden beşinci kuşağı yetiştiriyor. Ailenin beşinci kuşak temsilcisi ise 21 yaşındaki üniversite öğrencisi Eren Erkuş. Bir yandan eğitimini sürdüren Eren Erkuş, diğer yandan dedesi, babası ve amcasının yanında mesleğin inceliklerini öğreniyor. "21 yaşındayım, üniversite öğrencisiyim. Aynı zamanda burada bu işin çıraklığını yapıyorum. Bu meslek 145 yıl önce dedemin dedesinden kalmış. Dedem bu mesleği bizlere öğretiyor. Babamın ve amcamın yanında öğrenmeye çalışıyorum." Ağacın kokusuyla büyüyor Atölyede çocukluğundan bu yana ağacın kokusuyla iç içe olan Eren Erkuş, fıçı üretiminin her aşamasını öğreniyor. "Marmara Bölgesi'nde yetişen ağaçlarla uğraşıyorum. Burada o ağacın kokusunu alarak çalışıyorum. Artık buna alıştım ve hoşuma gidiyor. Öncelikle ağaçları özenle seçiyoruz. Çünkü her ağaçtan fıçı olmuyor. Ağaçları seçtikten sonra onları fıçı yapılabilecek hale getiriyoruz. Ardından ateşimizi yakıyoruz ve fıçıyı kıvırmaya başlıyoruz." "Bu meslek artık bizim geleneğimiz" Yaklaşık 145 yıllık zanaatı gelecek nesillere aktarmak istediğini belirten Eren Erkuş, "Unutulmaya yüz tutmuş bu mesleği, bu zanaatı biz devam ettirmeye çalışacağız. Çünkü artık bizde bir gelenek oldu. Ben beşinci kuşağım, babam dördüncü kuşak, dedem üçüncü kuşak. İnşallah bu böyle benden sonraki nesillerde de devam edecek" dedi.

Bursa'da Koşukavaklılar'dan güçlü dayanışma Haber

Bursa'da Koşukavaklılar'dan güçlü dayanışma

Bursa’da yaşayan Koşukavaklıları bir araya getiren geleneksel “Kurban Bayramlaşma merasimi”, yüksek katılım ve coşkulu bir atmosferde gerçekleşti. Derneğin çatısı altında birleşen üyeler, protokol temsilcileri, kıymetli misafirlerimiz ile hemşerilerimiz ve yöremizin iş insanları; bayramın manevi ikliminde dostluk bağlarını güçlendirdi. 21 YILLIK GELENEK, GELECEĞE TAŞINIYOR Kuruluşundan bu yana geçen 21 yıl boyunca Koşukavak kültürünü yaşatmayı, hemşerileri arasında kopmaz bağlar kurmayı kendine şiar edinen Koşukavak Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği, bu yılki programıyla bir kez daha birlik ve beraberliğin Bursa’daki güçlü adresi olduğunu kanıtladı. Etkinlikte konuşan Koşukavak Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Necdet Atasoy, derneğin misyonuna vurgu yaparak, "21 yıldır olduğu gibi bugün de Koşukavaklı olmanın gururunu ve sorumluluğunu taşıyoruz. Bizim en büyük zenginliğimiz, aynı topraklardan gelen ve Bursa’nın kalkınmasına katkı sunan hemşerilerimiz arasındaki sarsılmaz bağdır. Bayram sofralarımız, sadece yemekleri değil; kültürümüzü, anılarımızı ve geleceğe dair hayallerimizi paylaştığımız birer dayanışma merkezidir. Bu kıymetli mirası genç kuşaklara aktarmak, derneğimizin en kutsal görevidir." dedi. Derneğin hayata geçirdiği her projede büyük emeği ve katkısı olan yöre iş insanlarına ve özellikle inşaat sektöründeki başarılı çalışmalarıyla Bursa ekonomisine değer katan iş insanı Ali Bostancı ve Bostancı Ailesi olmak üzere bu anlamlı günde de Koşukavaklı hemşerilerini yine yalnız bırakmayan tüm iş insanlarına teşekkür eden Koşukavak Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Necdet Atasoy; derneğin her türlü etkinliğine sunduğu daimi maddi ve manevi katkıları, sarsılmaz desteği ve camiamıza kattığı değer için Ali Bostancı büyüğümüz başta olmak üzere tüm emek veren ve katkı sunan yöremizin iş insanlarına şükranlarını sundu. Programa katılarak Koşukavaklıları onurlandıran değerli protokol üyelerine, sivil toplum kuruluşlarının kıymetli temsilcilerine ve gönlü dernek ile atan tüm hemşerilerine teşekkür ettiğini ifade eden Koşukavak Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Necdet Atasoy protokol üyelerine de katılımları için ayrıca teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.