Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gelecek

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gelecek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelecek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çin Devlet Başkanı Xi ve ABD Başkanı Trump’tan tarihi zirve Haber

Çin Devlet Başkanı Xi ve ABD Başkanı Trump’tan tarihi zirve

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve ABD Başkanı Donald Trump, ülkenin başkenti Pekin’de bulunan Büyük Halk Salonu’nda ikili görüşmelere başladı. Xi, toplantının basına açık kısmında yaptığı konuşmada Trump’ı Pekin’de ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "9 yıl aradan sonra Çin'e tekrar hoş geldiniz. Bütün dünya görüşmemizi takip ediyor" dedi. Dünya’nın büyük bir dönüşüm yaşadığını ve uluslararası durumun değişken ve çalkantılı olduğunu kaydeden Xi, "Dünya yeni bir yol ayrımında" diye konuştu. Çin ve ABD ilişkilerinin küresel zorlukların aşılması ve Dünyanın daha fazla istikrara kavuşması açısından önem taşıdığına işaret eden Xi, "İki ülke halklarının refahı ve insanlığın geleceği adına, ikili ilişkilerimiz için birlikte daha parlak bir gelecek inşa edebilir miyiz?" diye sordu. "Farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahibiz" ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü nedeniyle Trump’ı ve ABD halkını tebrik eden Xi, "Ülkelerimizin farklılıklardan çok ortak çıkarlara sahip olduğuna her zaman inanıyorum. Birimizin başarısı diğeri için bir fırsattır ve istikrarlı ikili ilişkiler dünya için iyidir. Çin ve ABD işbirliğinden kazançlı, çatışmadan ise zararlı çıkacaktır. Rakip değil, ortak olmalıyız. Yeni çağda, birbirimizin başarılı olmasına, birlikte gelişmesine yardımcı olmalı ve büyük ülkelerin birbirleriyle iyi geçinmesinin makul bir yolunu bulmalıyız" ifadelerini kullandı. Xi, "Sayın Başkan, ülkelerimiz ve dünya için önem taşıyan büyük meseleler üzerine yapacağımız görüşmeleri ve 2026'yı bir bir dönüm noktası yapmak üzere Çin-ABD ilişkilerinin rotasını belirlemek için sizinle birlikte çalışmayı sabırsızlıkla bekliyorum" şeklinde konuştu. "Birlikte harika bir geleceğimiz olacak" ABD Başkanı Donald Trump ise, sözlerine Xi’ye teşekkür ederek başladı. Onuruna düzenlenen karşılama törenini katılan çocuklar başta olmak üzere çok etkileyici bulduğunu vurgulayan Trump, "Siz ve ben birbirimizi uzun zamandır tanıyoruz. Aslına bakarsanız, iki ülkenin herhangi iki başkanı arasındaki en uzun süreli ilişkiye sahibiz ve bu benim için bir onur. Harika bir ilişkimiz oldu. Çok iyi anlaştık" dedi. Daha önce karşılaşılan zorlukları karşılıklı iletişim yoluyla çözdüklerini hatırlatan Trump, "Birlikte harika bir geleceğimiz olacak. Çin'e ve yaptığınız işlere büyük saygı duyuyorum. Harika bir lidersiniz" diye konuştu. Bazen insanların bunu dile getirmesinden hoşlanmadığını kaydeden Trump, "Ama ben yine de söylüyorum çünkü bu doğru. Ben sadece gerçeği söylerim" ifadelerini kullandı. "Bu büyük ve önemli bir görüşme" Çin ziyaretine ABD’li şirketlerin üst düzey yöneticilerini de getirdiğini hatırlatan Trump, "Bugün size ve Çin'e saygılarını sunmak için buradalar. Ticaret ve iş yapmayı sabırsızlıkla bekliyorlar ve bu bizim açımızdan tamamen karşılıklı olacak" dedi. Bu nedenle yapılacak görüşmeleri sabırsızlıkla beklediğini ifade eden Trump, "Bu büyük ve önemli bir görüşme. Bunun belki de gelmiş geçmiş en büyük zirve olduğunu söyleyenler var. Daha önce hiç böyle bir şeyi hatırlamadıklarını söylüyorlar. Şunu söyleyebilirim ki, ABD’de insanlar başka hiçbir şey konuşmuyor. Ancak sizinle burada olmak bir onur. Arkadaşınız olmak bir onur. Çin ile ABD arasındaki ilişki her zamankinden çok daha iyi olacak" diye konuştu. Xi, Trump’ı resmi törenle karşılamıştı 9 yıl aradan sonra Çin’i ziyaret eden ilk ABD başkanı olan Donald Trump, dün gece ülkenin başkenti Pekin’e varmıştı. Trump, günün erken saatlerinde onuruna düzenlenen resmi törende Çin Devlet Başkanı Xi Jinping tarafından karşılanmıştı.

Yıldırım’da gençler tarihle buluşuyor Haber

Yıldırım’da gençler tarihle buluşuyor

Kütüphaneler ve Müze Müdürlüğü’nün düzenlediği ’Gençlerle Şehir ve Tarih Atölyesi’ ile Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreci, Bursa’nın fethi ve erken dönem devlet yapılanması konularında gençlere interaktif eğitim veriliyor. Atölye ile gençlerin, şehrin tarihi kimliğini yakından tanımaları, kuruluş sürecini kavramaları, tarih ile günümüz arasında bilinçli bağ kurmaları ve kültürel mirasa sahip çıkma bilinci geliştirilmesi amaçlanıyor. Osmanlı tarihi ve kitabeler alanında uzman tarihçi ve rehber Ömer Kaptan eşliğinde ayda bir kez düzenlenen atölye çalışmalarının bu ayki konusu Orhan Gazi ve dönemi oldu. Gençlerin yoğun ilgi gösterdiği atölye çalışmaları kapsamında önümüzdeki derslerde, 1. Murad, Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet ve 2. Murad konuları işlenecek. "Bilinçli nesiller yetiştiriyoruz" Bursa’nın fethinin tarihimiz açısından bir dönüm noktası olduğuna dikkat çeken Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, "Bursa’nın fethi sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda bir medeniyetin inşa sürecidir. Bizler de bu bilinçle gençlerimizin tarihini doğru kaynaklardan öğrenmesini, geçmiş ile gelecek arasında sağlam bir bağ kurmasını önemsiyoruz. Düzenlediğimiz atölyelerle gençlerimizin kendi şehirlerinin köklerini tanımalarını sağlıyor, kültürel mirasımıza sahip çıkan bilinçli nesiller yetiştirmeyi hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz" Haber

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, merakla beklenen ulusa sesleniş konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasına, NASA'nın 1972'den bu yana Ay'ın çevresine gerçekleştirdiği ilk insanlı yolculuk olan Artemis II görevinde yer alan astronotları tebrik ederek başlayan Trump, ABD’nin İran’a karşı başlattığı Destansı Öfke Operasyonu’nun üzerinden 1 ay geçtiğini hatırlattı. ABD ordusunun savaş alanında hızlı, kararlı ve ezici zaferler elde ettiğini öne süren Trump, "Bu gece itibarıyla, İran donanması yok olmuş durumda. Hava kuvvetleri harabeye döndü. Ve o terörist rejimin liderlerinin çoğu artık ölü" dedi. "Düşmanlarımız kaybediyor, biz kazanıyoruz" İran’a saldırıların kendisi konuştuğu sırada dahi sürdüğünü vurgulayan Trump, "Füze ve insansız hava aracı fırlatma yetenekleri ciddi şekilde kısıtlandı. Silah fabrikaları ve füze rampaları paramparça ediliyor, geriye çok azı kaldı. Savaş tarihinde hiçbir düşman birkaç hafta içinde böylesine büyük çaplı kayıplar yaşamamıştır. Düşmanlarımız kaybediyor ve biz her zamankinden çok daha büyük bir şekilde kazanıyoruz" diye konuştu. "Orta Doğu’ya bağımlı değiliz" Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye getirildiği operasyonu hatırlatan Trump, "Askerlerimize Venezuela'yı dakikalar içinde ele geçirme konusunda gösterdikleri muazzam başarı için de teşekkür etmek istiyorum. Bu tüm dünyada herkes tarafından saygıyla karşılandı" şeklinde konuştu. İlk görev döneminde ABD ordusunu yeniden inşa ettiği iddiasını yineleyen Trump, "Şu an dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz. Şimdi Venezuela ile, ortak girişim partnerlerimizle birlikte çalışıyoruz. ABD’den sonraki en büyük ikinci petrol rezervi olan devasa miktardaki petrol ve gazın üretimi ile satışında son derece iyi anlaşıyoruz. Orta Doğu'ya bağımlı değiliz, ama yine de yardım etmek için oradayız. Orada olmak zorunda değiliz, petrollerine ya da sahip oldukları hiçbir şeye ihtiyacımız yok, sadece müttefiklerimize yardım ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğim" İran’a karşı başlatılan Destansı Öfke Operasyonu’nun Amerika'nın ve özgür dünyanın güvenliği için gerekli olduğunu öne süren Trump, "2015 yılında başkanlık kampanyamı duyurduğum ilk günden beri, İran'ın nükleer bir silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğime yemin etmiştim. Bu rejim 47 yıldır ‘Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm’ sloganları atıyordu" dedi. İran rejiminin çok sayıda ABD askerinin yanı sıra, ülkedeki protestolara katılan 45 bin İranlıyı öldürdüğünü iddia eden Trump, "Bu teröristlerin nükleer silahlara sahip olması katlanılamaz bir tehdit olurdu. Rejim, nükleer bir kalkanın arkasından terör, baskı ve toplu katliam kampanyalarını özgürce yürütebilirdi. Bunun olmasına asla izin vermeyeceğim. Geçmiş başkanlarımızın hiçbiri de izin vermemeliydi. Bu durum 47 yıldır devam ediyor ve ben göreve gelmeden çok önce halledilmiş olmalıydı" ifadelerini kullandı. "Hiçbir başkanın cesaret edemediğini yaptım" İlk görev döneminden itibaren İran’ın nükleer silah arayışını durdurmak için çok sayıda adım attığını hatırlatan Trump, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve Barack Obama döneminde yapılan İran nükleer anlaşmasının feshedilmesini bunlara örnek gösterdi. Bu adımları atmaması halinde İran’ın çoktan nükleer silahlara sahip olabileceğini savunan Trump, "O zaman çok farklı bir dünya olurdu. Benim ve değerli uzmanların görüşüne göre, o anlaşmayı feshetmeseydim şu an bir Orta Doğu veya bir İsrail olmazdı. Bunu yapmaktan büyük onur duydum, çünkü başından beri son derece kötü bir anlaşmaydı. Temelde başka hiçbir başkanın yapmaya cesaret edemediği şeyi yaptım. Onlar hatalar yaptılar ve ben bunları düzeltiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Rejim her türlü anlaşma girişimini reddetti" İran konusunda ilk tercihinin her zaman diplomasi olduğunu vurgulayan Trump, "Ancak rejim nükleer silah arayışına kararlı şekilde devam etti ve her türlü anlaşma girişimini reddetti. Bu nedenle Haziran ayında, İran'ın kilit nükleer tesislerine yönelik bir saldırı emri verdim. Gece Yarısı Çekici Operasyonu yapıldı. Kimse daha önce böyle bir şey görmemişti. O muazzam B-2 bombardıman uçakları harika bir iş çıkardı. Nükleer tesislerini tamamen yerle bir ettik. Rejim, nükleer programını tamamen farklı bir yerde yeniden inşa etmeye çalışarak, nükleer silah sevdasından vazgeçme niyetinde olmadıklarını açıkça belli etti. Ayrıca hızla devasa bir balistik füze stoku oluşturuyorlardı. Amerikan topraklarına, Avrupa'ya ve dünyadaki hemen hemen her yere ulaşabilecek füzelere sahip olacaklardı" diye konuştu. "Nükleer silahın eşiğindeydiler" İran’ın mümkün olduğunca fazla ve uzun menzile sahip füzeler üretme hedefi güttüğünü kaydeden Trump, "Üstelik kimsenin sahip olduklarına inanmadığı bazı silahlara sahiptiler. Bunu öğrendik ve hepsini ortadan kaldırdık. Kimsenin onları durdurmaya cesaret edemeyeceğini düşündüler ve daha önce kimsenin görmediği bir nükleer silah için hazırlık yaptılar. Bunun tam eşiğindeydiler. Yıllarca herkes İran'ın nükleer silahlara sahip olamayacağını söyledi. Ama en nihayetinde, zamanı geldiğinde harekete geçmeye istekli değilseniz bunlar sadece boş laflardır" şeklinde konuştu. Trump, İran’ın büyük darbe aldığını vurguladı İran’a yönelik saldırıların amacının rejimin ABD’yi tehdit etme veya sınırları dışında güç sergileme kabiliyetini ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Trump, "Bu, şu anda tamamen yok edilmiş olan İran donanmasını ortadan kaldırmak demektir. Hava kuvvetlerine ve füze programlarına daha önce hiç görülmemiş seviyelerde zarar vermek ve savunma sanayi üslerini yok etmek demektir. Donanmaları bitti, hava kuvvetleri bitti, füzeleri tükenmek üzere ya da etkisiz hale getirildi. Birlikte ele alındığında bu hamleler İran ordusunu felç edecek ve onlara nükleer bomba yapma imkanını asla tanımayacak" diye konuştu. Trump’tan Körfez ülkelerine destek ABD ordusunun İran’da büyük başarılara imza attığını tekrarlayan Trump, "Bu gece, stratejik hedeflerin tamamlanmak üzere olduğunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim" dedi. İran saldırılarına karşı İsrail ve Körfez ülkelerinin yanında olduklarını vurgulayan Trump, "İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn harika bir duruş sergilediler. Onların hiçbir şekilde zarar görmelerine ya da yenilgiye uğramalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Benzin fiyatlarındaki artış kısa vadeli" Birçok ABD’linin artan benzin fiyatlarından endişe duyduğunu hatırlatan Trump, "Bu kısa vadeli artış, tamamen İran rejiminin çevre ülkelerde, bu çatışmalarla hiçbir ilgisi olmayan komşu ülkelere düzenlediği terör saldırılarının bir sonucudur. Bu da İran'a nükleer silahlar konusunda asla güvenilemeyeceğinin bir başka somut kanıtıdır" dedi. ABD tarihindeki en güçlü ekonomiyi inşa ettiğini öne süren Trump, "Tüm bunlar bizi için için kaynayan o kanserden, yani nükleer İran'dan kurtulacak bir konuma getirdi. Ne ile karşılaşacaklarını hiç bilmiyorlardı, bunu asla hayal edememişlerdi" değerlendirmesinde bulundu. "Hürmüz Boğazı’ndan petrol almıyoruz ve almayacağız" ABD’nin bol miktarda petrol ve gaza sahip olduğunun altını çizen Trump, "Benim liderliğim altında, Venezuela'dan aldığımız milyonlarca varilden bahsetmesek bile, gezegendeki bir numaralı petrol ve gaz üreticisiyiz. Trump yönetiminin politikaları sayesinde Suudi Arabistan ve Rusya'nın toplamından daha fazla üretim yapıyoruz. Ve bu rakam yakında çok daha yüksek olacak. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir enerji potansiyeli yok ve gelecek için harika bir durumdayız. ABD Hürmüz Boğazı üzerinden neredeyse hiç petrol ithal etmiyor ve gelecekte de almayacağız. Buna ihtiyacımız olmadı ve olmayacak" şeklinde konuştu. Trump’tan Hürmüz Boğazı konusunda sorumluluk alma çağrısı İran’ı yenilgiye uğrattıklarını öne süren Trump, "İran'ı mağlup ve tamamen yerle bir ettik. Askeri, ekonomik ve diğer her bakımdan mahvoldular" dedi. Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole ihtiyaç duyan ülkelerin boğazın güvenliği konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Trump, "Bu işin sorumluluğunu üstlenmeliler. Hürmüz Boğazı’na sahip çıkmalı ve kıymetini bilmeliler. Biz elbette yardımcı olacağız, ancak umutsuzca ihtiyaç duydukları petrolü koruma konusunda öncülüğü onlar yapmalı" diye konuştu. İran savaşında ABD’ye destek vermeyen ülkelere seslenen Trump, "Onlara bir önerim var: Birincisi, petrolü ABD’den alın. Bizde bolca var. İkincisi ise, biraz gecikmiş de olsa cesaretinizi toplayın, Hürmüz Boğazı’na gidin ve orayı koruyup kullanın. Bunu daha önce, biz istediğimizde bizimle birlikte yapmalıydınız. İran şu an yerle bir edildi. İşin en zor kısmı bitti, yani artık sizin için kolay olmalı" dedi. "Çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı açılacak" Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzun sürmeyeceğine işaret eden Trump, "Her halükarda, bu çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı kendiliğinden açılacaktır. Çünkü ülkeyi yeniden inşa etmeye çalışmak için ellerinde olan tek şey petrol ve onu satmak isteyecekler. Akış yeniden başlayacak, benzin fiyatları hızla düşecek, hisse senedi fiyatları tekrar yükselecek. Ki borsalarımız zaten çok da düşmedi, son birkaç gündür harika günler geçiriyorlar. Aslında düşündüğümden çok daha iyi durumdalar; fakat o korkunç tehditten kurtulmak için İran üzerinden o zorlu yola çıkmak zorundaydık" değerlendirmesini yaptı. "Rejim fiilen değişmiş oldu" İran operasyonunun bir süre daha devam edeceğinin altını çizen Trump, "Destansı Öfke Operasyonu'nun başından beri, hedeflerimize tam olarak ulaşana kadar durmayacağımızı açıkça belirttim. Kaydettiğimiz büyük ilerleme sayesinde, bu gece şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Amerika'nın tüm askeri hedeflerini kısa süre içinde tamamlama yolundayız. Önümüzdeki 2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz. Onları ait oldukları Taş Devri'ne geri göndereceğiz. Bu arada görüşmeler de devam ediyor. Rejim değişikliği hiçbir zaman hedefimiz olmadı, ancak asıl liderlerinin tamamının ölümü nedeniyle rejim fiilen değişmiş oldu. Hepsi öldü. Yeni grup daha az radikal ve çok daha makul" ifadelerini kullandı. "Anlaşma olmazsa, elektrik santrallerini vuracağız" Şimdiye dek herhangi bir anlaşma yapılmadığını hatırlatan Trump, "Ama biz kilit hedeflere ulaştık. Eğer anlaşma olmazsa, her bir elektrik santralini çok sert ve muhtemelen eş zamanlı olarak vuracağız. En kolay hedef olmasına rağmen henüz petrol tesislerini vurmadık; çünkü bu onlara hayatta kalma ya da yeniden inşa için ufacık bile bir şans bırakmazdı. Ama istersek vurabiliriz ve anında yok olurlar. Buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok. Uçaksavar teçhizatları yok. Radarları yüzde yüz imha edildi. Askeri güç olarak durdurulamaz durumdayız" dedi. "Nükleer hamlesi yaparlarsa tekrar vururuz" İran’ın nükleer tesislerinin de ağır darbe aldığını vurgulayan Trump, "Nükleer tozun yakınına bile yaklaşmaları aylar sürer. Orayı yoğun uydu gözetimi ve kontrolü altında tutuyoruz; o yönde tek bir hamle yaptıklarını görürsek onları füzelerle tekrar ve çok sert vururuz. Tüm kartlar bizim elimizde, onların elinde hiçbir şey yok. Bu çatışmayı doğru bir perspektifte değerlendirmemiz çok önemli" dedi. "Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırım" Yakın tarihte gerçekleşen tüm büyük savaşların ne kadar uzun sürdüğünü anlatan Trump, "Biz ise son derece güçlü bir askeri operasyonun içindeyiz. Sadece 32 gündür buradayız ve o ülke artık gerçekten hiçbir tehdit oluşturmuyor. Orta Doğu'nun kabadayısıydılar ve artık kabadayı falan değiller. Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırımdır" ifadelerini kullandı. "ABD daha güvenli ve güçlü olacak" Tüm dünyanın ABD’yi imrenerek izlediğini öne süren Trump, "ABD ordusunun mükemmelliğine inanamıyorlar. Her bir Amerikalı, İran tehdidinden ve nükleer şantajdan kurtulduğumuz o günü dört gözle bekleyebilir. Attığımız adımlar sayesinde, İran'ın Amerika'ya ve dünyaya yönelik süregelen korkunç tehdidini tamamen sona erdirmenin eşiğindeyiz. Size şunu söyleyeyim; dünya bizi izliyor ve bunu başardığımızda, her şey bittiğinde, ABD her zamankinden çok daha güvenli, çok daha güçlü, çok daha müreffeh ve çok daha büyük olacak" dedi.

DAĞDER’de 40. yıla yakışan vefa gecesi Haber

DAĞDER’de 40. yıla yakışan vefa gecesi

DAĞDER Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, hem geçmişe duyulan vefanın hem de kurumsal birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir göstergesi oldu. Geceye, önceki dönem DAĞDER başkanlarından Tarık Yılmaz, Ali Şahin, Bilgin Seymen, Yüksel Acar, Mustafa Kahraman, Erkan Aydın, Yüksel Yaşar, Yaşar Türk ve İsmail Aydoğdu katıldı. Kurulduğu günden bu yana dağ yöresi insanının sesi olan, birlik ve dayanışmanın simgesi hâline gelen DAĞDER, 40 yıllık geçmişini bu anlamlı organizasyonla taçlandırdı. Programda, derneğin bugünlere gelmesinde emeği bulunan isimlere teşekkür edilirken, geçmiş dönemlerde ortaya konulan hizmet ve katkılar da saygıyla yad edildi. Gece kapsamında, DAĞDER’in hafızasında müstesna bir yere sahip olan kurucu Başkan merhum Sait Acar, merhum başkan Cemil Ünsal, merhum başkan Ali Kaya da rahmet ve minnetle anıldı. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, gecenin yalnızca bir yıl dönümü programı olmadığını; aynı zamanda emek, fedakârlık, aidiyet ve vefa duygusunun en güzel şekilde ifade edildiği özel bir buluşma ve kültüre ait anıların canlandığı nostaljik bir gece olduğunu vurguladı. Başak, DAĞDER’in köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüdüğünü belirtti. Samimi ve duygu yüklü anların yaşandığı “40. Yıl Vefa ve Onur Gecesi”, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarken, DAĞDER camiasının ortak hafızasını ve birlik ruhunu bir kez daha pekiştirdi.

Bursa dünyanın en akıllı şehirleri arasında yerini korudu Haber

Bursa dünyanın en akıllı şehirleri arasında yerini korudu

6 kıtada 200’den fazla kenti ve yerel yönetimi bir araya getiren ICF (Akıllı Topluluk Forumu), kentlerin teknolojiyi kullanarak vatandaşlarının yaşam kalitesini artırmasını ve sürdürülebilir bir gelecek kurmasını hedefliyor. Dünya çapında akıllı şehirciliğin en prestijli karnesi olarak kabul edilen ödül programında kentler, dijital dönüşümden sosyal kapsayıcılığa kadar birçok alanda titizlikle inceleniyor. Bursa’nın da dâhil olduğu bu süreçte kentler, önce dünyanın en başarılı 21 şehri arasına girerek "Smart21" unvanını alıyor, ardından finalistler arasından "En İyi 7" ve son olarak da "Yılın Akıllı Topluluğu" seçiliyor. 2025 yılında dünyanın en akıllı 7 kentinden biri olarak seçilen Bursa, 2026 yılında da sürece ilk 21 kent arasında gösterilerek önemli bir adım attı. Bursa modeli dünyaya örnek oluyor Akıllı şehircilik uygulamalarıyla ICF tarafından açıklanan dünyanın en akıllı şehirleri listesine üst üste iki yıl da girme başarısı gösteren Bursa, uluslararası ölçekteki güçlü konumunu tescilledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, veri temelli yönetim anlayışı, akıllı ulaşım sistemleri, açık veri uygulamaları, çevre dostu projeleri ve katılımcı yönetim modelleriyle, kentin tekrar akıllı şehirler listesine girmesini sağlarken, her alanda vatandaşın hayatını kolaylaştıran projelerin de dünya çapında takdir edildiğini bir kez daha ortaya koydu. ICF, Smart21 listesinde yer alan kentlerin daha detaylı değerlendirmesini yaparak en başarılı 7 şehri finalist olarak belirleyecek. Bu kentler, Hollanda’da gerçekleşecek konferansta duyurulacak. Daha sonra ABD’de yapılacak küresel zirveyle de ‘Intelligent Community of the Year 2026’ (Yılın En Akıllı Şehri) ödülü verilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.