Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gelecek

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gelecek haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gelecek haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz" Haber

ABD Başkanı Trump: "2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz"

ABD Başkanı Donald Trump, merakla beklenen ulusa sesleniş konuşmasını gerçekleştirdi. Konuşmasına, NASA'nın 1972'den bu yana Ay'ın çevresine gerçekleştirdiği ilk insanlı yolculuk olan Artemis II görevinde yer alan astronotları tebrik ederek başlayan Trump, ABD’nin İran’a karşı başlattığı Destansı Öfke Operasyonu’nun üzerinden 1 ay geçtiğini hatırlattı. ABD ordusunun savaş alanında hızlı, kararlı ve ezici zaferler elde ettiğini öne süren Trump, "Bu gece itibarıyla, İran donanması yok olmuş durumda. Hava kuvvetleri harabeye döndü. Ve o terörist rejimin liderlerinin çoğu artık ölü" dedi. "Düşmanlarımız kaybediyor, biz kazanıyoruz" İran’a saldırıların kendisi konuştuğu sırada dahi sürdüğünü vurgulayan Trump, "Füze ve insansız hava aracı fırlatma yetenekleri ciddi şekilde kısıtlandı. Silah fabrikaları ve füze rampaları paramparça ediliyor, geriye çok azı kaldı. Savaş tarihinde hiçbir düşman birkaç hafta içinde böylesine büyük çaplı kayıplar yaşamamıştır. Düşmanlarımız kaybediyor ve biz her zamankinden çok daha büyük bir şekilde kazanıyoruz" diye konuştu. "Orta Doğu’ya bağımlı değiliz" Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun kaçırılarak ABD’ye getirildiği operasyonu hatırlatan Trump, "Askerlerimize Venezuela'yı dakikalar içinde ele geçirme konusunda gösterdikleri muazzam başarı için de teşekkür etmek istiyorum. Bu tüm dünyada herkes tarafından saygıyla karşılandı" şeklinde konuştu. İlk görev döneminde ABD ordusunu yeniden inşa ettiği iddiasını yineleyen Trump, "Şu an dünyanın en güçlü ordusuna sahibiz. Şimdi Venezuela ile, ortak girişim partnerlerimizle birlikte çalışıyoruz. ABD’den sonraki en büyük ikinci petrol rezervi olan devasa miktardaki petrol ve gazın üretimi ile satışında son derece iyi anlaşıyoruz. Orta Doğu'ya bağımlı değiliz, ama yine de yardım etmek için oradayız. Orada olmak zorunda değiliz, petrollerine ya da sahip oldukları hiçbir şeye ihtiyacımız yok, sadece müttefiklerimize yardım ediyoruz" değerlendirmesinde bulundu. "İran’ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceğim" İran’a karşı başlatılan Destansı Öfke Operasyonu’nun Amerika'nın ve özgür dünyanın güvenliği için gerekli olduğunu öne süren Trump, "2015 yılında başkanlık kampanyamı duyurduğum ilk günden beri, İran'ın nükleer bir silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğime yemin etmiştim. Bu rejim 47 yıldır ‘Amerika'ya ölüm, İsrail'e ölüm’ sloganları atıyordu" dedi. İran rejiminin çok sayıda ABD askerinin yanı sıra, ülkedeki protestolara katılan 45 bin İranlıyı öldürdüğünü iddia eden Trump, "Bu teröristlerin nükleer silahlara sahip olması katlanılamaz bir tehdit olurdu. Rejim, nükleer bir kalkanın arkasından terör, baskı ve toplu katliam kampanyalarını özgürce yürütebilirdi. Bunun olmasına asla izin vermeyeceğim. Geçmiş başkanlarımızın hiçbiri de izin vermemeliydi. Bu durum 47 yıldır devam ediyor ve ben göreve gelmeden çok önce halledilmiş olmalıydı" ifadelerini kullandı. "Hiçbir başkanın cesaret edemediğini yaptım" İlk görev döneminden itibaren İran’ın nükleer silah arayışını durdurmak için çok sayıda adım attığını hatırlatan Trump, İran Devrim Muhafızları Kudüs Gücü eski komutanı Kasım Süleymani’nin öldürülmesi ve Barack Obama döneminde yapılan İran nükleer anlaşmasının feshedilmesini bunlara örnek gösterdi. Bu adımları atmaması halinde İran’ın çoktan nükleer silahlara sahip olabileceğini savunan Trump, "O zaman çok farklı bir dünya olurdu. Benim ve değerli uzmanların görüşüne göre, o anlaşmayı feshetmeseydim şu an bir Orta Doğu veya bir İsrail olmazdı. Bunu yapmaktan büyük onur duydum, çünkü başından beri son derece kötü bir anlaşmaydı. Temelde başka hiçbir başkanın yapmaya cesaret edemediği şeyi yaptım. Onlar hatalar yaptılar ve ben bunları düzeltiyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Rejim her türlü anlaşma girişimini reddetti" İran konusunda ilk tercihinin her zaman diplomasi olduğunu vurgulayan Trump, "Ancak rejim nükleer silah arayışına kararlı şekilde devam etti ve her türlü anlaşma girişimini reddetti. Bu nedenle Haziran ayında, İran'ın kilit nükleer tesislerine yönelik bir saldırı emri verdim. Gece Yarısı Çekici Operasyonu yapıldı. Kimse daha önce böyle bir şey görmemişti. O muazzam B-2 bombardıman uçakları harika bir iş çıkardı. Nükleer tesislerini tamamen yerle bir ettik. Rejim, nükleer programını tamamen farklı bir yerde yeniden inşa etmeye çalışarak, nükleer silah sevdasından vazgeçme niyetinde olmadıklarını açıkça belli etti. Ayrıca hızla devasa bir balistik füze stoku oluşturuyorlardı. Amerikan topraklarına, Avrupa'ya ve dünyadaki hemen hemen her yere ulaşabilecek füzelere sahip olacaklardı" diye konuştu. "Nükleer silahın eşiğindeydiler" İran’ın mümkün olduğunca fazla ve uzun menzile sahip füzeler üretme hedefi güttüğünü kaydeden Trump, "Üstelik kimsenin sahip olduklarına inanmadığı bazı silahlara sahiptiler. Bunu öğrendik ve hepsini ortadan kaldırdık. Kimsenin onları durdurmaya cesaret edemeyeceğini düşündüler ve daha önce kimsenin görmediği bir nükleer silah için hazırlık yaptılar. Bunun tam eşiğindeydiler. Yıllarca herkes İran'ın nükleer silahlara sahip olamayacağını söyledi. Ama en nihayetinde, zamanı geldiğinde harekete geçmeye istekli değilseniz bunlar sadece boş laflardır" şeklinde konuştu. Trump, İran’ın büyük darbe aldığını vurguladı İran’a yönelik saldırıların amacının rejimin ABD’yi tehdit etme veya sınırları dışında güç sergileme kabiliyetini ortadan kaldırmak olduğunu söyleyen Trump, "Bu, şu anda tamamen yok edilmiş olan İran donanmasını ortadan kaldırmak demektir. Hava kuvvetlerine ve füze programlarına daha önce hiç görülmemiş seviyelerde zarar vermek ve savunma sanayi üslerini yok etmek demektir. Donanmaları bitti, hava kuvvetleri bitti, füzeleri tükenmek üzere ya da etkisiz hale getirildi. Birlikte ele alındığında bu hamleler İran ordusunu felç edecek ve onlara nükleer bomba yapma imkanını asla tanımayacak" diye konuştu. Trump’tan Körfez ülkelerine destek ABD ordusunun İran’da büyük başarılara imza attığını tekrarlayan Trump, "Bu gece, stratejik hedeflerin tamamlanmak üzere olduğunu büyük bir memnuniyetle söyleyebilirim" dedi. İran saldırılarına karşı İsrail ve Körfez ülkelerinin yanında olduklarını vurgulayan Trump, "İsrail, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri, Kuveyt ve Bahreyn harika bir duruş sergilediler. Onların hiçbir şekilde zarar görmelerine ya da yenilgiye uğramalarına izin vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Benzin fiyatlarındaki artış kısa vadeli" Birçok ABD’linin artan benzin fiyatlarından endişe duyduğunu hatırlatan Trump, "Bu kısa vadeli artış, tamamen İran rejiminin çevre ülkelerde, bu çatışmalarla hiçbir ilgisi olmayan komşu ülkelere düzenlediği terör saldırılarının bir sonucudur. Bu da İran'a nükleer silahlar konusunda asla güvenilemeyeceğinin bir başka somut kanıtıdır" dedi. ABD tarihindeki en güçlü ekonomiyi inşa ettiğini öne süren Trump, "Tüm bunlar bizi için için kaynayan o kanserden, yani nükleer İran'dan kurtulacak bir konuma getirdi. Ne ile karşılaşacaklarını hiç bilmiyorlardı, bunu asla hayal edememişlerdi" değerlendirmesinde bulundu. "Hürmüz Boğazı’ndan petrol almıyoruz ve almayacağız" ABD’nin bol miktarda petrol ve gaza sahip olduğunun altını çizen Trump, "Benim liderliğim altında, Venezuela'dan aldığımız milyonlarca varilden bahsetmesek bile, gezegendeki bir numaralı petrol ve gaz üreticisiyiz. Trump yönetiminin politikaları sayesinde Suudi Arabistan ve Rusya'nın toplamından daha fazla üretim yapıyoruz. Ve bu rakam yakında çok daha yüksek olacak. Dünyanın hiçbir yerinde bizimki gibi bir enerji potansiyeli yok ve gelecek için harika bir durumdayız. ABD Hürmüz Boğazı üzerinden neredeyse hiç petrol ithal etmiyor ve gelecekte de almayacağız. Buna ihtiyacımız olmadı ve olmayacak" şeklinde konuştu. Trump’tan Hürmüz Boğazı konusunda sorumluluk alma çağrısı İran’ı yenilgiye uğrattıklarını öne süren Trump, "İran'ı mağlup ve tamamen yerle bir ettik. Askeri, ekonomik ve diğer her bakımdan mahvoldular" dedi. Hürmüz Boğazı’ndan gelen petrole ihtiyaç duyan ülkelerin boğazın güvenliği konusunda sorumluluk alması gerektiğini söyleyen Trump, "Bu işin sorumluluğunu üstlenmeliler. Hürmüz Boğazı’na sahip çıkmalı ve kıymetini bilmeliler. Biz elbette yardımcı olacağız, ancak umutsuzca ihtiyaç duydukları petrolü koruma konusunda öncülüğü onlar yapmalı" diye konuştu. İran savaşında ABD’ye destek vermeyen ülkelere seslenen Trump, "Onlara bir önerim var: Birincisi, petrolü ABD’den alın. Bizde bolca var. İkincisi ise, biraz gecikmiş de olsa cesaretinizi toplayın, Hürmüz Boğazı’na gidin ve orayı koruyup kullanın. Bunu daha önce, biz istediğimizde bizimle birlikte yapmalıydınız. İran şu an yerle bir edildi. İşin en zor kısmı bitti, yani artık sizin için kolay olmalı" dedi. "Çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı açılacak" Hürmüz Boğazı’ndaki krizin uzun sürmeyeceğine işaret eden Trump, "Her halükarda, bu çatışma bittiğinde, Hürmüz Boğazı kendiliğinden açılacaktır. Çünkü ülkeyi yeniden inşa etmeye çalışmak için ellerinde olan tek şey petrol ve onu satmak isteyecekler. Akış yeniden başlayacak, benzin fiyatları hızla düşecek, hisse senedi fiyatları tekrar yükselecek. Ki borsalarımız zaten çok da düşmedi, son birkaç gündür harika günler geçiriyorlar. Aslında düşündüğümden çok daha iyi durumdalar; fakat o korkunç tehditten kurtulmak için İran üzerinden o zorlu yola çıkmak zorundaydık" değerlendirmesini yaptı. "Rejim fiilen değişmiş oldu" İran operasyonunun bir süre daha devam edeceğinin altını çizen Trump, "Destansı Öfke Operasyonu'nun başından beri, hedeflerimize tam olarak ulaşana kadar durmayacağımızı açıkça belirttim. Kaydettiğimiz büyük ilerleme sayesinde, bu gece şunu rahatlıkla söyleyebilirim: Amerika'nın tüm askeri hedeflerini kısa süre içinde tamamlama yolundayız. Önümüzdeki 2-3 hafta boyunca İran’a çok sert darbeler indireceğiz. Onları ait oldukları Taş Devri'ne geri göndereceğiz. Bu arada görüşmeler de devam ediyor. Rejim değişikliği hiçbir zaman hedefimiz olmadı, ancak asıl liderlerinin tamamının ölümü nedeniyle rejim fiilen değişmiş oldu. Hepsi öldü. Yeni grup daha az radikal ve çok daha makul" ifadelerini kullandı. "Anlaşma olmazsa, elektrik santrallerini vuracağız" Şimdiye dek herhangi bir anlaşma yapılmadığını hatırlatan Trump, "Ama biz kilit hedeflere ulaştık. Eğer anlaşma olmazsa, her bir elektrik santralini çok sert ve muhtemelen eş zamanlı olarak vuracağız. En kolay hedef olmasına rağmen henüz petrol tesislerini vurmadık; çünkü bu onlara hayatta kalma ya da yeniden inşa için ufacık bile bir şans bırakmazdı. Ama istersek vurabiliriz ve anında yok olurlar. Buna karşı yapabilecekleri hiçbir şey yok. Uçaksavar teçhizatları yok. Radarları yüzde yüz imha edildi. Askeri güç olarak durdurulamaz durumdayız" dedi. "Nükleer hamlesi yaparlarsa tekrar vururuz" İran’ın nükleer tesislerinin de ağır darbe aldığını vurgulayan Trump, "Nükleer tozun yakınına bile yaklaşmaları aylar sürer. Orayı yoğun uydu gözetimi ve kontrolü altında tutuyoruz; o yönde tek bir hamle yaptıklarını görürsek onları füzelerle tekrar ve çok sert vururuz. Tüm kartlar bizim elimizde, onların elinde hiçbir şey yok. Bu çatışmayı doğru bir perspektifte değerlendirmemiz çok önemli" dedi. "Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırım" Yakın tarihte gerçekleşen tüm büyük savaşların ne kadar uzun sürdüğünü anlatan Trump, "Biz ise son derece güçlü bir askeri operasyonun içindeyiz. Sadece 32 gündür buradayız ve o ülke artık gerçekten hiçbir tehdit oluşturmuyor. Orta Doğu'nun kabadayısıydılar ve artık kabadayı falan değiller. Bu, çocuklarınızın ve torunlarınızın geleceğine yapılan tarihi bir yatırımdır" ifadelerini kullandı. "ABD daha güvenli ve güçlü olacak" Tüm dünyanın ABD’yi imrenerek izlediğini öne süren Trump, "ABD ordusunun mükemmelliğine inanamıyorlar. Her bir Amerikalı, İran tehdidinden ve nükleer şantajdan kurtulduğumuz o günü dört gözle bekleyebilir. Attığımız adımlar sayesinde, İran'ın Amerika'ya ve dünyaya yönelik süregelen korkunç tehdidini tamamen sona erdirmenin eşiğindeyiz. Size şunu söyleyeyim; dünya bizi izliyor ve bunu başardığımızda, her şey bittiğinde, ABD her zamankinden çok daha güvenli, çok daha güçlü, çok daha müreffeh ve çok daha büyük olacak" dedi.

DAĞDER’de 40. yıla yakışan vefa gecesi Haber

DAĞDER’de 40. yıla yakışan vefa gecesi

DAĞDER Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen program, hem geçmişe duyulan vefanın hem de kurumsal birlik ve beraberlik ruhunun güçlü bir göstergesi oldu. Geceye, önceki dönem DAĞDER başkanlarından Tarık Yılmaz, Ali Şahin, Bilgin Seymen, Yüksel Acar, Mustafa Kahraman, Erkan Aydın, Yüksel Yaşar, Yaşar Türk ve İsmail Aydoğdu katıldı. Kurulduğu günden bu yana dağ yöresi insanının sesi olan, birlik ve dayanışmanın simgesi hâline gelen DAĞDER, 40 yıllık geçmişini bu anlamlı organizasyonla taçlandırdı. Programda, derneğin bugünlere gelmesinde emeği bulunan isimlere teşekkür edilirken, geçmiş dönemlerde ortaya konulan hizmet ve katkılar da saygıyla yad edildi. Gece kapsamında, DAĞDER’in hafızasında müstesna bir yere sahip olan kurucu Başkan merhum Sait Acar, merhum başkan Cemil Ünsal, merhum başkan Ali Kaya da rahmet ve minnetle anıldı. DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, gecenin yalnızca bir yıl dönümü programı olmadığını; aynı zamanda emek, fedakârlık, aidiyet ve vefa duygusunun en güzel şekilde ifade edildiği özel bir buluşma ve kültüre ait anıların canlandığı nostaljik bir gece olduğunu vurguladı. Başak, DAĞDER’in köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğe daha emin adımlarla yürüdüğünü belirtti. Samimi ve duygu yüklü anların yaşandığı “40. Yıl Vefa ve Onur Gecesi”, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir köprü kurarken, DAĞDER camiasının ortak hafızasını ve birlik ruhunu bir kez daha pekiştirdi.

Bursa dünyanın en akıllı şehirleri arasında yerini korudu Haber

Bursa dünyanın en akıllı şehirleri arasında yerini korudu

6 kıtada 200’den fazla kenti ve yerel yönetimi bir araya getiren ICF (Akıllı Topluluk Forumu), kentlerin teknolojiyi kullanarak vatandaşlarının yaşam kalitesini artırmasını ve sürdürülebilir bir gelecek kurmasını hedefliyor. Dünya çapında akıllı şehirciliğin en prestijli karnesi olarak kabul edilen ödül programında kentler, dijital dönüşümden sosyal kapsayıcılığa kadar birçok alanda titizlikle inceleniyor. Bursa’nın da dâhil olduğu bu süreçte kentler, önce dünyanın en başarılı 21 şehri arasına girerek "Smart21" unvanını alıyor, ardından finalistler arasından "En İyi 7" ve son olarak da "Yılın Akıllı Topluluğu" seçiliyor. 2025 yılında dünyanın en akıllı 7 kentinden biri olarak seçilen Bursa, 2026 yılında da sürece ilk 21 kent arasında gösterilerek önemli bir adım attı. Bursa modeli dünyaya örnek oluyor Akıllı şehircilik uygulamalarıyla ICF tarafından açıklanan dünyanın en akıllı şehirleri listesine üst üste iki yıl da girme başarısı gösteren Bursa, uluslararası ölçekteki güçlü konumunu tescilledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi, veri temelli yönetim anlayışı, akıllı ulaşım sistemleri, açık veri uygulamaları, çevre dostu projeleri ve katılımcı yönetim modelleriyle, kentin tekrar akıllı şehirler listesine girmesini sağlarken, her alanda vatandaşın hayatını kolaylaştıran projelerin de dünya çapında takdir edildiğini bir kez daha ortaya koydu. ICF, Smart21 listesinde yer alan kentlerin daha detaylı değerlendirmesini yaparak en başarılı 7 şehri finalist olarak belirleyecek. Bu kentler, Hollanda’da gerçekleşecek konferansta duyurulacak. Daha sonra ABD’de yapılacak küresel zirveyle de ‘Intelligent Community of the Year 2026’ (Yılın En Akıllı Şehri) ödülü verilecek.

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma Haber

RUMELİSİAD'dan kadınlar gününe anlamlı buluşma

Programın konuğu, “Liderliğin Notaları” kitabının yazarı ve liderlik eğitmeni İpek Yalçın oldu. Yalçın, konuşmasında liderlik kavramını farklı bir perspektiften ele alarak, liderliği bir orkestranın uyumuna benzetti. Kurumlarda sürdürülebilir başarının ancak doğru ekip, uyum ve güçlü iletişimle mümkün olduğunu vurgulayan Yalçın, kadınların iş dünyasındaki rolünün her geçen gün daha da güçlendiğine dikkat çekti. Etkinlikte konuşan RUMELİSİAD Başkanı Murat Evke, kadınların toplumun ve ekonominin gelişimindeki kritik rolüne vurgu yaparak şunları söyledi: “Bugün burada yalnızca bir günü kutlamak için değil, insanlığın yarısını oluşturan, toplumların gelişiminde belirleyici rol oynayan kadınların emeğini, mücadelesini ve varlığını onurlandırmak için bir araya gelmiş bulunuyoruz. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlarımızı saygı ve minnetle selamlıyorum. Kadın; hayatın kurucusudur.Ailenin temelidir.Toplumun vicdanıdır.Ve medeniyetin taşıyıcısıdır. Tarih boyunca baktığımızda, güçlü toplumların arkasında güçlü kadınların olduğunu görürüz. Anadolu’nun ve Rumeli’nin tarihine baktığımızda da aynı hakikati görürüz. Balkanlardan Anadolu’ya uzanan göç hikâyelerinde, zorluklar karşısında dimdik duran, aileyi ayakta tutan, kültürü ve değerleri nesilden nesile taşıyan yine kadınlarımız olmuştur. Bugün de ülkemizin kalkınmasında, üretiminde, biliminde, sanatında ve ekonomisinde kadınlarımızın emeği büyük bir yer tutmaktadır. Türkiye’nin geleceğini konuşurken kadınların gücünü ve potansiyelini merkeze almadan gerçek bir kalkınmadan söz etmek mümkün değildir. Rumelisiad olarak bizler de bu anlayışla hareket ediyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü bir toplum, ancak kadınların hayatın her alanında aktif şekilde yer aldığı bir toplumdur. Bu nedenle derneğimizde kadınların yalnızca destekleyen değil, yöneten, karar veren ve yön veren bir konumda olmasını çok önemsiyoruz. Rumelisiad’ın yönetim kadrolarında ve çalışma komisyonlarında kadın üyelerimizin aktif şekilde görev alması bizim için bir tercih değil, bir gerekliliktir. Kadınlarımızın iş dünyasında daha güçlü yer alması, girişimcilikte daha fazla söz sahibi olması ve üretim ekosisteminin içinde daha görünür hale gelmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Çünkü biz inanıyoruz ki;kadınların üretime, yönetime ve karar mekanizmalarına daha güçlü katıldığı bir Türkiye, çok daha güçlü bir Türkiye olacaktır. Rumelisiad ailesi olarak, kadın girişimcilerimizi destekleyen, genç kadınların iş hayatına katılımını teşvik eden ve sosyal projelerde kadınların aktif rol almasını sağlayan birçok çalışma yürütmeye devam ediyoruz. Ancak şunu da çok iyi biliyoruz ki yapılacak daha çok işimiz var. Kadınların eğitimde, iş hayatında ve sosyal yaşamda karşılaştığı engelleri ortadan kaldırmak, fırsat eşitliğini güçlendirmek ve onların potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilecekleri bir ortam oluşturmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu sadece kadınların meselesi değildir.Bu bir toplum meselesidir.Bu bir kalkınma meselesidir.Bu bir medeniyet meselesidir. Bizler Rumelisiad olarak sadece ekonomik kalkınmayı değil, insanı merkeze alan bir gelişim anlayışını savunuyoruz. Ve bu anlayışın en önemli unsurlarından biri de kadınların toplumdaki yerinin güçlenmesidir. Bu vesileyle özellikle şunu ifade etmek isterim: Rumelisiad ailesi içinde görev alan, emek veren, proje üreten ve değer katan tüm kadın üyelerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sizlerin katkısı, emeği ve vizyonu bu kurumun gücüne güç katmaktadır. Aynı şekilde ülkemizin dört bir yanında çalışan, üreten, aile kuran, evlat yetiştiren, hayatın her alanında mücadele veren tüm kadınlarımızı da saygıyla selamlıyorum. Onların emeği, sabrı ve kararlılığı bu ülkenin en büyük zenginliklerinden biridir. Bu duygularla başta şehit ve gazi annelerimiz olmak üzere, hayatımıza değer katan tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyor, sağlık, huzur ve başarı dolu bir gelecek diliyorum. Kadınların güçlü olduğu bir toplumun geleceği de güçlü olacaktır.” Dedi… Ramazan ayının birlik ve paylaşma ruhunun da hissedildiği programda, katılımcılar hem iftar sofrasında bir araya geldi hem de kadınların iş dünyasındaki başarı hikâyeleri üzerine fikir alışverişinde bulundu. Yoğun katılımla gerçekleşen organizasyon, katılımcıların networking ve sohbetleriyle devam ederken, RUMELİSİAD’ın toplumsal farkındalık oluşturan etkinliklerinin önümüzdeki dönemde de devam edeceği belirtildi.

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu' Haber

BUİKAD'dan ilk 'Sürdürülebilirlik Raporu'

Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD), hazırladığı ilk Sürdürülebilirlik Raporu’nu düzenlediği basın toplantısıyla kamuoyuna açıkladı. Toplantıda raporun kapsamı, sürdürülebilirlik alanında yürütülen çalışmalar ve gelecek döneme ilişkin hedefler hakkında bilgi verildi. Basın toplantısında konuşan BUİKAD Başkanı Şeyda Şençayır, derneğin sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal kültürün ve yönetim anlayışının temel unsurlarından biri olarak gördüğünü ifade etti. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın kuruluşunun 18’inci yılını geride bıraktığını hatırlatarak, hazırlanan raporun derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını ortaya koyan önemli bir çalışma olduğunu söyledi. Şençayır, “BUİKAD’ın ilk sürdürülebilirlik raporunu kamuoyu ve paydaşlarımızla buluşturmanın memnuniyetini yaşıyoruz. Kuruluşumuzun 18’inci yılını geride bırakırken sürdürülebilirliği yalnızca bir kavram olarak değil, kurumsal yapımızın, kültürümüzün ve liderlik anlayışımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Bugün derneğimizin güçlü bir şekilde yoluna devam edebilmesinin temelinde, yıllar içinde büyük emeklerle oluşturulmuş kurumsallaşma kültürü ve kapsayıcı yönetim anlayışı bulunmaktadır” dedi. UZUN SOLUKLU PROJELER SÜRDÜRÜLEBİLİR YAPIYA DÖNÜŞTÜ Derneğin kuruluşundan bu yana hayata geçirilen pek çok projenin zaman içerisinde gelişerek sürdürülebilir bir yapıya kavuştuğunu vurgulayan Şençayır, özellikle iki projenin bu anlayışın en somut örnekleri arasında yer aldığını belirtti. Yaklaşık 18 yıldır devam eden Noktalama Projesi ile 17 yıldır kesintisiz olarak düzenlenen BUİKAD İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri Töreni’nin derneğin sürdürülebilirlik yaklaşımını yansıttığını ifade eden Şençayır, bu projelerin gelenekleri korurken aynı zamanda değişen ihtiyaçlara uyum sağlayarak gelişmeye devam ettiğini söyledi. Şeyda Şençayır, BUİKAD’ın sürdürülebilirliğinin en güçlü dayanaklarından birinin takım çalışması ve güçlü aidiyet duygusu olduğunu dile getirdi. Yönetim kurulu, komisyonlar ve üyeler arasında kurulan güçlü iletişimin derneğin çalışmalarına önemli katkı sağladığını ifade eden Şençayır, ortak akılla karar alma kültürü ve kapsayıcı liderlik anlayışının bu yapıyı desteklediğini söyledi. Ayrıca kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve özel sektörle kurulan iş birliklerinin de BUİKAD’ın sürdürülebilirlik yaklaşımının önemli bir parçasını oluşturduğunu belirtti. RAPOR SOSYAL, ÇEVRESEL VE YÖNETİŞİM BOYUTLARINI KAPSIYOR Şençayır, kamuoyuyla paylaşılan ilk sürdürülebilirlik raporunun kadınların iş yaşamındaki gücünü artırma misyonu doğrultusunda gerçekleştirilen çalışmaları sosyal, çevresel ve yönetişim boyutlarıyla ele aldığını ifade etti. Raporda, Birleşmiş Milletler tarafından ortaya konulan 17 Sürdürülebilir Kalkınma Amacı doğrultusunda BUİKAD’ın yürüttüğü projelerin değerlendirilerek farklı alanlarda yaratılan sosyal etkinin ortaya konulduğunu belirtti. Hazırlanan raporun kadın girişimciliğini güçlendiren programları, gerçekleştirilen iş birliklerini, kapasite geliştirme çalışmalarını ve sürdürülebilirlik odağını paydaş kapitalizmi yaklaşımı doğrultusunda tüm paydaşlar için uzun vadeli değer yaratma perspektifiyle ortaya koyduğunu ifade etti. BUİKAD Başkanı Şençayır, raporun hazırlanmasında emeği geçen isimlere de teşekkür etti. Başta Yeşil Gelecek ve Sürdürülebilirlik Komisyonu Başkanı Makbule Çetin olmak üzere Senem Tanju’ya, komisyonlardan sorumlu yönetim kurulu üyesi Tülin Tezer’e, komisyon üyelerine, rapora katkı sunan geçmiş dönem başkanlarına, yönetim kurulu üyelerine, komisyon başkanlarına, komisyonlarda gönüllü olarak görev alan üyelere ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Şençayır, sürdürülebilir bir geleceğin güçlü iş birlikleri, ortak akıl ve kadınların ekonomik ve sosyal hayattaki gücünün artırılmasıyla mümkün olacağını vurguladı. BUİKAD PROJELERİ YÜZLERCE KADIN VE GENCE ULAŞIYOR Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği, kadınların ekonomik ve toplumsal hayattaki gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını ortaya koyan ilk sürdürülebilirlik raporuyla yürüttüğü projelerin sosyal etkisini de paylaştı. Dernek, gerçekleştirdiği projelerle yüzlerce kadın ve gence ulaşarak sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı sürdürüyor. Kadınların iş dünyasında daha güçlü temsil edilmesi ve gençlerin kariyer yolculuklarının desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren BUİKAD, sürdürülebilirlik yaklaşımını sosyal etki, eğitim ve kadın istihdamını güçlendiren projelerle hayata geçiriyor. BUİKAD’ın uzun soluklu projelerinden biri olan Noktalama Projesi kapsamında bugüne kadar yaklaşık 700 üniversite öğrencisine ulaşıldı. Proje, genç kadınların iş hayatına hazırlanmasını destekleyen mentorluk, kariyer planlama ve kişisel gelişim programlarıyla önemli bir gelişim platformu sunuyor. Kadınların sanayi sektöründe daha görünür olması amacıyla yürütülen sosyal sorumluluk çalışmaları kapsamında vinç operatörü ve kaynak operatörü olarak çalışan kadın sayısının 100’e yaklaştığı belirtildi. Bu çalışmaların, kadınların geleneksel olarak erkek egemen alanlarda daha fazla yer almasına katkı sağladığı ifade edildi. DIŞ TİCARET VE DİJİTAL YETKİNLİK EĞİTİMLERİ Kadınların uluslararası ticarette daha aktif rol almasını hedefleyen She Globe Trade Projesi kapsamında yaklaşık 100 katılımcı online dış ticaret eğitimleri alıyor. Bunun yanı sıra BUİKAD Dijital Dönüşüm Komisyonu tarafından üniversite öğrencilerine yönelik düzenlenen eğitimlerle gençlerin dijital yetkinlikleri geliştirilerek iş dünyasına hazırlanmaları destekleniyor. Son üç yılda gerçekleştirilen panel ve etkinliklerle her bir proje kapsamında ortalama 300’den fazla kişiye ulaşan BUİKAD, kadınların ekonomik hayattaki varlığını güçlendirmeyi ve gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarmayı hedefleyen çalışmalarını sürdürüyor. BUİKAD, “İş Kadını ile Güçlü Bir Türkiye’ye Ulaşmak” vizyonuyla Türk kadınının iş yaşamındaki yerini güçlendirmeye yönelik çalışmalarını sürdürürken, 2008 yılından bu yana 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında düzenlediği “İş Yaşamında Başarılı Kadın Ödülleri” töreniyle başarılı kadınları görünür kılmaya devam ediyor.

Başkan Aydın’dan Osmangazi’ye çifte hizmet Haber

Başkan Aydın’dan Osmangazi’ye çifte hizmet

Geleceğin teminatı olan çocukların çağdaş ve güvenli ortamlarda yetişmesini öncelik haline getiren Osmangazi Belediyesi, kentin ihtiyaçları doğrultusunda planladığı projeleri kararlılıkla hayata geçiriyor. Bu kapsamda son olarak, Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Aile Sağlığı Merkezi’nin temeli düzenlenen törenle atıldı. Kükürtlü Mahallesi’nde gerçekleştirilen programa Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın yanı sıra CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, Bursa Merkez Komutanı Hava Piyade Albay Özkan Yenigün, CHP Gençlik Kolları Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bakmaz, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, Kükürtlü Mahalle Muhtarı Canan Akın Erdem, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri ve projenin hayata geçmesine katkı sunan hayırsever iş insanı Sabahattin Gazioğlu’nun yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı. Kreşlerin yalnızca bir bakım alanı değil, çocukların sosyal ve bireysel gelişimlerine katkı sunan önemli merkezler olduğunu söyleyen Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Gazioğlu ailesi bugüne kadar üniversite tedavi merkezlerinden okullara kadar pek çok kalıcı eser kazandırdı. Bugün temelini attığımız bu projenin de kısa sürede tamamlanarak halkımızın hizmetine sunulacağına inanıyorum. Geçtiğimiz hafta beşinci kreşimizi açtık, bayramdan sonra bir kreşimizi daha hizmete alacağız. Bu proje ve yeni kreşlerle birlikte iki buçuk yıl sonunda hedefimiz 10 kreşe ulaşmak. İlk açtığımız kreşlerde annelerin yaklaşık yüzde 25’inin iş hayatına katıldığını gözlemliyoruz. Çünkü tam gün hizmet veren kreşlerimiz sayesinde anneler çocuklarını güvenle bırakabiliyor. Sabah bırakıp akşam geç saate kadar hizmet alabiliyorlar. Böylece her dört anneden biri, çocuğunu güvenle emanet etmenin rahatlığıyla çalışma hayatına adım attı." "Kükürtlü hak ettiği değeri alacak" Eğitimin küçük yaşlarda başlayıp ömür boyu devam ettiğini belirten Başkan Aydın, "Osmangazi Belediyesi olarak geleceğimiz olan çocuklara, onları yetiştiren annelere, babalara ve ailelere bu şekilde hizmet etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. İnşallah dönem sonunda kreş sayımız daha da artacak. Emeği geçen Gazioğlu ailesine ve muhtarımıza teşekkür ediyorum. Bu proje tamamlandıktan sonra pazar alanını da hızlıca düzenleyeceğiz. Kükürtlü gerçekten hak ettiği değeri alacak. Benim annem ve babam da burada yaşıyor. Bir öğretmen çocuğu olarak eğitime katkı sunmanın mutluluğunu yaşıyorum. Tekrar hayırlı olsun" diye konuştu. "Bu projeler güçlü bir gelecek için atılmış önemli temellerdir" En önemli yatırımın insana olan yatırım olduğunun altını çizen CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, "Buralar, çocuklarımızı çağdaş, uygar ve âdil bir eğitimle buluştururken; annelerimizi ve kadınlarımızı da hayatın içine dahil eden, daha güçlü aileler ve daha güçlü bir gelecek için atılmış önemli temellerdir. Bu eserin hayata geçirilmesinde emeği olan başta Gazioğlu ailesini; göreve geldiği günden bu yana eğitimi, çocuğu ve kadını öncelikleyen, Bursa’nın kalbi Osmangazi’ye çok önemli hizmetler kazandıran, neredeyse her hafta bir açılış ya da temel atma töreni gerçekleştiren Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’ı yürekten kutluyorum" açıklamalarında bulundu. "Çalışan ailelerimiz için önemli bir destek noktası olacak" Hayırsever İş İnsanı Sabahattin Gazioğlu adına konuşan yeğeni Hikmet Bozut da, "Bu proje bir yandan sağlık hizmetlerine erişimi güçlendirecek, diğer yandan çocuklarımız için güvenli ve nitelikli bir eğitim bakım ortamı sağlayacaktır. Özellikle çalışan ailelerimiz için önemli bir destek noktası olacaktır. Bu anlamlı yatırımın hayata geçmesinde emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Kamu ile hayırseverliğin ortak hedefte buluşması şehirlerimiz için kalıcı değerler üretir" dedi. "Bu yatırım bahallemize değer katacak" Kükürtlü Mahalle Muhtarı Canan Akın Erdem ise, "Her çocuğun güvenli, sevgi dolu ve çağdaş bir ortamda büyümesi en temel sorumluluğumuzdur. Bugün temelini atacağımız Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Aile Sağlığı Merkezi, sadece bir bina değil; geleceğe atılmış güçlü bir imzadır. Bu yatırım mahallemize değer katacak, ailelerimize nefes olacaktır. Bu kıymetli hizmetin mahallemize kazandırılmasında büyük emekleri olan hayırsever iş insanı Sebahattin Gazioğlu’na, Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Aydın’a teşekkür ediyorum" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Erkan Aydın ve protokol üyeleri, butona basarak Macide Gazioğlu Kreş ve Gündüz Bakımevi ile Aile Sağlığı Merkezi’nin ilk harcını döktü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.