Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Geleceğe Miras

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Geleceğe Miras haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Geleceğe Miras haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç : Bursa’nın Turizm Potansiyelini Daha Da İleriye Taşıyacağız Haber

Ak Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç : Bursa’nın Turizm Potansiyelini Daha Da İleriye Taşıyacağız

Kültür ve turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet alanı değil; tarihe, millî kimliğe ve medeniyet birikimine sahip çıkmanın en önemli yollarından biri olduğunu belirten AK Parti Bursa Milletvekili Ahmet Kılıç, zengin tarihî mirasın korunarak gelecek nesillere ulaştırılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu ifade etti. AK Parti olarak 2002'den bu yana kültür ve turizm politikalarını bu bilinçle yürüttüklerini vurgulayan Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yurt dışındaki kültür varlıklarının geri getirilmesinden müzeciliğe ve arkeolojik çalışmalara kadar pek çok alanda tarihi adımlar atıldığını dile getirdi. "13 Bin 574 Kültür Varlığı Ülkemize Geri Getirildi" "Anadolu'ya ait olan Anadolu'ya geri getirilecektir" anlayışıyla hareket edildiğini belirten Kılıç, yurt dışına kaçırılan 13 bin 574 kültür varlığının Türkiye’ye kazandırıldığını kaydetti. Müzelerdeki eserlerin korunması amacıyla yürütülen kimliklendirme çalışmalarına değinen Kılıç, Ekim 2026 itibarıyla 629 bin 122 eserin işleminin tamamlandığını, bu adımın kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede kritik rol oynadığını söyledi. Kılıç ayrıca, Türkiye'nin UNESCO Dünya Miras Listesi'nde 32, Geçici Liste'de ise 80 varlığının bulunduğunu ve ülkemizin 2023-2027 dönemi için Dünya Miras Komitesine üçüncü kez seçilmesinin uluslararası alandaki başarısını kanıtladığını vurguladı. "Geleceğe Miras Projesi ile Arkeoloji Yılın 12 Ayına Yayıldı" Arkeolojik kazıların 12 aya yayılması ve Geleceğe Miras Projesi'nin önemine dikkat çeken Ahmet Kılıç; Göbeklitepe, Karahantepe, Efes, İznik, Ahlat ve Gordion gibi alanların insanlık tarihine ışık tuttuğunu belirtti. Çalışmaların uzun soluklu hâle getirilmesinin hem bilimsel araştırmaları güçlendirdiğini hem de bölge turizmi ile istihdama katkı sağladığını ifade eden Kılıç, Bakanlığın koruma ve nitelikli ziyaretçi altyapısını birlikte planlayan bütüncül bir anlayışla hareket ettiğini söyledi. "Sanat Toplumun Bütününe Yayılmalı" Sanatın yalnızca büyük şehirlerin tekelinde olmaması gerektiğinin altını çizen Kılıç, “Kamyon Tiyatro Projesi” gibi uygulamalarla tiyatroya erişimi olmayan çocukların ve gençlerin sanatla buluşturulduğunu belirtti. Özel tiyatrolara verilen desteklerin, genç yeteneklerin keşfedilmesinin ve kültürel üretimin tabana yayılmasının geleceğin Türkiye’sine yapılan en büyük yatırım olduğunu vurguladı. "Yunus Emre Enstitüsü 71 Ülkede Faaliyet Gösteriyor" Kültürel diplomasinin uluslararası etkiyi artırmadaki rolüne değinen Kılıç, Yunus Emre Enstitüsü’nün 2026 itibarıyla 71 ülkede 95 Türk Kültür Merkeziyle kurumsal kapasitesini ortaya koyduğunu kaydetti. İçerik üreticilerinin, sanatçıların ve telif haklarının desteklenmeye devam edeceğini söyleyen Kılıç, kültür politikalarının yerel yönetimler, akademi ve STK’larla birlikte geniş bir ekosistem olarak ele alındığını dile getirdi. "Turizm Geliri İlk 9 Ayda 51 Milyar Dolara Ulaştı" Turizmin stratejik bir sektör olduğuna işaret eden Kılıç, 2026 yılının ilk dokuz ayında turizm gelirinin 51 milyar dolara ulaştığını, ziyaretçi başı harcamanın 1.020 dolar, gecelik gelirin ise 107 dolar seviyesinde gerçekleştiğini açıkladı. Amaçlarının yalnızca ziyaretçi sayısını değil; turizmden elde edilen katma değeri, kalış sürelerini ve geliri tüm bölgelere yaymak olduğunu ifade eden Kılıç, deniz turizminin yanı sıra gastronomi, sağlık, doğa, kış ve kongre turizminin de geliştirildiğini aktardı. Türkiye'nin 580 mavi bayraklı plaj ile dünya üçüncülüğünü koruduğunu belirten Kılıç, ücretsiz halk plajlarının vatandaşlar için önemli bir sosyal fayda sağladığını kaydetti. "Bursa'nın Fethinin 700. Yılına Özel Vurgu" Bursa Milletvekili olarak kentin sahip olduğu potansiyele değinen Kılıç, Osmanlı'nın ilk başkenti Bursa'nın tarihi mirası, külliyeleri, geleneksel üretimi ve mutfağıyla Türkiye'nin en önemli kültür ve turizm merkezlerinden biri olduğunu dile getirdi. 2026 yılında Bursa'nın fethinin 700. yıl dönümünün gururla idrak edildiğini belirten Kılıç, bu anlamlı yılın etkinliklerle geniş kitlelere ulaştırılmasında sundukları desteklerden dolayı Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a ve bakanlık çalışanlarına teşekkür etti. Uludağ'dan İznik'e kadar Bursa'nın turizm potansiyelini doğru yatırımlarla daha da ileri taşıyacaklarını ifade etti. Geçmişinden güç alan ve yarının dünyasında söz sahibi olmayı hedefleyen bir medeniyet anlayışına sahip olduklarını belirten Ahmet Kılıç, konuşmasını Kültür ve Turizm Bakanlığının 2027 yılı bütçesinin hayırlı olmasını dileyerek tamamladı.

Troya'daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan bir arkeolojik kanıta ulaşıldı Haber

Troya'daki müzik kültürüne ilişkin doğrudan bir arkeolojik kanıta ulaşıldı

Çanakkale'de, 5 bin 600 yıllık geçmişe sahip Troya Ören Yeri'nde Tevfikiye köyü sınırlarında yer alan 5 bin yıllık medeniyete ev sahipliği yapan Troya Ören Yeri Kazılar 2026 yılı çalışmaları devam ediyor. 160 yılı aşkın süredir devam eden kazı çalışmaları sırasında yaklaşık 2 bin 800 yıllık kemik flüt çıkarılması ile ilk defa müzik aleti bulundu. Kazıda aynı zamanda 4 bin 500 yıllık insan biçimli bir idol başı da gün ışığına çıkarıldı. Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, buluntular hakkında açıklama yaptı. Troya Antik Kenti Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, yapmış olduğu açıklamada "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın izin ve destekleriyle Geleceğe Miras Projesi kapsamında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi adına İÇDAŞ'ın ana sponsorluğunda gerçekleştirdiğimiz 2026 kazı çalışmaları devam etmekte. 2026 Yılındaki kazı çalışmaları 4 farklı alanda, farklı dönemlere ait, Troya'nın farklı katmanlarına ait alanlarda gerçekleştirildi. Bu sene özellikle 2 buluntu Troya kazı tarihçesi açısından çok önemli. Özellikle bizim Arkaik Dönem olarak tanımladığımız M.Ö. 8'inci yüzyıla ait tabakadaki kemik flüt buluntusu, 160 yıllık Troya kazıları açısından bir ilk, müzik aletlerini pek çok betimlemede başka yerlerden biliyoruz. Fakat Troya kazı tarihçesinde ilk kez bir kemik flüt aleti karşımıza çıktı. İkinci buluntu ise bizim İlk Tunç Çağı olarak tanımladığımız 2'nci Troya kentinin, kent girişlerinin içinde bir yangın tabakasının içinde bulunduğu bir idol başı, bir kültsel bir obje. Özellikle bu buluntunun 160 yıllık Troya kazı sırasında benzeri buluntuların sayısı 3-5 tane o açıdan hem de katman ve tabakanın içinden bulmamız açısından Troya kazı tarihçesi için bize önemli bir veri sunmakta" dedi. Kazı Başkanı Aslan sözlerine şöyle devam etti: "Troya'daki flüt buluntusunu doğrudan tabi Odyssey filmiyle ilişkilendirmek mümkün değil fakat Odyssey filmin bence çok başarılı bir film. Özellikle sirenlerin şarkısı bölümünde deneysel olarak film hazırlıkları sırasında 8'inci yüzyıla ait bir flütle o müziğin yapıldığını biliyoruz. Biz de bu seneki kazılarda o döneme ait benzeri bir flüt parçasını bulmuş olduk. Kazı tarihçesi açısından ilginç bir tesadüf. Homeros uzmanları açısından Homeros'un 8'inci yüzyılda yaşadığı kabul ediliyor. 8'inci yüzyılda destanları yazıya geçirdiğini kabul ediyor pek çok araştırmacı. Bu açıdan destanda anlatılan müzik aletleri, destanda anlatılan olaylar bizim de benzeri bir buluntuyu Troya'da Arkaik dönemde 8'inci yüzyıldaki bir katmanda, tabakada bulmamız bu açıdan oldukça önemli. Aslında kemikten flüt buluntularının tarihi çok çok eskiye gidiyor. Avrupa'daki buluntulardan biz Paleolitik dediğimiz, yani neredeyse birkaç yüz bin yıllık geriye giden bir kemik-flüt tarihçesi var. Anadolu'da da aslında çok çok daha eski kemik-flüt aletlerinin olduğunu biliyoruz. Fakat Troya açısından bizim Troya'da bulduğumuz, bu 160 yıllık kazılar sırasında bulduğumuz ilk ve tek müzik aleti."

Troya Savaşı'nın izleri aranıyor Haber

Troya Savaşı'nın izleri aranıyor

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapan Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri'nde devam eden 2026 yılı kazı çalışmalarında Troya Savaşı'nın izleri aranıyor. Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri, UNESCO'nun 1998 yılında 'Dünya Kültür Mirası Listesi'ne aldığı 5 bin 600 yıllık medeniyete ev sahipliği yapıyor. Tarihte savaşlar, yangınlar ve depremlerle defalarca kez yıkılıp yeniden kurulan Troya Ören Yeri, her yıl binlerce yerli ve yabancı turistin ilgisini çekiyor. Ören yerini gezmeye gelenler 2019'da açılışı gerçekleştirilen 2 bine yakın eserin sergilendiği Troya Müzesi'ni de görme imkanı buluyor. Troya Ören Yeri'nde kazı çalışmaları 12 ay devam ediyor Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘Geleceğe Miras Projesi' kapsamında, ÇOMÜ destekleriyle ve İçdaş sponsorluğunda yürütülen kazılarda, önemli buluntulara rastlanılıyor. Troya Savaşları'nın yaşandığı Troya Ören Yeri'nde devam eden 2026 yılı kazı çalışmalarında Hellenistik Roma Döneminin Agora alanında, Homeros Troya'sına ilişkilendirilen son Tunç Çağı Güney girişinin devamında büyük görkemli Troya Kalesinin dışında arkeolojik bulgular araştırılıyor. Bu alanda yapılan kazı çalışmalarıyla var olduğu kabul edilen Troya Savaşı'nın izleri aranıyor. Troya Ören Yeri Kazı Başkanı Prof. Dr. Rüstem Aslan, "Troy'daki kazı çalışmalarının ikinci alanı hemen bizim Agora dediğimiz alan. Roma döneminde bir kent meydanı olarak tanımlanan alan. Burası Son Tunç Çağının güney kapısının hemen önünde yaklaşık 5-6 yıldır burada kazıları devam ettiriyoruz. Özellikle buradaki kazı yapmamızın temel amacı, hem Troya'nın Son Tunç Çağ'a yani Troya Savaşı ile ilişkilendirilen kenti ile ilgili aşağı kentin var olup olmadığı, aşağı kentin yapısının nasıl olduğu konusundaydı. Ama ikinci önemli amacımız ise yine Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Troya-6 ve Troya-7 olarak tanımlıyoruz. Bu kentin son tahribat tabakasının nasıl olduğu, yani Troya'nın, Troya Savaşı ile ilişkilendirilen dönemde nasıl yıkıldığı, ne zaman yıkıldığı konusunda veriler elde etmek. Önceki yıllarda söz konusu tabakalarla ilgili önemli verilere ulaştık. Ve bu sene de biraz daha bu alanı genişleterek Troya Savaşı'nın izlerini aramaya çalışıyoruz. Son dönemde Christopher Nolan'ın Odyssey filmi nedeniyle Troya'ya çok tartışılıyor. Troya Savaşı ile ilgili konular çok tartışılıyor. Biz de burada arkeolojik olarak Troya kentinin Homeros'la ilişkilendirilen, Troya Savaşı ile ilişkilendirilen Troya kentinin ne zaman ve nasıl yıkıldığını, son yıkım tabakasının nasıl olduğu konusunda verileri elde etmeye çalışıyoruz" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.