Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gazze

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gazze haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazze haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gazze, 15 Temmuz'u unutmadı Haber

Gazze, 15 Temmuz'u unutmadı

Filistinli sanatçılar, Gazze Şeridi’nde bir enkazın duvarına, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit ettiği Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'in resmini çizdi. Filistinliler, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yıl dönümünde Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz darbe girişimi sırasında şehit ettiği Astsubay Kıdemli Başçavuş Ömer Halisdemir'i unutmadı. Filistinli sanatçılar, Gazze Şeridi’ndeki Nusayrat Mülteci Kampı'nda bulunan bir enkazın duvarına Halisdemir'in resmini çizdi. "Bu çalışma, Gazze'deki Filistin halkı ile kardeş Türk halkı arasındaki güçlü bağları yansıtıyor" İsrail saldırıları nedeniyle yerinden edilen kamp sakini Ali Al-Adaw, bir grup Filistinli sanatçının şehit kahraman Ömer Halisdemir'i anmak amacıyla söz konusu duvar resmini yaptığını söyledi. Al-Adaw, "Şu anda Nusayrat'ın kuzeyindeyiz. Burada, Türkiye'deki başarısız askeri darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümü dolayısıyla şehit Türk kahramanı Ömer Halisdemir anısına bir duvar resmi yapıldı. Bu çalışma, Gazze'deki Filistin halkı ile kardeş Türk halkı arasındaki güçlü bağları yansıtıyor" dedi. "Gazze'deki şehitlerimizi unutmadığımız gibi Türkiye'deki şehitlerimizi de asla unutmayacağımızı göstermek istedik" Filistinli sanatçı Abdel Muti Ashour ise, bir grup Filistinli sanatçının Gazze'de savaşta yıkılan evlerin enkazı arasında bu çalışmayı birlikte hazırladığını belirtti. Ashour, "Sanatçı arkadaşlarım birlikte, Türkiye'deki darbe girişimine canı pahasına karşı koyan şehit Ömer Halisdemir için bu duvar resmini Gazze'nin yıkılmış evlerinin enkazı üzerine yaptık. Bu eserle dünyaya, Gazze'deki şehitlerimizi unutmadığımız gibi Türkiye'deki şehitlerimizi de asla unutmayacağımızı göstermek istedik" ifadelerini kullandı. Duvar resmi, Filistin ve Türk halkları arasındaki insani ve tarihi bağların ne kadar güçlü olduğunu gösterirken, Gazze Şeridi'nde yaşanan tüm zorluklara rağmen Filistinli sanatçıların sanatı bir anma ve dayanışma mesajı olarak kullanmaya devam ediyor.

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var Haber

Gündemde NATO, Trump ve ekonomi var

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, yeni haftanın ilk gününde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında Beştepe'de bir araya gelecek. Saat 15.30'da başlaması beklenen toplantıda dış politika, güvenlik ve ekonomi başlıkları ön plana çıkacak. Kabinenin ilk gündem maddesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katıldığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi oluşturacak. Zirvede alınan kararlar kapsamlı şekilde değerlendirilecek, Türkiye'nin ittifak içindeki rolü ve güvenlik politikalarına ilişkin gelişmeler masaya yatırılacak. Toplantıda ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasında gerçekleştirilen görüşmenin yansımaları ele alınacak. Türkiye-ABD ilişkilerinde son durumun değerlendirileceği toplantıda, CAATSA yaptırımlarının kaldırılmasına yönelik beklentiler, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil edilmesine ilişkin süreç ve savunma sanayisindeki olası iş birlikleri görüşülecek. Kabinenin dış politika gündeminde Orta Doğu'daki son gelişmeler de önemli yer tutacak. Hürmüz Boğazı çevresinde yeniden tırmanan gerilim, İran'daki son gelişmeler ve bölgesel güvenlik riskleri değerlendirilecek. İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırıları, bölgedeki insani kriz ve ateşkes girişimlerine ilişkin son durum da toplantıda ele alınacak. İç gündemde ise "Terörsüz Türkiye" hedefi doğrultusunda atılması planlanan yasal düzenlemeler görüşülecek. Kabine üyeleri, güvenlik politikalarının yanı sıra ekonomi başlığında enflasyonla mücadele, piyasalardaki son gelişmeler ve uygulanacak ekonomik adımları da değerlendirecek. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın alınan kararlarla ilgili kamuoyuna açıklama yapması bekleniyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren aktör olduğunu göstermiştir" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren aktör olduğunu göstermiştir"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’nin tamamlanmasının ardından sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 36’ncı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir. Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir. Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi’nde 2 bin 500 basın mensubunun çalıştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; bin 800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur. Zirve’yi rekor bir katılımla 2 bin 500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır. Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum. Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum. NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum." "Bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur" NATO 3.0 vizyonundan bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur. NATO 3.0 vizyonu, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir. Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır. Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve’de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imkânları ele alınmıştır" ifadelerini kullandı. Zirve marjında gerçekleştirdiği ikili görüşmelere ilişkin Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır" dedi. "Trump ile gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin, ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum" ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı görüşmeden bahseden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmi ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, milli muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum. Zirve’de aldığımız kararlarla NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk" ifadelerini kullandı. "Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir" Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığının teyit edildiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askeri teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zeka, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı. Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askeri kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz. Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir. Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce yüzde 3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk" dedi. "Müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" Türkiye’nin zirve kapsamında NATO’nun güvenlik gündemine yön verdiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda yüzde 1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız. Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik. Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir. İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir. Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacağız'' Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Savunma hedeflerine 5 yıl erken ulaşacağız''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara'daki NATO Zirvesi'nin açılış konuşmasını yaptı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki zirve öncesinde NATO'nun gündemine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, NATO 3.0'ın hayata geçirilebilmesi için Avrupa Birliği'nde uygulanan bazı kısıtlamaların kaldırılması gerektiğini söyledi. 2030 yılından önce savunma harcamalarının oranını yüzde 3.5'e yükseltmek için tedbir aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, güvenlik ve dayanıklılık harcamalarında ise şimdiden yüzde 1.5 oranına ulaştıklarını açıkladı. "Yüzde 5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz" Savunma harcamalarına ilişkin Erdoğan, "Lahey Zirvesi'nde aldığımız kararlar temelinde Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumdayız. Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3.5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise şimdiden yüzde 1.5 bütçe payına ulaştık. Böylece yüzde 5 hedefine Lahey'de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Kuşkusuz ülkemizin asıl başarısı savunma sanayiindeki hamlededir. Üretim ve ihracat kapasitesi itibarıyla dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girdik. İttifakta bize tahsis edilen 361 yetenek hedefinin neredeyse tamamını 3 yıl içinde taahhüt edilen tarihin öncesinde karşılamış olacağız. İttifakımızda eksikliği en çok hissedilen hava ve füze savunma kabiliyetlerine ‘Çelik Kubbe' projemizle 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdık. Avrupa'daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada ittifakın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. Kosova'da, Karadeniz'de, Baltıklar ve diğer coğrafyalarda ittifakın harekat, misyon ve tatbikatlarına katkı veren müttefiklerin başında geliyoruz. İHA ve SİHA'ları gerçek muharebe alanlarında başarıyla kullanan bir müttefik olarak tesisini öngördüğümüz İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezimizi NATO'ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum" ifadelerini kullandı. "Avrupa Birliği üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır" NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşılması için iki hususa özellikle dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birincisi, savunma sanayii başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. Savunma sanayi formunda bu mesajın hem endüstri hem hükümet yetkilileri tarafından vurgulanmış olmasını memnuniyetle karşılıyorum. İkincisi Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenirken, ittifakın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO'yla gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir iş birliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması, kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa'da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır. Bu tutumun Sayın Genel Sekreter'in işaret ettiği transatlantik savunma sanayii altyapısına hizmet etmediği de açıktır" diye konuştu. "Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız" Ukrayna savaşında ABD Başkanı Trump'ın barış vizyonunu paylaştığını ve Ukrayna'nın öncelikli ihtiyaç listeleri girişimine desteğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ukrayna'yı desteklerken Rusya'yı da barışa yönlendirecek şekilde iletişim kanallarımızdan istifade ediyoruz. İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Trump'ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı'nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız. Bu vesileyle Türkiye'yi hedef alan füzelere karşı NATO unsurları tarafından sağlanan destek için Amerika ve İspanya başta olmak üzere ilave hava savunma bataryaları konuşlandıran Almanya ve İtalya'ya teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Konuşmamızı artırmamızın şart olduğuna inandığım İstanbul İşbirliği Girişimi mensubu ortaklarımızın bugün bizlerle olmalarını önemsiyorum. Orta Doğu'da kalıcı barış anahtarının iki devletli çözüm olduğunu bir kez daha vurguluyorum. Özellikle Gazze ve Lübnan'da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum. Son olarak terörün tüm biçim ve tezahürleriyle mücadele konusunda tam bir dayanışma içinde olmamız gerektiğini hatırlatıyorum" dedi.

Erdoğan’dan NATO Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği Haber

Erdoğan’dan NATO Zirvesi’nde yoğun diplomasi trafiği

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın NATO Liderler Zirvesi kapsamında yürüttüğü diplomasi trafiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Duran, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleştirilen temaslar kapsamında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney ve Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ile bir araya geldiğini belirtti. Görüşmelerde ikili ilişkilerin geliştirilmesi, savunma sanayiinde iş birliğinin artırılması, ticaret, enerji ve güvenlik alanlarındaki ortak çalışmaların yanı sıra bölgesel ve küresel gelişmelerin kapsamlı şekilde değerlendirildiğini aktaran Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Türkiye'nin barış odaklı dış politika yaklaşımını bir kez daha vurguladığını ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Gazze'de kalıcı ateşkesin sağlanması, Rusya-Ukrayna Savaşı ile İran-ABD arasındaki sürecin diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması yönündeki kararlı tutumunu liderlerle paylaştığını belirten Başkan Duran, savunma sanayiinde iş birliğinin geliştirilmesine yönelik mesajların da görüşmelerin öne çıkan başlıkları arasında yer aldığını kaydetti. Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, zirve dolayısıyla Ankara'da bulunan devlet ve hükümet başkanları ile eşleri onuruna Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde resepsiyon ve resmî akşam yemeği verdi. Duran, programın liderler arasındaki diyaloğun güçlenmesine ve müttefikler arasındaki dayanışmanın pekişmesine katkı sunduğunu ifade etti. Burhanettin Duran, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde diplomasi merkezli dış politika anlayışını sürdürerek müttefikleriyle iş birliğini geliştirmeye ve bölgesel ile küresel barışa katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Trump'tan F-35 ve KAAN motorları için olumlu sonuç bekliyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile gerçekleştirdiği görüşmede Gazze'deki insani durumun yanı sıra savunma sanayine ilişkin kritik başlıkların da ele alınacağını söyledi. Gazze'de yaşanan insani trajediye dikkat çeken Erdoğan, yaklaşık 80 bin kişinin hayatını kaybettiğini, bölgede büyük bir yıkım yaşandığını belirtti. Ateşkes sağlanmasına rağmen ihlallerin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve bölgenin yeniden inşası için ortak adımların Liderler Zirvesi'nde değerlendirileceğini kaydetti. Savunma alanındaki iş birliğine de değinen Erdoğan, F-35 savaş uçakları konusunun Türkiye ile ABD arasında yeni bir mesele olmadığını vurgulayarak, daha önce bu konuda mutabakata varıldığını söyledi. "Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var." diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirvede yapılacak görüşmelerin ardından F-35 programına ilişkin olumlu gelişmeler yaşanmasını beklediğini ifade etti. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan habere göre KAAN milli muharip uçağının motor tedarikine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuyu daha önce Trump ile görüştüğünü belirterek, "KAAN'ın motorları konusunda da Liderler Zirvesi'nde yeniden görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize daha önce verdiği müjdeyi burada da tekrar edecektir." dedi. Erdoğan, hem Gazze konusunda hem de savunma sanayi başlıklarında Liderler Zirvesi'nden olumlu sonuçlar çıkmasını beklediğini belirterek, "Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, "Kıtaların ve kültürlerin kavşak noktası" olarak nitelendirdiği İstanbul’da müttefik ülke parlamenterlerini ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen NATO Parlamenter Zirvesi’nde Parlamento başkanları onuruna düzenlenen öğle yemeğine katıldı. Burada konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zirvenin, 7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleştirilecek büyük NATO Zirvesi öncesinde önemli bir hazırlık ve dayanışma nişanesi olduğunu vurguladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "İttifakımızın bilhassa doğu ve güneydoğu sınırlarında cereyan eden savaş, kriz, terör ve düzensiz göç gibi tehditler güvenlik anlayışımızı yeniden şekillendirmemizi gerekli kılıyor. Eski kalıplar, eski ön kabuller bir bir yıkılırken yerlerini neyin alacağı, neyin ikame edileceği henüz bilinmiyor. İstikrar yerine gerilimin, düzen yerine kargaşanın arttığı, öngörülebilirliğin azaldığı, sabah neyle karşılaşılacağını kimsenin kestiremediği bir belirsizlik döneminin tam ortasındayız. Şu noktanın da altını özellikle çizmek istiyorum: Küresel sistemi ve siyaseti tarif eden mevcut tanımlamalar bugünün dünyasında anlamlarını büyük ölçüde yitirmiştir. Başta Gazze ve Lübnan’da yaşananlar olmak üzere yakın dönemde şahit olduğumuz katliamlar insanlığın vicdanında derin yaralar açarken, aynı zamanda uluslararası kurumların ve kuramların itibarını yere sermiştir. Yeni dönemin bu boyutunu görmeden eski kavramlarla mevcut durumu açıklamanın pek mümkün olmadığını düşünüyorum" dedi. "Yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz" Bu ortamda hem NATO’nun caydırıcılığını muhafaza etmesinin hem de müttefikler arasındaki dayanışmanın tahkiminin daha kritik hale geldiğine inandığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Mevcut jeopolitik denklem NATO’nun üstlendiği rolün önemini artırmıştır. Türkiye olarak yeni dönemin ruhunu en iyi okuyan ülkelerden biriyiz. Kriz bölgeleriyle Bin 800 kilometreyi aşan kara sınırına sahip Türkiye, güçlü ordusu, modern askeri kabiliyetleri, gelişmiş savunma sanayisiyle 70 yılı aşkın süredir NATO’nun güvenliğine katkı sunan müttefiklerin başındadır. NATO misyonlarında aktif görev alıyor, barış ve istikrarın korunmasına destek oluyoruz. Gerek bölgesel krizleri yönetmedeki müstesna becerimizi gerekse NATO bünyesindeki engin tecrübemizi müttefiklerimizle paylaşıyoruz" diye konuştu. Ankara Zirvesine yönelik yoğun ilginin olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ankara Zirvesi tecrübe paylaşımının en güçlü zemini olacaktır. Sadece müttefikler arasında değil, dünya genelinde de Ankara Zirvesine yönelik yoğun bir ilginin söz konusu olduğunu müşahede ediyoruz. Parlamenterler olarak en temel insan haklarının başında gelen yaşama hakkını garanti altına almak gibi çok önemli bir sorumluluğu üstleniyorsunuz. Halklarımızın bizden talebi, gelecek nesillerin huzur, refah ve barış içinde yaşamasını sağlayacak şartların oluşturulmasıdır. Zirveden temel beklentimiz, müttefiklerin milli güvenlik hassasiyetlerini gözeten, ittifak dayanışmasını ve birlik ruhunu güçlendiren neticelerin elde edilmesidir" şeklinde konuştu. "Külfet paylaşımı noktasında üzerimize düşeni yapıyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Uzun yıllar terörle başarıyla mücadele etmiş ve şimdi terörü tamamen sona erdirmenin çalışmasını yürüten bir ülkenin lideri olarak şunu da ifade etmek isterim ki; bu alanda ittifaktan beklentimiz çoktur. Karşı karşıya bulunduğumuz sınamalarla mücadele etmek istiyorsak müttefikler arasında külfet paylaşımını dengeli ve adil şekilde yaparken, savunma sanayi ticareti önündeki engelleri de kaldırmamız gerekiyor. Her iki ana başlıkta da evvelki zirvelerde aldığımız kararların uygulanması bu bakımdan çok ama çok mühimdir. Külfet paylaşımı noktasında biz üzerimize düşeni yapıyoruz, yapmaya da devam edeceğiz" diye konuştu. "Güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız" NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer aldıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Son olarak, Lahey Zirvesinde kabul ettiğimiz taahhütler doğrultusunda savunma harcamalarımızı artırıyor, NATO misyon ve harekatlarına en fazla katkı sağlayan ilk beş müttefik arasında yer alıyoruz. Ancak bu katkılarımıza rağmen Türkiye’nin Avrupa güvenliğine sağladığı vazgeçilmez faydaların bazı durumlarda göz ardı edildiği de bir vakadır. İttifakın Avrupa sütununun gelişiminde söz sahibi ülkelerden biri olarak kıtadaki tüm savunma ve güvenlik girişimlerine dahil olma iradesine sahibiz. Avrupa Birliği tarafından açıklanan savunma ve güvenlik girişimlerine Türkiye’nin dahil edilmesi konusunda siz parlamenterlerin yakın ilgi ve desteğini bekliyoruz. Türkiye’nin savunma alanında sahip olduğu kapasiteyi dar siyasi çıkarlar nedeniyle dışlamanın kimseye faydası yoktur. Bu noktada ittifak çapında Teksas’tan Ankara’ya uzanan amasız, fakatsız bir güvenlik ve savunma ağı oluşturmalıyız. Ankara Zirvemizin bir diğer ayırt edici özelliği savunma sanayi işbirliğine yapacağı vurgudur. Zirve kapsamında düzenleyeceğimiz NATO Savunma Sanayi Forumu’nda bir yandan gelişmiş ürünlerimizi sergilerken, diğer yandan da bu işbirliğini çok daha etkili hale getirecek tedbirleri ele alacağız. Müttefiklerimiz ve misafirlerimiz Türkiye’nin savunma sanayi alanında kısa sürede katettiği önemli mesafeyi görmüş olacaklar. Ayrıca NATO’nun güvenliğe 360 derece yaklaşımı uyarınca Ukrayna, İran Körfezi ve Filistin başta olmak üzere küresel ve bölgesel gelişmeleri de değerlendireceğiz. Bu noktada Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasındaki ateşkesin kalıcı bir çözümle neticelendirilmesi için Pakistan ve Katar’ın yanı sıra dost ve kardeş ülkelerle birlikte gereken katkıları vermeyi sürdüreceğiz. Bölgemize ve dünyaya rahat bir nefes aldıran mutabakatı baltalamayı amaçlayan, özellikle Lübnan’ı hedef alan saldırıları yakından takip ediyoruz. Bölgemizin istikrara kavuşmasına tahammül edemeyen, hatta bunu kendi güvenliği için tehdit olarak gören soykırım şebekesinin provokasyonlarına fırsat verilmemesi noktasında sizlerin desteğini bekliyoruz. Orta Doğu’daki gerilimlerin temelinde Filistin meselesi yatmaktadır. İşgal bitmeden, İsrail’in sürekli artan toprak gaspı bitmeden maalesef bölgemizde kalıcı barış sağlanamaz. Kalıcı barışa giden yolun kapısı ise iki devletli çözümdür. 1967 sınırlarında bağımsız, egemen, toprak bütünlüğüne haiz bir Filistin devleti mutlaka kurulmalıdır. Bu süreçte siz parlamenterlere de önemli görevler düşmektedir. Burada şuna da dikkatinizi çekmek isterim. Türkiye gerek tarihiyle gerek toplumsal yapısıyla gerek jeo-stratejik konumuyla Avrupa’dan Asya’ya ve Balkanlar’dan Afrika’ya uzanan geniş coğrafyayla aynı anda iletişim sağlama tecrübesine sahip güçlü bir ülkedir. Biz bu potansiyelimizi bölge barışı ve dünya barışı için azami ölçüde kullanmayı arzu ediyoruz" açıklamasında bulundu. "Barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz" Rusya-Ukrayna Savaşı’nın diyalogla çözümü noktasında önümüzdeki dönemde netice almamız gerektiğini vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her iki tarafla da konuşabilen, netice veren süreçleri başlatan, hakkaniyetli duruşuyla her iki tarafın da güvenini kazanmış bir müttefik olarak barış çabalarına aktif katkı vermeyi sürdüreceğiz" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sakarya’nın Sapanca ilçesinde "Çeyrek Asırlık Destan AK Parti" temasıyla düzenlenen 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanışın töreninde açıklamalarda bulundu. Toplantının Türkiye, milet, parti ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Toplantımıza iştirak ederek fikirleriyle, tespitleriyle, tenkit ve teklifleriyle katkı sunan tüm arkadaşlarıma yürekte teşekkür ediyorum. Organizasyonun herhangi bir aksalık yaşanmadan planlandığı üzere gerçekleşmesinde emeği olan tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum. İki gün boyunca büyük bir gayret ve özveriyle bizlere yardımcı olan tesis personeline emekçi kardeşlerimin her birine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Aynı şekilde her zaman olduğu gibi görevlerini yüksek bir hassasiyetle icra eden emniyet birimlerimize sizlerin huzurunda tebriklerimi iletiyorum. Kameraları, mikrofonları, teknik ekipmanlarıyla milletimizin doğru, tarafsız, güvenilir habere erişebilmesi için fedakarca çalışan basın mensuplarımızı ayrıca kutluyorum. Bizleri samimiyetle bağrına basan Sapancalı, Sakaryalı vatandaşlarıma bu güzel ve kıymetli ev sahiplikleri için tek tek şükranlarımı sunuyorum" dedi. "AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı" 14 Ağustos 2001’de AK Parti’yi kurarak Türkiye’de yepyeni bir sayfa açtıklarına dikkati çeken Erdoğan, "AK Parti, Türk siyasetini pek çok yenilikle tanıştırdı, Türkiye’yi dönüştürdü. Siyaset kurumuna yeni soluk, yeni ve özgün bir bakış açısı kazandırdı. Bilhassa istişareyi farklı yaklaşımla ele aldık ve siyasetimizin tam merkezine oturttuk. Kamplarımızın en önemli özelliği istişareyi geleneksel hale getirmesi, kurumsal zemine kavuşturmasıdır" diye konuştu. "Hep çok titiz davrandık, hiçbir detayı atlamadık, hiçbir boşluk bırakmadık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Şunu bir defa açıkça söylemek isterim, bugün her aşaması başarılarla dolu çeyrek asırlık bir destandan söz ediyorsak, bunda milletimizle inşa ettiğimiz gönül köprüleri kadar, meşverete verdiğimiz önemin de büyü payı vardır. Çeyrek asırlık bu destanın her sayfasında her türlü öneriye, her türlü yapıcı eleştiriye kapımızı açık tutmamız vardır. Millet hesaba çekmeden, kendimizi hesaba çekmeyi prensip edinmemiz vardır. Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini aynı zeminde birleştirme, aynı potada eritme kabiliyetimiz vardır. Türkiye’nin bütün renklerini, partimizin çatısı altında buluşturma vasfımız vardır. AK Parti’nin dün de dediğim gibi, bir Türkiye kitabı olması vardır. 25 yıldır bu ilkelerimizden taviz vermedik. 25 yıldır farklı düşünce ve önerilere kapımızı kapatmadık. 25 yıldır kendimizi yenilemekten, ufkumuzu genişletmekten vazgeçmedik, 25 yıldır AK Parti kitabına yeni sayfalar, yeni hikayeler, yeni karakterler eklemekten geri durmadık. Artık kendi alanında ülkemizde ve dünyada bir markaya dönüşen istişare ve değerlendirme toplantılarımız en geniş katılımlı platform kimliğiyle her zaman özel bir konuma sahip oldu. Yer seçiminden hazırlık çalışmalarına, içeriğinden temasına, şarkısından poturumlarda ele alınacak konulara kadar hep çok titiz davrandık, hiçbir detayı atlamadık, hiçbir boşluk bırakmadık. En verimli, en doyurucu şekilde geçmesi için çok titiz bir çalışma yürüttük." "Sahadan gelen talep, öneri ve eleştirilere tek tek not ettik" Cumhurbaşkanı Erdoğan, 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı kapsamında, istişare mekanizmasını iki gün boyunca tüm unsurlarıyla çalıştırmaya gayret ettiklerini belirterek, "Dün merkez yönetme kurulu üyelerimiz ve yol arkadaşlarımız, partimizin temel politikaları ve stratejik vizyonu doğrultusunda kapsamlı fikir teatileri gerçekleştirdik. Parti politikaları oturumunda hem kurumsal hafızamız hem de geleceğe dönük hedeflerimiz ayrıntılı şekilde değerlendirildi. Gözden geçirildi, genel merkez çalışmalarımızın da ele alındığı bu oturumlardaki katkı ve önerilerin tamamını partimizin önümüzdeki döneme ilişkin yol haritasını oluştururken öncelikli surette göz önünde bulunduracağız. Güvenlik, kalkınma, ekonomi ve toplum gibi çeşitli başlıklarda tertiplenen ortak akıl oturumlarında ise bakan arkadaşlarımız ve genel başkan yardımcılarımız katılımcılarla mevcut çalışmalarını paylaştılar. Bakanlıklarımızın faaliyetlerine yönelik sahadan gelen talep, öneri ve eleştirilere tek tek not ettik. Sorulara ayrıntılı cevaplar verildi. Dün akşam 28. dönem milletvekillerimizin katılımıyla meclis parti grubu çalışmaları ve değerlendirmeleri oturumu son derece verimli ve amaca matuf şekilde başarıyla icra edildi. Bugün ise genel istişare ve değerlendirme oturumunda, katılımcılar kabine üyelerimize hem sorularını yönelttiler hem de temsil ettikleri şehirlerin sorunlarını ilettiler, hem de değerlendirmelerini samimiyetle dile getirdiler. Biz de bu süreçte arkadaşlarımızla arkadaşlarımızla görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Sahadan aktardıkları geri bildirimleri aldık, milletimize nasıl daha iyi hizmet edebileceğimizi kendileriyle mütalaa ettik. Gerekli talimatları verdik. Allah’a hamd olsun her açısından dolu dolu 2 gün geçirdik. AK Parti’nin mutfağının Türkiye’ye yön verecek politika üretme, fikir ve paradigma üretme kapasitesine sahip sahip olduğunu bir kere daha gördük" ifadelerini kullandı. "Elbette çok ağır bedeller ödedik, çok büyük duvarlarla karşılaştık" Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bundan 7,5 asır evvel Yunus Emre şöyle seslenmişti, ’Yol odur ki doğru vara; göz odur ki Hakk’ı göre; er odur ki alçakta dura; yüceden bakan göz değildir.’ Bizler de 25 sene önce millete hizmet yolculuğuna bu niyetlerle koyulduk. Biz bu yola revan olurken neye talip olduğumuzu bilerek çıktık. Çıkar birliği değil, kader birliği yaparak çıktık. Merhum üstadımız Necip Fazıl hani diyor ya; ’Perdenin ardı perde, perdenin ardı perde. Herkes siper aşıldıkça gaye öbür siperde.’ İşte bizde bir siperi aştığımızda önümüzde yeni ufuklar açıldı. Bir engeli aştığımızda önümüzde daha büyük hedefler belirdi. Elbette çok ağır bedeller ödedik, çok büyük duvarlarla karşılaştık ama her defasında önümüze çekilen setleri tek tek devirerek karşımıza çıkarılan bariyerlere tek tek yıkarak bugünlere geldik. Bu aziz millet bizlere 25 sene önce kutsal bir emanet yüklemişti. Bu millet bize yüreğine vermiş, kalbini vermiş, gönlünü vermiş, hepsinden önemlisi bu kadroya özlemlerini, hayallerini emanet etmişti. Allah’a hamd olsun o emanete bugüne kadar gölge düşürmedik. AK Parti olarak hep birlikte çeyrek asırda Cumhuriyet tarihinde başka hiçbir hükümete nasip olmayan büyük bir başarı hikayesine imza attık." "Bir kardeşiniz olarak ben siz kardeşlerimden razıyım" Çeyrek asırlık yolculukta, partililerle birlikte omuz omuza olmaktan, birlikte ter dökmekten, en çetin mücadelelere birlikte girmekten duyduğu memnuniyeti ifade eden Erdoğan, "Böyle bir hareketin neferi olduğum için, böyle bir partinin genel başkanı olduğum için, çeyrek asırlık destanın parçası olduğum için hep şeref duydum, kıvanç duydum. Aldığım her nefeste Rabbim’e hamd ettim. Bilmenizi isterim ki, bir kardeşiniz olarak ben siz kardeşlerimden razıyım, inanıyorum ki bu millet de sizlerden razıdır. Millet için, memleket için, Türkiye’nin genç nesilleri, gözleri umutla parlayan çocukları için çıktığımız bu yolda, sizlerle birlikte kol kola, yürek yüreğe daha niceler yürümeye inşallah devam edeceğiz" şeklinde konuştu. "Dış politikada Türkiye’yi dünyaya açtık" ’Rabbim kadro olarak bizlere, bu ülkeye ve millete hizmet etme bahtiyarlığı nasip etti’ ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "25 yıl önce milletin umudu olarak yola çıkmıştık ama bugün sınırlarımız dışında yaşayan 100 milyonlarında umut kaynağı haline geldik. Başbakanlık ve cumhurbaşkanlığımız sırasında sizlerle birlikte ülkemizin 81 vilayetini defalarca ziyaret ettik. Daha önce hiçbir siyasetçinin gitmediği ilçelere, beldelere, köylere beraberce gittik. Uzak yakın demedik, yağmur çamur demedik, güneş yaz, ayaz demedik. Türkiye’yi bir baştan diğer başa pek çok kez dolaştık. Sadece Türkiye’de değil, bölgemizden başlayarak Avrupa’dan Asya’ya, Afrika’dan Latin Amerika’ya, Orta Doğu’dan Türk dünyasına, dünyanın dört bir yanına ziyaretler gerçekleştirdik. Aynı şekilde bunlarında önemli bir kısmı daha önce hiç gidilmeyen, hiç ziyaret edilmeyen yerlerdi. En sıkıntılı zamanlarında Somalili kardeşlerimizi yalnız bırakmadık. Arakan’daki kardeşlerimizin yürek dağlayan dramını dünyaya duyurduk. Sel felaketiyle sarsılan Pakistan halkının zor günlerinde yanında olduk. İsrail’in devlet terörü karşısında Filistinli kardeşlerimize destek verdik. Biz gidemezsek ailemiz gitti, arkadaşlarımız gitti, diplomatlarımız, resmi kurumlarımız, sivil toplum kuruluşlarımız, özel temsilcilerimiz gitti. İç siyasette Ankara’yı Türkiye’ye açtığımız gibi, dış politikada da Türkiye’yi dünyaya açtık. Yıllarca ihmal edilmiş, yok sayılmış, yıllarca Türkiye’nin kapsama alanı dışında bırakılmış kardeş coğrafyalarla kucaklaştık. Mazlumlara el uzattık, nerede bir haksızlık, hukuksuzluk varsa, nerede Türkiye’nin yardımına ihtiyaç duyuluyorsa, Türk nerede bekleniyorsa, yolu nerede gözleniyorsa tüm imkanlarımızla orada olmaya gayret ettik. Nasıl Türkiye Türkiye’den daha büyükse, AK Parti’de mensuplarından çok daha büyük bir harekettir" dedi. "Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır, ödenecek borcumuz vardır" AK kadrolar olarak, 86 milyonun umudu olduklarının altını çizen Erdoğan, "Hepimiz elbette 86 milyonun umuduyuz ama bu teşkilat, bu parti, bu hareket sadece 86 milyonun değil, aynı zamanda ümmetin de umududur. Emin olunuz, Gazze’nin yegane umudu sizlersiniz, ayağa kalkmakta olan Şam’ın umudu sizlersiniz, küllerinden yeniden doğan Halep’in umudu sizlersiniz. Mogadişu’nun, Hartum’un, Beyrut’un, Trablusşam’ın, umudu sizlersiniz. Unutmayın, Lefkoşe size bakıyor, Bakü size bakıyor, Saraybosna, Üsküp, Prizren, Bağdat, Basra size bakıyor. Unutmayın, biz sadece kendi insanımızın değil, gönül coğrafyamızdaki yüz milyonlarca kardeşimizin duasını alan, desteğini alan bir hareketiz. Kim ki şahsi hırslarına yenik düşer, bilsin ki aziz milletimizin de, kardeş coğrafyaların da, ümmetin de vebali üzerindedir. Bizim mazlumlara verdiğimiz sözler vardır, ödenecek borcumuz vardır, mazlumlara karşı mesuliyetimiz vardır" ifadelerini kullandı. "Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak" Konuşmasında, Gazze’de yaşanan soykırıma da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Gazze’de bir arabada yakınlarının cesetleri arasında sıkışmış halde ambulans bekleyen, bu sırada sağlık çalışanıyla birlikte dua eden Kur’an okuyan Hind Recep yavrumuzu kasten öldürdüler. Annesinin emzirdiği bebeği nişan olarak kasten öldürdüler, parklarda, okullarda, hastanelerde, küvözlerde masum yavruları kasten öldürdüler. Dünyayı daha tanımadan daha ne olup bittiğini anlamadan binlerce bebeği, ağzı süt kokan binlerce sabiyi şehit ettiler. Orada Gazze’de soykırım yaşandı, halen de saldırılar devam ediyor. Bu soykırımın hesabı hiç şüphe yok ki sorulacak, sorulacak, sorulacak...Bunu ihmal edemeyiz. Bu soykırımın hesabını Allah izin verirse bu kadro soracak. Tüm kalbimle söylüyorum, yükünüz çok ağır ama siz bu yükün altına bilerek, isteyerek, gönüllü olarak girdiniz. Yaptığınız ve yapacağınız her işte, atacağınız her adımda Hind Receb’in o güzel gözleri, o masum gözleri gözünüzün önüne gelsin. Eren Bülbül’ü hatırlayın, Aybüke Yalçın’ı hatırlayın, Ayşenur Alkan’ı hatırlayın, Mehmet Selim Kiraz’ı hatırlayın, Ömer Halis Demir’i, Halil Kantarcı’yı hatırlayın. Şehit Mustafa Canbaz’ı hatırlayın. 15 Temmuz gecesi kurşunların hedefi olan yol arkadaşlarımızı hatırlayın. Onların henüz 16-17 yaşındayken acımasızca hayattan kopartılan evlatlarını, kardeşlerimizi hatırlayın. Bu kadro, bu aziz kadro; bugüne kadar Hazreti Peygamber Efendimizin (aleyhissalatü vesselam), Ehl-i Beyt’in, evliyanın, ulemanın, ecdadımızın, şehitlerimizin, gazilerimizin, din, vatan ve bayrak uğruna can veren kahramanlarımızın ve mazlumların hatırasına sahip çıkmıştır; sahip çıkmaya da devam edecektir." "Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız" Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, sözlerini şöyle noktaladı: "Yapmanız gereken davanıza dört elle sarılmak, üzerinizdeki emanetin hakkını vermek, daha çok çalışmak ve gayret etmektir. Yorulan varsa buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz yok. Caddeyi, sokağı asla boş bırakmayacağız. Her büyükşehirde, ilde, ilçede, beldede, köyde teşkilatımızın en az bir üyesiyle tokalaşmayan, konuşmayan, tanışmayan kimse kalmayacak. Medya tamam, sosyal medya tamam ama bizim hareketimiz muhabbet üzerine kuruludur. Unutmayın, muhabbetten Muhammed oldu hasıl, Muhammed’siz muhabbetten ne hasıl. Biz gönüller yaparak, kazanarak bugünlere geldik. Teşkilatımız her an vatandaşımızla hemhal olacak. Bize geleni başımızın tacı edeceğiz, bize gelmeyeni gidip arayıp, bulup hal hatır soracak, derdini dinleyeceğiz. Tebrik ve takdirler kadar, onlardan daha da fazla eleştirilere kulak vereceğiz. Kibirden özellikle uzak duracağız, tevazuyu elden bırakmayacağız. İktidar partisi demek demek, hacet kapısı, dert kapısı, derman kapısı demektir. Vatandaşlarımızın ilettiği sorunlara bigane kalmayacak, çare bulmaya çalışacak, çare bulamıyorsak imkanlarımızı daha da zorlayacağız. Allah’ın izniyle çeyrek asırlık destana yeni zaferler eklemeye hep birlikte devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.