Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gazetecilik

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gazetecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazetecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de kitap ve edebiyat dolu günler sona erdi Haber

Osmangazi’de kitap ve edebiyat dolu günler sona erdi

Kültür ve edebiyatı kentin farklı kesimleriyle buluşturan 2. Osmangazi Kitap Günleri, son gününde de söyleşilerden imza buluşmalarına uzanan programıyla ziyaretçilerini ağırladı. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde edebiyattan kültüre, insanın düşünce dünyasından çocukların gelişimine kadar pek çok konu ele alındı. Alanı dolduran kitapseverler, konukların paylaşımlarını dinleme ve merak ettikleri sorulara yanıt bulma fırsatı yakaladı. "Kentlerin ruhunu en iyi kucaklayan etkinlikler kitap fuarlarıdır" Programın konuklarından Serhan Asker, samimi anlatımı ve içten sohbetiyle dinleyicilere keyifli anlar yaşattı. Söyleşide yaşamından ve meslek hayatından önemli kesitler paylaşan Asker, gazetecilik deneyimlerini ve karşılaştığı ilginç hatıraları katılımcılara aktardı. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayarak dinleyicilerle karşılıklı sohbet eden Asker, programın ardından kitaplarını imzaladı. Kitap fuarlarının kentlerin kültürel yaşamına önemli katkılar sunduğunu belirten Serhan Asker, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: "Kentlerin dokusunu ve ruhunu en iyi kucaklayan etkinliklerin kitap fuarları olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle her kentte düzenlenen kitap fuarlarını çok önemsiyorum. İki hafta boyunca Osmangazi’de edebiyatçılar ve kitapseverler bir araya gelerek edebiyatı, sanatı ve kültürü konuşuyor. Burada başlayan sohbetlerin kahvelere, evlere ve kentin farklı noktalarına yayılması, şehrin ruhunu daha da güçlendiriyor. Bu güzel organizasyonun ikincisinden üçüncüsüne, yüzüncüsüne kadar devam etmesini diliyorum." "Okuduklarımız üzerinden konuşmak çok değerli" Eğitimci ve yazar Bahar Eriş, "Hayal kuran, Düşünen, Düşünce Kalkan Çocuklar" başlıklı söyleşisinde çocukların düşünme, öğrenme ve hayal kurma süreçlerini odağına aldı. Çocukların potansiyellerini ortaya çıkarmada aile ve eğitim ortamının önemine değinen Eriş, katılımcılara farklı bakış açıları sundu. Kitap okumanın yanı sıra okunanlar üzerine konuşmanın ve karşılıklı düşünmenin büyük önem taşıdığını söyleyen Bahar Eriş, "Bugün burada bir seminer yaptık; ebeveynlerle ve eğitmenlerle bir araya geldik. Düşünen çocuklar, hayal kuran çocuklar ve düşünce kalkan çocuklar konusunu konuştuk. Düşünen çocuklar deyince bunun kitap okumakla da çok yakın bir bağlantısı var. Sadece kitap okumak yetmiyor; okuduklarımız üzerinden konuşmak, birbirimizle tartışmak, karşılıklı düşünmek çok değerli. Bu etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Burada olmaktan büyük mutluluk duyduk. Devamının gelmesini diliyorum" diye konuştu. "Kitaplar insanlara unuttuklarını hatırlatıyor" Günün bir diğer buluşmasında Mustafa Kara ise "İnsan, Kitap, Kültür" başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerin karşısına çıktı. İnsan ile kitap arasındaki bağı kültür ekseninde değerlendiren Kara, okumanın ve fikri birikimin toplumların kültürel hayatındaki yerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği program, imza buluşmasıyla tamamlandı. Kitapların insanlara unuttuklarını hatırlattığını ve dostlukların yolunu açtığını söyleyen Mustafa Kara, "Osmangazi Belediyemizin tertiplediği kitap fuarında kitapla ve insanla ilgili düşüncelerimi dostlarımıza aktardım. Kitapların insanlara unuttuklarını hatırlattığını, dostlukların yolunu açtığını özet bir şekilde anlatmaya çalıştım. Dünya klasikleri dediğimiz büyük eserlerin düşünce dünyamıza olan katkılarına temas ettim. Bu fuarı planlayan, düşünen, başta Belediye Başkanımız olmak üzere herkese müteşekkiriz. Özellikle Osmangazi Belediyemizin bu sene 700. yıl vesilesiyle Şemseddin Ulusoy’un Bursa kültürüyle ilgili eserlerini yayımlaması dolayısıyla Başkanımıza özellikle teşekkür ederim" dedi. Program sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, etkinliğe katkı sunan Serhan Asker, Bahar Eriş ve Mustafa Kara’ya günün anısına teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.

Osmangazi Medya Akademisi Kapılarını Açtı Haber

Osmangazi Medya Akademisi Kapılarını Açtı

Medya sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, Medya Akademisi ile katılımcılara mesleğin farklı alanlarını yakından tanıma fırsatı sundu. Beş gün boyunca devam eden ilk hafta eğitimlerinde sunuculuk ve spikerlikten haber yazım teknikleri ile editörlüğe, görüntü teknikleri ve kameramanlıktan kurgu tekniklerine, yaratıcı yazarlıktan temel fotoğrafçılığa kadar geniş bir yelpazede eğitimler gerçekleştirildi. Sunuculuk ve spikerlik ile görüntü teknikleri ve kameramanlık eğitimleriyle başlayan akademi, hafta boyunca farklı uzmanlık alanlarıyla devam etti. Katılımcılar, haberin hazırlanma süreci, doğru ve etkili metin oluşturma, kamera kullanımı, görüntü dili, yaratıcı düşüncenin yazıya aktarılması, kurgu teknikleri konularında kapsamlı bilgiler edindi. Temel fotoğrafçılık ve sunuculuk eğitimleriyle tamamlanan haftada, akademi öğrencileri medyanın hem kamera önü hem de kamera arkasındaki süreçlerini farklı yönleriyle keşfetti. “Bu Çalışmanın Bir Parçası Olduğum İçin Çok Mutluyum” Haber yazım teknikleri ve editörlük eğitmeni Mehmet Ali Ekmekçi, Osmangazi Medya Akademisi’nin önemli bir çalışma olduğunu belirterek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Burada belki doğrudan gazeteci yetiştirmiyoruz ancak gazetecilik mesleğinin inceliklerini doğru şekilde aktarmak, katılımcıların bu bilgileri doğru isimlerden dinlemesini sağlamak onlar açısından büyük bir fırsat. Belki doğru bildikleri bazı yanlışları da buradaki eğitimler sayesinde değiştirme imkanı buluyorlar. Bu nedenle burada olmak çok önemli.” Kurgu teknikleri eğitmeni Bahadır Erel, eğitim programının özellikle medya sektörüne ilgi duyan katılımcılar açısından verimli geçtiğini ifade ederek, “Bence çok yararlı oldu. Genç arkadaşlarla ve sektörle ilgilenen kişilerle tecrübelerimizi paylaşma fırsatı bulduk. Giriş seviyesinde kurgu teknikleri hakkında bilgiler verdik. Onlara biraz olsun yol gösterebildiysek ne mutlu bizlere. Bu etkinlikte emeği geçen tüm arkadaşlarımıza ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkürlerimizi iletiyoruz” dedi. Yaratıcı yazarlık eğitmeni Gamze Aydın da eğitimin öğrencilerin düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin hayal dünyaları oldukça genişliyor. Hayata bakış açıları tamamen farklı bir boyut kazanıyor ve onları bu şekilde geleceğe hazırlamış oluyoruz. Kendi geleceklerini kendileri keşfediyor, kendi hikayelerini kendileri yazıyorlar” diye konuştu. “Umarım Bu Akademiden Çok İyi Gazeteciler Çıkar” Haber yazım teknikleri ve editörlük eğitmeni Barış Yalım, bu tür eğitim çalışmalarının yaygınlaşmasının önemine dikkat çekerek, “Osmangazi Belediyesi’ni bu yönde kutluyorum. Çok güzel bir eğitim programı hazırlanmış. Günümüzde gençlerimizin bu tür olanaklara ulaşabilmesi oldukça zor. Osmangazi Belediyesi bunu çok güzel bir şekilde organize etmiş. Çok güzel bir mekanda, çok güzel bir ortamdayız. Gençlerle interaktif bir iletişim kuruyor, onlara gerekli bilgileri aktarıyoruz. Umarım bu akademiden çok iyi gazeteciler çıkar” ifadelerini kullandı. Görüntü teknikleri ve kameramanlık eğitmeni Kürşad Kapıcıoğlu, akademide gerçekleştirilen eğitimin katılımcı ve verimli geçtiğini belirterek, “İnteraktif ve verimli bir eğitim olduğunu düşünüyorum. Bu tür etkinliklerin devamını diliyorum. Umarım kursiyer arkadaşlarımıza faydalı olabilmişizdir. Sanırım şehrimizde ilk kez böyle bir program düzenleniyor. Bunun bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum” açıklamalarında bulundu. “Mesleğimiz Adına Umut Verici Bir Girişim” Sunuculuk ve spikerlik eğitmeni Güzin Abraş da, Osmangazi Medya Akademisi’nin mesleki bilgi ve deneyimin gençlerle buluşması açısından önemli bir girişim olduğunu ifade ederek, “Mesleğimiz adına umut verici bir girişim. Bu alanda doğru bilinen pek çok yanlış var. Yapılması gerekenleri anlatma fırsatı bulmak çok güzel. Osmangazi Belediyesi bizlere hem deneyimlerimizi hem de bilgilerimizi paylaşma imkanı sundu. Genç insanlarla, bu mesleğe ilgi duyan kişilerle bir arada olmak ve onların heyecanına tanık olmak gerçekten çok keyif verici” diye konuştu. Temel fotoğrafçılık eğitmeni Serpil Savaş, eğitim kapsamında fotoğrafçılığın temel noktalarını katılımcılarla paylaştıklarını belirterek, “Biz burada fotoğrafın alfabesini arkadaşlarımızla konuşmaya çalıştık. Böyle bir programın hayata geçirilmesi gerçekten çok örnek ve gerekli bir çalışmaydı. Bu düşünceyi ortaya koyan ve hayata geçiren herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Akademiye katılan gençler ise eğitimlerin beklentilerinin üzerinde, kapsamlı ve verimli geçtiğini belirterek programdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Medya Dünyasına Donanımlı Bir Adım İlk haftası tamamlanan Osmangazi Medya Akademisi, farklı başlıklarda gerçekleştirilecek eğitimlerle katılımcıların mesleki gelişimlerine katkı sunmayı sürdürecek. Gençlerin medya dünyasını daha yakından tanımalarına, yeteneklerini keşfetmelerine ve geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarına olanak sağlayan akademi, eğitim ile deneyimi aynı çatı altında buluşturmaya devam edecek.

Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?" Haber

Gazeteci Soner Yalçın: "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan Gazeteci Soner Yalçın, "Savcılık, benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor. Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4'üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'nde görülen duruşmada, Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı İbrahim Özkan'ın makam şoförü tutuksuz sanık Mustafa Bostancı savunma yaptı. "Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi" Sanık Bostancı savunmasında, Ertan Yıldız tarafından gelen talimatla bir koli teslimi yapmasını istediğini belirterek, "Ertan Yıldız, bir kolinin olduğunu, başkanıma teslim etmem gerektiği söylendi. Ben de, Bakırköy Belediyesine gittim. Tam belediye binasının giriş kısmında, herkesin giriş çıkış yaptığı alanda, kameraların gözü önünde, normal bir şekilde arabamı çektim. Arabanın bagajını açtım, hiçbir temasım olmadan Ertan Yıldız kendisi bagaja koliyi koydu. Bana, ‘bunu başkanıma iletirsin' dedi. Bende ‘tamam' dedim. İbrahim Bey'in yanına koliyi götürdüm ve anahtarla birlikte aracı teslim ettim. Ben kesinlikle kolinin içeriğini bilmiyorum" dedi. Duruşmada, tutuksuz sanık Kadriye Kasapoğlu'nun şoförü tutuksuz sanık Sabri Caner Kırca da savunma yaptı. Sanık savunmasında, "Florya'da Fatih Keleş'in ofisi varmış. Bu ofisi uzaktan görmenin haricinde yakınlığına dahi gitmiş birisi değilim. Çünkü buralardan makamlar ve bizim yaptığımız görev icabıyla buralarda bulunmamız zaten yasak. Makamın yerini bile bilmem. Yani bu adam her nereden uydurduysa bunu ya da bunu uydurma gereği nereden duydu, ben gerçekten çok merak ediyorum. Mustafa Bostancı'nın bizim bu konuyla alakası yok deyip, beni ve Hüseyin'in adını vererek bir olay üretiyor ve bizim para taşıdığımıza dair bir konuyu anlatıyor. Gözaltına alındığımız tarihte de arkadaş Silivri Cezaevi'nden tahliye oluyor. Amacına ulaşmış bir şekilde. Her 28 günde bir SEGBİS'e çıkıp derdimizi anlatmaya çalıştık. Tutukluluk halinizin devamına deyip geri gönderdiler. Bu süreçte zaten ağır yükümlülükleri var bunun. 2 tane kız çocuğum var. Biri 11 yaşında, biri 6 yaşında. Kızım burada görmesin beni istiyorum. 2-3 ay boyunca, küçüğünü 4 ay boyunca görüşe hiç çağırmadım" dedi. "Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir?" Öte yandan, duruşmada, tutuksuz sanık Gazeteci Soner Yalçın'da savunma yaptı. Sanık Yalçın savunmasında, "Gazetecilik hayatım boyunca siyasetin pembe yalan denen sözlerine çok şahitlik ettim. Bunlar çoğu zaman gerilimi azaltmak, diplomatik dili yumuşatmak ya da toplumsal bir çatışmayı büyütmemek için gerçeğin kenarlarında dolaşan küçük sapmalar olarak görülürdü. Etik açıdan kuşkusuz tartışmalıydı. Suçlandığım fiillerle iddianamede delil diye sunulanlar arasında nasıl bir hukuki bağ kurulduğunu anlayamıyorum. Bir insanı suçlamak başka, o suçu somut delillerle ortaya koymak başka bir durumdur. Savcılık, benim hakkımda bir sonuç cümlesi kuruyor. Ancak o sonuca hangi somut eylemden, hangi delilden ve hangi mantıksal zincirden ulaştığını göremiyorum, gösteremiyor. İddianameyi okuyarak anlam vermeye çalışıyorum. Hangi davranışım gazetecilik sınırını aşıp örgütsel faaliyete dönüştü diye. Benim suç olduğu iddia edilen bir yapıya bilerek ve isteyerek yardım ettiğimi gösteren tek somut olgu nedir? İspatı iddianamede yok. Ben buraya gerçekleştirdiğim somut bir suç eylemi nedeniyle mi yargılanıyorum, yoksa temaslarım, konuşmalarım, yazılarım, yani gazetecilik faaliyetlerim sonradan kurulmuş bir kurgunun içine yerleştirildiği için mi karşınızdayım? Ve benim itirazım tam da buradadır" ifadelerini kullandı. Duruşma, tutuksuz sanık Aziz İhsan Aktaş'ın savunması ile devam ediyor.

Sanık Ruşen Çakır: "Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların büyük kısmı eleştireldi" Haber

Sanık Ruşen Çakır: "Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların büyük kısmı eleştireldi"

"Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasında savunma yapan tutuklu sanık Ruşen Çakır, "Bana emniyette, İlke adlı gizli tanığın benim için söyledikleri anlatıldı. Ben orada, ‘bizim gibi ağaç isimli gizli tanık birden İlke oldu’ dedim. Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un polis ifadelerinde benim adımın geçtiği bölümde gizli tanık Meşe var ama aynı cümleler, benim karşıma daha sonra İlke olarak çıktı. Ben, bu yayınlarla aldığım paranın karşılığını veriyormuşum. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi" dedi. "Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" davasının ikinci duruşmasına 4’üncü gününde devam ediliyor. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde görülen duruşmada, ‘yolsuzluk’ ve ‘casusluk’ suçlarından tutuklanan gazeteci Ruşen Çakır savunma yaptı. Sanık savunmasında, üzerine atılı suçlamaları reddetti. Çakır, bu davaya dahil edildiğine vurgu yaparak, "Yıllarca zor konularda çalıştım ve bir kere bile yargılanmadım. Geçen ay Kandil'de Duran Kalkan'la röportaj yaptım, ifadem bile alınmadı. Ama burada, bir suç örgütüne üye olmamakla beraber bilerek ve isteyerek yardım etmek gibi abes bir suçlamayla yargılanıyorum. Bu benim çok ağrıma gidiyor. Mesleğimin 40'ıncı yılında bana bunu yapmak çok büyük bir adaletsizlik" ifadelerini kullandı. "Yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi" Sanık Çakır, 19 Mart 2025 tarihinde gözaltılar olduğunu ve bu süreci takip ettiklerine vurgu yaparak, "Ekrem İmamoğlu ile Murat Ongun'un polis ifadeleri bir süre sonra medyaya yansıdı ve o ifadelerde ‘Meşe’ isimli gizli tanığın, benim de içinde olduğum yaklaşık 12 gazeteci hakkında ifade verdiği ortaya çıktı. Bu haber çıkınca gözaltına alınmayı ve hatta tutuklanmayı bekliyordum. Hatta bir video yaptım. Videoda, ‘eğer bu videoyu izliyorsanız, ben tutukluyum demektir’ diye başlıyordu. Çok şükür yayınlama ihtiyacı doğmadı. Murat Ongun'la 18 kez ve aylık düzenli görünümü veren buluşma yaptığım, Emrah Bahdatlı ile 11 kez de akşam saatlerinde buluştuğum şeklinde haberler yapıldı. Murat'ı yıllardır tanırım, sevdiğim bir meslektaşımdır. 2019'da kendisi Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı olarak karşıma çıktı. İstanbul Kurtuluş'taki mitingde ilk kez Ekrem İmamoğlu ile orada tanıştım. Ekrem İmamoğlu ile hatta kayınpederinin Trabzonlu olması hasebiyle kısa bir özel sohbetimiz de olmuştur. Tanışmak demeyeyim bile, tanışmak zorundaydım. Çünkü gazeteciyim. Murat da beni tanıyordu. Bu süreçlerde adaylığı, başkanlığı ve sonraki süreçlerde Ekrem Bey'in Medyascope'la ilişkisi çok sınırlı olmuştur. İki üç kere yayın yaptık" diye konuştu. Sanık Çakır, "İlke, Meşe, her kimse yalan söylüyor. Onların yalanlarıyla 40 yıllık gazeteci, şerefli gazetecilik yapan birisini Türkiye Cumhuriyeti Devleti yargılıyorsa, bu ayıp benim ayıbım değil. 2023'te Kemal Kılıçdaroğlu'nun Trabzon mitingine gittim. İstanbul mitingine gittim, İzmir mitingine gittim. Bunlar da gitmişler, HTS kaydı var. Kılıçdaroğlu'nun başka mitinglerine gittim. Oraya gitmemişler. Ankara CHP Kurultayı'na gitmişim. Bana emniyette, İlke adlı gizli tanığın benim için söyledikleri anlatıldı. Ben orada, ‘bizim gibi Ağaç isimli gizli tanık birden İlke oldu’ dedim. Ekrem İmamoğlu ve Murat Ongun'un polis ifadelerinde benim adımın geçtiği bölümde gizli tanık Meşe var ama aynı cümleler, benim karşıma daha sonra İlke olarak çıktı. Ben, bu yayınlarla aldığım paranın karşılığını veriyormuşum. Benim operasyon öncesi Ekrem İmamoğlu ile ilgili yaptığım yayınların, yazılarımın büyük bir kısmı eleştireldi" dedi. Duruşma, sanık savunmaları ile devam ediyor.

BGC Başarı Ödülleri sahiplerini buldu Haber

BGC Başarı Ödülleri sahiplerini buldu

Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) tarafından geleneksel olarak düzenlenen BGC Başarı Ödülleri Yarışmasında dereceye giren gazeteciler, BGC Nilüfer Sahnesi'nde gerçekleştirilen törenle ödüllerini aldı. Gazeteci Celil İnce'nin sunuculuğunu yaptığı törenin açılış konuşmasını Bursa Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Başkanı Nuri Kolaylı yaptı. Konuşmasına, son bir yıl içinde yaşamını yitiren BGC üyeleri Engin Özpınar, Engin Aksöz, Ali Bilgiç, Ülker Karlı, Erdal Özdür, Mustafa Eren ve Yılmaz İşel'i anarak başlayan Kolaylı, meslektaşlarına Allah'tan rahmet, ailelerine ve basın camiasına başsağlığı diledi. Konuşmasının önemli bölümünü basın özgürlüğü ve gazetecilerin sorunlarına ayıran Kolaylı, Türkiye'de basının en önemli sorunlarının başında basın özgürlüğü ile kapsamlı bir Gazetecilik Meslek Yasasının bulunmamasının geldiğini söyledi. 24 Temmuz 1908'de gazetecilerin sansüre karşı verdiği mücadelenin Türk basın tarihi açısından bir dönüm noktası olduğunu hatırlatan Kolaylı, aradan geçen yıllarda sansürün tamamen ortadan kalkmadığını, yalnızca yöntem değiştirdiğini ifade etti. Gerçek anlamda basın özgürlüğünün sağlanabilmesi için ifade ve basın özgürlüğünü sınırlayan düzenlemelerin çağdaş demokratik standartlara uygun hale getirilmesi gerektiğini belirten Kolaylı, gazetecilerin haberlerinden dolayı tutuklanmadığı, ekranların karartılmadığı, haber yasaklarının uygulanmadığı ve medyanın siyasi ya da ekonomik baskılarla susturulmadığı bir Türkiye özlemi taşıdıklarını söyledi. Bu nedenle 24 Temmuz'un "Basın Bayramı" değil, "Basın Özgürlüğü ve Dayanışma Günü" olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Türk basınının en önemli eksikliklerinden birinin kapsamlı bir Gazetecilik Meslek Yasası olduğunu vurgulayan Kolaylı, hazırlanacak düzenlemenin yalnızca yazılı basını değil televizyon, radyo, dijital medya ve yeni iletişim platformlarını da kapsaması gerektiğini söyledi. Yasanın düşünce ve ifade özgürlüğünü sınırlayan değil, gazeteciliği güçlendiren, mesleği koruyan ve halkın doğru haber alma hakkını güvence altına alan bir anlayışla hazırlanmasının önemine dikkat çekti. Yaklaşık üç yıldır bu konuda yoğun çalışma yürüttüklerini belirten Kolaylı, hazırlanan Gazetecilik Meslek Yasası Taslağının son olarak 17-19 Temmuz 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı'nda ele alındığını söyledi. Dokuz gazeteciler federasyonu ile 68 gazeteciler cemiyetinin başkan ve temsilcilerinin katıldığı Sivas’taki toplantıda taslak üzerinde kapsamlı değerlendirmeler yapıldığını belirten Kolaylı, komisyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından taslağa son şeklinin verileceğini kaydetti. Gazetecilerin çalışma koşullarına da değinen Kolaylı, 5953 Sayılı Basın İş Kanununun yıllar içinde gazetecilere tanınan birçok hakkın daraltılması nedeniyle güncelliğini yitirdiğini belirterek, günümüz çalışma şartlarına uygun şekilde yeniden düzenlenmesini istedi. Özellikle yıpranma hakkından yararlanabilmek için aranan basın kartı şartının kaldırılması gerektiğini ifade eden Kolaylı, "Gazeteciyi yıpratan cebindeki basın kartı değil, yaptığı mesleğin kendisidir." dedi. Konuşmanın ardından başarı ödüllerinin takdimine geçildi. İYİ Parti Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu, yaşamı boyunca basınla iç içe çalıştığını belirterek, özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez denetim unsuru olduğunu söyledi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Sinan Kahraman, görevi başında yaşamını yitiren basın mensuplarını anarak başladığı konuşmasında, eleştiriye ve farklı görüşlere açık bir yönetim anlayışı benimsediklerini ifade etti. Törenin ana destekçisi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise basının toplumların gelişimindeki kritik rolüne dikkat çekti. BTSO olarak göreve geldikleri günden bu yana Bursa Gazeteciler Cemiyeti ve basın mensuplarına destek vermeye özen gösterdiklerini belirten Burkay, doğru haberciliğin dijital çağda her zamankinden daha büyük önem taşıdığını söyledi. Teknosab yatırımlarının Bursa'yı geleceğin üretim ve ticaret merkezi haline getireceğini ifade eden Burkay, bu hedefe basınla birlikte ulaşacaklarına inandıklarını dile getirdi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, özgür basının desteklenmesinin her kent yöneticisinin önceliği olması gerektiğini vurgularken, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da doğru haberciliğin önemine dikkat çekerek, 28-29 Temmuz tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirilecek 2. İletişim Şurası'nda dezenformasyonla mücadele konusunda önemli kararlar alınmasını umut ettiğini söyledi. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, özgür basına bugün her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirterek, gazetecilerin geçmişe göre çok daha zor şartlarda görev yaptığını ifade etti. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise 24 Temmuz'un hem Lozan Barış Antlaşması'nın hem de basından sansürün kaldırılışının yıl dönümü olduğuna dikkat çekerek, özgür Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarından birinin özgür basın olduğunu söyledi. Başarı ödüllerinin ardından, 2025 yılında yayımlanan eserleriyle mansiyon ödülüne layık görülen gazetecilerin plaketleri takdim edildi. AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Oğuz Babacan ve Anahtar Parti Bursa İl Başkan Vekili Mehmet Gönder’in de katıldığı ödül töreninde mansiyon ödülleri; MHP İl Başkan Yardımcısı Özgün Güneş, BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, İletişim Başkanlığı Bursa Bölge Müdürü Ali Fuad Gölbaşı, Basın İlan Kurumu Bursa Bölge Müdürü Gökhan Eren, Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Osman Tüysüz, Bursa Büyükşehir Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Hasiye Yiğitbay Aydın, Osmangazi Belediyesi Basın, Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Süleyman Çavlı, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu Genel Sekreteri Ergun Ata, Burfaş eski Genel Müdürü Fahrettin Beşli ve Bursa Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Sinan Tunç tarafından verildi. Tören, ödüllerin takdiminin ardından BGC Nilüfer Sahnesi fuaye alanında düzenlenen kokteyl ile sona erdi. Kokteylde Bursa protokolü ile basın mensupları bir araya gelerek görüş alışverişinde bulundu. Ödül alan medya mensupları, çalıştıkları medya kurumları ve eserleri şöyle; BGC GAZETECİLİK BAŞARI ÖDÜLLERİ YARIŞMASI SONUÇLARI GENEL HABER BAŞARI ÖDÜLÜ: Yiğithan Hüyük / Demirören Haber Ajansı / Yangında öldüler borçlu çıktılar. MANSİYON: Taha Tütüncü / Olay Medya / Bursa’nın kalbinde 2 bin 200 yıllık sır. MANSİYON: Ahmet Burak Öztürk / İhlas Haber Ajansı / Fetö'cü kundakçı parkı tutuşturduğu benzinleri böyle almış. EKONOMİ HABER BAŞARI ÖDÜLÜ: Zafer Akpınar / İhlas Haber Ajansı / Bursa'da lüks gökdelenlerin ortasında buğday hasadı. MANSİYON: Hıdırcan Kaya / EkoHaber Gazetesi / Ar-Ge Yatırımlarıyla Güçlenen Bursa. SPOR HABER BAŞARI ÖDÜLÜ: Zekican Gürkan / BursadaBugün / Türkiye’nin en büyük tesisi Bursa’da hayat bulamadı. MANSİYON: Merve Deniz Ekici / BursadaBugün / Silahlardan korkuyordu, rekorlar kırdı. FOTOĞRAF BAŞARI ÖDÜLÜ: Sergen Sezgin / Anadolu Ajansı / Yangının acı yüzü. MANSİYON: Mustafa Bikeç / Anadolu Ajansı / Orhaneli 5 gün yandı. SPOR FOTOĞRAFI BAŞARI ÖDÜLÜ: Akın Güler / SporBursa / Sertaç Çam’ın gol sevinci. MANSİYON: Mustafa Bikeç / Anadolu Ajansı / Yeşilin ve beyazın yeniden doğuşu. KÖŞE YAZISI BAŞARI ÖDÜLÜ: İbrahim Öge / Şehrengiz Dergisi / Kuruluş, kurtuluş, ruh ve bir çınar. MANSİYON: Hasan Aliçavuş / Olay Medya / Altta kalanın canı çıksın! MANSİYON: İrem Güner / Yenidönem Gazetesi / Basın, ruminasyonun pençesinde! SPOR KÖŞE YAZISI BAŞARI ÖDÜLÜ: Duygu Doğan / Nöbetçi Gazete / Rezaletin dik alası! Bursaspor üvey evlat mı? MANSİYON: Çetin Sabırlı / BursadaBugün / Yönetici taraftar el ele verdi, Şampiyonluk Kupası Bursa'ya geldi! RÖPORTAJ - ARAŞTIRMA İNCELEME BAŞARI ÖDÜLÜ: Fatih Mısır / BursadaBugün / Bursa'da ev ikiye bölündü. MANSİYON: Yasemin Özkerem / Kent Bursa Gazetesi / Çocuk istismarı bir güç istismarıdır. GAZETE GENEL MİZANPAJ BAŞARI: Onur Genç / Bursa Hakimiyet Gazetesi / Kabus. MANSİYON: Nilgün Liman / Kent Bursa Gazetesi / Jant üzerinde umut taşıdı. GAZETE SPOR MİZANPAJ BAŞARI ÖDÜLÜ: Uğur Dinar / Bursa Hakimiyet Gazetesi / Efsanesiniz. MANSİYON: Melek Genç / Bursa Hakimiyet Gazetesi / Şampiyon Bursaspor. TELEVİZYON HABER BAŞARI ÖDÜLÜ: Esra Türker / Demirören Haber Ajansı / Yerli tinder avcısı. MANSİYON: Sema Üstüntaş / BursadaBugün / Bursa'nın dünyaca ünlü bölgesinde iletişim krizi! TELEVİZYON GÖRÜNTÜ BAŞARI ÖDÜLÜ: Ali Osman Akın / İhlas Haber Ajansı / Türkiye'nin yüreğini yakan yangında yüzleri gülümseten görüntü. MANSİYON: Muhammet Hüseyin Sezgin / Demirören Haber Ajansı / Bursa’da orman yangınları 3’üncü gününde. TELEVİZYON PROGRAM BAŞARI ÖDÜLÜ: Bircan Örsel / Olay Medya / Zanaatkar. MANSİYON: Dilek İlhan / Lıne TV / Tarihin görünmez düşmanları. TELEVİZYON AKTÜEL HABER BAŞARI ÖDÜLÜ: Nejat Kırbulut / Habertürk TV / Acil çıkışlara kilit. MANSİYON: Sedat Yoğurtçu - Şafak Susuz / Lıne TV / Mudanya sahilinde istila

TGK'dan Çağrı: Basın Meslek Yasası hayata geçirilmeli Haber

TGK'dan Çağrı: Basın Meslek Yasası hayata geçirilmeli

Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun (TGK) 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı, 17-19 Temmuz 2026 tarihleri arasında Sivas 4 Eylül Gazeteciler Cemiyeti'nin ev sahipliğinde Sivas'ta yapıldı. Toplantıya TGK’ya üye 9 gazeteciler federasyonu ile 66 gazeteciler cemiyetinin başkan ve temsilcileri katıldı. Toplantıda yazılı, görsel, işitsel ve dijital medyanın karşı karşıya bulunduğu sorunlar kapsamlı biçimde değerlendirildi. Toplantının en önemli gündem maddesini ise uzun süredir üzerinde çalışılan Basın Meslek Yasası Taslağı oluşturdu. Akademisyenler, hukukçular, meslek örgütleri ve gazetecilerin katkılarıyla hazırlanan taslak ayrıntılı biçimde değerlendirildi ve Başkanlar Kurulu'nun görüş ve önerileri doğrultusunda değişiklikler yapıldı. Taslağın son haline getirilmesi amacıyla çalıştay düzenlenmesi kararlaştırıldı. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu'nun 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın ardından açıklanan Sonuç Bildirgesi’nde şu görüşlere yer verildi: “TGK, Türkiye'de ilk kez gazetecilik mesleğini bütün yönleriyle tanımlayan, mesleğe giriş esaslarını belirleyen, etik kuralları güçlendiren, gazetecilerin haklarını güvence altına alan ve kamuoyunun doğru haber alma hakkını esas alan kapsamlı bir yasal düzenlemeyi kamuoyunun ve yasama organının dikkatine sunmaktadır. 1. BASIN MESLEK YASASI ZORUNLULUK HALİNE GELMİŞTİR İletişim teknolojilerindeki büyük değişim, gazetecilik mesleğini köklü biçimde dönüştürmüştür. Dijital yayıncılık, sosyal medya ve yapay zekâ destekli içerik üretimi bilgiye erişimi kolaylaştırırken; doğrulanmamış içeriklerin, manipülasyonun ve dezenformasyonun da aynı hızla yayılmasına neden olmuştur. Bugün Türkiye'de gazetecilik mesleğini tanımlayan, mesleğe kabul şartlarını belirleyen ve etik standartları güvence altına alan kapsamlı bir meslek yasasının bulunmaması önemli bir eksikliktir. Bu boşluk nedeniyle gazetecilik mesleği herhangi bir mesleki yeterlilik aranmaksızın yapılabilmekte, mesleğin itibarı zarar görmekte, kamuoyunun doğru bilgiye ulaşma hakkı zayıflamaktadır. Başkanlar Kurulu, çağdaş demokrasilerde olduğu gibi gazetecilik mesleğinin de belirli ilkelere, etik kurallara ve mesleki standartlara bağlanmasının ifade özgürlüğüne aykırı değil, tam tersine onu güçlendiren bir unsur olduğu görüşündedir. Hazırlanan Basın Meslek Yasası Taslağı'nın amacı; gazeteciliği sınırlandırmak değil, mesleğin saygınlığını artırmak, kamu yararını korumak ve gazetecilerin bağımsız biçimde görev yapabilecekleri güvenli bir çalışma ortamı oluşturmaktır. Bu kapsamda hazırlanmış olan yasa taslağı; mesleğe giriş esaslarını, meslek içi eğitimi, etik ilkeleri, gazetecilerin hak ve yükümlülüklerini, kamu kurumu niteliğinde oluşturulması öngörülen Türkiye Basın Meslek Birliği'nin kuruluşunu ve çalışma esaslarını ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. TGK, bu taslağın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından değerlendirilerek tüm paydaşların katkısıyla yasalaştırılmasının, yalnızca gazeteciler açısından değil, demokrasimizin güçlenmesi bakımından da tarihî bir kazanım olacağına inanmaktadır. 2. TÜRKİYE BASIN MESLEK BİRLİĞİ KURULMALIDIR Başkanlar Kurulu, Basın Meslek Yasası'nın en önemli düzenlemelerinden biri olan Türkiye Basın Meslek Birliği'nin kurulmasını güçlü biçimde desteklemektedir. Kamu kurumu niteliğinde faaliyet gösterecek bu yapı; meslek standartlarının oluşturulması, etik ilkelerin uygulanması, meslek içi eğitimin yürütülmesi, gazetecilerin haklarının korunması ve kamu adına güvenilir bir öz denetim mekanizmasının oluşturulması açısından büyük önem taşımaktadır. Birlik; herhangi bir siyasi anlayışın veya ekonomik grubun etkisi altında olmayan, tamamen mesleğin ortak çıkarlarını gözeten özerk bir yapıda oluşturulmalıdır. Gazetecilik mesleğinin saygınlığının korunması, etik ihlallerin azaltılması, basın kartı uygulamasının mesleki esaslara bağlanması ve toplumun doğru haber alma hakkının güvence altına alınması bakımından Türkiye Basın Meslek Birliği önemli bir ihtiyaca cevap verecektir. Başkanlar Kurulu, bu yapının demokratik katılım esasına göre oluşturulmasını, bütün şehirlerin eşit temsil edildiği, çoğulcu ve şeffaf bir yönetim anlayışıyla faaliyet göstermesini gerekli görmektedir. 3. YEREL BASININ YAŞATILMASI, DEMOKRASİNİN YAŞATILMASIDIR Yerel basın; yalnızca haber üreten bir sektör değil, şehirlerin hafızası, demokrasinin yereldeki denetim mekanizması ve vatandaşın sesi olan vazgeçilmez bir kamu hizmetidir. Ancak son yıllarda yaşanan ekonomik gelişmeler, resmi ilan sistemindeki değişiklikler, artan işletme maliyetleri ve dijital dönüşüm süreci, yerel medya kuruluşlarını tarihinin en ağır ekonomik darboğazıyla karşı karşıya bırakmıştır. Resmî ilanların azalması, ilanların birleştirilmesi, bazı ilanların yayımlanma zorunluluğunun kaldırılması ve doğrudan temin uygulamalarının yaygınlaşması, özellikle Anadolu basınının gelir kaynaklarını önemli ölçüde daraltmıştır. Gazete kâğıdı, baskı, enerji, dağıtım, yazılım, internet altyapısı ve personel maliyetlerindeki yüksek artışlar karşısında, yerel medya kuruluşlarının mevcut gelir yapısıyla ayakta kalabilmesi her geçen gün daha da güçleşmektedir. Ekonomik bağımsızlığını kaybeden bir basının editoryal bağımsızlığını koruması da giderek zorlaşmaktadır. Bu nedenle yerel basının desteklenmesi yalnızca sektörün değil, demokratik toplum düzeninin ortak sorumluluğudur. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu; * Resmî ilan sisteminin güçlendirilmesini, * İlan kesme cezalarının istisnai hâller dışında uygulanmamasını, * Basın İlan Kurumu tarafından alınan komisyon oranlarının yeniden değerlendirilmesini, * Kamu kurumlarının ilan verme yükümlülüklerinin genişletilmesini, * Doğrudan temin uygulamalarının yerel basını mağdur etmeyecek şekilde yeniden düzenlenmesini, * Dijital yayıncılık yatırımları için özel teşvik programlarının oluşturulmasını, * Yerel medya kuruluşlarına düşük faizli ve uzun vadeli finansman imkânları sağlanmasını, kamu yararı açısından zorunlu görmektedir. Yerel basın kuruluşlarının kapanması yalnızca bir işletmenin faaliyetini sona erdirmesi anlamına gelmemekte; aynı zamanda şehirlerin hafızasının, yerel demokrasinin ve halkın haber alma hakkının da zayıflaması sonucunu doğurmaktadır. 4. DİJİTAL DÖNÜŞÜM, YAPAY ZEKÂ VE GAZETECİLİĞİN GELECEĞİ Gazetecilik mesleği, teknolojik gelişmelerin en hızlı etkilediği alanlardan biri hâline gelmiştir. İnternet gazeteciliği, sosyal medya platformları, mobil iletişim teknolojileri ve son dönemde hızla gelişen yapay zekâ uygulamaları, haber üretim ve tüketim alışkanlıklarını köklü biçimde değiştirmiştir. Teknolojik gelişmeler gazetecilik açısından önemli fırsatlar sunarken, doğrulanmamış içeriklerin yaygınlaşması, yapay zekâ ile üretilen sahte görüntü, ses ve metinlerin kamuoyunu yanıltma riski, telif hakları ihlalleri ve bilgi kirliliği gibi yeni sorunları da beraberinde getirmiştir. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu, teknolojik gelişmelere karşı çıkan değil; bu gelişmeleri meslek etiği, doğruluk, şeffaflık ve kamu yararı ilkeleri doğrultusunda değerlendiren bir anlayışı benimsemektedir. Yapay zekâ destekli sistemler gazetecinin yerine geçen değil, gazetecinin çalışmalarını kolaylaştıran yardımcı araçlar olmalıdır. Haberin doğruluğu, editoryal sorumluluğu ve kamuoyu karşısındaki hesap verebilirliği hiçbir teknolojik sistem devralamaz. Bu nedenle dijital gazetecilik alanında etik ilkelerin geliştirilmesi, yapay zekâ kullanımına ilişkin ulusal standartların oluşturulması, telif haklarının korunması ve gazetecilerin dijital dönüşüm sürecine uyum sağlayabilmeleri için eğitim programlarının yaygınlaştırılması büyük önem taşımaktadır. TGK, dijital çağın gereklerine uygun, özgür ve sorumlu gazeteciliğin gelişmesi için her türlü çalışmaya katkı sunmaya devam edecektir. SONUÇ VE KAMUOYUNA ÇAĞRI Sivas'ta gerçekleştirilen 31. Başkanlar Kurulu Toplantısı sonunda bir kez daha görülmüştür ki; Türk basınının karşı karşıya bulunduğu sorunlar yalnızca gazetecilerin değil, demokrasimizin ortak meseleleridir. Özgür basın; güçlü demokrasinin, hukuk devletinin ve şeffaf yönetim anlayışının vazgeçilmez unsurudur. Ekonomik olarak ayakta kalamayan, mesleki güvenceden yoksun bırakılan veya hukuki baskılar altında görev yapmak zorunda kalan bir basının kamu adına denetim görevini eksiksiz yerine getirmesi mümkün değildir. Bu nedenle Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu; Türkiye Büyük Millet Meclisi'ni, Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu tarafından son şekli verilecek olan Basın Meslek Yasası Taslağı'nı tüm paydaşların katkısıyla değerlendirerek yasalaştırmaya, Cumhurbaşkanlığı'nı ve ilgili bakanlıkları, yerel basının ekonomik sürdürülebilirliğini sağlayacak yeni destek mekanizmalarını hayata geçirmeye, Basın İlan Kurumu başta olmak üzere ilgili kamu kurumlarını, resmi ilan sistemini güçlendirecek, yerel medyayı koruyacak ve sektörün beklentilerini karşılayacak düzenlemeleri gerçekleştirmeye, Siyasi partileri, basın ve ifade özgürlüğünü demokratik hayatın vazgeçilmez değeri olarak görmeye ve bu anlayış doğrultusunda ortak irade oluşturmaya, Üniversiteleri, meslek örgütlerini ve medya kuruluşlarını, gazetecilik eğitiminin niteliğini artıracak, etik değerleri güçlendirecek ve dijital dönüşüme uyumu hızlandıracak ortak projeler geliştirmeye davet etmektedir. Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da basın özgürlüğünün, ifade hürriyetinin, gazetecilerin özlük haklarının ve yerel medyanın yaşatılmasının kararlı savunucusu olmaya devam edecektir. Gazeteciliğin bağımsızlığını, mesleğin onurunu ve toplumun doğru haber alma hakkını korumak; yalnızca gazetecilerin değil, demokratik bir Türkiye idealine inanan herkesin ortak sorumluluğudur. Bu anlayışla hazırlanan Basın Meslek Yasası Taslağı'nın ülkemizin demokratik hayatına önemli katkılar sağlayacağına inanıyor; tüm yetkilileri, siyasi kurumları ve kamuoyunu bu tarihî sorumluluğu paylaşmaya davet ediyoruz. Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.