Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Gayrimenkul

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Gayrimenkul haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gayrimenkul haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO’ya önemli ziyaret Haber

BTSO’ya önemli ziyaret

BTSO’da gerçekleştirilen görüşmelerde sektörlerin gündemi, iş sahalarındaki beklentiler ve kurumlar arasında geliştirilebilecek iş birlikleri ele alındı. Ziyaretlerde sivil toplum kuruluşlarının Bursa’nın sosyal, kültürel ve ekonomik hayatına sunduğu katkılar da gündeme geldi. KOBİ’lerin beklentileri ele alındı Demirtaş Organize Sanayi Bölgesi Sanayici ve İş İnsanları Derneği (DOSABSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Onur Kutlualp, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Yönetim Kurulu Üyesi Seyfullah Baylan, Meclis Üyeleri Vedat Bülbül ve Gürcan Gültekin ile Disiplin Kurulu Üyesi Ergin Kaplanbaşoğlu ile bir araya geldi. DOSABSİAD Yönetim Kurulu üyelerinin de bulunduğu ziyarette Onur Kutlualp, Başkan Matlı’ya hayırlı olsun dileklerini iletirken, Bursa sanayisinin öncelikleri, üretimde rekabet gücünün artırılması ve sanayicilerin ihtiyaçlarına yönelik ortak çalışmalar ele alındı. Kadın ve genç girişimcilerden ziyaret Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) Başkanı Zuhal Aslı Saka ve heyetinin ziyareti, Başkan Matlı, Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler ile Yönetim Kurulu Üyeleri Elif Özhan, Murat Çağlar ve Savaş Keskin’in ev sahipliğinde gerçekleşti. Görüşmede kadınların iş alanlarında daha etkin rol üstlenmesi, kadın girişimciliğinin desteklenmesi ve fırsat eşitliğinin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar konuşuldu. TÜGİAD ve TÜMKİAD ile işbirliği fırsatları konuşuldu Türkiye Genç İş İnsanları Derneği (TÜGİAD) Genel Başkan Yardımcısı Melih Sebastien Durmuş ve Bursa Şube Başkanı Kerem Kahveci başkanlığındaki heyet, Başkan Matlı ve Meclis Başkanı Dağlıoğlu ile bir araya geldi. BTSO Meclis Divan Kâtibi Gökhan Dinçer’in de katıldığı görüşmede genç iş insanlarının girişimcilik faaliyetleri ve yeni iş birliği imkânları konuşuldu. Tüm Kalkınma İş İnsanları ve Girişimciler Derneği (TÜMKİAD) Bursa İl Başkanı Fatih Sözen ve heyetinin ziyaretinde ise girişimcilerin beklentileri değerlendirildi. Başkan Matlı’ya ev sahibi olarak BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri Elif Özhan, Abidin Şakir Özen ve Savaş Keskin de eşlik etti. Hizmet sektörlerinin gündemi değerlendirildi Tüm Emlak Danışmanları Birliği Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Şube Başkanı Musa Yılmaz başkanlığındaki heyet, gayrimenkul sektörünün mevcut durumu ile emlak danışmanlarının mesleki sorun ve beklentilerini Başkan Matlı’ya aktardı. Bursa Kamyon Garajı ve Nakliyeciler Derneği Başkanı Fuat Çelik ve heyetinin ziyaretinde ise lojistik ve taşımacılık sektörünün karşılaştığı sorunlar ele alındı. Gönüllülük ve kent kültürü Birleşik Uluslararası Sağlık ve Eğitim Gönüllüleri Dernekleri Federasyonu Başkanı Zerrin Özgüle ve heyeti, Yönetim Kurulu Üyeleri Elif Özhan ve Murat Çağlar’ın da yer aldığı görüşmede, sağlık ve eğitim alanında yürüttükleri gönüllülük faaliyetleri hakkında bilgi verdi. Bursa Fan Club Başkanı Murat Hoşgör başkanlığındaki heyet ise Başkan Matlı, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Sinan Topuk ile Yönetim Kurulu Üyeleri Abidin Şakir Özen ve Mehmet Zahit Yanar tarafından ağırlandı. Görüşmede Bursa’nın tarihi ve kültürel değerlerinin korunması, tanıtılması ve gelecek kuşaklara aktarılmasına yönelik çalışmalar konuşuldu. Sağlık sektörü de masaya yatırıldı Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BTSO Meclis Üyesi Dr. Fatih Özkul ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Özkul Kabalar da Başkan Matlı’yı ziyaret etti. Yönetim Kurulu Üyeleri Elif Özhan ve Abidin Şakir Özen’in de katıldığı görüşmede, Bursa’da sağlık sektörünün gelişimi ve özel sağlık kuruluşlarının kent ekonomisine katkıları değerlendirildi. "Bursaspor bu şehrin ortak değeri" Bursaspor Taraftarlar Derneği Başkanı Mustafa Kemal Gürmen Saruhan ve dernek üyeleri, Başkan Matlı ve Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu’nu ziyaret etti. Bursaspor’un geleceği ve yeşil-beyazlı camianın hedeflerinin ele alındığı görüşmede Başkan Matlı, "Bursaspor bu şehrin ortak değeri. Hak ettiği yere yeniden ulaşması için iş adamlarından taraftarına kadar şehrin tüm kesimlerinin aynı duyguyla hareket etmesi gerekiyor." dedi. "Bursa’mızın gelişim alanlarını değerlendirdik" Hayırlı olsun ziyaretlerine ilişkin değerlendirmede bulunan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, kendilerine gösterilen ilgi ve iletilen iyi dileklerden büyük memnuniyet duyduğunu belirtti. Başkan Matlı, "Yeni görev dönemimiz dolayısıyla Odamızı ziyaret eden, iyi dileklerini ve desteklerini paylaşan tüm iş alemi ve sivil toplum kuruluşlarımızın temsilcilerine gönülden teşekkür ediyorum. Bu ziyaretleri aynı zamanda Bursa'mızın meselelerini konuşmak, sektörlerimizin sorunlarını doğrudan muhataplarından dinlemek ve şehrimizin gelişim alanlarını birlikte değerlendirmek için bir fırsat olarak görüyoruz. Her görüşmede farklı bir sektörün beklentilerini, farklı bir çalışma alanının ihtiyaçlarını ele aldık. Sanayicimizin rekabet gücünden nakliyecimizin karşılaştığı sorunlara, kadın ve genç girişimcilerimizin taleplerinden sağlık, eğitim ve kültür alanındaki çalışmalara kadar geniş bir yelpazede görüş alışverişinde bulunduk. Paylaşılan her görüş ve öneri, önümüzdeki dönemde yürüteceğimiz çalışmalar açısından bizlere yol gösteriyor." dedi. "Kurumlarımız arasındaki işbirliği artacak" Bursa'nın ekonomik gücünün farklı sektörlerin ve toplumun bütün kesimlerinin katkısıyla şekillendiğine dikkati çeken Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bursa, üretimiyle, ticaretiyle, girişimci insanlarıyla, kültürel birikimiyle ve güçlü dayanışma ruhuyla büyük bir şehir. Fabrikasında üretim yapan sanayicimiz de işini büyütmek için çalışan girişimcimiz de ticaretin yükünü taşıyan nakliyecimiz de şehrimizin sosyal ve kültürel hayatına katkı sunan gönüllülerimiz de en büyük marka değerimiz Bursaspor’umuz da bu bütünün temelini oluşturuyor. Bursa'nın geleceğini konuşurken bütün bu alanları birbiriyle bağlantılı değerlendirmemiz gerekiyor. Biz de yeni dönemde sektörlerimizin sorunlarının çözümüne katkı sağlamak, yeni fırsatları değerlendirmek ve kurumlarımız arasındaki iş birliğini geliştirmek için çalışacağız. İlgili kurum ve kuruluşlarımızla sürekli iletişim halinde olacak, üyelerimizden ve şehrimizin farklı kesimlerinden gelen görüşleri çalışmalarımıza yansıtacağız. Bu şehre değer katan herkesle birlikte yürümek, Bursa için birlikte çalışmak istiyoruz. Bursa'ya emek veren herkes, BTSO'yu kendi evi gibi görebilmeli."

Erbaa Belediye Başkanı Karagöl: "Bugün, İstanbul’da yaşayan Tokatlılarımızın sayısı kadar, yani 460 bin adet sarmamızı dağıttık" Haber

Erbaa Belediye Başkanı Karagöl: "Bugün, İstanbul’da yaşayan Tokatlılarımızın sayısı kadar, yani 460 bin adet sarmamızı dağıttık"

Tokat’ın yöresel lezzetleri ile tarihi ve kültürel değerlerinin tanıtıldığı Tokat Günleri'nin, 7.'si İstanbul Atatürk Havalimanı Etkinlik Alanı’nda gerçekleştirildi. Etkinlikte, Tokat’ın ilçelerine ait stantlar ziyaretçilerin ilgisine sunuldu. Organizasyonda, Erbaa’nın ekonomik potansiyeli ve üretim kapasitesi de gündeme geldi. Etkinlik alanında kurulan stantta Erbaa’nın tarihi yapılarından Silahtar Ömer Paşa Camii’nin tanıtımına yer verilirken, ilçenin coğrafi işaretli ürünü Erbaa Narince Bağ Yaprağı ile hazırlanan sarmalar forklift yardımıyla dev kazanlarda etkinlik alanına taşınarak ziyaretçilere ikram edildi. "İstanbul’da yaşayan her Tokatlı vatandaşımız için birer tane sarma ikram ettik" Etkinlikte konuşan Erbaa Belediye Başkanı Ertuğrul Karagöl, Erbaa’nın tarihi ve kültürel değerlerini tanıttıklarını belirterek, İstanbul’da yaşayan yaklaşık 460 bin Tokatlı için 460 bin adet zeytinyağlı yaprak sarma ikram ettiklerini söyledi. Karagöl, "İstanbul’da yaşayan hemşehrilerimiz ile buluştuğumuz için mutluyuz. Tabii biz buraya gelirken sadece kendimizi getirmedik. Silahtar Ömer Paşa Camiimizin tanıtımını yapmak için son cemaat mailini bir stant haline getirdik. Tarihimizi ve insanımızın selamını getirdik. Bir taraftan kendimiz gelerek diğer ürünlerimizi tanıtmaya yönelik ikramlarımızı getirdik. Bizim coğrafi işaretli ürünümüz olan Erbaa yaprağının sarmasını, dolmasını getirdik. Bugün de burada İstanbul’da yaşayan Tokatlılarımızın sayısı kadar, yani 460 bin adet sarmamızı dağıttık. İstanbul’da yaşayan her Tokatlı vatandaşımız için birer tane sarma ikram ettik. Heyecanımız çok yüksek hemşehrilerimizle buluştuğumuz için mutluyuz. İstanbul’da neredeyse Tokat kadar nüfusumuz var. Belki de kayıt dışı daha fazla olabilir. Buradaki kalabalıkta bunu görüyoruz" şeklinde konuştu. "Hemşehrilerimizi Erbaa’da yaşamaya davet ediyoruz" Erbaa’nın yatırım ve yaşam açısından önemli fırsatlar sunduğunu vurgulayan Karagöl, "İş anlamında veyahut sosyal hayat, gayrimenkul anlamında gönül rahatlığı ile yatırım yapabilirler. Tarihi coğrafi güzelliklerde var. Doğası ve iklimi de büyük bir etken. İnsanın yaşayabileceği 200 rakımı bulunan bir şehirden bahsediyoruz. O yüzden Erbaa’da yaşamaktan kimse pişman değil. Biz İstanbul’un yoğunluğundan, trafiğinden ve hayat pahalılığından kaçmak isteyen hemşehrilerimizi Erbaa’ya yaşamaya davet ediyoruz" dedi. "Erbaaspor’u daha üst liglerde görmeyi hayal ediyoruz" Bir şehrin gelişmesinde turizm, tarih ve istihdamın yanı sıra sporun da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Karagöl, "Şehir olmanın gerekliliklerini yerine getirmek için farklı alanlarda gelişmek gerekiyor. Turizm, tarih ve istihdam kadar spor da önemli. Tokat ve bölgemizde ikinci ligde mücadele eden takımımız Erbaaspor’a her türlü desteği vermeye çalışıyoruz. İnşallah takımımızı daha iyi yerlerde göreceğiz. Şu anda ikinci ligde orta sıralarda mücadele ediyor. Bazı sıkıntılarımızı çözüp takımımızı birinci ligde görmeyi de hayal ediyoruz" diye konuştu.

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu Haber

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL’lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent’te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan’a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan’a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı. Villaların devir geçmişleri incelendi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi. Bu kapsamda Beykoz Acarkent’te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ’dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi’ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi. Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner’den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi’nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık’tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen’den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi’ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi. Villalar boş ve tadilat halinde çıktı Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi’nde de inceleme yapıldı. Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi. Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi. Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı. Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi. Savcılık el koyma talebinde bulundu Savcılık, Muhammed Yarız’ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi’ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan’ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa’nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti. Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.

İdakon Yapı, İdapark Paşaköy ve İdapark Yıldız projelerini tanıttı Haber

İdakon Yapı, İdapark Paşaköy ve İdapark Yıldız projelerini tanıttı

Gayrimenkul sektörünün öncü kuruluşlarından İdakonYapı, İstanbul Anadolu Yakası’nda hayata geçirdiği İdaparkPaşaköy ve İdaparkYıldızprojelerini düzenlediği lansmanla tanıttı. Modern yaşamın beklentileri doğrultusunda tasarlanan projelerde, tüm ihtiyaçlara cevap veren daire seçenekleri, geniş yeşil alanlar, peyzaj düzenlemeleri, spor ve sosyal yaşam alanları ile günlük yaşamı daha konforlu hale getiren donatıların bir arada sunulması planlanıyor. Zemin etütlerinin İstanbul Üniversitesi (İÜ), betonarme statik projelerinin ise İstanbul Teknik Üniversitesi’nin (İTÜ) kontrolünde gerçekleştirilmesi planlanan her iki projenin, bulunduğu lokasyonlara değer katması bekleniyor. İstanbul Anadolu Yakası’nın gelişen ulaşım ağı içerisinde konumlanan iki proje, kent merkezleriyle güçlü bağlantı imkanlarını daha sakin ve konforlu bir yaşam anlayışıyla buluşturuyor. Metro hatları, TEM ve Kuzey Marmara Otoyolu bağlantıları, sağlık ve eğitim kurumları ile alışveriş ve sosyal yaşam noktalarına yakın konumları projelerin öne çıkan özellikleri arasında yer alıyor. Yıldız’da 2 artı 1 ve 3 artı 1, Paşaköy’de ise 2+1’den 5+1’e kadar uzanan farklı daire seçenekleri bulunuyor. Yıldız ve Paşaköy’ün bulunduğu bölgelere değer katacak yatırımlar olduğunu ifade eden İdakon Yapı Yönetim Kurulu Başkanı İnşaat Mühendisi İdris Değer, projelerde fonksiyonelliğin ön planda tutulduğunu söyledi. Değer, "Konut tercihleri artık yalnızca dairenin büyüklüğü üzerinden şekillenmiyor. İnsanlar evlerinin yanı sıra nasıl bir çevrede yaşayacaklarına, ulaşım olanaklarına, yeşil alanlara, çocuklarının vakit geçirebileceği alanlara ve sosyal imkânlara da bakıyor. Biz de İdaparkYıldız ve İdaparkPaşaköy’ü hayata geçirirken günlük yaşamın tüm ihtiyaçlarını merkeze aldık. Daire planlarından ortak kullanım alanlarına kadar her noktada fonksiyonelliği ve yaşam konforunu ön planda tuttuk" dedi. İki projenin tüm ihtiyaçlara cevap verecek şekilde tasarlandığını belirten İdris Değer "Yıldız’da yüzde 75’e ulaşan yeşil alan oranı, 2+1 ve 3+1 daire seçenekleri ve metro başta olmak üzere güçlü ulaşım bağlantıları öne çıkıyor. Paşaköy ise 299 konutu, 23 ticari ünitesi, 2+1’den 5+1’e uzanan geniş daire seçenekleri ve kapsamlı sosyal donatılarıyla daha büyük ölçekli bir yaşam alanı sunuyor. Paşaköy’de yüzme havuzundan fitness alanlarına ve ortak çalışma alanlarına kadar günümüz şehir yaşamında ihtiyaç duyulan pek çok fonksiyonu proje içerisinde bir araya getirdik. Her iki projemizde de site sakinlerinin yaşamına değer katacak tüm detayları bir arada sunuyoruz" dedi. ‘‘500 bin metrekareyi aşan tecrübemizi projelerimize yansıtıyoruz’’ Bugüne kadar üstlendikleri projelerde edindikleri deneyimi İdaparkYıldız ve İdaparkPaşaköy’e taşıdıklarını belirten İDAKON Yapı Yönetim Kurulu Başkan Vekili İnşaat Mühendisi Ali Hasan Kılıç, "İDAKON Yapı olarak bugüne kadar 500 bin metrekarenin üzerinde inşaatı başarıyla tamamladık. Farklı ölçekte ve nitelikte hayata geçirdiğimiz her projede, bir yapının yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, uzun yıllar boyunca kullanıcılarının beklentilerine cevap vermesi gerektiği anlayışıyla hareket ediyoruz. Yıldız ve Paşaköy’de de bu anlayışla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Mimarisinden malzeme kalitesine, yaşam alanlarından sosyal donatılara kadar her ayrıntıyı titizlikle ele aldık. Amacımız yalnızca konut üretmek değil; site sakinlerinin kendilerini iyi hissedecekleri, aileleriyle güven ve huzur içerisinde yaşayabilecekleri, bulunduğu çevreye de değer katacak nitelikli projeler ortaya koymak" dedi. İstanbul Anadolu Yakası’nın gelişim potansiyeline de dikkat çeken Kılıç, "Her iki projemizin lokasyonunu belirlerken bölgenin bugünkü imkânlarının yanı sıra gelecekte taşıyacağı potansiyeli de dikkate aldık. Ulaşım altyapısının güçlenmesi, sağlık ve eğitim yatırımları ile sosyal yaşam olanaklarının çeşitlenmesi Anadolu Yakası’nın bu bölgelerini her geçen gün daha önemli hale getiriyor. Biz de tecrübemizi doğru lokasyon, nitelikli mimari ve güçlü yaşam standartlarıyla bir araya getirmeyi önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamaya göre, Sancaktepe’de hayata geçirilmesi planlanan Yıldız projesi, toplam 134 konuttan oluşacak. Projede 2+1 ve 3+1 daire seçeneklerine yer verilecek. Projenin yüzde 75’lik bölümü peyzaj alanlarına ayrılırken yürüyüş yolları, çocuk oyun alanları, spor alanları ve açık sosyal alanların da bulunması planlanıyor. Yıldız projesi Üsküdar metro hattının Samandıra durağına 850 metre, TEM Otoyolu’na 1,4 kilometre ve Kuzey Marmara Otoyolu’na 3 kilometre mesafede konumlanıyor. Sabiha Gökçen Havalimanı’na 13 kilometre mesafede bulunan projenin, Sancaktepe Şehir Hastanesi’ne 2,5 kilometre, Rings AVM’ye 1,5 kilometre ve Viaport AVM’ye 11 kilometre uzaklıkta olduğu bildirildi. İDAKON Yapı ve Asan Yapı ortaklığında hayata geçirilen Paşaköy projesinin ise 50 bin 949 metrekarelik toplam inşaat alanından meydana geldiği ve 6 blokta 299 konut ile 23 ticari üniteden oluştuğu bildirildi. Tüm ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde tasarlanan projede 2 artı 1, 3 artı 1, 4 artı 1 ve 5 artı 1 daire seçenekleri sunuluyor. Blokların çevrelediği peyzajlı iç avlu, projenin sosyal yaşamının merkezini oluşturuyor. Bu alan içerisinde yürüyüş yolları, oturma noktaları ve peyzaj düzenlemeleriyle site sakinlerinin ortak kullanımına yönelik olarak seçenekler bulunuyor. Projede yüzme havuzu, sauna ve spa, fitness salonu, basketbol ve spor alanları, çocuk oyun alanları gibi çok sayıda alternatif hizmetlerin bir arada sunulması planlanıyor. Paşaköy projesinde; Kuzey Marmara Otoyolu’na yakınlığıyla öne çıkarken, Sancaktepe Şehir Hastanesi’ne 5 kilometre ve Sabiha Gökçen Havalimanı’na 14 kilometre mesafede bulunuyor. İstanbul Finans Merkezi’ne 16 kilometre uzaklıktaki proje, Sultan Korusu Mesire Alanı’na 3 kilometre ve Aydos Ormanı Millet Bahçesi’ne 7 kilometre mesafede konumlanıyor. İki projede 433 konut 23 ticari ünite Yıldız ve Paşaköy’ün lansmanıyla birlikte İDAKONYapı, yeni projeleri kapsamında İstanbul Anadolu Yakası’nda toplam 433 konut ve 23 ticari üniteyi hayata geçirmeyi planlıyor. Şirketten verilen bilgilere göre, iki projede farklı ölçek ve daire seçeneklerine yer verilirken ulaşılabilirlik, fonksiyonel mimari, sosyal donatılar ve yeşil alanların projelere dahil edildiği bildirildi. Şirket açıklamasında, Yıldız’ın 134 konuttan oluştuğu ve projenin yüzde 75’lik bölümünün yeşil alan olarak planlandığı aktarıldı. 50 bin 949 metrekare inşaat alanına sahip olduğu belirtilen Paşaköy’de ise 299 konut ve 23 ticari ünite ile sosyal donatı alanlarına yer verildiği kaydedildi.

Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi 1 Ekim'de Başlıyor Haber

Tapuda Güvenli Ödeme Sistemi 1 Ekim'de Başlıyor

Yeni düzenlemeyle, taşınmaz satış bedelinin bir kısmının veya tamamının nakit, havale ya da elektronik fon transferi yoluyla ödenmesi halinde ödemenin Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilmesi öngörülüyor. İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, uygulamanın gayrimenkul piyasasında güven ve şeffaflığın güçlendirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, sistemin sağlıklı işlemesi için sektörün uygulamada karşılaşabileceği bazı hususların da açıklığa kavuşturulması gerektiğini ifade etti. “TAPU DEVRİ İLE ÖDEME ARASINDAKİ GÜVEN SORUNU AZALACAK” Gayrimenkul alım satımlarında tarafların en önemli tereddütlerinden birinin ödeme ile tapu devrinin hangi sırayla gerçekleştirileceği olduğunu belirten Demir, şunları söyledi: “Gayrimenkul satışlarında yüksek tutarlı bedeller söz konusu. Bugüne kadar özellikle ‘Önce para mı ödenecek, yoksa önce tapu mu devredilecek?’ sorusu alıcı ve satıcı açısından önemli bir güven problemi oluşturabiliyordu. Güvenli Ödeme Sistemi ile satış bedelinin güvenli bir ortamda tutulması ve tapu tescilinin ardından satıcıya aktarılması bu riski önemli ölçüde azaltacaktır. Bu yönüyle uygulamayı sektörümüz açısından olumlu ve önemli buluyoruz.” “TAKSİTLİ VE ÖNCEDEN ÖDEME YAPILAN SATIŞLAR NETLEŞTİRİLMELİ” Demir, sistemin temel yaklaşımının doğru olmakla birlikte gayrimenkul sektöründeki farklı satış modellerinin dikkate alınması gerektiğine işaret ederek, özellikle taksitli satışlarda uygulamanın nasıl yürütüleceğinin netleştirilmesinin önem taşıdığını vurguladı. “Gayrimenkul sektöründe her satış, bedelin tamamının tapu günü ödendiği bir modelle gerçekleşmiyor. Özellikle yeni konut projelerinde satış sözleşmesinin ardından kapora veya peşinat alınabiliyor, ödemeler aylar boyunca taksitler halinde yapılabiliyor ve tapu devrine gelindiğinde satış bedelinin önemli bir bölümü hatta bazı durumlarda tamamı daha önceden ödenmiş olabiliyor. Burada sektör açısından cevaplanması gereken önemli sorular var. Tapu devrinden aylar önce yapılan taksitler sisteme nasıl tanımlanacak? Daha önce ödenmiş bedeller hangi belge ve kayıtlarla sisteme aktarılacak? Satış bedelinin büyük bölümü önceden ödenmişse tapu tarihinde yalnızca kalan bakiye mi Güvenli Ödeme Sistemi üzerinden gerçekleştirilecek? Kapora ve avans ödemeleri nasıl değerlendirilecek? Bu konuların uygulama başlamadan önce açık, anlaşılır ve standart bir çerçeveye kavuşturulmasının faydalı olacağı kanaatindeyiz.” Demir, bu düzenlemelerin özellikle proje geliştiricileri, müteahhitler ve uzun vadeli ödeme planıyla konut satın alan vatandaşlar açısından önem taşıdığını ifade etti. “SİSTEM TİCARETİ ZORLAŞTIRMAMALI, GÜVENLİ HALE GETİRMELİ” Güvenli Ödeme Sistemi’nin temel amacının tarafları korumak olduğuna dikkat çeken Demir, uygulamanın gayrimenkul sektöründeki mevcut ticari modellerle uyumlu şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi. “Biz güvenliği artıran, kayıt dışılığı azaltan ve vatandaşımızı koruyan her düzenlemeyi önemsiyoruz. Ancak düzenlemelerin sahadaki ticari hayatın gerçekleriyle de uyumlu olması gerekiyor. Amaç işlemleri zorlaştırmak değil, güvenli hale getirmek olmalıdır. Özellikle taksitli satışlar ve tapu devrinden önce yapılmış ödemeler konusunda sektörün tereddütlerini ortadan kaldıracak ayrıntılı bir uygulama rehberinin yayımlanmasının yararlı olacağını düşünüyoruz.” “ŞEFFAFLIK VE KAYITLILIK SEKTÖRE OLAN GÜVENİ ARTIRIR” Demir, Güvenli Ödeme Sistemi’nin yüksek tutarlı nakit taşıma ihtiyacını azaltmasının yanı sıra ödeme hareketlerinin daha güvenli ve izlenebilir şekilde gerçekleştirilmesine katkı sağlayacağını ifade etti. “Gayrimenkul sektörünün sürdürülebilir gelişimi açısından güven ve şeffaflık vazgeçilmezdir. Alıcı ile satıcı arasındaki para hareketinin güvenli bir sistem içerisinde gerçekleşmesi, ödeme kaynaklı uyuşmazlıkların azalmasına ve kayıtlı işlem kültürünün gelişmesine katkı sağlayacaktır.” “1 EKİM ÖNCESİNDE UYGULAMA ESASLARI TÜM TARAFLARA AÇIKÇA ANLATILMALI” Yeni sistemin devreye girmesine kısa bir süre kaldığını hatırlatan Demir, uygulamanın sağlıklı başlaması için kamu kurumları, finans kuruluşları ve sektör temsilcileri arasındaki bilgilendirme ve koordinasyonun önem taşıdığını belirtti. Şeref Demir sözlerini şöyle tamamladı: “1 Ekim’de gayrimenkul ticaretinde yeni bir döneme giriyoruz. Güvenli Ödeme Sistemi’nin doğru ve etkin uygulanması halinde hem alıcıyı hem satıcıyı koruyacağına, ödeme kaynaklı uyuşmazlıkları azaltacağına ve sektörde güven ortamını güçlendireceğine inanıyoruz. Bununla birlikte özellikle taksitli satışlar, kapora ve avanslar, tapu devrinden önce yapılmış ödemeler ile tapu tarihinde yalnızca bakiye kalan işlemler konusunda uygulamanın nasıl yürütüleceğinin netleştirilmesini önemli görüyoruz. Sektör olarak beklentimiz; güvenliği artırırken ticari hayatın doğal işleyişini aksatmayan, kolay uygulanabilir, açık ve öngörülebilir bir sistemin hayata geçirilmesidir. Uygulamanın sektörümüz ve vatandaşlarımız için hayırlı olmasını diliyoruz.”

Öğrencilere ev arama stratejisi: "Okula değil, ulaşım hattına odaklanın" Haber

Öğrencilere ev arama stratejisi: "Okula değil, ulaşım hattına odaklanın"

Üniversitelerin açılmasına kısa süre kala öğrencilerin kiralık ev arayışları hız kazanırken, kira fiyatları da öğrencilerin en önemli gündemlerinden biri oldu. Emlakçı Osman Özcan, öğrencilerin kira piyasasındaki etkisini ve ev ararken dikkat etmeleri gereken noktaları değerlendirdi. Türkiye’de yüksek seyreden kira fiyatları gündemdeki yerini korurken, yeni eğitim dönemi öncesinde öğrencilerin barınma telaşı da başladı. Özellikle üniversitelere yakın bölgelerde ev arayan öğrenciler, yüksek kira fiyatlarıyla karşı karşıya kalıyor. Emlakçı Osman Özcan, öğrencilerin kira artışlarında sanıldığı kadar etkili olmadığını belirterek, ev arama sürecinde ulaşım imkanlarının dikkate alınması gerektiğini söyledi. "Şehri tanısalar, ulaşım ağını öğrenseler" Üniversite öğrencilerinin ev ararken öncelikle okullarına en yakın bölgelerde yoğunlaştığını belirten Özcan, kentteki ulaşım imkanlarının da araştırılması gerektiğini söyledi. Özcan, "Öğrenciler ilk heyecanla okullarının kazanmış oldukları yerlerin en yakınlarına, en yakın mahallelerine ikamet etmek için oralarda araştırma yapıyorlar. Fakat bence şehri tanısalar, şehrin ulaşım ağını öğrenseler, tramvaydır, otobüs hattıdır vesaire, daha yakın ulaşabilecekleri, okuldan uzak ama ulaşımları açısından kolay olan yerlere yerleşirlerse bence kiraların yüksekliğinden az etkilenmiş olurlar" dedi. "Bu konuda bence en masum öğrenciler" Kira fiyatlarındaki artışta öğrencilerin sanıldığı kadar etkili olmadığını dile getiren Özcan, farklı meslek grupları ve gelişmelerin de kira piyasasında doğrudan etkili olduğunu ifade etti. Özcan, "Ülkemizdeki belli şehirlerde öğrencilerin kiraların artışıyla alakalı çok etkisinin olduğunu düşünmüyorum. Çünkü başka meslek gruplarının, başka gelişmelerin de kiraların artış konusunda direkt etkisi var. Bu konuda bence en masum öğrenciler. Öğrencilerin kiraların artışıyla alakalı, istisna yerler haricinde çok etkisinin olduğunu düşünmüyorum. Zaten ülkemizde kiralar yeterince yüksek. Bunun sebepleri var ama bu konuda bence en masum öğrenciler" diye konuştu. "2027 yılının sonuna doğru biraz ev fiyatlarında da yükselme olabilir" Gayrimenkul piyasasının 2026 yılında beklenen hareketliliği yakalayamadığını belirten Özcan, 2027 yılında da benzer bir seyrin devam edeceğini düşündüğünü, yılın sonlarına doğru ise konut fiyatlarında yükseliş yaşanabileceğini söyledi. Özcan ayrıca gayrimenkul yatırımında konut dışında arsa, tarla, dükkan ve iş yeri gibi alternatiflerin de değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Özcan, "2026 yılında beklediğimiz yükseklikte bir ivme kaydetmedi. 2027 yılında da bunun aynı seyirde devam edeceği düşüncesine sahibim. Fakat 2027 yılının sonuna doğru biraz ev fiyatlarında da yükselme olabilir. Emlak yatırımına biz her zaman tavsiye etmişizdir" dedi.

İHRACATTA YENİ ROTA : BALKANLAR VE AVRUPA Haber

İHRACATTA YENİ ROTA : BALKANLAR VE AVRUPA

24-26 Temmuz tarihleri arasında Kosova’nın başkenti Priştine’de gerçekleştirilen İnşaat ve Gayrimenkul Fuarına katılan 3D Maket, ihracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında rotasını Balkan ülkeleri ile Batı Avrupa’ya çevirdi. Sektörde 16 yıllık köklü bir tecrübeye sahip olan 3D Maket Firma Sahibi Nedim Yılmaz, Kosova’nın başkenti Priştine’deki İnşaat ve Gayrimenkul Fuarının ardından yaptığı değerlendirmede, “İnşaat projelerinin yanı sıra tedarikçilerin ve inşaat malzemelerinin de sergilendiği fuara Kosova ve diğer Balkan ülkelerinden de yoğun bir katılım oldu. 3D Maket olarak BTP Holding'e yapmış olduğumuz projenin maketi ciddi bir ilgi gördü” dedi. "Fuarın Gözdesi Olduk" Açıklamalarında, Kosova ve Balkan ülkelerindeki inşaat sektörüne ilişkin gözlemlerini de paylaşan Nedim Yılmaz, “Kosova'ya Avrupa Birliği ülkelerinden birçok yatırımcının ilgisinin olduğunu söyleyebilirim. Bu anlamda Kosova’daki inşaat sektörü de önemli fırsatlar barındırıyor” şeklinde konuştu. 3D Maket Firma Sahibi Nedim Yılmaz sözlerini şöyle tamamladı: "Fuar ziyaretçileri maketlerimizi gördükten sonra ciddi anlamda yeni bir müşteri potansiyeli oluştu ve yeni görüşmelerimizi gerçekleştirdik. Yalnızca Priştine'de değil, Prizren ve Peja’da da temaslarda bulunduk. İnşallah yakın zamanda yeni projelerle tekrar orada yer almayı hedefliyoruz. Kosova ile bu ilk çalışmamız değildi; geçen yıl da bir proje hayata geçirmiştik. Ancak bu çalışma, bizim için son derece prestijli ve kapsamlı bir proje oldu. Aynı zamanda fuarda da sergilendiği için etkinliğin gözdesi olan bir ürün ortaya çıkardık. Ürettiğimiz katma değerle, ülkemizin kilogram başına ihracat değerine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.