Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Fiziksel Aktivite

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Fiziksel Aktivite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiziksel Aktivite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz Aylarında Gebelikte Havuz Kullanımına dikkat! Haber

Yaz Aylarında Gebelikte Havuz Kullanımına dikkat!

Yaz aylarının gelmesiyle birlikte birçok anne adayının serinlemek, rahatlamak ve hafif egzersiz yapmak için havuza girmeyi tercih ettiğini belirten Nev Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’nden Op. Dr. Bahadır Codal, sağlıklı seyreden gebeliklerde havuz kullanımının genellikle güvenli olduğunu ifade etti. Codal, “Gebelikte havuza girmek bebeğime zarar verir mi?” sorusunun sıkça sorulduğunu belirterek, uygun şartlar sağlandığında havuz kullanımının hem anne hem de bebek açısından genellikle risk oluşturmadığını söyledi. “Gebelikte Havuzun Faydaları” Gebelik ilerledikçe artan kilo, büyüyen karın ve değişen vücut dengesi nedeniyle anne adaylarında bel ağrısı, bacaklarda yorgunluk ve hareket kısıtlılığı görülebildiğini belirten Codal, suyun kaldırma kuvvetinin bu noktada önemli bir avantaj sağladığını ifade etti. Codal, “Suyun kaldırma kuvveti sayesinde vücut ağırlığının önemli bir kısmı desteklenir ve eklemlere binen yük azalır” diyerek, havuzda yüzme ve su egzersizlerinin bel ve sırt ağrılarını azaltabileceğini, bacaklardaki şişlik hissini hafifletebileceğini, kan dolaşımını destekleyebileceğini, anne adayının kendini daha enerjik hissetmesine yardımcı olabileceğini ve stres ile gerginliği azaltabileceğini söyledi. “Havuz Suyu Bebeğe Zarar Verir mi?” Havuz suyunun bebeğe ulaşmasının mümkün olmadığını vurgulayan Codal, bebeğin rahim, amniyon sıvısı ve zarlar tarafından korunduğunu belirtti. Codal, “Havuz suyu bebeğe zarar vermez. Ancak hijyen koşulları yetersiz olan havuzlar bazı enfeksiyon risklerini artırabilir. Bu nedenle havuz seçimi oldukça önemlidir” dedi. “Hangi Durumlarda Havuza Girilebilir?” Codal, doktor tarafından özel bir kısıtlama getirilmediği sürece gebeliğin büyük bölümünde havuz kullanımının mümkün olduğunu ifade etti. Codal, “Düşük tehdidi olmayan, vajinal kanaması bulunmayan, erken doğum riski taşımayan, suyu gelmemiş ve istirahat önerilmemiş anne adayları güvenle havuza girebilir” dedi. Hangi Durumlarda Havuz Önerilmez? Bazı durumlarda havuz kullanımının uygun olmadığını belirten Codal, vajinal kanama, erken doğum tehdidi, amniyon sıvısının gelmesi, rahim ağzında açıklık olması veya doktor tarafından fiziksel aktivite kısıtlaması bulunan durumlarda havuza girilmemesi gerektiğini söyledi. Codal, “Bu gibi durumlarda mutlaka hekime danışılmalıdır” uyarısında bulundu. “Enfeksiyon Riski ve Dikkat Edilmesi Gerekenler” Temizliği düzenli yapılan havuzlarda enfeksiyon riskinin düşük olduğunu ifade eden Codal, hijyen koşullarının yetersiz olduğu ortamlarda mantar ve vajinal enfeksiyon riskinin artabileceğini belirtti. Codal, “Havuzdan çıktıktan sonra ıslak mayo ile uzun süre kalınmamalı, duş alınmalı, kişisel havlu ve mayo kullanılmalı ve temizliğinden emin olunmayan havuzlar tercih edilmemelidir” dedi. “Kaplıca ve Çok Sıcak Havuzlar” Termal su, kaplıca ve jakuziler konusunda da uyarıda bulunan Codal, vücut sıcaklığını artırabilecek çok sıcak su ortamlarının gebelikte önerilmediğini söyledi. Codal, özellikle ilk trimesterde yüksek vücut ısısının bazı risklerle ilişkilendirildiğini belirterek, “Bu nedenle yüzme havuzları tercih edilmeli, aşırı sıcak sulardan kaçınılmalıdır” dedi. Op. Dr. Bahadır Codal, sağlıklı bir gebelikte temiz ve bakımlı bir havuzda yüzmenin hem anne hem de bebek için genellikle güvenli olduğunu belirterek, “Hatta gebelik boyunca karşılaşılan birçok fiziksel rahatsızlığın hafiflemesine yardımcı olabilir” dedi. Codal, yine de her gebeliğin kendine özgü olduğunu vurgulayarak, riskli durumlarda mutlaka hekime danışılması gerektiğini söyledi ve “Gebelik bir hastalık değil, hayatın doğal bir dönemidir. Doğru önlemlerle yaz ayları güvenle geçirilebilir” ifadelerini kullandı.

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte! Haber

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!

TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi. Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8’e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8’inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7’sinin obez olduğu belirlendi. Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6’sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7’de kaldı. Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü. Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı. Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi. Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1’e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu. Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59’unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.