Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Fizik Tedavi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Fizik Tedavi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fizik Tedavi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da sağlıkta dev dönüşüm başladı Haber

Bursa'da sağlıkta dev dönüşüm başladı

AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, hastanenin hizmete başlamasının Bursa açısından tarihi bir gelişme olduğunu belirterek, resmi açılıştan çok fiili açılışı önemsediklerini söyledi. Gürkan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza konu arz edildi. Bundan sonraki süreçte programının uygun olduğu bir tarihte resmi açılışı gerçekleştirmeyi planlıyoruz. Ancak şu an için netleşmiş bir tarih yok. Bizim için esas önemli olan hastanenin fiilen vatandaşımıza hizmet vermeye başlamasıydı. Dün itibarıyla da bu gerçekleşti. Bursa adına tarihi bir gün yaşadık" dedi. "Bursa'nın ikinci şehir hastanesi diyebiliriz" Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin kapasitesi ve teknik donanımıyla Türkiye'nin sayılı sağlık tesislerinden biri olduğunu vurgulayan Gürkan, şunları söyledi: "Uzun süredir yapımı devam eden ve kamuoyunda sıkça gündeme gelen Ali Osman Sönmez Devlet Hastanemiz nihayet hasta kabulüne başladı. Burası Bursa'nın ikinci şehir hastanesi olarak değerlendirilebilir. Çünkü yatak kapasitesi ve sağlık altyapısıyla şehir hastaneleri ölçeğinde bir tesis. Bursa Şehir Hastanesi 1.355 yatak kapasitesine sahipti. Burası ise 1.315 yatak kapasitesiyle hizmet verecek. Hastanemizde 232 yoğun bakım yatağı bulunuyor. Aynı zamanda 32 ameliyathanesi olan çok büyük bir sağlık kompleksi. Bunun yanında Bursa'daki en büyük acil servis alanına sahip olması da ayrı bir önem taşıyor. Acil sağlık hizmetleri açısından kentimizin yükünü ciddi anlamda hafifletecek." "55 yıllık Çekirge Devlet Hastanesi'nin hizmetleri buraya taşındı" Çekirge Devlet Hastanesi'nin Bursa sağlık tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu belirten Gürkan, yaklaşık yarım asrı aşkın süredir hizmet veren hastanenin faaliyetlerinin artık yeni kampüste sürdürüleceğini söyledi. Gürkan, "Çekirge Devlet Hastanesi Bursa'nın merkezindeki en önemli sağlık kuruluşlarından biriydi. Yaklaşık 55-56 yıldır kentimize hizmet veriyordu. Yaklaşık 750 yataklık kapasitesi vardı. Bu hizmetlerin tamamı artık Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi çatısı altında sürdürülecek. Cumartesi günü itibarıyla hasta taşınma işlemleri gerçekleştirildi ve ilk olarak Çekirge Devlet Hastanesi'nin hizmetleri burada başladı" dedi. Dört hastane tek çatı altında birleşecek Yeni hastanenin yalnızca Çekirge Devlet Hastanesi'nin taşınacağı bir merkez olmadığını belirten Gürkan, önümüzdeki süreçte dört farklı sağlık kurumunun burada birleşeceğini ifade etti. Gürkan sözlerini şu şekilde sürdürdü; "Dörtçelik Çocuk Hastanemizin belirli bölümleri buraya taşınacak. Bunun ardından Onkoloji Hastanemizin bazı birimleri burada hizmet vermeye başlayacak. Son aşamada ise İlker Çelikcan Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi'nin taşınması planlanıyor. Böylece dört farklı sağlık kuruluşu tek merkezden hizmet verecek. Bu durum hem sağlık hizmetlerinin verimliliğini artıracak hem de vatandaşlarımızın farklı hastaneler arasında gidip gelme zorunluluğunu önemli ölçüde azaltacak." "İlk günlerde aksaklıklar olabilir" Böylesine büyük sağlık yatırımlarında geçiş sürecinin hassasiyet taşıdığını vatandaşlardan anlayış beklediklerini söylen Gürkan, "Elbette çok büyük bir taşınma ve dönüşüm sürecinden bahsediyoruz. İlk günlerde bazı eksiklikler veya aksaklıklar yaşanabilir. Bunları anlayışla karşılamak gerekiyor. Burada başhekimimizden il sağlık müdürümüze kadar tüm ekipler büyük emek verdi. İl Sağlık Müdürlüğü kadrolarımız uzun süredir gece gündüz çalıştı. Bu yoğun emeğin sonucunda bugün vatandaşımıza hizmet vermeye başlamış olduk. Bursa'mıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. "Muhalefetin algı çalışmaları boşa çıktı" AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Yavuz ise hastanenin yalnızca yeni bir bina olmadığını, sağlık hizmetlerinin bütünleşik şekilde sunulacağı yeni bir konsept olduğunu vurguladı. Yavuz, "Bugün Bursa için gerçekten sevinçli ve gurur verici bir günü yaşıyoruz. Bu hastane klasik bir hastaneden çok daha fazlasını ifade ediyor. Kadın doğum, çocuk sağlığı, onkoloji, genel sağlık hizmetleri ve rehabilitasyon hizmetleri aynı merkezde toplanacak. Dolayısıyla vatandaşlarımız çok daha kapsamlı sağlık hizmetine erişebilecek" dedi. Hastane sürecinde yapılan eleştirilere de değinen Yavuz, şöyle konuştu: "Bu hastaneyle ilgili geçmişte çeşitli manipülasyonlar yapılmaya çalışıldı. Açılmayacağı, tamamlanamayacağı yönünde çeşitli söylemler ortaya atıldı. Ancak bugün eser kendisini göstermiştir. Şimdi de taşınan hastanelerin bulunduğu alanlarla ilgili benzer iddialar ortaya atılıyor. Özellikle bu alanların özel sektöre devredileceği yönünde söylentiler dolaşıyor. Vatandaşlarımızın bu tür iddialara itibar etmemesini istiyorum. Bu hastane nasıl milletimizin hizmeti için yapıldıysa, boşalacak alanlar da yine kamusal hizmet üretecek projeler için değerlendirilecektir." "Buruk ama gururluyuz" AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz ise Çekirge Devlet Hastanesi'nin kapanışının duygusal yönüne dikkat çekti. Durmaz, "Bursa'ya yarım asırdan fazla süre hizmet vermiş bir hastaneden söz ediyoruz. Çekirge Devlet Hastanesi binlerce insanın şifa bulduğu çok kıymetli bir sağlık kuruluşuydu. Bu nedenle kapanışı bizler için biraz buruk oldu. Cumartesi akşamı itibarıyla hizmetlerini sonlandırdık. Ancak aynı sağlık hizmetleri artık çok daha modern şartlarda Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nde devam edecek. Bursa'mız adına çok önemli bir kazanım elde ettik" diye konuştu. "Yeni sağlık yatırımları yolda" AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen de Bursa'daki sağlık yatırımlarının devam edeceğini belirterek şunları söyledi: "Bugün hemşehrilerimize hizmet edecek muazzam bir eserin hayata geçtiğini görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Ancak bu bizim için son değil. Devam eden projelerimiz ve planladığımız yeni yatırımlarımız bulunuyor. Sağlık Bakanımız, Cumhurbaşkanımız, milletvekillerimiz ve teşkilatlarımızla birlikte Bursa'nın sağlık alanındaki ihtiyaçlarını karşılamak için çalışmalarımızı sürdüreceğiz." "Gecikme oldu ama Bursa büyük bir eser kazandı" AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman ise proje sürecinde yaşanan gecikmelerin bu ölçekteki yatırımlarda normal olduğunu ifade ederek "Bursa sağlık yatırımlarında olduğu gibi her alanda büyümeye devam ediyor. Elbette bu büyüklükteki projelerde zaman zaman gecikmeler yaşanabiliyor. Ancak önemli olan sonunda vatandaşın hizmetine sunulmasıdır. Bugün Bursa, birçok ildeki şehir hastaneleri ölçeğinde dev bir sağlık tesisine kavuşmuştur. Bundan sonra sağlık sistemimize çok önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Emeği geçen Sağlık Bakanlığımıza, İl Sağlık Müdürlüğümüze, milletvekillerimize ve teşkilatımıza teşekkür ediyorum" dedi. Yeni hastanede diğer sağlık kuruluşlarının taşınma sürecinin kademeli şekilde tamamlanacağı, tüm birimlerin faaliyete geçmesinin ardından Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin Bursa'nın en kapsamlı sağlık kampüslerinden biri olarak hizmet vereceği belirtildi.

Çekirge Devlet Hastanesi'nde son gün! Haber

Çekirge Devlet Hastanesi'nde son gün!

Bursa'nın sağlık tarihinde önemli bir yere sahip olan Çekirge Devlet Hastanesi'nde bir dönem sona erdi. Milyonlarca kişiye hizmet veren, kiminin üzüntüsüne, kiminin ise mutluluğuna şahit olan hastanede son gün olması herkesi duygulandırdı. 23 Ekim 2026 Cuma günü gün içerisinde son kez hasta kabul eden hastanede, 56 yıl geride kalacak. Ancak Sağlık Bakanlığı ve Bursa İl Sağlık Müdürlüğü tarafından, Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nde hangi birimlerin ne zaman hasta kabulüne başlanacağı hakkında bir bilgi verilmedi. Taşınmayla birlikte Çekirge'deki sağlık hizmetlerinin Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nde sürdürülmesi hedeflense de vatandaşların Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevularını oluşturmak için kontrollerini sağlamaları gerekiyor. Fiili hasta kabul tarihi ve randevu verilen ilk gün konusunda kesin bir tarih doğrulanamadı. Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi, genel sağlık hizmetlerinin yanı sıra onkoloji, kadın doğum ve çocuk sağlığı alanlarında da hizmet vermesi hedefleniyor. Çekirge'deki eski bina yıkılacak mı, ne yapılacak? Hastanenin taşınmasının ardından Çekirge'de boşalacak binanın geleceği de belirsizliğini koruyor. Ekim ayı başında yayımlanan yerel haberlerde, binanın "Esenlik Merkezi" olarak değerlendirilmesi seçeneğinin gündemde olduğu, Bursa'dan ise yapının fizik tedavi hastanesine dönüştürülmesi önerisinin Sağlık Bakanlığına iletilmesinin planlandığı aktarıldı. Ancak binanın yıkılacağına, alanın park veya başka bir kamu kullanımına ayrılacağına ilişkin kesinleşmiş bir resmî karar doğrulanamadı. Bu nedenle mevcut yapının korunup korunmayacağı ve hangi amaçla kullanılacağı konusunda son kararın ilgili kurumların açıklamalarıyla netleşmesi bekleniyor. Çekirge Devlet Hastanesi'nin taşınmasıyla Bursa'nın sağlık hizmetlerinde yeni bir dönem başlayacak. Ancak hem Ali Osman Sönmez Devlet Hastanesi'nin ilk hasta kabul tarihi hem de Çekirge'de boşalacak binanın geleceği, vatandaşların yanıt beklediği iki önemli başlık olarak öne çıkıyor. Hastaneye son kez gelen çalışanlarından hastalarına herkes duygu dolu anlar yaşadı. Hastane çalışanların uzun yılları geçirdikleri hastaneye veda ederken, yeni bir hastanenin herkes için daha güzel olacağını söyledi. Hastanenin mahalle arasında olmasından dolayı rahat ulaşım sağladıklarını belirten vatandaşlar ise, "Keşke devam etseydi. Gelip gittiğimiz yer olduğu için çok alışmıştık" dedi. Ağlayanı da güleni de gördüğünü belirten kahya ise, 13 yılı iyisiyle kötüsüyle geride bıraktıklarını ifade etti.

Dr. Özcan Akan: "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan, tüm hayatı kapsayan geniş bir vizyondur" Haber

Dr. Özcan Akan: "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan, tüm hayatı kapsayan geniş bir vizyondur"

Sağlık Bakanlığı tarafından her yıl düzenlenen Halk Sağlığı Haftası, bu yıl "Her Gün Halk Sağlığı" ana teması ve "7 Günde 7 Tema" konseptiyle kutlanıyor. Medicana Bursa Hastanesi Genel Müdürü Dr. Özcan Akan, modern tıbbın en temel sorumluluğunun bireyler henüz hastalanmadan koruyucu tedbirleri hayata geçirmek olduğuna dikkat çekti. Gelişmiş sağlık sistemlerinin başarısının toplumun genel sağlık okuryazarlığı ve koruyucu sağlık hizmetlerine verilen önemle ölçüldüğünü belirten Dr. Özcan Akan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Halk sağlığı, yalnızca hastalıkların tedavisiyle sınırlı olmayan; bireyin anne karnından itibaren tüm yaşam evrelerini kapsayan geniş bir vizyondur. Bu yıl Bakanlığımızın belirlediği 7 ana tema; anne-çocuk sağlığından aşı bilincine, bağımlılıkla mücadeleden kronik hastalık izlemlerine, hareketli yaşamdan kanser taramalarına kadar hayatımızın tam merkezinde yer alıyor. Profesyonel sağlık yöneticiliğim süresince çok büyük emek ve öncelik verdiğim koruyucu hekimlik anlayışı ve Sağlıklı Yaşam Merkezlerinin (SYM) sunduğu imkânlar, toplumumuzun henüz hastalanmadan bilinçlenmesi ve erken teşhis imkanlarına erişebilmesi açısından kritik bir yere sahiptir. Medicana Bursa Hastanesi olarak, multidisipliner anlayışa sahip kadromuz ve ileri teknolojik altyapımızla sadece tedavi edici tıpta değil, toplum sağlığını koruyucu hekimlik ve erken teşhis süreçlerinde de Bursa halkının yanında yer almayı temel misyonumuz kabul ediyoruz." Dr. Özcan Akan, hafta boyunca öne çıkarılan odak alanlarına yönelik çalışmalarını şu başlıklarla özetledi; "Anne Sağlığı: Güçlü kadın doğum ve hekim kadromuzla anne sağlığı önceliğimizdir. Çocuk Sağlığı: Uzman pediatri kadromuzla çocuklarımızın sağlığını çok önemsiyoruz.Gebe okullarımız ve uzman pediatri kadromuzla anne ve çocuk sağlığını ilk günden itibaren titizlikle takip ediyoruz. Kronik Hastalıklarla Mücadele: Diyabet, hipertansiyon ve kalp-damar hastalıklarında düzenli taranma ve izlem süreçlerinin hayati önem taşıdığını hatırlatıyoruz. Bağımlılıkla Mücadele: Alkol, madde bağımlılığı ve teknoloji bağımlılığı konusunda toplum bilinçlendirme çalışmalarına devam ediyoruz. Erken Teşhis Hayat Kurtarır: Kanser türlerinde erken tanının tedavi başarısındaki en kritik faktör olduğunun bilinciyle tarama programlarına aralıksız destek veriyoruz. Aktif Yaşam: Fizik Tedavi Ünitemiz ile sağlıklı hayat için aktif yaşamı destekliyoruz. Obezite ile Mücadele : Güçlü hekim kadromuzla Obezite ile mücadeleyi odak noktamız haline getirdik" Açıklamasını Bursa kamuoyuna çağrıda bulunarak tamamlayan Dr. Özcan Akan, "Tüm vatandaşlarımızı sağlıklarını ertelememeye, düzenli kontrollerini yaptırmaya ve koruyucu sağlık hizmetlerinden faydalanmaya davet ediyoruz. Unutmayalım ki, sağlıklı bir toplum güçlü bir geleceğin en temel şartıdır" dedi.

"Boyun kütletmesi" sonrasında gelen ölüm, akıllara rot balans ustasının sözde bel fıtığı tedavisini Haber

"Boyun kütletmesi" sonrasında gelen ölüm, akıllara rot balans ustasının sözde bel fıtığı tedavisini

İstanbul'da bir kişinin, boyun ağrısı için yaptırdığı kütletme işlemi sonrası beynine pıhtı atarak hayatını kaybetmesi yetkisiz uygulamaların tehlikelerini gözler önüne sererken, akıllara Antalya'da rot balans ustalığı yapan bir şahsın, iş yerinde kendi yaptığı bir mekanik düzenekle bel ve sırt ağrısı çeken kişilere uyguladığı sözde tedaviyi getirdi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Özçakır, sağlıkla ilgili her konuda olduğu gibi bu konuda da uzman desteğinin çok önemli olduğunun altını çizerek, "Ehliyetsiz kişilere sağlık emanet edilmemeli" dedi. İstanbul'da bir kişinin, boyun ağrısı için yaptırdığı kütletme işlemi sonrası beynine pıhtı atarak hayatını kaybetmesi, bilinçsiz ve yetkisiz kişiler tarafından gerçekleştirilen manuel uygulamaların risklerini yeniden gündeme getirdi. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Özçakır, vatandaşları uyararak, sağlık uygulamalarının mutlaka uzman değerlendirmesi sonrasında ve yetkin kişiler tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Sırt ve boyun ağrıları sebebiyle bir kişinin yanına giden vatandaş, iddiaya göre masaj ve çeşitli uygulamaların ardından boyun bölgesine 'kütletme' işlemi yapılması sonrasında fenalaştı. Hastaneye kaldırılan vatandaş, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Olayla ilgili başlatılan soruşturmada işlem yaptığı belirtilen şüpheli tutuklandı. Yaşanan olayın ardından vatandaşlara önemli uyarılarda bulunan Doruk Nilüfer Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. Şüheda Özçakır, ehliyetsiz kişilerin yaptığı uygulamaların ciddi sonuçlara yol açabileceğini ifade etti. "Ehliyetsiz kişilere kesinlikle prim vermeyin" Yaşanan ölümden dolayı büyük üzüntü duyduğunu belirten Prof. Dr. Özçakır, "Geçtiğimiz hafta içerisinde bir vatandaşımızın ehliyetsiz biri tarafından yapılan, tıpta manipülasyon, halk arasında kütletme olarak bilinen bir işlem sonrasında vefat ettiğini öğrendik. Gerçekten bu konuda çok üzgün olduğumu belirtmek isterim. Bu sebeple halkımızı da uyarmayı bir uzman hekim olarak borç biliyorum. Vatandaşlarımız sağlıklarını ciddiye alsın. Ehliyetsiz kişiler tarafından yapılan uygulamalara kesinlikle prim vermesinler" diye konuştu. "Önce ayrıntılı muayene yapılmalı" Bu tür uygulamaların gelişigüzel şekilde yapılmaması gerektiğini ifade eden Özçakır, sözlerini şöyle sürdürdü: "Öncelikle bu kişilerin uzmanları doktorlardır. Doktorlar tarafından ayrıntılı bir muayene, ihtiyaç halinde modern tıp tedavileri yetmediği zaman tamamlayıcı tıp tedavileri tarafından, yine ehliyetli kişiler tarafından bu uygulamalar yapılabilir. Ancak ehliyetli olmayan kişiler tarafından yapıldığında gerçekten ölümle sonuçlanan ciddi yan etkiler ve sorunlarla karşılaşıyoruz maalesef." Vatandaşların sağlık okuryazarlığı konusunda kendilerini geliştirmeleri gerektiğini de belirten Özçakır, bazı durumlarda söz konusu uygulamaların kesinlikle yapılmaması gerektiğine dikkat çekti. "Bazı durumlarda kesinlikle yapılmamalı" Özçakır, "Bazı durumlarda yapılmaması, mutlak yapılmaması gereken durumları varsa kişinin ve bunu bilmiyorsa gerçekten sonuçlar bu şekilde ölümcül olabiliyor. Bunları anlayabilecek bir hekim muayenesi olduktan sonra daha rahatlıkla yapılabilir. Elbette bunlar tıpta yer alan tedavilerdir" ifadelerini kullandı. Manipülasyon, kayropraktik ve osteopati gibi uygulamalara da değinen Özçakır, Türkiye'de bu alanlarda doğrudan bir okul bulunmadığını, ancak Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen sertifikasyon ve yönetmelik kapsamında uygulamalar yapılabildiğini söyledi. Özçakır, "Türkiye'de şu an bunların okulu yok. Ancak Bakanlığın açtığı bazı sertifikasyon yöntemleriyle bunlar yapılabilir. Yönetmeliği var bu konunun artık ve bir hastaya böyle bir işlem yapılmadan önce mutlaka ayrıntılı değerlendirme yapılması gerekir" dedi. "Hastaya bilgi verilmeli, belgeler imzalanmalı" Ayrıntılı değerlendirmenin yalnızca hastayla konuşmaktan ibaret olmadığını belirten Özçakır, işlem öncesinde hastaya yazılı bilgi verilmesi ve gerekli belgelerin imzalanması gerektiğini ifade etti. Özçakır, "Ayrıntılı değerlendirme sadece hastayla konuşmak değil, bu konuyla ilgili yazılı bilgi, belge okumak, anlatmak ve altına imza atmak şeklindedir. Bu belgelerin hepsi Sağlık Bakanlığı'nın sitesinde bulunabilir" diye konuştu. Tamamlayıcı tıp uygulamalarının Bakanlık tarafından yönetmeliklerle kontrol edildiğini belirten Özçakır, gerekli kurallara uyulmaması halinde hem uygulanan işlem açısından ciddi sağlık riskleri ortaya çıkabileceğini hem de uygulamayı yapan kişilerin yaptırımlarla karşılaşabileceğini dile getirdi. "Sağlıklarını ehliyetsiz kişilere emanet etmesinler" Vatandaşlara son kez çağrıda bulunan Prof. Dr. Şüheda Özçakır, "Ben tekrar halkımıza seslenmek istiyorum. Bu konuda lütfen sağlıklarını ciddiye alsınlar. Ehliyetsiz kişilerin önüne kendilerini, sağlıklarını emanet etmesinler, bırakmasınlar lütfen" ifadelerini kullandı. Yaşanan bu olay, akıllara Antalya'da rot balans ustalığı yapan bir şahsın, iş yerinde kendi yaptığı mekanik düzenekle bel ve sırt ağrısı çeken kişilere uyguladığı sözde tedaviyi getirdi. Hastaları kendi oluşturduğu düzeneğe yatırarak sözde tedavi uygulayan rot balans ustası medyada geniş yankı uyandırırken, şahıs, harekete geçen Sağlık Bakanlığı'nın uyarılarının ardından uygulamayı sona erdirdi.

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor Haber

3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri başlıyor

Nilüfer Belediye tarafından bu yıl üçüncüsü düzenlenen "Nilüfer Halk Sağlığı Günleri", 3-4-5 Eylül tarihlerinde Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde gerçekleşecek. Ücretsiz sağlık taramalarından bilgilendirici atölyelere, uzman söyleşilerinden çocuklar için eğitici etkinliklere kadar geniş bir program Bursalıları bekliyor. Nilüfer Belediyesi, koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekmek ve toplumda sağlık bilincini güçlendirmek amacıyla "3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri"ni düzenliyor. 3-4-5 Eylül tarihlerinde düzenlenecek etkinlikler; Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde vatandaşlarla buluşacak. Her gün saat 10.00’da başlayacak programlar, 17.00’ye kadar devam edecek. Sağlıklı bir toplumun temelinin koruyucu hekimlik ve erken farkındalıktan geçtiğini belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, "Nilüfer’de herkesin eşit, nitelikli ve erişilebilir sağlık hizmetine ulaşabilmesini çok önemsiyoruz. Üç gün boyunca uzman hekimler ve sağlık çalışanları eşliğinde sunacağımız ücretsiz taramalar, atölyeler ve bilgilendirici söyleşilerle hemşehrilerimizin yaşam kalitesini artırmayı hedefliyoruz. Tüm vatandaşlarımızı Nilüfer Belediyesi Dr. Ceyhun İrgil Sağlık Müzesi’nde, Nilüfer Halk Sağlığı Günleri’ne bekliyoruz" dedi. Etkinlik boyunca alanda kurulacak sağlık noktalarında uzmanlar tarafından ücretsiz taramalar gerçekleştirilecek. Ziyaretçiler; göz ve işitme testleri, denge ve skolyoz kontrolleri, solunum fonksiyon testi, karbonmonoksit (CO) ölçümü, vücut kitle endeksi ile kan şekeri ve tansiyon ölçümlerini yaptırabilecek. Ayrıca Footbalance cihazı ile düz tabanlık ve duruş bozukluğu analizi, cilt analizi, diş muayenesi, basit fizik tedavi uygulamaları ve sigarayı bırakmak isteyenler için danışmanlık hizmeti sunulacak. 3. Nilüfer Halk Sağlığı Günleri kapsamında sağlıklı yaşam alışkanlıklarını pekiştirecek pratik atölyeler de düzenlenecek. Yetişkinler için paketli gıdalarda etiket okuma, detoks içecekleri hazırlama, pilates, sanat terapisi ve sinema gösterimleri yapılırken; çocuklar için de eğlenceli el yıkama, doğru diş fırçalama, sağlıklı beslenme tabağı hazırlama ve organları tanıma atölyeleri yer alacak. Katılımcılar ayrıca okçuluk ve cornhole gibi sportif aktiviteler de katılabilecek. Program dâhilinde düzenlenecek söyleşilerde ise uzman konuklar eşliğinde "Obezite ile Mücadele ve Sağlıklı Beslenme" ile "Estetik ile İlgili Doğru Bilinen Yanlışlar" başlıkları ele alınacak. Etkinlik alanında sivil toplum kuruluşları ve Nilüfer Belediyesi’nin bilgilendirme stantları da yer alacak. Ziyaretçiler organ bağışı, Onkoday kanser bilgilendirmesi, Yeşilay, Çölyakla Yaşam Derneği, NİLKOOP, doğru ilaç ve prospektüs kullanımı gibi konularda bilgi alabilecek. Ayrıca Nilüfer Belediyesi’nin Anne Taksi, Gezici Sağlık Hizmeti, Evde Sağlık, Yeni Doğan ve Bebek Bakımı, Nilüfer95, Lions & Ercan Dikencik Alzheimer Hasta Konuk Evi, Olgun Gençlik Merkezi, Tekerlekli Sandalye Tamir Evi ve hayvan sahiplendirme gibi sosyal projeleri de vatandaşlara tanıtılacak.

Yaşlılıkta kalça kırığı riskini azaltmanın yolları Haber

Yaşlılıkta kalça kırığı riskini azaltmanın yolları

Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp ve Prof. Dr. Erden Ertürer, kalça kırığını yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olarak görmemek gerektiğini vurguladılar. İleri yaşlarda basit bir düşme, kişinin hayatını aniden değiştirebiliyor. Kalça kırığı yalnızca kemiğin kırılması anlamına gelmezken; hareketliliği, bağımsızlığı ve yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebiliyor. Uzmanlar, kalça kırığının yaşlanmanın kaçınılmaz bir sonucu olmadığını, kemik ve kas sağlığının korunması, düşmelerin önlenmesi ve osteoporozun erken dönemde fark edilmesiyle kırık riskinin azaltılabileceğine dikkat çekiyor. Liv Hospital Ulus İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, kalça kırığı riskinin değerlendirilmesinde yalnızca kemik yoğunluğuna odaklanılmaması gerektiğini belirterek, "Kalça kırığı riskini değerlendirirken kişinin kemik yapısının yanı sıra kas gücü, denge durumu, beslenmesi, kullandığı ilaçlar, görme sorunları ve yaşam alanındaki düşme riskleri de birlikte değerlendirilmelidir. Yaşlanma kaçınılmaz olsa da kırık riskini azaltmak için atılabilecek önemli adımlar vardır" dedi. Liv Hospital Ulus Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Prof. Dr. Erden Ertürer ise kalça kırığının meydana gelmesi halinde hızlı değerlendirme ve uygun tedavinin önem taşıdığını belirterek, "Kalça kırığı, özellikle ileri yaşta hastanın hareketliliğini ve bağımsızlığını doğrudan etkileyebilen ciddi bir durumdur. Tedavide yalnızca kemiğin iyileşmesini değil, hastanın mümkün olduğunca kısa sürede yeniden ayağa kalkmasını ve günlük yaşamına dönebilmesini hedefliyoruz" ifadelerini kullandı. "Kemiklerinizi kontrol ettirmeyi ertelemeyin" Osteoporozun uzun süre hiçbir belirti vermeden ilerleyebildiğini belirten Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, kişinin kendisini sağlıklı hissetmesine rağmen kemik yoğunluğunun azalmış olabileceğini söyledi. Osteoporozun bazen ilk kez basit bir düşme sonrasında meydana gelen kırıkla fark edildiğini belirten Özalp, özellikle ileri yaşta kemik sağlığının ve toplam kırık riskinin düzenli olarak değerlendirilmesinin önem taşıdığını vurguladı. Daha önce kırık geçirmiş olmak, düşme öyküsü, ailede kalça kırığı bulunması, düşük vücut ağırlığı, sigara kullanımı veya uzun süreli kortizon tedavisi gibi faktörlerin kırık riskini artırabileceğini belirten Özalp, risk taşıyan kişilerin değerlendirmeyi geciktirmemesi gerektiğini söyledi. "'Küçük bir düşmeydi' deyip geçmeyin" Ayakta durma yüksekliğinden veya daha düşük enerjili bir travmayla oluşan kırıkların, özellikle ileri yaşta, kemik kırılganlığının önemli bir göstergesi olabileceğini belirten Uzm. Dr. Özalp, "İleri yaşta basit bir düşme sonrasında kırık oluşması, kemiklerin kırılgan hale geldiğinin bir göstergesi olabilir. Bu nedenle kırığın tedavisinin ardından ‘Bu kemik neden kırıldı?' sorusunun da yanıtı aranmalı ve yeni kırıkları önlemeye yönelik bir plan oluşturulmalıdır" dedi. Prof. Dr. Erden Ertürer de özellikle düşük enerjili travma ile meydana gelen kalça kırıklarının önemsenmesi gerektiğini belirterek, "Bazen hastalar basit bir düşme sonrasında oluşan kırığı yalnızca o an yaşanan travmaya bağlayabiliyor. Oysa ileri yaşta düşük enerjili bir travmayla meydana gelen kalça kırığı, kemik kalitesinin de değerlendirilmesi gerektiğini gösteren önemli bir bulgudur" diye konuştu. "Düşmeleri önleyin" Kalça kırığının oluşmasında çoğu zaman iki önemli faktörün bir araya geldiğini belirten Uzm. Dr. Özalp, bunların zayıf kemik ve düşme olduğunu söyledi. Özellikle daha önce düşmüş yaşlılarda denge ve yürümenin değerlendirilmesi, görme sorunlarının düzeltilmesi, kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi ve ayağa kalkınca tansiyon düşmesi gibi durumların araştırılması gerektiğini belirten Özalp, ev ortamının da düşme riskine karşı düzenlenmesi gerektiğini ifade etti. Özalp, kaygan halı ve yerdeki kabloların kaldırılması, banyoda kaymayı önleyici düzenlemeler yapılması, gece kullanılan alanlarda yeterli aydınlatmanın sağlanması ve uygun ayakkabıların tercih edilmesinin düşme riskini azaltabileceğini belirtti. Prof. Dr. Erden Ertürer ise düşmelerin yalnızca kırık açısından değil, kişinin genel hareket kapasitesi açısından da değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, "Düşme sonrası hastanın yeniden güvenli şekilde yürüyebilmesi çok önemli. Bu nedenle kırık riskini azaltırken aynı zamanda kas gücünü ve dengeyi korumaya yönelik yaklaşım da tedavinin bir parçası olmalı" dedi. "Kaslarınızı güçlü tutun" Kalça kırığından korunmanın yalnızca kemiklere bakmaktan geçmediğini belirten Uzm. Dr. Özalp, güçlü bacak kasları ve iyi dengenin düşme riskinin azaltılmasında kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Yaş ilerledikçe kas kütlesi ve kas gücünün azalabileceğini belirten Özalp, kişinin sağlık durumuna uygun direnç egzersizleri, denge çalışmaları ve düzenli fiziksel aktivitenin yaşamın bir parçası haline getirilmesi gerektiğini ifade etti. "Bir sandalyeden ellerinizi kullanmadan kalkıp oturmakta zorlanıyorsanız kas gücünüzün ve fiziksel performansınızın değerlendirilmesi gerekebilir" diyen Özalp, hedefin yalnızca daha uzun yaşamak değil, ilerleyen yaşlarda da ayağa kalkabilmek, yürüyebilmek ve bağımsız kalabilmek olduğunu vurguladı. "Protein ve yeterli beslenmeyi ihmal etmeyin" Kemik sağlığından söz edildiğinde çoğunlukla kalsiyum ve D vitamininin akla geldiğini ancak yaşlı bireylerde kasların korunmasının da en az kemiklerin korunması kadar önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Özalp, yetersiz protein alımının kas kaybını hızlandırabileceğini söyledi. İştah azalması, çiğneme ve yutma problemleri veya kronik hastalıklar nedeniyle yaşlı bireylerde yeterli beslenmenin zorlaşabileceğini ifade eden Özalp, beslenme durumunun gerektiğinde sağlık profesyonelleri tarafından değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. "D vitamini ve kalsiyumu bilinçli kullanın" D vitamini ve kalsiyumun kemik sağlığı açısından önemli olduğunu ancak takviyelerin gelişigüzel kullanılmaması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Özalp, kişinin beslenmesi, güneş maruziyeti, mevcut hastalıkları, kullandığı ilaçlar ve gerekli durumlarda tetkik sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Özalp, "Yüksek kırık riski bulunan bir kişide yalnızca vitamin kullanmak, osteoporoz tedavisi açısından yeterli olmayabilir. Kişinin toplam kırık riski değerlendirilerek gerekli durumlarda uygun osteoporoz tedavisi planlanmalıdır" ifadelerini kullandı. Prof. Dr. Erden Ertürer de kalça kırığı sonrasında ortopedik tedavinin yanı sıra yeni kırıkların önlenmesinin de önemli olduğunu belirterek, "Mevcut kırığı tedavi etmek kadar, hastanın bundan sonraki yaşamında yeni bir kırık yaşamaması için gerekli önlemlerin alınması da önemlidir. Bu noktada ortopedi ile geriatri başta olmak üzere ilgili branşların birlikte çalışması hastanın uzun dönem sonuçları açısından değerlidir" dedi. "'Bir kez düştüm ama bir şey olmadı' demeyin" Özellikle ileri yaşta yaşanan düşmenin vücudun verdiği önemli bir uyarı olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirten Uzm. Dr. Özalp, tekrarlayan düşmelerin "yaşlılıktan kaynaklanıyor" şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Düşmenin nedeninin araştırılması gerektiğini ifade eden Özalp; denge, kas gücü, görme, tansiyon değişiklikleri, kullanılan ilaçlar, beslenme durumu ve kemik sağlığının birlikte değerlendirilmesinin önem taşıdığını belirtti. "Kalça kırığı sonrasında amaç hastayı yeniden hayata kazandırmak" Kalça kırığı oluştuğunda tedavinin geciktirilmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Erden Ertürer, özellikle ileri yaştaki hastalarda uzun süre hareketsiz kalmanın kas kaybını artırabileceğine ve hastanın yeniden yürümesini zorlaştırabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Ertürer, "Kalça kırığında tedavinin amacı yalnızca kırığın iyileşmesini sağlamak değildir. Hastanın genel sağlık durumu elverdiği ölçüde mümkün olduğunca erken dönemde hareketlendirilmesi ve rehabilitasyon sürecinin başlatılması önemlidir. Hastanın yeniden ayağa kalkabilmesi, yürüyebilmesi ve günlük yaşam aktivitelerini mümkün olduğunca bağımsız sürdürebilmesi tedavinin önemli hedeflerindendir" dedi. Kırık sonrasında ortopedi, geriatri ve fizik tedavi ve rehabilitasyon ekiplerinin birlikte çalışmasının hastanın toparlanmasına katkı sağlayabileceğini belirten Ertürer, tedavi sürecinin hastanın genel sağlık durumu ve ihtiyaçlarına göre planlanması gerektiğini ifade etti. "Kalça kırığını önlemek, tedavi etmekten önce geliyor" Kalça kırığından korunmanın tek bir yöntemle mümkün olmadığını belirten Uzm. Dr. Fatma Gülçin Özalp, "Güçlü kas, sağlıklı kemik, iyi denge, güvenli bir yaşam alanı ve düzenli kırık riski değerlendirmesi birlikte ele alınmalıdır. Bir kişinin kemik yoğunluğu kadar günlük yaşamda ne kadar hareket ettiği, ne kadar güçlü olduğu, düşüp düşmediği, nasıl beslendiği ve kullandığı ilaçlar da önemlidir" dedi. Prof. Dr. Erden Ertürer ise kalça kırığının tedavi edilebilir olmakla birlikte ileri yaşta ciddi sonuçlara yol açabileceğini belirterek, "Kalça kırığı yaşlılığın doğal ve kaçınılmaz bir sonucu değildir. Kırık oluşmadan önce alınabilecek önlemler, kırık sonrasında uygulanacak tedavi kadar değerlidir. Amaç hastanın hareketliliğini, bağımsızlığını ve yaşam kalitesini mümkün olduğunca uzun süre korumaktır" ifadelerini kullandı. Uzmanlar; sağlıklı kemikler, güçlü kaslar, iyi denge, güvenli yaşam alanı ve düzenli sağlık kontrollerinin kalça kırığı riskini azaltmada birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlar, kalça kırığının yaşlılığın kaderi olmadığını belirterek; kemiklerin, kasların, dengenin ve yaşam alanının korunarak kırık riskinin azaltılabileceğini vurguluyor.

Spor salonları kapandı, o bisiklete yöneldi: Şampiyonluklar peşpeşe geldi Haber

Spor salonları kapandı, o bisiklete yöneldi: Şampiyonluklar peşpeşe geldi

Bursa’nın İnegöl ilçesinde, İnegöl Devlet Hastanesi’nde hemşire olarak görev yapan 37 yaşındaki milli bisikletçi Reyhan Yakışır, İtalya’da düzenlenecek Akdeniz Oyunları’nda Türkiye’yi temsil edecek. Pandemi döneminde spor salonlarının kapanmasının ardından bisiklet sporuna yönelen Yakışır, 5 yıllık spor kariyerinde önemli başarılara imza attı. Başarılı sporcu, son 3 yılda katıldığı yarışmalarda 5 Türkiye şampiyonluğu ve 4 Balkan şampiyonluğu elde etti. Akdeniz Oyunları’nda ay-yıldızlı forma Milli bisikletçi Reyhan Yakışır, 21 Ağustos-3 Eylül tarihleri arasında İtalya’nın Taranto kentinde gerçekleştirilecek Akdeniz Oyunları’nda bisiklet branşında Türkiye adına mücadele edecek. Hem hemşirelik mesleğini sürdüren hem de milli sporcu olarak yarışmalara hazırlanan Yakışır, zorlu parkurlarda madalya mücadelesi verecek. Başarılı sporcu, İtalya’da Türk bayrağını dalgalandırmak için mücadele edeceğini belirtti. İnegöl Devlet Hastanesi Fizik Tedavi bölümünde görev yapan Yakışır, son 3 yıldır milli takım kadrosunda aktif olarak yer aldığını ifade etti. Yakışır, hem pist hem de yol bisikleti branşlarında milli takım forması giyiyor. "İnegöl’ü temsil etmekten mutluluk duyacağım" Bisiklet sporuna pandemi döneminde başladığını anlatan Reyhan Yakışır, "2021 yılının sonlarına doğru spor salonları kapanınca bisiklet sporuna yöneldim. Daha sonra milli takım yarışmaları için federasyon seçmelerine girmeye başladım. Elde ettiğim derecelerle milli takıma davet edildim" dedi. 5 Türkiye ve 4 Balkan şampiyonluğu bulunduğunu belirten Yakışır, Akdeniz Oyunları için de iddialı olduğunu söyledi. İtalya’da güçlü rakiplerle mücadele edeceğini ifade eden milli sporcu, "Elimden gelenin en iyisini yapacağım. Güçlü rakiplerim olacak ancak derece almak için mücadele edeceğim. Milli formayla İnegöl Devlet Hastanesi’ni ve İnegöl’ü temsil etmekten mutluluk duyacağım" diye konuştu. Hedef Avrupa ve Dünya Şampiyonası Yakışır, önümüzdeki dönemde Avrupa ve Dünya Şampiyonaları’nda da Türkiye’yi temsil etmeyi hedeflediğini söyledi. Yoğun çalışma temposuna rağmen antrenmanlarını aksatmayan milli hemşire, antrenmanlarını genellikle akşam saatlerinde gerçekleştiriyor. Bisiklet sporunun artık hayatının bir parçası olduğunu belirten Yakışır, "Benim için artık bir yaşam biçimi. Nereye gitsem bisikletimi yanımda taşıyorum" ifadelerini kullandı. Reyhan Yakışır’ın Akdeniz Oyunları’nda göstereceği performans, İnegöl’de ve görev yaptığı İnegöl Devlet Hastanesi’nde büyük bir heyecanla takip edilecek.

Esenyurt Belediyesi'nden vatandaşlara evde fizik tedavi hizmeti Haber

Esenyurt Belediyesi'nden vatandaşlara evde fizik tedavi hizmeti

Esenyurt Belediyesi, Evde Fizik Tedavi uygulaması ile sağlık hizmetini vatandaşın kapısına götürüyor. Yapılan tedavilerle Esenyurtlular hem sağlıklarına kavuşuyor hem de daha konforlu bir yaşam sürüyor. Esenyurt Belediyesi, vatandaşların hayatını kolaylaştıran sağlık hizmetlerine aralıksız olarak devam ediyor. Bu kapsamda Sağlık İşleri Müdürlüğü’ne bağlı belediye ekipleri, vatandaşların evlerine giderek fizik tedavi hizmeti sağlıyor. Belediyenin tahsis ettiği son teknoloji cihazlarla tedavi uygulayan ekipler, seans sonrasında hasta ve yakınlarına bilgilendirmelerde bulunarak bir sonraki tedaviye kadar yapılması gerekenleri de detaylıca anlatıyor. Her yaş grubundan vatandaşa verilen hizmet sayesinde vatandaşlar hem sağlıklarına kavuşuyor hem de ailelerin yükü hafifliyor. Yetkililer, benzeri hizmetlerin aralıksız olarak devam edeceğini ifade ederken vatandaşlar ise Esenyurt Belediyesi’ne teşekkür ediyor. "Tedaviyle birlikte hareket kabiliyetim arttı" Belediyenin Fizik Tedavi Hizmetinden faydalanan Nevzat Töreçekiç şöyle konuştu: "Kansere yakalandım. Tedavi sürecinde inme ve çeşitli sağlık sorunları yaşadım. Bir dönem yatalaktım, eşim günlük ihtiyaçlarımda bana yardımcı oluyordu. Esenyurt Belediyesi’nin evde fizik tedavi hizmetinden hastane aracılığıyla haberdar olduk. Sağlık ekipleri evime gelerek fiziksel hareketlerle bana destek olmaya başladı. Tedaviyle birlikte hareket kabiliyetim arttı. Artık tek başıma yürüyebiliyor, ihtiyaçlarımı kendim karşılayabiliyorum. Sağlık ekiplerinden çok memnunum. Abi kardeş gibi olduk. Bu hizmetin aileme de büyük katkısı oldu. İhtiyacı olan herkesin bu hizmetten faydalanmasını tavsiye ediyorum."

Balıkesir'de uzman ekip ile 'Lipödem' tedavisi Haber

Balıkesir'de uzman ekip ile 'Lipödem' tedavisi

Bacaklarda inatçı ağrı ve şişliklerle kendini gösteren lipödem hastalığı Balıkesir Üniversite Hastanesi'nde uzman ekip ile tedavi ediliyor. Prof. Dr. Nilay Şahin liderliğindeki uzman ekip ile kişiye özel uygulanan bütüncül tedavi yöntemleri ile lipödem hastalığı çaresiz bir süreç olmaktan çıkıyor. Balıkesir Üniversitesi Hastanesi'nde FTR Anabilim Dalı’nda İleri Lipödem Tedavisi başladı. Genellikle yanlışlıkla "diyetle verilemeyen kilolar" veya "inatçı selülit" sanılan Lipödem (Ağrılı Yağlanma Sendromu), özellikle kadınların yaşam kalitesini ciddi şekilde düşüren, bacak ve kollarda ağrılı yağ birikimiyle seyreden kronik bir doku hastalığı olarak toplumda yaygın olarak görülüyor. Lipödem hastalarında bacaklarda dokunmaya ve hafif baskıya karşı aşırı hassasiyet, kılcal damar hassasiyetine bağlı en ufak darbede kolayca morarma ve özellikle gün sonuna doğru artan bacaklarda ağırlık ile gerginlik hissi ile kendini belli eden rahatsızlık, hastalık ilerledikçe cilt altında bilye veya fındık büyüklüğünde sert nodüller ile belirginleşiyor. Ayak bileği üzerinde biriken yağ dokusu bir "bilezik" görünümü (manşet belirtisi) oluştururken ayak sırtı ise tipik olarak normal kalır. En belirgin özelliği ise sıkı diyet ve ağır egzersiz programlarına rağmen gövdeye oranla bacak ve kalçadaki bu dirençli hacmin küçülmemesidir. Balıkesir Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nilay Şahin’in tecrübesi, yönetimindeki uzman kadro ve yürüttüğü bilimsel çalışmalar sayesinde lipödem artık çaresiz bir süreç olmaktan çıkıyor. Anabilim Dalı bünyesinde Prof. Dr. Nilay Şahin liderliğinde uygulanan kişiye özel ve bütüncül tedavi protokolleri ile hastaların hem bacak hacimlerinin küçültülmesi hem de ağrısız bir yaşama kavuşmaları hedefleniyor. Öne çıkan tedavi uygulamaları ise; Bütüncül Fizik Tedavi ve Manuel Lenf Drenajı, Klinik Destekli Enjeksiyon ve Doku İyileştirme Tedavileri, Kişiye Özel Basınç ve Egzersiz Protokolleri, Akademik ve Klinik Takip: Lipödem olarak öne çıkıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.