Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Finansman Maliyetleri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Finansman Maliyetleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman Maliyetleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nakit dönüşüm süresi uzadı, şirketlerin odağı işletme sermayesi yönetimine kaydı Haber

Nakit dönüşüm süresi uzadı, şirketlerin odağı işletme sermayesi yönetimine kaydı

Merkez Bankası'nın Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu'na göre BİST'e kote firmalarda nakit dönüşüm süresi 2026'nın ilk çeyreğinde 105 güne yükselirken, likit aktif oranı yüzde 18,7 seviyesine geriledi. Finansman maliyetleri, talep koşulları ve ticari vadelerdeki uzama şirketler için nakit akışı yönetimini daha kritik hale getirirken, Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, finansal görünürlüğün şirketlerin karar alma süreçlerinde stratejik bir güç haline geldiğini vurguladı. Sıkı finansal koşullar, şirketlerin büyüme ve operasyon yönetimi kararlarında nakit akışını daha kritik bir başlık haline getiriyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) Mayıs 2026 tarihli Finansal İstikrar Raporu'nda, BİST'e kote firmalarda nakit dönüşüm süresinin 2026'nın ilk çeyreğinde 105 güne yükseldiği belirtiliyor. Raporda, nakit dönüşüm sürelerindeki uzamada 2022 yılından bu yana artan finansman maliyetleri, talep kompozisyonundaki değişim ve ticari vadelerdeki uzamanın etkili olduğuna dikkat çekiliyor. Bu tabloyu değerlendiren Octet Türkiye Chief Revenue Officer (CRO) Fırat Uysal, ''Şirketler açısından tahsilat ve ödeme döngüsünün doğru yönetilmesinin rekabet gücü üzerinde daha belirleyici hale geldiğini gösteriyor. Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan yapılarda tahsilat süreleri, ödeme vadeleri ve farklı finansal kanalların aynı anda yönetilmesi, operasyonel sürdürülebilirlik açısından daha fazla önem kazanıyor. Şirketler bu nedenle dağınık finansal süreçleri tek merkezden izleyebilecekleri, nakit akışlarını daha öngörülebilir hale getirebilecekleri ve işletme sermayelerini daha verimli kullanabilecekleri yapılara yöneliyor ''dedi. "Rekabet avantajı, nakit akışını ne kadar iyi yönettiğinizle belirleniyor" Mevcut ekonomik ortamda şirketler için finansal yönetimin odağının değiştiğine dikkat çeken Uysal, şunları söyledi: "Finansman maliyetlerinin yüksek seyrettiği, ticari vadelerin uzadığı ve nakit dönüşüm süresinin şirketler için daha kritik hale geldiği bir dönemde temel mesele, mevcut kaynakların hangi hızda ve ne kadar öngörülebilir şekilde yönetilebildiği. Bugün rekabet avantajı; tahsilat süresini kısaltabilmekten, ödeme planlarını nakit akışına göre yapılandırabilmekten ve finansal akışı anlık olarak takip edebilmekten geçiyor. Nakit akışının görünür ve planlanabilir olması, şirketlerin likidite yönetimini güçlendirirken vade, finansman ve döviz pozisyonuna ilişkin kararlarını da daha sağlıklı almalarına yardımcı oluyor." Şirketlerin geçmişte büyümeyi daha çok yeni kaynak arayışı üzerinden değerlendirdiğini belirten Uysal, bugün işletme sermayesinin etkin kullanımının çok daha stratejik hale geldiğini ifade etti. Uysal, "Şirketler artık büyümenin yanında bu büyümeyi sürdürülebilir kılacak finansal zemini güçlendirmeye de odaklanıyor. Bu noktada tahsilat, ödeme ve nakit akışı süreçlerinin birbirinden kopuk yapılarla değil, bütüncül bir sistem üzerinden yönetilmesi büyük önem taşıyor" dedi. Ödeme ve tahsilat süreçleri tek platformda buluşuyor Açıklamaya göre, TCMB tarafından lisanslanan ve denetlenen Octet Türkiye, B2B ödeme ve tahsilat süreçlerini tek platformda buluşturan altyapısıyla şirketlerin finansal operasyonlarını daha görünür, planlanabilir ve verimli şekilde yönetmelerine destek oluyor. Platformun geliştirdiği altyapı; alıcıları, satıcıları ve finansal kurumları aynı platformda buluşturarak B2B ticaretin finansal süreçlerini sadeleştiriyor. Platform sayesinde şirketler, alacaklarını daha hızlı tahsil edebilirken ödeme planlarını kendi nakit akışlarına göre şekillendirebiliyor ve farklı banka ve ödeme araçlarını tek noktadan yönetebiliyor. Octet Platformu'nun Doğrudan Borçlandırma Sistemi (DBS), Tedarikçi Finansman Sistemi (TFS), Sanal POS ve farklı banka entegrasyonlarını tek çatı altında sunduğunu belirten Uysal, "Özellikle geniş bayi ve tedarikçi ağıyla çalışan şirketlerin finansal süreçlerini daha izlenebilir hale getiriyoruz. Bu yapı, operasyonel verimliliği artırırken şirketlerin vade, tahsilat ve ödeme kararlarını daha sağlıklı verilerle planlamasına da katkı sağlıyor" değerlendirmesinde bulundu. Finansal görünürlük, karar alma süreçlerini güçlendiriyor Uysal, ''TCMB'nin Finansal İstikrar Raporu'nda likit aktif oranının 2023 yılından bu yana gerileyerek 2026'nın ilk çeyreği itibarıyla yüzde 18,7 seviyesinde gerçekleştiği belirtiliyor. Raporda, bu gerilemede sıkı finansal koşulların etkisiyle firmaların dış finansman yerine içsel kaynaklara yönelmesinin etkili olduğu değerlendiriliyor. Bu görünüm, şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanabilmesini ve finansal hareketlerini daha bütüncül takip edebilmesini daha önemli hale getiriyor'' dedi. Platformun sunduğu çözümlerin şirketlerin mevcut kaynaklarını daha etkin kullanmasına destek olduğunu belirten Uysal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Octet Türkiye olarak şirketlerin ödeme, tahsilat ve nakit akışı süreçlerini tek platform üzerinden yönetebilmelerini sağlıyoruz. Amacımız, işletmelerin mevcut işletme sermayelerini daha etkin kullanmalarına, finansal karar alma süreçlerini güçlendirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerini daha sağlam bir finansal yapı üzerinde ilerletmelerine katkı sunmak. Şirketlerin tüm paydaşlarıyla aynı finansal zeminde buluşabilmesi, ticari döngüyü daha dengeli ve sürdürülebilir hale getiriyor."

İnşaatta büyüme sürüyor Haber

İnşaatta büyüme sürüyor

Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), Nisan 2026 İnşaat Sektörü Analizi Raporu’nu yayımladı. “Küresel Ekonomi Savaşın Darboğazında” başlıklı çalışmada, küresel gelişmelerin yanı sıra Türkiye’de inşaat sektörünün mevcut durumu ve risk alanları değerlendirildi. Rapora göre sektör, 2025’in son çeyreğinde yüzde 8,6 büyüyerek 2022’nin ikinci yarısından bu yana yakaladığı ivmeyi 13’üncü çeyreğe taşıdı. Ancak bu büyümenin büyük ölçüde deprem sonrası yeniden imar faaliyetleri ve kamu yatırımları kaynaklı olduğu, sektörün ise yüksek finansman maliyetleri nedeniyle temkinli bir “eşik dönemi”ne girdiği belirtildi. Maliyet baskılarının da sürdüğüne dikkat çekilen raporda, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre şubat ayında inşaat maliyet endeksinin aylık yüzde 1,51, yıllık ise yüzde 25,72 arttığı kaydedildi. Artan enerji ve işçilik giderlerinin kârlılığı düşürdüğü, ciro endeksindeki dalgalı seyrin ise sektördeki kırılganlığı ortaya koyduğu ifade edildi. Konut piyasasında ise erişilebilirlik sorununun belirleyici olduğu vurgulandı. 2025 sonunda satış hacmi 1,76 milyon adede ulaşsa da talep dengesi sağlanamadı. 2026 Mart’ta ilk el satışlar sınırlı artarken, ikinci el satışlarda gerileme görüldü. Toplam satışların yüzde 68,5’inin ikinci elden oluşması, yeni konut üretimi ile erişilebilir talep arasındaki uyumsuzluğu gözler önüne serdi. Raporda ayrıca, ipotekli satışların artmasına rağmen toplam içindeki payının düşük kalmasının, finansman koşullarının konuta erişimi kısıtlamaya devam ettiğini gösterdiği ifade edildi. TMB, sektörün sürdürülebilir büyümesi için üç temel başlığa işaret etti: konuta erişilebilirliğin artırılması, yeşil dönüşüm standartlarına uyum ve kentsel dönüşümün özel sektör yatırımlarıyla dengelenmesi. Önümüzdeki dönemde başarının yalnızca üretim hacmiyle değil; kârlılık yönetimi, dijitalleşme ve özel sektörün sürece katılımıyla ölçüleceği vurgulandı.

İnşaat sektörü denge arayışında! Haber

İnşaat sektörü denge arayışında!

Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB), inşaat sektörü ve bağlantılı alanların nabzını tutan “Hazır Beton Endeksi”nin 2026 yılı Şubat ayı sonuçlarını açıkladı. Rapora göre, ocak ayında yaşanan belirgin gerilemenin ardından şubat ayında faaliyet ve güven göstergelerinde kısmi bir toparlanma görülse de tüm endekslerin eşik değerin altında kalması, sektörde güçlü bir canlanmanın henüz başlamadığını gösterdi. 2025 yılı boyunca dalgalı ve zayıf bir seyir izleyen endeksler, yılın son çeyreğinde sınırlı bir toparlanma eğilimi göstermişti. Ancak bu iyileşme 2026’nın ilk ayında yerini yeniden düşüşe bırakırken, şubat ayında sınırlı bir yükseliş kaydedildi. Faaliyet ve Güven Endeksleri artış gösterirken, Beklenti Endeksi ise hafif geriledi. Güven Endeksi, ocaktaki düşüşün ardından şubat ayında yeniden yükselerek Faaliyet Endeksi’ne yaklaşırken, sektörde güven algısının kısmen toparlandığına işaret etti. Faaliyet Endeksi de ocak ayındaki kaybının önemli bölümünü telafi etti ancak hâlen kritik eşik değerin altında kaldı. Beklenti Endeksi ise yıl genelindeki istikrarlı görünümünü korumakla birlikte şubatta sınırlı bir düşüş yaşadı. Yıllık bazda bakıldığında ise tablo daha dengeli. 2025’in aynı dönemine göre faaliyet ve güven tarafında hafif iyileşme görülürken, beklentilerde sınırlı bir zayıflama dikkat çekti. Bu durum, sektörün ne güçlü bir büyüme ne de ciddi bir daralma içinde olduğunu ortaya koydu. Raporu değerlendiren THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, faaliyet tarafındaki toparlanmaya rağmen seviyenin yeterli olmadığını vurgulayarak, “Ocak ayında gerileyen Faaliyet Endeksi şubatta yükseldi ancak hâlen eşik değerin altında. Bu da toparlanmanın sınırlı kaldığını gösteriyor” dedi. İnşaat sektörünün genel görünümüne de değinen Işık, Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre güven endeksinin şubat ayında 83,9 seviyesine gerilediğini hatırlattı. Sektörde faaliyetlerin sürdüğünü ancak finansman maliyetleri ve artan giderlerin kısa vadede baskı unsuru olmaya devam ettiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.