Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Finansman Desteği

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Finansman Desteği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman Desteği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "1 yılda yaptığımız ihracatı artık 1 haftada yapıyoruz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "1 yılda yaptığımız ihracatı artık 1 haftada yapıyoruz"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen "TİM 33. Genel Kurulu ve İhracat Şampiyonları Ödül Töreni"ne katıldı. Burada bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle ihracat, günümüzde artık sadece mal alıp başka bir yere satmaktan ibaret bir faaliyet olmanın ötesindedir. Sizler kimi zaman bir ihracatçı, kimi zaman bir gönül elçisi, kimi zaman da Türkiye'nin önüne çıkarılan engelleri aşmak için mücadele eden birer serdengeçti olarak ülkemizin yükünü omuzluyorsunuz. Yol, dava ve kader arkadaşım olarak gördüğüm ihracatçılarımızın daima yanında oldum, bundan sonra da yanınızda olmayı sürdüreceğim. Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin amacı dış ticaret fazlası veren Türkiye hedefine ulaşmaktır. Dünyanın en ücra köşelerinden en rekabetçi pazarlarına kadar üzerinde Türkiye mührü taşıyan her üründe bu devasa ailenin alın teri, dinamizmi ve küresel vizyonu vardır. Türkiye'nin yıldan yıla artan başarı grafiği ortada. Türkiye'nin karşılaştığı çeşitli güçlüklere rağmen nereden nereye geldiğini, dünyayı takip eden ufku ve gözleri açık herkes görebiliyor. Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde, 2025 yılında yüzde 3,6'lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise yüzde 2,5 oranında büyüme kaydettik ve kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık" dedi. "İhracatta yakaladığımız ivme 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor" Türkiye'nin ihracattaki başarısına vurgu yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız artık milli motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda. 2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı. 2002 yılında yalnızca 36 milyar dolar olan mal ihracatımız, 2025 itibarıyla 273,3 milyar dolara yükseldi. Hizmet ihracatımız ise 2002 yılındaki 14 milyar dolardan geçen yıl 122,6 milyar dolara çıktı. Küresel mal ihracatındaki payımız binde 55'ten yüzde 1,04'e, hizmet ihracatımızdaki payımız da binde 89'dan yüzde 1,28'e ulaştı. İhracatta yakaladığımız ivme, 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor. Mayıs ayında tatil etkisiyle dış ticaret verilerimizde geçici bir yavaşlama oldu. Ama 22 Mayıs tarihinde günlük ihracatta 2,4 milyar dolar ile tüm zamanların en yüksek değerine ulaştık. Türkiye'nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor. 2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi. Yıllıklandırılmış orta-yüksek ve yüksek teknolojili imalat sanayi ürünleri ihracatımız ise 114,4 milyar doları buldu. Şu rakamlara özellikle dikkatinizi çekmek isterim. Son verilere göre savunma ve havacılık ihracatı ocak-mayıs döneminde yüzde 29 artışla 3 milyar 863 milyon dolar olarak gerçekleşti. Böylece savunma ihracatımızda yılın ilk 5 ayında yüzde 29,5 artış oldu" diye konuştu. "1 yılda yaptığımız ihracatı hamdolsun artık 1 haftada yapıyoruz" Türkiye'nin yıllık 248 milyon dolar savunma sanayii ihracatından bugün aynı sektörde aylık 992 milyon dolar ihracat yapan seviyeye geldiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yani 1 yılda yaptığımız ihracatı hamdolsun artık 1 haftada yapıyoruz. Bu rakamlar Türkiye'nin teknoloji yoğun ürünlere olan yöneliminin bir sonucu olarak gerçekleşti ve bu payın daha da artırılmasını hedefliyoruz. Bir diğer gündemimiz ihracatımızı ülke sathına yaymaktır. Bunda da hamdolsun önemli ilerlemeler kaydettik. Ocak-Mayıs döneminde 21 ilimiz 1 milyar doların üzerinde ihracat yaptı. Daha fazla ilimizi ihracatta pay sahibi kılmak için çalışmalarımız sürüyor. Şunu bir defa herkesin bilmesini temenni ederim. Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır. Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz. Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek, ihracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkanlar geliştirerek, artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikayesini daha da ileriye taşıyacağız. Bunu da 23 yıldır olduğu gibi yine sizlerle birlikte başaracağız" dedi. "Uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz" İş adamlarına verilen destekten de söz eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Limanlarımızdan kalkan gemiler, sınırlarımızdan çıkan tırlar, Türkiye'de üretilen ürünleri taşıyan kargo uçakları iş insanlarımız için çalışsın diye üzerimize düşeni yapıyoruz. İhracatçımız için yeri geldi kendi bürokrasimizi hızlandırdık, yeri geldi diğer ülkelerle müzakere ederek engelleri kaldırdık. Ne zaman bir devlet ve hükümet başkanıyla bir araya gelsem notlarımda ihracatçılarımızın, yatırımcılarımızın talepleri hep üst sıralardadır. Mutlaka konuyu muhatabımla masaya yatırır ve çözüm iradesinin ticaret yollarına yansıması için de arkadaşlarımı görevlendiririm. Daha sonra da bu görevlerin takibini çok sıkı bir şekilde yaparım. Diğer ülke liderleri de bizim bu tutumumuzu bildikleri için iş insanlarımıza kapılarını açmış, Türk iş camiasını bağırlarına basmışlardır. Serbest ticaret anlaşmalarından tercihli ticaret anlaşmalarına, yatırımların karşılıklı teşvikinden çifte vergilendirmenin önlenmesine kadar sizleri teşvik edecek her türlü hukuki altyapıyı kurduk, kuruyoruz. Özellikle uzak ülkelere ihracatımızı 2028 yılına kadar 50 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz. Ciddi potansiyel barındıran İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin toplam ihracatımızdaki payını ise yüzde 30 seviyesine çıkarmak için çalışıyoruz. Diğer taraftan taşımayı kolaylaştırmak için dijitalleşmenin tüm imkanlarını kullanarak gümrük süreçlerimizi sürekli hızlandırıyoruz. Ayrıca finansman araçlarının çeşitlendirilmesi ve erişilebilirliğinin artırılması için önemli adımlar atıyoruz. İhracat menzilimizi genişletecek destekleri kesintisiz sağlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz" Eximbank'ın sermayesini 13,8 milyar liradan 100 milyar liraya çıkardıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bankamızın kredi ve sigorta desteği bu yılın ilk 5 ayında yüzde 31 artışla 26 milyar dolara ulaştı. İnşallah yıl sonunda bankamız 60 milyar dolarlık destekle rekor kıracak. Öte yandan faaliyetlerine yakın zamanda başlayan Türkiye Ticaret Bankası, 2025 yılında ihracatçılarımıza 76,3 milyar lira finansman desteği verdi. İhracatı Geliştirme Anonim Şirketi ise 2025 yılı sonu itibarıyla ihracatçılarımızın 228 milyar liralık kredisine 200 milyar lira değerinde kefalet sağladı. Merkez Bankamızın kullandırdığı reeskont kredileri son 1 yılda 1 trilyon 300 milyar lira oldu. Öte yandan başta Avrupa pazarı olmak üzere küresel pazarların içinde bulunduğu olumsuz atmosfer sebebiyle yaşanan zorlukların farkındayız. Özellikle bu güçlükleri aşmanıza yardımcı olmak gayesiyle ihracatçılarımıza döviz dönüşüm desteği sunuyor, üretim ve rekabet güçlerini destekliyoruz. Bu vesileyle sevindirici bir haberi sizlerle paylaşmak istiyorum. Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmştik. Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu rakamı 5 milyar liraya çıkarıyoruz. Bir diğer ifadeyle 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz. Bölgemizdeki her türlü siyasi, ekonomik, sosyal gerilim elbette bizi de etkiliyor, etkileyecektir. Ancak Türkiye dünün kendi içine kapanık Türkiye'si de değildir. Artık her alanda dünya ile bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye vardır. Küresel krizlerle her yüzleşmemizi siyasi ve ekonomik kazanımlara dönüştürecek bir yaklaşımla hareket ederek ihracatçılarımızla birlikte yeni fırsatlara ve yeni kıtalara doğru ilerleyeceğimiz bir döneme giriyoruz. Devlet-özel sektör el ele vererek inşallah bu yeni dönemde ülkemizin ihracat çatısını çok daha yükseklere çıkaracağız" diye konuştu.

Bakan Göktaş: "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır" Haber

Bakan Göktaş: "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır"

Bakan Göktaş, İzmir temasları kapsamında Konak’taki bir otelde ‘Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim’ programına katıldı. Burada konuşan Göktaş, "Halkbank iş birliğinde hayata geçirdiğimiz bu programın 2026 yılındaki ilk eğitimini İzmir’de gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyorum. Üretimin, ticaretin, inovasyonun ve girişimcilik ruhunun güçlü merkezlerinden biri olan İzmir’de, kadın girişimciliğini konuşmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Çünkü İzmir, köklü ticaret kültürü ve girişimci ruhuyla, her daim Türkiye’nin dünyaya açılan güçlü üretim kapılarından biri oldu. Bugün de bu şehir, kadının ekonomik hayata daha güçlü katılmasına, yenilikçi fikirlerinin filizlenmesine ve yeni başarı hikayelerinin yazılmasına ilham vermeye devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "Türkiye, kadın girişimciliği konusunda güçlü bir potansiyele sahip" Dünyanın, üretimin, ticaretin ve ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği büyük bir dönemden geçtiğine değinen Bakan Göktaş, şunları kaydetti: "Artık ekonomilerin gücü sadece büyük fabrikalarla, büyük yatırımlarla ya da büyük merkezlerle ölçülmüyor. Bir fikri olan, emeğini bilgiyle buluşturan, cesaretini doğru desteklerle güçlenen her insan, bulunduğu yerden dünyaya açılabiliyor. Dünyaya açılabilen, yeni bir değer üretebiliyor. Bu yeni dönemin en güçlü aktörlerinden biri hiç şüphesiz kadın girişimcilerdir. Dünyanın birçok ülkesinde kadınların finansmana erişimini kolaylaştıran, girişimcilik ekosistemine katılımını artıran özel destek mekanizmaları geliştiriliyor. E-ticaret platformları, yerel üreticileri küresel pazarlara taşıyan güçlü araçlara dönüşüyor. Sosyal girişimcilik modelleriyle kadınlar, çevre, eğitim, bakım ve teknoloji alanlarında yenilikçi çözümler üretiyor. Temiz teknoloji, sürdürülebilir üretim, dijital pazarlama ve yenilikçi endüstriler gibi alanlarda kadın girişimcilerin görünürlüğü her geçen gün daha da güçleniyor. Kadınların ekonomik hayata güçlü katılımı yalnızca bireysel başarı hikayeleri üretmiyor. Aynı zamanda ailelerin refahını, toplumların dayanıklılığını ve ülkelerin rekabet gücünü de artırıyor. Bu nedenle kadın girişimciliğini desteklemek, sosyal kalkınmanın, toplumsal adaletin ve sürdürülebilir büyümenin en önemli yatırımlarından biridir. Türkiye, kadın girişimciliği konusunda güçlü bir potansiyele ve köklü bir birikime sahiptir." Türkiye’nin dört bir yanında kadınların, yeni kooperatifler kurduklarını, yeni markalar oluşturduklarını ve yeni başarı hikayeleri yazdığını ifade eden Bakan Göktaş, "Aile geleneğini günümüze taşıyarak yetkinliklerini ekonomik değere dönüştürüyor. Toprağın bereketi yöresel ürünleri, dijital dünyanın sunduğu fırsatlarla daha geniş pazarlara ulaştırıyor. Teknolojiyi etkin biçimde kullanarak yeni nesil iş modelleri geliştiriyor. Kendi işini kurarak başka kadınlara istihdam kapısı açıyor. Bu hikayelerinin her biri, Türkiye’nin refahını artırıyor, iş dünyamıza değer katıyor. Çünkü her kadın girişimci, üretime dönüşen bir fikir, büyüyen bir işletme, güçlenen bir aile ve kalkınan bir Türkiye demektir. Bakanlık olarak, bu potansiyeli büyütmek ve daha fazla kadının başarı hikayesine dönüştürmek için kararlılıkla çalışıyoruz" açıklamalarına yer verdi. "Bin 366 kadın kooperatifine verdiğimiz desteklerle yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, kadınların emeğini, üretimini ve girişimci ruhunu Türkiye Yüzyılı’nın kurucu unsurlarından biri haline getirdiklerini aktaran Bakan Göktaş, "2024-2028 dönemini kapsayan Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planı ile bu vizyonu, somut hedefler ve güçlü politikalarla hayata geçiriyoruz. Kadının Güçlenmesi Koordinasyon Kurullarıyla çalışmalarımızı yerelde güçlendiriyor, her ilin ihtiyacına uygun olan, sahaya dokunan projeler hayata geçiriyoruz. ‘Sürdürülebilir Kalkınmada Kadın Hamlesi’ ile kadın-erkek fırsat eşitliğini, özel sektördeki kurum kültürünün güçlü bir parçası haline getirmeyi hedefliyoruz. Bu vizyonla kadın istihdamını ve kadın girişimciliğini, üretimi, verimliliği, rekabet gücünü ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyen temel unsurlar olarak ele alıyoruz. Diğer yandan, temiz teknoloji alanında çevreye duyarlı ve katma değeri yüksek iş fikirleri geliştiren kadın girişimcilerimize destek oluyoruz. Bin 366 kadın kooperatifine verdiğimiz desteklerle bugüne kadar yaklaşık 247 bin kişiye ulaştık. Proje hazırlama eğitimlerimiz sayesinde, kadın girişimcilerimizin ve kooperatiflerimizin kırsal kalkınma desteklerine erişimini güçlendirdik. Projeleri yatırıma dönüştürmenin önünü açtık. ‘Hobin İşin Olsun Projesi’ ile kadınlara hobilerini e-ticaret aracılığıyla kazanca dönüştürme imkanı sağladık. Finansal okuryazarlık eğitimlerimizle 1,3 milyondan fazla kişiye ulaştık. ‘kadingirisimci.gov.tr’ web sitemizle kadın girişimciliğini destekleyen kamu kurumlarının çalışmalarını tek bir platformda buluşturduk. Böylece kadınların ihtiyaç duydukları desteklere daha hızlı ulaşabilecekleri, yol haritalarını daha sağlıklı çizebilecekleri bütüncül bir ekosistem oluşturduk" ifadelerini kullandı. Kadın girişimcilere e-ticaret desteği "Hepsi burada ile yaptığımız iş birliğiyle kadın girişimcilerimizi, dijital ticaretin güçlü aktörleri haline getiriyoruz" diye konuşan Bakan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu kapsamda, 10 bini aşkın kadın girişimci e-ticaret yoluyla satış yapmaya başladı. Her biri kendi hikayesini yazan bu kadınlar, üretimlerini büyütürken aynı zamanda yerel kalkınmaya, istihdama ve ülkemizin ekonomik gücüne de katkı sunuyor. Bu başarıdan aldığımız güçle, 2026 yılında iş birliğimizi daha ileri bir aşamaya taşıyoruz. Düzenlediğimiz yüz yüze eğitimlerle kadınların, dijital pazarlara daha donanımlı ve daha güçlü şekilde adım atmalarını sağlıyoruz. Çünkü günümüzde girişimcilik yalnızca bir iş kurmak değil, dijital dünyayı okuyabilmek, teknolojiyi etkin kullanabilmek ve küresel rekabette yer alabilmek anlamına geliyor." ‘Yükselen Kadınlar: Kendi İşim, Benim İzim’ programının kadın girişimciliğini güçlendiren önemli adımlardan biri olduğuna işaret eden Bakan Göktaş, "Bu programla, kadınların bilgiye, deneyime, finansal kaynaklara ve güçlü iş ağlarına erişimini kolaylaştırıyoruz. Programımızın ilk durağı Afyonkarahisar’da emeğin, üretimin ve yerel kalkınmanın gücüne yakından tanıklık ettik. Çünkü biliyoruz ki kadının potansiyelini ortaya çıkaran şey yalnızca iyi bir fikir değil, o fikri hayata geçirebileceği imkanlara erişebilmesidir. İkinci buluşmamızı gerçekleştirdiğimiz Antalya’da, tarımdan turizme, ticaretten markalaşmaya uzanan alanlarda kadın girişimciliğinin taşıdığı potansiyeli konuştuk. İzmir’de, üretim kültürünü, ihracat perspektifini ve yeni nesil girişimcilik alanlarını ele alıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz programların etkisini sahadan aldığımız geri bildirimlerde açıkça görüyoruz. Elde ettiğimiz sonuçlar, doğru destek mekanizmalarının kadınların hayatında nasıl güçlü bir dönüşüm oluşturabildiğini ortaya koyuyor" diye konuştu. "Kadın girişimciliğine yapılan her yatırım, Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırımdır" Katılımcıların yüzde 69’unun, program sonrasında girişimcilik alanında kendisini daha yeterli hissettiğini belirttiğini söyleyen Bakan Göktaş, "Yüzde 53’ü yeni bir iş planı hazırladığını ya da yeni iş birlikleri geliştirdiğini ifade etti. Kadınların yüzde 80’i bilgi düzeyinin arttığını, yüzde 56’sı ise finansmana erişiminin kolaylaştığını dile getirdi. Bu oranlar, birer veri olmanın ötesinde çok daha derin anlamlar taşıyor. Her bir oran, hayalini büyüten bir kadını, cesaretle adım atan bir girişimciyi ve geleceğe umutla bakan bir aileyi temsil ediyor. Her bir veri, fırsatlarla buluşan kadınların potansiyelini, desteklendiğinde neler başarabileceklerini açıkça gösteriyor. Çünkü kadınlara imkan sunulduğunda yalnızca bireysel başarılar ortaya çıkmıyor, yeni işletmeler kuruluyor, yeni istihdam alanları oluşuyor ve yerel kalkınma güçleniyor. Bu nedenle kadın girişimciliğine yapılan her yatırımın, aynı zamanda Türkiye’nin geleceğine yapılan bir yatırım olduğuna inanıyoruz" şeklinde konuştu. Sözlerini sürdüren Bakan Göktaş, "Bir fikri ‘iş’ yapan şey nedir? Cesaret mi? Sermaye mi? Doğru zaman mı? Çoğu kadın girişimcinin hikayesi aslında bu üç kelimenin etrafında şekillenir. Sahada gördüğümüz tablo pek çok zaman aynıdır. Ürün hazırdır, müşteri vardır. Hatta ilk siparişler teslim edilmiştir. İşi büyüten, bu başlangıcı sürekli bir yapıya dönüştüren şey nedir? Yükselen Kadınlar Programı’nı bu yüzden yapıyoruz. Burada üç şeyi aynı anda oluşturuyoruz. Yetkinlik, network, erişim. Yetkinlik diyoruz, çünkü iyi fikirler bilgiyle büyür. Fiyatlama bilmeyen üretici zarar eder. Pazara hitap etmeyen marka yanlış yere konuşur. Dijital vitrin kurmayan emek görünmez olur. Network diyoruz, çünkü büyüme bir noktadan sonra güçlü iş birlikleriyle hızlanır. Uygun tedarikçi maliyeti düşürür. Tecrübeli montör hedefe giden yolu kısaltır. Doğru ortak yeni satış alanları ve yeni pazarlar açar. Erişim diyoruz, çünkü bazen mesele imkanların erişilebilir olmamasıdır. Finansman işi büyüten anahtardır. İhracat markayı yeni pazarlara taşıyan geçittir. Kamu destekleri doğru zamanda devreye giren güçlü bir ivmedir. Aile ve Nüfus Yılı ile kadınların sahip olduğu potansiyeli daha da güçlendireceğiz" diye konuştu. "Bu tarz programlar, kadınların önünü açma konusunda katkı sağlıyor" İzmir Valisi Süleyman Elban ise "Kadın, dünyaya geldiği günden beri hep üretiyor. En güzel ürünleri de bizleriz. Fakat ürettiği ürünün maddi karşılığını almaya yeni başladı. Son dönemde kendine tanımlanmış olan belli kalıplarda iş yapmak, o kalıplar içerisinde herhangi bir maddi karşılık almamak gibi bir rolden artık yaptığı işin karşılığını alan, karşı cinsin yaptığı işi yapabilen bir birey olarak dimdik ayakta durmaya başladı. Bu tarz programlar, kadınların önünü açma konusunda katkılar sunuyor" cümlelerine yer verdi. "Girişimciler içinde kadın payı 18,2’ye ulaşmış durumdadır" AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "İzmir’de kadınlar sadece kendi işlerini kurmakla kalmazlar, birbirlerine omuz verirler, dayanışma ağları örerler ve bir sektöre adım attıklarında oradaki tüm kuralları baştan yazarlar. Yerel yönetimlerden meslek odalarına kadar her alanda kadının ağırlığının artması, İzmir’in bu doğal ve durdurulamaz dinamiğinin eseridir. TÜİK verilerine göre bugün ülkemizde 1 milyon 240 bini aşkın kadın girişimcimiz var ve girişimciler içindeki kadın payı yüzde 18,2’ye ulaşmış durumdadır. 12’nci Kalkınma Planımız doğrultusunda kadınların işgücüne katılım oranını yüzde 40’ın üzerine taşımayı kesin ve tavizsiz bir hedef olarak belirledik. Bugüne kadar 267 bini aşkın kadın girişimcimize ulaştırılan 125 milyar liralık finansman desteği, evine ekmek götüren, sınırları aşıp ihracat yapan Türk kadınının ayak sesleridir" ifadelerine yer verdi. Programa, Bakan Göktaş, İzmir Valisi Dr. Süleyman Elban, AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı ve kadın girişimciler katıldı.

TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor Haber

TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor

TOBB, KGF ve Bankaların işbirliğinde verilecek kredide, 24 ay vadeye kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yıllık yüzde 34 faiz uygulanacak. Kredi 6 ay anapara ödemesiz dönem dâhil, toplam azami 48 ay vadeli olacak. Bir firmanın kullanabileceği azami kredi limiti 3 milyon TL olarak belirlendi. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar TL kullanıma açılacak, bu yıl içerisinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar Türk Lirası’na ulaşması hedefleniyor. Reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Bankaların el ele vermesiyle, KOBİ’lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem 8 Haziran 2026 (Pazartesi) tarihi itibariyle başlıyor. KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm Oda-Borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. -Şartlar ve vade İşletmeler, TOBB Nefes Kredisi başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ve Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dâhil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar TL kullanıma açılacak, bu yıl içerisinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar Türk Lirası’na ulaşması hedefleniyor. Ekonomi yönetimiyle sağlanan koordinasyon ve başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere bankaların yakın işbirliğiyle Kredi Garanti Fonu’nun Özkaynak Kefalet Programı kapsamında hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nden 2025 yılında 61 bin firma yararlanırken, 81 milyar toplam kredi hacmine ulaşılmıştı. Finansmana erişim sorunu KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sürekli vurguladığım en önemli problem finansmana erişim. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırı krediye erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde KOBİ’lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve Bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içerisinde üç aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ’lere sağladığımız destek 81 milyar Türk Lirası’na ulaştı. Kredi Garanti Fonu (KGF) Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar Türk Lirası tutarında bir kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar Türk Lirası tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimsek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması; daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir” diye konuştu. KİMLER BAŞVURABİLİR? TOBB'a bağlı Oda-Borsa üyesi işletmeler TOBB Nefes Kredisi'ne başvurabilir. NE ZAMAN BAŞLIYOR? Başvurular, 8 Haziran 2026 tarihi itibariyle başlıyor. KREDİ LİMİTİ TOBB Nefes Kredisi'nden bir firma azami 3 milyon TL kredi kullanabilecek. KREDİ HACMİ Kredi hacminin toplam büyüklüğü 100 milyar Türk Lirası olacak. İlk aşamada 25 milyar Türk Lirası iş dünyasının kullanımına sunulacak. ÖDEME KOŞULLARI Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil toplam azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzeri yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak.

Sanayide ‘karbonsuzlaşma’ dönemi başlıyor Haber

Sanayide ‘karbonsuzlaşma’ dönemi başlıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yayımlanan 2026/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile “Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu”nun kurulmasına ilişkin süreç resmileşti. Yayımlanan genelgede, küresel üretim ve tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, iklim değişikliğiyle mücadele hedefleri ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde Türk sanayisinin düşük karbonlu üretime geçmesinin zorunlu hale geldiği vurgulandı. Genelgede, Türkiye’nin ihracat odaklı büyüme modelini sürdürebilmesi için sanayi sektöründe sera gazı emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim süreçlerinin yaygınlaştırılması gerektiği belirtildi. Bu kapsamda hazırlanan “2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi” doğrultusunda; Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum, sınırda karbon düzenleme mekanizmasına hazırlık, döngüsel ekonomi uygulamalarının yaygınlaştırılması, yeşil teknoloji yatırımlarının desteklenmesi, uluslararası finansman kaynaklarının artırılması temel hedefler arasında gösterildi. Genelgede, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda; Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (Dünya Bankası), Uluslararası Finans Kurumu (IFC), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) öncülüğünde “Türkiye Sanayi Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu”nun oluşturulduğu belirtildi. Platformun özellikle enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren büyük ölçekli tesislerin dönüşüm yatırımlarına hem proje geliştirme hem de finansman desteği sağlayacağı ifade edildi. SANAYİYE YEŞİL DÖNÜŞÜM DESTEĞİ Yeni yapı ile sanayide karbon salımının azaltılması, sürdürülebilir yatırım projelerinin hızlandırılması ve uluslararası iklim taahhütlerinin yerine getirilmesi hedeflendi. Cumhurbaşkanı Erdoğan imzalı genelgede ayrıca, platformun etkin çalışabilmesi için tüm kamu kurum ve kuruluşlarının Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda gerekli desteği vermesi istenirken, sanayinin karbonsuzlaşmasına yönelik çalışmaların kamu, özel sektör ve sivil toplum iş birliğiyle; kalkınma hedefleri, rekabet gücü ve uluslararası yükümlülükler dikkate alınarak yürütüleceği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.