Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Filistin

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Filistin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filistin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur" Haber

İran Dışişleri Bakanı Arakçi: "Minab'daki okul saldırısı savaş suçudur"

Arakçi, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi'nin acil oturumunda yaptığı konuşmada, ABD'nin 28 Şubat'ta Hürmüzgan eyaletine bağlı Minab kentindeki Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na düzenlenen saldırıya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Arakçi, "İran, ABD ve İsrail tarafından kendisine dayatılan yasa dışı bir savaşın ortasındadır. Bu saldırgan savaşın hiçbir meşruiyeti yoktur ve son derece acımasızdır. Bu saldırıyı İran ile ABD'nin nükleer programa ilişkin iddia edilen endişeleri çözmek amacıyla yürüttüğü diplomatik süreç devam ederken başlattılar ve 9 ay içinde 2'nci kez müzakere masasını bozarak diplomasiye ihanet ettiler" dedi. "175'ten fazla öğrenci ve öğretmen acımasız bir şekilde katledildi" Arakçi, söz konusu saldırının kasıtlı ve planlı olduğunu belirterek, "Bu saldırının en çarpıcı ve en ağır örneklerinden biri, Şeceretü't-Tayyibe Kız İlkokulu'na yönelik gerçekleştirilen planlı ve aşamalı saldırıdır. Bu saldırıda 175'ten fazla öğrenci ve öğretmen tamamen kasıtlı ve acımasız bir şekilde katledildi. Bu vahşi saldırı aslında çok daha büyük bir buzdağının yalnızca görünen kısmıdır. Zira yüzeyin altında, insan hakları ve insancıl hukukun en ağır ihlallerinin normalleştirildiği ve tam bir cezasızlık ortamında çok daha vahim suçların işlendiği bir tablo gizlidir" ifadelerini kullandı. "İlkokul saldırısı ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir" Arakçi, "ABD'li ve İsrailli saldırganların kendi iddialarına göre en gelişmiş teknolojiye ve en hassas askeri ile veri sistemlerine sahip olduğu bir dönemde bu okulun hedef alınması bir savaş suçu ile insanlığa karşı suçtur. Bu, herkes tarafından açık ve şartsız biçimde kınanması ve faillerinin net ve açık şekilde hesap vermesi gereken bir suçtur. Bu felaket ne gerekçelendirilebilir ne de gizlenebilir. Sessizlik ve kayıtsızlıkla da karşılanamaz. Bu okula yönelik saldırı sıradan bir olay ve hesap hatası değildir. ABD'nin bu suçu meşrulaştırmaya yönelik çelişkili açıklamaları ise sorumluluğunu ortadan kaldırmaz. Doğası gereği sivil olan masum insanların eğitim gördüğü bir yere yönelik bu tür acımasız bir saldırıyı kınamak yalnızca hukuki bir yükümlülük değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir zorunluluktur. Vicdanımız, her türlü mahkemeden daha derin bir şekilde bizi yargılayacaktır" şeklinde konuştu. "Saldırganların niyeti soykırımdır" Arakçi, son 27 günde İran genelinde 600'den fazla okulun yıkıldığını veya hasar gördüğünü, binden fazla öğrenci ve öğretmenin hayatını kaybettiğini ya da yaralandığını belirterek, "Uluslararası insan hakları saldırganlar tarafından geniş çapta, sistematik ve benzeri görülmemiş bir şekilde ihlal edilmiştir. Hiçbir merhamet ve mühlet yoktur şeklinde kibirli söylemler kullanan ve İran'ı hayati altyapıları hedef almakla tehdit eden saldırganlar, savaş hukukuna ve insanlığın temel ilkelerine hiçbir şekilde riayet etmeksizin sivilleri ve sivil altyapıları hedef almaktadır. Savaş suçu ve insanlığa karşı suç gibi tanımlar, işlenen felaketlerin büyüklüğünü anlatmakta yetersiz kalmaktadır. Saldırganların hedef alma biçimi ve kullandıkları söylemler ise niyetlerinin soykırım olduğuna dair neredeyse hiçbir şüphe bırakmamaktadır" dedi. Uluslararası topluma "Sessizlik hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez" çağrısı Uluslararası topluma çağrıda bulunan Arakçi, "ABD ve İsrail'in İran halkına karşı yürüttüğü bu haksız ve keyfi savaş, işgal altındaki Filistin, Lübnan ve diğer bölgelerdeki hukuk ihlalleri ve suçlara karşı gösterilen sessizliğin doğrudan sonucudur. Adaletsizlik karşısındaki kayıtsızlık ve sessizlik, hiçbir zaman barış ve güvenlik getirmez, aksine daha fazla güvensizlik ve daha geniş ihlallere yol açar. Birleşmiş Milletler ve temsil ettiği temel değerler ile insan hakları sistemi ciddi bir tehdit altındadır. Hepiniz saldırganları açıkça kınamalı ve devletler topluluğunun ile insanlığın ortak vicdanının, İran halkına karşı işlenen korkunç suçlar nedeniyle onları sorumlu tuttuğunu göstermelisiniz. İran hiçbir zaman savaş arayışında olmamıştır. Ancak buna rağmen hiçbir sınır tanımayan saldırganlara karşı kendini savunma konusunda tam ve sarsılmaz bir irade göstermektedir ve bu savunma gerektiği sürece devam edecektir" ifadelerini kullandı.

Yeni bir patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılıyor Haber

Yeni bir patriot sistemi daha Adana'da konuşlandırılıyor

Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, Adana İncirlik 10. Ana Jet Üs Komutanlığı’nda Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı koordinasyonunda gerçekleştirildi. Bakanlık Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Ankara ve Adana’dan katılan basın mensuplarına bakanlığın güncel faaliyetlerini aktardı. Toplantıda, 13 Mart’ta İran’dan ateşlenen bir balistik mühimmatın hava sahamıza girdiği ve Doğu Akdeniz’de konuşlu NATO hava ve füze savunma unsurları tarafından etkisiz hâle getirildiği açıklandı. Tuğamiral Aktürk, olayın tüm yönlerinin aydınlatılması için ilgili ülke ile temasların sürdüğünü ve millî güvenliğe yönelik tedbirlerin kararlılıkla alındığını belirtti. ADANA'YA İSPANYA PATRİOTU'NA İLAVE ALMANYA TARAFINDAN GÖREVLENDİRİLEN İKİNCİ PATRİOT GELİYOR Bakanlık, hava sahasının ve vatandaşların güvenliği için Adana’da konuşlu mevcut İspanya PATRIOT sistemine ek olarak, Ramstein/Almanya’daki Müttefik Hava Komutanlığı tarafından görevlendirilen ikinci bir PATRIOT sisteminin de Adana’ya konuşlandırıldığını bildirdi. Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin açıklamada ise İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları ve Gazze ile Batı Şeria’daki baskıları da eleştiren Sözcü Tuğamiral Aktürk, “Lübnan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğimizi yineliyoruz. Masum sivillerin zarar gördüğü çatışmaların sona ermesini ve Hürmüz Boğazı’nın güvenli şekilde işlev kazanmasını önemsiyoruz” ifadelerini kullandı. Toplantıda, uluslararası toplumun İsrail’in Filistin halkına uyguladığı baskıları sona erdirmesi gerektiği vurgulanırken, bölgesel istikrarın korunması için diplomatik ve güvenlik önlemlerinin takip edildiği bildirildi.

İspanya, İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti Haber

İspanya, İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti

İspanya, ABD ve İsrail'in İran'a saldırıları nedeniyle artan diplomatik gerilim sırasında İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekti. Resmi gazetede yayımlanan kararda, "Dışişleri, Avrupa Birliği ve İşbirliği Bakanı Jose Manuel Albares'in önerisi ve Bakanlar Kurulu'nun 10 Mart 2026 tarihli toplantısında yapılan görüşmelerin ardından Ana Maria Salomon Perez'in İspanya'nın İsrail Büyükelçiliği görevine son verilmiştir" ifadeleri kullanıldı. İspanya Dışişleri Bakanlığı, İspanya'nın Tel Aviv'deki büyükelçiliğinin maslahatgüzar tarafından yönetileceğini belirtti. Böylece İspanya, İsrail'deki diplomatik temsilini maslahatgüzar seviyesine düşürdü. Büyükelçi Perez, İspanya'nın Gazze'ye saldırılar nedeniyle İsrail'e silah taşıyan uçak ve gemilerin limanlarından veya hava sahasından geçişini yasaklamasının ardından yaşanan diplomatik kriz sırasında eylül ayında istişareler için İspanya'ya geri çağrılmıştı. İspanya'nın İsrail'deki büyükelçisini kalıcı olarak geri çekme kararı, İsrail'in Ekim 2023'te Gazze Şeridi'ne saldırı başlatmasından bu yana iki ülke arasında yaşanan gerilimde son tırmanış oldu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar, mart ayı başında İspanya'yı İran'a yönelik saldırılara karşı çıktığı için "zalimlerin yanında yer almakla" suçlamıştı. İsrail de Madrid büyükelçisini çağırmıştı İsrail'in İspanya'daki büyükelçiliği, Madrid yönetiminin geçtiğimiz yılın mayıs ayında Filistin devletini tanımasının ardından Büyükelçisi Rodica Radian-Gordon'u geri çağırması sonucu geçici bir maslahatgüzar tarafından yönetiliyor.

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek Haber

Erdoğan: Türkiye, Filistin'in yanında olmayı sürdürecek

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara’da düzenlenen 17. Geleneksel Büyükelçiler İftar Programı’nda yaptığı konuşmada Gazze’de yaşanan gelişmeler, bölgesel krizler ve Türkiye’nin dış politika yaklaşımına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazze’de insani yardım girişlerinde ciddi sıkıntılar yaşandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in sistematik saldırılarla Gazze halkını hedef aldığını belirterek, “Sadece son 5 ayda 640’ın üzerinde Gazzeli İsrail saldırılarında şehit oldu, 2 bine yakın masum insan yaralandı.” dedi. İsrail hükümetinin işgal ve yerleşim politikalarının Batı Şeria’da da sürdüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 7 Ekim 2023’ten bu yana Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te bin 120’den fazla Filistinlinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 12 bin kişinin yaralandığını söyledi. Batı Şeria’da yargısız infazlar, yıkımlar ve zorla yerinden etmelerin arttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in uluslararası toplumun dikkatinin Gazze’den başka yerlere kaymasını fırsat bilerek iki devletli çözümü zayıflatmaya çalıştığını dile getirdi. Türkiye’nin Filistin halkının yanında olmaya devam edeceğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye, dün olduğu gibi bugün de kardeş Filistin halkının yanındadır; Gazzeli mazlumlara maddi ve manevi tüm desteğini vermeyi sürdürecektir.” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında Türkiye’nin dış politikasının yalnızca çıkar odaklı değil aynı zamanda değer odaklı olduğunu söyledi. Erdoğan, adil bir barışın herkes için kazanç olacağına inandıklarını belirterek, Rusya-Ukrayna Savaşı’nın adil ve sürdürülebilir bir anlaşmayla sona erdirilmesini savunduklarını hatırlattı. Bölgedeki gerilimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hava saldırılarının İran’ın egemenliğini ihlal ettiğini ve uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirttiklerini söyledi. Aynı zamanda İran’ın Azerbaycan ve bazı Körfez ülkelerini hedef alan saldırılarını da tasvip etmediklerini ifade eden Erdoğan, bunun kardeş ülkeler arasında gerilimi artıracağını dile getirdi. Türkiye’ye yönelik balistik tehditlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Geçen hafta ve bugün ülkemize doğru gelen balistik unsurlar vakitlice etkisiz hale getirilmiş, gerekli uyarılar İran tarafına açık şekilde iletilmiştir.” dedi. Konuşmasında Türkiye’nin küresel ulaşım ve ticaret projelerine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Asya ile Avrupa arasında stratejik bir köprü olduğunu vurguladı. Orta Koridor projesinin modern İpek Yolu’nun ana omurgasını oluşturduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’den başlayarak Kafkasya üzerinden Hazar Denizi’ni aşan ve Orta Asya’ya uzanan bu hattın öneminin giderek arttığını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Kalkınma Yolu Projesi’nin bölgesel ticaret açısından önemli bir tamamlayıcı proje olduğunu ifade ederek, projenin hayata geçirilmesiyle daha geniş bir coğrafyanın birbirine bağlanacağını kaydetti.

Rusya'dan ABD ve İsrail açıklaması Haber

Rusya'dan ABD ve İsrail açıklaması

Rusya, Orta Doğu’da ABD ve İsrail’in başlattığı çatışmaya ilişkin açıklama yaptı. Rusya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, "ABD ve İsrail’in tamamen uydurma bir bahane ile İran’daki yasal yönetimi devirmek amacıyla başlattıkları askeri operasyonu durdurup, sağduyu göstereceklerine dair herhangi bir işaret gözlemlenmiyor. Aksine başkentlerinden savaşı körükleyen açıklamalar geliyor ve İsrail ordusu Lübnan’a yeni bir işgal girişiminde bulundu" denildi. "Aynı zamanda Filistin halkının felaket durumundan dikkatleri saptırıyorlar" Açıklamada Ramazan ayı olduğuna vurgu yapılarak, "Saldırganlar, Müslümanlar için kutsal olan Ramazan ayının ortasında İslam dünyasının bölünmesi için çalışıyor. İran’ı bazı Arap ülkelerindeki tesislere yönelik misilleme yapmaya zorladılar. Bu saldırılar insan ve maddi kayıplara yol açtı ve bu konuda Rus tarafı derin üzüntü duymaktadır. Böylece Arapları başkalarının çıkarları için savaşa çekmeye çalışıyorlar. Aynı zamanda Filistin halkının felaket durumundan dikkatleri saptırıyorlar" ifadeleri kullanıldı. "Bölgenin istikrarsızlığa sürüklenmesini önlemenin tek yolu ABD ve İsrail’in saldırganlığını durdurmaktır" Ateşkes çağrısı yapılan açıklamada, "Mevcut çatışmanın tüm taraflarını, özellikle de Arap Körfez ülkeleri topraklarına yönelik kabul edilemez saldırılar da dahil olmak üzere tüm askeri operasyonları derhal durdurmaya yeniden çağırıyor, sivil halka yönelik saldırıları, İran’da veya Arap Devletleri İşbirliği Konseyi ülkelerinde olsun, herhangi bir sivil tesise yapılan saldırıları tamamen kabul edilemez olarak değerlendiriyoruz. Bununla birlikte bölgenin daha fazla istikrarsızlığa sürüklenmesini önlemenin tek yolunun Arapların çektiği acılar zincirini başlatan ABD ve İsrail’in saldırganlığını durdurmak olduğu açıkça ortadadır" denildi.

Ev sahibi Türkiye'de kura çekimleri sürüyor Haber

Ev sahibi Türkiye'de kura çekimleri sürüyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen “Ev Sahibi Türkiye” 31 bin 73 Konut Kura Çekim Töreninde yaptığı konuşmada, projenin Cumhuriyet tarihinin en büyük sosyal konut hamlesi olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 24 Ekim’de tanıtımı yapılan projeyle 81 ilde toplam 500 bin konut inşa edileceğini hatırlatarak, “Projemize tam 8 milyon 800 bin vatandaşımız başvurdu. Bu yoğun ilgi aynı zamanda hükümetimize olan güvenin de bir göstergesidir” ifadelerini kullandı. Kura çekimi gerçekleştirilecek 31 bin 73 konutun Ankara ve ülke için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Deprem bölgemizde bu sene içinde, Ankara’mız dahil diğer şehirlerimizdeyse önümüzdeki yılın Mart ayından itibaren tamamlayıp teslim edeceğimiz bu hanelerde hak sahibi kardeşlerimizi şimdiden sağlıkla, huzurla, ağız tadıyla oturmaları için Rabb’imden niyaz ediyorum” diye konuştu. BÖLGESEL GELİŞMELERE DİKKAT ÇEKTİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze, Batı Şeria ve işgal altındaki Filistin topraklarındaki Ramazan’ın buruk geçtiğini anımsatarak, İsrail’in insani yardım girişlerini engellediğini ve son 5 ayda 620’den fazla Gazzeli’nin hayatını kaybettiğini söyledi. Ayrıca Somali, Sudan, Arakan ve Körfez ülkelerinde yaşanan çatışmalara da dikkat çekti. Erdoğan, “Geçtiğimiz hafta Afganistan ile Pakistan arasında patlak veren çatışmalara, siyonist lobinin tahrikleriyle İran’a yönelik hava harekâtları eklendi. Körfez’deki füze ve dron saldırıları istikrarsızlığı derinleştiriyor” ifadelerini kullandı. BARIŞ ODAKLI DİPLOMASİ VURGUSU Türkiye’nin bölgede barış ve istikrarı sağlamak için tüm önlemleri aldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yürüttüğümüz barış odaklı diplomasiyle sorunların masa başında, diyalog ve müzakere yoluyla adil ve hakkaniyetli şekilde çözülmesi için yoğun gayret sarf ediyoruz. Daha fazla kan dökülmeden, ateş yayılmadan, kardeş ülkeler arasına husumet girmeden bölgemizi bu cendereden kurtarmak için tüm imkânlarımızı seferber ettik” diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara Ramazan ayında gönül ve kültür coğrafyasındaki kardeşleri unutmamaları, duaları ve yardımlarıyla mazlumların yanında olmaları çağrısında bulundu.

CHP Genel Başkanı Özel, gündemle ilgili konuştu Haber

CHP Genel Başkanı Özel, gündemle ilgili konuştu

CHP Genel Başkanı Özel, ‘Milletle Birlikte, Milletin Emrinde’ buluşmasına katıldı. CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen programda partililere ve vatandaşlara hitap eden Özel; Türkiye’nin içinde bulunduğu sosyal sorunlara değinerek, toplumsal sorunların çözümünün milletin iradesinde gerçekleşebileceğini ifade etti. Özel, son günlerde Orta Doğu’da İsrail ile ABD ve İran arasında yaşanan çatışmaların bir ateş çemberi olduğunu ve bu çemberin Türkiye’ye de dayanacağını belirterek, bu çatışmaların bir an önce durması gerektiğini ifade etti. İktidar oldukları takdirde en düşük emekli maaşını, asgari ücret seviyesine getireceklerini vurgulayan Özel, toplumun refah payını artıracaklarını söyledi. Ayrıca Özel; kamuda liyakati kaldıracaklarını, her okula temel ihtiyaç bütçesi tahsis edeceklerini, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti sağlayacaklarını sözlerine ekledi. "Ülkemizin geleceğine, bölgesel ve küresel dönüşümlere kayıtsız kalamayız" İsrail ve ABD ile İran arasında son günlerde yaşanan çatışmaların büyük boyutlara ulaştığını belirten Özel, "Dünyada büyük dönüşümlerin yaşandığı ve bölgemizde yeniden savaşların başladığı kritik bir dönemden geçiyoruz. Ülkemizin geleceğine bölgesel ve küresel dönüşümlere kayıtsız kalamayız, kalmıyoruz. Türkiye’mizin daha güvenli, daha huzurlu, daha adil ve daha özgür bir ülke olması mücadelesinin içinde olduğumuzu kanıtlayan bir buluşmadayız. Bölgemiz bir ateş çemberine dönüşmüş durumda. Bölgemizin Amerika ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan masum sivillere hedef almaktan çekinmeyen müdahalelerine maruz bırakılmasını reddediyoruz. Bu anlayışla komşumuz İran’a yapılan saldırıya karşı çıkıyoruz. Mevcut krizin bir an evvel diplomasi masasına dönülmesini ve uzlaşıyı esas alan bir yaklaşımla çözülmesini savunuyoruz. Bölgemizin huzuru ve güvenliği ülkemiz için hayati öneme sahiptir" diye konuştu. "Türkiye’nin liderlik etmesi şarttır" Bölgede yaşanan sıcak çatışmaların yeni bir boyuta geçmeden Türkiye’nin arabuluculuk rolüne girmesi gerektiğini ifade eden Özel, "Amerika ve İsrail’in; Filistin, Venezuela, Suriye, Grönland ve İran örneklerinde olduğu gibi istediği her ülkeye müdahale edebileceği, kuvvet kullanarak rejim değiştirebileceği ve toprak elde edebileceği bir sistem kurmaya çalıştıklarını görmek durumundayız. Biz, uluslararası toplumun kayıtsızlığından cesaret alan ve bu pervasızlığa karşı devletlerin egemenlik haklarına saygılı, hukuka ve etiğe dayalı uluslararası düzeni savunmaya devam edeceğiz. Türkiye’nin bu konuda ciddi tutum alması, hem ülkemizin güvenliğini sağlamak hem de dünyanın benzer ülkelerinde bu hassasiyetlerin gelişmesine liderlik etmesi için şarttır. İran’daki rejimin baskıcı ve insan haklarını yok sayan politikalarını tasvir etmemekle birlikte, İran’ın ve bölgemizin geleceğine karar verecek olanların sadece ve sadece burada yaşayanlar olduğunu hatırlatmak ve bunun için mücadele etmek; siyasi, ahlaki ve vicdani sorumluluğumuzdur" şeklinde konuştu. "Aday ofisimizi, liyakatli kadrolarla donattık" Aylardır yürütülen çalışmalarla birlikte Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi kadrolarını oluşturduklarının altını çizen Özel, "Aday ofisimizi liyakatli kadrolarla donattık. Ofisimiz 18 aydır, yürütme kurulumuz ise 3 aydır parti programımızı, hükümet programına dönüştürmek için yoğun bir mesai harcıyor. Bugün 18 Politika Kurulu Başkanımız, Koordinasyon Kurulu üyelerimiz, Politika Kurulu üyelerimizden oluşan güçlü kadrolarımızla huzurunuzdayız. Aylardır yürütülen çalışmaların ilk çıktıları olarak Türkiye’yi yönetme vizyonumuzu yansıtan somut adımları, milletimizle paylaşmak üzere bir aradayız. Demokrasi sadece sandıktan ibaret değildir. Asıl mesele seçildikten sonra gücün nasıl kullanıldığı ve nasıl denetlendiğidir. Kalıcı istikrar; güçlü bir meclis, bağımsız kurumlar ve dokunulmaz haklar üzerine inşa edilir" ifadelerine yer verdi. Programda tutuklu yargılanan eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun videolu mesajı yayımlanırken, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) tanıtım filmi de gösterildi. Ekrem İmamoğlu’nun eşi Dilek İmamoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, partililer ve CHP’li milletvekilleri katılım sağladığı program hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.