Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Fetö

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Fetö haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fetö haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü" Haber

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü"

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, "Üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşa çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz" dedi. 13'üncü Uluslararası Bediüzzaman Sempozyumu, "Küresel Krizlere Kur'ani Çözümler" temasıyla 4-6 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da düzenleniyor. Atatürk Kültür Merkezi'ndeki sempozyumun açılış programına Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın yanı sıra İstanbul Valisi Davut Gül, Suriye Evkaf Bakanı Dr. Muhammed Ebulhayr Şükrü, Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Safi Arpaguş ve İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ile davetliler ve çok sayıda kişi katıldı. "Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız; ikisini bir arada yapacağız" Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacaklarını hem de haklı olacaklarını ifade ederek, "Gazze'de çocuklar İsrail'in barbarca saldırıları altında hayatını kaybediyor; siviller en temel gıdalardan, ihtiyaçlardan mahrum bırakılıyor. Soykırım karşısında sergilenen vurdumduymazlık ve sessizlik uluslararası sistemin içine düştüğü krizi bütün açıklığıyla, netliğiyle ortaya koyuyor. Kur'an-ı Kerim'in ‘Emrolunduğun gibi dosdoğru ol’ ilkesi ve adalet anlayışı ise faili veya muhatabı kim olursa olsun her türlü zulme ve haksızlığa karşı eğilmeden, bükülmeden bir duruş sergileme sorumluluğunu hepimize hatırlatıyor. Zira insan hayatı ve onuru konjonktüre veya güç odaklarının sığ siyasi hesaplarına göre değişemeyecek kadar mukaddestir. Türkiye Cumhuriyeti olarak ve İslam dünyası olarak hem güçlü olacağız hem de haklı olacağız; ikisini bir arada yapacağız. Hakkımızı ve hukukumuzu sonuna kadar koruyacağız, mazlumun elinden kararlılıkla tutacağız ve adalet talebimizi karşılıksız bırakmayacak bir güce sahip olmak için ekonomimizi, milli savunmamızı, bilim ve teknoloji kapasitemizi aralıksız geliştireceğiz. Cumhurbaşkanımızın gönüllerde maşeri bir karşılık bulan ‘Dünya 5'ten büyüktür’ çağrısıyla daha adil bir uluslararası düzen hepimizin ortak arayışıdır. Bu onurlu mücadelede Cumhurbaşkanımızın çağrısını yaptığı İnsanlık İttifakı, zulme karşı çıkan bütün küresel kesimleri, inanç ve millet ayrımı gözetmeden ortak bir ahlaki sorumlulukta birleştirmeyi hedefliyor" dedi. "Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir" Suriye'nin istikrarı ve refahının tüm bölgenin istikrarı ve refahı demek olduğunu söyleyen Yılmaz, "Gazze'de yükselen adalet çağrısının dünyanın farklı ülkelerinde karşılık bulması, bu ortak vicdanın hala diri olduğunu göstermektedir. Ben buradan nerede olursa olsun Avrupa'dan Latin Amerika'ya, Asya'ya Gazze'deki zulme karşı çıkan, sokağa çıkıp bunu protesto eden, üniversitesinde protesto eden, bu zulme sessiz kalmayan tüm insan kardeşlerimize selamlarımı iletiyorum, saygılarımı iletiyorum. Türkiye olarak Filistin halkının meşru haklarını savunmak, zulmü durdurmak ve kalıcı barışı sağlamak için yoğun bir diplomatik mücadele yürütüyoruz. Suriye'de barışın ve istikrarın tesisi için yürüttüğümüz kararlı mücadele ile kardeşlerimizin kendi topraklarında huzur içinde yaşayabilecekleri şartların oluşmasına önemli katkılar sağladık ve sağlamaya devam edeceğiz. Suriye'nin istikrarı ve refahı tüm bölgenin istikrarı ve refahı demektir. Buna yürekten inanıyoruz. Bunu bozmaya çalışanlara karşı Suriye ile gönül gönüle, omuz omuza mücadeleye devam edeceğiz" diye konuştu. "FETÖ dediğimiz yapılanma insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdü" FETÖ yapılanmasının insanların aklına ipotek koyup onları adeta makineye dönüştürdüğüne değinen Yılmaz, "Ailenin korunması, gençlerin insani değerlerle geleceğe hazırlanması, alkol, kumar gibi bağımlılıkların yanı sıra çağımızın yeni bağımlılık türleriyle de mücadele edilmesi yine gündemimizde olması gereken konular arasındadır. Bizler de maarif modelimiz ile gençlerimizin bilim ve teknolojide yetkinleşmesini desteklerken bu birikimi insanlığın hayrına kullanmalarını sağlayacak ahlaki bilinci de güçlendiriyoruz. İlim bizim medeniyetimizin merkezi kavramıdır, ancak biz ilimle birlikte elbette bunun hayata geçirilmesini, salih amellere vesile olmasını görüyoruz. Yapay zekayı, yapay zekayla birlikte diğer teknolojileri mutlaka ahlakla, merhametle, insan odaklı bir anlayışla ele almak durumundayız. İlmi vurgularken insanın akletmesini ve seçme hakkını da burada vurgulamak istiyorum. Maalesef üstat Bediüzzaman'ın ismini kullanarak, onun eserlerini de belli bir oranda istismar ederek ülkemizde kargaşa çıkaran bir yapı ile karşı karşıya kaldık, FETÖ dediğimiz yapılanmayla, terör yapılanmasıyla. Vitrini gayet süslü ama arka planında uluslararası güç odaklarına hizmet eden istihbarat yapılarının aracına dönüşen bir yapıdan bahsediyoruz. Diğer taraftan mensuplarını özgür olmaktan çıkarıp kendine kul köle eden hiyerarşik düzenden bahsediyoruz. Cenabı Allah bizleri fert fert yaratmış. Her birimize defalarca Kur'an-ı Kerim'de akledin demiş. Bakın, düşünün, akledin demiş. FETÖ dediğimiz yapılanma ise insanların aklına ipotek koyup onları birer adeta makineye dönüştürdü. Bu tecrübeden de, bizim yaşadığımız bu tecrübeden de tüm kardeş ülkelerin, dost ülkelerin de faydalanmasını bekleriz. Başka isimler altında da bunlar çıkabilir. Bunlara karşı çok dikkatli olmamız lazım. Şunu bilmemiz lazım, Müslüman insan Cenabı Allah'tan başka hiç kimsenin kulu kölesi olmamıştır, olamaz" şeklinde konuştu. "Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz" Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istediklerini ifade eden Yılmaz, "Terörü kalıcı bir şekilde ülkemizin gündeminden çıkarmak istiyoruz. Bölgemizin gündeminden de çıkarmak istiyoruz. Uzun bir zamandır bölgemizde emperyalist güçler, güç odakları bu bölgede yaşayan insanları birbiriyle çatıştırıp onlar kavga ederken bölgenin kaynaklarını sömürüyorlar. Biz diyoruz ki Türkiye Cumhuriyeti olarak, kardeşleriniz olarak bu çekişmeleri bir tarafa bırakmalıyız, etnik kavgaları, mezhebi kavgaları bir kenara bırakmalıyız, birlik içinde olmalıyız, terörün konuşulmadığı bir bölge oluşturmalıyız ve artık kaynaklarımızı başkaları gelip sömürmemeli, bu kaynaklar bu bölgedeki insanlar tarafından kullanılmalı. Suriye'nin kaynakları Suriyeliler için kullanılmalı, Irak'ın kaynakları Iraklılar için kullanılmalı, Libya'nın kaynakları Libyalı kardeşlerimiz için kullanılmalı. Bunu başarmak zorundayız. Bizi birbirimize düşürüp kaynaklarımızı sömüren emperyalist odaklara vereceğimiz en güzel cevap birliğimizi, kardeşliğimizi güçlendirmek, ihtilaflarımızı bir tarafa bırakıp güç birliğiyle bu oyunu bozmaktır. Türkiye içinde de bölgemizde de bunu yapmaya kararlıyız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge dediğimiz, Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle, Farsıyla, hangi mezhepten, meşrepten olursa olsun Müslümanıyla, gayrimüslimiyle bu toprakların insanlarını bir araya getirmek, buluşturmak ve geleceği çok daha güçlü bir birlik zemininde inşa etmektir. Sahip olduğumuz insan kaynağını ilmi birikim ve ekonomik potansiyelde değerlendirerek Türkiye Yüzyılı'nı ve bölgemizin, gönül coğrafyamızın yüzyılını hep birlikte inşa edeceğiz inşallah. Bediüzzaman Said Nursi bu ülkenin, bu toprakların insanıydı. Emperyalistlere karşı mücadele etti, bu topraklarda mücadelesini sürdürdü. Birileri gibi başka ülkelere kaçıp oradan bu ülkeyi karıştırmaya çalışmadı" diyerek konuştu.

MHK soruşturmasında Eren Acar’ın ifadesi ortaya çıktı: "İstedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler" Haber

MHK soruşturmasında Eren Acar’ın ifadesi ortaya çıktı: "İstedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler"

MHK soruşturması kapsamında TFF Merkez Hakem Kurulunda 2018-2025 yılları arasında görev yapan Eren Acar’ın ifadesi ortaya çıktı. Acar, görev yaptığı dönemde hakem atamaları, hakem ve gözlemci sınavları ile klasman belirleme süreçlerinde yaşandığını öne sürdüğü usulsüzlükler hakkında bilgi verdi. Eren Acar, ifadesinde 2018 yılından itibaren TFF Merkez Hakem Kurulunda çalıştığını, 31 Temmuz 2025 tarihinde TFF tarafından görevine son verildiğini belirterek, "Tüm hakem organizasyon eğitimleri, hakem sınav organizasyonları, hakemlerin terfi ve tenzil işlemleri, aday hakem kursları, VAR hakem atama süreçleri, birebir ve toplu olarak online eğitimler gibi tüm süreçlerde görev aldım. Ben hakem işleri uzmanı olarak yukarıda belirttiğim hakem atamalarının tüm aşamalarında yer aldım" dedi. "Sınav kağıtları ve sınav notlarıyla istedikleri hakemleri bir üst klasmana çıkarmak için oynandığını biliyorum" Acar, Ali Tuna ile yaptığı görüşmeye ilişkin, "Ali Tuna bana başından geçen süreci anlattı. Anlaşmış olduğu süreçte de kendisinin saklandığını, belli bir süre sahalardan uzak kaldığını, uzun süreli mazeret dönüş sınavına girdiğini, ancak bu sınavdan başarısız olduğunu, kendisinin sınav kağıdını istediğini, kendisine gönderilen sınav kağıdının kendisine üzerindeki yazı karakterlerinden dolayı ait olmadığını, sınav kağıdını imzalatmadıklarını, yapılan bu haksızlıklardan ve baskılardan dolayı istemeyerek de olsa istifa ettiğini söyledi" ifadelerini kullandı. Acar, kendi görev yaptığı dönemde sınav uygulamalarına ilişkin ise, "Çalıştığım dönemde yapılan sınavlarda sınava girecek hakemin, yapılan sınav sonrası kağıdını imzalattığımızı; bunun dışında 2025 Haziran ayında yapılan hakem ve gözlemci terfi sınavlarında sınav kağıtları ve sınav notlarıyla istedikleri hakemleri bir üst klasmana çıkarmak için oynandığını biliyorum. Ancak şu an kimin sınav kağıtlarına müdahale edildiğini tam olarak bilmiyorum. Bunun tespiti de sınav kağıtlarının tekrar okunması ve sisteme girilen notların karşılaştırılması sonucunda ortaya çıkacaktır" ifadelerini kullandı. "İstedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler" MHK’deki usulsüzlüklerin ortaya çıkması amacıyla ifade verdiğini belirten Acar, "Yukarıda da belirttiğim gibi istedikleri hakemi, istedikleri notu verip klasmanlarını belirlemektedirler. İstemedikleri hakemi de çeşitli nedenler sunarak, sınavda düşük not verme, hakemin almış olduğu not ile sisteme girilen notun farklı olması gibi, klasman düşürme veya görev vermeme yoluna gidilmektedir" dedi. Acar, Ali Tuna’nın kendisine anlattığı hususlara ilişkin, "Kendisine yapılan uygulamanın olabileceğini, çalıştığım dönemden de bazı olaylara şahit olduğumu da kendisine söyledim" ifadelerini kullandı. "Maçlara az bir süre kala kendi belirlediği hakem atamalarını değiştirirdi" Hakem atamalarına ilişkin de beyanda bulunan Acar, "Haftalık hakemler MHK tarafından belirlenirdi. Belirlenen isimleri MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu belirlerdi. Ancak maçlara az bir süre kala kendi belirlediği hakem atamalarını değiştirirdi. Normal şartlarda kendi atadığı bir hakemi maçlara az bir süre kala değiştirmesi hayatın olağan akışına uygun değildir, muhtemelen tam olarak bilmiyorum, şahit olmadım ancak hakem atamalarını müdahale edildikten sonra görevlendirmeleri değiştirmektedir" ifadelerini kullandı. Söz konusu iddiaların HTS kayıtlarının incelenmesiyle ortaya çıkabileceğini belirten Acar, "Bununla ilgili HTS kayıtları incelendiğinde belirttiğim hususların doğruluğunun anlaşılacağını düşünüyorum" dedi. "Hakemlere HTS kayıtlarının elinde olduğunu belirterek baskı uygulamaktadır" Acar, Ferhat Gündoğdu’nun iletişim yöntemine ilişkin, "Ferhat Gündoğdu genelde FaceTime üzerinden görüşmelerini gerçekleştirmektedir" dedi. Acar ayrıca, "Hakemlere de HTS kayıtlarının elinde olduğunu, kimlerle görüştüklerini bildiğini belirterek aktif hakemlere baskı uygulamaktadır. Bununla ilgili aktif hakemlerin ifadeleri alınması halinde benim dediklerimi destekleyecektir" ifadelerini kullandı. Acar, Ferhat Gündoğdu’nun geçmişine ilişkin bazı bilgileri sosyal medyadan gördüğünü belirterek, "Ferhat Gündoğdu’nun daha önceleri FETÖ’den işlem gören Metin İyidil'in emir subayı olduğunu da sosyal medyadan gördüğümden dolayı biliyorum. Ayrıca Ferhat Gündoğdu’nun 15 Temmuz darbe girişiminden bir yıl öncesine kadar emekli olduğu bilgisini sosyal medyadan öğrendim" dedi. "Beni TFF’den bilgi sızdırmak gibi uydurma bir suçtan çıkarttıkları için mahkemeye başvurdum" Acar, TFF’deki görevinden ayrılmasına ilişkin ise, "Ben 2018 yılından 2025 yılına kadar TFF’nin hakem kurulunda güvenilir bir şekilde çalıştım. Birçok MHK başkanıyla da çalıştım. Çalıştığım dönemde de hiçbir sıkıntı yaşamadım. Beni TFF’den bilgi sızdırmak gibi uydurma bir suçtan çıkarttıkları için de mahkemeye başvurdum. Mahkemem halen devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Acar, ifadesinin sonunda MHK soruşturması kapsamında bildiklerinin bunlardan ibaret olduğunu belirterek, "Bununla ilgili aktif hakemlerin ifadeleri alınması halinde benim dediklerimi destekleyecektir" ifadelerini kullandı.

İzmir’de FETÖ’nün güncel yapılanmasına finansman operasyonu: 21 gözaltı Haber

İzmir’de FETÖ’nün güncel yapılanmasına finansman operasyonu: 21 gözaltı

İzmir’de, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) güncel yapılanmasına yönelik MİT ve jandarma ekiplerince düzenlenen şafak operasyonunda, örgüte fon sağladığı tespit edilen 21 şüpheli gözaltına alındı. Operasyonda çok miktarda döviz, Türk Lirası ve altın ele geçirildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde; Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Bölge Başkanlığı ve İzmir İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri, FETÖ/PDY’nin İzmir’deki güncel yapılanmasının deşifre edilmesine yönelik ortak bir çalışma yürüttü. Çalışmalar kapsamında, ’6415 Sayılı Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet’ ve ’Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma’ suçlarını işledikleri, örgüte aidiyetin devamını sağlamak amacıyla fon toplayıp sağladıkları tespit edilen 27 şüpheli belirlendi. Şafak vakti eş zamanlı baskın Şüphelilerin yakalanması amacıyla bugün saat 06.00’da belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen baskınlarda 21 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alınırken, 1 şüphelinin cezaevinde olduğu tespit edildi. Firari konumdaki 5 şüpheliyi yakalama çalışmalarının ise sürdüğü bildirildi. Evlerinden döviz ve altın çıktı Gözaltına alınan şüphelilerin ikametlerinde yapılan aramalarda, örgütün finansmanında kullanıldığı değerlendirilen 192 bin TL, 2 bin 582 ABD Doları, 4 bin 50 euro ve 20 sterlin nakit para ile 8 çeyrek altın, 6 ata altını ve 1 yarım altına el konuldu. Gözaltına alınan 21 şüphelinin jandarmadaki adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.