Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Fazla Mesai

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Fazla Mesai haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fazla Mesai haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

24 saat çalışanlara kötü haber Haber

24 saat çalışanlara kötü haber

Özellikle sağlık kuruluşlarında uygulanan 24 saatlik vardiyaya yönelik Yargıtay’dan emsal nitelikte bir karar çıktı. 24 saatlik vardiya sisteminde çalışanın fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği kabul edileceğine dikkat çeken Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, 24 saatlik bir zaman diliminde işçinin uyku ve zorunlu ihtiyaçlarını karşılayacağı varsayıldığından, azami fiili çalışma süresinin 14 saat olacağına hükmetti. Özel bir hastanede ambulans şoförü olarak çalışan genç, fazla mesai ücretinin ödenmediği gerekçesiyle istifa etti. İş Mahkemesinin yolunu tutan mağdur şoför, kıdem tazminatı, ücret ve prim, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı şirket, davacı işçiye iş sözleşmesinin devamı sırasında meydana gelen trafik kazalarında tam kusurlu olması sebebiyle ihtarname çekildiğini, davacının mazeretsiz olarak işe gelmemesi nedeniyle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini iddia etti. Özel hastane ve ambulans şirketinin alacaktan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarına dikkat çeken İş Mahkemesi, davacı işçinin ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunması sebebiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği ve kıdem tazminatının hüküm altına alınması gerektiğine hükmetti. Tanık beyanları ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığının, davalı işyerinde fazla çalışma yapıldığının ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verildi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), davacının 24 saat çalışma 24 saat dinlenme esasına göre çalıştığı, sağlık sektöründe çalışması ve tanıkların her an acil bir iş gelebildiği için belirli bir mola saatlerinin olmadığını beyan etmesi karşısında davacının uyku ihtiyacını gideremediğinin kabulü ile hesaplama yapılmasında hata bulunmadığına hükmetti. Davacının 28 gün yıllık izin kullandığı, bu nedenle yıllık izin ücretinin yeniden hesaplanması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne karar verildi. Karar temyiz edilince devreye giren Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, emsal bir karara imza attı. Davacının davalı işyerinde 24 saatlik vardiyada çalıştığı hatırlatılan kararda şöyle denildi: ‘’Davacının uyuma imkanının bulunmaması sebebiyle mahkemece günlük 4 saat ara dinlenmesinin düşülmesi ile günlük 20 saat çalışma yaptığının kabulü ile hüküm kurulmuştur. Davacının özel hastanede çalışan ambulans şoförü olduğu, yapılan işte dikkate alındığında uyku ve diğer zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabileceği anlaşılmaktadır. Çalışma süresinin 24 saat olması durumunda işçinin fiilen en fazla 14 saat çalışabileceği Dairemizin yerleşik uygulaması gereği kabul edilmektedir. Bu durumda işçinin çalıştığı günlerde günlük 11 saati aşan 3 saatlik çalışması fazla çalışma sayılarak sonuca gidilmelidir. Dosya içerisinde davacıya ait ücret bordroları bulunmaktadır. Bu bordroların Mahkemece değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. Bu hâlde mahkemece fazla çalışma ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti yönünden davalı tarafça sunulan ücret bordroları incelenmeksizin hüküm kurulması hatalı olmuştur. Davacının yıllık izinde olduğu günlerin fazla çalışma ücreti hesabından dışlanması gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi de hatalıdır. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına oy birliği ile bozulmasına oy birliği ile karar verilmiştir.’’

Deniz Demir, market çalışanlarının ağır koşullarını Meclis'e taşıdı Haber

Deniz Demir, market çalışanlarının ağır koşullarını Meclis'e taşıdı

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Ankara Milletvekili Deniz Demir, zincir market çalışanlarının yaşadığı ağır çalışma koşullarını Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) gündemine taşıdı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yazılı soru önergesi veren Demir; kasada oturma yasağı, yetersiz personel istihdamı, ödenmeyen fazla mesailer ve aşırı iş yükü iddialarını Meclis'e taşıdı. Zincir marketlerde kasa çalışanlarının uzun süre ayakta çalışmaya zorlandığını belirten Deniz Demir, bu uygulamanın çalışan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Uygulamanın keyfi olduğunu vurgulayan Demir, şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir çalışanın işini aksatmadan görevini yerine getirebilmesi mümkünken, neden saatlerce ayakta durmaya zorlandığını sorgulamak zorundayız. Çalışanın sağlığı ve insan onuruna uygun çalışma koşulları, marketin satış politikasından daha önemsiz değildir. Bu insan onuruna aykırı, çalışana dinlenme hakkı bile tanımayan sistemi Bakanlık denetlemiyor mu?" Personel Eksikliği ve Çoklu Görev Yükü Çalışanların yalnızca kasa göreviyle sınırlı kalmadığını; aynı anda raf düzenleme, ürün taşıma, depo, temizlik gibi birçok farklı işi yapmak zorunda bırakıldığını belirten Demir, şunları kaydetti: Bir şubenin ihtiyacı olan personelin çalıştırılmayarak tüm iş yükünün mevcut çalışanların üzerine yıkılması kabul edilemez. Çalışanların kasa, raf, depo ve temizlik gibi birden fazla işi yapmaya zorlanmasına rağmen, fazla mesai ücretlerinin ya hiç ödenmediği ya da eksik ödendiği yönünde ciddi ihlaller bulunmaktadır. CHP'li Deniz Demir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması istemiyle şu soruları yöneltti: Türkiye genelindeki zincir marketlerde çalışanların kasada oturmasının yasaklanmasına ilişkin Bakanlığa ulaşan şikayetler var mıdır? Oturmayı ve ara molaları engelleyen durumlara karşı bir mevzuat bulunmakta mıdır?Uzun süre ayakta çalışmanın iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirmesi yapılmış mıdır? Dinlenme sürelerinin fiilen kullandırılıp kullandırılmadığı denetlenmekte midir?İşçilerin fazla mesai ücretlerinin kontrolü yapılmakta mıdır? Son beş yılda zincir marketlere yönelik denetim sayısı kaçtır ve kaç ihlal tespit edilmiştir?Çalışanların birden fazla işi yapmak zorunda bırakılmasının yarattığı İSG risklerine ilişkin Bakanlığın bir değerlendirmesi var mıdır?Personel yetersizliği iddialarına karşı sektörel bir inceleme veya kapsamlı denetim yapılması planlanmakta mıdır?

Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren emsal haftalık tatil kararı Haber

Yargıtay’dan milyonları ilgilendiren emsal haftalık tatil kararı

Milyonlarca özel sektör çalışanını ilgilendiren bir karara imza atan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, hafta tatilinde yapılan 7,5 saatlik çalışmanın hem hafta tatili ücreti hem de fazla çalışma ücreti hesabına dâhil edilmesini mükerrer ödeme saydı. Kararla birlikte haftalık tatilde çalışan işçi, sadece günlük yevmiyesini alabilecek, fazla mesai alamayacak. Haksız şekilde işten çıkarıldığını öne süren kaynak ustası İş Mahkemesi’nin yolunu tuttu. İş sözleşmesinin işveren tarafından eylemli ve sözlü olarak feshedildiğini, devamsızlık yapılması hâlinde işçiye mazereti olup olmadığı sorulmadan sözleşmesinin feshedilmesinin Yargıtay uygulamalarına aykırı olduğunu, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesinin gerektiğini dile getirdi. Çalıştığı süre boyunca yıllık ücretli izinlerini kullanmadığını, ücretinin de ödenmediğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle derhal feshedildiğini, davacı işçinin fazla çalışmasının olmadığını, yıllık ücretli izinlerini kullandığını savunarak davanın reddini istedi. İş Mahkemesi, işveren tarafından haksız fesih yapıldığı kabul edilerek kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne, çalışma ve dinlenme sürelerine dair taleplere hak kazanıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verdi. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi (BAM), ilk derece mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verdi. Davalı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Davacının hafta tatili ücreti alacağı ayrıca talep edilip Mahkemece bu talep hüküm altına alındığının vurgulandığı kararda; ‘’ Haftanın yedi günü çalışmanın kabul edilmesi hâlinde hafta tatiline denk gelen günlerin yedi buçuk saatinin hafta tatili olarak hüküm altına alındığı göz önünde bulundurulmamıştır. Mükerrer ödemeye sebep olacak şekilde aynı çalışma için hem hafta tatili hem de fazla çalışma alacağının hüküm altına alınması doğru değildir. Bu sebeple çalışılan hafta tatili gününe denk gelen günde yedi buçuk saatlik çalışmanın fazla çalışma hesabından dışlanarak sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir’’ denildi.

Uzmanı uyardı: Bahşişi SGK’ya bildirmeyenin asgari ücret desteği yanabilir Haber

Uzmanı uyardı: Bahşişi SGK’ya bildirmeyenin asgari ücret desteği yanabilir

Sosyal Güvenlik Başuzmanı İsa Karakaş, düzenli bahşişlerin SGK’ya bildirilmemesi halinde işverenlerin idari para cezasıyla karşılaşabileceği ve asgari ücret desteğini kaybedebileceği uyarısında bulundu. Yargıtay’ın düzenli ve süreklilik arz eden bahşiş ödemelerini ücret kapsamında değerlendiren kararı; özellikle restoran, kafe, otel ve turizm sektöründe çalışan işçilerin kıdem tazminatı ve fazla mesai hesaplarını doğrudan etkiliyor. Buna göre, sürekli bahşiş alan işçinin bu gelirinin somut olayın şartlarına göre ücretin bir parçası olarak değerlendirilmesi ve kıdem tazminatı hesabında dikkate alınması mümkün olurken, fazla mesai hesabında garanti ücret ile bahşiş kısmı farklı katsayılarla hesaplanıyor. İşverenler açısından ise düzenli bahşiş ödemelerinin kayıt altına alınması ve sosyal güvenlik bildirimlerinin doğru yapılması önem taşıyor. Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında, bahşiş veya yüzde usulüyle çalışan işçilerin fazla çalışma ücretinde yalnızca zamlı kısmın hesaplanması gerektiği belirtiliyor. Bu kapsamda garanti ücretin fazla mesai hesabındaki karşılığı 1,5 katsayısıyla, bahşiş kısmı ise 0,5 katsayısıyla değerlendiriliyor. Düzenli bahşişin ücretin bir parçası olarak kabul edilmesi, işçinin iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kıdem tazminatı hesabını da etkileyebiliyor. Ancak bunun için bahşişin süreklilik arz etmesi ve ücret sisteminin bir unsuru olduğunun somut olayda ortaya konulması gerekiyor. "Bahşişler ücret niteliğinde olup kıdem tazminatına sayılacak" Konu üzerine değerlendirmelerde bulunan Sosyal Güvenlik Başuzmanı ve Türkiye Gazetesi Yazarı İsa Karakaş, Yargıtay kararının hizmet sektörünü etkilediğinin altını çizerek, "Mezkur olayda yerel mahkemenin yapmış olduğu değerlendirmede kıdem tazminatının hesabında bahşişlere yer verilmedi. Bu kararı Yargıtay bozdu ve işçilere devamlı olarak ödenen bahşişlerin de aynen ücret gibi tazminat hesabında esas alınması gerektiğine hükmetti" diye konuştu. "Bahşişleri SGK’ya bildirilmeyen işletmelere 66 bin lira ceza" Karakaş, bahşişlerin SGK’ya bildirilmemesi halinde işverenlerin ve çalışanların karşılaşabileceği sorunlara değinerek şu ifadelere yer verdi: "Bahşişin SGK’ya bildirilmemesi halinde hem idari para cezası hem de asgari ücret desteği gibi teşviklerden mahrumiyet söz konusu olacak. Çünkü Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin kararlarına baktığımız zaman, işçilere ödenen bahşişlerin SGK priminden istisna olmadığını ve dolayısıyla primlerin hesabına dahil edilmesi gerektiğini anlıyoruz. Sigorta primine esas kazançlar hesaplanırken bahşişlerin de dahil edilerek SGK’ya bildirilmesi gerekiyor. SGK’ya bildirilmezse ne olur? Örneğin 3 bin 400 lira tutarında bir bahşiş SGK’ya bildirilmediği takdirde, iş yerinde kaç işçi olursa olsun işletmenin faydalanmış olduğu asgari ücret desteğinin tamamını SGK iptal eder. Ödemiş olduğu asgari ücret desteğini de faiziyle birlikte geri alır. Ayrıca bahşiş kaç ay boyunca SGK’ya bildirilmemişse, her bir ay için 66 bin lirayı aşkın idari para cezası uygulanır. Kayıt teftişi de yapılırsa bu cezalar katbekat artacaktır. Özetle, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin vermiş olduğu karar işçilerin alacaklarıyla ve tazminatların hesabıyla ilgilidir. Bundan böyle eğer işçilere bahşiş ödeniyorsa ve bu devamlı nitelikteyse; örneğin lokantalarda, kafelerde, otellerde ve restoranlarda bahşişler işveren tarafından toplanıp işçilere dağıtıldığında, bunun aynı zamanda SGK’ya bildirilmesi tabii ki işverenlerin lehine olacaktır." "Fazla mesai hesabında bahşişler 1,5 olarak değil 0,5 ile çarpılarak hesaplanacak" Karakaş, düzenli olarak ödenen bahşişlerin kıdem tazminatı hesabında esas alınması gerektiğini belirterek, fazla mesai hesabında garanti ücret ile bahşiş için farklı katsayı uygulanacağını ifade etti. Karakaş, "Yargıtay 9. Hukuk Dairesi tarafından bahşişler; asıl maaş, yani garanti maaş gibi ücret sayıldığından devamlı olarak ödenen bahşişlerin de kıdem tazminatı hesabında esas alınması gerekmektedir. Yine mezkur karara göre, fazla mesai hesaplanırken normal ücretin yani maaşın 1,5 katının esas alınmasına hükmedilirken; bahşişle ilgili kısımda 1,5 katı değil, 0,5 ile çarpılarak daha hakkaniyetli bir karar verilmiştir" şeklinde konuştu. "İşçilerin bahşişleri maaşa dahil edildiğinden emeklilik maaşları yükselecek" Düzenli bahşişlerin ücret olarak kayıt altına alınmasının, hem işverenlerin karşılaşabileceği yaptırımların önüne geçilmesi hem de çalışanların sosyal güvenlik haklarının korunması açısından önem taşıdığının altını çizen Karakaş, "Bu kararla birlikte uygulamada bahşişlerin ücret sayılmayarak ücret bazlı kayıt dışılığın önüne geçilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca işverenlerin bahşişleri SGK’ya bildirmemesi halinde bahsettiğimiz yüklü miktarda idari para cezaları ve teşviklerden mahrumiyet söz konusu olacağından, işverenlerin bunları bildirmesi lehlerine olacaktır. Bu bildirimle birlikte işçilerin bahşişleri de maaşa dahil edilip SGK’ya bildirilmiş olacağından, bu durum işçilerin emeklilikte maaşlarının da yükselmesini sağlayacaktır. Bu anlamda tekrar ifade etmek gerekirse, bu bir dönüm noktasıdır. Dolayısıyla artık bahşiş ne lütuf ne hediye ne de bir yardımdır. Doğrudan doğruya bir ücrettir, bir maaştır diyebiliriz" değerlendirmesinde bulundu. "İşveren işçi ile sadece bahşişle anlaşmışsa ve bahşiş asgari ücretin altında kalırsa, asgari ücrete tamamlayacak" Karakaş, bahşiş sistemiyle çalışan işçilerin ücretlerinin asgari ücretin altında kalamayacağını ve düzenli bahşişlerin SGK bildirimlerinde dikkate alınması gerektiğini vurgulayarak, şunları söyledi: "Eğer işveren işçiyle sadece bahşiş üzerinden anlaşmışsa ve bu tutar asgari ücretin altında kalırsa, işverenin bunu asgari ücrete tamamlayarak SGK’ya bildirmesi gerekecektir. Bunun da altını çizmekte fayda var. Yargıtay’ın bu kararıyla birlikte bahşişin kıdem tazminatına dahil edilmesi ve fazla mesaiyle ilgili hesabı netlik kazanmıştır. Bunun için herhangi bir yasal düzenlemeye elbette ki gerek yoktur. Yine bahşişlerin SGK’ya bildirilmesiyle ilgili yasal bir açıklık bulunmaktadır. Zira SGK’nın uygulama kanunu olan 5510 sayılı yasada SGK primine dahil edilmeyen ödemeler tek tek sayılmıştır. Bahşiş istisna sayılmadığından elbette ki SGK primine tabi olacaktır. Bu bağlamda, işverenlerin her ay işçilere verilen bahşişleri toplayıp işçilerin payına düşen kısmını ücretlerine ekleyerek SGK’ya bildirmeleri gerekmektedir."

Yargıtay’dan tır şoförlerine mesai sürprizi Haber

Yargıtay’dan tır şoförlerine mesai sürprizi

Gerek yurt içi gerekse yurt dışında saatlerce direksiyon sallayan tır şoförlerinin fazla mesaisi tartışmaları Yargıtay’ın son kararıyla yeni bir boyut kazandı. Tır şoförlerinin salt tanık beyanlarına dayanarak fazla çalışma ücreti talep etmesinin mümkün olmadığına dikkat çeken yüksek mahkeme; yolculuk sırasında onlara refakat etmeyen üçüncü kişilerin, şoförün günlük çalışma düzeni hakkında görgüye veya bilgiye dayalı tanıklık yapamayacağına hükmetti. Kararla birlikte, tek başına yolculuk yapan tır şoförü fazla mesai alamayacak. Ücret alacaklarının ödenmediği gerekçesiyle çalıştığı şirketten istifa eden tır şoförü M.A.D., kıdem tazminatı ve diğer alacakları için İş Mahkemesi’nde dava açtı. Davalı nezdinde yurt içi ve yurt dışı tır şoförü olarak çalıştığını, ücretinin asgari ücret + sefer başına prim şeklinde belirlendiğini, günlük asgari 12-13 saat araç kullandığını, hafta tatilleri ile ulusal bayram ve genel tatillerin büyük bir çoğunluğunda çalışmaya devam ettiğini öne sürdü. Söz konusu çalışmaların karşılığı ödenmediği gibi sigorta primlerinin de gerçek ücret üzerinden bildirilmediğini, bu nedenlerle iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etti. Davalı ise davanın reddini istemiştir. İş Mahkemesi, davacının ödenmeyen işçilik alacaklarının bulunması ve sigorta primlerinin asgari ücret üzerinden ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetti. Karar istinafa taşındı. Bölge Adliye Mahkemesi, fazla mesaiye yönelik sırf tanık beyanları ile karar verilmesinin hatalı olduğuna dikkat çekti. İş Mahkemesi kararı ortadan kaldırıldı. Davacı kararı temyiz edince devreye Yargıtay 9. Hukuk Dairesi girdi. Emsal kararda; uzun yol tır şoförünün çalışma düzeninin ispatında, karayolları trafik kurallarına göre azami araç kullanma süresi veya dinlenme süresinden yola çıkılarak ‘herkesçe bilinen genel bazı vakıalar’ kapsamında bir sonuca gidilmesinin yanlışlığı hatırlatıldı. Karayolları trafik kurallarının emredici nitelikteki düzenlemeler olduğu, herkes tarafından uyulması zorunlu olan azami sınırları belirlediğine işaret edilen kararda; ‘’Oysa, uzak mesafeler arasında yaklaşık yirmi gün veya bir ay araç kullanan bir şoförün gidiş ve dönüş tarihi belirli olmakla birlikte, bu süre içindeki zaman dilimini ne şekilde kullanacağı oldukça kişisel bir tercihtir. Böyle bir şoförle birlikte yolculuk yapmayan tanığın anlatımı da görgüye dayalı olmayıp sadece bir tahmine dayalıdır. Bu itibarla, tır şoförünün günlük çalışma düzeninin hiç değişmediği, örneğin şoförün sabah işyerinden ayrılıp akşam yahut gece dönüş yaptığı çalışma biçimleri hariç olmak üzere, gerek yurt içinde gerekse yurt dışında ‘uzun yol tır şoförlüğü’ yapan işçilerin çalışma düzeninin ispatında sadece görgüye dayalı tanık anlatımına itibar edilebileceği kabul edilmelidir’’ denildi. Davacının, kimi zaman uzun yol tır şoförü olarak yurt içinde ve yurt dışında çalıştığı kimi zaman da liman ile otomotiv firması arasında tır yükleme ve boşaltma işinde daha kısa mesafelerle çalıştığına vurgu yapıldı. Davacının uzun yol tır şoförü olarak çalıştığı hâllerde tek şoför olduğu sabit olduğundan görgüye dayalı bilgiye sahip bir tanığın varlığından söz etmek mümkün olmadığı dile getirildi. Takograf kayıtlarıyla da sonuca gitmenin güvenilir olmadığı belirtilen Yargıtay 9. Hukuk Dairesi kararında, ‘’Takograf kayıtları değiştirilmek suretiyle çalışmaya zorlandıklarını ifade etmiş olup söz konusu kayıtların da ilgili alacakların hesabında dikkate alınması mümkün görünmemektedir. Dolayısıyla davacı tarafça usulüne uygun şekilde ispatlanmayan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının reddi gerekirken kabulü hatalı olmuştur. Belirtmek gerekir ki, davacının aylık ücretinin tespiti yapılan işin niteliği, yerinde inceleme rapor içerikleri ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında yerinde olup davacı tarafça işverence sigorta primlerinin eksik ücret üzerinden bildirilmesi ve ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesinin feshi haklı nedene dayandığından kıdem tazminatının kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Adliye Mahkemesi’nin fazla mesai kararı yasaya aykırı olduğundan hükmün bozulmasına oy birliği ile karar verildi’’ ifadeleri yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.