Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Fatih Sultan Mehmet

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Fatih Sultan Mehmet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fatih Sultan Mehmet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sarıyer’de evlerinin önünden akan kanalizasyon suyu mahalleliyi isyan ettirdi: "Kendi başımıza belediyecilik yapmaya çalışıyoruz" Haber

Sarıyer’de evlerinin önünden akan kanalizasyon suyu mahalleliyi isyan ettirdi: "Kendi başımıza belediyecilik yapmaya çalışıyoruz"

Olay, Sarıyer Fatih Sultan Mehmet Mahallesi Güley Sokak’ta meydana geldi. İddiaya göre, son bir aydır yukarı mahalleden gelen kanalizasyon suyu Balcı ailesinin binalarının önünden akmaya başladı. Kötü koku ve çevre kirliliğine neden olan suyun aşağı mahallelere kadar ulaştığını ve sorunun uzun süredir devam ettiğini belirten mahalle sakinleri, belediye ekiplerinin defalarca kez gelmesine rağmen sorunu çözemediklerini vurgulayarak duruma isyan etti. Sorunun çözülmemesi üzerine mahalleli, akan kanalizasyon suyunun geldiği noktadan kendi imkanlarıyla borular çekerek suyun akışını yönlendirmeye çalıştı. Ancak yapılan müdahalenin ardından kanalizasyon suyunun mahalleye yayılması ve kötü kokunun artması nedeniyle sorun daha geniş bir alanda hissedilmeye başladı. "Kendi başımıza belediyecilik yapmaya çalışıyoruz" Durumu defalarca belediye yetkililerine aktarmalarına rağmen bir çözüm alamadıklarını belirten Erhan Kaplan, "Biz bir aydır burada akan lağımı kapattıramıyoruz. Muhtarımız olsun, belediyeler olsun, İSKİ olsun her yere başvuru yaptık. Bir aydır hiçbir çözüm yok. Bir aydır çocuklar sokağa çıkamıyor. Ne çocuklar sokağa çıkabiliyor ne de biz sağlımızın yerinde olduğunu hissedebiliyoruz. Sürekli bu koku ve pislik nedeniyle tehdit hissediyorum. Bunu çekmek zorunda değiliz. Hiçbir çözüm olmuyor. Galiba ortada kalmış bir kanalizasyon var. Bu kanalizasyonu bulamıyorlar, olay bize çıkıyor. Gördüğünüz gibi sağ olsunlar, Yunus amcalar buraya boru döşemişler. Borularla suyu dışarıya tahliye etmeye çalışıyoruz. Ama sokak hala pislik içerisinde. Kısacası biz kendi başımıza belediyecilik yapmaya çalışıyoruz. Sarıyer belediyesi işte burada" şeklinde konuştu. "Ben bir hafta halı yıkıyorlar sandım" Evlerinin önünden akan suyu ilk gördüğünde yukarıdaki komşularının halı yıkadığını zannettiğini söyleyen Nazmiye Balcı, her yere başvuru yapmalarına rağmen sorunlarının çözülmediğini vurgulayarak, "Buradan su çıktı. Ben bir hafta halı yıkıyorlar sandım, sesim çıkmadı. Kapılarına gittim, durumu anlattım. Biz çok zor durumdayız, lağım suyu olduğu belli artık. Geldiler baktılar, bir şey yok. İSKİ’den geldiler, baktılar. Temiz su mu, kirli su mu diye bir test yapılacağını söylediler. Onlar da geri dönüş yapmadı. Yukarıdaki mahallenin bütün lağım suyu buradan akıyor. Kayınım, beyim işte böyle evin içinden, kapıdan en azından kötü koku gitsin diye boru döşemeye karar verdiler. Her gün yıkıyoruz. İki günde bir yıkıyoruz ama yine de durulmuyor. Hiç kimse ilgilenmiyor. Sarıyer böyle bir şeyde sıfıra sıfır elde var sıfır. Ne yapacağız bilmiyorum" ifadeleri kullandı. "Kendi kendime çözüm üretmeye çalıştım" Yetkililerden çözüm alamadıklarını vurgulayan Yusuf Balcı, kendi kendisine çözüm üretmek durumunda kaldığını belirterek, "Buradaki en çok şikayetimiz pislik ve kokudur. Buradaki kokuları gidermek için ben kendi kendime çözüm yolu üretmeye çalıştım. Burayı kapatarak veya borularla buradan akan lağımı dışarıya vermeye çalışıyor. İki kere İSKİ geldi. Hortum atıyor, uğraşıyor, rögar arıyor. Rögar bulamıyorlar. Ben de yukarı mahalledeki komşulara söylüyorum, ’Bu rögarı açın, İSKİ açamıyor’ diyorum. ’Tamam, bulacağız’ diyorlar. Bir aydır o rögarı kazıp bulmuyorlar. Burada beklentim, İSKİ buraya gelip bu rögarı açmalarıdır. Mecburen, biz burada evde duramaz olduk. Ben de borularla buradaki pisliği sokağa, dışarıya veriyorum. Bu sefer de zaten sokak perişandı, mahalleli, gelen giden herkes pis kokudan şikayetçi. Artık bir tek ben değil, herkes şikayetçi olmaya başladı’’ dedi.

Kuruluştan yükselişe Bursa'nın önemi Haber

Kuruluştan yükselişe Bursa'nın önemi

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından Bursa’nın Fethi’nin 700. yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ söyleşisinde, Osmanlı Devleti’nin kuruluş ve yükseliş sürecinde Bursa’nın üstlendiği tarihi rol, akademik perspektifle ele alındı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Tayyare Kültür Merkezi'nde düzenlenen programda Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin, konuşmacı olarak yer aldı. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ile Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanı Aziz Elbas’ın da dinleyiciler arasında olduğu söyleşi, Bursalılardan yoğun ilgi gördü. ‘Kuruluşun Başkenti Bursa’ söyleşisinde, Bursa’nın fethiyle başlayan tarihi süreç ışığında şehrin Osmanlı’nın ilk payitahtı olarak şekillenmesi ve devletin kuruluş ve yükseliş dönemindeki konumu ele alındı. Bursa'nın tarihî hafızasının korunması, kuruluş dönemindeki öneminin gelecek kuşaklara aktarılması ve tarihî mirasın doğru şekilde anlaşılması konularında değerlendirmeler yapıldı. ​​​​​​​ ‘İMPARATORLUĞUN TEMELLERİ BURSA'DA YÜKSELDİ’ Bursa'nın Bizans'ın Anadolu'daki son büyük şehri olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tufan Gündüz, Bursa'nın fethinin nasıl bir tarihi öneme sahip olduğuna vurgu yaparak, “Bursa fethedildikten sonra hızlıca Türk ve Müslüman şehri oluyor. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri Bursa'da yükseliyor. Konya Selçuklu için nasıl bir anlam taşıyorsa, Rey şehri Büyük Selçuklu için nasıl bir anlam taşıyorsa, Bursa da Osmanlı Devleti için öyle bir anlam taşıyor. Burası devletin kurulduğu, imparatorluk temellerinin yükseldiği yer” ifadelerini kullandı. ERTUĞRULGAZİ'DEN BAŞLAYAN ANLAYIŞ Bursa'nın fethinin Sadece Osmanlı'nın cihan imparatorluğuna gidiş yolculuğunda bir dönüm noktası olmadığını, aynı zamanda İslam dini açısından da büyük önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Haşim Şahin ise Fatih Sultan Mehmet'in 1461 yılında Trabzon'u fethettikten sonra söylediği, “Bizim derdimiz i’la-yı kelimetullahtır” sözünü hatırlatarak, “İ’la-yı kelimetullah, yani Allah'ın hükmünü yayma anlayışı, Osmanlı Devleti'nin kuruluş döneminden itibaren Ertuğrul Gazi ile birlikte başlayan, Osmangazi, Orhangazi ve 1. Murad ile birlikte devam eden bir süreçtir” ifadelerini kullandı. Söyleşiyi takip eden vatandaşlar, akademisyenlerin Bursa’nın kuruluş dönemine ilişkin aktardığı bilgilerle kentin tarihî geçmişine dair farklı değerlendirmeleri dinleme fırsatı buldu. Programın sonunda Prof. Dr. Tufan Gündüz ve Prof. Dr. Haşim Şahin’e, katkılarından dolayı plaket takdim edildi.

Tarihi camide sıvalar aktı 550 yıllık tarih ortaya çıktı Haber

Tarihi camide sıvalar aktı 550 yıllık tarih ortaya çıktı

Bursa’da Fatih Sultan Mehmet döneminde inşa edilen tarihi Tuz Pazarı Camii’nde duvarlardaki boya ve sıvaların dökülmesiyle, 550 yıllık tarih ortaya çıktı. Erken Osmanlı dönemine ait olduğu değerlendirilen işlemelerin, caminin ilk yapıldığı 1479 yılına kadar uzanabileceği belirtilirken, 1961 yılında yapılan uygulamanın altında kalan orijinal bezemelerin yeniden ortaya çıkması hayrete düşürdü. Tarihi camideki işlemelerin 60 yıl önce sıva ve boya ile kapatılması ise skandal olarak değerlendirildi. Bursa’nın tarihi camilerinden Tuz Pazarı Camii’nde zaman içerisinde duvarlarda meydana gelen dökülmeler, yapının geçmişine ışık tutabilecek önemli detayları ortaya çıkardı. Duvar yüzeyindeki sonraki dönem uygulamalarının dökülmesiyle, altında bulunan bezeme ve nakışlar görünür hale geldi. Ortaya çıkan işlemelerin tarihinin kesin olarak belirlenmesi için Vakıflar Bölge Müdürlüğü ve Anıtlar Kurulu tarafından çalışmalar yürütülürken, tarihi bezemelerin caminin ilk yapıldığı döneme ait olabileceği değerlendiriliyor. "10 yılı aşkın süredir çalışma yürütülüyor" Tuz Pazarı Camii Derneği Başkanı Ümit Altındiş, yapıyla ilgili yaklaşık 10 yılı aşkın süre önce Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne başvurduklarını ve sonrasında çeşitli çalışmalar gerçekleştirildiğini söyledi. Altındiş, deprem sonrasında önceliğin hasar gören camilere verilmesi nedeniyle yapının restorasyon sürecinin beklemeye alındığını belirterek, Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından sağlanacak ödenekle çalışmaların yeniden yapılmasını beklediklerini kaydetti. Duvarların altından eski bezemeler çıktı Altındiş, caminin bazı bölümlerinin 1961 yılında yeniden yapıldığını belirterek, "1961 yılında tekrar bir ustamız tarafından yapılmış fakat onun altındaki işlemelerin tarihi henüz belli değil. Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün arşivlerinde belki onarımla ilgili kayıtlar çıkabilir" dedi. "Orijinal olduğu bilinen kısım yeniden ihya edilecek" Duvarlarda ortaya çıkan tarihi dokunun korunmasının önemine dikkat çeken Altındiş, yapılacak restorasyon kapsamında orijinal olduğu tespit edilen bölümlerin yeniden ihya edileceğini ifade etti. Tarihi caminin duvarlarında boya ve sıvaların dökülmesiyle ortaya çıkan desenler, hem ziyaretçilerin hem de bölge sakinlerinin ilgisini çekerken, bezemelerin hangi döneme ait olduğunun yapılacak çalışmaların ardından kesinlik kazanması bekleniyor. Öte yandan sıvaların dökülmesine caminin güney bölümünde son dönemde inşa edilen tuvaletin rutubete sebep olmasından kaynaklandığı düşünülüyor.

İBB'nin yürüttüğü Rumeli Hisarı restorasyonu 6 yıldır bitmedi Haber

İBB'nin yürüttüğü Rumeli Hisarı restorasyonu 6 yıldır bitmedi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) tarafından yürütülen Sarıyer'deki Rumeli Hisarı restorasyonu aradan yıllar geçmesine rağmen bir türlü bitirilemedi. Yaklaşık 6 yıldır restorasyon sürecinin devam ettiğini iddia eden çevre esnafı, adeta canından bezdi. Esnaf, hisara ait ziyaretçi otoparkının İBB tarafından işgal edildiğini vurgularken bu sebepten kaynaklı işlerinin iyice azalmasından dert yanarak yetkililerden yardım istedi. İstanbul Sarıyer'de bulunan, Fatih Sultan Mehmet'in emriyle 90 günde tamamlanan boğazın incisi Rumeli Hisarı'nın kapısı İBB'nin yürüttüğü restorasyon nedeniyle yıllardır ziyaretçilere kapalı. İBB'nin yıllar önce devraldığı restorasyon çalışmalarının aradan geçen yıllara rağmen nihayete erdirilememesi başta esnaf olmak üzere bir çok vatandaşı isyan ettirdi. Özellikle restorasyon nedeniyle hisara ait ziyaretçi otoparkı İBB tarafından konteynerlerle kapatıldı. Ancak yıllardır çalışmalarda bir türlü sona gelinmeyip, hisarın kapısı ziyaretçilere de bir türlü açılmayınca çevre esnafının işleri azaldı işten çıkarmalar başladı. Bunların yanında çevreye yayılan kötü koku ve oluşan görüntü kirliliği karşısında esnaf durumdan dert yanarak yetkililerden yardım istedi. "Burayı kendilerine ait özel bir ofis olarak ve 3-5 tane çalışanı için yatakhane olarak kullanıyorlar" Yaklaşık 20 senedir Rumeli Hisarı bölgesinde çalıştığını belirten esnaf Eyüp Duralioğlu, ''Burada 6 yıldır bir mağduriyet yaşıyoruz. 6 yıl önce başlayan bir kale restorasyon çalışmasından dolayı buradaki bütün esnafların ortak kullanım alanı olan bir otopark tamamen bu restorasyonu yapan inşaat şirketi tarafından gasp edilmiş durumda. Ve yaklaşık 3 yıldır bu inşaat şirketi burada hiçbir faaliyet göstermemesine rağmen bu otoparkı tamamen gasp edip burayı kendine ait özel bir ofis olarak ve 3-5 tane çalışanı için yatakhane olarak kullanıyor. Bu da buradaki bütün esnafı otomatik olarak geriye doğru itiyor. Rumeli Hisarı Kalesi sadece bir kale değil. Rumeli Hisarı Kalesi'nin içinde faaliyet gösteren bir müze var ve yaklaşık 6 yıl önce Cumhurbaşkanımızın faaliyete geçirdiği restore edilmiş bir de mescit var. Bunlar şu an tamamen halka kapalı durumda. Bir inşaat durumu var ve inşaattan dolayı biz esnaf olarak burada büyük sıkıntılar yaşıyoruz" dedi. "Burada bir inşaat yok. Keyfi bir gasp olayı var" Restorasyondan kaynaklı git gide kazançlarının azaldığı belirten ve bu durum karşısında işten çıkarmalar yaptıklarını kaydeden Duralioğlu, "Bizim işletmemizin daha önce burada 50-60 arasında çalışanı varken, 6 sene içinde bu sayı 25-30'lara kadar düştü. 30 arkadaşımızla iş sonu yapmak zorunda kaldık. Onları işlerimizin düşmesinden dolayı istemeden göndermek zorunda kaldık. Bu sadece bizi ilgilendiren bir sorun değil. Burada 30'a yakın işletme var ve bütün işletmeler aynı durumdayız. Biz bir an önce yetkililerden bu duruma artık bir el koymasını istiyoruz. Burada bir inşaat yok. Keyfi bir gasp olayı var. Bir inşaat şirketi burada inşaat yapacağım diye ihale aldı. Tabelalarını koydu ve tabelaların şu an hiçbirinin olmamasına rağmen burayı tamamen gasp etti. Kendi özel amaçları için kullanıyorlar. Bu konuda devlet büyüklerinden, bu konuyla ilgilenen kim varsa onlardan yardım talep ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Konteyner yığınları ve kurdukları tuvaletin pislik giderleri var. ‘Bu konuyu bir çözün.' dedik. Onlar da bu olayı çözmediler" Çevre esnafı olarak mağduriyetlerinin giderilmesi için parti gözetmeksizin bir çok temsilciyle görüşmeler gerçekleştirdiklerini söyleyen Eyüp Duralioğlu, ''Bunların ilçe başkanlıklarına, il başkanlıklarına ve bizim bu tarafa gelen milletvekillerine de durumu ilettik. Onların da bu konuda mecliste konuşmaları, konuyla ilgili bilgilendirmeleri oldu fakat hala aynı durumu yaşıyoruz. Bu konuda biz tekrar iletiyorum, bütün siyasilerden, siyasi parti gözetmeksizin, burada bir tarih var. Burada Fatih Sultan Mehmet'in bize bıraktığı bir tarih var ve tarih yok oluyor. 6 yıldır bu tarih buradan yok olmuş durumda. Biz, tekrar söylüyorum, buradaki bütün işletmeler olarak ticari olarak zor durumdayız artı manevi olarak da hisar zor durumda. Herkesten yardım talep ediyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından bize pek bir dönüş gelmedi. Onlar bir dönüş sağlamadılar. Onlara da durumu ilettik. ‘Burada sizin kontrolünüz altında bir inşaat var ve bu inşaat bitmiyor. Bitmeyen inşaatın da kapısının önünde çöp yığınları, konteyner yığınları ve kurdukları tuvaletin pislik giderleri var. Bu konuyu bir çözün.' dedik. Onlar da bu olayı çözmediler ve bize hiçbir dönüş de sağlamadılar. Buradan onlara da sesleniyoruz. Burası sizin kontrolünüz altında. Biz de burada ticaret yapan insanlarız. Buradan ekmeğini kazanan insanlarız. Bizim ekmeğimize siz de sahip çıkmak zorundasınız. Lütfen bununla ilgilenin" dedi.

Bursa İnegöl’de İshak Paşa’ya vefa Haber

Bursa İnegöl’de İshak Paşa’ya vefa

İnegöl Belediyesi, Osmanlı Devleti’nin devlet aklını temsil eden önemli vezirlerinden biri olan İshak Paşa’yı vefatının 539’uncu yılında düzenlenen çeşitli programlarla andı. Cuma günü gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında ilk olarak Beşinci Mevsim Kültür Sanat Merkezi’nde “Fatih Dönemi Büyük Devlet Adamı İnegöllü İshak Paşa” konulu panel düzenlendi. Panele tarihçi Ahmet Anapalı ile Dr. Mehmet Can Çetin konuşmacı olarak katıldı. İnegöl protokolünün de katıldığı programda, Fatih Sultan Mehmet döneminin önemli devlet adamlarından olan İshak Paşa’nın Osmanlı yönetimindeki rolü, devlet anlayışı ve İnegöl’e kazandırdığı eserler ele alındı. Katılımcılar, İshak Paşa’nın Osmanlı tarihindeki yeri hakkında önemli bilgiler edinme fırsatı buldu. İSHAK PAŞA KÜLLİYESİNDE ANMA PROGRAMI YAPILDI Panel programının ardından protokol üyeleri ve vatandaşların katılımıyla cuma namazı İshak Paşa Camii’nde kılındı. Namaz sonrası ise İshak Paşa’nın İnegöl’de yaptırdığı ve kabrinin de bulunduğu külliyede anma programı gerçekleştirildi. Program kapsamında dualar edilirken vatandaşlara çeşitli ikramlarda bulunuldu. Tarihi İnegöl Mehteri, gösterileriyle manevi atmosferin güçlendiği anma etkinliğinde büyük bir coşku yaşattı. Tarihçi Ahmet Anapalı’da İshak Paşa’nın hayatı, devlet adamlığı ve Osmanlı’ya bıraktığı miras üzerine burada anlatımlarda bulundu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen anma programı, İshak Paşa’nın İnegöl ve Osmanlı tarihi açısından taşıdığı önemin bir kez daha hatırlatıldığı anlamlı bir etkinlik olarak kayıtlara geçti. Programda kürsüye gelerek bir konuşma yapan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Bugün bir kez daha İshak Paşa’nın kendi eseri olan külliyesinde onu anma imkanı bulduk. Bizler bugünün yöneticileriyiz. Görevlerimiz var. Halkımızın huzuru ve refahı için gayret edeceğiz. Ama bunun yanı sıra ayak bastığımız toprağı da tanımalıyız. Burada hepimize düşen görevler var. Bu cennet vatanı yolda geçerken bulmadık. Bu insanlara ne kadar dua etsek azdır. Bugün işimizi gücümüzü yapıyorsak, buralarda yaşıyorsak atalarımızın bizlere emanet ettiği bu vatan topraklarının sayesindedir. Bu sebeple onlara dua etmemiz, onları yad etmemiz lazım” dedi. İLHAM KAYNAĞIMIZ BURADA Gücünü geçmişinden alan bir millet olarak geçmişimizi çok iyi bilmemiz gerektiğine vurgu yapan Başkan Taban, şunları kaydetti: “Burada bir İshak Paşa var. Medresesi, türbesi, camisi var. Bunu bilmeyen yoktur. Ancak bunun altını da doldurmamız gerekiyor. Hatta işin kapsamını, muhteviyatını öğrendikten sonra buradan geçerken yürüyüşümün değiştiğini fark ettim. Gençlerimize özellikle diyorum ki ilham kaynağımız burada. Peygamber efendimizin sözlerine mazhar olmuş bir komutan burada yatıyor. Benim şehrimin insanı. Bu bize güç verir, kuvvet veriri, ilham verir. İlk önce onlar nasıl yaptılar? O yoklukta nasıl başardılar? Biz bugün neyi eksik yapıyoruz, neyi geride bırakıyoruz bunun sorgusunu yapmalıyız. Gücümüzün geçmişte sanki üzeri örtülü şekilde kaldığını düşünüyorum. Gücümüz orada bizi bekliyor, onu yeniden gün yüzüne çıkarıp, önümüze getirip, neler yaptıklarını görüp buradan kendimize ilham kaynağı oluşturabilirsek bizler de inşallah en az onlar kadar başarabilmek için mücadele etmiş oluruz. Dolayısıyla bu programları düzenlememizin arka planında bu düşünce var. Biz bunları yapmaktan sorumluyuz. Bir yandan da tüm toplumun bu heyecanı yaşamasını arzu ediyoruz.” BİZ GEÇMİŞİMİZİ DAHA İYİ İDRAK ETTİĞİMİZDE DAHA ADİL BİR DÜNYA DA TESİS EDİLMİŞ OLACAK Başkan Taban’ın ardından AK Parti Bursa Milletvekili Ayhan Salman kürsüye gelerek bir konuşma yaptı. Salman, “Bir yandan müminlerin bayramı olan Cuma gününü kutlarken bir taraftan da nasıl bir ecdadın torunları olduğumuzu hocalarımızın anlatımlarıyla öğrendiğimiz, idrak ettiğimiz bir gün oldu. Bursa 1326 yılın fethedilmiş. Bursa’mızın fethinin 700’üncü yılını kutluyoruz. Yaklaşık bin yıl önce de atalarımız bu topraklara gelmişler ve bizlere emanet edene kadar bu toprakları bin yıl mücadele etmişler. Gerçekten ilahi kelimetullah davası adına yaptıkları bu mücadele içerisinde, o kadar kuvvetli, muhteşem yüzyılları yaşattıkları dönem içerisinde bir taraftan da daha adil, hakkaniyetli bir dünyayı tesis edebilmek için mücadele etmişler. Ecdadımız fetih ruhuyla hareket ederken, gittikleri her yeri de abad etmişler. Önce insanların kalplerini fethedip İslam’a ısındırmışlar. Tabi geçmişini bilmeyenler, geleceğini imar edemiyorlar. Ancak bize geçmişimiz bir dönem çok fazla anlatılmadı. Osmanlı devletinin en önemli devlet adamlarından olan İshak Paşa’yı biz rastgele bir İshak Paşa olarak bildik. Öğretilmedi. Belediye Başkanımıza bu noktada çok teşekkür ediyorum. Bu konuyu önemsiyor. Önce geçmişimizi anlamamız lazım. Biz Selçuklu’yu da sahipleniyoruz, Osmanlı’yı da sahipleniyoruz, Cumhuriyeti de sahipleniyoruz. Hepsi bir. Zaten geçmişimizden aldığımız bu ilhamı önümüze koyduğumuzda, Cumhurbaşkanımızın koyduğu bir Türkiye Yüzyılı hedefi var. Daha adil bir dünya hedefi var. İnşallah biz geçmişimizi daha iyi idrak ettiğimizde daha adil bir dünya da tesis edilmiş olacak” dedi. İnegöl Kaymakamı Eren Arslan ise, Osmanlı Devleti’nin kuruluşunun ve yükselişinin denk geldiği dönemde, iki dönem sadrazamlık yaparak bu büyük devlete ve millete hizmet eden bu büyük devlet adamını anmak için burada olduklarını belirterek, "İshak Paşa sadece bir devlet adamı olarak değil, bulunduğumuz bu mekan başta olmak üzere Anadolu ve Balkanlarda yaptırdığı pek çok eserle aslında bir vakıf insanı. Aynı zamanda Osmanlı’nın felsefesini temsil eden bir bakış açısı. Ecdadımız bir yeri sadece fethetmekle kalmamış, orayı maddi ve manevi anlamda imar etmiş. Bunun en güzel örneklerini sergileyen İshak Paşa’da İnegöl’ümüzden yetişmiş kıymetli bir değer. Devletten aldığını devletine ve milletine adamış bir gönül insanı. Yaptırdığı eserler bugün hala insanımıza hizmet ediyor. Bizim de bugün geçmişimizi iyi anlamamız, dersler çıkarmamız gerekiyor. Bu anlamda programda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.