Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Faiz Oranları

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Faiz Oranları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Faiz Oranları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İYİ Partili Türkoğlu akaryakıt bayilerinin sorunlarını TBMM'ye taşıdı Haber

İYİ Partili Türkoğlu akaryakıt bayilerinin sorunlarını TBMM'ye taşıdı

İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, akaryakıt istasyonlarının artan işletme maliyetleri, yüksek faiz oranları, kredi kartı komisyonları ve sık değişen akaryakıt fiyatları nedeniyle ciddi bir finansman krizi yaşadığını belirterek konuyu Hazine ve Maliye Bakanlığı’na taşıdı. Türkoğlu, Türkiye genelindeki akaryakıt bayilerinin sorunlarını 18 maddelik yazılı soru önergesiyle TBMM gündemine getirdi. “100 LİRALIK AKARYAKITTA 3 LİRA KOMİSYON” Önergede, özellikle kredi kartı komisyonlarının bayiler üzerindeki yüküne dikkat çekildi. Litre fiyatı 102 TL olan bir akaryakıtta yüzde 3’lük POS komisyonunun yaklaşık 3,06 TL/litre anlamına geldiği belirtildi. Günde 10 bin litre akaryakıt satan bir istasyon için yalnızca POS komisyonunun günlük maliyetinin yaklaşık 30 bin 600 TL’ye ulaştığına işaret eden Türkoğlu, bunun personel, elektrik, kira, bakım, sigorta, vergi, SGK ve diğer giderler dahil edilmeden ortaya çıkan rakam olduğunu söyledi. “BAYİ İŞLETME SAHİBİ Mİ, TAHSİLAT ARACISI MI?” Türkoğlu, akaryakıt bayilerinin ürünü satın aldığını, stok riskini üstlendiğini, çalışan istihdam ettiğini ve vergisini ödediğini hatırlatarak, satış tahsilatı sırasında bir de bankaya komisyon ödemesinin sürdürülebilir olmadığını savundu. Milletvekili, “Akaryakıt bayisi işletme sahibi mi, finans kuruluşlarının tahsilat aracısı mı?” sorusunu gündeme taşıdı. FİYAT DEĞİŞİMLERİ SERMAYE İHTİYACINI ARTIRIYOR Önergede, akaryakıt fiyatlarındaki hızlı değişimin bayilerin işletme sermayesi ihtiyacını artırdığı da vurgulandı. Fiyat yükseldiğinde aynı miktardaki ürünü yeniden satın almak için daha fazla sermaye gerektiği, fiyat düşüşlerinde ise stok değer kayıplarının bayi üzerinde kaldığı ifade edildi. Türkoğlu, bu çerçevede sektörün gerçek kârlılığı ile ihtiyaç duyduğu sermaye arasındaki makasın ne kadar açıldığının açıklanmasını istedi. 18 maddelik soru listesi Türkoğlu’nun önergesinde, Bakanlıktan şu konulara ilişkin bilgileri talep etti: Türkiye’deki akaryakıt istasyonu sayısıSon 5 yıldaki kartlı satış hacmiBayilerin bankalara ödediği POS ve kartlı ödeme maliyetleri2024, 2025 ve 2026 yıllarındaki ortalama POS komisyon oranlarıFinansman maliyetleri nedeniyle faaliyetini sonlandıran veya istasyon devreden bayi sayısıBayilerin gerçek işletme sermayesi ihtiyacıAkaryakıt fiyat değişimlerinin stok değerlerine etkisi İYİ Partili Türkoğlu, önergesinde ayrıca POS komisyonlarının sınırlandırılması, vergi matrahında bazı maliyetlerin dikkate alınması, özel işletme sermayesi kredileri, faiz desteği ve KGF benzeri finansman mekanizmalarının oluşturulup oluşturulmayacağı da soruldu. Türkoğlu, BDDK, Merkez Bankası, Bankalararası Kart Merkezi ve Rekabet Kurumu ile ortak bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını da gündeme getirdi.

Trump’tan Fed’in kararına tepki: "ABD’deki faiz oranları yüzde 1 veya daha az olmalıdır" Haber

Trump’tan Fed’in kararına tepki: "ABD’deki faiz oranları yüzde 1 veya daha az olmalıdır"

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Merkez Bankası’nın faiz artırımı kararına tepki göstererek "ABD’deki faiz oranları yüzde 1 veya daha az olmalıdır. ABD için faiz oranlarını hızlıca düşürün!" çağrısında bulundu. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmesinin ardından ABD Başkanı Donald Trump’tan dikkat çeken bir açıklama geldi. Trump, sosyal medya hesabından yayınladığı mesajda "ABD’deki faiz oranları yüzde 1 veya daha az olmalıdır. Çünkü biz açık ara dünyadaki en iyi kredi itibarına sahibiz" ifadelerini kullandı. ABD’ye yapılan yeni yatırımlarda patlama yaşandığını belirten Trump, "Çoğuyla ticaret açığı verdiğimiz ülkelerle ticareti durdursaydık, yılda en az 1,5 trilyon dolar kazanırdık. ‘Açık’ kelimesi, zarar anlamına gelen süslü bir kelimeden başka bir şey değildir. Dünyadaki neredeyse her ülkeyi sırtımızda taşıyoruz ve bu daha fazla böyle devam edemez" değerlendirmesinde bulundu. Trump, "ABD için faiz oranlarını hızlıca düşürün!" çağrısı yaptı. Fed, 3 yıl aradan sonra ilk kez faiz artırımına gitmişti Fed, son toplantısında 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına gitmişti. Politika faizi 25 baz puan artırılarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltilmişti. Fed'den yapılan açıklamada, faiz artırım kararının oy birliği ile alındığı bildirilmişti.

Bakanlık açıkladı: Vergi ve SGK borcu bulunan esnaf ve sanatkârlara kredi kullanımında kolaylık sağlandı Haber

Bakanlık açıkladı: Vergi ve SGK borcu bulunan esnaf ve sanatkârlara kredi kullanımında kolaylık sağlandı

Ticaret Bakanlığı, vergi veya SGK borcu nedeniyle genel kredi şartlarını karşılayamayan esnaf ve sanatkârların, yeni faiz indirim oranları üzerinden Hazine destekli kredi kullanabilmesinin önünü açan düzenlemeyi duyurdu. Resmî Gazete’de yayımlanan 11648 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile, Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketince Esnaf ve Sanatkârlara Hazine Faiz Destekli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Karar’da değişiklik yapıldı. Yapılan yeni düzenleme ile, vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunması nedeniyle mevcut borçsuzluk şartını sağlayamayan esnaf ve sanatkârların da belirli şartlar çerçevesinde Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinden yararlanabilmelerine imkân sağlandı. Düzenleme öncesinde, vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan ve bu borçları yapılandırılmamış ya da taksitlendirilmemiş olan bir kısım esnaf ve sanatkâr, Hazine faiz destekli kredi kullanımında aranan borçsuzluk şartını sağlayamadıkları için kredi imkânlarından yararlanamıyordu. Yapılan değişiklikle birlikte, söz konusu esnaf ve sanatkârların krediye erişiminin tamamen engellenmesi yerine, farklılaştırılmış Hazine faiz indirim oranları uygulanarak destekli kredi kullanabilmelerinin önü açıldı. Özel kredi uygulamasında faiz indirim oranları yeniden belirlendi Vergi veya sosyal güvenlik prim borcu nedeniyle genel kredi kullanım şartlarını sağlayamayan esnaf ve sanatkârların kullanacağı kredilerde Hazine faiz indirim oranları yeniden belirlendi. Buna göre, Genel Yatırım ve İşletme Kredileri’nde yüzde 50 olan faiz indirimi yüzde 40’a çekilirken, mevcut cari faiz oranları esas alındığında yıllık finansman maliyeti yüzde 24 olacak. Kaybolmaya Yüz Tutan Meslekler ile Usta Girişimci ve Genç Girişimciler için yüzde 100 olan faiz indirimi yüzde 80’e, Onaylı Proje ve Teknik Destek Programı Katılımcıları için yüzde 60 olan faiz indirimi ise yüzde 48’e indirilecek. Bu kapsamda söz konusu kredilerin yıllık finansman maliyetleri sırasıyla yüzde 8 ve yüzde 20,8 olarak uygulanacak. Yeni düzenlemeyle vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların Hazine faiz destekli kredi sisteminin tamamen dışında kalmasının önüne geçilerek, belirlenen yeni oranlar üzerinden destekli kredi kullanabilmelerine imkân sağlanacak. Borçların ödenmesi ile finansmana erişim birlikte desteklenecek Yeni düzenleme ile esnaf ve sanatkârların bir taraftan finansmana erişiminin sürdürülmesi, diğer taraftan kamuya olan vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının ödenmesinin desteklenmesi amacıyla yeni bir mekanizma oluşturuldu. Bu kapsamda, vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan ve söz konusu borçları için herhangi bir yapılandırma veya taksitlendirme imkânından yararlanmayan esnaf ve sanatkârların, belirlenen özel faiz indirim oranları üzerinden Hazine faiz destekli kredi kullanabilmelerine imkan tanındı. Ağustos’un 27’inde yürürlüğe giren düzenleme ile vergi veya sosyal güvenlik prim borcu bulunan esnaf ve sanatkârların finansmana erişiminin devam ettirilmesi, kredi imkanlarından yararlanabilmelerinin kolaylaştırılması ve kamuya olan borçlarının ödenmesinin desteklenmesi amaçlandı.

İNŞAAT SEKTÖRÜ ORTAK AKILDA BULUŞTU Haber

İNŞAAT SEKTÖRÜ ORTAK AKILDA BULUŞTU

Federasyon bünyesindeki derneklerin başkan ve başkan yardımcılarının katıldığı toplantıda, makroekonomik gelişmeler, finansmana erişim, inşaat maliyetleri, kentsel dönüşüm, yapı denetim sistemi, nitelikli iş gücü ve sektörün kurumsal temsiliyeti başta olmak üzere birçok stratejik konu ele alındı. Toplantı sonrasında yapılan değerlendirmede, sektörün mevcut sorunlarının çözümünün ancak kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla mümkün olabileceği vurgulanırken, İMSİFED'in çözüm odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi. İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, toplantının ardından yaptığı açıklamada, "İnşaat sektörü yalnızca konut üreten bir sektör değildir. Yaklaşık 250 alt sektörü besleyen, yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan ve şehirlerimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir üretim alanıdır. İMSİFED olarak sorunları dile getirmekle yetinmiyor, çözüm önerilerimizi ilgili kurumlarımızla paylaşarak sektörümüzün ve şehirlerimizin geleceğine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz. Özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan Bursa'mız için kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve finansman imkânlarının güçlendirilmesi artık ertelenemeyecek bir ihtiyaçtır" dedi. "Sektörel İstikrarı Korumak ve Konuta Erişimi Kolaylaştırmak Önceliğimiz Olmalı" Yönetim Kurulu toplantısında ilk olarak makroekonomik gelişmeler, inşaat maliyetleri ve bu gelişmelerin konut üretimine etkileri ele alındı. Konut satışları ile yapı izin istatistikleri incelenirken, sektörün sürdürülebilir üretim yapısını koruyabilmesi için kamu ve özel sektörün ortak adımlar atmasının önemine dikkat çekildi. Finansmana erişimin kolaylaştırılmasının hem üreticiler hem de vatandaşlar açısından kritik önem taşıdığı belirtilerek “"Bankaların konut ve ticari kredilerde uyguladığı yüksek faiz oranları, ağır teminat şartları ve krediye erişimde yaşanan zorlukların hafifletilmesi, hem üretimin devamlılığı hem de vatandaşlarımızın güvenli konutlara ulaşabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Finansmana erişim bugün yalnızca sektörümüzün değil, toplumun ortak meselesidir" değerlendirilmesinde bulunuldu. "Kentsel Dönüşüm Destekleri Bursa'yı da Kapsayacak Şekilde Genişletilmeli" Toplantıda deprem gerçeği karşısında kentsel dönüşümün hızlandırılmasının zorunluluğu vurgulandı. İMSİFED Yönetim Kurulu "Yarısı Bizden" ve 3 milyon TL'ye kadar dönüşüm kredisi gibi uygulamaların yalnızca belirli illerle sınırlı kalmaması, deprem riski yüksek Bursa başta olmak üzere Marmara Bölgesi'ni de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda İMSİFED'in önerileri; artan inşaat maliyetleri dikkate alınarak teşvikler, muafiyetler ve kira yardımlarının güncellenmesi, ada bazlı dönüşüm, parsel birleştirmeleri ve riskli alan projelerinin de teşvik kapsamına alınması, Bursa için kamu bankaları ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle uzun vadeli ve uygun maliyetli dönüşüm finansman modellerinin oluşturulması, Bakanlık tarafından sağlanan hibe, kredi ve rezerv alan desteklerinin deprem riski yüksek Bursa ve çevresinde daha etkin kullandırılması şeklinde sıralandı. İMSİFED, bu konuda ilgili tüm kurumlarla yapıcı diyalog ve iş birliğini sürdüreceğini belirtti. Toplantıda sektörün en önemli yapısal sorunlarından biri olan nitelikli iş gücü eksikliği de öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Kalifiye usta, kalıpçı, demirci ve operatör ihtiyacının her geçen gün arttığına dikkat çekilirken; mesleki eğitimin güçlendirilmesi gençlerin sektöre yönlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliğiyle yeni eğitim modellerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. "Yapı Denetim Sistemi Güçlenmeli, Üretimi Zorlaştırmamalıdır" Güvenli yapılaşma süreçlerinde denetim mekanizmalarının önemli bir rolü olduğunu belirten İMSİFED Yönetim Kurulu, yapı denetim sisteminin sistemin asıl başarısının şantiyelerdeki üretim akışını kesintiye uğratmadan, kolaylaştırıcı bir yaklaşımla kurgulanmasında yattığını vurguladı. Federasyonun teklifinin, yapı denetimini zayıflatmaya değil, sistemi daha etkin, öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getirmeye yönelik olduğu dile getirilirken, küçük metrekareli projelerde yapı denetim hizmet bedellerinin daha dengeli hale getirilmesi, bölgesel uygulama farklılıklarının giderilmesi, risk esaslı ve proje büyüklüğüne göre farklılaştırılmış denetim modellerinin geliştirilmesi ile güvenli yapı üretimini aksatmayacak, uygulamayı kolaylaştıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesine yönelik önerilerde görüş birliğine varıldı. "Sektörün Güçlü Temsiliyeti Ortak Sorumluluğumuzdur" İMSİFED Yönetim Kurulu, sektörün karar alma mekanizmalarında daha etkin temsil edilmesinin önemine de dikkat çekti. Bu kapsamda federasyona bağlı derneklerin ortak hareket kültürünü güçlendirmesi, Ticaret ve Sanayi Odaları başta olmak üzere sektörün temsil edildiği platformlarda inşaat sektörünün daha güçlü ve etkin şekilde temsil edilmesi gerektiği vurgulandı. İMSİFED, bu süreçte koordinasyonu güçlendirmeye ve ortak akıl anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini ifade etti. Toplantının sonunda İMSİFED Yönetim Kurulu, sektörün sorunlarını yalnızca tespit eden değil, çözüm önerileri geliştiren, kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde hareket eden ve ülkemizin güvenli şehirler hedefi doğrultusunda sorumluluk üstlenen bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir açıklamasını "Güçlü bir inşaat sektörü güçlü şehirler, güçlü ekonomi ve güvenli yaşam alanları demektir. İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Federasyonu olarak ortak akla, istişareye ve çözüm üretmeye dayalı anlayışımızı sürdürecek; Bursa'mızın ve ülkemizin geleceği için üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz" diyerek tamamladı.

Türkiye'de yüzde 29! Haber

Türkiye'de yüzde 29!

Dun & Bradstreet tarafından yayımlanan “2025 Küresel İflas Raporu”, küresel ekonomide iflasların artmaya devam ettiğini ancak artış hızının yavaşladığını ortaya koydu. 45 ülkeyi kapsayan rapora göre, 2025 yılında dünya genelinde 627 bin 575 şirket iflas etti. Raporda, küresel iflasların 2025’te yüzde 7 arttığı, ancak bu oranın 2024’teki yüzde 15’lik artışa kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret ettiği vurgulandı. İncelenen 45 ülkenin 28’inde iflaslar artarken, 17 ülkede düşüş kaydedildi. Ülke bazında en yüksek artış yüzde 65 ile Arjantin’de görülürken, Yunanistan (yüzde 49) ve Hong Kong (yüzde 45) ilk sıralarda yer aldı. Suudi Arabistan ve İsviçre de iflas artışının yüksek olduğu ülkeler arasında gösterildi. ABD’de ise iflaslar yüzde 26 yükseldi. TÜRKİYE'DE YÜKSELİŞ YÜZDE 29 Türkiye’ye ilişkin verilerde ise 2025 yılında şirket iflaslarının yüzde 29 arttığı ve toplam 573 şirketin iflas ettiği belirtildi. Raporda, bu artışın yüksek faiz ortamı, krediye erişimdeki zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerindeki baskısından kaynaklandığı ifade edildi. Bu arada bazı ülkelerde iflaslarda düşüş dikkat çekti. Kolombiya yüzde 71 azalışla en iyi performansı gösterirken, Endonezya, Belarus, Kazakistan, Hindistan ve Kanada gibi ülkelerde de gerileme kaydedildi. Raporda ayrıca Rusya’da iflasların düşüşünü sürdürdüğü, Ukrayna’da ise savaşın etkisiyle iflasların artmaya devam ettiği belirtildi. Sektörel analizde, özellikle inşaat, perakende ve hizmet sektörlerinde iflas baskısının sürdüğü vurgulandı. Yüksek faiz oranları, maliyet artışları ve talepteki dalgalanmaların şirket bilançoları üzerinde ciddi baskı oluşturduğu ifade edildi. Dun & Bradstreet COO’su Julian Prower, iflas artış hızındaki yavaşlamaya rağmen seviyelerin pandemi öncesinin üzerinde kaldığını belirterek, küresel ekonomide görece bir dengelenme sürecine girildiğini söyledi. Baş Ekonomist Arun Singh ise 2026 yılına ilişkin risklere dikkat çekerek, jeopolitik belirsizlikler, ticaret politikalarındaki değişimler ve finansmana erişim koşullarının şirket iflaslarını yeniden artırabileceği uyarısında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.