Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Eylem Planı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Eylem Planı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem Planı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bahis soruşturmasında 17 şüpheli adliyeye sevk edildi Haber

Bahis soruşturmasında 17 şüpheli adliyeye sevk edildi

Futbolda bahis soruşturması kapsamında gözaltına alınan 17 zanlı emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü bahis şikesi soruşturmasında, görev yaptıkları dönemde kendi takımlarının maçlarına rakip lehine veya gol bahisleri oynadıkları iddiasıyla 19 kulüp yöneticisine operasyon düzenlenmiş, operasyonda 17 şüpheli yakalanmıştı. Türkiye’de faaliyet gösteren yasal bahis sitelerinden futbol kulüplerindeki yöneticilere ait 2020-2026 yılları arasını kapsayan veriler alınarak yapılan çalışamalarda kulüplerinde yönetici olarak görev aldığı dönem içerisinde rakip takım lehine olan bahisler, gol içerikli bahisler oyuncu yönünden oynanan bahisler kapsamında kuponu bulunan şahıslar tespit edilmişti. İstanbul merkezli 10 ilde 19 şüphelinin yakalanmasına yönelik olarak eş zamanlı operasyon yapılmış 17 şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştı. Gözaltına alınan 17 şüphelinin emniyetteki işlemleri sona erdi. Şüpheliler adliyeye sevk edildi. Dünya kupası finalinden önce bakan gürlek bu konuya değinmişti Adalet Bakanı Akın Gürlek, Dünya Kupası final maçı öncesinde yasa dışı bahis trafiğinde kullanılan 6 bin 314 banka hesabı tespit edildiğini ve 23 şüphelinin yakalanmasına ilişkin işlem başlatıldığını açıkladı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde İçişleri Bakanlığımızla eşgüdüm içerisinde yasa dışı bahis, sanal kumar ve suç gelirleriyle mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu marifetiyle Dünya Kupası final maçı öncesinde kapsamlı bir çalışma yürütmüştür. Bu kapsamda yasa dışı bahis trafiğinde kullanılan 6 bin 314 banka hesabı tespit edilmiş, final maçının başlamasıyla bu hesaplara anlık bloke konulması için bankalara eş zamanlı müzekkere yazılmıştır. Ayrıca yasa dışı bahis sitelerine entegre şekilde çalıştığı değerlendirilen 19 dış finans evi deşifre edilmiş, 23 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler başlatılmıştır. Süreci titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve bu süreçte görev alan tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum. Gençlerimizin emeğini, ailelerimizin huzurunu ve milletimizin geleceğini hedef alan yasa dışı bahis ve sanal kumar düzenine asla geçit vermeyeceğiz" ifadelerini kullandı. Dünya Kupası final maçı öncesinde yasa dışı bahis trafiğinde kullandığı tespit edilen 6 bin 314 banka hesabına bloke konuldu. Cumhurbaşkanlığı tarafından 1 Kasım 2025 tarihli ve 33064 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Sanal Ortamda Yasa Dışı Bahis, Şans Oyunları ve Kumarla Mücadele Eylem Planı Genelgesi ile Adalet Bakanlığının 16 Şubat 2026 tarihinde yayımladığı "Yasa Dışı Bahis ve Kumar Suçlarıyla Mücadelede Bilgilendirme ve Koordinasyon Toplantıları" hakkındaki yazısı doğrultusunda yasa dışı bahis, şans oyunları ve kumar suçlarıyla mücadele devam ediyor. Bu kapsamda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde 26 Haziran tarihinde yayımlanan iş bölümü ile alanında uzmanlık gerektiren bu sürecin tespit ve takibinde etkin netice alınması amacıyla "Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Soruşturma Bürosu" kuruldu. Türkiye’de faaliyet gösteren yasa dışı bahis suçunu bireysel ya da organize şekilde işleyen şahıslarla ilgili adli süreçler yürütülürken, söz konusu faaliyetlere yönelik çalışmalar İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekipleriyle uyumlu şekilde devam ediyor. Yapılan araştırmalara göre 2022 yılında düzenlenen FIFA Dünya Kupası’nda yasa dışı bahis için harcanan miktarın 35 milyar dolar olduğu, 2026 yılında düzenlenen organizasyonda ise bu rakamın 50 milyar dolar civarında olacağının öngörüldüğü değerlendirildi. Bu veriler ışığında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekipleri arasında yapılan istişareler neticesinde yasa dışı bahis trafiğinde en yüksek hacmin meydana geleceği maç olarak değerlendirilen Dünya Kupası final maçı için kapsamlı bir çalışma yapılması gerektiği düşünüldü. Ekonomik bir suç olan yasa dışı bahis suçunda asıl hedefin kamunun uğradığı zararın telafisi ve toplumsal düzenin korunması olduğu gözetilerek, kolluk birimlerince teknik ve saha araştırmaları gerçekleştirildi. Yapılan teknik ve saha çalışmaları neticesinde söz konusu suçta kullanıldığı değerlendirilen 6 bin 314 banka hesabı tespit edildi. Yasa dışı bahis trafiğinin en yoğun olduğu değerlendirilen final maçının başlamasıyla birlikte tespit edilen banka hesaplarına anlık bloke konulması amacıyla ilgili bankalara eş zamanlı müzekkere yazıldı. Ayrıca yasa dışı bahis sitelerine entegre halde çalıştığı değerlendirilen PANEL sisteminin bulunduğu toplam 19 dış finans evi deşifre edilirken, bu yapılarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 23 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği öğrenildi. Cumhurbaşkanlığının ilgili genelgesi, Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının konuya verdiği önem doğrultusunda yasa dışı bahis, sanal kumar ve suç gelirleriyle mücadele kapsamında benzer eylemlere yönelik adli takibatların ivedilikle öncelikli ve aralıksız şekilde sürdürüldüğü vurgulandı.

Trafik sigortasında yeni dönem: Hasar tutarı ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak Haber

Trafik sigortasında yeni dönem: Hasar tutarı ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak

Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından, trafik sigortalarındaki değer kaybı kaynaklı uyuşmazlıkların azaltılması, tazminat süreçlerinin daha etkin adil ve hızlı şekilde yürütülmesi amacıyla hayata geçirilen eylem planı kapsamında değişikliğe gidildi. Buna göre araçlarda meydana gelen değer kaybı tazminatlarının hesaplanması artık hasar ekspertiz sürecinin ayrılmaz bir parçası haline geldi. 1 Temmuz’da yürürlüğe giren uygulama ile birlikte, eksper tarafından araç üzerinde gerçekleştirilen teknik inceleme sonucunda yalnızca hasar tutarı değil, aynı zamanda araçta meydana gelen değer kaybı da gerçek zarar ilkesi çerçevesinde aynı dosya içerisinde hesaplanacak. Böylece hak sahiplerinin değer kaybı tazminatı için ayrıca yeni bir süreç başlatmalarına gerek kalmadan, zararlarının daha kısa sürede, daha şeffaf ve daha etkin şekilde karşılanması mümkün olacak. Gerçek zarar ilkesi esas alınacak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, konuya ilişkin yaptığı açıklamada yeni uygulamanın yalnızca teknik bir mevzuat değişikliği olmadığını, aynı zamanda hak sahiplerinin gerçek zararlarının adil, objektif ve hızlı şekilde karşılanmasını amaçlayan önemli bir sistem dönüşümü olduğunu ifade etti. Ahmet Nedim Erdem, uzun yıllardır değer kaybı hesaplamaları konusunda farklı yöntemlerin uygulanmasının, farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkmasına ve çok sayıda hukuki uyuşmazlığa neden olduğuna işaret etti. "Hasar ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak" SEDDK tarafından yürürlüğe konulan yeni düzenleme konusunda tüm eksperler nezdinde uygulama birliği sağlandığını ifade eden Erdem şunları söyledi: "Böylece aynı nitelikteki hasarlar için farklı sonuçlar doğmasına neden olan uygulama farklılıkları ve benzer dosyalarda farklı tazminat tutarlarının ortaya çıkması önemli ölçüde engellendi. Hasar ve değer kaybı aynı anda hesaplanacak. Yeni sistem kapsamında sigorta eksperi; aracın fiziksel hasarını, onarım yöntemini, değişen ve onarılan parçaları, önceki hasar durumunu, aracın genel teknik özelliklerini yerinde inceleyerek hasar raporunu düzenleyecek ve aynı süreç içerisinde araçta oluşan değer kaybını da hesaplayacak. Böylece, değer kaybı hesaplaması, hasardan bağımsız ikinci bir süreç olmaktan çıkmış oldu. Teknik incelemeye dayanan hasar tespiti ile bütünleşik bir ekspertiz sürecine dönüştü. Hak sahipleri ayrı bir başvuru yapmayacak, tazminata daha hızlı ulaşacak. Yeni uygulamayla birlikte eksper ataması yapılan dosyalarda hak sahiplerinin ayrıca değer kaybı tazminatı için yeni bir başvuru yapmalarına gerek kalmamakta. Bu düzenleme; işlem sürelerini kısaltacak, gereksiz başvuruları ortadan kaldıracak ve uyuşmazlıkların önemli ölçüde azalmasına katkı sağlayacak." "Eksperlerin sorumluluğu yalnızca hasarın tespitiyle sınırlı olmayacak" TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi tarafından, yeni sistemin ülke genelinde aynı standartlarla uygulanabilmesi amacıyla kapsamlı teknik çalışmalar gerçekleştirildiğini belirten Erdem, "Yeni uygulamayla birlikte eksperlerin sorumluluğu yalnızca hasarın tespitiyle sınırlı olmayacak; aynı zamanda araçta meydana gelen ekonomik değer kaybının bilimsel ve teknik esaslara göre gerekçeli olarak hesaplanmasını da kapsayacak. İcra Komitemiz tarafından hazırlanan uygulama esasları ile; gerçek zarar ilkesinin nasıl uygulanacağı, teknik inceleme kriterleri, değer kaybı hesaplama yöntemi, raporlama standartları, hesaplamalarda esas alınacak objektif veriler de ayrıntılı şekilde belirlendi ve tüm sigorta eksperlerine duyuruldu. Ayrıca konuya ilişkin mesleki eğitim faaliyetleri düzenlendi. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye genelinde görev yapan sigorta eksperleri ortak teknik standartlar çerçevesinde hesaplama yapacak, hak sahipleri de teknik, objektif, adil ve gerçek değer kaybı tazminatına hızlıca kavuşacaklar" açıklamasında bulundu. 40 bin lira altındaki hasarlarda da eksper talep edilebilecek 2026 yılı uygulamasında 40 bin lirayı aşan trafik sigortası hasarlarında sigorta şirketi tarafından eksper görevlendirilmesinin zorunlu olduğunu bildiren Erdem, bu tutarın altında kalan hasarlarda ise hak sahiplerinin başvurusu üzerine sigorta şirketinin bir gün içerisinde eksper görevlendirip görevlendirmeyeceğine karar verdiğine işaret etti. "Hiçbir sigorta eksperi; telefonla arayarak değer kaybı tahsil edeceğini söylemez" Vatandaşları dolandırıcılık girişimlerine karşı da uyaran Erdem, "Hiçbir sigorta eksperi; telefonla arayarak değer kaybı tahsil edeceğini söylemez, vekaletname istemez, dava açılması için yönlendirme yapmaz ve tazminat tahsil edeceğini vaat etmez. Vatandaşlarımızın bu tür girişimlere kesinlikle itibar etmemeleri ve gerekli durumlarda ilgili resmi mercilere başvurmalarını önemli hatırlatmak isterim" diye konuştu. TOBB Sigorta Eksperleri İcra Komitesi Başkanı Ahmet Nedim Erdem, TOBB SEİK’in SEDDK ile tam uyumlu şekilde süreçleri yöneteceğini de sözlerine ekledi.

Çocuklara çevre bilinci aşılandı Haber

Çocuklara çevre bilinci aşılandı

‘Daha Temiz Bir Çevre için Birlikteyiz, Dünya Bize Emanet’ temasıyla düzenlenen Dünya Çevre Günü ve Çevre Haftası etkinlikleri, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. İlkokul öğrencilerinin katıldığı programda, çocuklar gün boyu çevre temalı atölyelere ve bilgi yarışmalarına katılarak eğlenceli ve eğitici bir gün geçirdi. “GELECEK NESİLLERE DAHA TEMİZ ÇEVRE BIRAKMALIYIZ” Programda konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, Türkiye genelinde ‘Dünya Bize Emanet’ temasıyla düzenlenen etkinliklerde çevreyi korumanın önemine vurgu yapıldığını hatırlattı. İklim değişikliğiyle mücadele, sıfır atık uygulamaları, geri dönüşüm faaliyetleri, sürdürülebilir tüketim ve kalkınma, yeşil dönüşüm ile biyolojik çeşitliliğin korunması konularının önemine değinen Başkan Vekili Biba, “Gelecek nesillere daha temiz, daha yaşanabilir ve sürdürülebilir bir dünya bırakmak zorundayız. Doğa, bizlere ait bir miras değildir. Çocuklarımızdan ödünç aldığımız en değerli emanettir. Çevreyi korumayı ve iklim değişikliğiyle mücadeleyi, bir sorumluluk olarak görüyoruz. Sürdürülebilir, dirençli ve yaşanabilir bir Bursa için çalışmalarımızı sürdürüyoruz” dedi. HEDEF; YEŞİL DOĞA Sera gazı emisyonunun azaltılması, yenilenebilir enerji kullanımının artırılması, atık yönetiminin geliştirilmesi ve su kaynaklarının korunması için kapsamlı projeler geliştirdiklerini anlatan Başkan Vekili Biba, “Hazırlanan Yeşil Şehir Eylem Planı ile ulaşım, enerji, altyapı ve çevre yatırımlarını sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda şekillendiriyoruz. Hizmet binalarımızda sıfır atık yönetim sistemini uyguluyoruz” diye konuştu. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise, Sıfır Atık Projesi’nin atıkların azaltılması ve kaynakların verimli kullanılması için önemli olduğuna değinerek uygulamanın ülke genelinde yaygınlaşmasının sevindirici olduğunu ifade etti. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Hayrettin Eldemir de sıfır atık bilinciyle, yarının yeşil Türkiye’sini çocukların inşa edeceğini belirtti. Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ise çevreyi korumanın önemine değinerek yöneticilerin üzerine düzen sorumluluğu yerine getireceğini söyledi.

İklim ve sıfır atık eğitimleri HEMBA üzerinden dijitale taşınıyor Haber

İklim ve sıfır atık eğitimleri HEMBA üzerinden dijitale taşınıyor

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB), iklim değişikliğiyle mücadele ve çevre bilincinin artırılması amacıyla yaygın eğitim faaliyetlerini dijital platformlara taşıyor. Bakanlık tarafından yayımlanan "İklim Değişikliği Eylem Planı 2026-2030" kapsamında, okullarda ve yaygın eğitim kurumlarında iklim değişikliği farkındalığının geliştirilmesine yönelik çalışmaların daha etkili, sürdürülebilir ve izlenebilir hale getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda, Halk Eğitimi Merkezleri Bilişim Ağı (HEMBA) üzerinden iklim değişikliğine uyum, çevre koruma ve sürdürülebilirlik başlıklarında farklı yaş ve hedef gruplarına yönelik dijital eğitim içerikleri hazırlanacak. MEB, yaygın eğitim faaliyetleriyle toplumun her kesiminden bireyin iklim değişikliği konusundaki bilgi seviyesini artırmayı, çevre dostu yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılmasını amaçlıyor. ÇEVRE TEMALI KURSLAR GÜNCELLENECEK Bakanlık, çevre, iklim değişikliği ve sıfır atık konularındaki mevcut kurs programlarını güncel ihtiyaçlar ve bilimsel veriler doğrultusunda yeniden düzenleyecek. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında geçen yıl başlatılan "Enerji Dostu Mavi Yeşil Okul Etiketi Programı" da yaygın eğitim kurumlarında uygulanarak daha geniş kitlelere ulaştırılacak. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı ile Türkiye Erozyonla Mücadele, Ağaçlandırma ve Doğal Varlıkları Koruma Vakfı (TEMA) iş birliğiyle yürütülen çevre ve iklim odaklı iyi uygulama örnekleri, halk eğitimi merkezleri ve diğer yaygın eğitim kurumlarında tanıtılacak. HEMBA platformuna, su kaynaklarının korunması, su kayıplarının azaltılması ve tasarruf bilincinin geliştirilmesine yönelik dijital eğitim içerikleri de eklenecek. Sıfır atık yaklaşımının yaygınlaştırılması amacıyla atıkların azaltılması, yeniden kullanım ve geri dönüşüm süreçlerine ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülecek. Kurumlarda çevre yönetim sistemlerinin yaygınlaştırılması da hedefler arasında yer alacak.

Bakan Göktaş: "516 bin 386 ailemize, aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz" Haber

Bakan Göktaş: "516 bin 386 ailemize, aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın katılımıyla 2. Engelli Hakları Ulusal Eylem Planı Çalıştayı gerçekleştirildi. Ankara’da bir otelde yapılan çalıştaya engelli bireyler de katıldı. Burada konuşan Bakan Göktaş, "Çalıştay boyunca 1. Eylem Planımızdan elde ettiğimiz kazanımları değerlendireceğiz. Edindiğimiz deneyimler çerçevesinde, 2. yeni dönemin yol haritasını istişare edeceğiz. Erişilebilir toplumdan bağımsız yaşama, kapsayıcı eğitimden ekonomik güvenceye kadar, engelli bireylerin yaşam kalitesini artıracak birçok stratejik başlığı ele alacağız. Burada ortaya konacak her öneri daha kapsayıcı ve daha güçlü bir Türkiye’nin inşasına katkı sunacak" şeklinde konuştu. "Engelli bireylerin her alanda olması toplumun bakışını genişletir" Her bireyin hayata kattığı bir değer, taşıdığı bir tecrübe ve ortaya koyabileceği bir kabiliyet olduğunu belirten Göktaş, "Bizim sorumluluğumuz, bu değerin görünür olacağı, bu kabiliyetin gelişeceği, bu tecrübenin toplumsal hayata yön vereceği imkanları oluşturmaktır. Bu nedenle engelli politikalarını bir sosyal hizmet alanı olarak değil. İnsan sermayesini, toplum dayanışmasını ve ortak yaşam kültürünü büyüten stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz. Çünkü engelli bireylerin her alanda daha fazla yer alması, sadece bireysel hayatları zenginleştirmez. Toplumun bakışını genişletir. Kurumların kapasitesini artırır. Hizmet kalitesini yükseltir. Birlikte yaşama kültürünü derinleştirir. Bu yüzden bizim için engelli politikaları, insanı merkeze alan kalkınma anlayışının en canlı göstergelerinden biridir" ifadelerini kullandı. "2002’den bugüne kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağlayarak 83 bin 98 engelli bireyin kamuya yerleştirilmesini sağladık" 24 yıldır, engelli politikalarını hak temelli, kapsayıcı ve katılımcı bir yaklaşımı esas aldıklarını dile getiren Göktaş, "Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde engelli politikaları, sosyal devletimizin en güçlü alanlarından biri haline gelmiştir. Bu yaklaşım, her bireyin emeğini ve katkısını Türkiye’nin geleceğine yön veren büyük bir vizyonu temsil etmektedir. Bu kapsamda 2005 yılında çıkarılan Engelli Kanunu, engelli vatandaşlarımızın hayatına yenilikler katan büyük bir reformdur. Tüm imkanlarımızı, engelli kardeşlerimizin toplumla bütünleşerek günlük hayata katılabilmeleri için seferber ettik. Engelli vatandaşlarımızın emeğiyle becerisiyle ve üretimiyle hayatın içinde daha etkin yer alması için istihdamı öncelikli başlıklarımızdan biri yaptık. 2002’den bugüne kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağlayarak 83 bin 98 engelli bireyin kamuya yerleştirilmesini sağladık. Özel sektörde ise korumalı iş yerlerini teşvik ederek engelli bireylerin çalışma hayatına katılımını desteklemeye devam ediyoruz" ifadelerine yer verdi. "516 bin 386 ailemize, aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz" Engelli bireyler için yürütülen çalışmalarda aileyi daima merkeze aldıklarını belirten Göktaş, ailenin güvenin, desteğin ve toplumsal hayata katılımın en güçlü kaynağı olduğunu ifade ederek şu şekilde konuştu: "Engelli kardeşlerimizin ailelerinden ve alıştıkları sosyal çevreden kopmadan yaşamlarını sürdürebilmeleri için evde bakım hizmetlerimizi yaygınlaştırdık. Evde bakım yardımı kapsamında 516 bin 386 ailemize, aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar toplam 275 milyar liranın üzerinde evde bakım yardımı sağladık. 81 ilimizde faaliyet gösteren 148 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde binlerce vatandaşımıza destek sunuyoruz. Kamu ve özel olmak üzere toplam 451 bakım merkezinde 39 bin 548 engelli bireye yatılı hizmet sunuyoruz. Özel bakım merkezlerinden yararlanan engelli vatandaşlarımızın tamamına yakınının bakım ücretlerini Bakanlık olarak biz karşılıyoruz. Mevzuat düzenlemeleriyle bakım merkezlerinde, yapay zeka destekli kamera izleme sistemini hayata geçirerek denetimlerimizi daha da güçlendiriyoruz. Engelli çocuklarımızın gelişim sürecinde erken müdahalenin hayati bir öneme sahip olduğunu çok iyi biliyoruz." "4 bin 146 kuruma Erişilebilirlik Belgesi verdik" 2 hafta önce, Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde düzenlenen ’İlk Yıllar, Hayat Boyu Etki’ başlıklı yan etkinlikle bütün dünyaya örnek bir model olarak sunduklarını dikkati çeken Göktaş, "‘Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli’ ile hem otizmli bireylere hem de ailelerine destek olmayı sürdürüyoruz. Bu süreçte, 821 danışmanımızla, 18 ilimizde, 3 bin 808 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sağladık. Bu yıl içerisinde 16 ilimizde daha bu hizmeti sunmaya başladık. Diğer yandan erişilebilirliği, engelli vatandaşlarımızın günlük hayata katılımını kolaylaştıran temel bir hizmeti standardı olarak ele aldık. Şehirlerimizi engelsiz kılma çalışmaları kapsamında, 81 ilde Vali başkanlığındaki komisyonların kararlarıyla 4 bin 146 kuruma Erişilebilirlik Belgesi verdik. Kamu kurum ve kuruluşlarında görev yapan 30 bin 939 kişiye eğitim vererek kurumsal farkındalığı güçlendirdik. Ayrıca, dijital alanda da engelli vatandaşlarımızın kamu hizmetlerine daha hızlı, kolay ve etkin şekilde ulaşabilmeleri için yeni uygulamaları hayata geçiriyoruz. Bu kapsamda Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformu’nun hazırlanmasında da son aşamaya geldik. Bu platformla kurumlarımızın standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağız. Bunun yanı sıra, geçtiğimiz yıl Aralık ayında hayata geçirdiğimiz ‘Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması’ ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik. Böylece, ihtiyaç duyulan bilgiye, yönlendirmeye ve desteğe tek noktadan daha kolay ulaşılmasının önünü açtık. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, engelli vatandaşlarımızı ve ailelerini merkeze alan çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.

Bakan Göktaş: "Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulumuzun çalışmalarını sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulacak" Haber

Bakan Göktaş: "Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulumuzun çalışmalarını sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulacak"

Engelli bireylerin toplumsal yaşama tam ve eşit katılımını sağlamak, hak ihlallerini önlemek ve kurumlar arası iş birliğini koordine etmek amacıyla kurulan Engelli Hakları İzleme ve Değerlendirme Kurulu, Ankara Hakimevi’nde toplandı. Kurul; politika ve hizmetlerde atılacak adımların, tecrübelerin, geleceğe dair planların, kurulacak olan İl Kurullarının çalışma düzeninin değerlendirilmesi için bir araya geldi. Bakan Göktaş’ın başkanlığından gerçekleştirilen toplantıya çok sayıda kurul üyesi katılım sağladı ve toplantı Göktaş’ın konuşması ile başladı. "Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması’ ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik" Engelli vatandaşların ve ailelerinin hayatını kolaylaştıran adımlar atıldığını vurgulayan Göktaş, "Dijital teknolojiler dahil olmak üzere, her alanda erişilebilirliği güçlendiren uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Böylece engelli vatandaşlarımızın hizmetlere, bilgiye ve toplumsal hayata daha etkin şekilde katılımını destekliyoruz. Bu kapsamda Erişilebilirlik Dijital Bilgilendirme Platformu’nun hazırlanmasında da son aşamaya geldik. Bu platformla kurumlarımızın standartlar, mevzuat ve uygulama süreçlerine ilişkin bilgiye tek noktadan ulaşmasını sağlayacağız. Böylece çalışmalarımızın daha hızlı ve daha etkin bir şekilde yürütülmesine katkı sunacağız. Diğer yandan geçtiğimiz yıl aralık ayında hayata geçirdiğimiz ’Engelsiz Türkiye Mobil Uygulaması’ ile hizmetlerimizi vatandaşlarımıza daha yakın hale getirdik. Böylece, ihtiyaç duyulan bilgiye, yönlendirmeye ve desteğe tek noktadan daha kolay ulaşılmasının önünü açtık" diye konuştu. "Korumalı iş yerlerine, her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki veriyoruz" Göktaş, istihdamın engelli bireyler için ekonomik bağımsızlığın yanında özgüven, üretkenlik ve toplumsal hayata aktif katılım anlamı taşıdığını belirterek, "Her birinin niteliklerine, becerilerine ve ihtiyaçlarına uygun şekilde kamuda ve özel sektörde istihdam edilmelerini destekliyoruz. Şubat ayında gerçekleştirdiğimiz atamalarla birlikte 2002’den bugüne, 82 bin 907 kişinin atanmasıyla kamuda engelli istihdamında 15 kat artış sağladık. Ayrıca, korumalı iş yerlerine, her engelli için aylık 7 bin 655 lira ücret teşviki veriyoruz" ifadelerini kullandı. "518 bin 313 ailemize aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz" Evde bakım yardımı, gündüzlü bakım hizmetleri, umut evleri gibi farklı hizmet modellerin bireylerin ihtiyacına göre çeşitlendirildiğini dile getiren Göktaş, "Bugün 81 ilimizde, 147 gündüzlü bakım ve rehabilitasyon merkezimizde, engelli bireylerimizin hayatına küçük ama kıymetli dokunuşlarla eşlik ediyoruz. Kendilerini daha güçlü hissetmeleri için onlara beceri kazandıran, ailelerinin sorumluluğunu paylaşan bir hizmet anlayışıyla çalışıyoruz. 518 bin 313 ailemize Evde Bakım Yardımı ile aylık 13 bin 878 lira ödeme yapıyoruz. Bugüne kadar toplam 268 milyar liranın üzerinde Evde Bakım Yardımı sağladık. 107’si Bakanlığımıza bağlı, 339’u özel olmak üzere toplam 446 bakım merkezinde 39 bin 466 engelli bireye yatılı hizmet sunuyoruz. Bu merkezlerde, yapay zeka destekli kamera izleme sistemini hayata geçirerek denetimlerimizi daha da güçlendirdik. Diğer yandan 145 umut evinde, 497 engelli vatandaşımızın ev sıcaklığında bakım hizmetinden faydalanmalarını sağlıyoruz. 2026 yılının sonuna kadar 369 kapasiteli 5 yeni engelli bakım ve rehabilitasyon merkezimizi daha hizmete açmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz" şeklinde konuştu. Bakan Göktaş, Ankara, Bursa, Kahramanmaraş, Mersin, Batman ve Konya’da kurulan Erken Çocukluk Gelişim Birimleriyle çocukların desteklendiğini, bu çalışmaların geçtiğimiz hafta Birleşmiş Milletler çatısı altında dünyaya örnek bir model olarak sunulduğunu belirtti. Göktaş, ayrıca ’Bireysel Sosyal Hizmet Danışmanlığı Modeli’ kapsamında otizmli bireyler ve ailelerine destek verildiğini, 18 ilde 3 bin 808 aileye bireysel danışmanlık hizmeti sunulduğunu, bu hizmetin bu yıl 16 ilde daha hayata geçirildiğini ifade etti. Büyük katılımla 23 Haziran tarihinde geniş kapsamlı çalıştay Göktaş, II. Eylem Planı hazırlıklarının sürdüğünü belirterek, erişilebilirlikten eğitime, istihdamdan bakım hizmetlerine, afet ve acil durum süreçlerinden dijital hizmetlere kadar her alanı kapsayan güçlü bir çerçeve oluşturmayı hedeflediklerini, bu kapsamda 23 Haziran’da kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları, akademi ve ilgili paydaşların katılımıyla geniş kapsamlı bir çalıştay düzenleneceğini kaydetti. "Kurulumuzun çalışmalarını sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulacak" Aynı zamanda Bakan Göktaş, şu ifadelere yer verdi: "Diğer yandan kurulumuzun çalışmalarını daha geleceğe dönük bir yaklaşımla sürdürebilmesi için iki alt çalışma grubu oluşturulmasına yönelik hazırlıklarımızı da tamamladık. ‘İklim Değişikliği ve Engellilik Alt Çalışma Grubu’ ile iklim değişikliğinin engelli bireyler için oluşturduğu riskleri belirleyerek somut çözüm önerileri geliştirmeyi hedefliyoruz. ‘Yapay Zeka, Destek Teknolojileri ve Engellilik Alt Çalışma Grubu’ ile teknolojinin engelli bireylerin hayatını kolaylaştıracak politikalar belirlemeyi amaçlıyoruz. Bu alt kurullarla hem alınan kararların takibini güçlendirecek hem de uygulama süreçlerinde kurumlarımız arasındaki koordinasyonu daha sağlam bir zemine taşıyacağız. Aile ve Nüfus 10 Yılı’nda, engelli bireyleri aileleriyle birlikte daha güçlü şekilde destekleyeceğimiz hizmetleri yaygınlaştıracağız." Bakan Göktaş’ın konuşmalarının ardından toplantı basına kapalı şekilde gerçekleşti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yapay zekada lider konuma ulaşacak" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Türkiye yapay zekada lider konuma ulaşacak"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Tersane İstanbul’da "Türkiye Yapay Zeka Zirvesi"ne katıldı. Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Denizcilik tarihimizde çok önemli bir yer tutan, Sultan Fatih’in temellerini attığı Tersane-i Amire’de Türkiye Yapay Zeka Zirvesi münasebetiyle sizlerle bir aradayız. Sözlerimin hemen başında, zirvemizi teşrif eden misafirlerimize tek tek şükranlarımı sunuyor; hepiniz hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Sizlerin vasıtasıyla cihanın incisi İstanbul’umuzun 39 ilçesinde, Türkiye’nin 81 ilinde yaşayan tüm vatandaşlarımıza buradan selamlarımı, sevgilerimi gönderiyorum. Türkiye Yapay Zeka Zirvesi’nin ülkemiz, milletimiz ve sektörlerimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Zirvenin düzenlenmesinde emeği geçen Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, programa katkı sunan herkesi tebrik ediyorum. Zirve kapsamında icra edilen panel ve etkinliklerin, burada yapılacak değerlendirmelerin hepimiz için ufuk açıcı olmasını temenni ediyorum. Birazdan, 2026-2030 dönemini kapsayan ve bu alanda kritik bir yol haritası olan Türkiye Yapay Zeka Eylem Planımızı sizlerle ve milletimizle paylaşacağız. Türkiye’yi yapay zeka teknolojilerinde lider ülkeler sınıfına taşıyacak yeni eylem planımızın şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum" dedi. "Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biri" Dünyanın ve insanlığın yeni bir döneme girdiği tarihi günlerden geçtiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu dönemdeki değişim geçmişe nazaran son derece hızlı ve eskilerin deyimiyle sarî seyrediyor. Diplomasiden ticarete, enerjiden ulaşıma, tarımdan güvenliğe değişimin etkileri hemen her alana nüfuz ediyor. Yeni bir düzen kurulurken eski nizam ciddi bir sarsıntı yaşıyor. Kimileri bu süreci tarihi bir fırsat olarak görürken, bazıları da bu dönüşümü aşılması gereken bir kriz olarak değerlendiriyor. Öte yandan yapay zeka ve yeni dijital teknolojilerin hakikat ötesi olarak adlandırılan bu çağda, olgularla birlikte algıları da dönüştürdüğüne, yeni gerçekliğin temel dinamiği haline geldiğine şahit oluyoruz. Şu bir gerçek ki, günümüzde bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaştı. Dezenformasyon gibi bilgi düzensizlikleri de aynı ölçüde yaygınlaştı. Veriye artık saniyeler içinde ulaşılabiliyor. Veri işleme ve veri analizi tarzı süreçleri kolaylıkla yönetebiliyoruz. Fakat veri emniyeti ve siber güvenlikte oluşacak en küçük zafiyetin hangi ölümcül sonuçlara yol açtığını da çevremizde meydana gelen savaş ve çatışmalarda sık sık görüyoruz. Siyasi, askeri, iktisadi gücün dijital egemenlikten bağımsız ele alınamayacağını, dijital kapasitenin caydırıcı bir kuvvet çarpanı olduğunu artık hepimiz çok iyi biliyoruz. Şunu bugün büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim: Türkiye, teknolojideki bu dönüşümü en erken fark eden, tedbir, politika ve uygulamalarını buna göre şekillendiren nadir ülkelerden biridir. İşte az önce hepimiz izledik. Büyük matematikçimiz, Ordinaryus Profesör Cahit Arf, bundan tam 67 yıl önce Erzurum’da verdiği bir konferansta şu soruyu sormuştu: "Makine düşünebilir mi ve nasıl düşünebilir?" Cahit Arf, aynı konferansta bu sorunun cevabını ararken dinleyicilere şunu söylemişti: "Hadiseler veya tertiplerin anlaşılması işi, bir merdiveni çıkmaya benzetilebilir. Bir basamağa çıkmak kolay bir iştir. Fakat bin basamağın çıkılması işi bir hayli ter dökmeye bağlıdır" açıklamasında bulundu. "Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz" Bilim ve teknolojiye asırlar boyunca çok önemli katkılar yapmış bir millet olarak, o basamakları tek tek çıkmaya bugün de devam ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Üniversitelerimiz, araştırma merkezlerimiz, bilim ve teknoloji üslerimiz dünyada çığır açan ve ses getiren işlere imza atıyor. Genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız, teknisyenlerimiz yüksek teknoloji gerektiren her alanda yepyeni başarılar elde ediyor. Önceden dışa bağımlı olduğumuz teknolojileri artık kendimiz üretiyoruz. Ar-Ge’den seri imalata tüm aşamaları kendi öz kaynaklarımızla şekillendiriyoruz. En önemlisi, Milli Teknoloji Hamlemizi Türkiye Yüzyılı’nın baş tacı yapacak Teknofest kuşağı azmiyle, maharetiyle, projeleriyle bugünü ve geleceği nakış nakış işlemeye devam ediyor. Bu vesileyle teknolojide yazdığımız bu başarı hikayesinde payı olan tüm kurumlarımıza, firmalarımıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza teşekkür ediyor; genç kardeşlerimin her birine çalışmalarında başarılar diliyorum" diye konuştu., "Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız" Türkiye olarak savunma sanayindeki birikim ve yeteneklerimizi yapay zeka başta olmak üzere diğer alanlara da yansıtmak için yoğun bir çaba harcadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz, 31 Mart’ta dijital bağımsızlığımızı daha da perçinleyecek yeni nesil mobil iletişim altyapımız 5G’yi hizmete aldık. Siber tehditlere karşı ülkemizin direncini artırmak amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığımızı kurduk. 2024’te uzaya fırlattığımız ilk yerli ve milli uydumuz Türksat 6A ile Türkiye’yi dünyada kendi uydusunu üretebilen 11 ülkeden biri yaptık. Son 23 yılda çok az sayıda ülkenin sahip olduğu büyük bir inovasyon altyapısı inşa ettik. Teknofestlerle, Deneyap atölyeleriyle, bilim şenlikleri ve bilim fuarlarıyla her yıl milyonlarca gencimizi teknoloji yolculuğuna dahil ettik. Bugün Türkiye genelindeki 1700’ü aşkın araştırma-geliştirme ve tasarım merkezlerinde araştırmacılarımız, mühendislerimiz ve teknisyenlerimiz geleceğin projelerini geliştiriyor. 114 teknopark, 13 binin üzerinde teknoloji firması yenilikçi fikirleri ürüne dönüştürüyor. Teknolojide elde ettiğimiz kazanımlar buzdağının sadece görünen yüzüdür. Yapay zekanın sunduğu fırsatları değerlendirerek Türkiye Yüzyılı’nda büyük ve güçlü bir Türkiye’yi dijital alanda da inşa etmekte kararlıyız" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hepimizin karşı karşıya olduğu sorular şunlardır: Yapay zeka insana hizmet mi edecek yoksa insanı kontrol mü edecek? Teknoloji şirketleri ellerine geçen bu asimetrik gücü nasıl kullanacak? Hızla büyüyen bu şirketlerin derebeyi haline gelmesinin önü nasıl alınacak? Kişisel veriler üzerinden bireylerin ve toplumların manipülasyonu nasıl engellenecek? Bu sorulara verilecek cevaplar hayati önemde olacaktır. Yapay Zeka Eylem Planımız işte bu hassasiyetlerin ürünüdür. Eylem planımız; fark et, istifade et, üret ve yönet olmak üzere 4 temel eksen ve her eksende birbirini tamamlayan 4 eylem üzerine inşa edildi. Planımızın birinci ekseni olan ’fark et’ hedeflerimiz doğrultusunda yapay zekanın ihtiva ettiği fırsat ve riskleri milletimize aktaracak, toplumun her kesiminde bu konudaki bilinç ve temel yetkinlikleri artıracağız. Her yaştan insanımızın yapay zekayı doğru anlamasını, güvenli biçimde kullanmasını sağlamak üzere ulusal yapay zeka okuryazarlığı programını başlatacağız. 81 ilimizde hayata geçireceğimiz yapay zeka okuryazarlığı atölyeleriyle 2 yılda 5 milyon vatandaşımıza eğitim vereceğiz. 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı ve 100 bin yapay zeka uygulama profesyoneli yetiştireceğiz. Veriye erişimi kolaylaştırarak araştırmacılarımızın, girişimcilerimizin ve kamu kurumlarımızın veriyi değere dönüştürme sürecini hızlandıracağız. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2000 kamu veri setini ulusal veri kütüphanesi üzerinden milletimizin istifadesine sunacağız. Kullanıcıların haklarını koruyan ve yatırımcılara öngörülebilirlik sağlayan bir düzenleyici çerçeve oluşturacağız. Orantılı risk yaklaşımına dayalı bu çerçeveyle yeniliğin önünü açarken vatandaşlarımızın mahremiyet ve emniyetini de güvence altına alacağız. Planımızın ikinci ekseni olan ’istifade et’ kapsamında yapay zekayı kamudan sanayiye, eğitimden sağlığa, tarımdan güvenliğe kadar hayatın farklı alanlarında somut faydaya dönüştüreceğiz. Veri merkezlerimizin uluslararası standartlara uygunluğunu ve enerji verimliliğini teminat altına alacak hukuki düzenlemeyi hayata geçireceğiz. 2030 yılına kadar ülkemizin veri merkezi kurulu gücünü en az 1 gigavata çıkaracağız. Elektronik devleti vatandaşımızın yapay zeka destekli kamu hizmetlerini doğrudan deneyimleyeceği dönüşüm alanı olarak ele alacağız. Kamu yatırım programlarımızdan yapay zeka projelerine en az yüzde 2 pay ayıracağız. Kamu sektörümüz başarılı ve yerli yapay zeka çözümlerinin ilk alıcısı ve en güçlü referansı olacak. Sağlık, enerji ve akıllı üretim başta olmak üzere öncelikli alanlarda fikirleri sahada test edilmiş ürünlere dönüştürecek KOBİ’lerimize yapay zeka kuponlarıyla erişilebilir teknoloji sağlayacağız. Planımızın üçüncü ekseni olan ’üret’ hedeflerimizle vatandaşlarımızın yapay zeka ile değer üretmesini temin edecek kendi modellerimizi geliştireceğiz. Yatırımcılarımıza enerjisi ve altyapısı hazır kampüsler, KOBİ’lerimize ve araştırmacılarımıza hızlı prototip imkanı sunan yapay zeka büyüme bölgeleri kuracağız" diye konuştu. "İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız" Ulusal Yapay Zeka Araştırma Fonu ile araştırmalarımızın, Yapay Zeka Büyüme Fonu ile girişimlerimizin gerçekleşmesini ve ölçeklenmesini destekleyeceklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkçe Büyük Dil Modeli çalışmalarımızı dijital egemenliğimizi güçlendirmek üzere kararlılıkla sürdüreceğiz. Geliştirme çalışmaları devam eden TÜBİTAK’ın yerli dil modeli ’Bilge’, bu yolda katettiğimiz mesafenin önemli bir göstergesidir. Yine T3 Vakfımız ve Baykar iş birliğinde geliştirilen büyük dil modeli ile HAVELSAN’ımızın ’MAIN’ platformundaki 9 milyar parametreli büyük dil modeli, Türkçe’nin bütün zenginliğini merkeze alan önemli çalışmalardır. Diğer taraftan Turkcell ve diğer mobil iletişim şirketlerimizin veri odaklı çalışmaları ülkemiz için kıymetli adımlardır. Yapay zekanın imalat sanayimizde ve katma değerli ürünlerde kullanımını yaygınlaştıracak robotik teknoloji kabiliyetlerimizi derinleştireceğiz. ’Yönet’ hedeflerimiz çerçevesinde ise egemen yapay zeka kapasitemizi güvence altına alacak ve güçlendireceğiz. Bu doğrultuda veri merkezi, bulut ve yapay zeka altyapılarında en az 10 milyar dolarlık özel sektör ağırlıklı kaynağı harekete geçireceğiz. Uluslararası girişimcilere tek pencereden en çok 30 iş gününde sunacağımız yol haritasıyla öngörülebilir, hızlı ve koordineli bir yatırım ortamı sağlayacağız. İstanbul’u yapay zeka alanında Türkiye’nin uluslararası vitrini ve yatırım diplomasisi şehri olarak konumlandıracağız. Terminal İstanbul’u girişimcilerimizin ve küresel yatırımcıların buluşma zemini olarak kullanacağız" şeklinde konuştu. OECD, G20, Birleşmiş Milletler ve diğer platformlarda insan merkezli yapay zeka standartlarının belirlenmesinde etkin bir rol üstleneceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk Devletleri Teşkilatı ile aşamalı olarak Oğuz, Kıpçak ve Karluk dillerini kapsayan ortak bir Türk Dilleri Büyük Dil Modeli geliştireceğiz. Yenilikçi yapay zeka çözümlerinin kontrollü bir ortamda test edilmesini sağlamak üzere en az 5 öncelikli sektörde düzenleyici deney alanları kuracağız. Planımızın uygulanması kamu kurumlarımızın, özel sektörümüzün, üniversitelerimiz ve araştırma merkezlerimizin ortak katkısıyla olacaktır. Ulusal Yapay Zeka Kurulu ise bu sürecin yönetişim zeminini teşkil edecektir. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız ilgili tüm kurumlarımızla yakın iş birliği içinde eylemlerin uygulanmasını düzenli olarak takip edecektir. Türkiye Yapay Zeka Eylem Planı ile harekete geçireceğimiz kaynakların üreteceği katma değerin 1 trilyon lirayı aşmasını bekliyoruz. Türkiye’yi yapay zeka çağının öncü ülkeleri arasına inşallah hep birlikte taşıyacağız. Türkiye Yüzyılı’nı aynı zamanda dijital üretimin yüzyılı yapacağız" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.