Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Etkin Pişmanlık

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Etkin Pişmanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Etkin Pişmanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: "3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" Haber

İBB davasında sanık Seyfi Beyaz: "3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum"

İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın ikinci celsesinin ikinci gününde, tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Bugün yapılan duruşmada 15 sanık savunma yaptı. Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine sanık Seyfi Beyaz, "Kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik davanın 2'nci duruşmasının ikinci gününde tutuksuz sanıkların savunmaları alındı. Tutuksuz sanık Seyfi Beyaz, daha önce savcılıkta detaylı ifade verdiğini belirterek, önceki beyanlarının arkasında olduğunu söyledi. Hakkında üç eylem bulunduğunu ifade eden Beyaz, iki eylemde müşteki beyanları kapsamında şikayetini sürdürdüğünü belirterek yurt dışı çıkış yasağının kaldırılmasını talep etti. Savcının Westside projesinde iskan alımı sürecinde Adem Soytekin'e 3 milyon TL verildiği iddiasını sorması üzerine Beyaz, ödemeyi kendisinin yapmadığını, diğer ortakların süreci yürüttüğünü söyleyerek, "Yani bunu biz kendim görüşmedim. Diğer ortaklarımız görüştü. 3 milyon artı KDV olarak çek ödendiğini biliyorum" ifadelerini kullandı. Savcının ödemenin hangi ortaklar tarafından yapıldığını sorması üzerine Beyaz, "İsa bey, Yüksel bey, Oktay bey üçü gitmişti" dedi. Mahalleler projesinde Murat Çalık'a para verildiği iddiası da sorulan Beyaz, bu konuda bilgisinin olmadığını söyledi. Westside projesinde Fatih Keleş'in yaptığı mermer işlerinin nasıl geliştiği sorusuna ise "Yani bunu Oktay Hamzaoğlu anlaşmıştı. O devam ettirdi kaba inşaatını" yanıtını verdi. Savcılık Muzaffer Beyaz'ın tutuklanmasını istedi Savcılık, sanık beyanlarının ardından ek mütalaa sunmak istediğini belirterek Muzaffer Beyaz'ın ifadelerinin çelişkili olduğunu öne sürdü ve tutuklanmasını talep etti. Savcılık tarafından tutuklanması talep edilen Beyaz, "Benim iddianamede 4 tane eylemden adım geçmektedir. 3 eylemde sanık olarak, bir eylemde de şikayetçi olarak geçmektedir. Bu 6 no'lu eylemle ilgili abim bahsetti. Benim burayla ilgili herhangi bir imza yetkim ve bir dahlim yoktu. Burada bildiklerim, anlattıklarım tamamen ortaklıktan dolayı abimden öğrendiklerimdir. Onun haricinde hiçbir işlem yapmadım. Abim ne söylediyse o kadardır" dedi. Duruşmaya verilen aranın ardından mahkeme heyeti, Muzaffer Beyaz'ın tutuklama talebini reddetti. "Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle yaptım" Daha önce 4 kez etkin pişmanlık kapsamında ifade veren ve ev hapsi kararıyla tahliye edilen Veysel Erçevik de beyanda bulundu. Erçevik, verdiği ifadelerin baskı veya şantaj altında alınmadığını söyleyerek, "Etkin pişmanlık başvurusunu kendi özgür irademle ve avukatım aracılığıyla yaptım. Şantaj veya baskı altında ifade vermedim" diye konuştu. Erçevik, "İddianamede Adem Soytekin'e bağlı hareket ettiğime dair somut bir delil bulunmuyor. Adem Soytekin ile sadece çocukluktan gelen 10-11 yıllık bir komşuluk ve dostluk bağım var. Örgüt üyeliği ve rüşvete aracılık iddialarını reddederek tüm suçlamalardan beraatimi istiyorum. İş hayatına dönebilmek adına adli kontrol tedbiri ile yurt dışına çıkış yasağının kaldırılmasını da talep ediyorum" dedi. "Rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum" Tutuksuz yargılanan Mutlu İnşaat hissedarı Yüksel Hamzaoğlu, Westside projesi kapsamında rüşvet verdiği iddiasını reddetti. Hamzaoğlu, "Westside projesi kapsamında rüşvet verdiğim iddiasını kesinlikle kabul etmiyorum. Herhangi bir kamu görevlisiyle asla menfaat anlaşması yapmadım. Savcılık aşamasındaki beyanlarımda da belediye işlemlerinin geciktirilmemesi için talepleri karşılamak zorunda kaldığımızı anlattım" diye konuştu. Adem Soytekin ile Yüksel Hamzaoğlu arasında "rüşvet" tartışması kapsamında savunması öne alınan ve ilk tutukluluk incelemesinde tahliye edilen Adem Soytekin, Yüksel Hamzaoğlu'na Westside projesindeki taşınmazların rüşvet olarak değerlendirilmesini sordu. Soytekin, 2013 yılında iki daireyi satın aldığını, daha sonra üç dükkânı kendi şirketi adına satın alarak Mado şubesi açtığını ve ödemelerin kayıtlarının dosyada bulunduğunu belirterek, "2013 yılında daire alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Ben 2015'te parasıyla dükkân alıyorum, siz buna rüşvet diyorsunuz. Bunları siz mi söylüyorsunuz, yoksa gerçekten birileri size çıkıp 'Adem Soytekin'e yüklenirsen buradan çıkarsın veya kurtarırsın' mantığı mı yapıyor" dedi. Soytekin, ruhsat süreçlerini kendisinin değil Beyaz İnşaat'ın takip ettiğini söylemesi üzerine Hamzaoğlu "Sen takip etmedin, Beyaz İnşaat takip etti. İskân safhasında sen devreye girdin" yanıtını verdi. İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında "500 bin lira" diyaloğu Duruşmada Ekrem İmamoğlu ile Cemal Üneş arasında geçen ifade dikkat çekti. İmamoğlu'nun Üneş'e kendisinden 500 bin lira istediğini hatırlatması üzerine Üneş, parayı ödeyecek durumda olmadığını söylediğini ve ardından senet yaptıklarını belirtti. İmamoğlu'nun "Ben senden para istedim ve parayı getirdin, verdin öyle mi" sorusuna Üneş, "Şöyle bir hatırımda var: Seçim mi vardı hatırlamadım, bir yer için mi, 'buraya para lazım' dedin. 500 bin lira. Ben dedim ki, sen benim durumumu da aşağı yukarı bilmen lazım. 'Benim öyle bir para ödeyecek durumum da yok' dedim" yanıtını verdi. "İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı" İBB davasında tahliye edilen sanık Esra Huri Bulduk, iddianamede yer alan "İstanbul Senin" ve "İBB Hanem" projelerine ilişkin savunma yaptı. İBB Hanem'in hayata geçmeyen bir proje fikri olduğunu belirten Bulduk, uygulamanın hiçbir zaman vatandaşın kullanımına açılmadığını söyleyerek, "İBB Hanem projesi hiçbir zaman vatandaşa açılmadı Hakim bey. Çünkü o zaten İBB personeline yönelik bir işti" şeklinde konuştu. Projenin belediye personelinin vatandaş ziyaretlerinde hizmetleri anlatması ve vatandaşlardan geri bildirim alınması amacıyla tasarlandığını ifade eden Bulduk, uygulamanın yalnızca test aşamasında kaldığını ifade ederek, "İBB Hanem hiçbir zaman İstanbul Senin'e eklenmedi, dahil edilmedi. Dolayısıyla vatandaş İBB Hanem uygulamasını hiçbir zaman görmedi. İBB Hanem vasıtasıyla hiçbir zaman veri toplanmadı. Dolayısıyla toplanmayan bir veri de yaygınlaştırılamadı" dedi. Bulduk, test ekranına giren kişilerin dijital işlemlerinin log kayıtlarında bulunduğunu belirterek beraatini ve elektronik cihazlarının iade edilmesini talep etti. "Sadece veri analizi gerçekleştirdim" İBB'de veri mühendisi olarak görev yapan Adem Ok da savunma yaptı. Hakkındaki suçlamanın, kurum içi rutin iş akışı kapsamında kendisine yönlendirilen bir tabloyu hazırlamasından ibaret olduğunu belirten Ok, işlemin tek seferlik bir veri analizi olduğunu söyleyerek, "Tamamen olağan işleyişimiz dahilinde bana yöneltilen, kurum içi bir talebin yerine getirilmesinden ibaret. Ayrıca bu veri 6 aylık bir zamansal hacme bağlı, yani tüm log'un, location tablosunun tamamı değil. Atıl durumda kaldı, çünkü kullanılmadı. Herhangi bir raporlamada da kullanılmadı" ifadelerini kullandı. Veriyi hukuka aykırı şekilde kaydetmediğini veya yetkisiz kişilere aktarmadığını, BTK ve USOM ile İBB arasındaki süreçlerde de görev almadığını söyleyen Ok, "Özetle tarafımca elde edilmiş hukuka aykırı bir veri, dışarıya sızdırılmış bir bilgi veya kasıtlı işlenmiş bir suç olduğunu düşünmüyordum. Yalnızca kurum içi bir talepte veri tabanı üzerinde yapılmış tek seferlik bir konum analizi vardır. Üzerime atılı suçlamaların hiçbirini kabul etmiyorum" dedi. Tutuksuz sanıkların beyanda bulunduğu duruşma yarın tutuksuz sanıkların savunmalarıyla devam edecek.

FETÖ’cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama Haber

FETÖ’cü yüzbaşının ablasına 10 yılda 2. tutuklama

FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'nin ablası Ayşe Alanur Karetepe, bu kez "örgüt üyeliği"nden cezaevine girdi. Karetepe, 10 yıl önce "yardım yataklık" suçundan 1 yıl tutuklu kalmıştı. Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında darbeci FETÖ'cü ihraç Yüzbaşı Burkay Karatepe'ye firari döneminde yardım ve yataklık ettiği iddiası ile Muğla'da yakalanan ve silahlı terör örgütü FETÖ üyeliğinden tutuklanan ablası Ayşe Alanur Karetepe, Emniyette alınan ifadesinde, etkin pişmanlık yasasından faydalanmasını gerektirecek bir suç işlemediğini belirterek, etkin pişmanlık yasasından faydalanmak istemediğini belirtti. 2016 yılında da Burkay Karetepe'ye yardım ve yataklıktan 1 yıl hapis yatmış İfadesinde FETÖ terör örgütü ile hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirten Karatepe, 2017 yılına kadar yine kardeşi Burkay Karatepe'ye yardım ve yataklık iddiası ile bir yıl Eskişehir Cezaevinde tutuklu kaldığını ve 2017 Ağustos ayında yurtdışı yasağı ve adli kontrol şartı ile tahliye olduğunu açıkladı. Hakkında 3 yıl 9 ay ceza verildiğini ve bu dosya halen Yargıtay'da olduğunu söyledi. Mail yazışmalarına ‘Bilgim yok' ‘Şahsi avukatım olmadan cevap vermek istemiyorum" dedi Kardeşi Burkay Karatepe'nin yakalanması sonrası dijital materyaller içinde çok sayıda Word ortamında, Burkay Karatepe ile irtibat kurmak amacı ile hazırlanmış mail adresleri üzerinden mail göndermeksizin taslaklar üzerinden haberleşme yöntemi kullanıldığına ilişkin soruya ‘Bilgim yok' diyerek cevap verirken, taslak yazışmalar ile ilgili sorulan soruların büyük bölümüne ‘Cevap vermek istemiyorum' ‘Bununla ilgili bilgim yok' veya ‘Mail adresi üzerinden haberleşme ile ilgili sorulara ben bu aşamada şahsi avukatım olmadan bir cevap vermek istemiyorum. İlerleyen aşamada şahsi avukatım eşliğinde bu sorularla ilgili ayrıca beyanda bulunabilirim" dedi. Kaçış planı ile ilgili yazışmalara ‘Bununla ilgili bilgim yok' dedi Darbeci FETÖ'cü Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanmasının ardından ele geçirilen dijital materyaller içindeki yazışmalarda kaçış planı ile ilgili yazışmalarda, "İnşallah bir kış daha orda değil de güzel bir ülkede geçiririz beraber. Ofisi yılbaşından sonra satılığa çıkaracağım, orasının parası yüksek. Ben hazırlık yapıyorum, sen de hazırlan. O yüzden spora başladım, koşabileyim diye. Beraber gideceğiz. Şimdilik uygun şartları bekliyoruz. 2 yıl önce deprem zamanı tam karmaşa vaktiydi, düşünemedik. Değerlendiremedik' şeklindeki yazışmalara "Bununla ilgili bilgim yoktur" dedi. Burkay Karatepe'nin üzerinde yakalanan paralar soruldu Burkay Karatepe'nin Afyonkarahisar'da yakalanması sonrasında yapılan ikamet aramasında ele geçirilen, altın, dolar ve Euro ille Türk parası olan yaklaşık 6 milyon 775 bin TL değerinde ele geçirilen para ve altınlar hakkında bilgisi olup olmadığı, parayı kimler tarafından verildiği, FETÖ silahlı terör örgütü üyeleri tarafından yardım yapılıp yapılmadığı soruldu. Ayşe alanur Karetepe bu soruya, "Bunlarla ilgili benim düşüncem babam götürmüş olabilir. Bu paranın kaynağı ile ilgili bir bilgim yoktur. Burkay'ın firar olduğu dönem içerisinde örgütten herhangi bir yardım alıp almadığını bilmiyorum. Fakat benim düşüncem yeni bir suça bulaşmaması için babam imkanları dahilinde ihtiyaçlar için Burkay'a para vermiş olabilir" dedi.

Kuşadası Belediyesi’ne yeni operasyon: 15 gözaltı Haber

Kuşadası Belediyesi’ne yeni operasyon: 15 gözaltı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kuşadası Belediyesi’ne yönelik "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında İzmir, Aydın ve Antalya’da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı verilen şüphelilerden 15’i yakalanırken, 7 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Kuşadası Belediyesi ile bağlantılı olarak "rüşvet" ve "irtikap" suçlarına ilişkin tanık beyanları, şüphelilerin etkin pişmanlık kapsamında verdikleri ifadeler, HTS kayıtları ile MASAK raporlarında yer alan hesap hareketleri birlikte değerlendirildi. Yapılan incelemeler sonucunda soruşturmaya konu suçların işlendiğine ilişkin makul şüphe oluştuğu belirtildi. Bu kapsamda; Özel Kalem Müdürü Şebnem Kars Şenol, belediye eski başkan yardımcısı Oğuzhan Turan, CHP Meclis Üyesi Ali Kotan’ın da aralarında bulunduğu toplam 22 şüpheli hakkında işlem başlatıldı. 15 kişi gözaltına alındı, 7 şüpheli aranıyor İzmir, Aydın ve Antalya’da eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunan şüphelilerden 15’i yakalanarak gözaltına alınırken, 7 şüpheli hakkında yakalama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Operasyon kapsamında adreslerde arama ve el koyma işlemleri de yapıldı.

Çerçeve yasa detayları belli oldu Haber

Çerçeve yasa detayları belli oldu

AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, adam öldürme ve 2005 yıl önce ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet suçları hariç) "Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz" dedi. Güler, AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, Adalet Komisyonu Başkanı Cüneyt Yüksel, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve milletvekilleriyle birlikte AK Parti Grubu’nda Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünlüğün Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifini açıkladı. Güler, kanun teklifinin 12 maddeden oluştuğunu söyleyerek, "Ben bu sürece gelene kadar öncelikli olarak teşekkürlerimizi arz edeceğimiz Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a, Sayın Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye ve biraz sonra imza sahipleri olarak DEM Parti grubuna ve Eş Genel Başkanlarına ve Cumhuriyet Halk Partisi grubuna ve Genel Başkanlarına teşekkür ediyoruz. Yine bu konuda imzalarını eksik etmeyen HÜDA Par ve bağımsız milletvekillerimize yine Yeni Yol grubundan bazı milletvekili arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Toplama baktığımızda yaklaşık 360’a yakın bir imza ile teklifimizi Meclis başkanlığımıza arz ettik. Tabii bu teklife daha sonradan iç tüzük kapsamı için de teknik olarak desteklediklerini, imzaladıklarını ifade edecek milletvekillerimiz de olacaktır. Süreç açısından bu şekliyle devam edecek. Tabii komisyonumuz Adalet Komisyonu Başkanımız kendi planlaması çerçevesinde iç tüzük kapsamında 48 saat sonra yani Cuma günü öğleden sonra saat 14.30-15 gibi inşallah komisyon toplantısı için gerekli davetlerini yapacaktır" ifadelerini kullandı. Terörsüz Türkiye sürecinden bahseden Güler, kanun teklifinde rapordaki altıncı maddeyi baz aldıklarını ifade etti. Güler, Komisyon raporunun 6. Maddesine atıf yaparak, "6. madde başlığı 1. madde de diyoruz ki raporda kritik eşik terör örgütü PKK KCK yapılanmasının silahlarının bırakılması, teslimi, imhası ve bunun süreç olaraktan da bir mekanizma ile teyit edilmesi. Kanun teklifimizde amaç ve kapsam bölümünde aynen ifadeyi raporun beklentisi doğrultusunda şöyle ifade ettik. Bu kanunun amacı PKK KCK terör örgütünün ve bununla bağlantılı her türlü oluşumun fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolü altında bulunan her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespiti ve bu tespitin teyidine dair Milli Güvenlik Kurulu kararının resmi gazetede yayınlanmasına müteakip yürütülen soruşturma ve konuşturmalarıyla verilen mahkumiyet hükümlerinin infazın ertelenmesi işlemlerinin ve bu konuda yani tasfiye süreciyle ilgili toplumsal bütünleşmeyle ilgili yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesini kanun teklifinin amacında. İlgili bu terör örgütü yapısının kurma, yönetme, örgütü üye olma, bilerek ve isteyerek yardım etme, örgütün propagandasını yapma suçlarıyla bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçlara ve bu örgüt lehine işlenen 2013 tarihli 6415 sayılı terörizmin finansmanının önlenmesinin hakkındaki kanunda yine bu teklifimizin kapsamı içerisinde yer alıyor. Yine mevcut durum içerisinde raporun konu başlığında, adil yani nihayetinde silahını bırakmış, örgüt feshedilmiş, tamamen varlığı ortadan kalkmış, örgüt mensuplarının da kurumunun hukuki durumunun adil gerçekçi topluma kazandırma bütünleştirme noktasında da kanunun bir cevap vermesi gerekiyor. Şimdi orada kanunumuzda aynen bu beklentiye karşılık üçüncü maddemizde soruşturma ve kovuşturmaların ertelenmesi başlığında bir madde kaleme alındı. Burada aynen denildi ki örgütün fiili varlığına son verildiğinin ilgili Resmi Gazete yayınlaması olması koşuyla örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten adam öldürme suçu ile 2005 tarihinden önce işlenen müebbet hapis ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası gerektiren suçlardan dolayı yürütülen soruşturma ve konuşturma harici olmak üzere diğer suçlara yönelik olarak bir düzenleme içeriyor. Malumunuz bizim ilgili 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’muzun 321. Maddesi var. Başlığı etkin pişmanlık. Bunu bir bütünleyici çünkü bizim aynı zamanda düzenlenmelerimizin Türk Ceza Kanunu içerisinde bir bütünlüğünü sağlaması gerekiyor. Biz bu 3. Maddeyi kaleme alırken TCK 221 maddesinin bu fıkralara gelince de bir bütünlüğünü ağız etme noktasında bir yaklaşım sergiledik ve bu yaklaşımımızda adam kasten adam öldürülme suçları hariç olmak üzere ve 2005 tarih öncesi yani yeni TCK değişimden önceki TCK 125, 525 bağlamında verilen cezalarla ilgili soruşturmalar ve kavuşturmalarla ilgili bir düzenlemeyi yaptık. Diğer suç tipleri yine 221 benzer şekilde örgüt yöneticiliği örgüt üyeliği yardım yataklık ve diğer propaganda gibi bu hususlardan örgüt faaliyeti çerçevesindeki işlenen suçlardan örgüt mensupları 15 yıla kadar olan cezalarda 5 yıla ertelemeye tabi 15 yıl ve üstü müebbet ve ağlaştırma müebbet unsuruna çerçeve olanlara da 10 yıl ceza ertelemesini burada öngörüyoruz. Bu kişiler örgütünde tamamen feshi, dağıtılması ve ortadan kalkması neticesinde bir topluma kazandırma ve bütünleştirme noktasında bir adil gerçekçi bir hukuki belirlilik kapsamında düzenleme olsun. 3. maddemizden sonra 4. maddemiz koruma tedbirleri ve kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hali hazırda soruşturma devam eden soruşturması tamamlanmış, kavuşturmaya dönmüş, kavuşturmada istinafta gerekçesi onanmış, yerel mahkeme kararı vermiş, Yargıtay safahatı olan dosyalar var. 3. madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlardan dolayı verilmiş olan tutuklama ve adli kontrol ilişkin koruma tedbirleri soruşturma veya kavuşturma bulunduğu yerdeki yetkili hakim veya mahkeme tarafından ilgili bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay ile ilgili ceza dairesi tarafından değerlendirilir. Gerekse şartların oluşması halinde bu tedbirlerin kaldırılmasına dair bir madde. İkinci fıkra da üçüncü madde uyarınca erteleme kararı verilecek suçlarla ilgili istisnai veya temiz kanun yolu incelemesinde bulunan dosyalar hakkında bozma kararı verilerek ilgili yerel mahkemesine gönderilecek dördüncü maddemizde" dedi. Erteleme kararıyla ilgili olarak TCK 221 ve 314. Maddelerinin açık olduğunu belirten Güler, Terörle Mücadele Kanunu 3., 4. maddesi çok açık. Bu eylemler noktasında tekrar bir suç işlenmesi halinde de bu erteleme kararında ortadan kaldırılacağına dair bir hükmü getiriyoruz. Yani ilgili kişi bundan yararlandıktan sonra topluma hem entegre olma, uyum sağlama, bütünleşme toplum hayatında iyi bir vatandaş olma noktasında bir hayatı sürdürmesini de arz ediyoruz. Bu suçlardan mahkum olanların yine aile istisnası belli. Adam öldürme, kastır adam öldürme suçları ve 2005 öncesi TCK değişimi öncesi müebbet bağlaştırmış müebbet hapı cezası almış ve mahkumiyeti infaz aşamasında olanlar hariç olmak üzere diğer bahsettiğim gibi TCK 221. Madde bağlamında örgüte üye olma, yönetme, yardım yataklık, propaganda gibi eylemlerinden dolayı ceza almış ve infazı olan kişilerle de ilgili yine 15 yıla kadarki süreç açısından 5 yıl erteleme, özel takip ve 10 yıl olaraktan da diğer 15 yıl üstü ve müebbet ve ağlaştırmış müebbet hapı cezası alanlarla ilgili olaraktan bir izleme durumu olacak. Erteleme kararı verildiği tarihten itibaren de erteleme süresi içerisinde yine terör suçlarına da bir işlenme sahibi de infaz hakimi tarafından erteleme kararının kaldırılarak mevcut hem soruşturma konusu diğer dava devam edecek hem de mevcut durum içerisinde bu erteleme kararı kaldırılmış olacak. Tehdit mekanizması işledi. Silahlar tamamen teslim ve imha ve yok edilmesi ve örgütün bu konuda tamamen tasfiyesiyle beraber 6. maddenin beşinci fıkrasında kanunla örgüt mensuplarının tabi olduğu sürecin izlenmesini ve raporlama temin edecek rütbe içerisinde bir mekanizma oluşturulması. Bu hedef doğrultusunda arkadaşlar yedinci maddeyi kaleme aldık. Yedinci maddede Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında İçişleri, Adalet, Dışişleri, Milli savunma Bakanlığı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, MİT Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği’nden oluşan bir heyet oluşturuyoruz. Bu süreci dönemsel yapacağı toplantılarla beraber diğer kamu kurum kuruluşlarından her türlü bilgi almak suretiyle takip edecek. Ve ihtiyaç duyulması halinde de kendisi daha alt seviyede teknik çalışmalar yapacak komisyonlar da oluşturulabilecek. Nihayet örgüt mensuplarının bir an önce silahlarını bırakması, örgütün kendileri feshedip tamamen tasfiyesi ve devamında bu örgüt mensuplarının hem topluma entegre edilmesi uyumunun gerçekleşmesi, bütünleşmene sağlanması noktasında da özel çalışmalar yapacak, raporlar hazırlayacak alt komisyonlar da kurulacak şekilde. Biz bu kurula izin vermiş oluyoruz. Burada bir durum var. Kurul yine ikinci bir komisyonumuz var. Bu dönemsel çalışmalarını, faaliyetlerini Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenli olarak bilgilendirecek Türkiye Büyük bu kanun kapsamındaki faaliyetleri izlemek üzere bir izleme komisyonu kurulacak. Bu izleme komisyonu bu süreci takip edip gerekirse de ihtiyaç halinde gerekli tavsiyelerde bulunacak. Tabii bunun sayısıyla ilgili bir durum şu anda belirlemedik" şeklinde konuştu. Güler şöyle konuştu: "Süre başlığı. Raporumuzda geçici ve müstakil özel bir kanun hedefi vardır. Süremiz bu mekanizmaların tamamı teyit mekanizmasıyla beraber Milli Güvenlik Kurulu kararı olarak resmi gazetede yayınlandığı andan itibaren 6 aylık başvuru süresi başlıyor. İlgili bazı savcılıklarında müracaat başlayacak. Yurt dışı olanlar için de yine kurulumuz gerek büyükelçiler, gerek başkonsolosluklar, konsolosluklar müracaatıyla beraber başlayacaktır. Yine raporumuzda süreçte görev alanlara yönelik yasal güvence sağlanması gibi bir başlık vardı. 10. Madde bu kanun kapsamına verilen görevlerle ilgili olaraktan görevi yerine getiren çalışanlara göre hukuki, idari veya ceza sorumlu olmayacağına dair de bir maddeyi burada dercetmiş oluyoruz." MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız kısıtlılık süreleriyle ilgili konuyu hatırlatması üzerine Güler, "Bizim amacımız entegrasyonu, topluma kazandırmayı ve şeyi sağlamak, bütünleşmeyi sağlamak. 5 yıla kadar ertelenenlerde 2 yıl hak yoksunluğu, 10 yıl olanlarda 3 yıl hak yoksunluğu olacak. Bu tabii otomatik devreye giren bir durum değil. Doğrudan kurul burada devrede olacak. Çünkü alt komisyonlarda bu süreci işleyecek bir durum var. Kurul bu konularda karar verecek. Anayasamızın 38. maddesi. Bir mahkumiyet oluşmadan hüküm kesinleşmeden ona bağlı olarak TCK 53. Maddesi bağlamında bir hak mahrumiyetini biz soruşturma ve kovuşturma safhasında yapma imkanımız yok. Yapsanız bile bu anayasal maada bir aykırılık teşkil edecektir" ifadelerini kullandı. Güler, kanun yürürlüğe girdikten sonra, kanundan önce şikayet veya ihbar gelmesi halinde savcıların kuruldan izin almadan soruşturmaya devam edeceklerini ifade etti. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ise siyasi partiler, seçim, infaz kanunlarında değişiklik yapılacağını söyledi.

İşte Beşikçioğlu'nun İfadesi Haber

İşte Beşikçioğlu'nun İfadesi

Etimesgut Belediyesine yönelik "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamaları kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu, emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddetti. Beşikçioğlu, ihale süreçlerinde görev ve yetkisinin bulunmadığını, soruşturmada adı geçen şirketlerle iletişimi ve para transferinin olmadığını savundu. CHP’li Etimesgut Belediyesine "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçlamalarıyla operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 55 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilirken Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu da gözaltına alındı. Beşikçioğlu’nun Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde yaklaşık 4 saat süren ifade verme işlemi avukatları eşliğinde gerçekleşti. Emniyette ifade verme işleminin ardından Beşikçioğlu, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı’na sevk edildi. Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Beşikçioğlu’na "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma", "irtikap" ve "edimin ifasına fesat karıştırma" suçlamaları yöneltildi. Etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayı kabul etmedi Beşikçioğlu’na Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümleri hatırlatıldı. Beşikçioğlu, "Etkin Pişmanlık Hükümlerinden faydalanmak istemiyorum. Bana isnat edilen suç ve haklarım müdafim huzurunda anlatıldı. Konu hakkında bilgi sahibi oldum, hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür iradem ile ifademi vermek istiyorum" dedi. "İhaleye giren şirketleri tanımam" Soruşturma kapsamında ele geçirilen dijital materyallerde ihale ve alımlara ilişkin tespitler sorulan Beşikçioğlu, belediyenin ihalelerine katılan şirketlerle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını savundu. Beşikçioğlu, ifadesinde şunları söyledi: "Bahse konu materyallerde benim hakkımda ya da benim adımın olduğu herhangi bir belge yoktur. Yukarıda detaylı açıkladığım üzere ihaleye giren şirketleri tanımam aramda herhangi bir bağda yoktur. Görev ve yetki alımda ihale teknik ve şartname hazırlama yoktur. Bu husus Sayıştay raporlarında anlaşılacağı üzere tarafıma herhangi bir suçlamada bulunulmamıştır. Ayrıca Serkan Kozan isimli şahsın dijitallerinde çıkan görüntülerde ben belediye başkanı olmadan önceki tarihlerde de mutemet, piyasa araştırması işlemleri yaptığı gözükmektedir." Belediye çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunduklarını söyledi Beşikçioğlu, soruşturma kapsamında etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan belediye çalışanı Serkan Kozan’ın daha önce yemekhane ücretlerini zimmetine geçirdiğinin tespit edildiğini öne sürdü. Beşikçioğlu, "Serkan Kozan isimli şahıs Belediye’de benden önce ki dönemde Mutemet olarak görev yapmıştır. Etimkent şirketinde mutemet olarak hiçbir zaman çalıştırılmamıştır. Bahse konu Sayıştay Başkanlığı raporuna konu olan işlemler hakkında avukatım aracılığıyla soruşturma dosyasına eklenmek üzere Ek-1 olarak adlandırılan Etimesgut Belediye Başkanlığı İnsan Kaynakları ve Eğitim Müdürlüğünün Başkanlık Makamına yazdığı 13.08.2025 tarihli yazısından da anlaşılacağı üzere Başkanlık Makamının 01.08.2025 tarih ve görevlendirme emirlerim doğrultusunda Müfettiş tarafından yapılan inceleme neticesinde bilgisayar işletmeni kadrosunda görev yapan Serkan Kozan’ın Belediyemiz Yemekhanesinde memurlardan yemek ücretlerini tahsil ettiğini ve ücretleri zimmetine geçirdiğini tespit edildiği ve Serkan Kozan’ın görev başında kalmasında sakınca olduğu ve açığa alınması gerektiği bildirilmiş olup, bu nedenle Serkan Kozan’ın 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun maddesi gereğince 13.08.2025 tarihinden itibaren görevinden uzaklaştırılmasına olur vermiş bulunmaktayım. Yine Avukatım aracılığı ile soruşturma dosyasına eklenmek üzere Ek-2 olarak adlandırdığım belgeden anlaşılacağı üzere Serkan Kozan hakkında zimmet, güveni kötüye kullanma ve Nitelikli Dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiasıyla 11.09.2025 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Etimkent vekili tarafından suç duyurusunda bulunulmuştur" ifadelerini kullandı. 225 bin liralık para transferini "borç" olarak açıkladı Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu tarafından hesabına gönderilen 225 bin liraya ilişkin soruya Beşikçioğlu, "Bahse konu para transferi tarihi ben yurt dışında idim. Otele giriş yapmak için kredi kartını ibraz ettiğimde kredi kartında limit sorunu olduğu ve nakit ödemeyi kabul etmedikleri için Mutlu Kerimoğlu’ndan borç olarak para istedim. Göndermiş olduğu tutarı karta yatırdım limit açtırdım. Türkiye’ye dönüşte parayı geri ödedim" karşılığını verdi. "Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim" Bir konser organizasyonuyla bağlantılı rüşvet ve irtikap iddiaları kapsamında dosyaya giren ses kayıtları da Beşikçioğlu’na soruldu. Beşikçioğlu, bu iş ve işlemlerin kendisine bağlı birim tarafından yürütülmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şahsın beyanlarına bahsettiği olaylardan sonradan haberdar oldum. Bana sormuş olduğunuz hesap numaraları belediyeye ait hesap numaralarıdır. Konser yapılması nedeniyle bir işgaliye bedeli ödenmesi doğaldır. Bununla birlikte bu iş ve işlemler bana bağlı birim tarafından yürütülmemiştir. Şirketin doğduğu iddia edilen zararının karşılanması için şirkete ya da tanıdıklarına iş verilmesi gibi bir talimatım ya da yönlendirmem olmamıştır. Bu olaydan sonra yaptığım araştırmada şirketin konser bileti satamadığını tespit ettim. Organizasyondan doğan zararının belediyeden tahsil etmek amacıyla bu beyanlarda bulunduğunu düşünüyorum. Bilet rakamlarının tam sayısını bilet satışı yapan firmalardan yapılacak yazışma sonrası öğrenilebilir. Ses kayıtlarında başkan olarak geçen şahıs ben değilim ifademde ve konuşma içeriğinden anlaşılacağı üzere Başkan Yardımcısı Mutlu Kerimoğlu olduğu bellidir." Telefonundaki yazışmaları açıkladı Beşikçioğlu’nun cep telefonunda Belediye Başkan Yardımcısı Kerimoğlu ile yaptığı tespit edilen yazışmalar da ifadesinde soruldu. Beşikçioğlu, "Bana görseli gösterilen şikayet konusu hakkında Mutlu Kerimoğlu isimli şahsa gönderme sebebim Mutlu Kerimoğlu’nun yetki ve görev alanın İmar ile ilgili olmasıdır. Bu konunun araştırılması ve gereğinin yapılması için Mutlu Kerimoğlu’na gönderdim. Keza bana iletilen şikayet ve sorunları ilgili Belediye Başkan yardımcılarının sorumluluk alanlarına göre iletirim ve gereğinin yapılmasını isterim" dedi. "Şirket sahipleriyle HTS iletişimim ve para transferim yoktur" Beşikçioğlu, ifadesinin sonunda suçlamaları reddederek şu savunmayı yaptı: "Yukarıda samimi olarak beyanlarda bulundum. Tarafıma okunan Sayıştay raporlarında suç duyurusu kısmında ve bilirkişi raporlarında tarafıma herhangi bir isnat ya da suç beyan edilmemiştir. Özellikle Serkan Kozan’ın bahsettiği olaylar hakkında Sayıştay görevlileri ve Savcılık makamı incelemeler yapmış, şahsımın cezai ya da hukuki sorumluluğunu doğuracak bir tespitte bulunmadıkları gibi şahsıma bir suçlamada yöneltmemişlerdir. Yine tarafıma okumuş olduğunuz ses kayıtları, içerikleri incelendiğinde şahsıma ait bir konuşma bulunmadığı gibi konuşma içeriklerinde de iddia olunduğu gibi bir suç unsuru bulunmamaktadır. Eğitim ve uzmanlık alanım dışındaki konularda gerekli araştırma ve incelemeleri yapması için belediyenin İç Denetim ve Teftiş Müdürlüklerini harekete geçirerek yapılan işlerin usulüne uygun şekilde yapılıp yapılmadığını denetledim. Bir usulsüzlüğün tespiti halinde gereğini ifası için savcılıklara başvuru yaptım. Şüphelilerden sadece Mutlu Kerimoğlu ile Belediye Görevi dışında geçmişe dönük bir tanışıklığım ve dostluk ilişkim bulunmaktadır. Diğer belediye Görevlisi şüphelileri belediye Başkanı olduktan sonra tanıdım. Belediye görevi kapsamındaki hiyerarşi dışında başkaca bir ilişki bulunmamaktadır. Şüpheli olarak görünen şirket sahipleri ve yetkilileri ile HTS iletişimim ve para transferim yoktur. Üzerime kayıtlı mal varlığının Belediye Başkanı olmadan önceki dönemlerdeki ticari faaliyetlerim ve miras yoluyla edindiğim mal varlığıdır. Suçlamalar soyut, suç atfı mahiyetinde olup maddi delillerle desteklenmemiştir." Beşikçioğlu’nun avukatlarının ise ifadenin alınış şekline itirazlarının bulunmadığını belirterek müvekkillerinin savunmasına katıldıklarını beyan etti.

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı Haber

Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş tutuklandı

Üsküdar Belediyesinde yapı ve iskan ruhsatı işlemlerinde usulsüzlük yapılarak "rüşvet" ve "irtikap" suçu işlendiği iddiasına ilişkin soruşturma kapsamında Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın da aralarında bulunduğu 4 şüpheli tutuklandı, 2 şüpheli adli kontrol kararı ile serbest bırakıldı. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Belediye Başkan Yardımcısı F.D., Başkan Danışmanı U.M., Özel Kalem Müdürü A.K., Kent A.Ş. Genel Müdürü N.A. ile ilgili birim amirleri ve personeli hakkında yapı ruhsatı ile iskan ruhsatı süreçlerinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki ihbarlar, mağdur beyanları ve etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şüphelilerin anlatımları üzerine soruşturma başlatılmıştı. Belediye Başkanı Sinem Dedetaş dahil Özel Kalem Müdürü A.K., Mimar B.Ç. ve müteahhit B.O.T. tutukluma talebiyle, Belediye Başkan Yardımcısı C.Ü. ile iş takipçisi A.A. adli kontrol talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. Dedetaş ve 3 şüpheli tutuklandı Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, Özel Kalem Müdürü A.K., Mimar B.Ç. ve müteahhit B.O.T. Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince tutuklanarak cezaevine gönderildi. Belediye Başkan Yardımcısı C.Ü. ile iş takipçisi A.A. adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.