Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Erdoğan

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Erdoğan haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Erdoğan haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Hiçbir güç Türkiye'ye parmak sallayamaz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları: Kimin bu savaştan rant devşirdiği ortaya çıkmıştır. Bölgemizde barış olacak. Bu Siyonist rejime rağmen olacak. Çünkü İsrail en küçük barış umudunu sabote ediyor. Sıkılı yumruklarla müzakere olmaz. Söz yerine tekrar silahların konuşmasına müsaade edilmemelidir. Ateşkesle aralanan fırsat penceresi sonuna kadar değerlendirilmelidir. Ateşkesten hiç hoşnut olmadığı bilinen İsrail hükümetinin süreci kundaklamasına izin verilmemelidir. İsrail en küçük bir barış umudu belirdiğinde daha önce defalarca yaptığı gibi bunu sabote etmek için her yolu deneyecek. İnsanlık cephesi bölgemizdeki yangını söndürmek için uğraştıkça katliam şebekesi ateşe daha fazla odun taşıyacak. Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun tekrar yükseldiğini görüyoruz. Gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması, görüşmelerin sürdürülmesi noktasında gerekli telkin ve girişimlerde bulunuyoruz. Elbette bunu yaparken Türkiye ve İspanya başta olmak üzere barışın sesini yükselten ülkeleri küstahça hedef almaya da devam edecekler. Kalemleriyle, medyalarıyla, aparat olarak kullandıkları maşalarıyla vicdan sahiplerini susturmaya çalışacaklar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar cesur yürekleri susturamayacak, hakkı ve hakikati savunan kalplere zincir vuramayacaklar. Buradan Gazi Meclisimizin çatısı altından Gazze kasabı Netanyahu’nun tehditleri karşısında dik bir duruş sergileyen İspanya Başbakanı değerli dostum Sanchez’i canı gönülden tebrik ediyorum. Dost İspanya halkını aynı şekilde ülkem ve milletim adına kutluyorum.

Erdoğan "Ülkemizi ateşten uzak tutacağız" Haber

Erdoğan "Ülkemizi ateşten uzak tutacağız"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen Kabine toplantısı ardından millete seslendi. Orta Doğu’da giderek büyüyen krizin öncelikli gündem maddesinin olduğu toplantıda, İran merkezli çatışmaların küresel ekonomiye etkileri detaylı şekilde ele alındı. Türkiye’nin bu süreçten en az zararla çıkabilmesi için alınabilecek ek ekonomik tedbirler masaya yatırıldı. "ERKEN VEYA ARA SEÇİM OLMAYACAK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millete Sesleniş" konuşmasında, erken veya ara seçim olmayacağını belirterek, Türkiye’nin tek gündeminin ülkeyi kriz ve çatışmalardan uzak tutmak olduğunu söyledi. “Biz havanda su dövme değil, iş yapma, hizmet üretme ve milletimize hizmet etme peşindeyiz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, " Ülkemizin itibarını hem ulusal hem uluslararası ölçekte artırmaya çalışıyoruz. Türkiye’yi güçlü ve büyük ekonomisiyle küresel oyuncu haline getirmeye bakıyoruz” diye konuştu. Ekonomik göstergelere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, dış borcun ve toplam dış finansman ihtiyacının milli gelire oranının tarihsel ortalamaların altında olduğunu belirtti. "DEZENFLASYON PROGRAMINDAN TAVİZ VERİLMEYECEK" Cumhurbaşkanı Erdoğan, dezenflasyon programında taviz verilmeyeceğini vurgulayarak, istihdam, üretim ve ihracatın öncelik olmaya devam edeceğini söyledi. Muhalefetin yıllardır kendilerini eleştirdiği enerjide kaynak ülke çeşitlendirme politikası değerinin bugünlerde daha iyi anlaşıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gübre ve hammadde tedariklerimizi de zaten çok önceden yapmıştık. Savaştan bu yana alternatif ülkelerden uygun fiyata üre gübresi temini için gümrük vergilerini sıfıra indirdik. Keza bazı gübre cinslerinde de gümrük vergisini sıfırladık. İhracat kapasitesine sahip olduğumuz gübrelerin ihracatını da durdurarak bu ürünlerin yurt içinde daha fazla kullanılabilmesinin önünü açtık. Ayrıca antrepolarda bulunan üre gübresinin Türkiye üzerinden yurt dışına transitini ve yeniden ihracını durdurduk. Gübre gibi tarımsal üretim girdilerinde sıkıntımız yoktur. Aldığımız tedbirler sayesinde inşallah gıda arz güvenliğinde de hiçbir sorun yaşamayacağız" diye konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, fahiş fiyat artışlarıyla milletin ekmeğine kan doğrayan savaş fırsatçılarına yönelik denetimlerimiz yoğun bir şekilde devam ettiğini kaydetti. Vatandaşlara ve iş dünyasına mesaj veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin stratejik konumu, güçlü altyapısı, genç ve nitelikli iş gücü ve İstanbul Finans Merkezi ile yeni dönemin cazibe merkezlerinden biri olmaya aday olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda 1-7 Nisan Kanser Haftası dolayısıyla erken tanının önemine dikkati çekerek, ücretsiz kanser taraması ve erken tanıya yönelik sağlık verilerini paylaştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 5G Türkiye'ye yepyeni sayfa açacak Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: 5G Türkiye'ye yepyeni sayfa açacak

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5G teknolojisinin Türkiye için dijital egemenlik ve millî güvenlik meselesi olduğunu belirterek, bu alandaki gelişmeleri hızla takip ettiklerini ve 5G altyapısının ülkenin her köşesine yayılmasını sağladıklarını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, günümüz dünyasında egemenliğin artık sadece coğrafya temelli olmadığını, teknolojik ve dijital alanların da bu rekabetin önemli bir parçası haline geldiğini ifade etti. Küresel güç rekabetinin dijitalleşme ile birlikte şekillendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Artık güçlü olmak, caydırıcı olmak, dünyada söz, etki ve itibar sahibi olmak istiyorsanız, siber uzay çalışmalarınızı hızlandırmak, siber güvenlik tedbirlerinizi almak ve siber teknolojinizi geliştirmek zorundasınız" dedi. Erdoğan, veri güvenliğinin dijital dünyada kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, verilerin toplanması, işlenmesi ve analiz edilmesinin yanı sıra, bu verilerin güvenliğinin temin edilmesinin de büyük önem taşıdığını söyledi. Son dönemdeki Lübnan, Gazze ve İran gibi bölgesel çatışmaların, siber güvenliğin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösterdiğine dikkat çekti. "5G, DİJİTAL EGEMENLİK VE MİLLÎ GÜVENLİK MESELESİDİR" Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin 5G teknolojisinde attığı adımları değerlendirdi ve bu teknolojinin dijital egemenlik ve millî güvenlik açısından çok önemli olduğunu belirtti. Erdoğan, "Dijital çağda jeopolitik üstünlüğün belirleyici aktörü, sadece toprağı kontrol edenler değil, veriyi yönetenler olacaktır" ifadelerini kullandı. Türkiye'nin 5G hazırlıklarının 2016 yılında başladığını, 2018’de ilk testlerin yapıldığını, 2019’dan sonra ise bu teknolojinin çeşitli alanlarda pilot uygulamalarla kullanıma sunulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G altyapısının kısa süre içinde Türkiye'nin dört bir yanına yayılacağını açıkladı. "YERLİ VE MİLLÎ ÜRÜN KULLANIMI HEDEFLENİYOR" 5G altyapısında yerli ve millî ürün kullanımının önemine de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, başlangıçta, 81 il merkezimizde devreye alacakları 5G’yi, 2 yıl içinde ülkemizin her karışında hizmete sunacaklarını söyledi. Şebeke altyapımızda mümkün olan en yüksek seviyede yerli ve millî ürün kullanımını hedeflediklerini kaydeden Erdoğan, işletmecilerin ilk etapta yüzde 60 oranında yerli malı, yüzde 30 oranında millî haberleşme ürünü kullanacaklarını duyurdu. 5G teknolojisinin güvenlik alanında da önemli avantajlar sağlayacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeni nesil altyapımızın şebeke dilimleme özelliğiyle farklı kullanım alanlarına mahsus güvenlik politikalarını uygulama imkânı bulacağız" ifadelerini kullandı. Ayrıca, 'Uç Bilişim Yaklaşımı' ile verinin kaynağa yakın işlenmesi sayesinde, siber risklerin daha da azaltılacağını söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G altyapısının kolluk kuvvetlerinin sahada daha etkin ve hızlı bir şekilde çalışmasını sağlayacağını, suçla mücadelede kullanılan sistemlerin işlevselliğinin artacağını ifade etti. 5G teknolojisinin Türkiye’ye kazandıracağı olumlu etkileri sıralayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, çok geniş bir yelpazede olumlu etkilerini görecekleri 5G’nin ülkemize ve milletimize hayırlı-uğurlu olmasını diledi.

5G’de yeni dönem 1 Nisan'da başlıyor Haber

5G’de yeni dönem 1 Nisan'da başlıyor

Türkiye, iletişim altyapısında yeni bir döneme giriyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenecek törenle, ülkede 5G teknolojisine geçiş süreci 31 Mart 2026 Salı günü itibariyle resmen başlatılacak. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, yaptığı açıklamada bu adımın yalnızca teknolojik bir gelişme olmadığını, aynı zamanda Türkiye’nin stratejik kapasitesini güçlendiren kritik bir hamle olduğunu vurguladı. Duran, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda iletişim alanında güçlü, güvenli ve bağımsız bir yapının inşa edilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını ifade ederke, 5G teknolojisinin; hızlı, güvenli ve kesintisiz veri akışı sağlayan temel bir altyapı olduğuna işaret ederek, yatırımların yerli ve millî imkânlarla desteklendiğini ve dijital egemenliğin güçlendirilmesinin amaçlandığını belirtti. Açıklamada, 5G’nin sadece haberleşme alanında değil; akıllı şehir uygulamaları, savunma sanayii, sağlık ve ulaştırma gibi birçok sektörde önemli dönüşümlere kapı aralayacağı kaydedildi. Düşük gecikme süresi ve yüksek veri kapasitesi sayesinde kamu hizmetlerinde hız ve verimliliğin artmasının beklendiği ifade edildi. Atılan adımların Türkiye’yi küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıması hedeflenirken, sürecin ülke ve millet için hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

Trump: "Türkiye gerçekten şahaneydi, Erdoğan harika bir lider" Haber

Trump: "Türkiye gerçekten şahaneydi, Erdoğan harika bir lider"

ABD Başkanı Donald Trump, Florida eyaletinde düzenlenen bir yatırım forumunda yaptığı konuşmada, İran savaşı ile ilgili değerlendirmelerde bulundu. ABD'nin İran'ın nükleer programını hedef alan saldırılarının sadece İsrail'i değil, tüm Orta Doğu'yu kurtardığını öne süren Trump, bölge ülkelerine atıfla, "Bu durum, üzerinize yağan tüm o roketlerle kanıtlandı. Suudi Arabistan çok darbe aldı, hepiniz darbe aldınız. Herkes o roketlerin sadece İsrail'e gideceğini düşünüyordu" dedi. İran'ı "dünyanın bir numaralı terör sponsoru" olarak nitelendiren Trump, "Bu devletin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermezdim, bunu uzun zamandır söylüyordum ve izin vermedim. Son 27 gündür ABD'yi ve müttefiklerimizi savunmak adına dünyanın en güçlüsü olan ABD ordusu, İran'ın askeri kapasitesini hiç görülmemiş bir güç, hassasiyet ve beceriyle yok ediyor. Bu gerçekten sert bir müdahaleydi" ifadelerini kullandı. "Anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" İran'ın darmadağın edildiğini savunan Trump, "Bugün yine önemli bir gün geçirdik. Ne olduğunu bile anlamıyorlar" dedi. İran ile müzakere halinde olduklarını yineleyen Trump, "O kadar ağır darbeler alıyorlar ki bu durumda her kim olsa müzakere etmek isterdi. Müzakere ediyorlar; bir anlaşma yapmak için yalvarıyorlar" dedi. İran'ın yürütülen müzakereleri inkar ederek yalan söylediğini kaydeden Trump, "Haklı olduğum ortaya çıktı. İki gün sonra itiraf ettikleri üzere müzakere eden onlardı. Yaptıkları yanlış beyanı telafi etmek için, 'Size 8 gemi petrol göndereceğiz' dediler. Ertesi gün, yani 2 gün önce kanalların birinde çok garip bir şey gördüm. İran'dan çıkan 8 petrol gemisi vardı. Sonra aslında 2 tane daha ekleyeceklerini söylediler ve eklediler, böylece 10 gemimiz oldu. İşte o zaman insanlar gerçekten müzakere ettiğimizi anladı. Şu an görüşüyoruz. Bir şeyler yapabilirsek harika olur, ama Hürmüz Boğazı'nı açmaları gerekiyor" şeklinde konuştu. "İran'ın savunma yeteneklerini imha ediyoruz" İran'a büyük bir darbe indirdiklerini belirten Trump, "Füze ve İHA fabrikalarını kimsenin mümkün görmediği seviyelerde imha ediyor, savunma sanayi altyapılarını yok ediyoruz. İran donanması bitti, hepsi battı, Körfez'in dibindeler ya da başka yerlerde" dedi. Trump, "Mayın döşemek isterlerse bunu sandallarla yapmak zorundalar, çünkü hiç gemileri kalmadı. Hava kuvvetleri öldü, tamamen, bütünüyle bitti, artık uçakları falan yok. Hava savunma ve iletişim kabiliyetleri tamamen yerle bir edildi. Liderlerinin hepsi de öldü" diye konuştu. "Mücteba Hamaney ya ölü ya da çok kötü durumda" İran'ın önceki dini lideri Ali Hamaney'i de öldürdüklerini vurgulayan Trump, "Oğlu Mücteba Hamaney de ya ölü ya da çok kötü durumda, çünkü kimse ondan haber alamıyor. Sanırım, 'Baba, beni bu işe karıştırma' diyordur. Sanırım kimsenin liderlik yapmak istemediği tek ülke burasıdır. İran'a liderlik etmek isteyen var mı? Lütfen el kaldırsın. Kocaman bir dinleyici kitlesi var burada. Kim liderleri olmak ister? Derin bir sessizlik. Kimse istemiyor" değerlendirmesinde bulundu. "Operasyon takviminin 2 hafta önündeyiz" ABD'nin dünyanın en güçlü istihbarat mekanizmasına ve ordusuna sahip olduğunu belirten Trump, "4 hafta bile geçmeden ortaya koyduğum tüm askeri hedefleri bir bir gerçekleştiriyoruz. Sanırım operasyon takviminin 2 hafta önündeyiz. Biz buna 'askeri operasyon' diyoruz, 'savaş' demiyoruz" ifadelerini kullandı. Trump'tan NATO ve Avrupalı müttefiklerine tepki NATO, Fransa ve İngiltere'nin ABD'nin askeri destek talebine zamanında yanıt vermediğini hatırlatan Trump, "Bundan dersimizi aldık. Ne dediğimi unutmayın, büyük bir hata yaptılar. Yanımızda olmadılar. Almanya Şansölyesi de dahil bunların hepsi benim arkadaşım. Almanya Şansölyesi, 'Bu bizim savaşımız değil. Bizimle bir ilgisi yok' dedi. Ukrayna da bizim savaşımız değil, ama yardım ediyoruz" tepkisini gösterdi. Trump, Körfez ülkelerinin desteğine vurgu yaptı Körfez ülkelerinin kendilerine verdiği destekten memnun olduklarının altını çizen Trump, "Suudi Arabistan'a teşekkür etmek istiyorum, NATO'nun aksine çok yardımcı oldular. Suudi Arabistan savaştı, Katar savaştı, Birleşik Arap Emirlikleri savaştı, Bahreyn savaştı ve en iyi uçaklarımızı füzelerle düşürmüş olsalar da Kuveyt bile savaştı. Bu olmasaydı da olurdu, ama onların bizim uçaklarımız olduğunu bilmiyorlardı" dedi. Trump'tan Türkiye'ye ve Erdoğan'a övgü Orta Doğu'daki müttefiklerinin tutumu konusunda hayal kırıklığı yaşamadıklarını vurgulayan Trump, "Bence Türkiye gerçekten şahaneydi. Onlardan rica ettiğimiz şeylerin dışında kaldılar. Erdoğan harika bir lider" ifadelerini kullandı. Bölgede olmamasına rağmen muazzam destek veren ülkelerin de olduğunu aktaran Trump, "Endonezya da harikaydı. Biliyorsunuz, gerçek dostlarınızın kim olduğunu böyle zamanlarda öğreniyorsunuz. Endonezya, Türkiye ve daha birçok ülke. Ama o 5 ülke (Körfez ülkeleri) harikaydı" dedi. Trump'tan İbrahim Anlaşmaları çağrısı İran tehdidinin ortadan kaldırılması ile Orta Doğu'nun daha parlak bir geleceğe sahip olacağını belirten Trump, "Şimdi onları (İran'ı) saf dışı bıraktık, hem de çok büyük bir şekilde. İbrahim Anlaşmaları'na odaklanmalıyız ve tüm ülkelerin bu anlaşmalara dahil olmasını umuyoruz. Bunu yapan çok cesur ülkelerimiz var. Yıllar önce dahil oldular, o ilk 4 ülkenin kim olduğunu biliyorsunuz. Bunu yaparak harika bir iş çıkardılar. Bu onlar için ekonomik olarak da harika oldu, bunu yapmış olmaları büyük bir olaydı. Ama bence şimdi tüm Orta Doğu ülkeleri katılacak. Bazı durumlarda, tüm Orta Doğu ülkelerinin ve hatta ötesinin katılacağını söyleyebilirim. Yakında Orta Doğu'da olmayıp da üye olmak isteyen insanlar göreceksiniz" değerlendirmesinde bulundu.

Bakan Fidan: "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır" Haber

Bakan Fidan: "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır"

Dışişleri Bakanı Fidan, özel bir televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Bakan Fidan, İran’daki savaşa ilişkin, "Maalesef bu savaş bütün dünyanın gözü önünde cereyan etmektedir. Hem bölgemize hem de küresel politikaya çok ciddi yıkıcı etkileri olmaktadır. Maalesef Amerika’nın ve İsrail’in hukuksuz, uluslararası hukuka aykırı olarak başlattığı bu savaş, giderek daha da bölgesel yayılma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Biz tabii Türkiye olarak başından beri kendimize birkaç tane ana hedef koymuştuk. Birincisi, yani mümkünse savaşın çıkmaması; ancak çıktıysa savaşı durdurmaktır. İkincisi savaşın daha genişlemesini ve yayılmasını önlemek; üçüncüsü ise Türkiye’yi bu savaşın dışında tutmaktır" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın savaş konusunda ortaya koyduğu vizyondan bahseden Bakan Fidan, "Cumhurbaşkanımız bu konularda çok net bir vizyon ortaya koydular. Tabii biz de günlük politikaları uygularken, temaslarımızı yaparken ve inisiyatiflerimizi geliştirirken bu çerçeve içerisinde hareket ediyoruz. Esas itibarıyla Türkiye’nin savaştan çok önceki bölgesel vizyonu; bölgede aslında iş birliğini, çatışmaların çözümünü ve bölgesel sahiplenmeyi esas alan yaklaşımı tam da bu türden tehditleri öngördüğü için kıymetliydi. O yolda ciddi adımlar atılmaktaydı; ama mazisi çok önceki yıllara da dayanan, özellikle nükleer mesele ve diğer konulardan kaynaklanan bu birikmiş enerji, bir savaş halinde ortaya çıktı. Tabii bizim dediğimiz gibi savaş çıkar çıkmaz, aslında bu durum 12 Gün Savaşı’nda da gerçekleşti; o zaman da öncesinde, sonrasında ve esnasında geçen sene çok çalışmamız olmuştu. Bu sene de çok çalışmamız vardır" diye konuştu. "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır" Bir numaralı hedeflerinin savaşın durması olduğunu vurgulayan Fidan, "Bir numaralı hedefimiz savaşın durmasıdır. Bunu yaparken savaşın daha büyük bir yaygınlık göstermemesi bizim için önemlidir. Burada savaşın diğer ülkelere sıçramaması, bölgede kalıcı düşmanlıkların ve istikrarsızlıkların oluşmaması önem arz etmektedir. Çünkü bu savaş inşallah öyle veya böyle bir noktada biter; ama nükleer bomba atılmış gibi hani 30-40 sene bir yerde bitki bitmiyorsa, bölgesel istikrarsızlık da böyledir. Bazı yerlerde savaş olunca toplumlar ve kültürler arasında çok ciddi husumetler oluşuyor ve ülkeler arasında bu durum yıllarca devam ediyor. Orada artık iş birliğini, kalkınmayı ve refahı esas alacak bir ortam kuramıyorsunuz. Biz bunun olmamasını istiyoruz; yani bütün çabamız aslında bunu önlemeye yöneliktir" şeklinde konuştu. "Savaşın ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörler de görmüş durumdadır" Savaşın ortaya koyduğu tehdidi bütün aktörlerin gördüğünü vurgulayan Bakan Fidan, şunları kaydetti: "Savaşın aslında ortaya koyduğu tehdidi diğer aktörler de görmüş durumdadır. Şimdi müzakerelerde bir aşamaya gelindi. Yani en azından müzakereler başladı; Pakistan üzerinden mesaj aktarımı vardır. Bunu hani Amerikalılar bizimle de koordine ediyorlar, biz de onlarla konuşuyoruz. İranlıları da bu konuda bilgilendiriyoruz. Bugün yine hem diğer tarafla hem de İranlılarla uzun görüşmelerimiz oldu. Tarafların nerede durduğunu, neler beklediğini ve hangi türden beklentiler içerisinde olduğunu daha rahat anlamaya çalışarak uygun mesajları vermeye çalışıyoruz. Ancak detaylara girmeden şunu söyleyebilirim ki şu anki müzakere pozisyonları, ister istemez iki tarafın da savaş öncesi müzakere pozisyonlarından farklıdır. Hele İranlılarınki çok daha farklı olacaktır; çünkü savaştan önce İran, tam da bu durumun yaşanmaması için müzakereye giriyordu. Şimdi aslında savaş epey bir noktaya geldi ve İran üzerinde de belli bir yıkım oluştu. Artık müzakereden talep edilenler tabii ki daha farklı olacaktır. Bu durum da aradaki arabulucuların işini biraz daha zorlaştırmaktadır. Ama inşallah umudumuzu kaybetmeden çalışmaya devam edeceğiz." "İran, Amerika’ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir" İran’ın Amerika’ya karşı haklı olarak güven kaybı içinde olduğunu ifade eden Bakan Fidan, "Bence müzakerelerde bir açılış pozisyonu vardır. Burada haliyle ilk pozisyonlar, daha sonra müzakeresi yapılsın diye biraz yukarıdan tutulur. Bence bazı taleplerin yukarıdan tutulması aslında burada alışılmadık bir durum değildir. Yani bu yönetilebilir bir alandır. İran da buna vereceği cevapta o da pozisyonunu yukarıdan tutacaktır. Benim iki tarafa da ifadem şudur: Yani bu açılış pozisyonlarını çok fazla ciddiye almayın; eğer iki tarafta da gerçek bir niyet varsa, onlar muhakkak bir yerde buluşturulabilir. Yani burada önemli olan müzakerenin devam etmesi, tarafların müzakereden çekinmemesi, sahici olması ve birbirlerine güvenmeleridir. Tabii İran, Amerika’ya karşı haklı olarak inanılmaz bir güven kaybı içerisindedir" diye konuştu. "Bizim üzüldüğümüz nokta bölgenin İsrail’in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır" Bölgenin adım adım İsrail’in yazdığı bir senaryoya doğru gittiğine dikkati çeken Fidan, "Şimdi tabii bizim üzüldüğümüz nokta, maalesef bölgenin adım adım İsrail’in senaryosunu yazdığı bir oyunun içine çekilmekte olmasıdır. Özellikle hatırlayacak olursak 7 Ekim’den hemen sonra biliyorsunuz İsrail’in ilk zamanlarda dillendirdiği ancak sonra vazgeçtiği bir politikası vardı. Yani özellikle Gazze meselesini hallettikten sonra Lübnan’ı, Suriye’yi, arkasından İran’ı ve Irak’ı hedef alan eylemler yapacağını bir müddet deklare etmişti. Sonra o tarafta sessizliğe büründü ve bunları birebir uygulamaya başladı. Şimdi geldiğimiz noktada aslında İran’a savaş açılırken, İsrail yayılmacılığı üzerinden bölgede çok kalıcı bir fitne tohumunun atıldığını görüyoruz. Bu tohum, bölgedeki Müslümanların artık bir daha bir araya gelmesini neredeyse çok zor hale getirecektir. Bizim Türkiye olarak bir numaralı hedefimiz, bir defa bu fitnenin ortaya çıkmasını önlemektir" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Çatışma iklimine teslim olmayacağız" Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan "Çatışma iklimine teslim olmayacağız"

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına Ramazan Bayramı’nı tebrik ederek başlayan Erdoğan, teşkilatların Ramazan boyunca yürüttüğü sosyal dayanışma çalışmalarını övdü. Ramazan ayı boyunca Türkiye genelinde milyonlarca vatandaşa ulaşıldığını belirten Erdoğan, iftar programları, yardım faaliyetleri ve depremzedelere yönelik desteklerle “dayanışma ruhunun güçlendirildiğini” ifade etti. Bölgesel gelişmelere de değinen Erdoğan, Orta Doğu’da artan gerilim ve çatışmalara dikkat çekerek, sivillerin hedef alındığını ve büyük bir insani kriz yaşandığını söyledi. Türkiye’nin komşu halklar arasında ayrım yapmadan barıştan yana tavır aldığını vurgulayan Erdoğan, “Aynı coğrafyanın insanları olarak acımız da kaderimiz de ortaktır” dedi. İsrail’in politikalarını sert sözlerle eleştiren Erdoğan, özellikle Mescid-i Aksa’ya yönelik uygulamalara tepki göstererek, ibadet özgürlüğünün engellenmesini “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Türkiye’nin dış politikada dengeli ve soğukkanlı bir çizgi izlediğini belirten Erdoğan, “Devlet olarak nefret söylemlerine ve savaş çığırtkanlıklarına asla teslim olmayacağız. Herkes için barış ve istikrar hedefiyle hareket etmeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. Muhalefete de eleştiriler yönelten Erdoğan, Türkiye’nin mevcut süreçte doğru bir politika izlediğini savunarak, hükümetin önceliğinin küresel dalgalanmalara karşı ekonomiyi korumak olduğunu dile getirdi. Ekonomide yaşanan zorlukların geçici olduğunu belirten Erdoğan, “Türkiye bu süreçten güçlenerek çıkacak” dedi.

Katar Emiri Al-Thani’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür Haber

Katar Emiri Al-Thani’den Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür

Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al-Thani, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Katar Haber Ajansı’nda yer alan habere göre, ikili Katar karasularında meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybedenler için başsağlığı dileklerini birbirlerine ileterek şehitlere rahmet ve ailelerine sabır diledi. Görüşmede ayrıca bölgedeki son gelişmeler ve istikrarı artırmaya yönelik çabalar ele alındı. Al-Thani, bölgedeki askeri gerilimi durdurma çabalarından ötürü Erdoğan’a teşekkür etti. Taraflar, ikili iş birliğini ve ortak çıkarları geliştirmek için koordinasyon ve diyaloğu sürdürme konusunda mutabık kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Al-Thani telefonda görüşmüştü İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al-Thani ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiği bildirilmişti. Açıklamada, "Liderler, bölgemizdeki son gelişmeleri ele aldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Katar-Türk Birleşik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nda yaşanan helikopter kazası nedeniyle Katar Emiri’ne başsağlığı diledi. Katar Emiri de aynı kaza sebebiyle Cumhurbaşkanımıza başsağlığı dileklerini sundu. Katar Emiri Al-Thani, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bölgemizdeki savaşı durdurmak için gösterdiği çabalar için teşekkür etti. Al-Thani görüşmede, iki ülkenin ekiplerinin sürekli diyalog halinde kalacağını belirtti" ifadelerine yer verilmişti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.