Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Enflasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özel: Sandık için sonuna kadar mücade edeceğiz Haber

Özel: Sandık için sonuna kadar mücade edeceğiz

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'deki partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, geçen hafta katıldığı programları, gerçekleştirdiği ziyaretleri anımsatarak, yoğun bir çalışma haftasını geride bıraktıklarını söyledi. CHP Genel Merkezi'nde gerçekleştirdikleri Parti Meclisi (PM) ve Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantılarında gelecek süreci değerlendirdiklerini anlatan Özel, "Bundan sonrası için bir santim eğilmeden, bir kelime eksik konuşmadan, bir adım geriye atmadan, mücadeleden asla ve asla taviz vermeden, haklılık zeminini koruyarak, milletin elimize verdiği bayrağı tüm saldırılara rağmen bırakmadan, sendeleyip düşsek bile birbirimize tutunup ayağa kalkarak, birbirimize omuz vererek, Türkiye'nin en köklü ve en güçlü ailesi CHP ailesinin tüm fertlerinin birbirine ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün emaneti Cumhuriyet'e sıkı sıkı sarıldıkları bir mücadeleyi sürdürmeye karar verdik." diye konuştu. "14 YILDIR TAKSİM’DEN KORKANLARA İNAT, 1 MAYIS BAYRAM GİBİ BAYRAM OLACAK VE TAKSİM SERBEST OLACAK” Manisa'nın Soma ilçesinde 13 Mayıs 2014'te 301 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasını anımsatan Özel, facianın üzerinden 12 yıl geçtiğini ancak madencilerin çilesinin bitmediğini dile getirdi. Özel, Doruk Madencilik işçilerinin 9 gündür haklarını aramak için Ankara'da eylem yaptığını, kendisinin de onları ziyaret ettiğini belirterek, "Bu madencinin Soma'da olduğu gibi ölüsünün değeri var da dirisinin neden değeri yok kardeşim? Bir an önce bu sorunu çözün." ifadelerini kullandı. "İktidarın her 100 işçiden 91'ini grev yapma ve sendikalı olma hakkından uzak tuttuğunu" ileri süren Özel, "Size söz veriyoruz, Türkiye işçi sınıfının önünde ant içiyoruz ki CHP gelecek, tüm işçiler sendikal haklarına kavuşacak." sözlerini sarf etti. AK Parti iktidarlarında her iki işçiden birinin asgari ücretli olduğunu söyleyen Özel, bu tutarın, ilk yıl alınması gereken ücret olması ve çalışanın sonraki yıllarda bu ücretten hızla uzaklaşması gerektiğini belirtti. Enflasyon artışıyla çalışanların aylık ve maaşlarının alım gücünde gerileme yaşandığını ifade eden Özel, "Artık ara zam bir zorunluluk haline gelmiştir. Bütçe imkanları vatandaş için zorlanmalı ve mutlaka bu 3 aydaki enflasyonun yarattığı tahribatı giderecek, hem asgari ücret açısından hem de en düşük emekli maaşı ve diğer emekli maaşları açısından mutlaka zam planlanmalıdır." değerlendirmesinde bulundu. "CHP KİRALIK SOSYAL KONUT FİKRİNİ TÜRKİYE'YE GETİREN PARTİDİR" CHP Genel Başkanı Özel, kiralık sosyal konut fikrini Türkiye'de ilk kez dile getiren, tartışan ve parti programına yazan siyasi parti olduklarını söyledi. "Ev Sahibi Türkiye Projesi" kapsamında gerçekleştirilen ilk kura çekim törenine değinen Özel, İzmir'in Çeşme ve Menemen ilçelerinde CHP'li belediyelerce yürütülen sosyal konut projeleri hakkında bilgi verdi. Özel, "Buradan Türkiye'de barınma sorunu çeken herkese söylüyoruz: CHP, kiralık sosyal konut fikrinin geliştiği, sol, sosyal demokrat, sosyalist partilerin tartıştığı ve hayata geçirdiği o fikrin sahibidir. O fikri Türkiye'ye getiren, savunan, planlayan, iktidarında da her 4 sosyal konuttan birini kiralık ve gelire göre kira ödenecek sosyal konut haline getirecek olan partidir. CHP'nin hem sosyal belediyecilikte hem sosyal politikalarda hem de sosyal konut alanında kötü taklitlerinden sakınınız." dedi. “SANDIK İÇİN SONUNA KADAR MÜCADELE EDECEĞİZ” “Yaşadığımız her sorunun hiç şüphesiz tek kaynağı, AK Parti’nin kara düzenidir" diyen Özel, "Bu düzeni değiştirmek için, millete bir sandık lazımdır. Bu sandık için sonuna kadar mücadele edeceğiz. O sandıklara milletle birlikte yorulmadan koşacağız. Oy oy, zarf zarf, sandık sandık kazanacağız. Köy köy, kasaba kasaba, şehir şehir kazanacağız. İnsan insan, umut umut, mücadele mücadele kazanacağız. Doğudan batıya, kuzeyden güneye tutmadık el, gitmedik köy, varmadık hiçbir yer bırakmadan tüm gönüllere gireceğiz, tüm kulaklara konuşacağız, tüm gözlere bakacağız. Biz bu milletin ferasetine ve adaletine güveniyoruz. Onlar iktidarı değiştirecekler. Biz bu ülkenin makus kaderini değiştireceğiz. Bir kez daha. Yürüyeceğiz; dört mevsim yedi bölgeye, yürüyeceğiz günden geceye. Biz Türkiye ittifakıyla, Türkiye’nin bütün demokratlarıyla birlikte kazanacağız" diye konuştu.

Konut Fiyat Endeksi yıllık artsa da reelde geriledi Haber

Konut Fiyat Endeksi yıllık artsa da reelde geriledi

Merkez Bankası tarafından açıklanan Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerine göre, endeks 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2 artarak 219,7 seviyesine yükseldi. Yıllık bazda ise konut fiyatlarında nominal artış yüzde 26,4 olarak gerçekleşirken, aynı dönemde reel olarak yüzde 3,4’lük düşüş yaşandı. Bu durum, enflasyon etkisi dikkate alındığında konut fiyatlarındaki artışın gerçekte değer kaybına işaret ettiğini ortaya koydu. Büyükşehirlerde de artış eğilimi sürdü. Mart ayında İstanbul’da aylık yüzde 2,2, Ankara’da yüzde 2,5 ve İzmir’de yüzde 2,8 oranında artış kaydedildi. Yıllık bazda ise İstanbul’da yüzde 27,8, Ankara’da yüzde 30,4 ve İzmir’de yüzde 24,3’lük yükseliş görüldü. Bölgesel dağılımda en yüksek yıllık artış yüzde 31,5 ile TR71 (Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Yozgat) bölgesinde gerçekleşti. En düşük artış ise yüzde 21,1 ile TR21 (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) bölgesinde kaydedildi. YENİ KİRACI KİRA ENDEKSİ'NDE SON DURUM NE OLDU? Öte yandan, Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) Mart ayında aylık yüzde 2 artarken, yıllık bazda nominal yüzde 34,4 yükseldi ve reel olarak yüzde 2,7 artış gösterdi. Büyükşehirlerde kira artışları İstanbul’da yüzde 39,4, Ankara’da yüzde 37,7 ve İzmir’de yüzde 35 seviyesinde gerçekleşti. Bölgesel olarak en yüksek kira artışı yüzde 40,5 ile Doğu Anadolu’daki TRB2 (Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Kars, Iğdır) bölgesinde görülürken, en düşük artış yüzde 25,7 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde kaydedildi.

Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar İl Danışma Meclisi toplantısına katılmak üzere Trabzon’a geldi. Burada konuşan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke konumundan kurtulabilmesi için gerekli olan çalışmaları yürüttüklerini ifade ederek, "Türkiye maalesef enerjide dışa bağımlı bir ülke. Kullandığımız neredeyse üç birim enerjinin ikisini ithal ediyoruz. Doğalgazda öyle, petrolde öyle, akaryakıtta öyle, kömürde öyle. Dolayısıyla biz diyoruz ki biz buradaki dışa bağımlılığımızı ne kadar azaltırsak, bir kere dışarı ödediğimiz döviz cebimizde, hazinemizde kalacak. Türkiye’de artık bunlar; işte enflasyon, döviz, bunların hepsi sorun olmaktan çıkacak. 2022 yılı bir kriz yılıydı. Pandemiden çıkışla beraber dünyada bütün ayarların değiştiği bir sene oldu. Şimdi 2026 inşallah ona benzemez ama sonuçları itibarıyla şunu söyleyeyim: 2022 yılında biz yaklaşık 96 buçuk milyar dolar enerji faturası ödedik. Sonraki yıllarda 2023, 24, 25’te biraz düştü ama 60-70 milyar dolar Türkiye her yıl dışarıya döviz ödeyerek bu içindeki ekonomik döngüyü kırmasına imkan yok. Onun için biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz. Türkiye’de arıyoruz, denizlerimizde arıyoruz. Şimdi yurt dışına açılıyoruz, yurt dışında da aramaya başladık. Onun için Türkiye 70 yıllık rüyası olan nükleeri yapmaya gayret ediyor. Onun için Türkiye hidrolik santrallerini yaptı. Şimdi onların yanına rüzgarıyla, güneşiyle yenilenebilir enerjiyi koymaya gayret ediyor. Türkiye enerjisini mutlak surette verimli kullanmak zorunda. Yerel yönetimler başta olmak üzere ama enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Türkiye maden çeşitliliğinde bu kadar zengin bir ülke, aynı zamanda madenlerimizi de katma değerli bir şekilde, öyle sadece hammadde olarak değil, işte bor karbüre dönüştürerek, farklı bir şekilde ara ürünlere veya nihai ürünlere dönüştürerek katma değerli bir şekilde ekonomimize katması lazım. Bizim bütün gayretimiz, bütün hedefimiz bu" dedi. "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz" 2020 yılında Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki en büyük doğalgaz keşfini gerçekleştirdiğini hatırlatan Bayraktar, "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz Türkiye olarak ve beş gemimiz Karadeniz’de çalışıyor. 2020 yılında pandeminin ortasında cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yaptık. Ve şimdi orada ürettiğimiz doğalgazı 4 milyon hanemiz kullanılır hale geldi. İnşallah bunu 2026 yılında iki katına çıkaracağız. Yani 8 milyon evin doğalgaz ihtiyacı kendi gazımızla karşılanmış olacak. Allah nasip ederse 2028’de dört katına çıkaracağız. 16-17 milyon hane kendi doğalgazımızla ısınacak, yemeğini pişirecek" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasının devamında "Büyük işler yaptığımızı söylüyoruz, iddialı işler yapıyoruz, dünya çapında işler yapıyoruz ama vatandaşlarımız günün sonunda hep bize "Tamam da bakanım, Gabar’da petrol buldun, bizim akaryakıt fiyatı ne olacak, bizim doğalgaz faturası, elektrik faturası ne olacak?" diyor. Türkiye özellikle 2019-2020’den sonra enerji desteklerini yoğun bir şekilde vatandaşımıza vermeye gayret ediyor. Bugün itibarıyla bütün bu yaşanan dünyada biliyorsunuz şu anda hem petrol fiyatları arttı hem doğalgaz fiyatları arttı. Dolayısıyla buna rağmen biz bundan vatandaşlarımızın en az şekilde etkileneceği şekilde imkan ve kabiliyetlerimiz nispetinde bu desteklere devam ediyoruz, bundan sonra da etmeye devam edeceğiz. Türkiye, Avrupa’nın hane bazında söylüyorum, evlerimizde, meskenlerimizde en ucuz elektriğini kullanıyor. En ucuz 3. doğalgazını kullanıyor. En ucuz 2. benzinini kullanıyor. En ucuz 4. mazotunu kullanıyor. Eşel mobil sistemle özellikle petrol fiyatlarındaki artışı vatandaşlarımıza yansıtmamak için litrede neredeyse 13 buçuk liralık bir vergiyi kaldırdık. Ve doğalgaz faturalarında, elektrik faturalarında hâlen desteklerimiz neredeyse yüzde elli mertebesinde devam ediyor. Sadece şu son yaşanan hadiselerin hazinemize yükü 600 milyar lirayı buldu. Ama buna rağmen biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir şey var; vatandaşlarımızı mümkün olan bütün imkanlarımızı kullanarak bu artış, fiyat artışlarından mağdur etmemek ve onlara bu konuda destek olmak. Biz bu çerçevede de çalışmalarımızı yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars: "Emekli açlık sınırı altında çırpınıyor" Haber

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars: "Emekli açlık sınırı altında çırpınıyor"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, resmi enflasyon rakamlarının hayat pahalılığı ile ilgisi olmadığını kaydederek geçim sıkıntısı yaşayan emekliler için acil düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. ‘ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEKÇİ DEĞİL’ Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “TÜİK’e göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. ENAG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 4,10 artarken yıllık enflasyon yüzde 54,62 oldu. TÜİK’in rakamları, çarşı-pazardaki enflasyon ateşini yansıtmıyor. İnsanımız eti, balığı unuttu zaten. Uzun süredir sebze-meyve de alamıyor. Alan da ancak adetle alıyor. Markete, pazara giren eli boş çıkıyor. Son olarak 200 gram ekmeğin fiyatının 17,5 TL’ye çıkması bile hayat pahalılığı için tek başına yeterli bir gösterge. Yani yüzde 2’ye yakın bir enflasyon nerede var, göstersinler de bilelim!” diye konuştu. TÜRK-İŞ’in Mart ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.793 TL’ye, yoksulluk sınırının da 106.817 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Başkan Kenan Pars, “Bu tablo, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır. Bugün 20 bin TL olan en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 60’ını, yoksulluk sınırının ise yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilmektedir. Bu durum, emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini göstermektedir. Artan gıda fiyatları, sağlık giderleri ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında alım gücü her geçen gün düşmektedir. Bayramlar bile sevinç değil, kaygı nedeni haline geldi Emekliler torunlarına mahcup olmamak için bayramlardan kaçınır hale gelmiştir.” dedi. ‘AYLIK BAĞLAMA ORANLARI DEĞİŞMELİ’ Emeklilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelere de tepki gösteren Kenan Pars, “Bugün yaşanan bu tablonun temelinde, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa ile aylık bağlama oranlarının düşürülmesi yatmaktadır. Çalıştıkça artması gereken emekli maaşları, sistematik olarak geriletilmiştir. Prim gün sayısı artmış, emeklilik yaşı yükselmiş, çalışma süreleri uzamış; ancak tüm bu fedakârlıklara rağmen emekli maaşları düşmüştür. Bu durum, sosyal adalet ilkesiyle çelişiyor” ifadelerini kullandı. ‘MESELE GEÇİM DEĞİL, ADALET MESELESİ’ Pars, emeklilerin taleplerini şu şekilde özetledi: “En düşük emekli aylığı derhal açlık sınırı seviyesine yükseltilmeli, üzerine seyyanen refah payı eklenmeli. Aylık bağlama oranı, 1999 öncesi seviyelere çekilmeli. Emeklilere yönelik sağlık, ulaşım, bakım ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Yerel yönetimler ve merkezi idare, emeklilerin yoğun yaşadığı bölgelerde özel sosyal politikalar geliştirmeli. Yaşlı haklarının güvence altına alınması için uluslararası sözleşmelere taraf olunmalı ve anayasal düzenlemeler yapılmalı. Emekliler; bu ülkenin temel direğidir, çimentosu, taşıdır. Mesele, yalnızca geçim meselesi değil; mesele adalet meselesi. TÜED Uludağ Şubesi olarak, emeklilerimizin hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.