Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Enflasyon

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Enflasyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enflasyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Konut Fiyat Endeksi yıllık artsa da reelde geriledi Haber

Konut Fiyat Endeksi yıllık artsa da reelde geriledi

Merkez Bankası tarafından açıklanan Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerine göre, endeks 2026 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 2 artarak 219,7 seviyesine yükseldi. Yıllık bazda ise konut fiyatlarında nominal artış yüzde 26,4 olarak gerçekleşirken, aynı dönemde reel olarak yüzde 3,4’lük düşüş yaşandı. Bu durum, enflasyon etkisi dikkate alındığında konut fiyatlarındaki artışın gerçekte değer kaybına işaret ettiğini ortaya koydu. Büyükşehirlerde de artış eğilimi sürdü. Mart ayında İstanbul’da aylık yüzde 2,2, Ankara’da yüzde 2,5 ve İzmir’de yüzde 2,8 oranında artış kaydedildi. Yıllık bazda ise İstanbul’da yüzde 27,8, Ankara’da yüzde 30,4 ve İzmir’de yüzde 24,3’lük yükseliş görüldü. Bölgesel dağılımda en yüksek yıllık artış yüzde 31,5 ile TR71 (Nevşehir, Niğde, Aksaray, Kırıkkale, Kırşehir, Kayseri, Sivas, Yozgat) bölgesinde gerçekleşti. En düşük artış ise yüzde 21,1 ile TR21 (Edirne, Kırklareli, Tekirdağ) bölgesinde kaydedildi. YENİ KİRACI KİRA ENDEKSİ'NDE SON DURUM NE OLDU? Öte yandan, Yeni Kiracı Kira Endeksi (YKKE) Mart ayında aylık yüzde 2 artarken, yıllık bazda nominal yüzde 34,4 yükseldi ve reel olarak yüzde 2,7 artış gösterdi. Büyükşehirlerde kira artışları İstanbul’da yüzde 39,4, Ankara’da yüzde 37,7 ve İzmir’de yüzde 35 seviyesinde gerçekleşti. Bölgesel olarak en yüksek kira artışı yüzde 40,5 ile Doğu Anadolu’daki TRB2 (Erzurum, Erzincan, Bayburt, Ağrı, Ardahan, Kars, Iğdır) bölgesinde görülürken, en düşük artış yüzde 25,7 ile TR63 (Hatay, Kahramanmaraş, Osmaniye) bölgesinde kaydedildi.

Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz" Haber

Bakan Bayraktar: "Biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar İl Danışma Meclisi toplantısına katılmak üzere Trabzon’a geldi. Burada konuşan Bakan Bayraktar, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlı bir ülke konumundan kurtulabilmesi için gerekli olan çalışmaları yürüttüklerini ifade ederek, "Türkiye maalesef enerjide dışa bağımlı bir ülke. Kullandığımız neredeyse üç birim enerjinin ikisini ithal ediyoruz. Doğalgazda öyle, petrolde öyle, akaryakıtta öyle, kömürde öyle. Dolayısıyla biz diyoruz ki biz buradaki dışa bağımlılığımızı ne kadar azaltırsak, bir kere dışarı ödediğimiz döviz cebimizde, hazinemizde kalacak. Türkiye’de artık bunlar; işte enflasyon, döviz, bunların hepsi sorun olmaktan çıkacak. 2022 yılı bir kriz yılıydı. Pandemiden çıkışla beraber dünyada bütün ayarların değiştiği bir sene oldu. Şimdi 2026 inşallah ona benzemez ama sonuçları itibarıyla şunu söyleyeyim: 2022 yılında biz yaklaşık 96 buçuk milyar dolar enerji faturası ödedik. Sonraki yıllarda 2023, 24, 25’te biraz düştü ama 60-70 milyar dolar Türkiye her yıl dışarıya döviz ödeyerek bu içindeki ekonomik döngüyü kırmasına imkan yok. Onun için biz gece gündüz petrol arıyoruz, doğalgaz arıyoruz. Türkiye’de arıyoruz, denizlerimizde arıyoruz. Şimdi yurt dışına açılıyoruz, yurt dışında da aramaya başladık. Onun için Türkiye 70 yıllık rüyası olan nükleeri yapmaya gayret ediyor. Onun için Türkiye hidrolik santrallerini yaptı. Şimdi onların yanına rüzgarıyla, güneşiyle yenilenebilir enerjiyi koymaya gayret ediyor. Türkiye enerjisini mutlak surette verimli kullanmak zorunda. Yerel yönetimler başta olmak üzere ama enerjisini verimli kullanan bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Türkiye maden çeşitliliğinde bu kadar zengin bir ülke, aynı zamanda madenlerimizi de katma değerli bir şekilde, öyle sadece hammadde olarak değil, işte bor karbüre dönüştürerek, farklı bir şekilde ara ürünlere veya nihai ürünlere dönüştürerek katma değerli bir şekilde ekonomimize katması lazım. Bizim bütün gayretimiz, bütün hedefimiz bu" dedi. "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz" 2020 yılında Türkiye’nin Cumhuriyet tarihindeki en büyük doğalgaz keşfini gerçekleştirdiğini hatırlatan Bayraktar, "Dünyanın en büyük 4. derin deniz filosuna sahip ülkesiyiz Türkiye olarak ve beş gemimiz Karadeniz’de çalışıyor. 2020 yılında pandeminin ortasında cumhuriyet tarihinin en büyük doğalgaz keşfini yaptık. Ve şimdi orada ürettiğimiz doğalgazı 4 milyon hanemiz kullanılır hale geldi. İnşallah bunu 2026 yılında iki katına çıkaracağız. Yani 8 milyon evin doğalgaz ihtiyacı kendi gazımızla karşılanmış olacak. Allah nasip ederse 2028’de dört katına çıkaracağız. 16-17 milyon hane kendi doğalgazımızla ısınacak, yemeğini pişirecek" dedi. Bakan Bayraktar konuşmasının devamında "Büyük işler yaptığımızı söylüyoruz, iddialı işler yapıyoruz, dünya çapında işler yapıyoruz ama vatandaşlarımız günün sonunda hep bize "Tamam da bakanım, Gabar’da petrol buldun, bizim akaryakıt fiyatı ne olacak, bizim doğalgaz faturası, elektrik faturası ne olacak?" diyor. Türkiye özellikle 2019-2020’den sonra enerji desteklerini yoğun bir şekilde vatandaşımıza vermeye gayret ediyor. Bugün itibarıyla bütün bu yaşanan dünyada biliyorsunuz şu anda hem petrol fiyatları arttı hem doğalgaz fiyatları arttı. Dolayısıyla buna rağmen biz bundan vatandaşlarımızın en az şekilde etkileneceği şekilde imkan ve kabiliyetlerimiz nispetinde bu desteklere devam ediyoruz, bundan sonra da etmeye devam edeceğiz. Türkiye, Avrupa’nın hane bazında söylüyorum, evlerimizde, meskenlerimizde en ucuz elektriğini kullanıyor. En ucuz 3. doğalgazını kullanıyor. En ucuz 2. benzinini kullanıyor. En ucuz 4. mazotunu kullanıyor. Eşel mobil sistemle özellikle petrol fiyatlarındaki artışı vatandaşlarımıza yansıtmamak için litrede neredeyse 13 buçuk liralık bir vergiyi kaldırdık. Ve doğalgaz faturalarında, elektrik faturalarında hâlen desteklerimiz neredeyse yüzde elli mertebesinde devam ediyor. Sadece şu son yaşanan hadiselerin hazinemize yükü 600 milyar lirayı buldu. Ama buna rağmen biz Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu bir şey var; vatandaşlarımızı mümkün olan bütün imkanlarımızı kullanarak bu artış, fiyat artışlarından mağdur etmemek ve onlara bu konuda destek olmak. Biz bu çerçevede de çalışmalarımızı yürütüyoruz" ifadelerini kullandı.

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars: "Emekli açlık sınırı altında çırpınıyor" Haber

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars: "Emekli açlık sınırı altında çırpınıyor"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, resmi enflasyon rakamlarının hayat pahalılığı ile ilgisi olmadığını kaydederek geçim sıkıntısı yaşayan emekliler için acil düzenlemeler yapılması çağrısında bulundu. ‘ENFLASYON RAKAMLARI GERÇEKÇİ DEĞİL’ Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “TÜİK’e göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. ENAG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 4,10 artarken yıllık enflasyon yüzde 54,62 oldu. TÜİK’in rakamları, çarşı-pazardaki enflasyon ateşini yansıtmıyor. İnsanımız eti, balığı unuttu zaten. Uzun süredir sebze-meyve de alamıyor. Alan da ancak adetle alıyor. Markete, pazara giren eli boş çıkıyor. Son olarak 200 gram ekmeğin fiyatının 17,5 TL’ye çıkması bile hayat pahalılığı için tek başına yeterli bir gösterge. Yani yüzde 2’ye yakın bir enflasyon nerede var, göstersinler de bilelim!” diye konuştu. TÜRK-İŞ’in Mart ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.793 TL’ye, yoksulluk sınırının da 106.817 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Başkan Kenan Pars, “Bu tablo, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır. Bugün 20 bin TL olan en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 60’ını, yoksulluk sınırının ise yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilmektedir. Bu durum, emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini göstermektedir. Artan gıda fiyatları, sağlık giderleri ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında alım gücü her geçen gün düşmektedir. Bayramlar bile sevinç değil, kaygı nedeni haline geldi Emekliler torunlarına mahcup olmamak için bayramlardan kaçınır hale gelmiştir.” dedi. ‘AYLIK BAĞLAMA ORANLARI DEĞİŞMELİ’ Emeklilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelere de tepki gösteren Kenan Pars, “Bugün yaşanan bu tablonun temelinde, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa ile aylık bağlama oranlarının düşürülmesi yatmaktadır. Çalıştıkça artması gereken emekli maaşları, sistematik olarak geriletilmiştir. Prim gün sayısı artmış, emeklilik yaşı yükselmiş, çalışma süreleri uzamış; ancak tüm bu fedakârlıklara rağmen emekli maaşları düşmüştür. Bu durum, sosyal adalet ilkesiyle çelişiyor” ifadelerini kullandı. ‘MESELE GEÇİM DEĞİL, ADALET MESELESİ’ Pars, emeklilerin taleplerini şu şekilde özetledi: “En düşük emekli aylığı derhal açlık sınırı seviyesine yükseltilmeli, üzerine seyyanen refah payı eklenmeli. Aylık bağlama oranı, 1999 öncesi seviyelere çekilmeli. Emeklilere yönelik sağlık, ulaşım, bakım ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Yerel yönetimler ve merkezi idare, emeklilerin yoğun yaşadığı bölgelerde özel sosyal politikalar geliştirmeli. Yaşlı haklarının güvence altına alınması için uluslararası sözleşmelere taraf olunmalı ve anayasal düzenlemeler yapılmalı. Emekliler; bu ülkenin temel direğidir, çimentosu, taşıdır. Mesele, yalnızca geçim meselesi değil; mesele adalet meselesi. TÜED Uludağ Şubesi olarak, emeklilerimizin hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

TCMB Analizi: Eşel Mobil Sistemi enflasyon baskısını sınırlıyor Haber

TCMB Analizi: Eşel Mobil Sistemi enflasyon baskısını sınırlıyor

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası ekonomistleri Mert Gökcü ve Eren Sezer tarafından hazırlanan analizde, akaryakıt fiyatlarında uygulanan eşel mobil sisteminin enflasyon üzerindeki etkileri değerlendirildi. Çalışmada, uluslararası petrol fiyatlarındaki artışların hem doğrudan hem de dolaylı kanallar aracılığıyla tüketici enflasyonunu etkilediği vurgulandı. 2026 yılı itibarıyla akaryakıt harcamalarının tüketici sepetindeki payının yüzde 3,21 olduğuna dikkat çekilirken, fiyat artışlarının ulaştırma ve gıda gibi birçok sektörde maliyetleri artırdığı ifade edildi. VERGİ AYARLAMASIYLA FİYAT DENGESİ Analize göre eşel mobil mekanizması, akaryakıt fiyatlarındaki artışları vergi düzenlemeleriyle sınırlayan bir “otomatik dengeleyici” görevi görüyor. Küresel petrol fiyatlarının yükseldiği dönemlerde, akaryakıt üzerindeki ÖTV’nin düşürülmesiyle nihai fiyat artışları kontrol altına alınabiliyor. Sistem, özellikle benzin, motorin ve LPG fiyatlarının farklı bileşenlerden oluşması sayesinde etkin şekilde uygulanabiliyor. 2026 yılı başı itibarıyla ÖTV’nin akaryakıt fiyatları içindeki payının yüzde 21 ile 26 arasında değiştiği belirtildi. ENFLASYONA ETKİSİ HESAPLANDI Çalışmada yapılan hesaplamalara göre, Brent petrol fiyatlarında yüzde 10’luk bir artışın, eşel mobil uygulanmadığı durumda enflasyonu 12 ay içinde yaklaşık 1 puan artırdığı tespit edildi. Ancak eşel mobil sisteminin devrede olduğu senaryoda bu etkinin önemli ölçüde azaldığı görüldü. Ortalama petrol fiyatının 70 dolar seviyesinde olması halinde enflasyona etkisinin 1,9 puandan 0,6 puana düştüğü hesaplandı. Petrol fiyatının 90 dolar seviyesine çıkması durumunda ise eşel mobil sisteminin enflasyonu yaklaşık 3,7 puan sınırlayıcı etkisi olabileceği belirtildi. Analizde, küresel enerji fiyatlarının para politikasının doğrudan kontrolü dışında olduğuna dikkat çekilerek, eşel mobil uygulamasının bu tür dış kaynaklı fiyat baskılarını azaltmada önemli bir araç olduğu ifade edildi. Merkez Bankası ekonomistleri, söz konusu mekanizmanın enflasyonun kontrol altına alınmasına ve dezenflasyon sürecine katkı sağlayacağını değerlendirdi.

Bursa'da OSGİZ'26 kapılarını açtı Haber

Bursa'da OSGİZ'26 kapılarını açtı

Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Osmangazi Girişimcilik Zirvesi (OSGİZ’26), Osmangazi Gösteri Merkezi’nde kapılarını açtı. Girişimcilik alanında yenilikçi fikirlerin öne çıkacağı zirvede, katılımcılar ilham verici konuşmalarla buluşurken aynı zamanda yeni iş birlikleri kurma imkânı yakalayacak. Düzenlenen zirvenin açılışında konuşan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Gençlik ve Spor Müdürlüğü'nün bu zirve için uzun süredir titiz bir çalışma sürdürdüğünü belirterek, önemli organizasyonunun dünya ve ülke açısından kritik bir dönemde gerçekleştirildiğini söyledi. Son 72 saat içinde küresel ekonomide yaşanan dalgalanmaların ve Orta Doğu’daki savaşın dünya ekonomisine etkilerinin bu zirvenin önemini bir kez daha arttırdığını ifade eden Esendemir, "Ekonomideki bu belirsizlik ve tehditler; yüksek enflasyon, işsizlik gibi sorunları da beraberinde getirmektedir. Bu zorlukların üstesinden gelebilmek için girişimcilere, yenilikçi fikirlere ve güçlü projelere her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Özellikle gençlerimizin geliştireceği sürdürülebilir ve geleceğe ışık tutacak projeler, bu süreçte büyük önem taşımaktadır. Sorunlar büyüyor; ancak çözüm de yine üretmekten, geliştirmekten ve birlikte hareket etmekten geçiyor" dedi. Osmangazi özelinde de benzer durumları gözlemlediklerini kaydeden Mutlu Esendemir, "Örneğin geçtiğimiz yıl yaşanan su kesintileri, küresel ısınma ve giderek azalan su kaynaklarının bir sonucudur. Hanelerde kullanılan su, toplam tüketimin yalnızca yüzde 3’ünü oluştururken, yüzde 97’si küçük ve orta ölçekli işletmeler tarafından kullanılmaktadır. Bu tablo, kaynakların doğru yönetilmesi ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.” diye konuştu.

Merkez Bankası o sapmayı hükümete bildirdi! Haber

Merkez Bankası o sapmayı hükümete bildirdi!

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılı enflasyonunun hedef etrafında belirlenen aralığın üzerinde gerçekleştiğini Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’e resmi yazı ile bildirdi. Banka, sapmanın nedenlerini ve enflasyonun tekrar hedef patikasına yaklaştırılması için uygulanan ve planlanan politikaları detaylandırdı. Bankanın açıklamasına göre, 2025 yılında dezenflasyon sürecini destekleyen sıkı parasal duruş, finansal koşullardaki sıkılık ve talep dengelenmesi, enflasyonun hızını sınırlamış olsa da, arz şokları, fiyatlama davranışlarındaki katılıklar, kira ve eğitim gibi hizmet kalemlerindeki geçmiş enflasyona endeksleme eğilimi, gıda fiyatlarındaki oynaklık ve yönetilen fiyat düzenlemeleri, enflasyonun hedefin üzerinde gerçekleşmesine yol açtı. Para politikası çerçevesinde TCMB, yıl boyunca politik faiz ve gecelik borç verme faiz oranlarında düzenlemeler yaparak dezenflasyon sürecini destekledi. Banka, politika faizini 2025 sonunda yüzde 38’e düşürdü, 2026 ocak ayında ise yüzde 37 seviyesinde sabitledi. Ayrıca, makroihtiyati politika uygulamalarıyla kredi ve mevduat piyasalarındaki gelişmeler yakından takip edildi. Mektupta, TCMB’nin temel amacının fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek olduğu vurgulanırken, enflasyon görünümünde bozulma olması hâlinde para politikası duruşunun sıkılaştırılacağı; kredi ve mevduat piyasalarında beklenmedik gelişmeler olması durumunda ilave makroihtiyati adımların devreye alınacağı belirtildi. TCMB, ayrıca 12 Şubat’ta yayımlanan 2026 Enflasyon Raporu-I ve 2026 Para Politikası metinleri ile kısa ve orta vadeli enflasyon hedeflerine ulaşmak için uygulanacak stratejileri kamuoyu ile paylaşacağını duyurdu.

Başkan Yılmaz: "Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor" Haber

Başkan Yılmaz: "Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor"

Bursa Büyükşehir Belediyesi Mart Ayı Meclis Toplantısı’nın ikinci birleşiminde 22 gündem maddesi görüşülürken, bazı maddeler oy birliğiyle kabul edildi, bazıları ise partiler arasında tartışmalara sahne oldu. Mecliste özellikle imar planı değişiklikleri, belediye iştiraklerine ilişkin finansman kararları ve sosyal destek projeleri gündemin öne çıkan başlıkları arasında yer aldı. Meclis toplantısı çıkışı konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, Bursa’da su faturalarına gelen fahiş fiyatlara dikkat çekti. Yılmaz, "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Evine 300 lira fatura gelirken bin lira gelen, bin 500 lira gelen, 2 bin lira gelen hemşehrilerimizin isyanı var. Burada topu taca atıyor, ipe un seriyor. Ramazan’a yakışmayan bir tablo. Bursa’da birçok şey yönetilemediği gibi Bursa Büyükşehir Belediye Meclisi’nin de yönetilemediğine maalesef şu aziz günde bile şahitlik etmiş olduk. Sayın Başkan’ın bahsettiği konularla ilgili açıklama yapma gereği duydum. Çünkü mecliste mikrofonumun sesi kısıldı, konuşmamıza fırsat verilmedi, öncelikle bunu ifade etmek istiyorum" dedi. Gündeminin su zammı ve katı atık bedeli olduğunu söyleyen Başkan Oktay Yılmaz, "Tabii öncelikle gündem su zammı ve katı atık bedeli. Aslında Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey yine ipe un sermiştir. Bırakın benim sorularıma vatandaşın haklı isyanına cevap vermesini Cumhuriyet Halk Partili Osmangazi Belediye Başkanını bile isyan eder hale getirmiştir. Osmangazi Belediye Başkanı, Cumhuriyet Halk Partili bir belediye başkanı olarak kendi evindeki su faturasının örneği ile birlikte su zammının fahiş bir zam olduğunu basın mensuplarıyla, sizlerle kendisi de paylaşmıştı. Bunun katı atık bedelinden kaynaklanmadığını suya yapılan fahiş zamlardan kaynaklandığını ifade etmişti. Burada evine gelen su faturasından vatandaş şikayetçi ama Mustafa Bozbey neden örnek veriyor? Bakkala gelen su tüketimi olmayan su faturasından bahsediyor. 100 liradan bahsediyor. Evine 135 lira, 200 lira gelen hiç kimsenin isyanı yok aslında" diye konuştu. CHP’li belediyelerin maaş ödeyememe sıkıntısı çektiklerine de dikkat çeken Yılmaz, "Geçmişe dönük yine isim vermeden geçmişte yaptığımız katı atık bedellerin alınmamasıyla ilgili konuştu. Evet, biz AK Partili belediyeler olarak 2021’de pandemi döneminde vatandaşımıza, hemşehrimize destek olmak adına katı atık bedellerini geri çekmiştik. Yeni dönemde bilhassa Cumhuriyet Halk Partili ilçe belediye başkanlarımızın da talebiyle beraber çünkü maaş ödeyememek gibi sıkıntı daha çok Cumhuriyet Halk Partili belediyelerde söz konusuydu. Buradan gelen talepler, ilçelerin hakikaten kendi yönetimleriyle ilgili durumlarından dolayı katı atık bedelinin, yasal olarak belirlenen bedelinin çok altında bir bedel alınmaya başlandı. Bu Yıldırım, Osmangazi, Nilüfer için 135 TL, diğer ilçeler için 100 TL ve daha sonrasında 70 TL olarak belirlendi. Geçmiş dönem Büyükşehir Belediyesi bir kuruş katı atık topluma bedeli almazken bu dönem Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin talebiyle de artı 30 TL katı atık bedeli alınmaya başlanmıştır" ifadelerini kullandı. Belediye Başkanı Yılmaz, su zammının aynı sistemde enflasyonla beraber artmasını söyleyerek şu ifadeleri kullandı: "Bu tüm ilçe belediye başkanının ortak kanaati ve ihtiyaçları ile birlikte konuşulmuş ve yine birlikte karar verilmiş ancak tekrar altını çizmek istiyorum ki burada problem katı atık bedeli değil suya yapılan fahiş zamlar. Biz buna rağmen AK Parti grubu olarak Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile birlikte şöyle bir karar aldık, dedik ki tamam su zamları geri alınsın, 2024 seçimleri öncesinde nasıl bir usul takip ediliyorsa ki her ay suya zam yapılıyordu enflasyon oranında burada aynı sistem devam etsin. Katı atık bedellerini ilçe belediyeleri de almasın. Biz AK Partili belediyeler olarak buna hazır olduğumuzu ifade ettik. Ancak bugün yine Sayın Mustafa Bozbey ipe un serdi, ’bu ikisini karıştırmayın’ dedi. Vatandaş neden şikayetçiyse gelin birlikte geriye dönün. Bu aslında bir suyu siyasete alet etmek değildir. Suyu siyasete alet etmek seçim öncesinde ’ben suya indirim yapacağım’ diyerek, insanları kandırarak oy almak siyasete alet etmektir suyu. Bugün zaten suyu yönetmesini beceremediler. Bursalıları susuz bıraktılar ve geldiğimiz noktada da sudan değil, suyu yönetememekten, şehri yönetememekten, BUSKİ’yi yönetememekten, ulaşımı yönetememekten bahsediyoruz. Aslında problem yönetememedir. Bunun altını çizmek istiyorum. Bu noktada eleştirilerimiz var. Bursa’nın kaynakları maalesef doğru bir şekilde yönetilmiyor." Cumhur İttifakı olarak yapılması gereken ne varsa hazır olduklarını vurgulayan Yılmaz, "Bugün 5 bine yakın personel almış, 2 bine yakın personel çıkarmış. 5 binden fazla personel aldıklarını kendileri de ifade etmişlerdi daha önce. Bu Bursa’nın kaynaklarını verimli yönetemediklerinin de ayrı bir göstergesi suda yaşanan krizin bugün ulaşımda yaşandığına da şahitlik ediyoruz. Biz tartışmalardan uzak çözüm odaklı bir yaklaşımla istişare kültürü içerisinde gelin Bursa’nın problemlerini masaya yatıralım. Suyla ilgili de biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız ama siz de yapacaksınız. Ulaşımla ilgili ne gerekiyorsa, kentsel dönüşümle ilgili ne gerekiyorsa biz Cumhur İttifakı olarak taşın altına elimizi koymaya hazırız. Biz sorun üreten değil, çözüm üreten taraftayız. Bunu da hemşehrilerimize buradan paylaşmak istiyorum. Herkesin Ramazan’ını tebrik ediyorum. Birkaç gün sonra inşallah bayramı idrak edeceğiz. Şimdiden tüm hemşehrilerimizin Ramazan Bayramı mübarek olsun" dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.