Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Enerji Içecekleri

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Enerji Içecekleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Içecekleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bir fincan kahvedeki gizli kalori Haber

Bir fincan kahvedeki gizli kalori

Uzmanlar, kahve tüketiminde fincan sayısından çok toplam kafein miktarına ve kişinin beslenme düzenine dikkat edilmesi gerektiğini belirtiyor. Günlük yaşamın vazgeçilmez içeceklerinden biri haline gelen kahve, kilo kontrolü yapanların da sıkça tercih ettiği seçenekler arasında yer alıyor. Ancak kahvenin yanında tüketilen tatlı, bisküvi ve benzeri yiyecekler fark edilmeden günlük kalori alımını artırabiliyor. Medicana Ataköy Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, kahve tüketiminin kişinin kafein duyarlılığı, beslenme düzeni, uyku alışkanlıkları ve sağlık durumuna göre değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sade Türk kahvesinin kalorisi düşük "Kilo kontrolü açısından değerlendirildiğinde, şekersiz Türk kahvesi düşük kalorili bir içecek olarak beslenme planında yer alabilir" diyen Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, "Kahvenin enerji değerini asıl artıran unsurlar ise içerisine eklenen şeker ve yanında tüketilen yüksek kalorili yiyeceklerdir. Bu nedenle kilo verme sürecinde olan kişilerin kahveyi tamamen hayatından çıkarması gerekmeyebilir. Ancak kahve tüketiminin yanında farkında olmadan düzenli şekilde tatlı tüketilmesi, günlük enerji alımının yükselmesine neden olabilir" şeklinde görüş verdi. Lokum ya da çikolataya dikkat "Kahvenin kendisinden çok, kahve molasının nasıl değerlendirildiğine dikkat etmek gerekiyor" diyen Uzm. Dyt. Yılmaz, "Sade kahve ile birlikte her gün lokum, çikolata veya başka bir tatlı tüketmek zaman içerisinde fark edilenden daha fazla enerji alımına neden olabilir. Türk kahvesinin yanında lokum ikram edilmesi kültürel bir gelenek olsa da beslenme açısından kahvenin yanında mutlaka lokum tüketilmesi gerekmiyor. Özellikle kilo kontrolü hedefleyen kişilerin lokumu her kahve tüketiminde rutin haline getirmek yerine, porsiyon ve tüketim sıklığına dikkat etmesi önem taşıyor. Lokum tüketilecekse miktarın küçük tutulması ve bunun günlük beslenme düzeninin bütünü içerisinde değerlendirilmesi gerekiyor" dedi. Bitterse bile sınırsız yenmez Kahvenin yanında çikolata tüketmenin de tamamen yasaklanması gereken bir alışkanlık olmadığına değinen Uzm. Dyt. Yılmaz, "Yüksek kakao içeren bitter çikolata küçük porsiyonlarda tercih edilebilir. Bununla birlikte bitter çikolatanın da enerji içerdiği unutulmamalı. "Bitter" olması, sınırsız tüketilebileceği anlamına gelmiyor. Kahvenin yanında tatlı tüketmek fizyolojik bir zorunluluk değil, çoğu zaman bir alışkanlıktır. Kişi bu alışkanlığın farkında olarak porsiyonunu kontrol edebilir. Örneğin küçük bir porsiyon çikolata ile yetinmek, büyük miktarlarda tatlı tüketmekten farklıdır" diye görüş verdi. Türk kahvesi doğrudan zayıflatmaz "Kahve ve özellikle kafein, metabolizma ve enerji harcaması üzerinde bazı etkiler oluşturabilse de Türk kahvesini doğrudan bir zayıflama veya yağ yakma yöntemi olarak görmek doğru değil" diyen Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, "Kilo kaybının temelini sürdürülebilir bir enerji dengesi, yeterli ve dengeli beslenme, fiziksel aktivite ve kişinin yaşam tarzına uygun alışkanlıklar oluşturuyor. Bu nedenle kahveyi "yağ yakıcı" bir ürün gibi değerlendirmek yerine, dengeli beslenme düzeninin içerisinde uygun miktarda tüketilebilecek bir içecek olarak görmek gerekiyor" diye konuştu. Aç karnına kahve herkes için uygun olmayabilir Kahvenin aç veya tok karnına tüketilmesi konusunda herkes için geçerli tek bir kural bulunmadığını kaydeden Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz şöyle konuştu: "Ancak özellikle mide hassasiyeti, reflü veya kahve sonrasında mide yanması yaşayan kişilerin aç karnına kahve tüketmekten kaçınması gerekebilir. Kişide mide yanması, rahatsızlık, çarpıntı veya huzursuzluk gibi yakınmalar ortaya çıkıyorsa kahvenin miktarı ve tüketim zamanı yeniden değerlendirilmelidir. Kahvenin içerdiği kafein, bazı kişilerde uykuya dalmayı zorlaştırabilir veya uyku kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle özellikle kafeine duyarlı kişilerin öğleden sonra ve akşam saatlerinde kahve tüketimine dikkat etmesi gerekiyor. Sağlıklı yetişkinlerde günlük toplam kafein miktarının değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü yalnızca Türk kahvesi değil; çay, filtre kahve, enerji içecekleri, kola ve kakao içeren bazı ürünler de günlük kafein alımına katkıda bulunabiliyor. Bu nedenle gün içerisindeki tüm kafein kaynaklarının birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor. Özellikle çarpıntı, huzursuzluk, titreme, mide rahatsızlığı veya uyku problemi yaşayan kişilerin kahve tüketimini azaltması ve kişisel toleranslarını dikkate alması gerekiyor." Kahvenin yanında su içilmeli mi Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, "Türk kahvesinin yanında su ikram edilmesi hem kültürel hem de pratik açıdan güzel bir alışkanlık. Ancak kahvenin vücudu "susuz bıraktığı" düşüncesi nedeniyle suyun yalnızca kahve içildiği için tüketilmesi gerektiği şeklinde kesin bir yaklaşım doğru değil. Günlük sıvı ihtiyacının temel kaynağı sudur ve kahve tüketen kişilerin gün boyunca yeterli su içmeye devam etmesi önemlidir. Ek olarak şekersiz kahve içemeyenler kahveye tarçın ekleyebilir. Tarçın kahveye aroma kazandırabilir ve şeker kullanımını azaltmaya yardımcı olabilir. Ancak tarçını tek başına kan şekeri kontrolü veya kilo kaybı sağlayan bir yöntem olarak değerlendirmemek gerekir" şeklinde görüş verdi. Sağlıklı kahve molası nasıl olmalı "Türk kahvesinden keyif almak için yanında mutlaka tatlı tüketmek gerekmiyor" diyen Uzm. Dyt. Ayça Sena Yılmaz, "Şekersiz bir Türk kahvesi, yanında su ve kişinin günlük beslenme planına uygun küçük bir eşlikçiyle birlikte tüketilebilir. Burada önemli olan kahveyi yasaklar veya faydalar üzerinden değerlendirmek yerine, miktarını, zamanını ve beraberindeki yiyecekleri dengeli şekilde planlamak. Özellikle kilo kontrolünde küçük görünen ancak sık tekrarlanan kahve yanı atıştırmalıkları toplam enerji alımını önemli ölçüde etkileyebilir" ifadelerini kullandı.

Kalp krizlerinin yüzde 20’si 40 yaş altında! Haber

Kalp krizlerinin yüzde 20’si 40 yaş altında!

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, gençlerde kalp-damar hastalıkları ve kalp krizi riskini artıran faktörlere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Düzenli sağlık kontrollerinin yaptırılması ve ailede kalp-damar hastalığı öyküsünün bilinmesinin büyük önem taşıdığını belirten Koylan, kalp sağlığını korumak için aktif yaşam, dengeli beslenme, kaliteli uyku ve stres yönetiminin vazgeçilmez olduğunu ifade etti. Genç yaşlarda kalp krizi riskini artıran etkenlerin başında sağlıksız yaşam alışkanlıklarının geldiğini vurgulayan Koylan, özellikle anabolik steroid kullanımının ciddi tehlikeler barındırdığına dikkat çekti. Kas kütlesini artırmak amacıyla kullanılan bu maddelerin tansiyon yüksekliği, kolesterol dengesinin bozulması ve damar sertliği riskini artırarak erken yaşta kalp krizi olasılığını yükselttiğini söyledi. ENERJİ İÇECEKLERİ VE KAFEİNE DİKKAT Enerji içecekleri ile yüksek miktarda kafein tüketiminin de kalp sağlığını tehdit ettiğini belirten Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu ürünlerin kalp ritminde ve tansiyonda ani değişikliklere yol açabileceğini ifade etti. Özellikle yoğun egzersiz sırasında veya alkol ve diğer uyarıcı maddelerle birlikte tüketildiğinde riskin arttığını kaydetti. Yasaklı ve uyarıcı maddelerin kullanımının genç yaşlarda kalp-damar hastalıklarının ortaya çıkmasına neden olabileceğini belirten Koylan, bu maddelerin kalp ritmini bozabildiğini, tansiyonu yükseltebildiğini ve damar yapısına zarar verebildiğini söyledi. Yapılan araştırmaların, eğlence amaçlı madde kullanımı ile erken yaşta gelişen kalp-damar hastalıkları arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. SİGARA VE ELEKTRONİK SİGARA DA RİSKLİ Sigara kullanımının kalp hastalığı ve felce bağlı erken ölüm riskini yaklaşık üç kat artırdığını belirten Koylan, benzer risklerin nargile ve elektronik sigara için de geçerli olduğuna dikkat çekti. Sigaranın 40 yaşından önce bırakılması durumunda ise erken ölüm riskindeki artışın büyük ölçüde azaltılabileceğini söyledi. Bazı bireylerin genetik olarak kalp hastalıklarına yatkın olabileceğini belirten Koylan, özellikle ailevi hiperkolesterolemi gibi kalıtsal rahatsızlıkların kolesterol seviyelerinin erken yaşta yükselmesine neden olduğunu ve bunun da damar sertliği ile kalp krizi riskini artırdığını ifade etti. Diyabetin gençlerde kalp krizi riskini artıran önemli sağlık sorunlarından biri olduğunu vurgulayan Koylan, diyabetli bireylerde yüksek tansiyon ve kolesterol gibi ek risk faktörlerinin daha sık görüldüğünü söyledi. Ayrıca gençlerde hipertansiyon görülme sıklığının da arttığını belirten Koylan, fazla tuz tüketimi, obezite ve hareketsiz yaşam tarzının yüksek tansiyona zemin hazırladığını kaydetti. OBEZİTE KALP HASTALIKLARINI TETİKLİYOR Aşırı kilo ve obezitenin kalp-damar sistemi üzerinde ciddi olumsuz etkiler oluşturduğunu dile getiren Koylan, fazla kilonun yüksek tansiyon, diyabet ve kolesterol yüksekliği gibi hastalıkları tetiklediğini belirtti. Bilimsel araştırmaların, fazla kilolu genç bireylerde kalp krizi riskinin daha yüksek olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti. Prof. Dr. Nevrez Koylan, kalp sağlığının korunması için düzenli sağlık kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirterek, fiziksel olarak aktif bir yaşam sürmenin, tütün ürünlerinden uzak durmanın, sağlıklı beslenmenin ve ideal kilonun korunmasının kalp-damar hastalıklarına karşı en etkili korunma yöntemleri arasında yer aldığını sözlerine ekledi.

Uzmanlar diş çürüklerine karşı uyardı! Dondurma yasak değil Haber

Uzmanlar diş çürüklerine karşı uyardı! Dondurma yasak değil

Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, yaz aylarında değişen beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle gizli şeker kaynaklarının sanılandan daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Şekerin ağız içi pH dengesini bozarak çürük yapıcı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırladığını ifade eden Dt. Nurgül Demir, şu değerlendirmede bulundu: “Çocuklarda küçük yaşlardan itibaren yaygın olarak görülen diş çürüklerinin en önemli nedenlerinden biri şeker tüketimidir. Meyveli gazlı içecekler, kutu meyve suları, enerji içecekleri ve hazır kahveler yüksek oranda şeker içerir. Bu ürünlerin sık tüketimi çürük riskini ciddi şekilde artırır. Özellikle şeker içeren gazlı içeceklerin asidik yapısı, diş minesine doğrudan zarar verebilir.” “SU, SÜT VE AYRAN EN GÜVENLİ ALTERNATİFLER” Sağlıklı içecek tercihlerinin önemine değinen Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, su, süt ve ayranın çocuklar için en doğru seçenekler olduğunu vurguladı. “Süt ve süt ürünleri kalsiyum içeriği sayesinde diş ve kemik sağlığı açısından koruyucudur. Ancak aromalı ve şekerli süt ürünleri yerine doğal ve katkısız süt tercih edilmelidir. Ayran ise hem sağlıklı hem de besleyici değeri olan bir alternatiftir. Meyveli içecekler tüketilecekse, taze meyvelerle evde hazırlanması daha doğru olacaktır.” Doğal tatlandırıcılarla hazırlanan içeceklerin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini belirten Dt. Demir, meyve ve doğal şeker içeren besinlerin aşırı tüketiminin de diş sağlığı için risk oluşturabileceğini ifade etti. “Bal, hurma, kuru meyveler gibi doğal tatlandırıcılar her ne kadar sağlıklı olarak görülse de içerdiği doğal şeker nedeniyle diş çürüğü riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle tüketim sonrası su ile ağzın çalkalanması ve ağız hijyeni rutinlerine dikkat edilmesi oldukça önemlidir.” “DONDURMA YASAK DEĞİL, DOĞRU SEÇİM ÖNEMLİ” Dondurmanın tamamen yasaklanması gereken bir gıda olmadığına değinen Dt. Nurgül Demir, ideal koşullarda üretilen dondurmaların, kontrollü tüketildiğinde besleyici özellikler taşıyabileceğini belirterek, “Doğal içeriklerle ve soğuk zinciri korunarak üretilmiş dondurmalar kalsiyum, protein ve bazı vitaminler açısından zengindir. Ancak burada önemli olan tüketim miktarı ve ürünün içeriğidir. Ölçülü tüketim ve doğru ürün seçimi ile dondurma yaz aylarında diş sağlığının korunmasında rol oynayabilir, çocukların da severek destekleyeceği alternatiflerle katkı maddesi ve rafine şeker içeren atıştırmalıklardan uzak durmaları sağlanabilir.” diye konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.