Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Enerji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Enerji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay Haber

Dışişleri Komisyonu'ndan uluslararası 4 kanun teklifine onay

TBMM Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplandı. Toplantının açılışında konuşan Oktay, ABD ve İsrail’in saldırılarıyla başlayan İran merkezli savaşın 74’üncü gününe girdiğini, kırılgan ateşkese rağmen bölgede gerilimin sürdüğünü söyledi. Hürmüz Boğazı’nda serbest deniz ulaşımının sağlanamadığını belirten Milletvekili Oktay, savaşın bedelini tüm dünyanın ödediğini ifade ederek, Türkiye’nin önceliğinin savaş öncesi istikrar ortamına dönüş olduğunu kaydetti. Bölgesel gerilimin kardeş ülkeler arasında daha büyük çatışmalara yol açabileceği uyarısında bulunan Oktay, Türkiye’nin diplomatik girişimlerini sürdürdüğünü belirterek, “İmzalanacak nihai barış anlaşmasının bölgenin barış, istikrar ve refahına hizmet etmesi büyük önem taşıyor” dedi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin gündemden düşmemesi gerektiğini vurgulayan Oktay, İsrail’in Filistin başta olmak üzere bölge ülkelerine yönelik saldırı ve işgal girişimlerinin kabul edilemez olduğunu ifade etti. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre komisyonda ayrıca Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ile Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Zafer Demircan kanun tekliflerine ilişkin bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı. Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yenilenebilir enerji anlaşması kapsamında toplam 5 bin megavatlık güneş ve rüzgar enerjisi yatırımı planlandığı açıklandı. İlk etapta Sivas ve Karaman’da toplam 2 bin megavatlık güneş enerjisi santralinin kurulacağı bildirildi. Toplantıda, savunma iş birliği, Türk Devletleri Teşkilatı sivil koruma mekanizması ve enerji alanlarını kapsayan 4 uluslararası anlaşma teklifi kabul edildi.

Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur Haber

Bahçeli: Türkiye masaya kendi aklıyla oturur

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada Türkiye’nin dış politika vizyonu, bölgesel gelişmeler ve güvenlik stratejilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin aynı anda birçok kriz alanını okuyabilen güçlü bir devlet olduğunu ifade eden Bahçeli, ülkenin dış politikasını üretim, diplomasi, savunma sanayi, enerji ve toplumsal dayanışma üzerine inşa ettiğini söyledi. Türkiye’nin barışı ve istikrarı önceleyen bir çizgide olduğunu belirten Devlet Bahçeli, buna rağmen ülkenin hak ve çıkarlarını ihlal edecek girişimlere karşı da kararlı duruş sergileyeceğini vurguladı. "Hiçbir gücün bölgesel uzantısı olmayız" diyen Bahçeli, "Hiçbir ülkenin güvenlik kaygısının Türkiye karşıtı bir mevziye dönüşmesine izin vermeyiz. Hiçbir ittifakın veya diplomatik girişimin Türkiye’nin meşru haklarını aşındırmasına rıza göstermeyiz" dedi. Dış politikada diplomasi ve arabuluculuğun önemine dikkat çeken MHP Genel Başkanı Bahçeli, bunun pasiflik anlamına gelmediğini belirterek, Türkiye’nin masaya kendi aklıyla oturduğunu ve milli çıkarlarını esas aldığını ifade etti. Bahçeli, barışın sadece iyi niyetle değil güçlü devlet kapasitesiyle sağlanabileceğini söyleyerek “Sahada gücü olmayanın masadaki sözü zayıflar” değerlendirmesinde bulundu. Doğu Akdeniz, Ege ve Kıbrıs konularına da değinen Bahçeli, Türkiye’nin bölgesel haklarını ihlal edecek girişimlere kayıtsız kalmayacağını belirtti. Fransa, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail’in bölgedeki politikalarını da eleştiren Bahçeli, bu girişimlerin istikrarı zedelediğini söyledi. Kıbrıs’ın Türkiye için stratejik önemine vurgu yapan Bahçeli, KKTC’nin varlık hakkının korunacağını ve Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki meşru çıkarlarını savunmaktan geri durmayacağını ifade etti. Konuşmasında iç güvenlik konularına da değinen MHP lideri Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” hedefinin devletin kalkınma ve güvenlik stratejisinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Bu hedefin pazarlık ya da taviz anlamına gelmediğini vurgulayan Bahçeli, MHP’nin bu sürecin arkasında kararlılıkla duracağını söyledi. Bahçeli, Türkiye’nin ekonomik, kültürel ve teknolojik seferberliğe ihtiyaç duyduğunu da belirterek, terörün tamamen tasfiye edilmesinin kalkınma önündeki en büyük engellerden birini ortadan kaldıracağını ifade etti.

Dış ticaret açığı yıllık yüzde 56 arttı! Haber

Dış ticaret açığı yıllık yüzde 56 arttı!

TÜİK ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle açıklanan geçici dış ticaret verilerine göre, 2026 yılı mart ayında ihracat geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 6,4 azalarak 21 milyar 899 milyon dolara geriledi. Aynı dönemde ithalat ise yüzde 8,2 artışla 33 milyar 120 milyon dolara yükseldi. Mart ayında dış ticaret açığı yüzde 56 artarak 7 milyar 195 milyon dolardan 11 milyar 221 milyon dolara çıktı. İhracatın ithalatı karşılama oranı da yüzde 76,5’ten yüzde 66,1’e geriledi. Yılın ilk çeyreğinde de tablo değişmedi. Ocak-Mart döneminde ihracat yüzde 3,2 azalışla 63,2 milyar dolar olurken, ithalat yüzde 4,7 artarak 91,9 milyar dolara ulaştı. Bu dönemde dış ticaret açığı yüzde 27,5 artışla 28,7 milyar dolara yükselirken, ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 68,8’e düştü. Enerji ve altın hariç tutulduğunda da dış dengedeki bozulma dikkat çekti. Martta bu kalemler dışındaki ihracat yüzde 5,5 azalırken ithalat yüzde 11,2 arttı. Aynı kapsamda dış ticaret açığı 5,4 milyar dolar olarak hesaplandı. İhracatın sektörel dağılımında imalat sanayi yüzde 93,7 ile başı çekerken, tarımın payı yüzde 3,7, madenciliğin payı yüzde 1,9 oldu. İthalatta ise ara malları yüzde 70 ile en büyük kalemi oluşturdu. Ülke bazında bakıldığında, mart ayında en fazla ihracat yapılan ülke 1,82 milyar dolarla Almanya oldu. Bu ülkeyi Birleşik Krallık, ABD, İtalya ve Fransa izledi. İthalatta ise ilk sırayı 4,76 milyar dolarla Çin aldı. Rusya, Almanya, İsviçre ve ABD diğer önde gelen ülkeler oldu. Öte yandan mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre martta ihracat aylık bazda yüzde 2 azalırken ithalat yüzde 2,3 arttı. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ihracatı içindeki payı ise yüzde 3,5 seviyesinde kaldı.

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır Haber

Bahçeli: Türkiye hiçbir senaryoda figüran olmayacaktır

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM'de partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada hem küresel gelişmeleri, hem de Türkiye’nin dış politika vizyonunu değerlendirdi. Dünya düzeninde ciddi kırılmalar yaşandığını belirten Bahçeli, jeopolitik gerilimlerin arttığını ve devletlerin “irade, milletlerin metanet, toplumların ise sabır sınavından geçtiğini” söyledi. Küresel dengelerin değiştiğine işaret eden Bahçeli, Türkiye’nin bu süreçte kendi milli duruşunu koruması gerektiğini vurgulayarak, “Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Avrupa Birliği ve Batı ilişkilerine de değinen Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blok ya da dış baskı altında yönlendirilemeyeceğini belirtti. Avrupa’nın Türkiye’siz birçok alanda eksik kalacağını ifade eden Bahçeli, Türkiye’nin de Avrupa’ya bağımlı bir ülke olmadığını dile getirdi. KERKÜK VE TÜRK DÜNYASI VURGUSU Irak ve Kerkük üzerinden Türk dünyasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, Türkmen varlığının bölgedeki önemine dikkat çekti. Kerkük’teki gelişmeleri “tarihi bir dönüm noktası” olarak nitelendiren Bahçeli, Türkmenlerin haklarının korunmasının altını çizdi. Türk dünyasına da mesaj veren Bahçeli, “Kerkük’ten Doğu Türkistan’a, Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar tüm soydaşlarımızın yanındayız” diyerek birlik ve dayanışma vurgusu yaptı. Genel Başkanımız Sayın Devlet BAHÇELİ Grup Toplantısında Konuşuyor https://t.co/gUGeBhSQco — MHP (@MHP_Bilgi) April 28, 2026 “ASIR, TÜRK ASRI OLACAKTIR” Konuşmasında sık sık milli birlik ve beraberlik mesajı veren MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye’nin yeni bir döneme girdiğini belirterek “Asır Türk asrıdır, Türkiye asrıdır” ifadelerini kullandı. Terörle mücadele ve bölgesel istikrar hedeflerinin sürdüğünü söyleyen Bahçeli, Türkiye’nin hem içeride hem dışarıda güçlü bir duruş sergilediğini ifade etti. "Biz ne Kerkük’ü unuturuz ne Musul’u zihnimizden çıkarırız ne de soydaşlarımızı sahipsiz bırakırız" diyen Bahçeli, "Kerkük’ten Doğu Türkistan’a; Karabağ’dan Kıbrıs’a kadar ahde vefanın adı olan bütün kardeşlerimizin yanındayız. Çizgimizden sapmayız, yolumuzdan şaşmayız, hedefi şaşırmayız. Türkiye’nin Irak siyaseti yalnız kriz ve güvenlik başlıklarına sıkıştırılamaz. Terörle mücadele hayati ve öncelikli olmakla birlikte, ilişkilerin ufku; enerji, ulaştırma, su yönetimi, sınır ticareti, altyapı, eğitim, kültür ve karşılıklı yatırımlarla genişletilmelidir. Kerkük ise bu büyük resmin en hassas başlığıdır. Türkiye için Kerkük, etnik veya mezhebî gerilim alanı olmaktan önce ortak hafızanın ve birlikte yaşama iradesinin sembolüdür. Arzumuz; Kerkük’ün Türkmeniyle, Arabıyla, Kürdüyle, Süryanisiyle Irak’ın egemenliği altında güvenli, adil ve müreffeh bir şehir olarak güçlenmesidir. Irak’la dostluğumuz iyi niyet beyanlarında kalmamalı; Kerkük’ün eski günlerine yeniden dönmesini sağlayacak adımlar atılmalı ve ticaret yolları, enerji hatları, güvenlik istişareleri, yatırımlar ve somut kalkınma projeleriyle kökleşmelidir" diye konuştu. “MİLLİYETÇİ HAREKET KALESİ MHP’DİR” MHP'nin Türk milliyetçiliğinin siyasi temsilcisi olduğunu belirten Bahçeli, partinin tarihsel misyonuna dikkat çekerek teşkilatına ve dava arkadaşlarına bağlılık mesajı verdi. "Ne Brüksel bize geldiğimiz yeri gösterebilir, ne Avrupa bürokrasisi Türkiye’ye yürüyeceği yolu tarif edebilir" diyen Bahçeli, "Türkiye’nin Rusya ile, Çin ile, Türk dünyasıyla, İslam coğrafyasıyla, Avrupa ile ve dünyanın sair merkezleriyle hangi ölçüde, hangi çerçevede ve hangi derinlikte ilişki kuracağına blok taassubu karar veremez; buna ancak millî menfaatin hükmünde işleyen devlet aklı karar verir" diyerek şunları kaydetti: "Buradan açıkça ifade ediyorum: Avrupa Türkiye’siz yapamaz. Güvenlikte yapamaz. Enerjide yapamaz. Göç yönetiminde yapamaz. Ulaştırmada yapamaz. Bölgesel dengeyi kurarken yapamaz. Fakat Türkiye de Avrupa’nın tasniflerine mahkûm bir ülke hüviyetinde görülemez. Türkiye, Avrupa’sız da tarihtir, devlettir, hafızadır, coğrafyadır, merkezdir, hakikattir. Temennimiz şudur: Avrupa, zihin altına sinmiş bu hadsizliklerle yüzleşsin. Muhasebesini sloganla değil gerçeklikle yapsın. Türkiye’ye karşı kurduğu dili çıkar hesabıyla değil rasyonaliteyle yenilesin. Çünkü bu çağ, birbirini küçük gören merkezlerin çağı değildir; bu çağ, hakikati okuyabilen devletlerin çağıdır. Çünkü bu çağ, alışkanlıkların değil, aklın çağıdır. Çünkü bu çağ, ezberlerin değil, yeni denge arayışlarının çağıdır. Bir kez daha haykırarak ifade ediyorum ki: Türkiye Cumhuriyeti başkalarının yazdığı senaryoda figüran olmayacaktır. Kefesini başkalarının koyduğu terazide tartılmayacaktır. Başkalarının buyurduğu yollarda yürümeyecektir. Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır. Türk olmayı şeref, Müslüman olmayı şükür bilen bütün soydaşlarımıza en kalbi selamlarımı ve sevgilerimi gönderiyorum. Birliğimiz, dirliğimiz ve düzenimiz daim olsun.

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Haber

Cevdet Yılmaz: "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız"

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi arasında yuvarlak masa toplantısı gerçekleşti. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu ve ABD Ticaret Odası’na bağlı ABD-Türkiye İş Konseyi Başkanı ve Chobani’nin Üst Yöneticisi (CEO) Hamdi Ulukaya’nın katılımıyla gerçekleşen toplantıda ortak ikili ticari ve ekonomik ilişkiler ele alındı. "Türkiye ile ABD arasındaki köklü stratejik ortaklık ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır" Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren Yılmaz, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile ABD Ticaret Odası arasında sürdürülen iş birliğinin güçlü bir yansıması olan programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu ifade etti. Yılmaz, küresel ölçekte yaşanan gelişmelerin, ekonomik ilişkilerin niteliğini ve yönünü yeniden şekillendirdiğini belirterek, "Devam eden savaşlar, bölgesel çatışmalar, artan korumacılık eğilimleri, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ülkeler arasındaki iş birliğinin önemini her zamankinden daha fazla artırmaktadır. Bu süreçte, kurallara dayalı ticaret sisteminin yeniden güçlendirilmesi ve ülkeler arasındaki güvenin tahkim edilmesi büyük önem arz etmektedir. Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki köklü stratejik ortaklık ve müttefiklik ilişkisi, ekonomik iş birliği açısından güçlü bir zemin sunmaktadır. Karşılıklı güvene dayanan bu yapı, yatırım ve ticaret ilişkilerimizin derinleşmesine imkân tanımakta; iki ülke arasındaki ekonomik etkileşimin uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde gelişmesini desteklemektedir" açıklamasında bulundu. ABD ile olan ikili ticaret hacminin geçen yıl 39 milyar dolara yaklaştığını anımsatan Yılmaz, "Hedefimiz 100 milyar. Hedefe göre yüzde 40 civarındayız. Ama gelişmeler ümit verici. 2026 yılının ilk çeyreğinde 10,4 milyar dolarlık bir ticaret hacmi oluşmuş. Bu da bu yılda önemli bir performans ortaya koyacağımızı gösteriyor ve 100 milyar dolar açısından güçlü bir potansiyele işaret ediyor" ifadelerine yer verdi. Yılmaz, karşılıklı yatırımların da ABD ile Türkiye arasındaki en önemli unsurlardan biri olduğunu söyleyerek, Türkiye’de 2 bin 300’ü aşkın ABD sermayeli firma üretim, ihracat, istihdam ve arya alanlarına ciddi katkı sunduğunu açıkladı. Aynı dönemde Türk firmalarının ise ABD’de gerçekleştirdiği doğrudan yatırımlar hakkında da bilgi veren Yılmaz, Türk firmalarının yatırımlarının 14 milyar dolar gibi küçümsenmeyecek bir seviyeye geldiğinin altını çizdi. Türkiye’nin sunduğu gelişmiş yatırım ortamının iş yapma kolaylığının ve ülkenin stratejik konumunun Amerikan yatırımcılar için güçlü fırsatlar barındırdığını bildiren Yılmaz, "Türk firmalarının ABD’de ortaya koyduğu performansın da dikkati çekici olduğunun altını çizdi. "Yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız" Yılmaz, Türkiye olarak, yeşil ve dijital dönüşüm odaklı güçlü bir kalkınma perspektifiyle hareket ettiklerine dikkati çekerek, "Son benimsediğimiz 12. Kalkınma Planımızda yeşil ve dijital dönüşümü kalkınma stratejimizin odağına almış durumdayız. Güçlü lojistik altyapımız, modern limanlarımız, gelişmiş kara ve demiryolu ağlarımız sayesinde yatırımcılar için stratejik bir merkez konumundayız. Önceliğimiz; yüksek katma değer üreten, sürdürülebilir, iklim dostu ve teknoloji yoğun yatırımları ülkemize kazandırmaktır" diye konuştu. "CAATSA yaptırımları konusunda ilerlemeler bekliyoruz" Türkiye ile ABD arasında enerji, savunma, yapay zeka, uydu, iletişim, dijital ekonomi ve siber güvenlik gibi birçok alanda güçlü bir iş birliği potansiyeli bulunduğunu söyleyen Yılmaz, "Özellikle enerji alanında LNG ithalatının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarının artırılması, iş birliğimizin çeşitlendirilmesi açısından önemli bir fırsat sunmaktadır. Savunma sanayiinde geliştirilecek iş birliklerinin, mevcut potansiyeli çok daha ileri bir noktaya taşıyacağına inanıyoruz. Bu noktada iki dost müttefik ülke olarak ‘CAATSA’ yaptırımları konusunda ilerlemeler beklediğimizi özellikle ben de ifade etmek istiyorum. Bu konularda iş dünyasının sonuç odaklı yaklaşımının da büyük katkılar sunacağına inanıyorum" değerlendirmesinde bulundu. "Türk firmalarıyla Amerikan firmalarının üçüncü ülkelerde çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" Yılmaz, Türk ve Amerikan müteahhitlik firmalarının üçüncü ülkelerde birlikte hayata geçirebileceği projelerin önemli bir potansiyel taşıdığının altını çizerek, "Uzakdoğu’dan gelen büyük bir rekabet baskısı altında ekonomilerimiz. Bunu biliyoruz. Bu rekabete cevap verirken korumacılığın tek başına yeterli olmadığını yeni rekabetçi modeller ve işbirlikleri üretmenin de önemli olduğunun altını çizmek istiyorum. Bu çerçevede özellikle Amerikan firmalarının finansal imkanları, teknolojik gelişmişlik düzeyleri, Türk firmalarının dinamik yapısı, esnek hareket kabiliyetleri, networkları birleşince güçlü bir rekabet modeli oluşturabileceğine de inanıyorum. Bugüne kadar müteahhitlik alanında da ABD de 2,9 milyar dolar değerinde elli bir proje üstlenmiş durumdayız. Türk firmalarıyla Amerikan firmaları üçüncü ülkelerde de birlikte Afrika’da, Asya’da, Avrupa’da çok işler yapabilirler diye düşünüyorum" şeklinde konuştu. "Doğru bir programınız varsa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler" Türkiye ekonomisinin, küresel düzeydeki tüm belirsizliklere rağmen güçlü bir performans sergilemeye devam ettiğini kaydeden Yılmaz, sözlerine şu şekilde devam etti: "Bir Orta Vadeli Programımız var. Bunu da Cumhurbaşkanımızın güçlü siyasi iradesiyle ve etkin bir koordinasyonla kararlı bir şekilde hayata geçirmeye devam ediyoruz. Ama ben şunun altını çizmek istiyorum. Doğru bir programınız varsa nereye gittiğinizi biliyorsanız istikametiniz doğruysa kontrol edemediğiniz faktörler sadece geçici etkiler yapabilirler. Asıl olan programınızdır. Programı kararlı bir şekilde hayata geçirmektir. Biraz geç olabilir bazı işler biraz etkilenebilir ama sonuçta kararlı bir politikaları izliyorsanız hedeflerinize el veya geç ulaşırsınız. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz." "Savaş sonrası yeni şartlar bekliyor bizi, bu ortamda istikrarını koruyan olan bir ülke olarak önemli fırsatlarımız olduğuna inanıyoruz" Türkiye’nin çevresinde büyük çatışmaların olduğunu hatırlatan Yılmaz, Türkiye olarak bu gerilimler içinde istikrarını koruyan güvenli liman vasfını pekiştiren bir ülke konumunda olmaya devam ettiklerini belirtti. Yılmaz, İran-ABD-İsrail savaşının enerji, lojistik, hammadde başta olmak üzere küresel ekonomiye önemli yansımalarda bulunduğunu ifade ederek, sözlerine şu şekilde devam etti: "Türkiye olarak bu konularda bir arz sıkıntısı yaşamıyoruz. Tedarik sistemleri çeşitlendirilmiş bir ülke olarak hiçbir konuda bir arz sıkıntımız yok. Ama fiyatlardan tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de etkileniyor. Fiyat etkilerini de sınırlamak için gayret ediyoruz. Bütçemize biraz yük alma pahasına enflasyon üzerinde bu etkileri sınırlamaya dönük bir çaba içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Kısa vadede tüm dünya gibi biz de elbette bu savaştan olumsuz etkileniyoruz. Ancak şunun da altını çizmem gerekiyor. Savaş sonrası bizi yeni bir bölgesel ortam, yeni şartlar bekliyor. Yeni dinamikler devreye girecek. Ve bu ortamda istikrarını koruyan, güvenli liman vasfını koruyan, önemli değerleri olan bir ülke olarak çok önemli fırsatlarımız, imkanlarımız olduğuna inanıyoruz. Bu yaşananlar kısa vadede olumsuz etkiler yapsa da orta vadede Türkiye için önemli bir perspektif, önemli imkanlar getirmektedir. İstanbul Finans Merkezi başta olmak üzere oluşan bu yeni imkanları değerlendirmek için de hükümet olarak hazırlık içindeyiz. Önümüzdeki günlerde sizleri de şaşırtacak bazı yeni açılımlar yapabiliriz. Türkiye’nin bu yeni ortamdan faydalanmasına dönük bazı önemli adımlar yine yatırımcı dostu adımlar atmayı planlıyoruz. Bunun hazırlıklarını yapıyoruz." Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz’ın konuşmasının ardından TOBB ile ABD Ticaret Odası arasında işbirliği anlaşması imzalandı. Program, işbirliği anlaşmasının ardından basına kapalı olarak devam etti.

Enerji tarihinde yeni bir sayfa açılıyor Haber

Enerji tarihinde yeni bir sayfa açılıyor

Ultra derin deniz sondaj gemisi Çağrı Bey’in Somali’ye varışı nedeniyle Mogadişu Limanı’nda bir tören düzenlendi. Törene katılan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, “Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını Somali’de gerçekleştirecek.” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve Somali Devlet Başkanı Hasan Şeyh Mahmud’a güven ve destekleri için teşekkür eden Bakan Bayraktar, “İnşallah birkaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum.” diye konuştu. Türk Heyet Somali’de Çağrı Bey’in Somali’ye ulaşması nedeniyle Türkiye’den bir heyet, bu ülkeye gitti. Heyette Bakan Bayraktar’ın yanı sıra TBMM AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler ve AK Parti Genel Başkanvekili Mustafa Elitaş da yer aldı. Somali Cumhurbaşkanı ile Görüşme Bakan Bayraktar, Somali’de ilk olarak Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud ile ikili görüşme gerçekleştirdi. Daha sonra da heyetlerarası görüşmeye geçildi. Gemiye Ziyaret Görüşmelerin ardından da Mogadişu Limanına demirleyen Çağrı Bey ziyaret edildi. Gemide, operasyon hakkında brifing alan Bakan Bayraktar, personele başarılar diledi. Karşılama Töreni Ziyaretin ardından Çağrı Bey için karşılama töreni düzenlendi. Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başlayan törende Somalililer, geleneksel gösterilerini sundu. Somali Cumhurbaşkanı Mahmud, Somali Başbakanı Hamza Abdi Barre, Somali Petrol ve Maden Kaynakları Bakanı Dahir Shire Mohamed birer konuşma yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Selamı Kürsüye gelen Bakan Bayraktar, konuşmasına, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Somali'nin birlik ve bütünlüğünün her şart altında muhafazası, bizim için öncelikli meseledir” sözlerini hatırlatarak ve selamını ileterek başladı. Yeni Bir Dönem Ekim 2024’te Sismik Araştırma Gemisi Oruç Reis’i karşılamak için yine Mogadişu Limanı’na geldiğini anımsatan Bakan Bayraktar, “Oruç Reis, 7 ay süren bir sismik çalışma yürüttü. 3 blokta 4 bin 500 kilometrekarelik 3 boyutlu veri topladı. Sismik çalışmaların değerlendirilmesi ve yorumlanması sonucunda, bölgede umut vadeden bir jeolojik yapı gözlemlendi. Açılacak kuyunun adını, Somali’de yeni doğan ilk bebek anlamına gelen Curad olarak koyduk. Mogadişu'ya yaklaşık 370 kilometre uzaklıktaki ilk kuyumuz olan Curad-1 ile inanıyorum ki enerjide Somali’de yeni bir dönem açılıyor.” dedi. En Büyük Dördüncü Filo Bakan Bayraktar, Türkiye’nin 2016 yılında önemli bir değişiklik ile dünyanın 4’üncü büyük derin deniz arama filosuna sahip ülkesi haline geldiğini belirterek “Aradan geçen 10 yılda geliştirdiğimiz bu kabiliyet ve tecrübeli insan kaynağımızla, Karadeniz’de doğal gaz bulduk ve şimdi ülkemizdeki 4 milyon evin doğal gazını burada üretiyoruz.” diye konuştu. 53 Günde Ulaştı Çağrı Bey’i 15 Şubat’ta Mersin’den uğurladıklarını, geminin Akdeniz’i bir ucundan bir ucuna geçtiğini, sonra Afrika kıtasını baştan sona dolaştığını ve 53 günlük seyrüseferin ardından Mogadişu açıklarına demirlediğini anlatan Bakan Bayraktar, “Bugün attığımız bu tarihi adımla Türk petrol doğal gaz aramacılığında artık yeni bir dönem başlıyor. Çağrı Bey, Türkiye’nin yurt dışındaki ilk derin deniz sondajını burada Somali’de gerçekleştirecek.” dedi. En Derin İkinci Deniz Sondajı Bakan Bayraktar, Curad-1 kuyusunun karaya 370 kilometre uzaklıkta ve yaklaşık 3 bin 500 metrelik bir su derinliğine sahip olduğunu dile getirerek “Deniz tabanından itibaren yaklaşık 4 bin metrelik bir sondaj planlıyoruz. Toplamda 7 bin 500 metrelik derinliğe ulaşacağız. Curad-1, bu derinlikle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacak.” diye konuştu. 6-9 Ay Sürecek İklim ve hava şartlarının uygun seyretmesi durumunda sondaj operasyonunun 6-9 ay arasında tamamlanmasının planlandığını ifade eden Bakan Bayraktar; Altan, Korkut ve Sancar isimli destek gemileri ile TCG Sancaktar, TCG Gökova ve TCG Bafra’dan oluşan deniz unsurlarının Çağrı Bey’e eşlik edeceğini kaydetti. Yeni Bir Aşama Bakan Bayraktar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 2011 yılında Mogadişu’yu ziyaret ettiğini hatırlatarak “Karşılıklı saygı, güven ve kazan-kazan anlayışına dayalı ilişkilerimiz, 2011 yılından bu yana yoğun bir ivme kazandı. Yatırımdan ticarete, savunmadan enerjiye birçok alanda iş birlikleri geliştirdik.” ifadelerini kullandı. Teknik Kapasite ve Operasyonel Kabiliyet Türkiye’nin, bugün itibarıyla sınırları dışında da derin deniz sondajı yapan ülkeler ligine yükseldiği vurgulayan Bakan Bayraktar, “İnanıyorum ki Oruç Reis ile başlayan Çağrı Bey ile devam eden bu süreç hem Türkiye Somali ilişkileri hem de Türk petrol doğal gaz aramacılığında yeni bir sayfa açıyor. Türk enerji tarihinde Somali görevi, denizaşırı arama ve üretim faaliyetlerini, teknik kapasitesini ve operasyonel kabiliyetini farklı bir seviyeye yükselttiğinin önemli bir göstergesidir. İnanıyorum ki bu faaliyet bizi, uluslararası alanda daha görünür kılarak yeni fırsatlara kapı aralayacaktır.” değerlendirmesini yaptı. Bölgesel İstikrara Katkı Bakan Bayraktar, bu önemli projenin sadece Somali’ye değil aynı zamanda bölgesel istikrar ve güvenliğe de katkı sağlayacağını bildirerek şunları kaydetti: Bu zor ve meşakkatli yolda bizlere istikamet ve hedef gösteren, her zaman destek verip, güvenen Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’a ve ülkesinin adeta kaderini değiştirecek stratejik adımları kararlılıkla atan Somali Devlet Başkanı Sayın Hasan Şeyh Mahmud’a şükranlarımı arz ediyorum. Buradan inşallah birkaç ay sonra hayırlı bir haberi, güzel bir keşif müjdesini hem Somali halkına hem de milletimize vermek inancıyla sizleri saygıyla hürmetle selamlıyorum. Somalice Jesti Bakan Bayraktar’ın konuşmasının başlangıç ve kapanış kısmını Somalice yaptı. Bayraktar’ın bu jesti, Somaliler tarafından alkışlarla karşılandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.