Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Endokrinoloji

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Endokrinoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Endokrinoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUÜ Tıp Fakültesinde yeni eğitim-öğretim yılı ilk ders töreniyle başladı Haber

BUÜ Tıp Fakültesinde yeni eğitim-öğretim yılı ilk ders töreniyle başladı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Açılışı ve İlk Ders Töreni’ni gerçekleştirdi. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde düzenlenen törene; BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demir, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin ile akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Program kapsamında 2026 YKS sonuçlarına göre fakülteye ilk üç sırada yerleşen öğrencilere başarı belgeleri takdim edildi. "Güçlükler karşısında çözüm odaklı ve vicdanlı olun" Törenin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, öğrencileri tebrik ederek tıp eğitiminin ve meslek hayatının getirdiği zorluklara dikkat çekti. Hukukçu kimliğinin getirdiği bakış açısıyla mesleki sorumluluklara değinen Prof. Dr. Arı, hekimliğin doğası gereği konfor alanı sunmayan zorlu bir yolculuk olduğunu hatırlattı. Bu süreçte karşılaşılan yükler ve aksaklıklar karşısında şikâyet etmek yerine her zaman yapıcı, sabırlı ve çözüm odaklı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Arı; teknik başarının tek başına yeterli olmadığını, mesleğin asıl pusulasının vicdan, empati ve güçlü insani değerler olduğunun önemle altını çizdi. "Ezbere değil, bilime ve araştırmaya odaklanın" Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ise hekimlik mesleğinin yalnızca yüksek akademik başarı ve teorik bilgiden ibaret olmadığını, özünde büyük bir özveri barındırdığını dile getirdi. Tıp eğitiminin köklü yapısındaki usta-çırak ilişkisine dikkat çeken Dekan Coşkun, öğrencilerin fakültede alacakları nitelikli eğitimle en güncel bilimsel verilere ve güçlü bir klinik altyapıya kavuşacaklarını belirtti. Genç meslektaş adaylarına eğitim hayatları boyunca merak duygularını daima diri tutmaları gerektiğini öğütleyen Coşkun; sadece ezberleyen değil, sorgulayan, araştıran ve bilimi insanlık yararına geliştirmeyi hedefleyen birer vizyonla hareket etmelerinin önemini vurguladı. "Diploma sonu değil, başlangıcı simgeler" Protokol konuşmalarının ardından ilk dersi, BUÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji alanının duayen isimlerinden Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şazi İmamoğlu verdi. Sunumunda tıp eğitiminin ve hekimlik pratiğinin temel dinamiklerini aktaran Prof. Dr. İmamoğlu, tıbbın sürekli gelişen yapısına dikkat çekerek fakülteden alınacak diplomanın bir son değil, hayat boyu sürecek bir öğrenme serüveninin başlangıcı olduğunu vurguladı. Genç hekim adaylarına mesleğin temel değerlerini hatırlatan Prof. Dr. Şazi İmamoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Hekimlik; bilim, sanat ve özverinin birleştiği bir adanmışlık ve yaşam biçimidir. Bu onurlu yolculukta teknik bilgi kadar sabır, empati ve etik değerler de en büyük rehberiniz olacaktır. Eğitim hayatınız boyunca ve sonrasında merakınızı kaybetmeyin, vicdanınızı koruyun ve insan sevgisini daima el üstünde tutun." Tören, Prof. Dr. Şazi İmamoğlu’na plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

Bursa'nın obezite merkezine Avrupa'dan uluslararası tescil Haber

Bursa'nın obezite merkezine Avrupa'dan uluslararası tescil

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nilüfer Ek Binası'nda hizmet veren Obezite Merkezi, multidisipliner tedavi anlayışı ve başarılarıyla uluslararası alanda tescillendi. Sağlık Bakanlığı onaylı merkez, Avrupa Obezite Araştırma Derneği (EASO) tarafından yürütülen değerlendirmeleri başarıyla tamamlayarak obezite yönetimi alanında yeniden akredite edilmeye hak kazandı. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü'nün obeziteyle mücadele ve toplum sağlığını koruma çalışmaları doğrultusunda faaliyetlerini aralıksız sürdüren merkez, bölgesinde öncü bir rol üstleniyor. Merkezin yürüttüğü çalışmalar ve sunulan sağlık hizmeti hakkında değerlendirmelerde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, tedavi süreçlerinde bütüncül bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayarak "Merkezimizde obeziteli bireylerin değerlendirme, tedavi ve takip süreçlerini uzman hekimlerimizin yanı sıra psikolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ve obezite eğitim hemşirelerimizle birlikte multidisipliner bir anlayışla sürdürmekteyiz" dedi. Cerrahi müdahale düşünülen hastalar için de periyodik olarak Genel Cerrahi Kliniği ile birlikte ortak konseyler gerçekleştirildiğinin altını çizen Prof. Dr. Kıyıcı, "Amacımız; obeziteli bireylere bireyselleştirilmiş, bilimsel kanıta dayalı ve çok yönlü bir sağlık bakım hizmeti sunmaktır. Kısaca Merkezimizin amacı obeziteli bireylere bireyselleştirilmiş, bilimsel kanıta dayalı ve çok yönlü bir sağlık bakım hizmeti sunmak olarak özetleyebilirim" diye konuştu. Prof. Dr. Kıyıcı son olarak bu sorundan muzdarip kilo fazlası olan herkesi bu merkezden hizmet almaya beklediklerini söyledi.

Aşırı terleme kalp yetmezliğinin habercisi olabilir Haber

Aşırı terleme kalp yetmezliğinin habercisi olabilir

Terleme, vücudun sıcaklık dengesini korumak için gerçekleştirdiği doğal bir mekanizma olarak bilinirken, aşırı terleme bazı kişilerde günlük yaşamı ve sosyal hayatı olumsuz etkileyebilecek boyutlara ulaşabiliyor. Uzmanlara göre aşırı terleme, vücudun ısı düzenlemesi için ihtiyaç duyduğundan daha fazla ter üretmesiyle ortaya çıkıyor. Ter bezlerinin herhangi bir sıcak ortam, egzersiz veya belirgin bir neden olmaksızın aşırı çalışması durumunda kişiler kıyafet değiştirmek zorunda kalabiliyor, günlük aktivitelerinde zorluk yaşayabiliyor. Aşırı terlemenin en sık görüldüğü bölgeler arasında avuç içleri, ayak tabanları, koltuk altları ve yüz bölgesi yer alıyor. PEK ÇOK FARKLI NEDENİ OLABİLİR Aşırı terleme; genetik yatkınlık, enfeksiyonlar, diyabet, tiroit hastalıkları, obezite, kalp yetmezliği gibi sağlık sorunlarının yanı sıra menopoz ve hamilelik gibi hormonal değişimlere bağlı olarak da gelişebiliyor. Hastalıkla ilişkili olmayan primer bölgesel aşırı terleme ise genellikle stres, egzersiz, sıcaklık artışı ve genetik faktörlerle tetiklenebiliyor. Sekonder aşırı terleme olarak adlandırılan ve başka bir sağlık sorununa bağlı gelişen durumlarda ise diyabet, tiroit bozuklukları, sinir sistemi hastalıkları, alkol kullanımı, solunum ve kalp yetmezliği gibi nedenler araştırılıyor. Aşırı terleme belirtileri yaş gruplarına göre farklılık gösterebiliyor. Ciltte sürekli nem hissi, kıyafetlerde ter lekeleri, vücut kokusunda artış, cilt tahrişi ve enfeksiyon eğilimi sık görülen belirtiler arasında bulunuyor. Çocuklarda aşırı terleme; yazı yazarken kâğıdın ıslanması, bilgisayar klavyesi kullanırken zorlanma veya enstrüman çalmada güçlük gibi işlevsel problemlere neden olabilirken, yetişkinlerde daha çok sosyal yaşamı etkiliyor. Bazı kişiler el sıkışmaktan kaçınabiliyor veya sosyal ortamlarda rahatsızlık hissedebiliyor. İleri vakalarda eller silindikten kısa süre sonra yeniden yoğun terleme görülebilirken, nadiren ciltte renk değişikliği ve pullanma gibi dermatolojik bulgular da ortaya çıkabiliyor. TANI VE TEDAVİDE NEDEN ARAŞTIRILIYOR Aşırı terleme şikâyeti olan kişilerin öncelikle dahiliye veya dermatoloji uzmanlarına başvurması öneriliyor. Gerekli durumlarda endokrinoloji, nöroloji veya ilgili diğer branşlardan destek alınabiliyor. Tanı çoğunlukla hastanın öyküsü ve fizik muayene ile konulurken; kan testleri, tiroit fonksiyonları, kan şekeri ölçümleri ve hormonal incelemelerle altta yatan hastalıkların araştırılması sağlanıyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Meral Maralcan, aşırı terleme tedavisinin hastalığın tipine, şiddetine, etkilenen bölgeye ve altta yatan nedene göre kişiye özel planlandığını söyledi. Maralcan, aşırı terlemenin yalnızca bir konfor problemi olmadığını, bazı durumlarda farklı sağlık sorunlarının belirtisi olabileceğini belirterek, yaşam kalitesini etkileyen yoğun terleme şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.