Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Empati

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Empati haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Empati haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gözler kapandı, empati kazandı Haber

Gözler kapandı, empati kazandı

BURTOM Sağlık Grubu sponsorluğunda gerçekleştirilen organizasyonda, Türkiye Basketbol 1. Ligi temsilcisi Final Spor ile Nilüfer Görme Engelliler Spor Kulübü bir araya geldi. Görme engelli bireylerin yaşadığı deneyimlere dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, Final Spor oyuncuları gözlerini kapatarak paralimpik spor branşlarından goalball deneyimini yaşadı. Normalde basketbol sahasında mücadele eden Final Spor oyuncuları, bu kez görme duyusu olmadan hareket etmenin ve topun sesini takip ederek oyuna katılmanın nasıl bir deneyim olduğunu anlamaya çalıştı. Görme engelli sporcularla aynı sahada mücadele eden basketbolcular, işitme duyusunun ve takım içi koordinasyonun önemini yakından deneyimledi. Sesli toplarla oynanan ve oyuncuların işitme duyularına odaklandığı goalball karşılaşmasında, rekabetin yerini zaman zaman gülümseten ve duygulandıran anlar aldı. Skorun ikinci planda kaldığı mücadelede, sporun engelleri aşan birleştirici gücü ön plana çıktı. BURTOM Sağlık Grubu sponsorluğunda düzenlenen etkinlik, görme engelli bireylerin karşılaştıkları zorlukları anlamada empati kurmanın önemini bir kez daha ortaya koydu. Sporcuların aynı sahada buluştuğu organizasyon, farklılıkların bir arada olmaya engel olmadığını gösterirken, toplumsal farkındalık ve dayanışma mesajı verdi. BURTOM Sağlık Grubu tarafından yapılan açıklamada, toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik sosyal sorumluluk projelerine destek vermekten mutluluk duyulduğu belirtilerek spora, sporcuya ve engelleri aşan dayanışma çalışmalarına katkı sunulmaya devam edileceği vurgulandı.

Otomotiv sektöründe "Anne Dostu Showroom" dönemi Haber

Otomotiv sektöründe "Anne Dostu Showroom" dönemi

Bursa'da Koçaslanlar Motorlu Araçlar Kestel Şubesi, bir müşteri talebi üzerine, showroom ve servis alanını çocuklu annelerin sıfır stres ve maksimum konforla vakit geçirebileceği "Anne Dostu Showroom" konseptine dönüştürdü. Renault ve Dacia markalarıyla hizmet veren bayide, bebekli ailelerin tüm ihtiyaçları en ince ayrıntısına kadar düşünülerek tam donanımlı bir Bebek Bakım Odası hazırlandı. Oda içerisinde; konforlu bir emzirme koltuğu, mama hazırlığı için sıcak su sebili, alt açma masası, bebek bezi, pudra, ıslak mendil, yedek bebek kıyafetleri ve çocukların keyifle oynayabileceği oyuncaklar yer alıyor. Bu proje sayesinde, yeni bir araç almaya gelen veya mevcut aracını servise getiren annelerin showroomda çok daha uzun süre keyifle vakit geçirmesi hedefleniyor. "Biz sadece araç satmıyor, ailelerin hayatını kolaylaştırıyoruz" Projenin hayata geçirilme sürecine liderlik eden Koçaslanlar Motorlu Araçlar Kestel Şubesi Genel Müdürü Didem Aras, "Otomotiv sektöründe ezberleri bozuyor, showroom deneyimine tamamen insan ve empati odaklı yaklaşıyoruz. Misafirlerimizin bayimizden içeri girdiği andan itibaren kendilerini evlerinde hissetmelerini istiyoruz. Gelen bir müşteri talebini sadece bir 'istek' olarak görmedik; Didem Aras ve ekibi olarak hızla aksiyona geçerek Türkiye’de öncü olacak 'Anne Dostu Showroom' konseptimizi hayata geçirdik. Showroomumuzu veya servisimizi ziyaret eden bir annenin, 'Bebeğimin altını nerede değiştireceğim, mamayı nasıl ısıtacağım, nerede emzireceğim?' endişesini tamamen ortadan kaldırdık. Biz sadece araç satmıyor ya da servis hizmeti vermiyoruz; ailelerin hayatını kolaylaştıracak konfor alanları inşa ediyoruz. Renault ve Dacia markalarımızın gücüyle, bayimizde müşteri memnuniyetini en zirveye taşımaya kararlıyız" dedi. Proje, otomotiv dünyasının teknik ve mesafeli algısını yıkarak aile sıcaklığında bir hizmet alanı sunuyor. ‘Anne Dostu Showroom’ konsepti, çocuklu ebeveynlerin servis bekleme veya yeni araç inceleme süreçlerini bir yük olmaktan çıkarıp keyifli bir sosyal deneyime dönüştürüyor.

BUÜ Tıp Fakültesinde yeni eğitim-öğretim yılı ilk ders töreniyle başladı Haber

BUÜ Tıp Fakültesinde yeni eğitim-öğretim yılı ilk ders töreniyle başladı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Tıp Fakültesi, 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Dönem Açılışı ve İlk Ders Töreni’ni gerçekleştirdi. Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezinde düzenlenen törene; BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, BUÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Demir, BUÜ Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Halil Sağlam, Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin ile akademisyenler, öğrenciler ve aileleri katıldı. Program kapsamında 2026 YKS sonuçlarına göre fakülteye ilk üç sırada yerleşen öğrencilere başarı belgeleri takdim edildi. "Güçlükler karşısında çözüm odaklı ve vicdanlı olun" Törenin açılışında konuşan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Zekeriyya Arı, öğrencileri tebrik ederek tıp eğitiminin ve meslek hayatının getirdiği zorluklara dikkat çekti. Hukukçu kimliğinin getirdiği bakış açısıyla mesleki sorumluluklara değinen Prof. Dr. Arı, hekimliğin doğası gereği konfor alanı sunmayan zorlu bir yolculuk olduğunu hatırlattı. Bu süreçte karşılaşılan yükler ve aksaklıklar karşısında şikâyet etmek yerine her zaman yapıcı, sabırlı ve çözüm odaklı bir duruş sergilenmesi gerektiğini vurgulayan Arı; teknik başarının tek başına yeterli olmadığını, mesleğin asıl pusulasının vicdan, empati ve güçlü insani değerler olduğunun önemle altını çizdi. "Ezbere değil, bilime ve araştırmaya odaklanın" Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Funda Coşkun ise hekimlik mesleğinin yalnızca yüksek akademik başarı ve teorik bilgiden ibaret olmadığını, özünde büyük bir özveri barındırdığını dile getirdi. Tıp eğitiminin köklü yapısındaki usta-çırak ilişkisine dikkat çeken Dekan Coşkun, öğrencilerin fakültede alacakları nitelikli eğitimle en güncel bilimsel verilere ve güçlü bir klinik altyapıya kavuşacaklarını belirtti. Genç meslektaş adaylarına eğitim hayatları boyunca merak duygularını daima diri tutmaları gerektiğini öğütleyen Coşkun; sadece ezberleyen değil, sorgulayan, araştıran ve bilimi insanlık yararına geliştirmeyi hedefleyen birer vizyonla hareket etmelerinin önemini vurguladı. "Diploma sonu değil, başlangıcı simgeler" Protokol konuşmalarının ardından ilk dersi, BUÜ Tıp Fakültesi Endokrinoloji alanının duayen isimlerinden Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şazi İmamoğlu verdi. Sunumunda tıp eğitiminin ve hekimlik pratiğinin temel dinamiklerini aktaran Prof. Dr. İmamoğlu, tıbbın sürekli gelişen yapısına dikkat çekerek fakülteden alınacak diplomanın bir son değil, hayat boyu sürecek bir öğrenme serüveninin başlangıcı olduğunu vurguladı. Genç hekim adaylarına mesleğin temel değerlerini hatırlatan Prof. Dr. Şazi İmamoğlu, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Hekimlik; bilim, sanat ve özverinin birleştiği bir adanmışlık ve yaşam biçimidir. Bu onurlu yolculukta teknik bilgi kadar sabır, empati ve etik değerler de en büyük rehberiniz olacaktır. Eğitim hayatınız boyunca ve sonrasında merakınızı kaybetmeyin, vicdanınızı koruyun ve insan sevgisini daima el üstünde tutun." Tören, Prof. Dr. Şazi İmamoğlu’na plaket takdim edilmesiyle sona erdi.

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor Haber

Dipsizgöl’ün Kültürel Miras Hikâyesi Avrupa’ya Taşınıyor

İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yılda bir gün kadınların kamusal alanı devraldığı, erkeklerin ise evlerde kaldığı özgün gelenek, önce gençlerin araştırmasına ve ardından TÜBİTAK başarısına konu olmuştu. Bu yerel kültürel miras hikâyesi şimdi İnegöl Belediyesi’nin Erasmus+ desteği almaya hak kazanan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Avrupa’ya taşınıyor. İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi Haber

Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi

Türkiye Yüzyılı'nın Erdemli Nesilleri Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, ilhamını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu yetkin ve erdemli insan anlayışından alan projenin önemine vurgu yaptı. Akran zorbalığının panzehirinin sevgi, dostluk ve dayanışma olduğunu belirten Otcu, “Hayat, bir dostun elini tutmaktır, bir çocuğun gülüşünde dünyayı unutmaktır. Sevgiyle kurulan bir dünyayı hep beraber yan yana büyütmektir. Sevginin çoğaldığı, dostluğun güçlendiği ve erdemin hayat bulduğu bir gelecek ümidiyle projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, bir milletin geleceğinin çocukların kuracağı güçlü kardeşlik bağlarında şekillendiğini belirterek projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti. Çokgezer, “Bu projeyle yalnızca riskleri azaltmayı değil, okullarımızdaki güven iklimini güçlendirmeyi hedefledik. Kurduğunuz her dostluk, gösterdiğiniz her empati ve yaptığınız her iyilik; hem okul iklimine hem de toplumun geleceğine ışık tutacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan; kalbiyle düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen ve insanı merkeze alan nesiller sizlersiniz.” dedi. Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar ise projenin yalnızca akran zorbalığını önlemeye yönelik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir eğitim anlayışını temsil ettiğini belirtti. Sahada yürütülen rehberlik, izleme ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Bayar, “Başvuruda bulunan 170 okulumuzdan değerlendirmesi tamamlananların 84’ü Akran Dostu Okul Akreditasyonu almaya hak kazandı. Sanatın diliyle akran dostluğunu anlatan öğrencilerimizin başarılarını kutlarken, okullarımızda güven, saygı ve dayanışma kültürünü güçlendiren tüm eğitim ailemize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 107 Kısa Film Arasından Dereceye Giren Eserler Ödüllendirildi Programda proje sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, akreditasyon kriterlerini başarıyla tamamlayan okullara belgeleri takdim edildi. Akran dostluğu, empati, dayanışma ve akran zorbalığıyla mücadele temalarıyla düzenlenen Liseler Arası Kısa Film Yarışması'nın sonuçları da gala programında açıklandı. Bursa'nın tüm ilçelerinden yoğun katılımın sağlandığı yarışmaya toplam 107 kısa film başvurusu yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı eserler jüri tarafından büyük beğeni toplarken, değerlendirme sonucunda Dayı Karacabey Anadolu Lisesi “Zelil” filmiyle birinci, İnegöl Borsa İstanbul Osmangazi Anadolu İmam Hatip Lisesi “Birleşsin Ellerimiz” filmiyle ikinci, Yıldırım Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Işığın Yokluğunda” filmiyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülüne ise “Köy Evindeki Yabancı” filmiyle Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi layık görüldü. Güçlü Okul İklimi ve Güvenli Gelecek Proje kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, okul uygulamaları, akran destek çalışmaları ve farkındalık faaliyetleri sayesinde öğrenciler arasında empati, dayanışma ve aidiyet duygularının güçlenmesine önemli katkılar sağlandı. Sosyal-duygusal gelişimi destekleyen, değer temelli eğitimi merkeze alan ve okul iklimini güçlendiren projenin önümüzdeki eğitim öğretim yıllarında da geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor. Program, akreditasyon belgesi almaya hak kazanan okullara sertifikalarının verilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi. Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi Yıl Sonu Galası Gerçekleştirildi Bursa İl Millî Eğitim Müdürlüğü Eğitim Müfettişleri Başkanlığı koordinesinde yürütülen “Erdemli İnsan Olma Yolunda Akran Dostluğu Projesi” kapsamında yıl boyunca gerçekleştirilen çalışmalar, düzenlenen yıl sonu gala programıyla değerlendirildi. Programa Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar, il ve ilçe millî eğitim yöneticileri, eğitim müfettişleri, okul yöneticileri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Türkiye Yüzyılı'nın Erdemli Nesilleri Programda konuşan Bursa Vali Yardımcısı Kadir Sertel Otcu, ilhamını Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ortaya koyduğu yetkin ve erdemli insan anlayışından alan projenin önemine vurgu yaptı. Akran zorbalığının panzehirinin sevgi, dostluk ve dayanışma olduğunu belirten Otcu, “Hayat, bir dostun elini tutmaktır, bir çocuğun gülüşünde dünyayı unutmaktır. Sevgiyle kurulan bir dünyayı hep beraber yan yana büyütmektir. Sevginin çoğaldığı, dostluğun güçlendiği ve erdemin hayat bulduğu bir gelecek ümidiyle projemizin hayırlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. İl Millî Eğitim Müdürümüz Gürhan Çokgezer, bir milletin geleceğinin çocukların kuracağı güçlü kardeşlik bağlarında şekillendiğini belirterek projenin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin hedefleriyle örtüştüğünü ifade etti. Çokgezer, “Bu projeyle yalnızca riskleri azaltmayı değil, okullarımızdaki güven iklimini güçlendirmeyi hedefledik. Kurduğunuz her dostluk, gösterdiğiniz her empati ve yaptığınız her iyilik; hem okul iklimine hem de toplumun geleceğine ışık tutacaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek olan; kalbiyle düşünebilen, vicdanıyla karar verebilen ve insanı merkeze alan nesiller sizlersiniz.” dedi. Eğitim Müfettişleri Başkanı Yavuz Bayar ise projenin yalnızca akran zorbalığını önlemeye yönelik bir çalışma olmadığını, aynı zamanda bütüncül bir eğitim anlayışını temsil ettiğini belirtti. Sahada yürütülen rehberlik, izleme ve akreditasyon süreçlerinin önemine dikkat çeken Bayar, “Başvuruda bulunan 170 okulumuzdan değerlendirmesi tamamlananların 84’ü Akran Dostu Okul Akreditasyonu almaya hak kazandı. Sanatın diliyle akran dostluğunu anlatan öğrencilerimizin başarılarını kutlarken, okullarımızda güven, saygı ve dayanışma kültürünü güçlendiren tüm eğitim ailemize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. 107 Kısa Film Arasından Dereceye Giren Eserler Ödüllendirildi Programda proje sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirilirken, akreditasyon kriterlerini başarıyla tamamlayan okullara belgeleri takdim edildi. Akran dostluğu, empati, dayanışma ve akran zorbalığıyla mücadele temalarıyla düzenlenen Liseler Arası Kısa Film Yarışması'nın sonuçları da gala programında açıklandı. Bursa'nın tüm ilçelerinden yoğun katılımın sağlandığı yarışmaya toplam 107 kısa film başvurusu yapıldı. Öğrencilerin hazırladığı eserler jüri tarafından büyük beğeni toplarken, değerlendirme sonucunda Dayı Karacabey Anadolu Lisesi “Zelil” filmiyle birinci, İnegöl Borsa İstanbul Osmangazi Anadolu İmam Hatip Lisesi “Birleşsin Ellerimiz” filmiyle ikinci, Yıldırım Borsa İstanbul Kız Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi “Işığın Yokluğunda” filmiyle üçüncü oldu. Mansiyon ödülüne ise “Köy Evindeki Yabancı” filmiyle Nizam Karasu Anadolu İmam Hatip Lisesi layık görüldü. Güçlü Okul İklimi ve Güvenli Gelecek Proje kapsamında gerçekleştirilen eğitimler, okul uygulamaları, akran destek çalışmaları ve farkındalık faaliyetleri sayesinde öğrenciler arasında empati, dayanışma ve aidiyet duygularının güçlenmesine önemli katkılar sağlandı. Sosyal-duygusal gelişimi destekleyen, değer temelli eğitimi merkeze alan ve okul iklimini güçlendiren projenin önümüzdeki eğitim öğretim yıllarında da geliştirilerek sürdürülmesi hedefleniyor. Program, akreditasyon belgesi almaya hak kazanan okullara sertifikalarının verilmesi ve günün anısına çekilen toplu fotoğrafın ardından sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.