Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ekrem İmamoğlu

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ekrem İmamoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekrem İmamoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bütçe reklama, metroya yok Haber

Bütçe reklama, metroya yok

İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin reklam ve tanıtım bütçelerine devasa kaynaklar ayırmasına karşın, M1B Kirazlı-Halkalı Metro Hattı’nda çivi dahi çakılmıyor. Şantiyelere asılan dev tanıtım afişleri güneşte sararıp solarken, çalışmanın durduğu Güneşli Malazgirt Durağı’nda kapatılan yollar ve toz-toprak bölge esnafını iflasın eşiğine getirdi. İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) yönetiminin reklama ve algı çalışmalarına büyük bütçeler ayırması tartışılmaya devam ederken, kentin en kritik ulaşım projelerinden M1B Kirazlı-Halkalı Metro Hattı’nda çivi dahi çakılmıyor. Merhum Kadir Topbaş döneminde temelleri atılan ve Mevlüt Uysal döneminde hız kazanan dev proje, Ekrem İmamoğlu döneminde adeta durma noktasına geldi. İnşaat alanlarında reklam panoları ve tanıtım afişleri bütçelerle boy gösterip zamanla güneşten solarken, sahadaki metro yapımında yaprak kıpırdamıyor. Yıllardır bitmeyen şantiye çalışmaları ve kapatılan yollar yüzünden mağdur olan Bağcılar Güneşli esnafı ise duruma isyan ediyor. "Vinçler yatıyor, vergimizi ödeyemiyoruz" Reklam afişleriyle donatılan ancak icraat yapılmayan şantiye önünde tepkisini dile getiren bölge esnafı Burçin Yaman, iş yapamaz hale geldiklerini belirterek, "8 senedir devam ediyor, bitmedi bir türlü. Geçmişteki belediye başkanı yapıyordu. Ne olduysa oldu CHP’ye geçti belediye, bundan sonra bu inşaat durdu. Arabalarımız berbat, dükkanımız berbat durumda. Bizi etkiliyor; vergimizi ödeyemiyoruz, sigortamızı ödeyemiyoruz, biz ne yapacağız? Günde iki tane kamyon toprak alıyor buradan, o da yüzeyden. Oradaki vinçler aylardır, yıllardır yatıyor. O vinçlerin kirası yok mu? Biz mağdur durumdayız, büyüklerimiz bu duruma bir el atsın" dedi. "Sadece hafriyat alıyorlar, metro çalışması yok" Şikayetler üzerine sadece göz boyama amacıyla yüzeydeki toprağın taşındığını, asıl metro inşaatında ise hiçbir ilerleme olmadığını vurgulayan mahalle sakini Hayri Dinçer ise, "Şu an itibarıyla 8 yıldır devam ediyor. Kadir Topbaş döneminde başladı, ondan sonraki süreç bu şekilde devam ediyor. Herhalde bir 5 yıl daha burası devam eder. Biz ne yazık ki bu tozu toprağı yutmaya devam edeceğiz. Geçtiğimiz günlerde hem CİMER’e hem de Büyükşehir Belediyesine buradaki tozu şikayet ettik. Şimdi geldiler, burada üstte bulunan hafriyatı kaldırıyorlar. Ama metroda bir çalışma yok. Aslında mesafe de yok, iki durak yapılacak burada ama 8 senedir bitmedi" diye konuştu.

Haluk Levent davasında Ece Güner açıklama yaptı... Haber

Haluk Levent davasında Ece Güner açıklama yaptı...

Haluk Levent’in danışmanlığını yaptığı belirtilen avukat Ece Güner, "Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim" dedi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca Ahbap Derneği’ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında Haluk Levent’in danışmanlığını yaptığı belirtilen avukat Ece Güner gözaltına alındı. Güner’in aynı zamanda, İBB’ye yönelik ’yolsuzluk’ soruşturmasında tutuklanarak başkanlık görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu’nun da danışmanlığını yaptığı öğrenildi. Ece Güner iddialar üzerine sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı. "Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim" Ahbap Derneği’nin veya Haluk Levent’in hiçbir zaman avukatı olmadığını öne süren Güner, "Yıllardır on binlerce vatandaş gibi Ahbap’a onlarca bağış yaptım. İnsanlar ameliyat ettirdim, depremde en büyük bağışlardan birini yaptım. Bu kayıtlarda var, hatta o dönem açıklandı bile. Hep hayırsever bir insan oldum. Bunu etrafımdaki herkes bilir. Onun dışında depreme yüklü bağış yapmamdan sonra, Haluk Levent; herhalde büyük bağışlar yaptığımı görünce; bana yanaşarak, geçici olarak bir kişisel borç istedi. Çok zor durumda olduğunu söyledi. Hayati bir mesele olduğunu ve 1 ay içinde geri ödeyeceğini söyledi. ’Türkiye’nin en güvenilir insanıyım, insanlar bana milyonlarını emanet ediyor; hemen geri öderim’ dedi. Güvendim. Sonra maalesef yaklaşık 1 yıl uğraştıktan sonra verdiğim borcu zar zor geri alabildim. Bağış ayrı borç ayrı; elbette sadece verdiğim borcu geri aldım. Bağışlarım Ahbap’a yapılmıştı ve geri almadım elbette. Beni tanıyan herkes şahittir; belki aşırı yardım sever bir insanım. Pek çok derneğe ve insana yardım ederim. Haluk Levent suçlu mu suçsuz mu bilmiyorum. Ama şunu biliyorum ben verdiğim borcu geri almak için çok mücadele verdim ve o olaydan sonra bir daha asla ne Haluk Levent’e ne Ahbap’a bağış yapmadım. 1 yıl boyunca; verdiğim borcu geri almak için uğraşırken hem ben hem ailem son derece üzüldük" ifadelerini kullandı.

Mahkeme Başkanı’ndan Ekrem İmamoğlu’na "Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın yer değil" Haber

Mahkeme Başkanı’ndan Ekrem İmamoğlu’na "Sen buraya yargılanmaya geldin, burası senin yargılayacağın yer değil"

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 64. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Ekrem İmamoğlu’nun savunmasına geçildi. Ekrem İmamoğlu "9 Temmuz’da bitireceğim dediğiniz noktada beni kürsüye çağırıp sorgunuza başlayın dediğinizde şunu bilmem lazım, benim savunmam bitecek, 3 avukatımın savunması bitecek, sizlerin soruları var, sanık arkadaşlarımın her birinin soruları var, avukatların soruları var. Bir de yarın siz ara karar için mütalaa isteyeceksiniz iddia makamından. Sayın Başkan 6-7 saatlik bir süre kalıyor. Siz eğer 9’unda biz netiz diyorsanız bazı itirazlarımı hukuken beyan etmek istiyorum. Başka bir düşünceniz varsa duymak hakkım diye düşünüyorum" dedi. Mahkeme başkanı "2 haftadır programı söylüyoruz. Gereksiz yere çok fazla uzatıldı bu yargılama. Birçok gün duruşma yapamadık. Burada sizin de buna riayet etmeniz gerekiyordu. Programda bir değişiklik yapmayacağız. Savunma yapıp yapmamak sizin takdiriniz. Savunma yapmak istemiyorsanız susma hakkınızı kullandığınızı kayda geçeriz. Pazarlık yapılacak yer değil burası" ifadelerini kullandı. Ekrem İmamoğlu ardından "En son konuşmacı olmamın doğru olduğunu düşünüyorum demiştim. Karar değiştiren siz oldunuz. Hiç karar değiştirmedik diye bana ithamda bulunmanız, birkaç gün burada duruşma yapamadık demeniz sizi de Türk yargısını da yaralar. Burada ben soru sorarken kısa bir açıklama ile soruya geçmek istediğimde her defasında ‘Ekrem bey sizin savunma sıranız geldiğinde uzun uzun anlatırsınız’ dediniz. Ağır bir hak ihlaline doğru gidiyor bu iş. Siz Ekrem İmamoğlu’na ‘gel 4-5 saat içinde konuş avukatların da 4-5 saat içinde bitirsin’ dediğinizde verilen emekler de heba olur. Şimdi Ekrem İmamoğlu’nu ben kısıtlıyorum demek size kesinlikle zarar verir, kürsünüze zarar verir. Size verdiği zararı da umursamıyorum ama Türk yargısı zarar görür" şeklinde konuştu. Mahkeme başkanı "İtirazlarınızı sabırla dinliyoruz. Bu programın bu kadar gecikmesine biz sebebiyet vermedik. İyi niyetli olmayan davranışlar sonucu buraya gelindi. Huzura almışız hakkınızda isnatlar belli, yargılama belli. Ya savunmanızı alacağız ya susma hakkınızı kullandığınızı yazacağız zapta celseyi kapatacağız. Belirlediğimiz bu takvime uyun. Savunma yapmak için gelmediyseniz salondan çıkaracağım. Burası söz hakkı vermeden rahatça bağırıp çağıracağınız bir yer değil" dedi. Ekrem İmamoğlu konuşmasında "Ben iddianameyi yapanları da yargılayacağım" ifadesini kullanınca mahkeme başkanı sert tepki gösterdi. "Sen buraya yargılanmaya geldin burası senin yargılayacağın yer değil" diyen Mahkeme Başkanı, Ekrem İmamoğlu’nun salondan çıkarttı.

Savcıdan tutuklu sanık Murat Ongun’a: "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?" Haber

Savcıdan tutuklu sanık Murat Ongun’a: "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?"

Çapraz sorgusu yapılan Ongun’a cumhuriyet savcısı tarafından "Beykoz’da sitedeki daire sizin mi yoksa kiralık mı?" sorusu soruldu. Murat Ongun, "Kiralık, keşke benim olsa" şeklinde cevap verdi. Savcının "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?" sorusuna Murat Ongun, "Sayın savcım soruyor ama bu konunun bana yönelik suçlamalarla bir ilgisi yok. Burada kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim ben. Ev benim değil. Böyle bir suçlama iddianamede şahsıma yöneltilmediği için bu soruya yanıt vermemeyi tercih ediyorum. Sayın savcım, kusura bakmayın" yanıtını verdi. ‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 60. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un savunmasının tamamlanması ile çapraz sorgusuna geçildi. "Talimatım tabii ki olmadı" Mahkeme başkanı tarafından tutuklu sanık Ongun’a "Murat Abbas’ın beyanları var. İstanbul Çiçekçisi ihalesinin, Ali Tarakçı isimli kişiye verilmesiyle alakalı bizzat ona talimatınız olduğunu söylemiş. Bu şekilde talimatlarınız veya bu tarz yönlendirmeleriniz oldu mu Murat Abbas’a?" sorusunu sordu. Ongun soruya, "Hayır. Benim böyle bir talimatım tabii ki olmadı. Ali Tarakçı, benim bildiğim kadarıyla gazeteci. Büfeci, çiçekçi veya reklamcı değil. Yani benim Ali Tarakçı’yla böyle bir diyaloğum olmadı. Ali Tarakçı’nın da çiçek büfesiyle nasıl bir ilgisi var, onu nasıl söyledi anlamış değilim açıkçası" yanıtını verdi. Murat Ongun, firari Bağdatlı hakkındaki soruya "Adam benim arkadaşım, işi de biliyor. Ben de danışacağım resmi danışman değil" yanıtını verdi Ardından cumhuriyet savcısı, "Emniyet aşamasındaki beyanlarınızda Emrah Bağdatlı için ‘2019 yılından beri tanırım, bir arkadaşımın ortaklığı vasıtasıyla tanırım’ demişsiniz. Savcılık aşamasında ise Emrah ile ilgili ilişkinizden bahsederken daha çok sosyal ilişkinizin vasıf olduğunu, aynı sitede oturduğunuzu ve sitede ailecek görüştüğünüzü, göreve geldikten sonra ise 1,5-2 ayda Emrah’ın işi bilmesinden ötürü şirkette yardımcı olduğunu beyan etmişsiniz. Yargılama aşamasında ise işi bilmesinden ötürü şirketler tavsiyesi aldığınızı, bunda bir mahzur olmadığını ve Emrah’ın resmi danışmanınız olmadığını söylediniz. Doğru mu bu aşama içerisindeki?" şeklinde soru yöneltti. Savcının sorusuna Murat Ongun, "Tamamen sizin söylediğiniz gibi değil de genel olarak doğru çerçeve ama detayları var, nüansları önemli. Evet, resmi danışman değil. Danışmanın danışmanı olmaz. Emrah kendisini ‘Ben Murat Ongun’un danışmanıyım’ diye anlatabilir. Ben buradaki arkadaşlarımıza da ‘Emrah’a buradaki konularda danıştı’ demiş olabilirim ama bu onu benim danışmanım yapmaz" şeklinde yanıt verdi. Cumhuriyet savcısı "Fatoş Pınar Türker yargılama aşamasındaki savunmasında, Emrah’ın sizin danışmanınız olduğunu bildiğini ifade etti. Siz ona, ‘Emrah benim danışmanım’ demişsiniz" ifadelerini kullandı. Ongun konu hakkında, "Emrah Bağdatlı benim danışmanım olsa ben burada danışmanım derim. Ben öyle bir adamım, belgesini de sunarım. Adam benim arkadaşım, işi de biliyor, ben de danışacağım. Ama derseniz ki ‘Emrah Bağdatlı sizin danışmanınız mı?’ o zaman benim size evrak sunmam icap eder. Öyle bir evrak yok" açıklamasında bulundu. Murat Ongun, duruşma savcısının "kira" sorusuna yanıt vermedi Cumhuriyet savcısının "Aylık geliriniz nasıldır? Medya A.Ş. ve Başkan Danışmanlığı sürecinizle ilgili maaş haricinde bir geliriniz oldu mu?" şeklindeki sorusu üzerine Murat Ongun, "İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Danışmanı olarak bir maaş alıyorum. Son aldığım maaş, başkan danışmanı olarak 82 bin lira gibi bir paradır. Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak huzur hakkı alıyorum. 110 gibi de bir huzur hakkı var. Bankada param vardı şu an el konulmuş. Onun da geliri var" yanıtını verdi. Cumhuriyet savcısının "Beykoz’da sitedeki daire sizin mi yoksa kiralık mı?" sorusuna Murat Ongun, "Kiralık, keşke benim olsa" şeklinde cevap verdi. Savcının "Kirayı siz mi ödediniz, belediye mi ödedi?" sorusuna ise Murat Ongun, "Sayın savcım soruyor ama bu konunun bana yönelik suçlamalarla bir ilgisi yok. Burada kiracı olmaktan suçlanan tek kişiyim ben. Ev benim değil. Böyle bir suçlama iddianamede şahsıma yöneltilmediği için savcılık sorgumda da, emniyet sorgumda da, mahkeme sorgumda da böyle bir soruyla muhatap olmadığım için bu soruya yanıt vermemeyi tercih ediyorum. Sayın savcım, kusura bakmayın" yanıtını verdi. Öte yandan duruşmada İçişleri Bakanlığı avukatı söz alarak, suçtan zarar görme ihtimallerine binaen davaya katılma talebinde bulundu. Mahkeme başkanı katılma taleplerini ara kararda değerlendireceklerini belirtti.

Muhittin Böcek’ten savcılıkta şok ifade! Haber

Muhittin Böcek’ten savcılıkta şok ifade!

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2025/60355 sayılı soruşturmada ifade veren Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek, CHP içindeki adaylık süreçleri, seçim finansmanı ve Ekrem İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hazırlıklarına ilişkin çarpıcı beyanlarda bulundu. Böcek, daha önce Özgür Özel’in yönlendirmesiyle merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e 950 bin Euro götürdüğünü söylediğini hatırlattı. Yeni ifadesinde ise Ekrem İmamoğlu’nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro destek istediğini, bunun 5 milyon Euroluk kısmı için "havala" yöntemiyle ödeme yaptığını, ayrıca İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini ileri sürdü. "Özgür Özel’in yönlendirmesiyle 950 bin euro götürdüm" Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında ifade veren Muhittin Böcek, daha önce verdiği beyanlarını tekrarlayarak, 2024 yerel seçimleri öncesinde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yönlendirmesiyle Manisa’ya gittiğini anlattı. Böcek, adaylığı henüz açıklanmadan önce, Özgür Özel’in memleketi olması ve genel başkanlık görevi nedeniyle adaylığına katkı sağlayacağı düşüncesiyle 15 Ocak 2024 tarihinde Manisa’ya gittiğini belirtti. İfadesinde, Ankara’daki bir toplantının ardından Özgür Özel’in kendisine merhum Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek’e maddi destek ve proje desteği verilmesi talimatında bulunduğunu ileri süren Böcek, Manisa’ya giderken yanında bir çanta içerisinde yaklaşık 950 bin Euro götürdüğünü söyledi. Böcek, sosyal proje sunumunun ardından Ferdi Zeyrek ile kısa süre baş başa kaldığını, bu sırada parayı masasının yanına bıraktığını ifade etti. İmamoğlu ile İstanbul Polat otelde kritik görüşme Muhittin Böcek, ifadesinde 2024 yerel seçimleri sürecinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığına ilişkin yaşadığı bir başka süreci de anlattı. Böcek, Muratpaşa Belediye Başkanının Ekrem İmamoğlu ile görüştüğünü, adaylık sürecine ilişkin birtakım güvenceler aldığını ve bunun karşılığında yüklü miktarda harcama yapacağı bilgisine ulaştığını söyledi. Bunun üzerine adaylığını netleştirmek amacıyla 30 Kasım 2023 tarihinde İstanbul’a gittiğini belirten Böcek, Renaissance İstanbul Polat Bosphorus Hotel’de Ekrem İmamoğlu ile yaklaşık bir saat süren bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade etti. Böcek, görüşmeye özel kalemi Yasin Yellice’nin tanıklık ettiğini, görüşme sonrasında otelin balkonunda birlikte fotoğraf çektirdiklerini ve bu fotoğrafı sosyal medya hesabında paylaştığını da beyan etti. "İmamoğlu, ’Tercihim senden yana’ dedi, 15 milyon Euro istedi" Böcek’in ifadesine göre Ekrem İmamoğlu, bu görüşmede başka bir kişiye adaylık sözü vermediğini ve tercihini Böcek’ten yana kullanacağını söyledi. Ancak görüşmenin en dikkat çekici bölümü, seçim kampanyası ve İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefi için talep edildiği ileri sürülen maddi destek oldu. Böcek, İmamoğlu’nun kendisine seçim kampanyası için maddi kaynağa ihtiyaç olduğunu söylediğini, ayrıca ilerleyen dönemde cumhurbaşkanlığı adaylığı planladığını belirterek siyasi yol haritasına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu aktardı. Böcek’in beyanına göre İmamoğlu, bu süreçte Antalya’nın hem ekonomik hem de sosyal açıdan önemli görevler üstleneceğini, Böcek’in de buna hazırlıklı olması gerektiğini söyledi. Muhittin Böcek, ifadesinde İmamoğlu’nun kendisinden yaklaşık 15 milyon Euro maddi kaynak desteği istediğini, ayrıca cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde Akdeniz Bölgesi harcamalarının kendisi tarafından karşılanmasını talep ettiğini öne sürdü. Böcek: "5 milyon Euro’yu "havala" sistemi ile ilettim" Böcek, Antalya’ya döndükten sonra bir dostuna 5 milyon Euro paraya ihtiyacı olduğunu ve bu parayla İstanbul’da bir ödeme yapacağını söylediğini anlattı. İfadesine göre, birkaç gün sonra görüştüğü kişi kendisine bir 100 TL banknotun fotoğrafını çekti; ayrıca üzerinde bir isim ve telefon numarası yazılı kâğıdı zarf içinde verdi. Böcek, bu banknot ve kâğıtla birlikte ödemenin İstanbul Kapalıçarşı’da tahsil edilebileceğinin kendisine söylendiğini belirtti. Bu yöntemin "havala" adı verilen gizli bir ödeme sistemi olduğunu düşündüğünü söyleyen Böcek, paranın hangi dövizciden tahsil edildiğini bilmesinin mümkün olmadığını ifade etti. "Banknot ve telefon yazılı kâğıdı İmamoğlu’na teslim ettim" Muhittin Böcek, talep edilen paranın bir kısmını karşılamak amacıyla 16 Aralık 2023 tarihinde Ekrem İmamoğlu’nu aradığını, 17 Aralık 2023 tarihinde İstanbul’a giderek kendisiyle yeniden görüştüğünü söyledi. Böcek, İstanbul’da İmamoğlu’nun seçim ofisi olarak kullandığı bir binaya gittiğini, buranın yüksek katlı bir plazanın giriş katında bulunan bir ofis olduğunu ifade etti. Baş başa yapılan ikinci görüşmede, yanındaki banknot ve telefon yazılı kâğıdı Ekrem İmamoğlu’na teslim ettiğini beyan eden Böcek, talep edilen paranın kalanını daha sonra zaman içerisinde halledeceğini söylediğini anlattı. Böcek ayrıca, bu seçimde Antalya’nın çok sayıda ilçesini kazanacağını taahhüt ettiğini ve ilçelere ilişkin çalışmalarını da İmamoğlu’na sunduğunu belirtti. Böcek: "Kalan parayı İmamoğlu tutuklandığı için vermedim" Böcek’in ifadesinde dikkat çeken bir diğer ayrıntı da taahhüt ettiği paranın kalanına ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Ekrem İmamoğlu’na verdiğini ileri sürdüğü desteğin kalan kısmını, İmamoğlu tutuklandığı için gerçekleştirmediğini söyledi. Ayrıca aynı ödeme yönteminin, oğlu Gökhan Böcek’in seçim reklam giderlerinin ödenmesinde de kullanıldığını ifade etti. Böcek, Ekrem İmamoğlu ile yaptığı her iki İstanbul ziyaretinde de mobil özel kalemi Yasin Yellice’nin yanında bulunduğunu, görüşme odasına girmese de görüşmelerin yapıldığına tanıklık ettiğini beyan etti. Böcek: "İmamoğlu parti üstü bir güce dönüştü" Muhittin Böcek, ifadesinin devamında siyasi değerlendirmelerde de bulundu. Böcek, Ekrem İmamoğlu’nun CHP belediyeciliğinin öncü isimlerinden biri olarak uzun yıllar sonra çok sayıda belediyenin kazanılmasında önemli rol oynadığını ancak siyasi başarının ardından belediye başkanlığı görevini ikinci plana iterek erken bir cumhurbaşkanlığı hazırlığı sürecine yöneldiğini söyledi. İmamoğlu’nun cumhurbaşkanlığı hedefinin ve tüm kararları tek merkezden yönetme arzusunun siyasi yaklaşımında baskın hâle geldiğini belirten Böcek, bu sürecin başta Antalya olmak üzere birçok CHP belediyesini olumsuz etkilediğini ifade etti. Böcek, İmamoğlu’nun zaman içinde tüm belediye başkanlarının belirlenmesinde etkili olan "parti üstü bir siyasi güce" dönüştüğünü ileri sürdü. Böcek: "Özgür Özel dahi onun görüşü dışında hareket edemiyordu" İfadenin en dikkat çekici siyasi değerlendirmelerinden biri de CHP yönetimine ilişkin oldu. Muhittin Böcek, Parti Meclisi ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in dahi birçok konuda Ekrem İmamoğlu’nun görüşü dışında hareket edemediği bir durum oluştuğunu söyledi. Böcek, bu tablonun siyasetin doğal işleyişi açısından sağlıklı olmadığını, bir taraftan CHP gibi yüz yılı aşan geçmişe sahip bir partinin yönlendirilmesi, diğer taraftan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin yönetimi ve henüz dört yıl sonraki cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik hazırlıkların aynı anda yürütülmesinin demokratik teamüller açısından tartışmalı bir atmosfer oluşturduğunu ifade etti. Böcek: "İmamoğlu’nun kişisel hırslar CHP’yi belirsizliğe sürükledi" Böcek, ifadesinde eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun birkaç gün önce yaptığı "Belediyeler, genel merkezlerin ve liderlerin taleplerini karşılayacak yerler değildir." şeklindeki açıklamasına da atıfta bulundu. Bu sözlerin yaşanan tartışmaların özünü ortaya koyduğunu savunan Böcek, CHP belediyeciliğinin halk nezdinde yakaladığı güçlü desteğin zayıflamasının sebeplerinden birinin siyasi hedeflerin belediyecilik faaliyetlerinin önüne geçirilmesi olduğunu söyledi. Böcek, bu durumun hem CHP’ye hem de ülkeye zarar veren sonuçlar doğurduğunu dile getirdi. Muhittin Böcek, ifadesinin sonunda kişisel hırsların bir kurumun tamamını belirsizlik, tedirginlik ve savunmasızlık içine nasıl sürükleyebileceğini göstermek adına bu değerlendirmeleri yaptığını belirtti. Bildiği gerçekleri ve düşüncelerini samimiyetle dile getirdiğini söyleyen Böcek’in müdafileri de müvekkillerinin beyanlarına katıldıklarını ifade etti. Soruşturma, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde derinleştirilerek sürdürülüyor.

Savcı sordu "Ticari sır" dedi. Ekrem İmamoğlu davasında yeni gelişme! Haber

Savcı sordu "Ticari sır" dedi. Ekrem İmamoğlu davasında yeni gelişme!

‘Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının 41. oturumu, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. Duruşmada tutuklu sanık iş insanı Şeyhmus Sarıboğa savunma yaptı. İddianamede Şeyhmus Sarıboğa’nın sanık Murat Kapki’nin şirketinde çalışan olduğu ve sahte fatura yöntemiyle haksız gelirin nakde çevrilmesi sürecindeki bankasal işlemleri takip ettiği belirtilmişti. Sarıboğa’nın nakde çevrilen paraları Murat Kapki’nin Acarkent’te bulunan villasına taşıdığı, Murat Kapki tarafından paranın kaynağını gizlemek için adına şirket devredilmesine veya kurdurulmasına göz yumduğu iddianamede açıklanmıştı. Sarıboğa hakkında iddianamede ifadesine yer verilen Güngör Gürman, "Murat Kapki, kanunsuz işlerini Şeyhmus üzerinden yapıyordu. Beykoz Acarkent’te bulunan villasının inşaatı sürecinde imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şeyhmus olarak gösterdi. Ayrıca bütün banka işleri genellikle Şeyhmus Sarıboğa ile gerçekleştirirdi" demişti. "Murat Kapki’nin yasadışı bir talimatı olmamıştır" Şeyhmus Sarıboğa savunmasında "Daha önce verem geçirdim. Şeker hastasıyım. Şeker iğnelerimi düzenli kullanamadım. Bu yüzden Ocak ayında düştüm kaburgamı kırdım. Nefes aldıkça acı çekiyorum. Zorlandığımı bilmenizi isterim. Cezaevi şartlarında tedavi edilebilecek şeyler değil. Tutukluluğuma itiraz ediyorum. Daha önce adli kontrol kararı verildiğinde kaçmadım. Murat Kapki’nin yanında 13 sene çalıştım. Bankada bu süreçte işlem yaptığım oldu. Bunlar yasal işlemler. Savcılık ifadem alınırken bana sahte fatura gösterilmedi. Güngör Gürman’ın ifadesinin üzerine suç örgütüne üye olmaktan tutuklandım. İddianamede Murat Kapki’ye para taşıdığım iddia ediliyor. Benim çanta ile Murat Kapki’ye para götürdüğüm söylenmiş. Ben böyle bir şey yapmadım. Murat Kapki’nin yasadışı bir talimatı olmamıştır. Ben bankadan para çalmadım. Para çektim makbuzları var. Ortada işlediğim bir suç yok. Bir örgüt falan bir bilgim yok benim. Benim İBB ile bir alakam yok. Ne sahte fatura ile ilgili bir işlem yaptım ne yasadışı para taşıdım" dedi. Ardından cumhuriyet savcısı tarafından tutuklu sanık Şeyhmus Sarıboğa’ya Güngör Gürman’ın iddianamede yer alan "Murat Kapki, kanunsuz işlerini Şeyhmus üzerinden yapıyordu. Beykoz Acarkent’te bulunan villasının inşaatı sürecinde imarla ilgili yaşanan bir sıkıntıda sahte kontrat düzenleyerek sorumluyu Şeyhmus olarak gösterdi. Ayrıca bütün banka işleri genellikle Şeyhmus Sarıboğa ile gerçekleştirirdi" ifadesi soruldu. Soruya sanık Sarıboğa "Böyle bir şey olsa direkt suç duyurusu yapması gerekmiyor mu? Ama Acarkent’e gittiğim doğru. Ev kiralayıp kaldım" yanıtını verdi. "Bu ticari sır, elden ödeme yaptım" Cumhuriyet savcısı tarafından "BFK şirketini kaç TL vererek devraldın?" sorusu üzerine sanık Sarıboğa, "Bu ticari sır. Elden ödeme yaptım. Her şeyiyle devraldım" dedi. Duruşmaya Sarıboğa’nın avukatının savunması ile devam edilmek üzere ara verildi.

Özgür Özel’den sert ara seçim çıkışı! Haber

Özgür Özel’den sert ara seçim çıkışı!

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmayla iktidara sert tepki gösterdi. 31 Mart yerel seçimlerinin ikinci yıl dönümüne dikkat çektiği konuşmasında Özgür Özel, “Bursa’yı sandıkta alamayanlar şimdi hakim tokmağı ve savcı cübbesiyle almak istiyor” yorumunda bulundu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’in tutuklanmasını “haysiyet suikastı” olarak tanımalayan Özel, “500 kişiyi dolandırdığı iddia edilen yalancı tanığın ifadelerine dayanılarak 4 günlük eziyetten sonra Bozbey tutuklandı. Bursa’nın iliğini kemiğini sömürmeye, israfa, ranta devam etmek istiyorlar” dedi. Belediye meclisinde başkan vekili belirleme girişimini de “Bursa iradesine çökme” olarak yorumladı. İSTANBUL DAVASI ELEŞTİRİSİ Özgür Özel, 19 Mart darbesinin üzerinden 384 gün geçtiğini anımsatarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi davasını “yargılamak değil yargılanmak için bekliyoruz” sözleriyle savundu. İddianamede “560 milyar yolsuzluk, 1200 cep telefonu, parkelerin altından çıkan paralar” gibi iddiaların yer almadığını belirten Özel, “56 kuruş ispatlayamadılar” dedi. “Var dedikleri görüntüler yok oldu, ses kaydı duyulmaz oldu” ifadelerini kullandı. İZMİR MESLEK FABRİKASI TEPKİSİ TBMM'deki grup toplantısında iktidarın İzmir’deki Meslek Fabrikası’nı ele geçirme girişimini de gündeme getiren Özgür Özel,“145 bin kursiyerin meslek öğrendiği, 5800 kursun açıldığı fabrikaya şafak vakti polis operasyonu düzenlediler” diyerek, “Bu harami zihniyetine karşı günleri unutmamayı ve hesabı sandıkta sormayı emanet ediyorum” çağrısı yaptı. Konuşmasında tutuklu belediye başkanları, öğrenciler, gazeteciler ve çevrecilere de değinen Özel, “Rejimin tehdit gördüğü herkes tutuklu” eleştirisini yaptı. “Adam gibi yapacaksın o Adalet Bakanlığı’nı” diyerek Adalet Bakanı Akın Gürlek’e seslenen Özel, konuşmasını “Millet düzenini yeniden kurar, devleti yeniden kurar” sözleriyle tamamladı. SİYASİ ETİK YASASI İLE HODRİ MEYDAN Siyasi Etik Yasası’nı da gündeme getiren Özel, "Eğer Ekrem İmamoğlu mal varlığında belediye yönetiminden sonra izah edemeyeceği bir kuruşu varsa, bir metrekare toprağı varsa Ekrem İmamoğlu bu ülkenin Cumhurbaşkanı adaylığına layık değildir. Mevcut Cumhurbaşkanı da yüzükle başladığı siyasette kendinin ve 1. derece, 2. derece yakınlarının Türkiye’de ve yurtdışında izah edemeyeceği bir kuruşu varsa o da bu vakitten sonra Cumhurbaşkanlığına layık değildir! Açık söylüyorum; Ekrem İmamoğlu’na da kendime de güveniyorum. Bakanına güvenen, kendine güvenen, mahdumuna güvenen çıksın karşımıza göreyim. Hodri meydan" diye konuştu. Geçmişteki siyasi liderlerin "sandıktan asla kaçmadığını" söyleyen Özel, "Erdoğan seçimden kaçacak. Bu ara seçim ya yapılacak ya da korkaklar tarihe yazılacak" diyerek CHP’nin yoğun çalışma temposunda olduğunu ve saldırılara rağmen hizmetlerine devam ettiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.