Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ekran Süresi

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ekran Süresi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekran Süresi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ekran bağımlılığına karşı 'bağımlılık yapmayan telefon' tavsiyesi Haber

Ekran bağımlılığına karşı 'bağımlılık yapmayan telefon' tavsiyesi

Ekran bağımlılığının çocuk ve gençlerde dikkat, uyku ve psikolojik problemlere yol açabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Haydar Kutlu, bağımlılık yapan uygulamaların kısıtlandığı, üretken uygulamaların yer aldığı yeni bir telefon segmenti üretilmesini tavsiye etti. Akıllı telefonların hayatın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte ekran kullanımına ilişkin tartışmalar da yeniden gündeme geldi. Dr. Öğr. Üyesi Hüseyin Haydar Kutlu, özellikle çocuk ve gençlerde uzun süreli ekran kullanımının odaklanma süresini kısaltabildiğini, uyku problemleri ile depresyona yol açabildiğini belirtti. Kutlu, ekran bağımlılığıyla mücadele için akıllı telefon ile tuşlu telefon arasında yeni bir alternatif geliştirilmesi çağrısında bulundu. ‘‘Gençlerde ekran süresi 6-7 saate kadar çıkıyor'' Türkiye'de günlük ekran süresinin ortalama 5 saat civarında olduğunu, gençlerde ise bu sürenin 6-7 saate kadar çıktığını aktaran Kutlu, özellikle gelişimini tamamlamamış ergen beyninin yoğun ekran kullanımından olumsuz etkilenebileceğini belirtti. Kutlu, "Henüz olgunlaşmamış bir ergen beyni çok fazla ekrana baktığında beynin bazı kısımlarında tahribat oluşuyor" dedi. Ekran bağımlılığının çocukların gelişimi, uyku düzeni ve psikolojik durumları üzerinde de etkili olabildiğine dikkat çeken Kutlu, ‘‘Küçük yaşlarda yoğun ekran kullanımı odaklanma süresini kısaltıyor, ergenlerde ise uyku problemlerini, duygusal problemleri artıyor. Depresyona yatkınlık oluşturabiliyor. Ekran bağımlılığı çocukların genel ve akademik hayatlarına doğrudan zarar veriyor" dedi. ‘‘Oyun ve sosyal medya bağımlılığı artıyor'' Ekran kullanımındaki bağımlılığın farklı alanlarda ortaya çıktığını aktaran Kutlu, oyun ve sosyal medya bağımlılığındaki artışa dikkat çekti. Kutlu, "Erkeklerde oyun bağımlılığı artarken kız çocuklarında da sosyal medya uygulamalarına bağımlılıkta artış var" diye konuştu. ‘‘0-6 yaş çocukları ekrandan uzak tutmalıyız'' Çocukların ekrandan uzaklaştırılması için ailelerin alternatif faaliyetler oluşturması gerektiğini vurgulayan Kutlu, "Çocuklarımızı ekrandan uzak tutmamız gerekiyor, çocuklara ekran yerine alternatifler sunmak gerekiyor. Özellikle 0-6 yaş arasında çocuklarımızı ekrandan uzak tutmalıyız" uyarısında bulundu. Ekran bağımlılığıyla mücadelede akıllı telefonların tamamen terk edilmesi yerine farklı bir telefon segmenti oluşturulmasını öneren Kutlu, tuşlu telefon ile akıllı telefon arasında bir alternatif geliştirilebileceğini söyledi. Kutlu, "Akıllı telefonlar ile tuşlu telefonların arasında yeni bir segmentte telefon üretilirse ekran bağımlılığı sıkıntıları çözülebilir" ifadelerini kullandı. ‘‘Bağımlılık yapmayan telefon tavsiyesi binlerce kişi tarafından desteklendi'' Tavsiye edilen telefon modelinde günlük yaşamda ihtiyaç duyulan uygulamaların bulunabileceğini belirten Kutlu, "Banka uygulaması, navigasyon, kamera gibi uygulamaların olduğu, bağımlılık oluşturmayan telefonlar üretilmeli" çağrısında bulundu. Sosyal medyada yaptığı çağrının kısa sürede karşılık bulduğunu aktaran Kutlu, "Günler içinde binlerce insan bu fikri destekledi" dedi. Türkiye'de bu alanda yerli ve milli bir telefon geliştirilebileceğini ifade eden Kutlu, böyle bir ürünün özellikle ebeveynlerin çocuklarını ekran bağımlılığından korumasına yönelik önemli bir alternatif olabileceğini belirtti. Kutlu, "Bağımlılık yapmayan, zararlı uygulamaların kısıtlandığı bir segmentte telefon üretilirse bunun bir karşılığı olacaktır" ifadelerini kullandı.

Çocukların geleceği ekranlarda bulanıklaşıyor Haber

Çocukların geleceği ekranlarda bulanıklaşıyor

Bir dönem yalnızca uzak görme kusuru olarak değerlendirilen miyopi, günümüzde çocukların görme sağlığını tehdit eden en önemli küresel sağlık sorunlarından biri olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, dijitalleşen yaşam tarzı nedeniyle çocukların giderek daha fazla ekran karşısında vakit geçirdiğini ve bunun miyopi vakalarını artırdığını belirtiyor. Uluslararası araştırmalara göre, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun yaklaşık yarısının, yani 5 milyar kişinin miyop olması beklenirken, bunların yaklaşık 1 milyarının yüksek miyopi seviyesine ulaşacağı öngörülüyor. Uzmanlar, çocukluk çağında kontrol altına alınmayan miyopinin ilerleyen yaşlarda retina dekolmanı, glokom, katarakt ve kalıcı görme kaybı gibi ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. EKRAN SÜRESİ ARTIYOR, RİSK BÜYÜYOR Uzmanlara göre son yıllarda çocukların günlük yaşam alışkanlıklarında yaşanan değişim, miyopi artışının başlıca nedenleri arasında yer alıyor. Tablet, akıllı telefon ve bilgisayar kullanımının yaygınlaşmasıyla çocuklar uzun süre yakın mesafeye odaklanırken, açık havada geçirilen sürenin azalması doğal ışığın göz gelişimi üzerindeki koruyucu etkisini sınırlandırıyor. Bu durumun miyopinin daha erken yaşlarda ortaya çıkmasına ve daha hızlı ilerlemesine neden olduğu belirtiliyor. BELİRTİLER GÖZDEN KAÇABİLİYOR Miyopi çoğu zaman belirgin şikâyet oluşturmadan ilerleyebiliyor. Tahtayı net görememe, televizyona veya ekranlara yaklaşma, gözleri kısarak bakma, dikkat dağınıklığı ve okul başarısında düşüş gibi belirtilerin aileler tarafından fark edilmeyebileceğine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, herhangi bir belirti olmasa bile çocukların düzenli göz muayenesinden geçirilmesi gerektiğini vurguluyor. Çünkü miyopinin en hızlı ilerlediği çocukluk döneminde yapılacak erken müdahalelerin, ilerleyen yaşlarda ortaya çıkabilecek ciddi göz hastalıklarının riskini azaltabileceği ifade ediliyor. Miyopi kontrolüne yönelik bilimsel çalışmalar da hız kazanmış durumda. HOYA Vision Care ile The Hong Kong Polytechnic University iş birliğinde yürütülen yeni bir klinik araştırmada, D.I.M.S. teknolojisinin geliştirilmiş versiyonunu kullanan MiYOSMART iQ gözlük camlarının çocuklarda miyopi ilerlemesini kontrol altına almada dikkat çekici sonuçlar verdiği açıklandı. Denver’da düzenlenen ARVO 2026 Annual Meeting’de paylaşılan sonuçlara göre, 7-12 yaş grubundaki çocuklarda 12 aylık kullanım sonunda miyopi kontrol etkinliğinin ortalama yüzde 100’ün üzerinde gerçekleştiği bildirildi. Araştırmada aksiyel uzunluk artışında yüzde 94 oranında azalma gözlemlendi. 4-6 yaş grubundaki çocuklarda ise kırma kusurunda yüzde 65, aksiyel uzunlukta ise yüzde 44 oranında miyopi kontrol başarısı elde edildiği açıklandı. “ERKEN MÜDAHALE HAYATİ ÖNEME SAHİP” HOYA Türkiye Genel Müdürü Kader Yıldırım, miyopinin artık yalnızca bireysel değil toplumsal bir sağlık sorunu olarak ele alınması gerektiğini belirterek, “Miyopi her yıl daha fazla çocuğu etkileyen küresel bir sağlık sorunu haline geliyor. Çocuklarımızın görme sağlığını korumak için bugün atılacak adımlar, gelecekteki yaşam kalitelerini doğrudan etkileyecek. Araştırma sonuçları, miyopi kontrolünde bilimsel olarak desteklenen yeni bir dönemin başladığını gösteriyor” dedi.

Aşırı ekran kullanımı hafızayı ve dikkati tehdit ediyor Haber

Aşırı ekran kullanımı hafızayı ve dikkati tehdit ediyor

Dijital demans; dijital teknolojilerin aşırı ve bilinçsiz kullanımı sonucunda ortaya çıkan, unutkanlık, dikkat dağınıklığı, çoklu görev yapma ve bilişsel işlevlerde zayıflama gibi demans benzeri belirtilerle kendini gösteren bir tablo olarak tanımlanıyor. Yapılan araştırmalar, uzun süreli ekran maruziyetinin bilişsel bozukluk gelişme riskini artırabileceğini ortaya koyuyor. Klinik Psikolog Aleyna Damla Özcan’a göre dijital demans, özellikle akıllı telefonlar ve tabletlerle yoğun vakit geçiren bireylerde görülüyor. Bu kişiler zamanla: unutkanlık, odaklanma güçlüğü, çoklu görev yapamama, yeni bilgileri akılda tutmakta zorlanma gibi belirtiler yaşamaya başlıyor. Bu belirtiler, erken dönem demans semptomlarıyla büyük benzerlik gösteriyor. Özcan, çocuk ve ergenlerin, gelişim çağında olmaları nedeniyle dijital demans açısından en riskli gruplar arasında yer aldığını vurguluyor. Aşırı ekran kullanımı, kısa süreli hafızayı olumsuz etkileyerek unutkanlığa yol açabiliyor. Uzun süre ekrana maruz kalmak, dikkat sürelerini kısaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. Psikolog Özcan, dijital cihazların bilgiyi hızlı ve zahmetsiz şekilde sunmasının, bireylerin problem çözme ve eleştirel düşünme gibi derin bilişsel süreçlere yeterince dahil olmamasına neden olabildiğini belirtiyor. EKRAN SÜRESİ BEYNİ NASIL ETKİLİYOR? Özcan, aşırı ekran kullanımının kısa süreli hafızayı olumsuz etkilediğini, dikkat süresini kısalttığını ve problem çözme ile eleştirel düşünme becerilerini zayıflattığını belirtti. Bu durum yaratıcılığı azaltırken, görev odaklı çalışmayı da zorlaştırıyor. RUHSAL DEĞİŞİMLER VE UYKU BOZUKLUKLARINA NEDEN OLUYOR Dijital cihazlarla uzun süreli temasın duygusal dengeyi de bozduğunu ifade eden Özcan, “Ruh hali dalgalanmaları, sinirlilik ve artan stres düzeyi dijital demansa eşlik ediyor. Ayrıca ekranlardan yayılan mavi ışık, melatonin salgısını baskılayarak uyku kalitesini düşürüyor” dedi. DİJİTAL DEMANS’DAN KORUNMAK MÜMKÜN MÜ? Özcan, dijital demansa karşı en temel önlemin dijital detoks olduğunu vurguladı. Günlük ekran süresinin sınırlandırılması, cihazların uyku alanı dışında tutulması ve belirli kullanım saatleri oluşturulması öneriliyor. Ayrıca kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni beceriler öğrenmek gibi zihni aktif tutan faaliyetler hafızayı güçlendiriyor. Özcan, ekran süresini kontrol etmekte zorlanan bireylerin bunun önemli bir uyarı işareti olduğunu belirterek, psikoterapi desteğinin sürecin sağlıklı yönetilmesi açısından büyük önem taşıdığını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.