Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
SON DAKİKA

#Ekonomik Katkı

Bursa ve Bursaspor'dan en güncel haberler - Ekonomik Katkı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Katkı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bakan Bayraktar: " Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi" Haber

Bakan Bayraktar: " Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi"

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayarak, "Enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim" dedi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Genç Diplomasi Derneği (GDD) tarafından bu yıl 2'incisi düzenlenen Demokrasi ve Özgürlükler Adası'nda gerçekleştirilen Bosphorus Diplomasi Formuna katılım sağladı. Salı günü başlayan forumun 3'üncü gününde gençlerle bir araya gelen Bakan Bayraktar, "Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi" isimli panelde BDF26 Kurumsal İletişim Koordinatörü Salih Emre Şahin, BDF26 Komite Moderatörü Elif Rana Durdu ve Genç Diplomasi Derneği Başkan Yardımcısı Ömer Tayyip Erdoğan'ın sorularını yanıtladı. " Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey" Enerjinin iş yapma yeteneğini olduğunu söyleyen Bayraktar, " İnsanın kendi iç enerjisi de öyle ama ekonomilerin, devletlerin, ülkelerin enerjileri de o ülkenin iş yapabilme yeteneği, kabiliyetiyle alakalı bir şey. Dolayısıyla enerjisiz bir hayat düşünmek aslında mümkün değil diye düşünüyorum. Enerji hayatımızın her alanında var olan bir şey. Dolayısıyla ekonomilerimiz büyüyor, ihtiyaçlarımız artıyor. Dolayısıyla günlük enerji ihtiyacımız her geçen gün artıyor. Ülkemizin de artıyor, dünyanın da artıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin enerji ihtiyaçları daha da fazla artıyor. Dolayısıyla enerjisiz bir şey yapmak mümkün değil. Bu enerji kaynaklarını stratejik olarak kendiniz ürettiğiniz zaman, bu size tabii ki çok önemli bir göreceli avantaj getiriyor. Bu kaynakları tabii çevreyle uyumlu bir şekilde elde edebilirseniz. İşte bahsettiğiniz o enerjiler, temiz enerjileri yaptığınızda hem kendiniz için hem de dünya için aslında çok daha olumlu şeyler yapıyorsunuz. Dolayısıyla şimdi dünya aslında son yıllarda özellikle böyle bir süreç içerisinden geçiyor. Önceliği tabii enerji kaynaklarını elde edebilme, arz güvenliğine vermek suretiyle. Ama bu kaynakları da daha temiz kaynaklardan nasıl sağlayabiliriz arayışı içerisinde dünya. Ve ülkemiz de açıkçası bu çabanın, bu arayışın içerisinde" dedi. Dünyada enerji talebinin çok hızlı bir şekilde artmaya devam ettiğini belirten Bayraktar, "Enerjisiz bir hayat mümkün değil. Ülkemiz için de böyle. Dolayısıyla bu artan talebi doğru şekilde karşılamak, bunu dış kaynaklarla değil de kendi iç kaynaklarımızla karşılamak bir kere bize çok önemli bir ekonomik katkı sağlayacak. Türkiye 2022 yılında yaklaşık 100 milyar dolarlık dışarıya bir para ödedi. Bu dışa ödenen paranın kendi cebimizde kalması, ekonomik olarak çok önemli bir katkısı var ama onun dışında özellikle jeopolitik anlamda Türkiye'nin kendi kendine yeten bir ülke olması. Çünkü şimdi dünyada çok büyük bir kriz var, hepiniz takip ediyorsunuz. İran'a yapılan saldırılar, İran'da başlayan savaş neyi etkiledi? Hürmüz Boğazı'ndan akışları, petrol tankerlerinin, işte LNG tankerlerinin akışını etkiledi. Dolayısıyla şu anda birçok ülke, oradan petrolünü sağlayan ülkeler, bu anlamda ciddi zorluk yaşamaya başladılar. Bunu şunun için söylüyorum: Dışarıya bağımlı olduğunuz zaman, Türkiye bu dönemde yüzde 10 enerjisini, petrolünü Hürmüz geçişli tedarik ediyordu. Yüzde 10 olduğu için şu anda Türkiye'de herhangi bir sıkıntı yaşamıyoruz hamdolsun. Ama bu daha yüksek oranlarda olsaydı ki olan ülkeler var o zaman belli sıkıntıları yaşayacaktık." ifadelerini kullandı. " Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek" Sıkıntı yaşayan ülkelerin enerji tüketimlerini düşürmeye başladıklarına dikkat çeken Bayraktar, "Pandemi döneminde olduğu gibi uzaktan çalışmalar, eğitimler konuşulmaya başlandı. Dolayısıyla ciddi anlamda bir enerji kısıtıyla dünya karşı karşıya kaldı. Dolayısıyla kendi kaynaklarınızla enerjinizi sağlamak, yerli, yenilenebilir kaynaklarla bunları sağlamak ülkeler için hem stratejik açıdan, jeopolitik açıdan ve de ekonomik açıdan çok büyük katkıları olan bir durum. Dolayısıyla Türkiye'nin buradaki hedefi, temel bizim önceliğimiz, Türkiye'de yaptığımız bütün işlere baktığınız zaman inşallah sizlere, sizlerin de üzerinde çalışacağınız temel konu Türkiye'de enerjide dışa bağımlılığı bitirmek. Bunu başardığı anda Türkiye, ekonomisi çok daha güçlü ve siyasi açıdan da çok daha güçlü bir ülke haline gelecek." değerlendirmesinde bulundu. " Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor" Türkiye'nin enerji konusunda dışa bağımlılığının bitmesi hakkında yapılan çalışmalarla ilgili soruya ada yanıt veren Bayraktar, "Onunla alakalı size şöyle bir tarih vereyim. En azından 2035 için bir şeyler söyleyebilirim. Türkiye'nin enerjide dışa bağımlılığı bitirmesi için birkaç koldan bir çalışma yürüyor. Bir tanesi kendi kaynaklarımızı, kendi petrolümüzü, işte doğalgazımızı. Sakarya Gaz Sahası, Karadeniz'de yaptıklarımız, Gabar'daki petrol, yurt içinde, yurt dışında yaptıklarımız bir taraftan. Yenilenebilir enerjide yaptığımız çalışmalar, nükleerde yaptığımız çalışmalar devam ediyor. Bir de tüketimi, tüketimi biraz düşürebilirsiniz veya tüketimi değiştirebilirsiniz. Tüketimi düşürmek deyince işte daha az enerji kullanmak nasıl mümkün olabilir mevcut hayattan kopmadan? Veya enerji, mesela ulaştırma. Ulaştırmada Türkiye sadece binde beş elektrik kullanıyor. Ama Türkiye'nin en aslında güçlü olduğu alanlardan bir tanesi elektrik. Ve biz diyoruz ki 2035'e kadar Türkiye 8 ila 10 milyon elektrikli araca hele bunu kendi aracımızla, işte kendi ürettiğimiz araçla yaparsak bu daha da anlamlı hale gelebilir ve 8-10 milyon elektrikli aracın kullanıldığı bir ülke olalım" diye konuştu. "Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok" Elektrik tarafında dışa bağımlılığın diğer ülkelere göre çok daha az olduğunu aktaran Bayraktar, şunları söyledi: "Yüzde 65-70'lerde olan bizim dışa bağımlılık, yerlilik oranımızı orada arttıralım. Yenilenebilir enerjiyi daha çok kullanalım. Elektrikli araçlarla o ulaştırmayı dönüştürelim. Dolayısıyla benzindeki ve mazottaki dışa bağımlılığımızı öyle azaltalım gibi bir şeyimiz var. 2035'lerde şu anda yüzde 70'lerde olan oranı yüzde 50'lerin altına çekmeyi hedefliyoruz. Bu çok önemli bir hedef ve bunu eğer önümüzdeki 10 yılda başarabilirsek Türkiye cari açık meselesini, enerji kaynaklı cari açık meselesini kenara koyabilir. Ve ondan sonraki hedef de tabii bunu sıfıra düşürmek, Türkiye'yi enerjide tam olarak bağımsız kılabilmek. Ama bu konuda yoğun bir şekilde çalışıyoruz. Bu harita bize şunu söylüyor: Bir, gelişmiş ülkeler, iktisadi açıdan kalkınmış ülkelerin daha çok enerji kullandığını bize söylüyor. Dolayısıyla insan hakları, eşitlik vesaire. Yani "Dünya 5'ten büyüktür" Sayın Cumhurbaşkanımız derken her açıdan aslında bunu vurgulamak ve daha adil bir dünya mümkün. Daha adil bir dünya enerjide de mümkün. O da şöyle, bakın Sahra Altı Afrika, kullandığı elektrik toplam New York'un kullandığı elektrik kadar. Burada ciddi bir adaletsizlik var. Adil olmayan dağılımlardan bir tanesi burada. Dünyada şu anda hala yaklaşık 700 milyon insanın elektriğe erişimi yok." "2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor" İnternetin olmadığı, cep telefonunun, haberleşmenin kısıtlı olduğu bir dünyadan bahsedildiğini dile getiren Bayraktar, " Bu dünya ve bizim aslında belki bu forumun da üzerinde durması gereken konulardan bir tanesi biz daha adil bir dünyayı enerjide nasıl yapabiliriz? Eğer sizin elektriğiniz yoksa aslında temiz sudan bahsedemezsiniz, hijyenden bahsedemezsiniz. Dolayısıyla onun getireceği sağlık problemleri. Afrika, Güneydoğu Asya, buralar elektriğin, erişimin az olduğu yerler, olmadığı yerler. Dolayısıyla bizim hedeflerimizden bir tanesi Türkiye olarak, 2015'te G20 Dönem Başkanlığı döneminde Antalya'da çok önemli bir aslında gündem vardı. Sahra Altı Afrika'nın elektrikleşme, elektriğe erişimiyle alakalı bir konuyu gündem yaptı Bu sene COP'ta, Antalya'da Eminim bazı arkadaşlarımız oraya geleceklerdir. Orada gündemlerimizden bir tanesi bu. Dolayısıyla, dünyada enerjideki bu adaletsizliği de gidermek. Size birkaç rakam vereyim; Amerika'da kişi başı elektrik tüketimi 14 bin kilowatt-saat yılda. Rakamı unutursunuz ama oranı unutmayın. Türkiye'de 4 bin kilowatt-saat. Dünya ortalaması 4 bin kilowatt-saat. İşte bazı ülkelerde de sıfır, yani yok. Dolayısıyla, aslında en önemli insan haklarından bir tanesi de elektriğe erişim, enerjiye erişim açıkçası. Dünyada 2 milyar insanın üzerindeki nüfus, 2 milyarın üzerindeki nüfus şu anda hala geleneksel pişirme yöntemlerini kullanıyor. Dolayısıyla, bu adaletsizliğe de dünyanın bir çözüm bulması lazım. Çünkü bu adaletsizlik aslında... Ve bu adaletsizliğe giden yolda da kaynakların olduğu ülkelerde o kaynaklar başkalarının elinde veya geçiş güzergahları başka kontrol mekanizmalarının elinde. Ama birileri daha çok enerji, daha fazla enerji kullanabilirken; birileri de hiçbir enerji kullanma şanslarına sahip değiller." dedi. "Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi" Terörsüz Türkiye sürecinin enerji konusunda da tarihi bir sayfayı açtığını vurgulayan Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü: Devam eden bir proje olması açısından Gabar'dan bahsetmek isterim. Bizim Türkiye'de petrolle ilgili hikayemiz aslında. Bizim için çok özel yeri olan projelerden bir tanesi. Enerji yönü, enerjide petroldeki dışa bağımlılığımızı düşürüyoruz. Ama Gabar özellikle bugünlerde daha da anlamlı hale geldi. Türkiye, Terörsüz Türkiye'yi konuşuyor. Bununla ilgili çok çok önemli bir adımı Meclis'te atmış olduk. Çok büyük bir katılımla ve çok büyük bir destekle. Terörsüz Türkiye ve "terörsüz bölge" diyoruz aslında. Bütün bölgemizin terörden kurtulduğu, terörle mücadelede bir anlamda başarıya ulaştığı noktada neler olabileceğini gösterdiğimiz bir resim. Gabar yıllarca adı terörle anılan bir yerdi. Ben oralara gittiğimde oradaki görevli arkadaşlarımız bana "İşte efendim buralara şu tarihte şöyle terörist baskınlar oldu, şöyle şehitlerimiz var" vesaire gibi bilgiler hep geçtiler. Bugün o dağlarda, Bakın bu, geçtiğimiz yıl 19 Mayıs'ta gençlerle yaptığımız bir yürüyüş. Gabar'daki bir petrol üretim noktamıza yaptığımız bu yürüyüşte. Şimdi artık o bölgede 3 bin 500'ün üzerinde genç kardeşimiz o sahalarda çalışıyor. Ve ekseriyetle de Şırnak'taki çocuklar, çevre illerden gelen kardeşlerimiz. Ve o bölgede insanların terörden başka bir anlamda sanki alternatifi, dağdan başka alternatifi yokmuş gibi sunulan, terör örgütünün öyle bir propaganda yaptığı yerden; şu anda herkesin, özellikle gençlerin geleceğe dair ümitlerinin, umutlarının olduğu, kendilerine iş imkanı sağladığımız bir yere gitti. İşin petrol bulma tarafı tabii çok önemli bir şey. Ama esas itibariyle oradaki sosyal dokuya, gençlerin hayatına dokunması, ailelerin hayatına dokunması yönüyle Gabar bizim için göz bebeği projelerimizden bir tanesi. Sakarya gaz sahası, o da yine 2020'de, pandeminin ortasında bizim doğalgaz keşfini yaptığımız, Türkiye'nin 2016'dan sonra özellikle kendi gemileriyle, kendi mühendisleriyle, kendi jeologlarıyla petrol arama hedefinin, sevdasının bir sonucu. Ve Ayasofya'nın ibadete açıldığı, ki işte sene-i devriyesini geçtiğimiz günlerde yaşadık, ondan hemen böyle birkaç hafta sonra, 20 Ağustos'ta, 21 Ağustos'ta biz Karadeniz'deki bu büyük keşfi açıkladık." Programa, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi ve eski futbolcu Mesut Özil'in yanı sıra çok sayıda yerli ve yabancı davetlide katıldı.

Karacabey’de ıhlamur hasadı kırsal ekonomiye can katıyor Haber

Karacabey’de ıhlamur hasadı kırsal ekonomiye can katıyor

Karacabey Belediyesi, Türkiye’nin önemli doğal ıhlamur üretim merkezlerinden biri olan ilçede başlayan ıhlamur hasadında üreticileri yalnız bırakmadı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ekmekçi Mahallesi’nde düzenlenen hasada katılarak üreticilerle birlikte ıhlamur topladı. Hasatta Ekmekçi Mahallesi Muhtarı Ramazan Diğrenci de yer aldı. Karacabey; Boğazköy, Bayramdere, Ekmekçi, Kurşunlu, Güngörmez, Örencik, Malkara ve Yeniköy çevresindeki doğal ıhlamur ormanlarıyla Türkiye’nin en önemli ıhlamur üretim bölgeleri arasında yer alıyor. İlçedeki doğal ormanlardan elde edilen kaliteli ıhlamur, hem iç piyasada hem de bitkisel ürün sektöründe yoğun talep görüyor. Her yıl haziran ayının ilk haftasında başlayan ve temmuz ayının ilk haftalarına kadar devam eden hasat dönemi, bölgedeki üreticiler için yoğun mesai anlamına geliyor. Tamamen doğal ormanlarda gerçekleştirilen hasatta, deneyimli üreticiler metrelerce yükseklikteki ağaçlara çıkarak dalları buduyor. Toplanan ıhlamur çiçekleri ise aile bireyleri tarafından özenle ayıklanıp kurutularak satışa hazır hale getiriliyor. Emek ve dikkat gerektiren bu geleneksel üretim süreci, kırsal mahallelerde yaşayan birçok aile için önemli bir geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Üretim miktarı ise her yıl iklim şartlarına göre değişiklik gösteriyor. Buna rağmen Karacabey’in doğal ıhlamur ormanları, sahip olduğu yüksek kalite sayesinde üreticilere önemli ekonomik katkı sağlıyor. Hasada katılan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin yalnızca tarımsal üretimiyle değil, doğal zenginlikleriyle de öne çıktığını belirterek, doğal ıhlamur ormanlarının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Karabatı, "Karacabey, bereketli topraklarının yanı sıra sahip olduğu doğal zenginlikleriyle de ülkemizin önemli ilçelerinden biridir. Türkiye’nin en değerli doğal ıhlamur ormanlarından bir kısmına ev sahipliği yapan ilçemizde üreticilerimizin büyük emekle gerçekleştirdiği hasat, hem kırsal ekonomimize katkı sağlıyor hem de bu eşsiz doğal mirasımızı yaşatıyor. Emeği geçen tüm üreticilerimize bereketli, bol kazançlı ve hayırlı bir hasat sezonu diliyorum. Karacabey Belediyesi olarak üreticimizin ve kırsal kalkınmanın yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca, Karacabey Belediyesi olarak ilçemizin sahip olduğu doğal değerlerin tanıtılmasını da en az üretimin desteklenmesi kadar önemsiyoruz. Bu anlayışla, Karacabey’imizin önemli bir marka değeri olan ıhlamuru daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla 11 Temmuz’da Yeniköy’de düzenleyeceğimiz Ihlamur Festivali ile hem üreticilerimizi hem de vatandaşlarımızı bir araya getireceğiz. Güzel bir konserle taçlandıracağımız festivalimizde Karacabey’in doğal ıhlamurunu, yöresel ürünlerimizi ve kültürel zenginliklerimizi tanıtacak, üreticilerimizin emeğini daha görünür hale getireceğiz. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi bu güzel etkinliğimize davet ediyor, ilçemizin doğal mirasını birlikte yaşatmaya ve tanıtmaya bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Karacabey Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaları kapsamında üreticilerin yanında olmayı sürdürürken, ilçenin önemli doğal değerlerinden biri olan ıhlamur ormanlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için de çalışmalarını sürdürüyor. Doğal zenginlikleri ve kaliteli üretimiyle öne çıkan Karacabey, ıhlamur hasadıyla hem bölge ekonomisine hem de Türkiye’nin bitkisel ürün üretimine önemli katkı sağlamaya devam ediyor.

Karacabey’de ıhlamur hasadı kırsal ekonomiye can katıyor Haber

Karacabey’de ıhlamur hasadı kırsal ekonomiye can katıyor

Karacabey Belediyesi, Türkiye’nin önemli doğal ıhlamur üretim merkezlerinden biri olan ilçede başlayan ıhlamur hasadında üreticileri yalnız bırakmadı. Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, Ekmekçi Mahallesi’nde düzenlenen hasada katılarak üreticilerle birlikte ıhlamur topladı. Hasatta Ekmekçi Mahallesi Muhtarı Ramazan Diğrenci de yer aldı. Karacabey; Boğazköy, Bayramdere, Ekmekçi, Kurşunlu, Güngörmez, Örencik, Malkara ve Yeniköy çevresindeki doğal ıhlamur ormanlarıyla Türkiye’nin en önemli ıhlamur üretim bölgeleri arasında yer alıyor. İlçedeki doğal ormanlardan elde edilen kaliteli ıhlamur, hem iç piyasada hem de bitkisel ürün sektöründe yoğun talep görüyor. Her yıl haziran ayının ilk haftasında başlayan ve temmuz ayının ilk haftalarına kadar devam eden hasat dönemi, bölgedeki üreticiler için yoğun mesai anlamına geliyor. Tamamen doğal ormanlarda gerçekleştirilen hasatta, deneyimli üreticiler metrelerce yükseklikteki ağaçlara çıkarak dalları buduyor. Toplanan ıhlamur çiçekleri ise aile bireyleri tarafından özenle ayıklanıp kurutularak satışa hazır hale getiriliyor. Emek ve dikkat gerektiren bu geleneksel üretim süreci, kırsal mahallelerde yaşayan birçok aile için önemli bir geçim kaynağı olmayı sürdürüyor. Üretim miktarı ise her yıl iklim şartlarına göre değişiklik gösteriyor. Buna rağmen Karacabey’in doğal ıhlamur ormanları, sahip olduğu yüksek kalite sayesinde üreticilere önemli ekonomik katkı sağlıyor. Hasada katılan Karacabey Belediye Başkanı Fatih Karabatı, ilçenin yalnızca tarımsal üretimiyle değil, doğal zenginlikleriyle de öne çıktığını belirterek, doğal ıhlamur ormanlarının korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Başkan Karabatı, "Karacabey, bereketli topraklarının yanı sıra sahip olduğu doğal zenginlikleriyle de ülkemizin önemli ilçelerinden biridir. Türkiye’nin en değerli doğal ıhlamur ormanlarından bir kısmına ev sahipliği yapan ilçemizde üreticilerimizin büyük emekle gerçekleştirdiği hasat, hem kırsal ekonomimize katkı sağlıyor hem de bu eşsiz doğal mirasımızı yaşatıyor. Emeği geçen tüm üreticilerimize bereketli, bol kazançlı ve hayırlı bir hasat sezonu diliyorum. Karacabey Belediyesi olarak üreticimizin ve kırsal kalkınmanın yanında olmaya devam edeceğiz. Ayrıca, Karacabey Belediyesi olarak ilçemizin sahip olduğu doğal değerlerin tanıtılmasını da en az üretimin desteklenmesi kadar önemsiyoruz. Bu anlayışla, Karacabey’imizin önemli bir marka değeri olan ıhlamuru daha geniş kitlelere tanıtmak amacıyla 11 Temmuz’da Yeniköy’de düzenleyeceğimiz Ihlamur Festivali ile hem üreticilerimizi hem de vatandaşlarımızı bir araya getireceğiz. Güzel bir konserle taçlandıracağımız festivalimizde Karacabey’in doğal ıhlamurunu, yöresel ürünlerimizi ve kültürel zenginliklerimizi tanıtacak, üreticilerimizin emeğini daha görünür hale getireceğiz. Tüm hemşehrilerimizi ve misafirlerimizi bu güzel etkinliğimize davet ediyor, ilçemizin doğal mirasını birlikte yaşatmaya ve tanıtmaya bekliyoruz" ifadelerine yer verdi. Karacabey Belediyesi, kırsal kalkınmayı destekleyen çalışmaları kapsamında üreticilerin yanında olmayı sürdürürken, ilçenin önemli doğal değerlerinden biri olan ıhlamur ormanlarının korunması ve gelecek nesillere aktarılması için de çalışmalarını sürdürüyor. Doğal zenginlikleri ve kaliteli üretimiyle öne çıkan Karacabey, ıhlamur hasadıyla hem bölge ekonomisine hem de Türkiye’nin bitkisel ürün üretimine önemli katkı sağlamaya devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.